İnternetten Ürün Satıp Göndermemek Dolandırıcılık mı? — TCK m.157, 158/1-f

İnternetten Ürün Satıp Göndermemek Dolandırıcılık mı?
İnternetten ürün sattığını söyleyerek ödeme almak ve ürünü göndermemek, satıcının başlangıçtaki amacına göre dolandırıcılık suçu oluşturabilir. Satıcı gerçekte bulunmayan bir ürün için ilan vermiş, başkasına ait fotoğrafları kullanmış veya başından itibaren ürünü gönderme niyeti olmadan para almışsa Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddeleri uygulanabilir.
Ancak siparişin gecikmesi, kargoda kaybolması veya taraflar arasında sonradan çıkan her uyuşmazlık otomatik olarak dolandırıcılık değildir. Dolandırıcılık için ödeme alınırken hileli davranış ve haksız menfaat sağlama amacı bulunmalıdır.
İnternetten Ürün Satıp Göndermemek Ne Zaman Dolandırıcılık Olur?
TCK m.157’ye göre dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için kişinin;
- Hileli davranışta bulunması,
- Bu davranışla karşı tarafı aldatması,
- Mağdurun veya başka bir kişinin zararına neden olması,
- Kendisine veya başkasına menfaat sağlaması,
gerekir.
İnternet satışlarında satıcının gerçekte sahip olmadığı bir ürünü satıyormuş gibi göstermesi, alıcıyı sahte bilgi ve belgelerle ikna etmesi ve ödeme sonrasında ürünü göndermemesi dolandırıcılık oluşturabilir.
Hangi Davranışlar Dolandırıcılık Şüphesi Doğurabilir?
Aşağıdaki davranışlar, diğer delillerle birlikte dolandırıcılık suçunun değerlendirilmesinde dikkate alınabilir:
- Gerçekte bulunmayan ürün için ilan verilmesi,
- Başka sitelerden alınan fotoğrafların kullanılması,
- Sahte fatura veya garanti belgesi gönderilmesi,
- Gerçek dışı kargo takip numarası verilmesi,
- Ürünün piyasa değerinin çok altında satılması,
- “Son ürün” veya “Başka alıcı var” denilerek acele ödeme istenmesi,
- Ödemenin farklı kişiye ait IBAN’a gönderilmesinin istenmesi,
- Para alındıktan sonra alıcının engellenmesi,
- Hesabın veya ilanın hemen kapatılması,
- Aynı ürünün birden fazla kişiye satılması,
- Satıcının kimlik ve adres bilgileri hakkında yalan söylemesi.
Bu davranışlardan birinin bulunması tek başına kesin olarak dolandırıcılık anlamına gelmez. İlan, yazışmalar, ödeme kayıtları ve satıcının başlangıçtaki amacı birlikte değerlendirilir.
Basit Dolandırıcılığın Cezası Nedir?
TCK m.157 kapsamında dolandırıcılık suçunun temel şeklinin cezası:
- Bir yıldan beş yıla kadar hapis,
- Beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
- Suçun internet, sosyal medya veya başka bir bilişim sistemi kullanılarak işlenmesi durumunda ise eylem TCK m.158/1-f kapsamındaki nitelikli dolandırıcılığa dönüşebilir.
İnternet Alışverişi Dolandırıcılığının Cezası Nedir?
TCK m.158/1-f, dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenlemiştir.
İnternet ilanı, sosyal medya hesabı, alışveriş uygulaması veya mesajlaşma sistemi mağdurun aldatılmasında araç olarak kullanılmışsa ceza:
- Dört yıldan on yıla kadar hapis,
- Beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
- Bu bent kapsamında adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Banka Havalesi Yapılması Suçu Nitelikli Hâle Getirir mi?
Paranın banka havalesi veya EFT yoluyla gönderilmesi tek başına her dolandırıcılığı TCK m.158/1-f kapsamına sokmaz. Banka veya bilişim sisteminin suçun gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanılması gerekir.
Örneğin internet üzerinde hazırlanan sahte ilan, ürün fotoğrafları ve mesajlar alıcının aldatılmasında kullanılmışsa bilişim sistemi hileli davranışın bir parçasıdır. Buna karşılık taraflar arasında yüz yüze gerçekleşen bir olayda paranın yalnızca banka üzerinden gönderilmesi, tek başına nitelikli hâlin oluştuğunu göstermeyebilir.
Instagram’dan Ürün Satıp Göndermemek Dolandırıcılık mı?
Instagram üzerinden ürün sattığını söyleyen kişinin gerçekte ürünü bulunmuyorsa veya başından itibaren gönderme niyeti olmadan ödeme alıyorsa nitelikli dolandırıcılık oluşabilir.
Özellikle;
- Başkasına ait ürün fotoğraflarının kullanılması,
- Sahte müşteri yorumları oluşturulması,
- Gerçek dışı takipçi veya satış bilgileri paylaşılması,
- Sahte kargo belgesi gönderilmesi,
- Para alındıktan sonra alıcının engellenmesi,
- Hesabın kapatılıp yeni hesap açılması,
- hileli davranışların değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Instagram hesabının sonradan silinmesi veya kullanıcı adının değiştirilmesi, daha önce gerçekleştirilen eylemi ortadan kaldırmaz.
İkinci El Ürünü Satıp Göndermemek Suç mu?
İkinci el satış sitesinde veya sosyal medya grubunda ürün sattığını belirten kişinin parayı aldıktan sonra ürünü göndermemesi dolandırıcılık oluşturabilir. Bunun için satıcının ödeme sırasında gerçek satış iradesinin bulunmadığının belirlenmesi gerekir.
Ürünün gerçekten mevcut olması da her durumda dolandırıcılığı engellemez. Satıcı aynı ürünü birden fazla kişiye satmış veya ürünü göndermeyeceğini bildiği hâlde ödeme almışsa cezai sorumluluk doğabilir.
Farklı veya Değersiz Ürün Göndermek Dolandırıcılık mı?
Sipariş edilen ürün yerine farklı, sahte, bozuk veya ekonomik değeri bulunmayan bir ürün gönderilmesi de olayın şartlarına göre dolandırıcılık oluşturabilir.
Örneğin;
- Telefon yerine boş kutu gönderilmesi,
- Markalı ürün yerine bilerek sahte ürün yollanması,
- Çalışır durumda olduğu söylenen cihazın parçalarının eksik gönderilmesi,
- Sipariş edilen değerli eşya yerine değersiz bir nesne gönderilmesi,
- başlangıçtan itibaren planlanmışsa hileli davranış olarak değerlendirilebilir.
Buna karşılık ürünün ayıplı çıkması, yanlış ürünün sehven gönderilmesi veya kalite konusunda çıkan her anlaşmazlık ceza suçu değildir. Böyle durumlarda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki hukuki sorumluluklar gündeme gelebilir.
Ürünün Geç Gönderilmesi Dolandırıcılık mı?
Ürünün kararlaştırılan tarihten geç gönderilmesi tek başına dolandırıcılık oluşturmaz. Kargo yoğunluğu, stok sorunu, tedarik gecikmesi veya beklenmeyen başka bir durum nedeniyle teslimat gecikebilir.
Ancak satıcı;
- Gerçekte bulunmayan kargo bilgisi veriyorsa,
- Sürekli yeni ve gerçek dışı bahaneler ileri sürüyorsa,
- Göndermediği ürünü göndermiş gibi gösteriyorsa,
- İade yapacağını söyleyerek zaman kazanmaya çalışıyorsa,
- Aynı yöntemle birçok kişiden ödeme alıyorsa,
- başlangıçtaki satış iradesi ve hileli davranışlar yönünden soruşturma yapılabilir.
Para İadesi Yapılmaması Dolandırıcılık mı?
Satıcının parayı iade etmemesi tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Para iadesi yapılmaması sözleşmeye aykırılık veya borç ilişkisi niteliğinde olabilir.
Dolandırıcılık suçunun oluşması için satıcının ödeme alınmadan önce veya ödeme sırasında alıcıyı hileli davranışlarla aldatması gerekir. Satış işlemi gerçek şekilde başlamış ancak sonradan taraflar arasında iade anlaşmazlığı çıkmışsa olay özel hukuk veya tüketici uyuşmazlığı olarak değerlendirilebilir.
Dolandırıcılık ile Hukuki Uyuşmazlık Arasındaki Fark
Temel fark, satıcının ödeme aldığı andaki niyetidir.
Satıcı ödeme alırken ürünü gerçekten göndermeyi planlıyor ancak daha sonra sözleşmeyi yerine getiremiyorsa olay her durumda dolandırıcılık değildir. Buna karşılık satıcı ürünü hiç göndermeyeceğini bildiği hâlde sahte bilgilerle para alıyorsa dolandırıcılık gündeme gelir.
Değerlendirmede şu hususlar önemlidir:
- Ürünün gerçekten bulunup bulunmadığı,
- Satıcının ürünü temin etme imkânı,
- Aynı ilanın kaç kişiye yönelik kullanıldığı,
- Ödeme sonrasında iletişimin kesilip kesilmediği,
- Sahte kargo veya fatura düzenlenip düzenlenmediği,
- Satıcının önceki ve sonraki davranışları,
- Paranın nasıl kullanıldığı,
- İade girişiminde bulunulup bulunulmadığı.
Başkasının IBAN’ına Para Gönderilmesi Durumunda Kim Sorumlu Olur?
Ödemenin ilanı veren kişiden farklı birine ait banka hesabına yapılması, hesap sahibinin otomatik olarak dolandırıcılıktan sorumlu olacağı anlamına gelmez.
Ancak hesap sahibi;
- Hesabını dolandırıcılık amacıyla bilerek kullandırmışsa,
- Gelen parayı çekmiş veya başka hesaba aktarmışsa,
- Hesabı karşılığında komisyon almışsa,
- Diğer kişilerle birlikte hareket etmişse,
- TCK m.37 veya TCK m.39 kapsamında müşterek faillik ya da yardım etme hükümleri uygulanabilir.
Banka hesabının kimin adına olduğu, para hareketleri, mobil bankacılık girişleri ve taraflar arasındaki yazışmalar birlikte incelenir.
Ürün Parası Gönderilmezse Teşebbüs Oluşur mu?
Alıcı sahte ilanı fark ettiği için ödeme yapmamışsa dolandırıcılık tamamlanmamış olabilir. Ancak satıcı doğrudan suçun gerçekleştirilmesine yönelik hareketlere başlamış ve ödeme kendi iradesi dışındaki bir nedenle gerçekleşmemişse TCK m.35 kapsamında dolandırıcılığa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.
Yalnızca ilan hazırlamak veya ürün satmayı düşünmek her durumda teşebbüs sayılmaz. Hileli davranışların uygulanmaya başlanıp başlanmadığı değerlendirilir.
Birden Fazla Kişiye Ürün Satıp Göndermemenin Cezası
Aynı sahte ilan kullanılarak birden fazla kişiden ödeme alınması hâlinde her mağdura yönelik eylem ayrı ayrı değerlendirilebilir. Mağdur sayısı, ödeme tarihleri ve kullanılan hileli yöntemler suç ve ceza sayısını etkileyebilir.
TCK m.43’teki zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Farklı mağdurlardan alınan ödemelerin otomatik olarak tek suç sayılması mümkün değildir.
Ürün Sonradan Gönderilirse veya Para İade Edilirse Ne Olur?
Dolandırıcılık tamamlandıktan sonra ürünün gönderilmesi veya paranın iade edilmesi suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak TCK m.168 kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
Buna göre;
- Kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse cezada üçte ikisine kadar indirim yapılabilir.
- Kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce zarar tamamen giderilirse cezada yarısına kadar indirim yapılabilir.
- Zararın yalnızca bir kısmı karşılanırsa etkin pişmanlık uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir.
- Zararın karşılanması otomatik beraat veya cezasızlık anlamına gelmez.
İnternet Dolandırıcılığı Şikâyete Bağlı mı?
TCK m.157’deki basit dolandırıcılık ve TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık suçları şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.
Bu nedenle TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi de soruşturmayı veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.
Ürünü Gelmeyen Kişi Nereye Başvurabilir?
Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 kapsamında ihbar veya şikâyet;
- Cumhuriyet başsavcılığına,
- Polis merkezine,
- Jandarma karakoluna,
- yapılabilir.
Satışın yapıldığı platforma ve ödeme kuruluşuna da bildirimde bulunulabilir. Ancak platform veya bankaya yapılan bildirim, adli makamlara yapılacak suç bildiriminden farklıdır.
Olay yalnızca tüketici uyuşmazlığı niteliğindeyse 6502 sayılı Kanun kapsamındaki tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yolları da gündeme gelebilir.
İnternet Alışverişi Dolandırıcılığı Nasıl İspatlanabilir?
Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:
- Ürün ilanının ekran görüntüsü,
- İlan bağlantısı ve ilan numarası,
- Satıcıyla yapılan mesajlaşmalar,
- Telefon numarası ve kullanıcı adı,
- Banka dekontu ve IBAN bilgisi,
- Satıcının gönderdiği kimlik veya belgeler,
- Kargo takip numarası,
- Sahte fatura veya gönderi belgesi,
- Ödeme sonrası engellendiğini gösteren kayıtlar,
- Aynı satıcıdan şikâyetçi olan diğer kişilerin beyanları.
- İlanın silinme ihtimaline karşı tarih, saat, kullanıcı adı ve bağlantı bilgilerinin görünür şekilde saklanması soruşturma açısından önem taşıyabilir.
İnternet Dolandırıcılığında Uzlaştırma Var mı?
TCK m.157’deki basit dolandırıcılık suçu, CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabidir.
Buna karşılık TCK m.158/1-f kapsamındaki bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu uzlaştırma kapsamında değildir.
Olayın basit veya nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmesi, uzlaştırma uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkiler.
İnternetten ürün parası alıp ürünü göndermemek, satıcının başlangıçtan itibaren ürünü gönderme niyeti bulunmaması ve alıcıyı hileli davranışlarla kandırması hâlinde dolandırıcılık oluşturabilir.
Basit dolandırıcılığın cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. İnternet ilanı, sosyal medya veya alışveriş uygulaması mağduru aldatmak için araç olarak kullanılmışsa TCK m.158/1-f kapsamında dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Bu durumda adli para cezası suçtan sağlanan menfaatin iki katından az olamaz.
Her teslimat gecikmesi veya para iadesi uyuşmazlığı dolandırıcılık değildir. İlanın gerçekliği, satıcının ödeme sırasındaki amacı, yazışmalar, kargo bilgileri ve ödeme sonrası davranışlar birlikte değerlendirilir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Olayın ceza suçu mu, tüketici uyuşmazlığı mı yoksa sözleşmeye aykırılık mı olduğu somut deliller üzerinden belirlenir.