Tck 87

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir? — TCK m.86/3-e, 87

Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir?

Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile bir kişinin kasten yaralanması, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama sayılır. Bu durumda kasten yaralama için belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

Yaralanma kemik kırığına, hayati tehlikeye, organ işlevinin zayıflamasına veya başka ağır sonuçlara neden olmuşsa TCK m.87 uyarınca ayrıca daha ağır ceza uygulanır.

Bıçak ve Sopa Kanunen Silah Sayılır mı?

Evet. Türk Ceza Kanunu’ndaki “silah” kavramı yalnızca tabanca ve tüfek gibi ateşli silahları kapsamaz.

TCK m.6/1-f kapsamında silah sayılabilecek araçlar şunlardır:

  • Ateşli silahlar,
  • Patlayıcı maddeler,
  • Kesici, delici veya bereleyici aletler,
  • Saldırı amacıyla üretilmemiş olsa bile saldırıda kullanılmaya elverişli eşyalar,
  • Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu veya zehirleyici maddeler,
  • Sürekli hastalığa neden olabilecek kimyasal, biyolojik, nükleer veya radyoaktif maddeler.

Bu nedenle bıçak doğrudan kesici veya delici alet olarak silah kapsamındadır. Sopa ise normal kullanım amacı saldırı olmasa bile bir kişiye vurmak için kullanıldığında TCK bakımından silah sayılabilir.

Taş, şişe, demir çubuk, tornavida, çekiç, sandalye, kemer tokası veya benzeri bir eşya da somut olayda saldırıda kullanılmaya elverişliyse silah olarak değerlendirilebilir.

Silahla Kasten Yaralamanın Cezası Nedir?

TCK m.86/1’e göre kasten yaralama suçunun temel cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Yaralamanın silahla işlenmesi hâlinde TCK m.86/3-e gereğince bu ceza yarı oranında artırılır.

Bu durumda basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikteki silahla yaralamanın cezası, yalnızca bu hükümler uygulandığında:

2 yıl 3 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıdır.

Kasten yaralama suçunun alt sınırı, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile bir yıldan bir yıl altı aya yükseltilmiştir. cdn.tbmm.gov.tr

Mahkeme önce TCK m.61’e göre temel cezayı belirler, ardından silah kullanılması nedeniyle bu cezayı yarı oranında artırır. Haksız tahrik, teşebbüs, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim gibi hükümler bulunuyorsa bunlar ayrıca değerlendirilir.

Hafif Yaralama Silahla Yapılırsa Ceza Ne Olur?

Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde TCK m.86/2 uygulanır. Bu suçun temel cezası:

6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Fiil bıçak, sopa veya başka bir silahla gerçekleştirilmişse TCK m.86/3-e uyarınca seçilen ceza yarı oranında artırılır. Hapis cezasının seçilmesi durumunda ceza 9 aydan 2 yıl 3 aya kadar olabilir.

Silah kullanıldığı için olay yalnızca “hafif darp” olarak değerlendirilip şikâyetten vazgeçmeyle kapatılamaz. TCK m.86/3 kapsamındaki silahla yaralama resen soruşturulur.

Silahla Yaralama Şikâyete Bağlı mı?

Hayır. TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama suçu şikâyete bağlı değildir.

Bu nedenle:

  • Mağdur şikâyetçi olmasa,
  • Sonradan şikâyetini geri alsa,
  • Taraflar kendi aralarında anlaşsa

savcılık soruşturmaya ve kamu davasına devam edebilir. Şikâyetten vazgeçme davayı kendiliğinden düşürmez.

Olay Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna bildirilebilir. Savcılık suçu başka şekilde öğrendiğinde de CMK m.160 uyarınca soruşturma başlatabilir.

Silahla Yaralama Uzlaştırmaya Tabi mi?

Hayır. CMK m.253 kapsamında TCK m.86/3’teki nitelikli yaralama hâlleri uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.

Bu nedenle bıçak, sopa veya başka bir silahla yaralama suçunda dosya uzlaştırmacıya gönderilmez. Tarafların zarar konusunda anlaşması ceza davasını sona erdirmez.

Mağdurun zararının giderilmesi, kanunda öngörülen koşulların bulunması durumunda sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından değerlendirilebilir; ancak otomatik olarak cezasızlık sağlamaz.

Bıçakla Yaralamada Kemik Kırılırsa Ceza Ne Olur?

TCK m.87/3’e göre kasten yaralama sonucunda mağdurun kemiği kırılmış veya çıkmışsa, TCK m.86’ya göre belirlenen ceza kırığın ya da çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır.

Bıçak veya sopa kullanılmışsa ceza belirlenirken:

  1. Önce kasten yaralama için temel ceza belirlenir.
  2. TCK m.86/3-e gereğince silah nedeniyle yarı oranında artırım yapılır.
  3. TCK m.87/3 gereğince kemik kırığı veya çıkığı nedeniyle yarısına kadar ek artırım uygulanır.

Artırım oranı, kırığın kişinin hayat fonksiyonlarına etkisini belirleyen adli rapora göre tespit edilir. Her kemik kırığında aynı oranda artırım uygulanmaz.

Hayati Tehlikeye Neden Olan Silahla Yaralamanın Cezası

TCK m.87/1’e göre yaralama fiilinin mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması hâlinde belirlenen ceza bir kat artırılır.

Silahla yaralamada TCK m.86/3 uygulandığı için, yaralanmanın hayati tehlike doğurması durumunda verilecek ceza 6 yıldan az olamaz.

Aynı hüküm yaralamanın;

  • Duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
  • Konuşmada sürekli zorluğa,
  • Yüzde sabit ize,
  • Gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına

neden olması durumunda da uygulanır. Güncel alt sınırlar TCK m.87’de 7550 sayılı Kanun ile yükseltilmiştir. cdn.tbmm.gov.tr

Organ Kaybına Neden Olan Silahla Yaralamanın Cezası

TCK m.87/2 daha ağır ve kalıcı sonuçları düzenlemektedir. Yaralama sonucunda mağdurun;

  • İyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi,
  • Duyu ya da organlarından birinin işlevini kaybetmesi,
  • Konuşma yeteneğini kaybetmesi,
  • Çocuk yapma yeteneğini kaybetmesi,
  • Yüzünün sürekli değişmesi,
  • Gebe kadının çocuğunun düşmesi

hâlinde TCK m.86’ya göre belirlenen ceza iki kat artırılır.

Fiil silahla işlendiğinde TCK m.86/3 kapsamına girdiği için verilecek ceza 9 yıldan az olamaz.

Silahla Yaralama Sonucunda Ölüm Meydana Gelirse

Failin kastı yaralamaya yönelik olduğu hâlde mağdur yaralama sonucunda ölmüşse TCK m.87/4 uygulanabilir.

Silahla yaralama TCK m.86/3 kapsamında bulunduğundan, yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesi hâlinde ceza:

14 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıdır.

Bu hükmün uygulanabilmesi için failin kastının yaralamaya yönelik olması ve ölüm sonucu bakımından TCK m.23 gereğince en azından taksirinin bulunması gerekir.

Failin kastı başlangıçtan itibaren öldürmeye yönelikse fiil, TCK m.87/4 kapsamında yaralama sonucu ölüm değil; sonuca göre TCK m.81 kapsamında kasten öldürme veya TCK m.35 ile birlikte öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilir.

Her Bıçaklama Olayı Yaralama Suçu mudur?

Hayır. Kullanılan aracın bıçak olması tek başına suçun kesin olarak kasten yaralama sayılmasını sağlamaz. Failin kastı belirlenmelidir.

Fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmişse TCK m.86 ve meydana gelen sonuca göre m.87 uygulanabilir. Öldürme kastıyla hareket edilmiş fakat mağdur hayatta kalmışsa öldürmeye teşebbüs gündeme gelebilir.

Hiç kimse yaralanmamışsa olayın niteliğine göre:

  • Kasten yaralamaya teşebbüs,
  • Tehdit,
  • Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması,
  • 6136 sayılı Kanun’a aykırılık

gibi farklı suçlar değerlendirilebilir.

Ruhsatsız Tabancayla Yaralamanın Cezası

Ruhsatsız tabancayla bir kişinin yaralanması durumunda TCK m.86/3-e kapsamında silahla yaralama suçu oluşabilir. Bunun yanında ruhsatsız silahın satın alınması, taşınması veya bulundurulması nedeniyle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında ayrı bir suç da gündeme gelebilir.

Silahın ruhsatlı olması, yaralama fiilini hukuka uygun hâle getirmez. Ruhsat yalnızca silahın bulundurulması veya taşınmasıyla ilgilidir; silahın suçta kullanılması nedeniyle TCK m.86/3-e yine uygulanır.

Her bıçak veya kesici alet bakımından ayrıca 6136 sayılı Kanun’a aykırılık oluşmaz. Aletin türü, taşınma amacı ve kanunda yasaklanan niteliklere sahip olup olmadığı ayrıca incelenir.

Sopayla Bir Kez Vurmak Silahla Yaralama Sayılır mı?

Sopa saldırıda kullanılmaya elverişli şekilde kullanılmışsa tek bir darbe dahi TCK m.86/3-e kapsamında değerlendirilebilir. Suçun oluşması için mutlaka birden fazla kez vurulması gerekmez.

Bununla birlikte sopanın;

  • Boyutu,
  • Ağırlığı,
  • Kullanılış biçimi,
  • Vurulan vücut bölgesi,
  • Yaralanma üzerindeki etkisi

somut olayda değerlendirilir. Herhangi bir eşyanın yalnızca olay yerinde bulunması silah sayılması için yeterli değildir; yaralama eyleminde kullanılmış olması gerekir.

Meşru Savunmada Bıçak veya Sopa Kullanılırsa Ceza Verilir mi?

TCK m.25/1’e göre kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin olan haksız saldırıyı o anda ve saldırıyla orantılı biçimde uzaklaştırması meşru savunma sayılabilir.

Meşru savunmanın bütün şartları oluşmuşsa kişiye ceza verilmez. Ancak saldırı sona erdikten sonra intikam amacıyla bıçak veya sopa kullanılması meşru savunma olarak kabul edilmez.

Savunma ile saldırı arasında orantı bulunup bulunmadığı; saldırının niteliği, kullanılan araçlar, tarafların durumu ve olayın gerçekleşme biçimi dikkate alınarak değerlendirilir. Meşru savunma sınırının mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaş nedeniyle aşılması hâlinde TCK m.27/2 gündeme gelebilir.

Haksız Tahrik İndirimi Uygulanabilir mi?

TCK m.29’a göre haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmişse cezada indirim yapılabilir.

Haksız tahrik, suçun oluşmasını ortadan kaldırmaz; yalnızca cezada indirim nedeni olabilir. Hakaret, saldırı veya başka bir haksız hareket bulunduğu iddiası, olayın bütün delilleriyle birlikte değerlendirilir.

Önceden hazırlanarak bıçak veya silahla olay yerine gitmek, saldırı sona erdikten sonra geri dönerek yaralamak veya intikam amacıyla hareket etmek gibi durumlarda tahrik koşullarının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Silahla Yaralama Suçunda Tutuklama Olur mu?

Silahla kasten yaralama, CMK m.100/3’te belirtilen katalog suçlar arasındadır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama da katalog suç kapsamında bulunmaktadır. alternatifcozumler.adalet.gov.tr

Ancak katalog suç kapsamında olmak otomatik olarak tutuklama kararı verileceği anlamına gelmez. Tutuklama için:

  • Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller,
  • Kaçma veya delilleri karartma gibi bir tutuklama nedeni,
  • Tedbirin ölçülü olması

şartlarının değerlendirilmesi gerekir. Tutuklama bir ceza değil, ceza muhakemesi koruma tedbiridir.

Adli Rapor Cezayı Nasıl Etkiler?

Adli rapor yaralanmanın hukuki niteliğini belirleyen temel delillerden biridir. Raporda özellikle şu hususlar araştırılır:

  • Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği,
  • Kemik kırığı veya çıkığı bulunup bulunmadığı,
  • Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi,
  • Yaşamsal tehlike meydana gelip gelmediği,
  • Organ işlevinde sürekli zayıflama veya kayıp bulunup bulunmadığı,
  • Yüzde sabit iz ya da sürekli değişiklik oluşup oluşmadığı.

İlk hastane raporu geçici olabilir. Yaralanmanın kalıcı sonuçlarının belirlenebilmesi için kesin adli rapor veya ek rapor alınabilir.

Hangi Deliller İncelenir?

Silahla yaralama soruşturmalarında şu deliller kullanılabilir:

  • Hastane ve adli muayene raporları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Olay yeri inceleme tutanakları,
  • Silah, bıçak veya sopa üzerindeki incelemeler,
  • Parmak izi ve biyolojik deliller,
  • Mesajlar ve arama kayıtları,
  • Tarafların ifadeleri,
  • Balistik incelemeler,
  • Adli tıp raporları.

Darp raporu yaralanmanın varlığını ve niteliğini gösterir; saldırıyı kimin gerçekleştirdiği ise diğer delillerle birlikte belirlenir.

Silahla Yaralanan Kişi Tazminat İsteyebilir mi?

Silahla yaralanan kişi, ceza yargılamasından ayrı olarak Türk Borçlar Kanunu m.49, 54 ve 56 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Koşulların bulunması hâlinde:

  • Tedavi giderleri,
  • Çalışılamayan döneme ait kazanç kaybı,
  • Çalışma gücünün azalmasından doğan zarar,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarar,
  • Manevi tazminat

istenebilir. Şikâyetten vazgeçilmesi ceza davasını sona erdirmese de düzenlenen anlaşma veya ibra belgesinin tazminat taleplerine etkisi ayrıca değerlendirilir.

Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile yaralama, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralamadır. Basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek yaralamada ceza, silah artırımı uygulandığında 2 yıl 3 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapistir.

Yaralanma hafif olsa bile silah kullanılması cezayı yarı oranında artırır; suç şikâyete ve uzlaştırmaya tabi değildir. Kemik kırığı, hayati tehlike, organ işlevinin kaybı veya ölüm meydana gelmişse TCK m.87 uyarınca daha ağır cezalar uygulanır. Silahla yaralama sonucu hayati tehlike veya TCK m.87/1’deki diğer sonuçlar oluşmuşsa ceza 6 yıldan; organ kaybı gibi m.87/2’deki sonuçlar oluşmuşsa 9 yıldan az olamaz. Yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse ceza 14 yıldan 18 yıla kadar hapistir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir? — TCK m.87

Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir?

Kavga sırasında mağdurun kemiğinin kırılması veya çıkması, kasten yaralama suçunun cezasını artıran bir sonuçtur. Ancak “kemik kırıldı, ceza kesin olarak şu kadardır” şeklinde tek bir ceza miktarı bulunmaz. Öncelikle TCK m.86’ya göre temel ceza belirlenir; ardından kırığın kişinin hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca bu ceza yarısına kadar artırılır.

Kemik Kırılması Hangi Suçu Oluşturur?

Bir kişinin başkasına bilerek vurması, tekmelemesi, itmesi veya başka şekilde zarar vermesi sonucunda kemik kırığı meydana gelirse temel suç kasten yaralamadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. maddesine göre başkasının vücuduna acı veren, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmesi durumunda ise TCK m.87/3 uygulanır. Bu düzenlemeye göre TCK m.86 üzerinden belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre yarısına kadar artırılır.

Kasten yaralama suçunun cezaları, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile artırılmıştır. Güncel alt sınırlar 7550 sayılı Kanun’un 9 ve 10. maddelerinde düzenlenmiştir.

Kemik Kırılmasının Cezası Kaç Yıldır?

Kemik kırılması için bağımsız ve sabit bir ceza aralığı bulunmaz. Ceza iki aşamalı şekilde belirlenir:

Yaralamanın temel cezası TCK m.86’ya göre belirlenir.
Belirlenen ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca yarısına kadar artırılır.

Örneğin mahkeme temel cezayı 2 yıl olarak belirlerse:

  • Dörtte bir artırım uygulanması hâlinde ceza 2 yıl 6 ay,
  • Yarı oranında artırım uygulanması hâlinde ceza 3 yıl

olabilir. Bu örnek yalnızca artırımın nasıl hesaplandığını göstermektedir. Gerçek ceza; kırığın niteliği, olayın işleniş biçimi, kullanılan araç, tarafların davranışları ve diğer artırma veya indirme nedenlerine göre değişir.

Her Kemik Kırığında Aynı Artırım mı Uygulanır?

Hayır. TCK m.87/3, artırım oranının belirlenmesinde kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisinin dikkate alınmasını emretmektedir.

Bu nedenle;

  1. Kırılan kemiğin bulunduğu bölge,
  2. Kırığın sayısı,
  3. Kırığın hareket kabiliyetine etkisi,
  4. Tedavi ve iyileşme süreci,
  5. Ameliyat gerekip gerekmediği,
  6. Kırığın kalıcı bir sonuç doğurup doğurmadığı

tıbbi raporlarla incelenir. Artırım oranını mahkeme belirler. Kırığın varlığı ve ağırlığı konusunda hastane kayıtları, radyolojik görüntüler ve adli raporlar esas alınır.

Burun, Çene, Kol veya Kaburga Kırılması Cezayı Artırır mı?

Burun, çene, kol, el, parmak, bacak, kaburga veya vücuttaki başka bir kemiğin kırılması TCK m.87/3 kapsamında değerlendirilebilir. Önemli olan kırığın kavga sırasında gerçekleştirilen yaralama fiilinden kaynaklandığının tespit edilmesidir.

Kırığın ayrıca;

  • Yaşamı tehlikeye sokması,
  • Bir organın işlevini sürekli zayıflatması,
  • Yüzde sabit iz bırakması,
  • Yüzün sürekli değişmesine neden olması

gibi daha ağır sonuçlar doğurması hâlinde TCK m.87’nin diğer fıkraları da gündeme gelebilir. Bu durumda uygulanacak artırım yalnızca kemik kırığına göre değil, meydana gelen en ağır neticeye göre değerlendirilebilir.

Kemik Kırığı Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Sayılır mı?

TCK m.86/2, etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamaları düzenlemektedir. Bu suçun güncel cezası mağdurun şikâyeti üzerine 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Ancak yaralama sonucunda kemik kırığı ya da çıkığı meydana gelmesi, kanunda ayrıca TCK m.87/3 kapsamında ağırlaşmış sonuç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle kemik kırığı bulunan olay yalnızca basit bir yaralama gibi değerlendirilemez.

Silahla Kemik Kırmanın Cezası Daha mı Ağırdır?

TCK m.86/3-e uyarınca kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz.

Kanundaki silah kavramı yalnızca tabanca veya tüfekle sınırlı değildir. TCK m.6 kapsamında saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli bıçak, sopa, taş, şişe, demir çubuk ve benzeri araçlar da olayın özelliklerine göre silah sayılabilir.

Yaralama silahla gerçekleştirilmiş ve ayrıca kemik kırığına neden olmuşsa:

  • Öncelikle TCK m.86/3-e kapsamında silah artırımı,
  • Ardından TCK m.87/3 kapsamında kemik kırığı artırımı

değerlendirilir.

Karşılıklı Kavgada Kemik Kırılırsa Kim Ceza Alır?

Kavganın karşılıklı olması cezai sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Her kişinin gerçekleştirdiği eylem ve sebep olduğu yaralanma ayrı ayrı değerlendirilir.

Karşılıklı kavga sırasında:

  1. Kimin hangi darbeyi vurduğu,
  2. Kemik kırığının hangi darbeden kaynaklandığı,
  3. Tarafların kavgayı başlatıp başlatmadığı,
  4. Taraflardan birinin saldırıyı durdurmaya çalışıp çalışmadığı,
  5. Meşru savunma şartlarının bulunup bulunmadığı

araştırılır.

Bir kişinin yalnızca olay yerinde bulunması veya kavgaya karışmış görünmesi, kemik kırığından sorumlu tutulması için tek başına yeterli değildir. CMK m.217 gereğince mahkûmiyet, duruşmada tartışılmış hukuka uygun delillere dayanmalıdır. Kırığa kimin neden olduğu ispatlanamıyorsa CMK m.223/2-e kapsamında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı gündeme gelebilir.

Meşru Savunma Varsa Ceza Verilir mi?

TCK m.25/1’e göre bir kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin olan haksız saldırıyı, saldırıyla orantılı biçimde uzaklaştırması meşru savunma sayılabilir.

Meşru savunmanın şartları oluşmuşsa ceza verilmez. Ancak:

  1. Saldırı sona erdikten sonra vurulması,
  2. Savunma sınırının aşılması,
  3. İntikam amacıyla hareket edilmesi,
  4. İlk saldırıya göre açıkça orantısız güç kullanılması

durumlarında meşru savunma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.

Karşılıklı kavgalarda ilk haksız hareketin kimden geldiği önemli olmakla birlikte, yalnızca “kavgayı karşı taraf başlattı” demek her durumda meşru savunma kabul edilmez.

Haksız Tahrik İndirimi Uygulanabilir mi?

TCK m.29’a göre haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasında indirim yapılabilir.

Hakaret edilmesi, saldırıya uğranılması veya başka bir haksız davranışın ardından kavganın meydana gelmesi durumunda haksız tahrik hükümleri değerlendirilebilir. Bununla birlikte her tartışma veya söz, otomatik olarak tahrik indirimi sağlamaz. Haksız hareketin niteliği ile yaralama eylemi arasındaki bağlantı incelenir.

Meşru savunma ile haksız tahrik aynı değildir. Meşru savunma şartları oluştuğunda fiil hukuka uygun kabul edilebilirken haksız tahrikte suç oluşur fakat cezada indirim yapılabilir.

Fail Kemiğin Kırılmasını İstememişse Ne Olur?

Failin mutlaka “kemiği kırmak” amacıyla hareket etmiş olması gerekmez. TCK m.23 gereğince neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suçtan sorumluluk için ağır sonuç bakımından en azından taksir bulunması gerekir.

Örneğin bir kişiye bilerek yumruk atan fail kemiğin kırılmasını özellikle istememiş olsa bile, meydana gelen kırıkla fiil arasında nedensellik bağı bulunması ve ağır sonuç bakımından en az taksirinin mevcut olması hâlinde TCK m.87/3 uygulanabilir.

Kemik Kırığı Şikâyete Bağlı mıdır?

Kemik kırığına neden olan kasten yaralama, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama kapsamında değildir. Bu nedenle TCK m.87/3 kapsamındaki suç şikâyete bağlı olmaksızın savcılık tarafından resen soruşturulur.

Mağdur daha sonra şikâyetinden vazgeçse bile soruşturma veya kamu davası kendiliğinden sona ermez.

Şikâyet veya ihbar, Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 gereğince Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna yapılabilir.

Kemik Kırığı Bulunan Yaralama Uzlaştırmaya Tabi midir?

TCK m.87/3 kapsamında kemik kırığına veya çıkığına neden olan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların kendi aralarında anlaşmaları, ceza soruşturmasını veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Ancak taraflar arasındaki anlaşma, zararların giderilmesi veya sanığın yargılama sürecindeki davranışları, kanunda öngörülen diğer koşullar varsa cezanın kişiselleştirilmesi sırasında ayrıca değerlendirilebilir.

Adli Rapor Neden Önemlidir?

Kemik kırığının cezaya etkisinin belirlenmesinde adli rapor temel delillerden biridir. Raporda özellikle:

  • Kırık veya çıkığın bulunup bulunmadığı,
  • Kırığın yaralama fiiliyle uyumlu olup olmadığı,
  • Hayat fonksiyonlarına etkisi,
  • Hayati tehlike oluşup oluşmadığı,
  • Organ işlevinde kalıcı zayıflama veya kayıp bulunup bulunmadığı,
  • Yüzde sabit iz kalıp kalmadığı

incelenir.

İlk hastane raporunun geçici olması durumunda kesin rapor veya ek rapor alınabilir. Röntgen, tomografi, ameliyat kayıtları, hastane dosyası ve diğer tıbbi belgeler birlikte değerlendirilir.

Kemik Kırığı Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Ceza sorumluluğunun yanında hukuki tazminat sorumluluğu da doğabilir. Türk Borçlar Kanunu m.49, haksız fiilden kaynaklanan zararların giderilmesini düzenlemektedir.

Kemik kırığına uğrayan kişi, koşulların bulunması hâlinde:

  • Tedavi giderlerini,
  • Çalışamadığı döneme ilişkin kazanç kaybını,
  • Çalışma gücünün azalmasından doğan zararları,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları,
  • TBK m.56 kapsamında manevi tazminatı

talep edebilir. Ceza davasındaki mahkûmiyet ile maddi ve manevi tazminat birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.

Kavgada kemik kırılması, kasten yaralamanın cezasını ağırlaştırır. Güncel düzenlemeye göre temel kasten yaralama cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmişse bu ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca yarısına kadar artırılır.

Silah kullanılması, mağdurun eş, boşanılan eş, üstsoy, altsoy veya kardeş olması ya da diğer nitelikli hâllerin bulunması durumunda ayrıca ceza artırımı uygulanabilir. Karşılıklı kavga, şikâyetten vazgeçme veya failin kemiği özellikle kırmak istememesi cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kesin sonuç; adli rapor, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

İçerik Yayınlanma Tarihi: