Kapora Dolandırıcılığı

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

İş Yapma Vaadiyle Peşin Para Alıp İşi Yapmamak Dolandırıcılık mı? — TCK m.157–158

İş Yapma Vaadiyle Peşin Para Alıp İşi Yapmamak Dolandırıcılık mı?

Bir kişinin tadilat, tamirat, yazılım, web sitesi, mobilya, organizasyon, danışmanlık, reklam, inşaat veya benzeri bir işi yapacağını söyleyerek peşin para alması ve ardından işi yapmaması her durumda dolandırıcılık suçu oluşturmaz.

Dolandırıcılığın oluşabilmesi için kişinin, parayı aldığı sırada işi yapma iradesinin bulunmaması; mağduru kandıracak hileli davranışlarla ödeme yapmaya yöneltmesi ve bu yolla haksız menfaat sağlaması gerekir. Başlangıçta işi yapma amacı bulunduğu hâlde ekonomik güçlük, hastalık, tedarik sorunu, taraflar arasındaki anlaşmazlık veya başka bir nedenle işin tamamlanamaması ise kural olarak sözleşmeden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıktır.

Ceza hukuku bakımından temel soru şudur:

Parayı alan kişi başlangıçtan itibaren işi yapmayı mı amaçlıyordu, yoksa işi yapmayacağı hâlde hileli davranışlarla para mı aldı?

TCK m.157 Kapsamında Dolandırıcılık Suçu

TCK m.157’ye göre hileli davranışlarla bir kimseyi aldatan, onun veya başkasının zararına olarak kendisine ya da başka bir kişiye yarar sağlayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Basit dolandırıcılık suçunun oluşması için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:

  1. Failin hileli bir davranış gerçekleştirmesi,
  2. Hilenin mağduru aldatmaya elverişli olması,
  3. Mağdurun bu hile nedeniyle yanılması,
  4. Yanılma sonucunda para veya başka bir ekonomik değerin teslim edilmesi,
  5. Mağdurun veya başka bir kişinin malvarlığında zarar oluşması,
  6. Failin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlaması,
  7. Failin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket etmesi.

Sadece “İşi yapacağım” denilmesi ve işin sonradan yapılmaması tek başına yeterli değildir. Sözü destekleyen sahte belgeler, gerçeğe aykırı şirket bilgileri, sahte referanslar, olmayan bir iş yerinin varmış gibi gösterilmesi veya malzeme satın alındığına ilişkin sahte faturalar gibi davranışlar hileyi gösterebilir.

Hangi Durumlarda Dolandırıcılık Oluşabilir?

Aşağıdaki durumlar, diğer delillerle birlikte dolandırıcılık suçunun bulunduğuna işaret edebilir:

  • Kişinin gerçekte yapamayacağı bir işi yapabilecekmiş gibi tanıtması,
  • Sahte şirket, vergi levhası, ruhsat veya yetki belgesi kullanması,
  • Başkasına ait iş yeri fotoğraflarını kendi işletmesine aitmiş gibi göstermesi,
  • Daha önce yaptığı bir iş bulunmadığı hâlde sahte referanslar sunması,
  • Aynı iş için çok sayıda kişiden peşin para toplaması,
  • Parayı aldıktan hemen sonra telefonunu kapatması veya adresini terk etmesi,
  • Sözleşmede belirtilen işe hiçbir şekilde başlamaması,
  • Malzeme almadığı hâlde alınmış gibi sahte belge göndermesi,
  • Gerçekte bulunmayan çalışanları, ustaları veya ekipmanları varmış gibi göstermesi,
  • Başkasına ait tamamlanmış projeleri kendisi yapmış gibi tanıtması,
  • İşi yapmayacağını bilmesine rağmen yeni ödemeler istemeye devam etmesi,
  • Mağduru oyalamak amacıyla sahte teslimat veya kargo bilgileri göndermesi,
  • Gerçek kimliğini veya adresini özellikle gizlemesi,
  • Paranın geri istenmesi üzerine sürekli gerçeğe aykırı açıklamalar yapması,
  • Aynı yöntemle farklı kişileri mağdur etmesi.

Bu davranışların her biri tek başına kesin mahkûmiyet nedeni değildir. Hile, ödeme, zarar, haksız menfaat ve dolandırıcılık kastı bütün deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Hangi Durumlar Sadece Sözleşme Uyuşmazlığıdır?

Başlangıçta gerçek bir sözleşme kurulmuş, kişi işi yapmaya başlamış ve işi tamamlamaya yönelik ciddi faaliyetlerde bulunmuşsa; işin gecikmesi veya yarım kalması otomatik olarak dolandırıcılık sayılmaz.

Aşağıdaki durumlar çoğunlukla hukuki uyuşmazlık kapsamında değerlendirilir:

  • İşe başlanmış ancak iş zamanında tamamlanamamışsa,
  • Malzeme alınmış fakat tedarik sorunu yaşanmışsa,
  • İşin kapsamı veya ücreti konusunda sonradan anlaşmazlık çıkmışsa,
  • Yapılan iş ayıplı veya eksik olmuşsa,
  • Yüklenici ekonomik sıkıntıya düşmüşse,
  • Taraflar sonradan ek iş ve ücret konusunda anlaşamamışsa,
  • İşin yapılması imkânsız hâle gelmişse,
  • Alınan paranın bir kısmı iş için kullanılmış ancak sonuç elde edilememişse,
  • Taraflar teslim tarihi konusunda farklı iddialarda bulunuyorsa,
  • Kişi işi tamamlamak veya alınan parayı taksitle geri vermek için gerçek bir çaba gösteriyorsa.

Sözleşmenin ihlal edilmesi, borcun ödenmemesi veya alınan avansın iade edilmemesi tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz. Dolandırıcılık için mağdurun ödeme yapmasına neden olan hilenin, para alınmadan önce veya para alınırken gerçekleştirilmiş olması gerekir.

Önceden doğmuş bir borcun sonradan ödenmemesi sırasında söylenen yalanlar, malvarlığı zararı daha önce meydana gelmişse kural olarak dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Çünkü zararın hile sonucunda meydana gelmesi gerekir. mevzuat.adalet.gov.tr

Başlangıçtaki Dolandırıcılık Kastı Nasıl Belirlenir?

Failin parayı aldığı sıradaki niyeti doğrudan görülemeyeceği için kast, olaydan önceki ve sonraki davranışlardan hareketle belirlenir.

Aşağıdaki hususlar önem taşır:

  • Sözleşme tarihinde işi yapabilecek teknik ve ekonomik imkânının bulunup bulunmadığı,
  • Gerçek bir iş yerinin veya çalışan ekibinin bulunması,
  • Teklif ve sözleşmedeki bilgilerin doğru olup olmadığı,
  • Paranın alınmasından sonra işe başlanıp başlanmadığı,
  • Malzeme veya hizmet alımı yapılıp yapılmadığı,
  • Paranın hangi amaçla kullanıldığı,
  • İşin yapılması için üçüncü kişilerle görüşülüp görüşülmediği,
  • Paradan önce sahte belge veya gerçeğe aykırı açıklama kullanılıp kullanılmadığı,
  • Aynı yöntemle başka kişilerden de para alınıp alınmadığı,
  • Parayı alan kişinin ulaşılabilir durumda olup olmadığı,
  • İade konusunda gerçek bir irade gösterilip gösterilmediği.

İşi yapmayan kişinin telefonlara cevap vermemesi tek başına dolandırıcılığı kanıtlamaz. Ancak sahte kimlik kullanılması, işe hiç başlanmaması, aynı yöntemle çok sayıda kişiden para alınması ve paradan sonra ortadan kaybolunması gibi başka delillerle birleştiğinde başlangıçtaki kastın belirlenmesinde etkili olabilir.

İnternet Üzerinden İş Vaadi Nitelikli Dolandırıcılık Olabilir mi?

İş ilanı, internet sitesi, sosyal medya hesabı, çevrim içi reklam veya mesajlaşma uygulaması kullanılarak mağdurun aldatılması hâlinde TCK m.158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilir.

Ancak paranın yalnızca banka havalesiyle gönderilmiş olması, her olayda otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık anlamına gelmez. Bilişim veya banka sisteminin, hilenin gerçekleştirilmesinde ve mağdurun aldatılmasında nasıl kullanıldığı incelenir.

Örneğin sahte bir internet sitesi kurulması, gerçeğe aykırı sosyal medya reklamı yayımlanması, başkasına ait proje fotoğraflarının kullanılması ve bu ilanlar üzerinden kapora toplanması nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilir.

Tacir veya Şirket Adına Para Alınması

Bir tacirin, şirket yöneticisinin veya şirket adına hareket eden kişinin ticari faaliyeti sırasında hileli davranışlarla peşin para alması hâlinde TCK m.158/1-h uygulanabilir.

Bu kapsamda özellikle şu davranışlar incelenir:

  • Şirketin faaliyet göstermediği hâlde aktifmiş gibi tanıtılması,
  • Şirket adına sahte sözleşme veya fatura düzenlenmesi,
  • Olmayan üretim kapasitesinin varmış gibi gösterilmesi,
  • Şirketin tamamlayamayacağı bilinen işler için sürekli avans toplanması,
  • Şirket yetkilisinin parayı ticari amaç dışında kullanması,
  • Şirketin borçlarını kapatmak amacıyla yapılmayacağı bilinen yeni işler için para alınması.

Şirketin ekonomik sıkıntıya düşmesi veya işi tamamlayamaması tek başına suç değildir. Nitelikli dolandırıcılık için ticari faaliyet sırasında hileli davranışla haksız menfaat sağlanması gerekir.

Nitelikli Dolandırıcılığın Cezası Nedir?

TCK m.158’deki nitelikli hâllerde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanır.

Suçun;

  • Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına,
  • Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla,
  • Tahsis edilmemesi gereken kredinin alınması amacıyla,
  • Sigorta bedelinin alınması amacıyla,
  • Failin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmasıyla

işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında; bir suç örgütünün faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde bir kat artırılır. mevzuat.adalet.gov.tr

Paranın Başkasının IBAN’ına Gönderilmesi

Ödemenin iş sahibinin hesabı yerine başka bir kişinin banka hesabına gönderilmesi, tek başına hesap sahibinin dolandırıcılık suçuna katıldığını göstermez. Hesap sahibinin suç planını bilmesi ve haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmesi gerekir.

Bununla birlikte hesap sahibinin;

  • Hesabına gelen paraları hemen çekmesi,
  • Parayı organizasyonu yöneten kişilere aktarması,
  • Çok sayıda mağdurdan para kabul etmesi,
  • Hesabını belirli bir menfaat karşılığında kullandırması,
  • İşlemlerin dolandırıcılık amacı taşıdığını bilmesi

suça iştirak yönünden değerlendirilebilir.

TCK m.158/4 kapsamında, suça katılım yalnızca banka veya kredi kartı, banka hesabı, ödeme hesabı, yatırım hesabı ya da kripto varlık hesabının kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları vermekten ibaretse, maddede belirtilen şartlarla cezada yarı oranında indirim uygulanabilir. Bu hüküm hesap kullandırmanın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.

Şirket mi, Şirket Yetkilisi mi Cezalandırılır?

TCK m.20 gereğince ceza sorumluluğu şahsidir. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Bu nedenle şirket üzerinden alınan peşin para bakımından, hileli işlemleri gerçekleştiren, yöneten, talimat veren veya suça yardım eden gerçek kişilerin sorumluluğu araştırılır.

Dolandırıcılık sonucunda şirket yararına haksız menfaat sağlanmışsa TCK m.169 kapsamında tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

Para Sonradan İade Edilirse Suç Ortadan Kalkar mı?

Alınan paranın sonradan iade edilmesi, oluşmuş dolandırıcılık suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

Suç tamamlandıktan sonra zarar tamamen giderilirse:

  • Kovuşturma başlamadan önce ödeme yapılması hâlinde cezada üçte ikiye kadar,
  • Kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce ödeme yapılması hâlinde cezada yarıya kadar

indirim yapılabilir.

Zararın yalnızca bir kısmının karşılanması hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir. mevzuat.adalet.gov.tr

Şikâyet ve Ceza Soruşturması Nasıl İlerler?

Dolandırıcılık suçları kural olarak şikâyete bağlı değildir. Mağdur savcılığa veya kolluk birimlerine başvurabilir. Altı aylık şikâyet süresi bulunmaması, başvurunun geciktirilmesi gerektiği anlamına gelmez. Delillerin kaybolmaması için makul olan en kısa sürede başvuru yapılması önemlidir.

Soruşturma sırasında:

  • Şüphelinin kimliği ve adresi araştırılır,
  • Banka hareketleri incelenir,
  • Telefon ve iletişim bilgileri tespit edilir,
  • Sözleşme ve ödeme belgeleri değerlendirilir,
  • İnternet ilanları ve sosyal medya hesapları araştırılır,
  • Tanıklar dinlenir,
  • Aynı kişi hakkında benzer başvurular bulunup bulunmadığı incelenir,
  • Şirket ve ticaret sicili kayıtları araştırılır,
  • Hileli davranış ile ödeme arasındaki bağlantı belirlenir.

TCK m.157’deki basit dolandırıcılık uzlaştırma kapsamındadır. TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık ise uzlaştırma kapsamında değildir. Basit dolandırıcılığın uzlaştırma kapsamında olması, suçun şikâyete bağlı olduğu anlamına gelmez. mevzuat.adalet.gov.tr

Hangi Deliller Saklanmalıdır?

İş yapma vaadiyle para verildiğinde şu belgelerin korunması önemlidir:

  • Yazılı sözleşme ve ekleri,
  • Teklif formu ve fiyat listesi,
  • Banka dekontları,
  • Fatura, makbuz ve tahsilat belgesi,
  • WhatsApp ve SMS yazışmaları,
  • E-posta kayıtları,
  • İnternet ve sosyal medya ilanları,
  • Kullanılan profil ve hesap bilgileri,
  • İş yeri adresi ve şirket bilgileri,
  • Gönderilen kimlik, ruhsat ve yetki belgeleri,
  • Teslim ve iş bitirme tarihiyle ilgili yazışmalar,
  • İhtar ve para iadesi talepleri,
  • Tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri,
  • İşin mevcut durumunu gösteren fotoğraf ve videolar,
  • Aynı yöntemle mağdur edilen başka kişilere ilişkin bilgiler.

Ekran görüntülerinde tarih, kullanıcı adı ve konuşmanın bütünlüğü görünmelidir. Kesilmiş veya bağlamından çıkarılmış mesajlar tek başına yeterli görülmeyebilir.

Ceza Davası Dışında Para Nasıl Geri Alınabilir?

Ceza soruşturması, peşin ödenen paranın mutlaka geri alınacağı anlamına gelmez. Mağdur, olayın niteliğine göre ayrıca özel hukuk yollarına başvurabilir.

Türk Borçlar Kanunu kapsamında:

  • Sözleşmenin ifası,
  • Sözleşmeden dönme,
  • Ödenen paranın iadesi,
  • Gecikme ve zarar tazmini,
  • Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödeme

talep edilebilir.

Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmete ilişkin hükümleri kapsamında hizmetin yeniden görülmesi, ayıp oranında bedel indirimi, sözleşmeden dönme veya ücretsiz onarım hakları gündeme gelebilir. Ceza soruşturması ile alacak, tüketici veya tazminat süreci birbirinden farklıdır.

Antalya’da İş Yapma Vaadiyle Dolandırıcılık: 2016–2025 Durum Raporu

Antalya bakımından “iş yapma vaadiyle peşin para alıp işi yapmama” adı altında ayrı ve düzenli bir suç istatistiği yayımlanmamaktadır. Bu tür olaylar TCK m.157, TCK m.158/1-f, TCK m.158/1-h veya olayın özelliğine göre başka suç ve uyuşmazlık başlıkları altında kaydedilebilir.

Antalya’ya ilişkin kamuya açık yerel faaliyet raporları 2019–2025 dönemini kapsamaktadır. 2016–2018 yılları için aynı kapsam ve yöntemle hazırlanmış, kamuya açık ve karşılaştırılabilir yerel seri bulunmadığından tam on yıllık Antalya olay sayısı verilememektedir.

Ayrıca mevcut faaliyet raporları Antalya merkez ile Kemer ve Korkuteli adli çevrelerine ilişkin bilgiler içermektedir. Bu veriler Antalya’nın bütün ilçelerini kapsayan il toplamı olarak kabul edilemez.

Antalya’da Kamuya Açık Verilerin Gösterdiği Durum

Yıl Raporlarda Görülebilen Dolandırıcılık Verisi Hukuki Değerlendirme
2016–2018 Karşılaştırılabilir yerel seri bulunmuyor Antalya’ya özgü olay veya dava toplamı çıkarılamaz.
2019 Bir mahkemede dolandırıcılık için 440 gün; bilişim ve banka araçlı dolandırıcılık için 421 gün ortalama sonuçlandırma süresi Rakamlar dosya sayısı değil, belirli mahkemelerdeki ortalama sürelerdir.
2020 Basit dolandırıcılık bakımından raporlanan mahkemelere göre 375–633 gün arasında değişen süreler Mahkeme ve dosya yapıları farklı olduğundan yıllık suç artışı şeklinde yorumlanamaz.
2021 Bir tabloda basit dolandırıcılık için 117 gün; farklı nitelikli türlerde daha uzun süreler Seçilmiş mahkeme verileridir; Antalya il toplamı değildir.
2022 Bir mahkeme tablosunda basit dolandırıcılık 159 gün, bilişim ve banka araçlı dolandırıcılık 77 gün Ortalama sonuçlandırma süresidir; olay sayısını göstermez.
2023 Bir mahkeme tablosunda basit dolandırıcılık 202 gün, bilişim ve banka araçlı dolandırıcılık 100 gün Farklı mahkemeler arasında doğrudan karşılaştırma yapılamaz.
2024 Bir mahkeme tablosunda basit dolandırıcılık 147 gün, bilişim ve banka araçlı dolandırıcılık 106 gün Dosya sayısı veya mahkûmiyet oranı değildir.
2025 Bazı mahkeme tablolarında basit dolandırıcılık için 322 ve 336 günlük ortalamalar Yerel raporlarda dolandırıcılığın ağır ceza mahkemelerinin belirgin iş alanlarından biri olduğu görülmektedir.

Bu rakamlar yalnızca raporlarda yer alan belirli mahkemelerin sonuçlandırma süreleridir. “Antalya’da şu kadar kişi iş vaadiyle dolandırıldı” sonucunu vermez. İş yapma vaadiyle alınan paraya ilişkin olaylar ayrıca sınıflandırılmadığı için, bu alt başlığa ait kesin mağdur, soruşturma, dava veya mahkûmiyet sayısı hesaplanamaz.

Türkiye Genelindeki Son On Yıllık Eğilim

Türkiye genelindeki dolandırıcılık suçlarında belirgin bir dosya artışı bulunmaktadır. TCK m.157–159 kapsamında Cumhuriyet başsavcılıklarında yıl içinde açılan dosya endeksi, 2016 yılı 100 kabul edildiğinde:

Yıl Soruşturma Dosyası Endeksi
2016 100
2017 111
2018 124
2019 127
2020 129
2021 177
2022 209
2023 247
2024 272
2025 272

Ceza mahkemelerinde yıl içinde açılan dolandırıcılık dosyası endeksi ise 2016’da 100 iken 2025’te 536’ya yükselmiştir. Böylece soruşturma dosyası endeksi on yılda yaklaşık 2,72 katına, mahkemelerde açılan dosya endeksi ise yaklaşık 5,36 katına çıkmıştır. Bu değerler Türkiye geneline aittir ve Antalya’ya özgü değildir. adlisicil.adalet.gov.tr

Antalya Bakımından Genel Sonuç

Antalya’da tadilat, inşaat, mobilya, turizm, organizasyon, araç tamiri, dijital hizmet, reklam ve yazılım gibi alanlarda iş yapma vaadiyle peşin para alınmasına ilişkin uyuşmazlıklar TCK m.157–158 kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak ceza sorumluluğu için yalnızca işin yapılmamış olması yeterli değildir. Peşin ödeme alınmadan önce mağdurun hangi söz, belge veya davranışla aldatıldığı açıkça ortaya konulmalıdır.

Antalya’ya ilişkin kamuya açık raporlar dolandırıcılık dosyalarının yargısal faaliyet içindeki önemini göstermektedir. Buna karşılık iş yapma vaadiyle para alma olaylarını ayrı gösteren on yıllık yerel istatistik bulunmadığından, tahmine dayalı olay veya mağdur sayısı verilmesi hukuken ve bilimsel olarak doğru değildir.

İş yapma vaadiyle peşin para alıp işi yapmamak, kişinin başlangıçtan itibaren işi yapma niyeti bulunmuyor ve mağdur hileli davranışlarla ödeme yapmaya yönlendiriliyorsa dolandırıcılık suçunu oluşturabilir.

Hile bulunmadan, gerçek bir sözleşme ilişkisinde işin gecikmesi, eksik yapılması veya sonradan ortaya çıkan ekonomik nedenlerle tamamlanamaması ise çoğunlukla borçlar, tüketici veya ticaret hukuku uyuşmazlığıdır.

Fiilin internet, sosyal medya, sahte şirket, ticari faaliyet, mesleki güven veya banka sistemleri kullanılarak gerçekleştirilmesi hâlinde TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık hükümleri uygulanabilir. Her olay; paranın verilme nedeni, hilenin zamanı, tarafların başlangıçtaki amacı ve elde edilen deliller üzerinden ayrı ayrı değerlendirilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Suçun niteliği, görevli mahkeme, deliller ve uygulanacak yaptırım somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Nedir? — TCK m.158

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Nedir?

Gerçekte bulunmayan veya satma ya da kiralama yetkisi olmayan bir ev, araç, telefon, elektronik eşya veya başka bir ürün için sahte ilan vererek kapora almak dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. İlan internet sitesi, mobil uygulama veya sosyal medya üzerinden yayımlanmışsa eylem genellikle Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir.

Bu durumda ceza, kapora miktarı düşük olsa bile yalnızca alınan paranın iadesinden ibaret değildir. Hapis ve adli para cezası uygulanabilir.

Sahte İlanla Kapora Dolandırıcılığı Nedir?

Dolandırıcılık suçunun temel unsurları TCK m.157’de düzenlenmiştir. Buna göre bir kişinin hileli davranışlarla aldatılması, mağdurun veya başka bir kişinin zarara uğratılması ve failin kendisine ya da başkasına menfaat sağlaması gerekir.

Sahte ilanla kapora dolandırıcılığı genellikle şu şekilde gerçekleşir:

  • Gerçekte bulunmayan bir ürün veya taşınmaz için ilan verilmesi,
  • Başkasına ait ev veya araç fotoğraflarının kullanılması,
  • Piyasa değerinin çok altında fiyat yazılması,
  • “Başka alıcı var” denilerek hızlı ödeme istenmesi,
  • Görüşme yapılmadan rezervasyon ücreti talep edilmesi,
  • Başkasına ait kimlik veya belgelerin gönderilmesi,
  • Kapora alındıktan sonra telefonun kapatılması,
  • İlanın silinerek mağdurun engellenmesi.

Failin başlangıçtan itibaren satış veya kiralama niyeti bulunmaması ve ilanı para almak amacıyla kullanması, dolandırıcılık suçunun değerlendirilmesinde belirleyicidir.

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Ne Kadar?

TCK m.158/1 kapsamında nitelikli dolandırıcılığın genel cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ancak suçun TCK m.158/1-f kapsamında, yani bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır. Bu nedenle internet veya sosyal medya üzerinden sahte ilan verilerek kapora alınması hâlinde uygulanabilecek ceza:

  • Dört yıldan on yıla kadar hapis,
  • Beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ayrıca bu bent kapsamında adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

İnternetten Verilen Her Sahte İlan TCK m.158 Kapsamında mı?

İnternet sitesi, ilan uygulaması veya sosyal medya hesabı yalnızca kişiler arasında iletişim kurulmasını sağlamış olabilir. Bununla birlikte sahte ilan, fotoğraflar, açıklamalar ve mesajlar mağdurun aldatılmasında doğrudan kullanılmışsa bilişim sisteminin suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığı değerlendirilebilir.

Somut olayda;

  • İlanın nerede yayımlandığı,
  • Mağdurun ne şekilde aldatıldığı,
  • Ödemenin nasıl istendiği,
  • Sahte belge veya fotoğraf kullanılıp kullanılmadığı,
  • Failin başlangıçtaki amacı,

birlikte incelenir.

İlan internet dışında, yüz yüze veya farklı bir yöntemle verilmişse olay TCK m.157’deki basit dolandırıcılık ya da TCK m.158’deki başka bir nitelikli hâl kapsamında değerlendirilebilir.

Kiralık Ev İlanıyla Kapora Almak Suç mu?

Kiralama yetkisi bulunmayan bir ev için ilan vererek kapora almak dolandırıcılık suçu oluşturabilir. Uygulamada başkasına ait evlerin fotoğrafları alınarak gerçek dışı ilanlar oluşturulabilmektedir.

Şu davranışlar sahte kiralık ev ilanlarında sık görülebilir:

  • Evin gösterilmesinden önce kapora istemek,
  • Kendisini ev sahibi veya emlak görevlisi olarak tanıtmak,
  • Başkasına ait tapu veya kimlik görüntüsü göndermek,
  • Aynı evi birden fazla kişiye kiralamayı vaat etmek,
  • Şehir dışında olduğunu söyleyerek yalnızca para transferi istemek,
  • Kapora gönderildikten sonra iletişimi kesmek.

Fail, internet ilanını ve mesajlaşma uygulamalarını mağduru aldatmak amacıyla kullanmışsa TCK m.158/1-f kapsamında dört yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası gündeme gelebilir.

Sahte Araç İlanıyla Kapora Almanın Cezası

Başkasına ait araç fotoğraflarını kullanarak veya gerçekte satılmayacak bir araç için ilan vererek kapora istemek de nitelikli dolandırıcılık oluşturabilir.

Aracın piyasa değerinden çok düşük gösterilmesi, sahte ruhsat gönderilmesi, başka alıcı bulunduğu söylenerek acele ettirilmesi ve ödeme sonrasında iletişimin kesilmesi hileli davranışların değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Aracın gerçekten var olması tek başına dolandırıcılığı ortadan kaldırmaz. İlanı veren kişinin aracı satma yetkisi veya gerçek bir satış iradesi bulunmuyorsa suç oluşabilir.

Telefon veya Elektronik Eşya İçin Kapora Almak Suç mu?

Gerçekte bulunmayan telefon, bilgisayar, oyun konsolu veya elektronik eşya için ilan vererek ödeme almak da aynı kapsamda değerlendirilebilir.

Ürünün;

  • Başka bir siteden alınan fotoğraflarla tanıtılması,
  • Gerçek dışı özelliklerle sunulması,
  • Kargo gönderildiği izlenimi oluşturulması,
  • Sahte kargo belgesi kullanılması,
  • Ödeme sonrasında gönderilmemesi,

dolandırıcılık suçunu gündeme getirebilir.

Ancak ürünün geç gönderilmesi veya taraflar arasında sonradan çıkan her uyuşmazlık otomatik olarak dolandırıcılık değildir. Failin başından itibaren hileli davranışlarla menfaat sağlama kastı bulunmalıdır.

Kaporanın Alınıp Ürünün Verilmemesi Her Zaman Dolandırıcılık mı?

Hayır. Bir satış veya kiralama sözleşmesinin sonradan yerine getirilememesi tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Gerçek bir satış iradesiyle yapılan anlaşmanın ekonomik veya kişisel nedenlerle bozulması özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olabilir.

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin başından itibaren;

  • Gerçek dışı beyanda bulunması,
  • Aldatmaya elverişli davranışlar sergilemesi,
  • Mağduru yanıltarak ödeme yaptırması,
  • Kendisine veya başkasına menfaat sağlaması,

gerekir.

Bu nedenle “Kapora geri verilmedi” iddiası tek başına yeterli değildir. İlanın gerçekliği, tarafların yazışmaları, ödeme öncesindeki beyanlar ve failin başlangıçtaki amacı araştırılır.

Küçük Miktarda Kapora Alınması Cezayı Değiştirir mi?

Kapora miktarının düşük olması suçun oluşmasını engellemez. Mağdurdan 500 TL veya 1.000 TL alınmış olması, eylemin şartları mevcutsa nitelikli dolandırıcılık sayılmasına engel değildir.

Mahkeme TCK m.61 kapsamında temel cezayı belirlerken elde edilen menfaatin miktarını, zararın ağırlığını, hilenin niteliğini ve suçun işleniş biçimini dikkate alabilir. Ancak kaporanın düşük olması TCK m.158/1-f için öngörülen dört yıllık alt sınırı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Birden Fazla Kişiden Kapora Alınırsa Ne Olur?

Aynı sahte ilan kullanılarak birden fazla kişiden kapora alınması hâlinde her mağdura yönelik eylem ayrıca değerlendirilebilir. Mağdur sayısı, para transferleri ve kullanılan hileli davranışlar suç sayısını ve uygulanacak cezayı etkileyebilir.

TCK m.43’teki zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı; eylemlerin aynı kişiye veya farklı kişilere karşı işlenmesi, tarihler ve suç işleme kararı dikkate alınarak belirlenir.

Farklı mağdurlara yönelik kapora alma eylemlerinin tek bir suç olduğu varsayılamaz.

Başkasının IBAN’ını Kullanmak Cezadan Kurtarır mı?

Kapora parasının failin kendi hesabına değil, başka bir kişinin banka hesabına gönderilmesi suçun oluşmasını engellemez.

Banka hesabını bilerek kullandıran, parayı çeken, başka hesaba aktaran veya dolandırıcılık eylemine bilinçli şekilde yardım eden kişiler hakkında TCK m.37 veya TCK m.39 kapsamında müşterek faillik ya da yardım etme hükümleri değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca banka hesabının bir kişiye ait olması, o kişinin dolandırıcılığa bilerek katıldığını tek başına kesin olarak göstermez. Hesap sahibinin olaydan haberdar olup olmadığı, parayı kullanıp kullanmadığı ve diğer kişilerle bağlantısı araştırılır.

Sahte Kimlik veya Belge Gönderilmesi Başka Suç Oluşturur mu?

Kapora almak amacıyla sahte kimlik, ruhsat, tapu, fatura veya kargo belgesi kullanılması durumunda dolandırıcılık suçunun yanında;

  • TCK m.204 kapsamında resmî belgede sahtecilik,
  • TCK m.207 kapsamında özel belgede sahtecilik,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma,
  • TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine girme,

suçları da gündeme gelebilir.

Gönderilen belgenin türü, gerçek olup olmadığı ve ne şekilde kullanıldığı uygulanacak kanun maddesini belirler.

Kapora Gönderilmezse Suç Oluşur mu?

Mağdur sahte ilanı fark ettiği için ödeme yapmamışsa dolandırıcılık suçu tamamlanmamış olabilir. Ancak fail doğrudan suçun gerçekleştirilmesine yönelik hareketlere başlamış ve ödeme kendi iradesi dışındaki bir nedenle gerçekleşmemişse TCK m.35 kapsamında dolandırıcılığa teşebbüs hükümleri uygulanabilir.

Yalnızca ilan hazırlamak veya düşünce aşamasında kalmak her durumda teşebbüs sayılmaz. Eylemin suçun icrasına ne ölçüde yaklaştığı değerlendirilir.

Alınan Kaporanın Geri Verilmesi Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Kapora hileli davranışlarla alındıktan sonra paranın geri verilmesi, tamamlanmış dolandırıcılık suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte TCK m.168 kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir:

  • Kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse verilecek cezada üçte ikisine kadar indirim yapılabilir.
  • Kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce zarar giderilirse verilecek cezada yarısına kadar indirim yapılabilir.
  • Zararın yalnızca bir kısmının karşılanması hâlinde etkin pişmanlık uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir.

Paranın iadesi otomatik beraat veya cezasızlık sonucunu doğurmaz.

Sahte İlan Dolandırıcılığı Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçu şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Bu nedenle TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de soruşturmayı veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Suçun bildirilmesinde gecikilmesi, banka ve platform kayıtlarına ulaşılmasını zorlaştırabileceğinden mevcut belgelerin korunması önemlidir.

Kapora Dolandırıcılığı Nereye Bildirilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 kapsamında ihbar veya şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Cumhuriyet savcılığı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür.

Para transferinin hemen ardından bankaya bildirim yapılması, transferin durumu hakkında işlem yapılmasına yardımcı olabilir. Ancak bankaya veya ilan platformuna bildirimde bulunmak, adli makamlara yapılacak suç bildiriminden farklıdır.

Sahte İlan Dolandırıcılığı Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:

  • İlanın ekran görüntüsü ve bağlantısı,
  • İlan numarası ve yayımlandığı platform,
  • Satıcıyla yapılan mesajlaşmalar,
  • Telefon numarası ve kullanıcı adı,
  • Banka dekontu,
  • IBAN ve hesap sahibi bilgileri,
  • Gönderilen kimlik, ruhsat veya tapu görüntüleri,
  • Sesli mesajlar,
  • Kargo belgeleri,
  • İlanın silindiğini gösteren bilgiler,
  • Aynı ilan nedeniyle mağdur olan diğer kişilerin beyanları.

Ekran görüntülerinde tarih, saat, kullanıcı adı ve ilan bağlantısının görünmesi olayın incelenmesini kolaylaştırabilir. Delil toplamak amacıyla başkasının hesabına veya telefonuna izinsiz girilmemelidir.

Nitelikli Dolandırıcılıkta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçu CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi değildir.

Failin kaporayı geri vermesi veya mağdurun zararını karşılaması uzlaştırma anlamına gelmez. Zararın giderilmesi, şartları varsa TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilir.

İnternet veya sosyal medya üzerinden sahte ilan vererek kapora almak, TCK m.158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabilir.

Bu durumda ceza dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Kaporanın düşük olması, paranın başka bir kişinin hesabına gönderilmesi veya daha sonra geri verilmesi suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık gerçek bir satış veya kiralama iradesiyle başlayan ve sonradan yerine getirilemeyen her sözleşme dolandırıcılık değildir. Suçun oluşabilmesi için başlangıçtan itibaren hileli davranış, aldatma, zarar ve haksız menfaat unsurlarının bulunması gerekir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Olayın dolandırıcılık mı yoksa özel hukuk uyuşmazlığı mı olduğu; ilanın içeriği, tarafların yazışmaları, kullanılan belgeler, ödeme yöntemi ve failin başlangıçtaki amacı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: