Tck 103

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Cezası Nedir? — TCK m.103

Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiştir. On sekiz yaşını tamamlamamış kişilere yönelik cinsel davranışların hukuki değerlendirilmesinde çocuğun yaşı, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve çocuğun iradesini etkileyen diğer durumlar dikkate alınır.

Çocuğa yönelik cinsel içerikli her olay aynı ceza kapsamında değerlendirilmez. Fiziksel temas içeren davranışlar çocuğun cinsel istismarı suçunu; temas bulunmayan cinsel amaçlı söz, mesaj veya görüntüler ise şartlarına göre TCK m.105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturabilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nedir?

TCK m.103’e göre cinsel istismar kavramı iki farklı yaş grubu bakımından düzenlenmiştir:

  • On beş yaşını tamamlamamış veya on beş yaşını tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
  • On beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar.

Bu düzenleme nedeniyle mağdurun olay tarihindeki kesin yaşı, suçun hukuki niteliğinin ve uygulanacak cezanın belirlenmesinde büyük önem taşır.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Cezası

TCK m.103/1 uyarınca çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Bu ceza, çocuğun vücut dokunulmazlığını ihlal eden ve sarkıntılık düzeyini aşan cinsel davranışlar için uygulanır. Kanunda bu suç bakımından adli para cezası seçeneği bulunmamaktadır.

Sarkıntılık Düzeyinde Cinsel İstismarın Cezası

Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Sarkıntılık; genellikle ani, kısa süreli ve devamlılık göstermeyen cinsel davranışları ifade eder. Ancak bir hareketin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı sadece süresine göre belirlenmez. Davranışın yoğunluğu, gerçekleştiriliş biçimi, failin amacı ve çocuğun vücut dokunulmazlığı üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

Mağdur On İki Yaşından Küçükse Ceza Artar mı?

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde daha yüksek alt sınırlar uygulanır.

Buna göre verilecek ceza:

  • Temel cinsel istismar suçunda on yıldan,
  • Sarkıntılık düzeyindeki cinsel istismarda beş yıldan

az olamaz.

Çocuğun on iki yaşından küçük olması ayrı bir suç oluşturmaz; ancak mahkemenin belirleyeceği cezanın alt sınırını yükseltir.

Vücuda Organ veya Cisim Sokulmasının Cezası

Cinsel istismarın çocuğun vücuduna organ veya başka bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, TCK m.103/2 uyarınca on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilir.

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması durumunda verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

Fiilin cinsel organla gerçekleştirilmesi şart değildir. Başka bir organın veya cismin çocuğun vücuduna sokulması da kanundaki şartların bulunması hâlinde bu ağırlaştırılmış düzenleme kapsamında değerlendirilir.

On Beş Yaşından Küçük Çocuğun Rızası Geçerli mi?

TCK m.103 bakımından on beş yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlarda çocuğun rıza gösterdiğinin ileri sürülmesi suçun oluşmasını engellemez.

Aynı kural, on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar bakımından da geçerlidir.

Failin çocukla sevgili olduğunu, çocuğun kendisini kabul ettiğini veya ailelerin ilişkiden haberdar olduğunu ileri sürmesi de tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

On Beş İle On Sekiz Yaş Arasındaki Çocuklarda Durum

On beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocuğa yönelik cinsel davranışın TCK m.103 kapsamında değerlendirilebilmesi için davranışın;

  • Cebir,
  • Tehdit,
  • Hile veya
  • Çocuğun iradesini etkileyen başka bir nedene

dayanması gerekir.

Cebir, tehdit veya hile bulunmadan on beş yaşını tamamlamış çocukla cinsel ilişkiye girilmesi ise olayın özelliklerine göre TCK m.104’te düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Çocuğun yaşı belirlenirken nüfus kayıtları, doğum belgeleri ve gerektiğinde diğer resmi kayıtlar esas alınır.

Cezayı Yarı Oranında Artıran Durumlar

TCK m.103/3 uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçunun aşağıdaki şekillerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır:

  • Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi,
  • İnsanların toplu olarak bir arada yaşamak zorunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılması,
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı bulunan kişiye karşı işlenmesi,
  • Üvey baba, üvey anne, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından işlenmesi,
  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı veya koruyucu aile tarafından işlenmesi,
  • Sağlık hizmeti veren kişi tarafından işlenmesi,
  • Çocuk üzerinde koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi,
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması.

Bu nedenle suçun öğretmen, bakıcı, sağlık çalışanı, koruyucu aile üyesi veya çocuk üzerinde gözetim sorumluluğu bulunan kişi tarafından işlenmesi daha ağır cezalandırılır.

Aile İçinde Cinsel İstismarın Cezası

Suçun üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı bulunan kişi tarafından işlenmesi, cezayı artıran nitelikli hâllerden biridir.

Üvey baba, üvey anne, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar da aynı şekilde daha ağır cezalandırılır. Failin çocukla aynı evde yaşaması veya çocuğun bakımını üstlenmesi, somut olaya göre başka nitelikli hâllerin de uygulanmasına neden olabilir.

Öğretmenin veya Bakı­cının Çocuğu İstismar Etmesi

Çocuğun öğretmeni, eğiticisi, bakıcısı, vasisi, koruyucu ailesi veya sağlık hizmeti sağlayıcısı tarafından istismar edilmesi durumunda temel ceza yarı oranında artırılır.

Bu kişiler ile çocuk arasındaki güven, otorite, bakım ve gözetim ilişkisi cezanın artırılmasının temel nedenidir. Failin kamu görevlisi olması şart değildir. Özel bir kurumda çalışan öğretmen, kurs eğitmeni veya özel bakıcı da kanundaki şartların bulunması hâlinde bu kapsamda değerlendirilebilir.

Cebir, Tehdit veya Silah Kullanılırsa Ceza Artar mı?

Cinsel istismarın;

  • On beş yaşını tamamlamamış veya algılama yeteneği gelişmemiş çocuğa karşı cebir ya da tehditle,
  • On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuğa karşı silah kullanılarak

gerçekleştirilmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Cebir ve tehdidin ayrıca başka bir suç oluşturup oluşturmadığı, olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Çocuk Yaralanırsa Ayrıca Ceza Verilir mi?

Cinsel istismar sırasında kullanılan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır sonuçlarına neden olması hâlinde fail hakkında ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.

Her cinsel istismar olayında otomatik olarak ayrıca yaralama cezası verilmez. Kullanılan şiddetin çocuğun yaralanmasına yol açması ve ortaya çıkan sonucun kasten yaralama hükümleri kapsamında bulunması gerekir.

Çocuğun Ölmesi veya Bitkisel Hayata Girmesi

Cinsel istismar sonucunda çocuğun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi hâlinde fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilir.

Bu ağır sonucun istismar fiiliyle bağlantılı olup olmadığı tıbbi raporlar ve diğer deliller üzerinden belirlenir.

İnternetten Çocuğa Cinsel İçerikli Mesaj Göndermek

Çocuğa internet veya sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesaj, fotoğraf ya da video göndermek her durumda doğrudan TCK m.103 kapsamına girmez.

Fiziksel temas bulunmayan cinsel amaçlı mesaj ve davranışlar, şartlarına göre TCK m.105 kapsamında çocuğa karşı cinsel taciz suçunu oluşturabilir. Çocuğun müstehcen görüntüsünün üretilmesi, kaydedilmesi, paylaşılması veya bulundurulması durumunda TCK m.226 kapsamındaki müstehcenlik hükümleri de gündeme gelebilir.

Failin çocuğu kandırarak buluşmaya çağırması ve daha sonra fiziksel temas gerçekleştirmesi hâlinde eylemin niteliği TCK m.103 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Şikâyete Bağlı mı?

Çocuğun cinsel istismarı suçu kural olarak şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı, suçu öğrendiğinde resen soruşturma başlatabilir. Çocuğun veya ailesinin şikâyetten vazgeçmesi, resen soruşturulan suçlarda soruşturmayı ya da kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Bunun tek istisnası, sarkıntılık düzeyinde kalan fiilin failinin de çocuk olmasıdır. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma; mağdur çocuğun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Şikâyete bağlı bu hâlde TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi dikkate alınır.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nasıl Bildirilir?

Olay;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma birimine veya
  • Çocuğun korunmasından sorumlu yetkili kurumlara

bildirilebilir.

Ceza davasını çocuk veya ailesi doğrudan açmaz. Bildirim sonrasında soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenlenerek görevli mahkemede kamu davası açılır.

Çocuğun İfadesi Nasıl Alınır?

CMK m.236 uyarınca cinsel istismar mağduru çocuğun beyanının alınmasında çocuğun korunmasına yönelik özel hükümler uygulanır.

Çocuğun beyanı, Cumhuriyet savcısının gözetiminde ve uzman eşliğinde özel ortamda alınabilir. İşlemin sesli ve görüntülü olarak kaydedilmesi mümkündür. Çocuğun olay hakkında zorunluluk bulunmadıkça tekrar tekrar dinlenmemesi ve ikincil mağduriyetinin önlenmesi esastır.

Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Görüşme Odası gibi özel ortamlar, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun şekilde dinlenebilmesi amacıyla kullanılabilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nasıl İspatlanır?

Somut olayın özelliklerine göre şu deliller kullanılabilir:

  • Çocuğun beyanı,
  • Adli muayene ve sağlık raporları,
  • Biyolojik bulgular,
  • Kamera görüntüleri,
  • Telefon ve konum kayıtları,
  • Mesajlar ve sosyal medya yazışmaları,
  • Fotoğraf, video ve ses kayıtları,
  • Tanık anlatımları,
  • Uzman değerlendirmeleri,
  • Olay sonrasındaki kurum ve hastane başvuruları.

Fiziksel bulgu bulunmaması tek başına olayın gerçekleşmediğini göstermez. Aynı şekilde her iddia da otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. Mahkeme, hukuka uygun biçimde elde edilen bütün delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.

Çocuğun mesajlarının silinmemesi, dijital içeriklerin değiştirilmeden korunması ve görüntülerin üçüncü kişilere yayılmaması önemlidir. Çocuğa ait özel görüntülerin delil amacı dışında saklanması veya paylaşılması ayrıca suç oluşturabilir.

Uzlaştırma Uygulanır mı?

Çocuğun cinsel istismarı, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardandır. CMK m.253/3 gereğince bu suçta uzlaştırma uygulanmaz.

Failin çocuk olduğu ve fiilin sarkıntılık düzeyinde kaldığı şikâyete bağlı istisnai durumda dahi suç uzlaştırma kapsamında değildir.

Her olay; çocuğun olay tarihindeki yaşı, algılama yeteneği, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve taraflar arasındaki ilişki dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası — TCK m.104

18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası

18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası, çocuğun 15 yaşını tamamlayıp tamamlamadığına, fiilin rızaya dayanıp dayanmadığına ve taraflar arasındaki ilişkiye göre değişir. Her olay doğrudan TCK m.104 kapsamında değerlendirilmez.

Yaşa Göre Hangi Kanun Maddesi Uygulanır?

Durum Uygulanabilecek hüküm Temel sonuç
Çocuk 15 yaşını tamamlamamışsa TCK m.103 Rıza bulunduğu iddiası fiili hukuka uygun hâle getirmez.
Çocuk 15 yaşını tamamlamış ancak fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse TCK m.103 Çocuğun açıkladığı rıza geçerli kabul edilmez.
Çocuk 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamışsa; cebir, tehdit veya hile yoksa TCK m.104 Şikâyet üzerine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gündeme gelir.
15–17 yaş grubundaki çocuğa karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden varsa TCK m.103 Çocuğun cinsel istismarı hükümleri uygulanır.
Kişi 18 yaşını doldurmuşsa TCK m.104 uygulanmaz Fiilin özelliklerine göre başka suçlar oluşabilir.

İlgili düzenlemeler 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 ve 104. maddelerinde bulunmaktadır.

TCK m.104 Kapsamında Suçun Cezası Nedir?

TCK m.104/1’e göre cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamış çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bu suçun oluşabilmesi için:

  • Mağdurun 15 yaşını tamamlamış ve 18 yaşını doldurmamış olması,
  • Kanundaki anlamıyla cinsel ilişkinin gerçekleşmesi,
  • Cebir, tehdit veya hile bulunmaması gerekir.

Sadece sevgili olmak, buluşmak, mesajlaşmak veya flört etmek tek başına TCK m.104’teki suçu oluşturmaz. Bununla birlikte cinsel içerikli mesajlar, görüntüler veya başka davranışlar olayın özelliklerine göre TCK m.103, 105, 134 ya da 226 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.

15 Yaşından Küçük Çocuğun Rızası Geçerli midir?

TCK m.103 bakımından 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, çocuğun cinsel istismarı kapsamında değerlendirilir. Çocuğun:

  • İlişkiye rıza gösterdiğini söylemesi,
  • Tarafların sevgili olması,
  • Ailenin ilişkiyi bilmesi veya onaylaması,
  • Tarafların daha sonra evlenmek istemesi

fiili hukuka uygun hâle getirmez.

TCK m.103’te cinsel istismarın temel cezası 8 yıldan 15 yıla kadar hapis, davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde ise 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıdır. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması durumunda cezanın alt sınırı ayrıca yükselmektedir.

Fiilin vücuda organ veya başka bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde ceza 16 yıldan az olamaz. Mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa ceza 18 yıldan az olamaz.

15–17 Yaş Arasındaki Çocuğun Rızası Cezayı Kaldırır mı?

Hayır. TCK m.104’ün temel şekli zaten cebir, tehdit ve hile bulunmayan cinsel ilişkiyi düzenlemektedir. Bu nedenle çocuğun ilişkiye rıza göstermiş olması, fiilin otomatik olarak cezasız kalmasını sağlamaz.

Ancak 15–17 yaş grubundaki çocuğun iradesi;

  • Cebir,
  • Tehdit,
  • Hile,
  • Alkol veya uyuşturucu etkisi,
  • Uyku veya bilinç kaybı,
  • Baskı, korku ya da bağımlılık ilişkisi,
  • İradeyi etkileyen başka bir nedenle

ortadan kaldırılmış veya etkilenmişse olay TCK m.104 yerine daha ağır cezalar öngören TCK m.103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı olarak değerlendirilebilir.

Ayrıca çocuk 15 yaşını tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse yine TCK m.103 uygulanır.

Evlenme Yasağı Bulunan Kişiyle İlişkinin Cezası

TCK m.104/2’ye göre suçun, mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Bu durumda mağdurun şikâyeti aranmaz.

Türk Medeni Kanunu m.129 kapsamında evlenme yasağı bulunan kişiler arasında özellikle şunlar yer alır:

  1. Üstsoy ile altsoy,
  2. Kardeşler,
  3. Amca, dayı, hala veya teyze ile yeğen,
  4. Evlat edinen ile evlatlık ve kanunda belirtilen yakınlar,
  5. Evlilik sona ermiş olsa bile eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu.

Bu kişiler bakımından “çocuk rıza gösterdi” savunması şikâyet şartını veya cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bakım ve Gözetim Yükümlülüğü Bulunan Kişinin Cezası

Suçun;

  • Evlat edinme öncesinde çocuğun bakımını üstlenen kişi veya
  • Koruyucu aile ilişkisi kapsamında çocuğu koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi

tarafından işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. TCK m.104/3 gereğince 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Fail de 18 Yaşından Küçükse Ne Olur?

TCK m.104’te failin mutlaka yetişkin olması gerektiğine ilişkin açık bir şart bulunmamaktadır. Bu nedenle tarafların ikisinin de 18 yaşından küçük olması, olayın kendiliğinden cezasız kalacağı anlamına gelmez.

Bununla birlikte çocukların ceza sorumluluğu TCK m.31’e göre ayrıca değerlendirilir:

  1. Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur.
  2. 12–15 yaş grubunda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılır.
  3. 15–18 yaş grubunda çocuklara özgü ceza indirimi uygulanır.

Her iki tarafın da çocuk olduğu olaylarda tarafların yaşları, fiilin niteliği, kimin hangi davranışı gerçekleştirdiği ve iradeyi etkileyen bir durum bulunup bulunmadığı birlikte incelenir.

“Yaşını 18 Söyledi” Savunması Cezayı Kaldırır mı?

Mağdurun yaşını büyük söylediği iddiası tek başına otomatik olarak cezasızlık sağlamaz. TCK m.30’daki hata hükümleri kapsamında failin yaş konusunda gerçekten hataya düşüp düşmediği ve bu hatanın kastı etkileyip etkilemediği somut delillerle değerlendirilir.

Mesaj kayıtları, tarafların tanışma şekli, okul bilgileri, sosyal medya paylaşımları ve failin mağdurun gerçek yaşını öğrenebileceği koşullar dikkate alınabilir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

TCK m.104/1 kapsamındaki temel suçun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. TCK m.73’e göre şikâyet süresi, şikâyet hakkı bulunan kişinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Mağdur çocuk olduğunda şikâyet hakkının kullanılması ve kanuni temsil konusu; çocuğun yaşı, temsil ilişkisi ve olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

TCK m.104/2 ve m.104/3 kapsamındaki nitelikli hâllerde ise şikâyet aranmaz. Savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir. TCK m.103 kapsamındaki çocukların cinsel istismarı suçu da kural olarak resen soruşturulur.

Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?

TCK m.104/1 kapsamında şikâyetten vazgeçme, TCK m.73’teki şartlar doğrultusunda soruşturma veya davanın sonucunu etkileyebilir. Ancak hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme cezanın infazını durdurmaz.

Şikâyet aranmayan TCK m.104/2, m.104/3 ve TCK m.103 kapsamındaki suçlarda şikâyetin geri alınması soruşturmayı veya davayı kendiliğinden sona erdirmez.

Bu Suçta Uzlaştırma Olur mu?

Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/3 uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma uygulanmaz.

Bu nedenle TCK m.104/1 şikâyete bağlı olmasına rağmen tarafların uzlaştırma bürosunda uzlaşması mümkün değildir.

Şikâyet Nereye Yapılır?

CMK m.158 gereğince şikâyet veya ihbar:

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna

yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Cumhuriyet savcısı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür; yeterli şüpheye ulaşılması hâlinde CMK m.170 uyarınca iddianame düzenler.

Hangi Deliller İncelenebilir?

Bu tür soruşturmalarda özellikle şu deliller değerlendirilebilir:

  • Nüfus ve doğum kayıtları,
  • Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar,
  • Sosyal medya ve telefon kayıtları,
  • Hastane ve adli tıp raporları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Tarafların ifadeleri,
  • Gebelik ve DNA incelemeleri.

Çocuğa ait özel veya cinsel içerikli görüntülerin başkalarına gönderilmesi, yayımlanması ya da çoğaltılması ayrıca suç oluşturabilir. Bu tür içerikler sosyal medyada paylaşılmamalı; mevcut deliller doğrudan soruşturma makamlarına teslim edilmelidir.

18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası yalnızca “18 yaşından küçüktü” bilgisine bakılarak belirlenemez. Çocuk 15 yaşını tamamlamamışsa veya fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse TCK m.103; 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını doldurmamışsa ve cebir, tehdit ya da hile bulunmuyorsa TCK m.104 gündeme gelir.

TCK m.104’ün temel şeklinde ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis, evlenme yasağı bulunan veya kanunda belirtilen bakım ve gözetim yükümlülüğüne sahip kişiler bakımından ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Kesin hukuki nitelendirme; yaş kayıtları, rıza ve irade durumu, taraflar arasındaki ilişki ve olayın gerçekleşme biçimi incelenerek yapılır.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

İçerik Yayınlanma Tarihi: