Savcılığa Şikâyet

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 4 konu bulundu

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu? — TCK m.134

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu?

Bir kişiyi haberi ve rızası olmadan fotoğraflamak veya videoya çekmek, çekimin yapıldığı yere ve görüntünün içeriğine göre suç oluşturabilir. Özellikle kişinin özel hayatına ait bir alanın gizlice kaydedilmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirir.

Ancak izinsiz çekilen her fotoğraf veya video otomatik olarak TCK m.134 kapsamında değildir. Çekimin özel hayat alanına müdahale edip etmediği; çekimin yapıldığı yer, görüntünün içeriği, kişinin tanınabilirliği, çekim yöntemi ve görüntünün daha sonra kullanılıp kullanılmadığı dikkate alınarak belirlenir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?

TCK m.134/1’e göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Gizlilik ihlalinin görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Gizli fotoğraf ve video çekimleri bakımından özellikle bu hüküm önem taşır.

Suçun oluşabilmesi için çekimin mutlaka profesyonel kamerayla yapılması gerekmez. Cep telefonu, tablet, güvenlik kamerası, araç kamerası, gizli kamera, drone veya benzeri bir cihazla yapılan kayıtlar da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmenin Cezası Nedir?

TCK m.134 kapsamında cezalar eylemin şekline göre değişmektedir:

  1. Eylem    Kanuni ceza
  2. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek    Bir yıldan üç yıla kadar hapis
  3. İhlali görüntü veya ses kaydı yaparak gerçekleştirmek    Verilecek cezanın bir kat artırılması
  4. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak açıklamak    İki yıldan beş yıla kadar hapis
  5. Özel görüntüleri basın veya yayın yoluyla yayımlamak    İki yıldan beş yıla kadar hapis

Fotoğraf veya video çekildikten sonra sosyal medyada yayımlanırsa kayıt ve ifşa eylemleri ayrı ayrı değerlendirilerek daha ağır bir cezai sorumluluk ortaya çıkabilir.

Hangi Yerlerde Gizli Çekim Suç Oluşturabilir?

Kişinin başkaları tarafından görülmeyeceğini veya kaydedilmeyeceğini haklı olarak bekleyebileceği alanlarda yapılan gizli çekimler özel hayatın gizliliğini ihlal edebilir.

Örneğin;

  1. Ev içerisinde gizli kamera kullanmak,
  2. Banyo veya tuvalete kamera yerleştirmek,
  3. Soyunma kabininde görüntü çekmek,
  4. Otel odasını gizlice kaydetmek,
  5. Yatak odasını dışarıdan görüntülemek,
  6. Özel bir görüşmeyi gizlice videoya çekmek,
  7. İş yerindeki soyunma veya dinlenme alanını kaydetmek,
  8. Bir kişinin evinin içerisini pencereden çekmek,
  9. Özel görüntülü konuşmanın ekran kaydını almak,

TCK m.134 kapsamında suç oluşturabilir.

Çekimin ses içermemesi, fotoğraf veya videonun özel hayat alanına müdahale etmesi durumunda cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sokakta Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu?

Kamusal alanda yapılan her çekim suç değildir. Sokak, meydan, park veya toplu taşıma aracı gibi kamuya açık bir yerde genel manzara ya da kalabalığın görüntülenmesi doğrudan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturmayabilir.

Ancak kişinin kamuya açık bir yerde bulunması, özel hayatına ilişkin her türlü görüntünün çekilebileceği anlamına gelmez. Örneğin;

  • Belirli bir kişiyi gizlice ve sürekli takip ederek çekmek,
  • Kişinin mahrem bölgesini görüntülemek,
  • Özel bir anını yakınlaştırarak kaydetmek,
  • Sağlık durumuna veya aile hayatına ilişkin görüntü almak,
  • Kişiyi küçük düşürecek şekilde özel durumunu kaydetmek,
  • Çekilen görüntüyü hukuka aykırı biçimde yayımlamak,

özel hayatın gizliliği veya başka suçlar bakımından değerlendirilebilir.

Dolayısıyla “Sokakta çekim yapmak her zaman serbesttir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Bir Kişinin Yüzünü İzinsiz Çekmek Suç mu?

Bir kişinin yüzünün izinsiz şekilde fotoğraflanması her olayda TCK m.134 suçunu oluşturmaz. Görüntünün özel hayat alanına ilişkin olup olmadığı ve hangi amaçla çekildiği önemlidir.

Bununla birlikte kişinin özellikle hedef alınması, rahatsız edici biçimde takip edilmesi, görüntüsünün kaydedilmesi veya sosyal medyada yayımlanması durumunda;

  • TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK m.123/A kapsamında ısrarlı takip,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma,

hükümleri gündeme gelebilir.

Ayrıca Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25 kapsamında kişilik hakkına yönelik saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.

Fotoğraf Çekmeye İzin Vermek Paylaşmaya da İzin Vermek midir?

Hayır. Bir kişinin fotoğraf veya video çekimine rıza göstermesi, görüntünün sosyal medyada veya başka ortamlarda yayımlanmasına otomatik olarak izin verdiği anlamına gelmez.

Rıza;

  1. Belirli bir çekim için,
  2. Belirli bir amaçla,
  3. Belirli bir kullanım alanını kapsayacak şekilde,

verilmiş olabilir. Örneğin aile arasında çekilen bir fotoğrafa izin verilmesi, bu fotoğrafın herkese açık sosyal medya hesabında yayımlanmasına da rıza gösterildiği anlamına gelmeyebilir.

TCK m.26/2 uyarınca kişinin üzerinde tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin açıkladığı rıza hukuka uygunluk nedeni olabilir. Ancak rızanın kapsamının aşılması hâlinde yapılan paylaşım hukuka aykırı hâle gelebilir.

Gizlice Çekilen Görüntüyü Paylaşmanın Cezası Nedir?

TCK m.134/2’ye göre kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı şekilde açıklayan kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

İfşa veya açıklama eylemi;

  1. Görüntüyü bir başkasına göndermek,
  2. WhatsApp grubunda paylaşmak,
  3. Sosyal medyada yayımlamak,
  4. İnternet sitesine yüklemek,
  5. Canlı yayında göstermek,
  6. Başka kişilere izletmek,
  7. Basın veya yayın kuruluşlarına vermek,

şeklinde gerçekleşebilir.

Görüntünün daha önce hukuka uygun şekilde çekilmiş olması, daha sonra izinsiz paylaşılmasını mutlaka hukuka uygun hâle getirmez. Özel hayata ilişkin görüntünün hukuka aykırı açıklanması ayrıca suç oluşturabilir.

Eski Sevgilinin Fotoğraf veya Videosunu Paylaşmak Suç mu?

Eski sevgilinin, eşin veya eski eşin özel fotoğraf ve videolarını izinsiz paylaşmak TCK m.134/2 kapsamında suç oluşturabilir. Daha önce duygusal ilişki yaşanması veya görüntünün rızayla gönderilmiş olması, görüntüyü ayrılık sonrasında yayımlama hakkı vermez.

Görüntünün yayımlanacağı söylenerek kişiden para, barışma, cinsel birliktelik veya başka bir menfaat istenmesi durumunda TCK m.107’deki şantaj suçu da gündeme gelebilir.

Israrla görüntü çekme, fiziksel takip veya iletişim kurma davranışları mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşturuyorsa TCK m.123/A’daki ısrarlı takip suçu ayrıca değerlendirilebilir.

İş Yerinde Gizli Kamera Kullanmak Suç mu?

İş yerindeki her kamera kaydı otomatik olarak suç değildir. Güvenliğin sağlanması gibi belirli bir amaçla, ölçülü biçimde ve uygun alanlara kamera yerleştirilmesi mümkündür. Ancak kamera kullanımının çalışanların özel hayatını ihlal edecek boyuta ulaşmaması gerekir.

Özellikle;

  • Tuvalet,
  • Duş,
  • Soyunma odası,
  • Emzirme odası,
  • Özel dinlenme alanı,

gibi mahremiyetin yoğun olduğu yerlere kamera yerleştirilmesi TCK m.134 bakımından cezai sorumluluk doğurabilir.

Kişilerin tanınabildiği kamera görüntüleri aynı zamanda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu nedenle görüntülerin amacı dışında kullanılması veya yetkisiz kişilerle paylaşılması ayrıca değerlendirilir.

Güvenlik Kamerasıyla Sokak veya Komşunun Evi Çekilebilir mi?

Evin veya iş yerinin güvenliği için kamera kullanılması tek başına suç değildir. Ancak kameranın görüş alanının güvenlik amacıyla bağlantılı ve ölçülü olması gerekir.

Kameranın doğrudan;

Komşunun evinin içini,
Balkonunu,
Penceresini,
Bahçesindeki özel yaşam alanını,
Sürekli olarak belirli bir kişiyi,

görüntülemesi özel hayatın gizliliğini ihlal edebilir. Güvenlik amacı, başkalarının özel yaşam alanlarının sürekli kaydedilmesini sınırsız şekilde hukuka uygun hâle getirmez.

Araç Kamerasıyla Görüntü Çekmek Suç mu?

Araç içi veya araç dışı kameralarla trafik güvenliği amacıyla görüntü kaydedilmesi her durumda suç değildir. Ancak araç içindeki yolcuların özel konuşmalarının, mahrem davranışlarının veya belirli kişilerin sürekli kaydedilmesi farklı bir değerlendirmeye neden olabilir.

Kayıtların sosyal medyada plaka, yüz ve kimlik bilgileri açık şekilde yayımlanması; özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması bakımından ayrıca incelenebilir.

Delil Toplamak İçin Gizlice Video Çekilebilir mi?

Bir suçu veya haksızlığı ispatlama amacı, her gizli çekimi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Çekimin zorunlu ve ölçülü olup olmadığı, kişinin başka şekilde delil elde etme imkânı ve görüntünün nasıl kullanıldığı somut olayda değerlendirilir.

TCK m.26’da hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm, önceden planlanarak yapılan bütün gizli çekimlere genel bir izin vermez.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.217 gereğince suç yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilen delillerle ispatlanabilir. CMK m.206 uyarınca hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ortaya konulması reddedilir.

Yetkili makamlara delil sunmak ile görüntüyü sosyal medyada yayımlamak aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.

Gizlice Çekilen Görüntünün Silinmesi Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Özel hayatın gizliliğinin kayıt yoluyla ihlal edilmesi tamamlandıktan sonra görüntünün silinmesi, gerçekleşmiş olan eylemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak görüntünün saklanıp saklanmadığı, başkalarına gönderilip gönderilmediği ve ne kadar süre muhafaza edildiği somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.139 gereğince özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 uyarınca şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcılığı soruşturma yürütür.

Eylemin TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma suçunu da oluşturması hâlinde bu suç, TCK m.139’daki istisna nedeniyle şikâyete bağlı değildir.

Gizli Çekim Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla şu bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:

  • Paylaşılan fotoğraf veya videolar,
  • Sosyal medya bağlantıları,
  • Mesajlaşma kayıtları,
  • Görüntünün gönderildiği kişiler,
  • Paylaşımı gören tanıklar,
  • Kameranın bulunduğu yer,
  • Cihazlar üzerinde yapılacak teknik incelemeler,
  • Görüntünün oluşturulma ve paylaşılma tarihi.

Görüntüye ulaşmak amacıyla başka bir kişinin telefonuna veya hesabına izinsiz girilmesi ayrıca suç oluşturabilir.

Bu Suçta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete bağlı olduğundan CMK m.253 kapsamında kural olarak uzlaştırmaya tabidir.

Aynı olayda uzlaştırma kapsamında bulunmayan başka bir suçun aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uygulanacak usul ayrıca değerlendirilir.

Gizlice fotoğraf veya video çekmek, çekimin kişinin özel hayat alanına müdahale etmesi durumunda TCK m.134 kapsamında suç oluşturabilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmenin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. İhlal görüntü veya ses kaydı yapılarak gerçekleştirilirse ceza bir kat artırılır.

Özel hayata ilişkin görüntülerin hukuka aykırı şekilde paylaşılması veya yayımlanması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir. Her izinsiz çekim aynı sonucu doğurmaz; çekimin yeri, içeriği, amacı, rızanın bulunup bulunmadığı ve görüntünün nasıl kullanıldığı birlikte değerlendirilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın hukuki niteliği, ilgili kanun hükümleri ve hukuka uygun deliller üzerinden belirlenir.

Habersiz Telefon Konuşması Kaydetmenin Cezası Nedir? — TCK m.133

Habersiz Telefon Konuşması Kaydetmenin Cezası Nedir?

Bir telefon görüşmesini karşı tarafın bilgisi ve rızası olmadan kaydetmek, olayın özelliklerine göre suç oluşturabilir. Ancak telefon görüşmeleri teknik olarak bir haberleşme yöntemi olduğu için yalnızca TCK m.133 değil, TCK m.132’deki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu da değerlendirilmelidir.

Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesi, aleni olmayan konuşmaların dinlenmesini, kaydedilmesini ve kayıtların hukuka aykırı şekilde açıklanmasını ayrı ayrı cezalandırmaktadır.

Habersiz Ses Kaydı Almak Suç mu?

Tarafların konuşmanın gizli kalacağı düşüncesiyle gerçekleştirdiği aleni olmayan bir konuşmayı rıza olmadan dinlemek veya kaydetmek suç oluşturabilir.

Kayıt işleminin;

  1. Telefonun ses kayıt özelliğiyle,
  2. Görüşme kaydetme uygulamasıyla,
  3. Başka bir telefonla,
  4. Ses kayıt cihazıyla,
  5. Bilgisayar programıyla,
  6. Görüntülü görüşmede ekran kaydıyla,

yapılması sonucu değiştirmez. Önemli olan, aleni olmayan konuşmanın rıza dışında kaydedilip kaydedilmediğidir.

TCK m.133 Kapsamındaki Cezalar Nelerdir?

TCK m.133’te farklı eylemler için farklı cezalar düzenlenmiştir:

  1. Eylem    Kanuni ceza
  2. Tarafı olunmayan aleni olmayan konuşmayı izinsiz dinlemek veya kaydetmek    İki yıldan beş yıla kadar hapis
  3. Katılınan aleni olmayan söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydetmek    Altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası
  4. Kaydedilen konuşmaları hukuka aykırı şekilde açıklamak    İki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezası

Kaydedilen seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması hâlinde de TCK m.133/3’te belirtilen ceza uygulanır.

Başkasının Telefon Görüşmesini Gizlice Kaydetmenin Cezası

Bir kişi, tarafı olmadığı özel bir konuşmayı cihaz kullanarak dinler veya kaydederse TCK m.133/1 kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir.

Örneğin;

  1. Başkasının bulunduğu odaya ses kayıt cihazı yerleştirmek,
  2. Telefonu masada bırakarak kişilerin konuşmasını kaydetmek,
  3. Gizli mikrofon kullanmak,
  4. Başkalarının özel toplantısını uzaktan dinlemek,
  5. Tarafı olunmayan görüntülü görüşmenin sesini kaydetmek,

bu madde kapsamında değerlendirilebilir.

Telefon hattı, mesajlaşma uygulaması veya başka bir iletişim aracı üzerinden gerçekleştirilen görüşmelerde ayrıca TCK m.132’deki haberleşmenin gizliliğini ihlal hükümleri gündeme gelebilir.

Kendi Yaptığım Telefon Görüşmesini Kaydetmek Suç mu?

Kişinin bizzat taraf olduğu telefon görüşmesini kaydetmesi ile başkaları arasındaki görüşmeyi gizlice kaydetmesi aynı değildir. Buna rağmen görüşmenin tarafı olmak, sınırsız bir kayıt ve paylaşım hakkı sağlamaz.

Telefon görüşmeleri haberleşme niteliğinde olduğundan eylemin özelliklerine göre;

  1. TCK m.132’deki haberleşmenin gizliliğini ihlal,
  2. TCK m.133’teki konuşmaların kayda alınması,
  3. TCK m.134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal,

hükümleri değerlendirilebilir.

TCK m.133/2, kişinin katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydetmesi durumunda altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörmektedir. Ancak telefon görüşmesinin iletişim aracıyla gerçekleştirilmesi nedeniyle somut olayın TCK m.132 kapsamında kalıp kalmadığı ayrıca belirlenir.

Bu nedenle “Görüşmenin tarafıyım, istediğim gibi kaydedebilirim” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Telefon Görüşmesi ile Yüz Yüze Konuşma Arasındaki Fark

TCK m.132, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini korur. Telefon görüşmesi, WhatsApp araması, görüntülü arama ve benzeri iletişimler haberleşme niteliğindedir.

TCK m.133 ise temel olarak kişilerin aleni olmayan konuşma ve söyleşilerinin izinsiz dinlenmesini veya kaydedilmesini düzenler. Evde, iş yerinde, toplantı odasında veya başka bir kapalı ortamda yapılan yüz yüze görüşmeler bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bu nedenle kullanılacak kanun maddesi yalnızca kaydın telefonla alınmasına göre değil; kaydeden kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığına, görüşmenin nasıl gerçekleştiğine ve kaydın sonradan kullanılıp kullanılmadığına göre belirlenir.

Karşı Tarafa Haber Vermek Yeterli mi?

Kayıttan önce açık şekilde bilgi verilmesi ve karşı tarafın buna rıza göstermesi önemlidir. TCK m.26/2, kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin açıkladığı rıza çerçevesinde işlenen fiilden dolayı ceza verilmeyeceğini düzenlemektedir.

Ancak yalnızca “Bu görüşme kaydedilebilir” şeklindeki belirsiz bir bildirim her durumda geçerli rıza bulunduğunu göstermeyebilir. Rızanın özgür iradeyle verilmesi ve hangi konuşmanın, ne amaçla kaydedileceğini kapsaması gerekir.

Karşı tarafın sessiz kalması da her olayda kayıt yapılmasına izin verdiği anlamına gelmez.

Otomatik Görüşme Kaydı Kullanmak Suç mu?

Telefondaki uygulamanın bütün görüşmeleri otomatik olarak kaydetmesi, ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kaydın otomatik yapılması, karşı tarafın rızasının aranmayacağı anlamına gelmez.

Uygulamayı kullanan kişinin;

  1. Kaydın yapıldığını bilip bilmediği,
  2. Kayıt özelliğini kendisinin etkinleştirip etkinleştirmediği,
  3. Kaydı saklayıp saklamadığı,
  4. Kayıtları başkalarına gönderip göndermediği,

somut olayda değerlendirilir.

Ses Kaydını Başkalarına Dinletmenin Cezası Nedir?

TCK m.133/3’e göre aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesiyle elde edilen verileri hukuka aykırı şekilde açıklayan kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir.

Açıklama veya ifşa;

  1. Kaydı başka bir kişiye göndermek,
  2. WhatsApp grubunda paylaşmak,
  3. Sosyal medyada yayımlamak,
  4. İnternet sitesine yüklemek,
  5. Toplantıda başkalarına dinletmek,
  6. Video içerisinde kullanmak,

şeklinde gerçekleşebilir.

Kaydı yapan kişi ile kaydı yayımlayan kişinin farklı olması mümkündür. Her kişinin sorumluluğu gerçekleştirdiği eyleme göre ayrı ayrı belirlenir.

Sosyal Medyada Ses Kaydı Paylaşmak Suç mu?

Gizlice kaydedilen özel bir konuşmanın Instagram, Facebook, X, TikTok, YouTube veya başka bir platformda yayımlanması TCK m.133/3 kapsamında değerlendirilebilir.

Sesin değiştirilmesi veya kişinin adının yazılmaması, paylaşımı mutlaka hukuka uygun hâle getirmez. Konuşan kişinin sesinden, olaylardan veya paylaşılan bilgilerden kimliğinin anlaşılabilmesi değerlendirmede dikkate alınabilir.

Paylaşımda özel hayata ilişkin bilgiler veya kişisel veriler bulunuyorsa TCK m.134 ve TCK m.136 hükümleri de ayrıca gündeme gelebilir.

Delil Toplamak İçin Ses Kaydı Alınabilir mi?

Bir haksızlığı veya suçu ispatlama düşüncesi, her durumda gizli ses kaydı yapma hakkı vermez. Kayıt işleminin hukuka uygun olup olmadığı; olayın gelişimi, kaydın amacı, başka türlü delil elde etme olanağı ve kaydın kullanım biçimi dikkate alınarak değerlendirilir.

TCK m.26’da hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir. Bununla birlikte bu hüküm, önceden planlanarak yapılan her gizli kaydı otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.217 gereğince suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. Ayrıca CMK m.206 uyarınca hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ortaya konulması reddedilir.

Bu nedenle delil amacıyla kayıt yapılması ile kaydın sosyal medyada veya ilgisiz kişiler arasında paylaşılması birbirinden farklı değerlendirilir.

İş Yerindeki Konuşmayı Gizlice Kaydetmek Suç mu?

İş yerinde yapılan her konuşma herkese açık sayılmaz. Kapalı bir odada, toplantıda veya sınırlı kişilerin katıldığı görüşmede konuşmanın dışarıya aktarılmayacağı yönünde makul bir beklenti bulunabilir.

Çalışanın, işverenin veya başka bir katılımcının görüşmeyi gizlice kaydetmesi, olayın şartlarına göre TCK m.133 kapsamında değerlendirilebilir. İş yerinde bulunmak, yapılan bütün konuşmaları kaydetme hakkı sağlamaz.

Aile İçindeki Konuşmayı Kaydetmek Suç mu?

Evlilik veya akrabalık ilişkisi, özel konuşmaları izinsiz kaydetme hakkı vermez. Eşin, eski eşin, sevgilinin veya aile bireyinin konuşmasını gizlice kaydetmesi de aynı hükümler kapsamında incelenebilir.

Telefonun veya evin ortak kullanılması, konuşmanın kaydedilmesine kendiliğinden rıza gösterildiği anlamına gelmez.

TCK m.133 Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.139 gereğince TCK m.133’teki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 uyarınca şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir.

Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcılığı soruşturma yürütür ve yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenler.

Gizli Ses Kaydı Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun olarak elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler soruşturma kapsamında değerlendirilebilir:

  • Ses kaydının bulunduğu cihaz,
  • Kaydın gönderildiği mesajlar,
  • Sosyal medya paylaşımları,
  • Dosyanın oluşturulma tarihi,
  • Kaydı dinleyen kişilerin anlatımları,
  • Görüşmeye katılan kişilerin beyanları,
  • Mesajlaşma ve gönderim kayıtları,
  • Cihazlar üzerinde yapılacak teknik incelemeler.

Şikâyet amacıyla delil korunurken kaydın değiştirilmemesi, kesilip birleştirilmemesi ve gereksiz biçimde üçüncü kişilere gönderilmemesi önem taşır.

Bu Suçta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.133 kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı olduğundan, CMK m.253 kapsamında kural olarak uzlaştırmaya tabidir. Uzlaştırma sürecinin sonucu ve diğer suçların bulunup bulunmaması, soruşturmanın devamını etkileyebilir.

Habersiz telefon konuşması kaydetmek, görüşmenin biçimine ve kaydı yapan kişinin konumuna göre TCK m.132, TCK m.133 veya TCK m.134 kapsamında suç oluşturabilir.

TCK m.133’e göre tarafı olunmayan aleni olmayan konuşmayı dinlemenin veya kaydetmenin cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Katılınan aleni olmayan söyleşinin izinsiz kaydedilmesinde altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Kaydın hukuka aykırı şekilde açıklanması durumunda ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uygulanacak kanun maddesi; görüşmenin telefonla veya yüz yüze yapılmasına, kaydı yapan kişinin konuşmanın tarafı olup olmamasına, rızanın bulunup bulunmadığına ve kaydın nasıl kullanıldığına göre belirlenir.

Özel WhatsApp Mesajlarını Başkalarına Göstermek Suç mu? — TCK m.132

Özel WhatsApp Mesajlarını Başkalarına Göstermek Suç mu?

Özel WhatsApp yazışmalarını konuşmanın diğer tarafının izni olmadan başkalarına göstermek, göndermek veya sosyal medyada yayımlamak belirli şartlarda suç oluşturabilir. Bu tür eylemler öncelikle Türk Ceza Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilir.

Ancak mesajı kimin elde ettiği, paylaşan kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığı, mesajların kaç kişiye gösterildiği ve paylaşımın herkese açık yapılıp yapılmadığı önemlidir. Her mesaj gösterme eylemi otomatik olarak aynı suçu ve cezayı doğurmaz.

WhatsApp Mesajları Haberleşme Sayılır mı?

WhatsApp üzerinden yapılan yazışmalar, sesli mesajlar, görüntülü görüşmeler ve gönderilen diğer içerikler kişiler arasındaki haberleşmenin bir parçasıdır. Yazışmanın yalnızca iki kişi arasında veya kapalı bir grup içerisinde yapılması, içeriğin belirli kişiler arasında kalmasının beklendiğini gösterir.

Mesajın gönderilmiş olması, gönderen kişinin yazışmanın başkalarına açıklanmasına da izin verdiği anlamına gelmez. Grup yazışmasına katılmak da içerikleri grubun dışındaki kişilere yayma konusunda sınırsız yetki vermez.

Mesajı Konuşmanın Tarafı Olmayan Biri Paylaşırsa Ne Olur?

TCK m.132/1’e göre kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Gizlilik ihlali, haberleşme içeriklerinin kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilirse verilecek ceza bir kat artırılır.

Örneğin bir kişinin;

  • Başkasının açık kalan telefonundan mesajları okuması,
  • WhatsApp hesabına izinsiz girmesi,
  • Mesajların ekran görüntüsünü alması,
  • Yedeklenen yazışmaları izinsiz incelemesi,
  • Ele geçirdiği özel yazışmaları başka kişilere göndermesi,

haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirebilir.

Başkaları arasındaki haberleşme içeriğini hukuka aykırı şekilde açıklayan kişi bakımından TCK m.132/2 uygulanabilir. Bu fıkrada iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir.

Hesaba veya telefona izinsiz erişilmesi durumunda eylem ayrıca TCK m.243’teki bilişim sistemine girme suçu kapsamında da değerlendirilebilir.

Mesajın Tarafı Kendi Yazışmasını Paylaşırsa Suç Olur mu?

Bir WhatsApp konuşmasının tarafı olan kişinin kendi telefonundaki yazışmaları paylaşması da tamamen serbest değildir.

TCK m.132/3’e göre kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini, diğer tarafın rızası olmadan hukuka aykırı şekilde alenen açıklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir. İçeriğin basın ve yayın yoluyla yayımlanması durumunda da aynı ceza uygulanır.

Örneğin özel bir WhatsApp konuşmasının;

  1. Herkese açık sosyal medya hesabında yayımlanması,
  2. Çok sayıda kişinin bulunduğu gruba gönderilmesi,
  3. İnternet sitesinde paylaşılması,
  4. WhatsApp durumunda yayımlanması,
  5. Video veya canlı yayın içerisinde gösterilmesi,

aleniyet şartının oluşmasına neden olabilir.

Mesajı Sadece Bir Kişiye Göstermek Suç mu?

Mesajın tarafı olan kişinin yazışmayı yalnızca bir arkadaşına veya aile bireyine göstermesi ile sosyal medyada herkese açık şekilde yayımlaması aynı hukuki durumda değildir. TCK m.132/3, tarafın yaptığı paylaşım yönünden içeriğin alenen ifşa edilmesini aramaktadır.

Bu nedenle mesajın sınırlı sayıdaki kişiye gösterilmesi durumunda TCK m.132/3’teki aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilir. Bununla birlikte paylaşımın içeriğine ve yöntemine göre;

  1. TCK m.134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal,
  2. TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma,
  3. Mesaj içeriğinde hakaret bulunuyorsa TCK m.125,
  4. Tehdit bulunuyorsa TCK m.106,

gibi başka suçlar gündeme gelebilir.

Dolayısıyla “Sadece bir kişiye gösterdim, hiçbir şekilde suç olmaz” şeklinde kesin bir değerlendirme yapılamaz.

WhatsApp Ekran Görüntüsünü Sosyal Medyada Paylaşmak Suç mu?

Özel yazışmaların ekran görüntüsünü Instagram, Facebook, X, TikTok veya başka bir platformda yayımlamak, paylaşımın niteliğine göre haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.

Kullanıcı adının, profil fotoğrafının veya telefon numarasının kapatılması her durumda paylaşımı hukuka uygun hâle getirmez. Mesajın içeriğinden yazışmanın tarafı anlaşılabiliyorsa veya özel haberleşme hukuka aykırı biçimde açıklanıyorsa cezai sorumluluk devam edebilir.

Paylaşımda kişinin;

  • Telefon numarası,
  • Adresi,
  • Sağlık bilgileri,
  • Özel görüntüleri,
  • Aile hayatına ilişkin bilgileri,
  • Kimlik veya banka bilgileri,

bulunuyorsa kişisel verilerin korunmasına ve özel hayatın gizliliğine ilişkin hükümler de ayrıca uygulanabilir.

WhatsApp Grubundaki Mesajları Dışarıya Atmak Suç mu?

WhatsApp grubunda yer alan bir kişi, gruptaki yazışmaları görme yetkisine sahip olabilir. Ancak bu yetki, mesajları grup dışındaki kişilere açıklama veya sosyal medyada yayımlama yetkisi anlamına gelmez.

Grup üyelerinden birinin mesajlarının ekran görüntüsünü alarak herkese açık biçimde yayımlamak, olayın şartlarına göre TCK m.132/3 kapsamında değerlendirilebilir. Yazışmaları grup üyesi olmayan bir kişinin ele geçirip paylaşması hâlinde ise TCK m.132/1 ve m.132/2 gündeme gelebilir.

Grup yöneticisi olmak da özel yazışmaları sınırsız biçimde yayımlama hakkı sağlamaz.

Eski Sevgilinin Mesajlarını Paylaşmak Suç mu?

Eski sevgiliyle yapılan özel WhatsApp konuşmalarının ayrılık sonrasında intikam, küçük düşürme veya baskı amacıyla sosyal medyada yayımlanması suç oluşturabilir. Taraflar arasında daha önce duygusal ilişki bulunması, haberleşmenin gizliliğini ortadan kaldırmaz.

Paylaşım özel görüntüler içeriyorsa TCK m.134; tehdit yoluyla paylaşım yapılacağı söylenerek bir menfaat sağlanmaya çalışılıyorsa TCK m.107’deki şantaj suçu da gündeme gelebilir.

Eşlerin Birbirlerinin WhatsApp Mesajlarını Paylaşması Suç mu?

Evlilik, eşlerden birine diğer eşin telefonunu, sosyal medya hesaplarını veya özel yazışmalarını izinsiz inceleme ve yayımlama hakkı vermez. Eşler arasındaki haberleşmenin de gizliliği bulunmaktadır.

Telefon şifresinin daha önce paylaşılmış olması, her zaman mesajların kaydedilmesine veya üçüncü kişilere gönderilmesine izin verildiği anlamına gelmez. Somut olayda verilen rızanın kapsamı ayrıca değerlendirilir.

WhatsApp Mesajları Mahkemeye Delil Olarak Sunulabilir mi?

Bir kişinin hakkını korumak amacıyla ilgili WhatsApp yazışmalarını savcılığa veya mahkemeye sunması ile mesajları sosyal medyada yayımlaması aynı değildir.

TCK m.26’da hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle kişinin tarafı olduğu ve uyuşmazlıkla ilgili mesajları yetkili makamlara sunması, koşullarına göre hukuka uygun kabul edilebilir. Ancak uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan özel yazışmaların tamamının üçüncü kişilere veya kamuya açıklanması farklı şekilde değerlendirilebilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.217 gereğince suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. Başkasının telefonuna veya hesabına izinsiz girilerek elde edilen yazışmaların delil niteliği ve bu yazışmaları elde eden kişinin ceza sorumluluğu ayrıca incelenir.

Mesajların Sonradan Silinmesi Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Özel yazışmaların hukuka aykırı şekilde açıklanmasından sonra paylaşımın silinmesi, gerçekleşmiş olan eylemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak paylaşımın ne kadar süre yayında kaldığı, kaç kişiye ulaştığı ve ne şekilde kaldırıldığı somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.139 gereğince haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73’e göre şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcılığı soruşturma yürütür.

Eylemin TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma suçunu oluşturması hâlinde ise bu suç, TCK m.139’daki istisna nedeniyle şikâyete bağlı değildir.

Mesaj Paylaşımı Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:

  • Paylaşımın ekran görüntüsü,
  • Paylaşımı yapan hesabın kullanıcı adı,
  • Gönderim tarihi ve saati,
  • Mesajın gönderildiği kişi veya gruplar,
  • Paylaşımı gören kişilerin anlatımları,
  • İnternet bağlantısı ve paylaşım adresi,
  • Platform bildirimleri,
  • İlgili telefon ve hesaplara ilişkin incelemeler.

Ekran görüntülerinin kırpılmadan, tarih, saat ve hesap bilgileri görülecek şekilde saklanması paylaşımın değerlendirilmesini kolaylaştırabilir. Delil elde edilirken başka bir kişinin hesabına izinsiz girilmemelidir.

Özel WhatsApp mesajlarını izinsiz şekilde başkalarına göstermek veya yayımlamak, paylaşımı yapan kişinin konumuna ve açıklamanın biçimine göre TCK m.132 kapsamında suç oluşturabilir.

Konuşmanın tarafı olmayan kişinin mesajları ele geçirip açıklaması ile yazışmanın tarafının konuşmayı herkese açık şekilde yayımlaması farklı fıkralara tabidir. Mesajın yalnızca bir kişiye gösterilmesi, TCK m.132/3’teki aleniyet bakımından ayrıca değerlendirilmekle birlikte özel hayatın gizliliği veya kişisel verilerle ilgili başka suçlar ortaya çıkabilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Suçun oluşup oluşmadığı; mesajın içeriği, paylaşan kişi, paylaşımın yapıldığı ortam, ulaştığı kişiler, tarafların rızası ve paylaşım amacı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı? — TCK m.123

Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?

Bir kişiyi istemediği hâlde sürekli aramak, telefonunu çaldırıp kapatmak, farklı numaralardan ulaşmaya çalışmak veya art arda rahatsız edici mesajlar göndermek belirli şartlarda suç sayılabilir. Bu davranışlar, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.

Ancak her telefon araması veya mesaj suç değildir. Suçun oluşabilmesi için davranışların ısrarlı olması ve kişinin huzurunu bozma amacıyla gerçekleştirilmesi gerekir.

Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu Nedir?

TCK m.123’e göre sırf huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla;

  1. Bir kişiye ısrarla telefon edilmesi,
  2. Gürültü yapılması,
  3. Aynı amaçla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması,

hâlinde fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Maddede özellikle “sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla” ifadesine yer verilmiştir. Bu nedenle failin hangi amaçla hareket ettiği, aramaların ve mesajların sayısı, zamanı, içeriği ve devamlılığı birlikte değerlendirilir.

Sürekli Telefonla Aramak Ne Zaman Suç Olur?

Aşağıdaki davranışlar, olayın şartlarına göre TCK m.123 kapsamında değerlendirilebilir:

  • Karşı tarafın iletişim kurmak istemediğini belirtmesine rağmen aramaya devam etmek,
  • Gece veya sabaha karşı tekrar tekrar telefon etmek,
  • Arayıp konuşmadan telefonu kapatmak,
  • Kısa aralıklarla çok sayıda cevapsız arama bırakmak,
  • Telefon numarası engellendikten sonra farklı numaralardan aramak,
  • Gizli numara üzerinden düzenli şekilde rahatsız etmek,
  • Başka kişilerin telefonlarını kullanarak aramaya devam etmek,
  • Belirli aralıklarla uzun süre boyunca telefonla rahatsız etmek.

Aramanın sayısı konusunda kanunda belirlenmiş kesin bir sınır bulunmamaktadır. “Üç defa aramak suçtur, iki defa aramak suç değildir” şeklinde genel bir kural yoktur. Israrın oluşup oluşmadığı, somut olayın tamamına göre belirlenir.

Sürekli Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?

TCK m.123’te telefon etmenin yanında, aynı amaçla gerçekleştirilen hukuka aykırı başka davranışlar da düzenlenmiştir. Bu nedenle kişiyi rahatsız etmek amacıyla ısrarla;

  1. SMS göndermek,
  2. WhatsApp mesajı atmak,
  3. Sosyal medya üzerinden yazmak,
  4. Engellendikten sonra yeni hesap açmak,
  5. Farklı numaralardan mesaj göndermek,
  6. E-posta göndermeye devam etmek,
  7. Başkaları üzerinden mesaj iletmek,

kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.

Mesajların mutlaka hakaret veya tehdit içermesi gerekmez. İçerik görünüşte sıradan olsa bile mesajların sıklığı, zamanı ve ısrarlı biçimde gönderilmesi kişinin huzurunu bozma amacı taşıyorsa TCK m.123 gündeme gelebilir.

Bir Defa Aramak veya Mesaj Atmak Suç mudur?

Kural olarak tek bir arama ya da mesaj, TCK m.123’te aranan ısrar unsurunu oluşturmaz. Suçun meydana gelebilmesi için davranışların tekrarlanması gerekir.

Ancak tek bir mesajın içeriğinde;

  • Tehdit,
  • Hakaret,
  • Şantaj,
  • Cinsel taciz,
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • Kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması,

bulunuyorsa mesaj başka bir suçun oluşmasına neden olabilir. Örneğin tehdit içeren bir mesaj TCK m.106, hakaret içeren bir mesaj TCK m.125 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.

Borç Nedeniyle Sürekli Aramak Suç mu?

Bir borcun ödenmesini istemek veya hukuki bir hakkı hatırlatmak amacıyla yapılan her arama suç değildir. Bununla birlikte aramaların makul sınırları aşması, gece saatlerinde yapılması, çok kısa aralıklarla tekrarlanması veya borçluyu rahatsız etme aracına dönüşmesi durumunda TCK m.123 bakımından inceleme yapılabilir.

Önemli olan yalnızca aramanın konusu değil; aramaların sayısı, zamanı, amacı ve gerçekleştirilme biçimidir. Alacağın bulunması, karşı tarafın sınırsız şekilde aranabileceği anlamına gelmez.

Engellendikten Sonra Başka Numaradan Aramak Suç mu?

Bir kişinin numarayı veya sosyal medya hesabını engellemesi, iletişim kurmak istemediğini gösteren önemli bir durumdur. Engellemeye rağmen farklı numaralar veya yeni hesaplar üzerinden ısrarla iletişime devam edilmesi, huzur ve sükûnu bozma amacı bakımından değerlendirmeye alınabilir.

Bununla birlikte engelleme yapılmış olması tek başına suçun kesin olarak oluştuğunu göstermez. Israr, amaç ve olayın bütün koşulları birlikte incelenir.

TCK m.123 ile Israrlı Takip Suçu Arasındaki Fark Nedir?

TCK m.123, sırf kişinin huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla gerçekleştirilen ısrarlı arama ve benzeri davranışları cezalandırır.

TCK m.123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçunda ise kişinin;

  • Fiziken takip edilmesi,
  • İletişim araçlarıyla temas kurulmaya çalışılması,
  • Bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler üzerinden ulaşılmaya çalışılması,

sonucunda mağdurda ciddi huzursuzluk oluşması ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe etmesi aranır.

Bu nedenle tekrarlanan arama ve mesajlar mağdurda ciddi güvenlik endişesi meydana getiriyorsa eylemler TCK m.123/A yönünden de incelenebilir. Hangi suçun oluştuğu, olayın özelliklerine göre soruşturma makamları ve mahkeme tarafından belirlenir.

Sürekli Arama ve Mesaj Atmanın Cezası Nedir?

TCK m.123’e göre kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.

Kanunda bu suç için doğrudan belirlenmiş sabit bir ceza bulunmamaktadır. Mahkeme, TCK m.61 kapsamında somut olayın işleniş biçimini, kullanılan araçları, davranışların ağırlığını, meydana gelen zararı veya tehlikeyi ve failin amacını dikkate alarak temel cezayı kanuni sınırlar içerisinde belirler.

Sürekli Arama ve Mesaj Atma Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.123 uyarınca bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

TCK m.73’e göre şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Tekrarlanan davranışlarda şikâyet süresinin başlangıcı, olayın gerçekleşme biçimine göre ayrıca değerlendirilir.

Şikâyet Nereye Yapılır?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 kapsamında şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir.

Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı CMK m.160 kapsamında soruşturma başlatır. Yapılan soruşturma sonucunda yeterli şüphe oluşturan delil elde edilirse CMK m.170 uyarınca iddianame düzenlenir.

Sürekli Arama ve Mesajlar Nasıl İspatlanır?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:

  • Telefon arama kayıtları,
  • Arama tarihlerini ve saatlerini gösteren ekran görüntüleri,
  • SMS ve WhatsApp yazışmaları,
  • Sosyal medya mesajları,
  • Farklı hesaplardan gönderilen iletiler,
  • Sesli mesajlar,
  • Tanık anlatımları,
  • Daha önce yapılan ihbar ve şikâyetler,
  • İletişim kurulmasının istenmediğini gösteren yazışmalar.

CMK m.217’ye göre suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispatlanabilir. Ekran görüntülerinin kesilmeden saklanması, kullanıcı adı, telefon numarası, tarih ve saat bilgilerinin görünür olması değerlendirme bakımından önem taşıyabilir.

Bu Suçta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.123’teki kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu şikâyete bağlı olduğundan, CMK m.253 kapsamında kural olarak uzlaştırmaya tabidir.

Buna karşılık TCK m.123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçu, kanundaki açık düzenleme nedeniyle uzlaştırma kapsamında değildir. Bu ayrım, olayın hangi suç kapsamında değerlendirildiğine göre önem kazanır.

Bir kişiyi sırf huzurunu bozmak amacıyla ısrarla aramak veya mesaj göndermek, TCK m.123 kapsamında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir. Suçun cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir ve soruşturma yapılabilmesi için şikâyet gerekir.

Her arama veya mesaj suç sayılmaz. Israrın bulunup bulunmadığı; iletişimin sayısı, zamanı, içeriği, amacı ve karşı tarafın iletişim istemediğini açıklamasına rağmen davranışların devam edip etmediği dikkate alınarak belirlenir. Mesajların tehdit, hakaret veya şantaj içermesi hâlinde başka suçlar da ayrıca gündeme gelebilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın hukuki niteliği, olayın kendine özgü şartları ve hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: