Savcılığa Suç Duyurusu

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 5 konu bulundu

IBAN Kiralamak veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Suç mu? — TCK m.158, 282


IBAN Kiralamak veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Suç mu?

Türk Ceza Kanunu’nda “IBAN kiralama” adıyla bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak banka hesabının dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suçtan elde edilen paraların aktarılması amacıyla başkasına kullandırılması ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir.

Hesap sahibinin sorumluluğu; hesabın hangi amaçla kullanıldığını bilip bilmediğine, karşılığında para alıp almadığına, gelen paraları çekmesine veya başka hesaplara aktarmasına ve suç planına ne ölçüde katıldığına göre belirlenir.

IBAN Kiralamak Ne Demektir?

IBAN kiralama, kişinin kendi adına kayıtlı banka veya ödeme hesabını belirli bir ücret karşılığında başkasının kullanımına vermesidir. Bu kapsamda genellikle;

  • IBAN bilgisinin verilmesi,
  • Banka kartının teslim edilmesi,
  • Mobil bankacılık şifresinin paylaşılması,
  • SMS doğrulama kodlarının iletilmesi,
  • Hesaba gelen paraların çekilmesi,
  • Paranın başka hesaplara veya kripto para hesaplarına aktarılması,

istenmektedir.

Hesabın kısa süreliğine verilmesi veya hesap sahibinin yalnızca komisyon alması, cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Her Zaman Suç mu?

Hayır. Aile bireyine hukuka uygun bir ödeme yapılması, ortak bir giderin karşılanması veya meşru bir ticari işlem için IBAN verilmesi tek başına suç değildir.

Ceza sorumluluğu özellikle hesabın;

  • Dolandırıcılık paralarını toplamak,
  • Paranın kaynağını gizlemek,
  • Yasa dışı bahis ödemelerini aktarmak,
  • Suç gelirini nakde çevirmek,
  • Mağdurlardan para almak,
  • Kripto para satın almak,
  • Parayı çok sayıda hesaba dağıtmak,

amacıyla kullandırılması durumunda gündeme gelir.

Hesap sahibinin suçtan haberdar olup olmadığı ve kasıtla hareket edip etmediği önemlidir. TCK m.20 ve m.21 uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve kural olarak suçun oluşabilmesi için kast gerekir.

Dolandırıcılıkta Kullanılan IBAN’ın Sahibine Ceza Verilir mi?

Banka hesabı internet dolandırıcılığında kullanılmışsa hesap sahibinin dolandırıcılık eylemine bilerek katılıp katılmadığı araştırılır.

Hesap sahibi;

  • Dolandırıcılık amacıyla hesabını vermişse,
  • Mağdurlardan gelen paraları çekmişse,
  • Paraları başka hesaplara aktarmışsa,
  • Hesabını komisyon karşılığında kullandırmışsa,
  • Banka kartı ve mobil bankacılık bilgilerini teslim etmişse,
  • Suç planındaki diğer kişilerle birlikte hareket etmişse,

TCK m.158 kapsamında dolandırıcılık suçuna iştirak nedeniyle sorumlu tutulabilir.

Hesap sahibinin müşterek fail mi yoksa yardım eden kişi mi olduğu, suç üzerindeki hâkimiyetine ve yaptığı katkının niteliğine göre TCK m.37 ve m.39 kapsamında belirlenir.

TCK m.158 Kapsamında Ceza Ne Kadardır?

Dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılıktır.

Bu suçun failleri için;

  • Dört yıldan on yıla kadar hapis,
  • Beş bin güne kadar adli para cezası

öngörülmektedir. Bu bent kapsamında adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Banka hesabını kullandıran kişi suçun doğrudan faili olmayıp yalnızca yardım eden konumundaysa uygulanacak ceza TCK m.39’daki yardım etme hükümlerine göre belirlenir. Hesap sahibi ile diğer kişiler arasındaki iş bölümü, irtibat ve para hareketleri bu ayrımda önemlidir.

IBAN Sahibinin Dolandırıcılığı Bilmemesi Durumunda Ne Olur?

Bir banka hesabının suçta kullanılmış olması, hesap sahibinin otomatik olarak dolandırıcılıktan mahkûm edilmesi anlamına gelmez. Hesap sahibinin suç planını bilerek ve isteyerek desteklemesi gerekir.

Bununla birlikte yalnızca “Hesabımı verdim ama ne yapılacağını bilmiyordum” şeklindeki açıklama tek başına yeterli kabul edilmeyebilir. Şu durumlar hesap sahibinin bilgisinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir:

  • Hesabın ücret karşılığında kullandırılması,
  • Tanımadığı kişilerden çok sayıda para gelmesi,
  • Paraların hemen çekilmesi veya aktarılması,
  • Banka kartının ve şifrenin teslim edilmesi,
  • Doğrulama kodlarının paylaşılması,
  • İşlem açıklamalarının olağan dışı olması,
  • Hesabın neden kullanılacağına ilişkin çelişkili açıklamalar,
  • Suçtan elde edilen paradan pay alınması.

Hesabın sahibi olmak suçun işlendiğini tek başına kanıtlamaz; ancak hesap hareketleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

Suçtan Kaynaklanan Parayı Hesaptan Geçirmenin Cezası

Suçtan elde edilen paraların kaynağını gizlemek veya meşru şekilde kazanılmış gibi göstermek amacıyla banka hesabından geçirilmesi TCK m.282’de düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu oluşturabilir.

TCK m.282/1’e göre, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini;

  • Yurt dışına çıkaran,
  • Gayrimeşru kaynağını gizlemek amacıyla işlem yapan,
  • Meşru şekilde elde edildiği izlenimi oluşturmak için çeşitli işlemlere tabi tutan,

kişi hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir.

Her banka transferi otomatik olarak suç geliri aklama değildir. Paranın bir suçtan kaynaklanması ve işlemin kanunda belirtilen amaçlarla yapılması gerekir.

Suç Parasını Bilerek Kabul Etmenin Cezası

TCK m.282/2’ye göre birinci fıkradaki aklama suçuna iştirak etmeksizin, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini bu özelliğini bilerek;

  • Satın alan,
  • Kabul eden,
  • Bulunduran,
  • Kullanan,

kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

Bu nedenle suçtan geldiği bilinen paranın yalnızca banka hesabında tutulması, çekilmesi veya kullanılması da cezai sorumluluğa neden olabilir. Ancak kişinin paranın suçtan kaynaklandığını bilmesi gerekir.

Somut olayın özelliklerine göre TCK m.165’teki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi hükümleri de ayrıca değerlendirilebilir.

Hesaba Gelen Parayı Başka Hesaba Aktarmak Suç mu?

Suçtan geldiği bilinen paranın;

  • Başka banka hesabına gönderilmesi,
  • Parçalar hâlinde farklı kişilere dağıtılması,
  • ATM’den çekilmesi,
  • Kripto para hesabına aktarılması,
  • Yurt dışına gönderilmesi,
  • Alışveriş yapılarak kullanılması,

TCK m.282 kapsamında değerlendirilebilir.

Özellikle paranın kaynağını gizlemek veya para ile suç arasındaki bağlantıyı ortadan kaldırmak amacıyla art arda işlemler yapılması, suç gelirini aklama yönünden önem taşır.

IBAN Kiralama Karşılığında Komisyon Almak Suç mu?

Hesabını kullandıran kişinin gelen paranın belirli bir bölümünü komisyon olarak alması, suçtan haberdar olup olmadığının değerlendirilmesinde önemli bir delil olabilir.

“Her gelen paranın yüzde 10’u senin olacak” veya “Hesabını iki günlüğüne ver, ücretini al” gibi teklifler hesabın olağan ve meşru bir işlem için kullanılmadığına işaret edebilir.

Komisyonun düşük olması veya hesap sahibinin suçun bütün ayrıntılarını bilmemesi, bilerek yapılan katkı varsa cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Banka Kartını ve Mobil Bankacılık Şifresini Vermek Suç mu?

Banka kartını, mobil bankacılık parolasını ve doğrulama kodlarını başkasına vermek tek başına her durumda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturmaz. Ancak bu bilgiler bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla verilmişse hesap sahibi iştirakten sorumlu tutulabilir.

Kartı kullanan kişinin hesaptaki paraları yetkisiz şekilde alması durumunda TCK m.245’teki banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu da gündeme gelebilir.

Şifrenin paylaşılması, hesaptaki bütün işlemlere rıza verildiği anlamına da gelmez. Hesabı kullanan kişinin verilen yetkiyi aşması ayrıca değerlendirilir.

Papara veya Elektronik Para Hesabını Kiralamak Suç mu?

Banka hesabı dışında elektronik para, ödeme kuruluşu veya dijital cüzdan hesaplarının başkasına kullandırılması da aynı riskleri taşır.

Bu hesaplar;

  • Dolandırıcılık paralarının toplanması,
  • Yasa dışı bahis ödemelerinin alınması,
  • Suç gelirlerinin aktarılması,
  • Paranın kaynağının gizlenmesi,

amacıyla kullanılıyorsa hesap sahibinin bilgisi ve katkısına göre dolandırıcılığa iştirak, suç gelirini aklama veya özel kanunlardaki suçlar gündeme gelebilir.

Kullanılan hesabın banka hesabı yerine elektronik para hesabı olması, cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yasa Dışı Bahis İçin Banka Hesabı Kullandırmanın Cezası

Banka veya ödeme hesabının yasa dışı bahis paralarının aktarılmasında kullanılması hâlinde 7258 sayılı Kanun’un 5. maddesi uygulanabilir.

Spor müsabakalarına dayalı yasa dışı bahis veya şans oyunlarıyla bağlantılı para nakline aracılık eden kişiler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.

Hesabın yalnızca bir defa kullanılması veya hesap sahibinin düşük miktarda komisyon alması suçun oluşmasını kendiliğinden engellemez. Para nakline bilerek aracılık edilip edilmediği araştırılır.

Hesaba Yanlışlıkla Şüpheli Para Gelirse Ne Yapılmalıdır?

Hesaba kaynağı bilinmeyen veya şüpheli bir para geldiğinde paranın çekilmesi, harcanması veya başka hesaba aktarılması yeni hukuki sorunlar doğurabilir.

Böyle bir durumda;

  • Para hareketine müdahale edilmemesi,
  • Bankaya yazılı bildirim yapılması,
  • İşlem ve bildirim kayıtlarının saklanması,
  • Hesaba erişimi olan kişilerin bağlantısının kesilmesi,
  • Mobil bankacılık şifresinin değiştirilmesi,
  • Gerekirse yetkili makamlara bildirim yapılması,

önem taşır.

Şüpheli paranın gönderen kişi olduğunu söyleyen başka bir hesaba doğrudan aktarılması da yeni bir dolandırıcılık yönteminin parçası olabilir. İşlemin bankanın resmî kanalları üzerinden incelenmesi gerekir.

Banka Hesabını Kullandıran Kişi Mağdur Olabilir mi?

Bazı kişiler iş ilanı, kredi vaadi, yatırım teklifi veya kolay para kazanma düşüncesiyle hesap bilgilerini dolandırıcılara verebilir. Hesap sahibinin gerçekten aldatılmış olması mümkündür.

Ancak mağdur olduğunu söyleyen kişinin;

  • Hesabını neden verdiği,
  • Karşılığında ödeme alıp almadığı,
  • Gelen paraların kaynağını sorgulayıp sorgulamadığı,
  • Para çekme veya aktarma işlemlerine katılıp katılmadığı,
  • Şüpheli durumu öğrendikten sonra ne yaptığı,

değerlendirilir.

Ceza sorumluluğu kişinin bilerek ve isteyerek suça katılıp katılmadığına göre belirlenir.

Suç Gelirini Aklama Suçunda Ceza Artırılır mı?

TCK m.282’ye göre aklama suçunun;

  • Kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,
  • Belirli bir meslek sahibi kişi tarafından mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,

işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Suçun bir suç örgütünün faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

TCK m.282’de Etkin Pişmanlık Var mı?

TCK m.282/6’ya göre kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara bildirerek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.

Bu düzenlemenin uygulanabilmesi için kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yalnızca hesabın kapatılması veya paranın harcanmasından sonra açıklama yapılması otomatik olarak etkin pişmanlık sonucu doğurmaz.

IBAN Kiralama Suçları Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık ve TCK m.282’deki suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları şikâyete bağlı değildir.

Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir. TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi de soruşturmayı veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

IBAN Kiralama Suçunda Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.158 ve TCK m.282 kapsamındaki suçlar Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi değildir.

Dolandırıcılık nedeniyle mağdurun zararının karşılanması uzlaştırma anlamına gelmez. Şartları bulunuyorsa TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri nitelikli dolandırıcılık yönünden ayrıca değerlendirilebilir.

IBAN Kiralama Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:

  • Hesap hareketleri,
  • Hesap kiralama teklifine ilişkin yazışmalar,
  • Banka kartının teslim edildiğini gösteren kayıtlar,
  • Mobil bankacılık giriş bilgileri,
  • Doğrulama kodu mesajları,
  • Para çekilen ATM’ye ait görüntüler,
  • Giriş yapılan cihaz ve bağlantı bilgileri,
  • Komisyon ödemeleri,
  • Paranın gönderildiği diğer hesaplar,
  • Kripto para transferleri,
  • Taraflar arasındaki telefon görüşmeleri ve mesajlar.

Banka hesabının yalnızca belirli bir kişinin adına kayıtlı olması, suç kastını tek başına kanıtlamaz. Hesap sahibinin bilgisi, amacı ve para hareketlerine yaptığı katkı bütün delillerle birlikte incelenir.

Nereye Bildirim Yapılabilir?

CMK m.158 kapsamında ihbar veya şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Hesabın kötüye kullanıldığının öğrenilmesi hâlinde bankaya da bildirim yapılarak hesap güvenliği önlemleri alınabilir.

IBAN kiralamak veya banka hesabını başkasına kullandırmak adıyla bağımsız bir suç bulunmamakla birlikte hesabın suç amacıyla kullanıldığını bilerek hareket etmek ağır ceza sorumluluğu doğurabilir.

Hesap dolandırıcılıkta kullanılmışsa TCK m.158 kapsamında iştirak hükümleri; suçtan elde edilen paranın kaynağını gizlemek veya meşru göstermek amacıyla işlemler yapılmışsa TCK m.282 uygulanabilir. Suç gelirini aklamanın cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır. Suçtan kaynaklandığını bilerek parayı kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir.

Hesabın yasa dışı bahis para trafiğinde kullanılması durumunda 7258 sayılı Kanun kapsamında ayrıca ceza sorumluluğu doğabilir. Hesap sahibinin suçtan haberdar olmaması hâlinde sorumluluk otomatik değildir; ancak ücret alınması, banka kartının verilmesi, paraların çekilmesi ve başka hesaplara aktarılması gibi davranışlar bilgi ve kast bakımından değerlendirilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Cezai sorumluluk; hesabın verilme amacı, para hareketleri, taraflar arasındaki yazışmalar ve hesap sahibinin suç planındaki rolü birlikte incelenerek belirlenir.

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Nedir? — TCK m.158

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Nedir?

Gerçekte bulunmayan veya satma ya da kiralama yetkisi olmayan bir ev, araç, telefon, elektronik eşya veya başka bir ürün için sahte ilan vererek kapora almak dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. İlan internet sitesi, mobil uygulama veya sosyal medya üzerinden yayımlanmışsa eylem genellikle Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir.

Bu durumda ceza, kapora miktarı düşük olsa bile yalnızca alınan paranın iadesinden ibaret değildir. Hapis ve adli para cezası uygulanabilir.

Sahte İlanla Kapora Dolandırıcılığı Nedir?

Dolandırıcılık suçunun temel unsurları TCK m.157’de düzenlenmiştir. Buna göre bir kişinin hileli davranışlarla aldatılması, mağdurun veya başka bir kişinin zarara uğratılması ve failin kendisine ya da başkasına menfaat sağlaması gerekir.

Sahte ilanla kapora dolandırıcılığı genellikle şu şekilde gerçekleşir:

  • Gerçekte bulunmayan bir ürün veya taşınmaz için ilan verilmesi,
  • Başkasına ait ev veya araç fotoğraflarının kullanılması,
  • Piyasa değerinin çok altında fiyat yazılması,
  • “Başka alıcı var” denilerek hızlı ödeme istenmesi,
  • Görüşme yapılmadan rezervasyon ücreti talep edilmesi,
  • Başkasına ait kimlik veya belgelerin gönderilmesi,
  • Kapora alındıktan sonra telefonun kapatılması,
  • İlanın silinerek mağdurun engellenmesi.

Failin başlangıçtan itibaren satış veya kiralama niyeti bulunmaması ve ilanı para almak amacıyla kullanması, dolandırıcılık suçunun değerlendirilmesinde belirleyicidir.

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Ne Kadar?

TCK m.158/1 kapsamında nitelikli dolandırıcılığın genel cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ancak suçun TCK m.158/1-f kapsamında, yani bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır. Bu nedenle internet veya sosyal medya üzerinden sahte ilan verilerek kapora alınması hâlinde uygulanabilecek ceza:

  • Dört yıldan on yıla kadar hapis,
  • Beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ayrıca bu bent kapsamında adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

İnternetten Verilen Her Sahte İlan TCK m.158 Kapsamında mı?

İnternet sitesi, ilan uygulaması veya sosyal medya hesabı yalnızca kişiler arasında iletişim kurulmasını sağlamış olabilir. Bununla birlikte sahte ilan, fotoğraflar, açıklamalar ve mesajlar mağdurun aldatılmasında doğrudan kullanılmışsa bilişim sisteminin suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığı değerlendirilebilir.

Somut olayda;

  • İlanın nerede yayımlandığı,
  • Mağdurun ne şekilde aldatıldığı,
  • Ödemenin nasıl istendiği,
  • Sahte belge veya fotoğraf kullanılıp kullanılmadığı,
  • Failin başlangıçtaki amacı,

birlikte incelenir.

İlan internet dışında, yüz yüze veya farklı bir yöntemle verilmişse olay TCK m.157’deki basit dolandırıcılık ya da TCK m.158’deki başka bir nitelikli hâl kapsamında değerlendirilebilir.

Kiralık Ev İlanıyla Kapora Almak Suç mu?

Kiralama yetkisi bulunmayan bir ev için ilan vererek kapora almak dolandırıcılık suçu oluşturabilir. Uygulamada başkasına ait evlerin fotoğrafları alınarak gerçek dışı ilanlar oluşturulabilmektedir.

Şu davranışlar sahte kiralık ev ilanlarında sık görülebilir:

  • Evin gösterilmesinden önce kapora istemek,
  • Kendisini ev sahibi veya emlak görevlisi olarak tanıtmak,
  • Başkasına ait tapu veya kimlik görüntüsü göndermek,
  • Aynı evi birden fazla kişiye kiralamayı vaat etmek,
  • Şehir dışında olduğunu söyleyerek yalnızca para transferi istemek,
  • Kapora gönderildikten sonra iletişimi kesmek.

Fail, internet ilanını ve mesajlaşma uygulamalarını mağduru aldatmak amacıyla kullanmışsa TCK m.158/1-f kapsamında dört yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası gündeme gelebilir.

Sahte Araç İlanıyla Kapora Almanın Cezası

Başkasına ait araç fotoğraflarını kullanarak veya gerçekte satılmayacak bir araç için ilan vererek kapora istemek de nitelikli dolandırıcılık oluşturabilir.

Aracın piyasa değerinden çok düşük gösterilmesi, sahte ruhsat gönderilmesi, başka alıcı bulunduğu söylenerek acele ettirilmesi ve ödeme sonrasında iletişimin kesilmesi hileli davranışların değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Aracın gerçekten var olması tek başına dolandırıcılığı ortadan kaldırmaz. İlanı veren kişinin aracı satma yetkisi veya gerçek bir satış iradesi bulunmuyorsa suç oluşabilir.

Telefon veya Elektronik Eşya İçin Kapora Almak Suç mu?

Gerçekte bulunmayan telefon, bilgisayar, oyun konsolu veya elektronik eşya için ilan vererek ödeme almak da aynı kapsamda değerlendirilebilir.

Ürünün;

  • Başka bir siteden alınan fotoğraflarla tanıtılması,
  • Gerçek dışı özelliklerle sunulması,
  • Kargo gönderildiği izlenimi oluşturulması,
  • Sahte kargo belgesi kullanılması,
  • Ödeme sonrasında gönderilmemesi,

dolandırıcılık suçunu gündeme getirebilir.

Ancak ürünün geç gönderilmesi veya taraflar arasında sonradan çıkan her uyuşmazlık otomatik olarak dolandırıcılık değildir. Failin başından itibaren hileli davranışlarla menfaat sağlama kastı bulunmalıdır.

Kaporanın Alınıp Ürünün Verilmemesi Her Zaman Dolandırıcılık mı?

Hayır. Bir satış veya kiralama sözleşmesinin sonradan yerine getirilememesi tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Gerçek bir satış iradesiyle yapılan anlaşmanın ekonomik veya kişisel nedenlerle bozulması özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olabilir.

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin başından itibaren;

  • Gerçek dışı beyanda bulunması,
  • Aldatmaya elverişli davranışlar sergilemesi,
  • Mağduru yanıltarak ödeme yaptırması,
  • Kendisine veya başkasına menfaat sağlaması,

gerekir.

Bu nedenle “Kapora geri verilmedi” iddiası tek başına yeterli değildir. İlanın gerçekliği, tarafların yazışmaları, ödeme öncesindeki beyanlar ve failin başlangıçtaki amacı araştırılır.

Küçük Miktarda Kapora Alınması Cezayı Değiştirir mi?

Kapora miktarının düşük olması suçun oluşmasını engellemez. Mağdurdan 500 TL veya 1.000 TL alınmış olması, eylemin şartları mevcutsa nitelikli dolandırıcılık sayılmasına engel değildir.

Mahkeme TCK m.61 kapsamında temel cezayı belirlerken elde edilen menfaatin miktarını, zararın ağırlığını, hilenin niteliğini ve suçun işleniş biçimini dikkate alabilir. Ancak kaporanın düşük olması TCK m.158/1-f için öngörülen dört yıllık alt sınırı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Birden Fazla Kişiden Kapora Alınırsa Ne Olur?

Aynı sahte ilan kullanılarak birden fazla kişiden kapora alınması hâlinde her mağdura yönelik eylem ayrıca değerlendirilebilir. Mağdur sayısı, para transferleri ve kullanılan hileli davranışlar suç sayısını ve uygulanacak cezayı etkileyebilir.

TCK m.43’teki zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı; eylemlerin aynı kişiye veya farklı kişilere karşı işlenmesi, tarihler ve suç işleme kararı dikkate alınarak belirlenir.

Farklı mağdurlara yönelik kapora alma eylemlerinin tek bir suç olduğu varsayılamaz.

Başkasının IBAN’ını Kullanmak Cezadan Kurtarır mı?

Kapora parasının failin kendi hesabına değil, başka bir kişinin banka hesabına gönderilmesi suçun oluşmasını engellemez.

Banka hesabını bilerek kullandıran, parayı çeken, başka hesaba aktaran veya dolandırıcılık eylemine bilinçli şekilde yardım eden kişiler hakkında TCK m.37 veya TCK m.39 kapsamında müşterek faillik ya da yardım etme hükümleri değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca banka hesabının bir kişiye ait olması, o kişinin dolandırıcılığa bilerek katıldığını tek başına kesin olarak göstermez. Hesap sahibinin olaydan haberdar olup olmadığı, parayı kullanıp kullanmadığı ve diğer kişilerle bağlantısı araştırılır.

Sahte Kimlik veya Belge Gönderilmesi Başka Suç Oluşturur mu?

Kapora almak amacıyla sahte kimlik, ruhsat, tapu, fatura veya kargo belgesi kullanılması durumunda dolandırıcılık suçunun yanında;

  • TCK m.204 kapsamında resmî belgede sahtecilik,
  • TCK m.207 kapsamında özel belgede sahtecilik,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma,
  • TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine girme,

suçları da gündeme gelebilir.

Gönderilen belgenin türü, gerçek olup olmadığı ve ne şekilde kullanıldığı uygulanacak kanun maddesini belirler.

Kapora Gönderilmezse Suç Oluşur mu?

Mağdur sahte ilanı fark ettiği için ödeme yapmamışsa dolandırıcılık suçu tamamlanmamış olabilir. Ancak fail doğrudan suçun gerçekleştirilmesine yönelik hareketlere başlamış ve ödeme kendi iradesi dışındaki bir nedenle gerçekleşmemişse TCK m.35 kapsamında dolandırıcılığa teşebbüs hükümleri uygulanabilir.

Yalnızca ilan hazırlamak veya düşünce aşamasında kalmak her durumda teşebbüs sayılmaz. Eylemin suçun icrasına ne ölçüde yaklaştığı değerlendirilir.

Alınan Kaporanın Geri Verilmesi Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Kapora hileli davranışlarla alındıktan sonra paranın geri verilmesi, tamamlanmış dolandırıcılık suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte TCK m.168 kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir:

  • Kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse verilecek cezada üçte ikisine kadar indirim yapılabilir.
  • Kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce zarar giderilirse verilecek cezada yarısına kadar indirim yapılabilir.
  • Zararın yalnızca bir kısmının karşılanması hâlinde etkin pişmanlık uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir.

Paranın iadesi otomatik beraat veya cezasızlık sonucunu doğurmaz.

Sahte İlan Dolandırıcılığı Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçu şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Bu nedenle TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de soruşturmayı veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Suçun bildirilmesinde gecikilmesi, banka ve platform kayıtlarına ulaşılmasını zorlaştırabileceğinden mevcut belgelerin korunması önemlidir.

Kapora Dolandırıcılığı Nereye Bildirilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 kapsamında ihbar veya şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Cumhuriyet savcılığı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür.

Para transferinin hemen ardından bankaya bildirim yapılması, transferin durumu hakkında işlem yapılmasına yardımcı olabilir. Ancak bankaya veya ilan platformuna bildirimde bulunmak, adli makamlara yapılacak suç bildiriminden farklıdır.

Sahte İlan Dolandırıcılığı Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:

  • İlanın ekran görüntüsü ve bağlantısı,
  • İlan numarası ve yayımlandığı platform,
  • Satıcıyla yapılan mesajlaşmalar,
  • Telefon numarası ve kullanıcı adı,
  • Banka dekontu,
  • IBAN ve hesap sahibi bilgileri,
  • Gönderilen kimlik, ruhsat veya tapu görüntüleri,
  • Sesli mesajlar,
  • Kargo belgeleri,
  • İlanın silindiğini gösteren bilgiler,
  • Aynı ilan nedeniyle mağdur olan diğer kişilerin beyanları.

Ekran görüntülerinde tarih, saat, kullanıcı adı ve ilan bağlantısının görünmesi olayın incelenmesini kolaylaştırabilir. Delil toplamak amacıyla başkasının hesabına veya telefonuna izinsiz girilmemelidir.

Nitelikli Dolandırıcılıkta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçu CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi değildir.

Failin kaporayı geri vermesi veya mağdurun zararını karşılaması uzlaştırma anlamına gelmez. Zararın giderilmesi, şartları varsa TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilir.

İnternet veya sosyal medya üzerinden sahte ilan vererek kapora almak, TCK m.158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabilir.

Bu durumda ceza dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Kaporanın düşük olması, paranın başka bir kişinin hesabına gönderilmesi veya daha sonra geri verilmesi suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık gerçek bir satış veya kiralama iradesiyle başlayan ve sonradan yerine getirilemeyen her sözleşme dolandırıcılık değildir. Suçun oluşabilmesi için başlangıçtan itibaren hileli davranış, aldatma, zarar ve haksız menfaat unsurlarının bulunması gerekir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Olayın dolandırıcılık mı yoksa özel hukuk uyuşmazlığı mı olduğu; ilanın içeriği, tarafların yazışmaları, kullanılan belgeler, ödeme yöntemi ve failin başlangıçtaki amacı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Sosyal Medya Hesabı Çalmanın veya Mesajları Silmenin Cezası — TCK m.244

Sosyal Medya Hesabı Çalmanın veya Mesajları Silmenin Cezası

Halk arasında “sosyal medya hesabı çalmak” olarak adlandırılan eylem, Türk Ceza Kanunu’nda bu isimle düzenlenmiş tek bir suç değildir. Hesaba izinsiz girmek TCK m.243’teki bilişim sistemine girme suçunu; hesabın şifresini değiştirmek, mesajları silmek veya verileri başka yere göndermek ise TCK m.244’teki bilişim sistemini engelleme, bozma ve verileri yok etme suçlarını oluşturabilir.

Hesap üzerinden para istenmesi, özel mesajların paylaşılması veya kişisel verilerin ele geçirilmesi durumunda başka suçlar da ayrıca gündeme gelebilir.

Sosyal Medya Hesabı Çalmak Ne Anlama Gelir?

Bir kişinin Instagram, Facebook, X, TikTok, WhatsApp, e-posta veya benzeri hesabına rızası olmadan girerek hesabın kontrolünü ele geçirmek, günlük dilde “hesap çalma” olarak ifade edilmektedir.

Bu eylem genellikle;

  • Şifreyi tahmin etmek,
  • Daha önce öğrenilmiş şifreyi kullanmak,
  • Sahte giriş bağlantısı göndermek,
  • Doğrulama kodunu ele geçirmek,
  • Açık kalan oturumdan yararlanmak,
  • Bağlı cihaz veya QR kod özelliğini kullanmak,
  • Şifre sıfırlama işlemini yetkisiz şekilde gerçekleştirmek,

suretiyle işlenebilir.

Şifrenin teknik yöntemlerle kırılması şart değildir. Hesaba erişim yetkisinin bulunmaması yeterlidir.

TCK m.244 Hangi Eylemleri Cezalandırır?

TCK m.244, bilişim sisteminin işleyişine ve sistemde bulunan verilere yönelik hukuka aykırı müdahaleleri düzenlemektedir.

Madde kapsamında;

  • Sistemin çalışmasını engellemek,
  • Sistemin işleyişini bozmak,
  • Verileri bozmak,
  • Verileri yok etmek,
  • Verileri değiştirmek,
  • Verileri erişilemez hâle getirmek,
  • Sisteme yeni veri yerleştirmek,
  • Mevcut verileri başka bir yere göndermek,

suç olarak kabul edilebilir.

Sosyal medya hesabının şifresinin değiştirilmesi, paylaşımların silinmesi veya özel mesajların başka bir hesaba aktarılması bu eylemler kapsamında değerlendirilebilir.

TCK m.244 Kapsamındaki Cezalar Nelerdir?

Eylem Kanuni ceza
Bilişim sisteminin işleyişini engellemek veya bozmak Bir yıldan beş yıla kadar hapis
Verileri bozmak, silmek, değiştirmek veya erişilemez hâle getirmek Altı aydan üç yıla kadar hapis
Sisteme veri yerleştirmek veya mevcut verileri başka yere göndermek Altı aydan üç yıla kadar hapis
Suçun banka, kredi kurumu veya kamu kurumuna ait sistem üzerinde işlenmesi Cezanın yarı oranında artırılması
Eylemlerle haksız menfaat sağlamak İki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası

TCK m.244/4’teki haksız menfaat hükmü, eylemin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması durumunda uygulanır.

Instagram Hesabı Çalmanın Cezası Nedir?

Bir kişinin Instagram hesabına izinsiz girmek öncelikle TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine girme suçunu oluşturabilir. Bu suçun temel cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Hesaba girdikten sonra;

  • Şifrenin değiştirilmesi,
  • Hesap sahibinin erişiminin engellenmesi,
  • Gönderilerin silinmesi,
  • Profil bilgilerinin değiştirilmesi,
  • Hesaba yeni paylaşım eklenmesi,
  • Mesajların başka yere gönderilmesi,

durumunda TCK m.244 kapsamında ayrıca ceza sorumluluğu doğabilir.

Dolayısıyla sosyal medya hesabının ele geçirilmesi tek bir eylemden değil, birden fazla suç oluşturan işlemlerden meydana gelebilir.

Hesabın Şifresini Değiştirmenin Cezası

Hesabın şifresini değiştirerek gerçek sahibinin erişimini engellemek, sistemdeki verilerin değiştirilmesi veya erişilemez hâle getirilmesi kapsamında değerlendirilebilir.

TCK m.244/2’ye göre sistemdeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilemez kılan kişi hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Şifre değişikliğinin sistemin işleyişini ayrıca engellemesi veya bozması durumunda TCK m.244/1 yönünden de değerlendirme yapılabilir. Uygulanacak hüküm, müdahalenin niteliğine ve ortaya çıkan sonuca göre belirlenir.

Başkasının Mesajlarını Silmek Suç mu?

Başkasının sosyal medya, WhatsApp veya e-posta hesabına girerek mesajlarını silmek TCK m.244/2 kapsamında verileri yok etme veya erişilemez hâle getirme suçunu oluşturabilir.

Silinen veriler şunlar olabilir:

  • WhatsApp mesajları,
  • Instagram özel mesajları,
  • E-postalar,
  • Fotoğraf ve videolar,
  • Sosyal medya gönderileri,
  • Yorumlar,
  • Rehber kayıtları,
  • Bulut sisteminde saklanan dosyalar,
  • Telefon veya bilgisayardaki belgeler.

Silinen mesajların sonradan geri getirilebilmesi, eylemi kendiliğinden suç olmaktan çıkarmaz. Veriye geçici olarak erişilememesi de somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye alınabilir.

Kendi Gönderdiği Mesajı Silmek Suç mu?

Bir kişinin kendi hesabından gönderdiği mesajı uygulamanın sunduğu “herkesten sil” özelliğini kullanarak kaldırması her durumda TCK m.244 kapsamında suç oluşturmaz. Burada kişinin kendi hesabı üzerindeki yetkisi ve platformun sunduğu olağan özellik önemlidir.

Buna karşılık başka bir kişinin hesabına veya telefonuna izinsiz girerek mesajları silmek hukuka aykırı veri müdahalesi oluşturabilir. Aynı şekilde teknik yöntem kullanılarak karşı tarafın kayıtlarındaki verilerin silinmesi de ayrıca değerlendirilir.

Fotoğraf ve Paylaşımları Silmek Suç mu?

Başkasının hesabındaki fotoğraf, video, hikâye, gönderi veya yorumları izinsiz silmek TCK m.244/2 kapsamında değerlendirilebilir.

Bir paylaşımın silinmesiyle birlikte hesap sahibinin;

  • Ticari gelir kaybetmesi,
  • Müşterilerine ulaşamaması,
  • Hesabının kapanması,
  • Dijital arşivinin yok olması,
  • Kayıtlarına erişememesi,

gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Meydana gelen zarar, suçun değerlendirilmesinde ve temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Hesaptaki Mesajları Başka Yere Göndermek Suç mu?

TCK m.244/2, bilişim sisteminde bulunan verileri başka bir yere göndermeyi de suç olarak düzenlemektedir.

Bu nedenle hesaba girerek;

  • Mesajların ekran görüntüsünü almak,
  • Yazışmaları başka hesaba göndermek,
  • Fotoğrafları indirmek,
  • E-posta içeriklerini yönlendirmek,
  • Kişi listesini başka cihaza aktarmak,
  • Dosyaları bulut hesabına kopyalamak,

bilişim sistemindeki verileri başka yere gönderme suçunu gündeme getirebilir.

Yazışmaların okunması veya paylaşılması hâlinde TCK m.132’deki haberleşmenin gizliliğini ihlal; kişisel verilerin alınması ya da yayılması hâlinde TCK m.136 da ayrıca uygulanabilir.

Ele Geçirilen Hesaptan Paylaşım Yapmak Suç mu?

Başkasının hesabından onun adına paylaşım yapmak, sisteme hukuka aykırı şekilde veri yerleştirmek veya mevcut verileri değiştirmek anlamına gelebilir.

Paylaşımın içeriğine göre;

  • TCK m.244 kapsamında sisteme veri yerleştirme,
  • TCK m.125 kapsamında hakaret,
  • TCK m.106 kapsamında tehdit,
  • TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri yayma,
  • TCK m.157 veya m.158 kapsamında dolandırıcılık,

suçları ayrıca gündeme gelebilir.

Hesap sahibinin adı kullanılarak üçüncü kişilerden para istenmesi, eylemin bilişim sistemi kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesine neden olabilir.

Hesabı Geri Vermek veya Şifreyi Eski Hâline Getirmek Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Hesabın kontrolü ele geçirildikten veya veriler silindikten sonra şifrenin eski hâline getirilmesi, hesabın gerçek sahibine geri verilmesi ya da silinen içeriklerin yeniden yüklenmesi gerçekleşen eylemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak zararın giderilmesi ve hesabın eski durumuna getirilmesi, olayın özelliklerine göre cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Şifre Daha Önce Verilmişse Hesaba Girmek Suç mu?

Şifrenin geçmişte gönüllü olarak verilmiş olması, hesaba süresiz ve sınırsız erişim izni verildiği anlamına gelmez. Rızanın hangi amaçla ve ne kadar süre için verildiği önemlidir.

Örneğin şifre yalnızca bir paylaşım yapılması için verilmişse;

  • Özel mesajları okumak,
  • Fotoğrafları silmek,
  • Şifreyi değiştirmek,
  • Hesabı başka cihaza bağlamak,
  • Hesap sahibinin erişimini engellemek,

verilen yetkinin aşılması anlamına gelebilir.

Hesap sahibinin izni kaldırmasına rağmen sistemde kalmaya devam edilmesi veya yeniden giriş yapılması TCK m.243 kapsamında da değerlendirilebilir.

Eski Sevgilinin Sosyal Medya Hesabını Ele Geçirmek Suç mu?

Eski sevgili, eş veya eski eş olmak hesaba giriş ve müdahale hakkı vermez. İlişki sırasında öğrenilen şifrenin ayrılık sonrasında kullanılması, rıza bulunmaması hâlinde suç oluşturabilir.

Hesaba girildikten sonra;

  • Mesajların okunması,
  • Fotoğrafların indirilmesi,
  • Şifrenin değiştirilmesi,
  • Hesabın kapatılması,
  • Özel yazışmaların yayımlanması,

TCK m.243 ve m.244 yanında haberleşmenin gizliliği, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerle ilgili suçları da gündeme getirebilir.

Çalınan Hesaptan Para İstenirse Hangi Ceza Uygulanır?

Ele geçirilen sosyal medya hesabı kullanılarak hesap sahibinin arkadaşlarından veya takipçilerinden para istenmesi durumunda dolandırıcılık hükümleri uygulanabilir.

TCK m.244/4’e göre bilişim sistemine yönelik müdahaleler sonucunda kişinin kendisi veya başkası yararına haksız menfaat sağlaması durumunda, eylem daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilebilir.

Eylem dolandırıcılık suçunun şartlarını oluşturuyorsa TCK m.157 veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması nedeniyle TCK m.158 kapsamında değerlendirme yapılabilir.

Banka veya Kamu Kurumu Sistemine Müdahalede Ceza Artar mı?

TCK m.244/3’e göre suçun;

  • Banka sistemine,
  • Kredi kurumuna ait sisteme,
  • Kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemine,

karşı işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Bu hüküm kişisel sosyal medya hesaplarından farklı olarak belirli kurumlara ait bilişim sistemlerine yönelik müdahalelerde uygulanmaktadır.

Başarısız Hesap Çalma Girişimi Suç mu?

Hesaba giriş gerçekleşmemiş olsa bile şifre ele geçirme, doğrulama kodunu kullanma veya doğrudan hesabı ele geçirmeye yönelik işlemlere başlanması durumunda TCK m.35’teki suça teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.

Her yanlış şifre denemesi otomatik olarak suç teşebbüsü sayılmaz. Kişinin amacı, kullandığı yöntem ve yaptığı işlemlerin suçun gerçekleştirilmesine ne ölçüde yaklaştığı değerlendirilir.

Sosyal Medya Hesabı Çalma Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.244’te düzenlenen suçlar şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçtan haberdar olduğunda kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Bu nedenle TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi de soruşturmayı veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Hesabı Çalınan Kişi Nereye Başvurabilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 kapsamında ihbar veya şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Cumhuriyet savcılığı CMK m.160 kapsamında gerekli araştırmayı yapar ve yeterli şüphe bulunması durumunda iddianame düzenler.

Hesabın Çalındığı Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:

  • Şifre değiştirme bildirimleri,
  • Yeni cihazdan giriş uyarıları,
  • Giriş tarihleri ve saatleri,
  • Bağlı cihazlar listesi,
  • Platform tarafından gönderilen e-postalar,
  • Doğrulama kodu mesajları,
  • Hesaptan yapılan izinsiz paylaşımlar,
  • Silinen mesaj veya gönderilere ilişkin kayıtlar,
  • Para istenen kişilerle yapılan yazışmalar,
  • Cihazlar üzerinde gerçekleştirilecek teknik incelemeler.

Hesap kurtarılırken mevcut bildirimlerin ve kayıtların silinmeden saklanması önemlidir. Şifrenin değiştirilmesi, açık oturumların kapatılması ve iki aşamalı doğrulamanın etkinleştirilmesi yeni erişimlerin önlenmesine yardımcı olabilir.

TCK m.244 Uzlaştırma Kapsamında mı?

TCK m.244’teki bilişim sistemini engelleme, bozma ve verileri yok etme suçları şikâyete bağlı değildir. Bu suçlar CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasında da sayılmamıştır.

Bu nedenle TCK m.244 kapsamındaki suçlarda uzlaştırma uygulanmaz.

Sosyal medya hesabını ele geçirmek, şifreyi değiştirmek, mesajları silmek veya verileri başka yere göndermek TCK m.244 kapsamında suç oluşturabilir. Sistemin işleyişini engellemenin veya bozmanın cezası bir yıldan beş yıla; verileri silmenin, değiştirmenin, erişilemez hâle getirmenin ya da başka yere göndermenin cezası altı aydan üç yıla kadar hapistir.

Eylem sonucunda haksız menfaat sağlanırsa, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç bulunmaması şartıyla iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Hesaba izinsiz giriş, özel mesajların okunması ve kişisel verilerin paylaşılması nedeniyle başka suçlardan da ayrıca soruşturma yürütülebilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uygulanacak kanun maddeleri, hesaba nasıl girildiğine, hangi verilerin değiştirildiğine, mesajların silinip silinmediğine ve hesap üzerinden menfaat sağlanıp sağlanmadığına göre belirlenir.

Başkasının Telefonuna veya Sosyal Medya Hesabına Girmek Suç mu? — TCK m.243

Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın Cezası

Bir kişinin telefon numarasını, ev adresini veya tanınmasını sağlayan fotoğrafını rızası dışında başkalarına vermek ya da internette yayımlamak, paylaşımın hukuka aykırı olması hâlinde suç oluşturabilir. Bu davranışlar özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 135 ve 136. maddeleri kapsamında değerlendirilir.

TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini, TCK m.136 ise kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde başkasına verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini cezalandırmaktadır.

Ancak telefon numarası, adres veya fotoğraf içeren her paylaşım otomatik olarak suç değildir. Paylaşımın rızaya, kanuni yetkiye veya başka bir hukuka uygunluk nedenine dayanıp dayanmadığı incelenir.

Telefon Numarası, Adres ve Fotoğraf Kişisel Veri midir?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3. maddesine göre kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir.

Bu kapsamda kişiyi belirli veya belirlenebilir hâle getiren;

  • Adı ve soyadı,
  • Cep telefonu numarası,
  • Ev veya iş adresi,
  • E-posta adresi,
  • Profil fotoğrafı,
  • Plaka bilgisi,
  • Kimlik bilgileri,
  • Konum bilgisi,
  • Sosyal medya kullanıcı adı,
  • İş yeri ve meslek bilgileri,

kişisel veri niteliği taşıyabilir.

Bir fotoğraftaki kişinin tanınabilmesi durumunda fotoğraf da kişisel veri olarak değerlendirilebilir. Fotoğrafın teknik yöntemlerle kişinin benzersiz şekilde tanımlanması amacıyla işlenmesi durumunda biyometrik veri hükümleri de gündeme gelebilir.

TCK m.135: Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Kaydetmenin Cezası

TCK m.135/1’e göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Kaydetme eylemi yalnızca veriyi kâğıda yazmak anlamına gelmez. Kişisel verilerin;

  • Telefon rehberine kaydedilmesi,
  • Bilgisayarda dosyalanması,
  • Liste hâline getirilmesi,
  • Veri tabanına aktarılması,
  • Ekran görüntüsünün alınması,
  • Fotoğraf veya video olarak saklanması,
  • Başka bir hesaba veya bulut sistemine aktarılması,

da olayın şartlarına göre kaydetme olarak değerlendirilebilir.

Suçun oluşabilmesi için kaydetmenin hukuka aykırı olması gerekir. Kişinin açık rızası, kanunun verdiği yetki veya görevin yerine getirilmesi gibi bir hukuka uygunluk nedeni bulunuyorsa suç oluşmayabilir.

TCK m.136: Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın Cezası

TCK m.136/1’e göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak;

  • Başkasına veren,
  • Yayan,
  • Ele geçiren,

kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

Bu suçun oluşması için verilerin mutlaka sosyal medyada herkese açık şekilde paylaşılması gerekmez. Bir kişinin telefon numarasını, adresini veya fotoğrafını hukuka aykırı olarak yalnızca başka bir kişiye vermek de şartları varsa TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Telefon Numarasını İzinsiz Paylaşmak Suç mu?

Telefon numarası belirli bir kişiye ait olduğunda kişisel veri niteliğindedir. Bu nedenle numaranın rıza veya hukuki neden bulunmadan başkalarına verilmesi suç oluşturabilir.

Örneğin;

  • Bir kişinin numarasını tanımadığı kişilere göndermek,
  • Numarayı sosyal medyada yayımlamak,
  • WhatsApp grubunda paylaşmak,
  • İlan sitesine başkasının numarasını yazmak,
  • Rahatsız edilmesini sağlamak amacıyla numarasını dağıtmak,
  • Sahte ilan vererek başkasının telefonunu kullanmak,
  • Müşteri telefonlarını yetkisiz kişilere vermek,

TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Numaranın yalnızca bir kişiye gönderilmiş olması cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çünkü TCK m.136, kişisel verinin “başkasına verilmesini” de açıkça suç olarak düzenlemektedir.

Herkese Açık Telefon Numarasını Paylaşmak Suç mu?

Bir kişinin telefon numarasını internet sitesinde veya sosyal medya hesabında yayımlamış olması, numaranın her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez.

Örneğin bir işletme sahibinin sipariş almak amacıyla açıkladığı telefon numarasının aynı amaç kapsamında müşteriye iletilmesi ile bu numaranın kişiyi rahatsız ettirmek amacıyla başka gruplarda yayımlanması aynı değildir.

Verinin daha önce herkese açık olması; paylaşımın amacı, kapsamı ve yöntemi değerlendirilmeden yapılan her işlemi otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.

Şirkete ait ve belirli bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyen kurumsal iletişim bilgilerinde ise kişisel veri niteliği ayrıca değerlendirilir.

Bir Kişinin Ev Adresini Paylaşmak Suç mu?

Bir kişinin ev adresi, onu belirli veya belirlenebilir kılan kişisel verilerden biridir. Adresin rıza veya hukuki yetki bulunmadan başkalarına gönderilmesi ya da internette yayımlanması TCK m.136 kapsamına girebilir.

Özellikle adresin;

  • Sosyal medyada yayımlanması,
  • Kalabalık mesajlaşma gruplarına gönderilmesi,
  • Kişiyi hedef göstermek amacıyla açıklanması,
  • Tehdit veya saldırıya açık hâle getirecek şekilde paylaşılması,
  • Müşteri kayıtlarından alınarak üçüncü kişilere verilmesi,

cezai sorumluluk doğurabilir.

Adres paylaşımı tehdit, ısrarlı takip veya başka bir suçla bağlantılıysa TCK m.106 ve TCK m.123/A hükümleri de ayrıca gündeme gelebilir.

Başkasının Fotoğrafını Paylaşmak Suç mu?

Bir kişinin tanınabilir fotoğrafı kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu fotoğrafın hukuka aykırı şekilde başkasına verilmesi veya yayılması TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Fotoğraf aynı zamanda kişinin özel hayatına ilişkinse TCK m.134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da gündeme gelebilir. TCK m.134/2’ye göre kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak açıklamanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Bir kişinin fotoğraf çekilmesine izin vermesi, fotoğrafın her yerde paylaşılmasına da izin verdiği anlamına gelmez. Rızanın hangi amaç ve kullanım alanı için verildiği önemlidir.

Sosyal Medyada Başkasının Fotoğrafını Paylaşmak Suç mu?

Instagram, Facebook, X, TikTok veya başka bir platformda başkasının fotoğrafını paylaşmanın suç oluşturup oluşturmadığı;

  • Fotoğrafın özel hayata ilişkin olup olmadığına,
  • Kişinin tanınabilir durumda bulunup bulunmadığına,
  • Paylaşım için rıza verilip verilmediğine,
  • Paylaşımın amacına,
  • Fotoğrafın hangi yöntemle elde edildiğine,
  • Fotoğrafla birlikte hangi bilgilerin yayımlandığına,

göre belirlenir.

Fotoğraftaki yüzün kapatılması her durumda paylaşımı hukuka uygun hâle getirmez. İsim, konum, olay bilgisi veya başka ayrıntılar üzerinden kişinin kimliği belirlenebiliyorsa kişisel veri niteliği devam edebilir.

WhatsApp Grubunda Numara veya Adres Paylaşmak Suç mu?

WhatsApp grubunun herkese açık olmaması, grupta yapılan veri paylaşımının hiçbir şekilde suç olmayacağı anlamına gelmez. TCK m.136’da verinin herkese açık biçimde yayımlanmasının yanında bir başkasına verilmesi de suç olarak düzenlenmiştir.

Bu nedenle kişinin rızası veya hukuki neden bulunmadan;

  • Telefon numarasının,
  • Ev adresinin,
  • Fotoğrafının,
  • Kimlik bilgilerinin,
  • Konumunun,

WhatsApp grubuna gönderilmesi hukuka aykırı veri paylaşımı oluşturabilir.

Ancak örneğin teslimat yapılması için kişinin verdiği adresin, teslimatı gerçekleştirecek görevliye yalnızca bu amaçla iletilmesi hukuki dayanağı bulunan bir veri aktarımı olabilir. Verinin verilme amacı ve paylaşımın kapsamı önemlidir.

İntikam veya Hedef Gösterme Amacıyla Bilgi Paylaşmak

Bir kişinin telefon numarasının, adresinin veya fotoğrafının onu küçük düşürmek, rahatsız ettirmek, tehdit edilmesini sağlamak veya hedef göstermek amacıyla internette yayımlanması halk arasında “doxxing” olarak adlandırılabilmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nda “doxxing” adıyla ayrı bir suç bulunmamakla birlikte bu tür eylemler olayın özelliklerine göre;

  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri yayma,
  • TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK m.106 kapsamında tehdit,
  • TCK m.123 kapsamında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma,
  • TCK m.123/A kapsamında ısrarlı takip,
  • TCK m.125 kapsamında hakaret,

suçlarını gündeme getirebilir.

Kişisel Verinin Ele Geçirilmesi de Suç mu?

TCK m.136 yalnızca verinin paylaşılmasını değil, hukuka aykırı olarak ele geçirilmesini de cezalandırmaktadır.

Örneğin;

  • Başkasının telefon rehberini kopyalamak,
  • Müşteri listesini yetkisiz şekilde almak,
  • Şirket kayıtlarını kişisel cihaza aktarmak,
  • Başkasının hesabına girerek adres veya telefon bilgilerini elde etmek,
  • Veri tabanındaki bilgileri dışarı çıkarmak,

kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçunu oluşturabilir.

Sisteme veya hesaba izinsiz girilmesi hâlinde TCK m.243’teki bilişim sistemine girme suçu da ayrıca değerlendirilebilir.

Özel Nitelikli Kişisel Verilerin Kaydedilmesinde Ceza Artar mı?

TCK m.135/2’ye göre kişisel verinin;

  • Siyasi görüş,
  • Felsefi veya dinî görüş,
  • Irki köken,
  • Hukuka aykırı olarak ahlaki eğilim,
  • Cinsel yaşam,
  • Sağlık durumu,
  • Sendikal bağlantı,

ile ilgili olması durumunda kişisel verileri kaydetme suçu nedeniyle verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Telefon numarası, adres veya sıradan bir profil fotoğrafı tek başına bu kapsamda olmayabilir. Ancak paylaşımın içinde sağlık bilgileri, siyasi görüş veya cinsel yaşama ilişkin bilgiler de bulunuyorsa artırımlı ceza gündeme gelebilir.

Kamu Görevlisi veya Mesleğin Sağladığı Kolaylıkla İşlenirse Ceza Artar mı?

TCK m.137’ye göre kişisel verilerin kaydedilmesi veya hukuka aykırı verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi suçunun;

  • Kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak,
  • Belirli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,

işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Müşteri, hasta, çalışan veya vatandaş bilgilerinin görev ya da meslek nedeniyle elde edilip hukuka aykırı paylaşılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Fotoğrafı veya Numarayı Silmek Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Kişisel verinin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi veya yayılması tamamlandıktan sonra paylaşımın silinmesi gerçekleşen eylemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak paylaşımın ne kadar süre yayında kaldığı, kaç kişiye ulaştığı, sonradan kaldırılıp kaldırılmadığı ve meydana gelen sonuçlar somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Kişisel Verileri Paylaşma Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.135’teki kişisel verileri hukuka aykırı kaydetme ve TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme suçları şikâyete bağlı değildir.

TCK m.139, kişisel verilerin kaydedilmesi ve kişisel verileri verme, yayma veya ele geçirme suçlarını şikâyete bağlı suçların dışında bırakmıştır. Bu nedenle Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Bu suçlarda TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi de kamu davasının kendiliğinden sona ermesini sağlamaz.

Şikâyet Nereye Yapılır?

İhbar veya şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158, ihbar ve şikâyetin yapılabileceği makamları düzenlemektedir. Cumhuriyet savcılığı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür.

Hukuka Aykırı Paylaşım Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:

  • Sosyal medya paylaşımının ekran görüntüsü,
  • Paylaşım bağlantısı,
  • Hesabın kullanıcı adı,
  • Mesajlaşma kayıtları,
  • Verinin gönderildiği kişi veya gruplar,
  • Paylaşım tarihi ve saati,
  • Paylaşımı gören kişilerin anlatımları,
  • İlan veya internet sayfasına ilişkin bilgiler,
  • Cihaz ve hesaplar üzerinde yapılacak teknik incelemeler.

Delil elde etmek amacıyla başka bir kişinin hesabına veya telefonuna izinsiz girilmemelidir. Böyle bir işlem ayrıca bilişim veya kişisel veri suçlarına neden olabilir.

TCK m.135 ve m.136 Uzlaştırma Kapsamında mı?

Kişisel verilerin kaydedilmesi ve kişisel verileri hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme suçları şikâyete bağlı değildir ve CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılmamıştır.

Bu nedenle TCK m.135 ve TCK m.136 kapsamındaki suçlarda uzlaştırma yoluna gidilmez.

Telefon numarası, adres ve kişiyi tanınabilir kılan fotoğraf kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi TCK m.135 kapsamında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla; başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi ise TCK m.136 kapsamında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir.

Suçun kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. TCK m.135 ve m.136 kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma uygulanmaz.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Paylaşımın suç oluşturup oluşturmadığı; verinin niteliği, paylaşım amacı, rıza veya kanuni yetkinin bulunup bulunmadığı ve verinin kimlere aktarıldığı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın Cezası — TCK m.135–136

Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın Cezası

Bir kişinin telefon numarasını, ev adresini veya tanınmasını sağlayan fotoğrafını rızası dışında başkalarına vermek ya da internette yayımlamak, paylaşımın hukuka aykırı olması hâlinde suç oluşturabilir. Bu davranışlar özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 135 ve 136. maddeleri kapsamında değerlendirilir.

TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini, TCK m.136 ise kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde başkasına verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini cezalandırmaktadır.

Ancak telefon numarası, adres veya fotoğraf içeren her paylaşım otomatik olarak suç değildir. Paylaşımın rızaya, kanuni yetkiye veya başka bir hukuka uygunluk nedenine dayanıp dayanmadığı incelenir.

Telefon Numarası, Adres ve Fotoğraf Kişisel Veri midir?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3. maddesine göre kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir.

Bu kapsamda kişiyi belirli veya belirlenebilir hâle getiren;

  1. Adı ve soyadı,
  2. Cep telefonu numarası,
  3. Ev veya iş adresi,
  4. E-posta adresi,
  5. Profil fotoğrafı,
  6. Plaka bilgisi,
  7. Kimlik bilgileri,
  8. Konum bilgisi,
  9. Sosyal medya kullanıcı adı,
  10. İş yeri ve meslek bilgileri,

kişisel veri niteliği taşıyabilir.

Bir fotoğraftaki kişinin tanınabilmesi durumunda fotoğraf da kişisel veri olarak değerlendirilebilir. Fotoğrafın teknik yöntemlerle kişinin benzersiz şekilde tanımlanması amacıyla işlenmesi durumunda biyometrik veri hükümleri de gündeme gelebilir.

TCK m.135: Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Kaydetmenin Cezası

TCK m.135/1’e göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Kaydetme eylemi yalnızca veriyi kâğıda yazmak anlamına gelmez. Kişisel verilerin;

  1. Telefon rehberine kaydedilmesi,
  2. Bilgisayarda dosyalanması,
  3. Liste hâline getirilmesi,
  4. Veri tabanına aktarılması,
  5. Ekran görüntüsünün alınması,
  6. Fotoğraf veya video olarak saklanması,
  7. Başka bir hesaba veya bulut sistemine aktarılması,

da olayın şartlarına göre kaydetme olarak değerlendirilebilir.

Suçun oluşabilmesi için kaydetmenin hukuka aykırı olması gerekir. Kişinin açık rızası, kanunun verdiği yetki veya görevin yerine getirilmesi gibi bir hukuka uygunluk nedeni bulunuyorsa suç oluşmayabilir.

TCK m.136: Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın Cezası

TCK m.136/1’e göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak;

  1. Başkasına veren,
  2. Yayan,
  3. Ele geçiren,

kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

Bu suçun oluşması için verilerin mutlaka sosyal medyada herkese açık şekilde paylaşılması gerekmez. Bir kişinin telefon numarasını, adresini veya fotoğrafını hukuka aykırı olarak yalnızca başka bir kişiye vermek de şartları varsa TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Telefon Numarasını İzinsiz Paylaşmak Suç mu?

Telefon numarası belirli bir kişiye ait olduğunda kişisel veri niteliğindedir. Bu nedenle numaranın rıza veya hukuki neden bulunmadan başkalarına verilmesi suç oluşturabilir.

Örneğin;

  1. Bir kişinin numarasını tanımadığı kişilere göndermek,
  2. Numarayı sosyal medyada yayımlamak,
  3. WhatsApp grubunda paylaşmak,
  4. İlan sitesine başkasının numarasını yazmak,
  5. Rahatsız edilmesini sağlamak amacıyla numarasını dağıtmak,
  6. Sahte ilan vererek başkasının telefonunu kullanmak,
  7. Müşteri telefonlarını yetkisiz kişilere vermek,

TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Numaranın yalnızca bir kişiye gönderilmiş olması cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çünkü TCK m.136, kişisel verinin “başkasına verilmesini” de açıkça suç olarak düzenlemektedir.

Herkese Açık Telefon Numarasını Paylaşmak Suç mu?

Bir kişinin telefon numarasını internet sitesinde veya sosyal medya hesabında yayımlamış olması, numaranın her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez.

Örneğin bir işletme sahibinin sipariş almak amacıyla açıkladığı telefon numarasının aynı amaç kapsamında müşteriye iletilmesi ile bu numaranın kişiyi rahatsız ettirmek amacıyla başka gruplarda yayımlanması aynı değildir.

Verinin daha önce herkese açık olması; paylaşımın amacı, kapsamı ve yöntemi değerlendirilmeden yapılan her işlemi otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.

Şirkete ait ve belirli bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyen kurumsal iletişim bilgilerinde ise kişisel veri niteliği ayrıca değerlendirilir.

Bir Kişinin Ev Adresini Paylaşmak Suç mu?

Bir kişinin ev adresi, onu belirli veya belirlenebilir kılan kişisel verilerden biridir. Adresin rıza veya hukuki yetki bulunmadan başkalarına gönderilmesi ya da internette yayımlanması TCK m.136 kapsamına girebilir.

Özellikle adresin;

  1. Sosyal medyada yayımlanması,
  2. Kalabalık mesajlaşma gruplarına gönderilmesi,
  3. Kişiyi hedef göstermek amacıyla açıklanması,
  4. Tehdit veya saldırıya açık hâle getirecek şekilde paylaşılması,
  5. Müşteri kayıtlarından alınarak üçüncü kişilere verilmesi,

cezai sorumluluk doğurabilir.

Adres paylaşımı tehdit, ısrarlı takip veya başka bir suçla bağlantılıysa TCK m.106 ve TCK m.123/A hükümleri de ayrıca gündeme gelebilir.

Başkasının Fotoğrafını Paylaşmak Suç mu?

Bir kişinin tanınabilir fotoğrafı kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu fotoğrafın hukuka aykırı şekilde başkasına verilmesi veya yayılması TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Fotoğraf aynı zamanda kişinin özel hayatına ilişkinse TCK m.134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da gündeme gelebilir. TCK m.134/2’ye göre kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak açıklamanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Bir kişinin fotoğraf çekilmesine izin vermesi, fotoğrafın her yerde paylaşılmasına da izin verdiği anlamına gelmez. Rızanın hangi amaç ve kullanım alanı için verildiği önemlidir.

Sosyal Medyada Başkasının Fotoğrafını Paylaşmak Suç mu?

Instagram, Facebook, X, TikTok veya başka bir platformda başkasının fotoğrafını paylaşmanın suç oluşturup oluşturmadığı;

  1. Fotoğrafın özel hayata ilişkin olup olmadığına,
  2. Kişinin tanınabilir durumda bulunup bulunmadığına,
  3. Paylaşım için rıza verilip verilmediğine,
  4. Paylaşımın amacına,
  5. Fotoğrafın hangi yöntemle elde edildiğine,
  6. Fotoğrafla birlikte hangi bilgilerin yayımlandığına,

göre belirlenir.

Fotoğraftaki yüzün kapatılması her durumda paylaşımı hukuka uygun hâle getirmez. İsim, konum, olay bilgisi veya başka ayrıntılar üzerinden kişinin kimliği belirlenebiliyorsa kişisel veri niteliği devam edebilir.

WhatsApp Grubunda Numara veya Adres Paylaşmak Suç mu?

WhatsApp grubunun herkese açık olmaması, grupta yapılan veri paylaşımının hiçbir şekilde suç olmayacağı anlamına gelmez. TCK m.136’da verinin herkese açık biçimde yayımlanmasının yanında bir başkasına verilmesi de suç olarak düzenlenmiştir.

Bu nedenle kişinin rızası veya hukuki neden bulunmadan;

  1. Telefon numarasının,
  2. Ev adresinin,
  3. Fotoğrafının,
  4. Kimlik bilgilerinin,
  5. Konumunun,

WhatsApp grubuna gönderilmesi hukuka aykırı veri paylaşımı oluşturabilir.

Ancak örneğin teslimat yapılması için kişinin verdiği adresin, teslimatı gerçekleştirecek görevliye yalnızca bu amaçla iletilmesi hukuki dayanağı bulunan bir veri aktarımı olabilir. Verinin verilme amacı ve paylaşımın kapsamı önemlidir.

İntikam veya Hedef Gösterme Amacıyla Bilgi Paylaşmak

Bir kişinin telefon numarasının, adresinin veya fotoğrafının onu küçük düşürmek, rahatsız ettirmek, tehdit edilmesini sağlamak veya hedef göstermek amacıyla internette yayımlanması halk arasında “doxxing” olarak adlandırılabilmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nda “doxxing” adıyla ayrı bir suç bulunmamakla birlikte bu tür eylemler olayın özelliklerine göre;

  1. TCK m.136 kapsamında kişisel verileri yayma,
  2. TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  3. TCK m.106 kapsamında tehdit,
  4. TCK m.123 kapsamında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma,
  5. TCK m.123/A kapsamında ısrarlı takip,
  6. TCK m.125 kapsamında hakaret,

suçlarını gündeme getirebilir.

Kişisel Verinin Ele Geçirilmesi de Suç mu?

TCK m.136 yalnızca verinin paylaşılmasını değil, hukuka aykırı olarak ele geçirilmesini de cezalandırmaktadır.

Örneğin;

  1. Başkasının telefon rehberini kopyalamak,
  2. Müşteri listesini yetkisiz şekilde almak,
  3. Şirket kayıtlarını kişisel cihaza aktarmak,
  4. Başkasının hesabına girerek adres veya telefon bilgilerini elde etmek,
  5. Veri tabanındaki bilgileri dışarı çıkarmak,

kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçunu oluşturabilir.

Sisteme veya hesaba izinsiz girilmesi hâlinde TCK m.243’teki bilişim sistemine girme suçu da ayrıca değerlendirilebilir.

Özel Nitelikli Kişisel Verilerin Kaydedilmesinde Ceza Artar mı?

TCK m.135/2’ye göre kişisel verinin;

  • Siyasi görüş,
  • Felsefi veya dinî görüş,
  • Irki köken,
  • Hukuka aykırı olarak ahlaki eğilim,
  • Cinsel yaşam,
  • Sağlık durumu,
  • Sendikal bağlantı,

ile ilgili olması durumunda kişisel verileri kaydetme suçu nedeniyle verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Telefon numarası, adres veya sıradan bir profil fotoğrafı tek başına bu kapsamda olmayabilir. Ancak paylaşımın içinde sağlık bilgileri, siyasi görüş veya cinsel yaşama ilişkin bilgiler de bulunuyorsa artırımlı ceza gündeme gelebilir.

Kamu Görevlisi veya Mesleğin Sağladığı Kolaylıkla İşlenirse Ceza Artar mı?

TCK m.137’ye göre kişisel verilerin kaydedilmesi veya hukuka aykırı verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi suçunun;

  • Kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak,
  • Belirli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,

işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Müşteri, hasta, çalışan veya vatandaş bilgilerinin görev ya da meslek nedeniyle elde edilip hukuka aykırı paylaşılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Fotoğrafı veya Numarayı Silmek Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Kişisel verinin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi veya yayılması tamamlandıktan sonra paylaşımın silinmesi gerçekleşen eylemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak paylaşımın ne kadar süre yayında kaldığı, kaç kişiye ulaştığı, sonradan kaldırılıp kaldırılmadığı ve meydana gelen sonuçlar somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Kişisel Verileri Paylaşma Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.135’teki kişisel verileri hukuka aykırı kaydetme ve TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme suçları şikâyete bağlı değildir.

TCK m.139, kişisel verilerin kaydedilmesi ve kişisel verileri verme, yayma veya ele geçirme suçlarını şikâyete bağlı suçların dışında bırakmıştır. Bu nedenle Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Bu suçlarda TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi de kamu davasının kendiliğinden sona ermesini sağlamaz.

Şikâyet Nereye Yapılır?

İhbar veya şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158, ihbar ve şikâyetin yapılabileceği makamları düzenlemektedir. Cumhuriyet savcılığı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür.

Hukuka Aykırı Paylaşım Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:

  1. Sosyal medya paylaşımının ekran görüntüsü,
  2. Paylaşım bağlantısı,
  3. Hesabın kullanıcı adı,
  4. Mesajlaşma kayıtları,
  5. Verinin gönderildiği kişi veya gruplar,
  6. Paylaşım tarihi ve saati,
  7. Paylaşımı gören kişilerin anlatımları,
  8. İlan veya internet sayfasına ilişkin bilgiler,
  9. Cihaz ve hesaplar üzerinde yapılacak teknik incelemeler.

Delil elde etmek amacıyla başka bir kişinin hesabına veya telefonuna izinsiz girilmemelidir. Böyle bir işlem ayrıca bilişim veya kişisel veri suçlarına neden olabilir.

TCK m.135 ve m.136 Uzlaştırma Kapsamında mı?

Kişisel verilerin kaydedilmesi ve kişisel verileri hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme suçları şikâyete bağlı değildir ve CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılmamıştır.

Bu nedenle TCK m.135 ve TCK m.136 kapsamındaki suçlarda uzlaştırma yoluna gidilmez.

Telefon numarası, adres ve kişiyi tanınabilir kılan fotoğraf kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi TCK m.135 kapsamında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla; başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi ise TCK m.136 kapsamında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir.

Suçun kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. TCK m.135 ve m.136 kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma uygulanmaz.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Paylaşımın suç oluşturup oluşturmadığı; verinin niteliği, paylaşım amacı, rıza veya kanuni yetkinin bulunup bulunmadığı ve verinin kimlere aktarıldığı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

İçerik Yayınlanma Tarihi:

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 731 konu bulundu
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
  • Hakkımızda | Antalya Avukat Uğur Azap Hukuk BürosuAvukat Uğur Azap Antalya Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların yürürlükteki mevzuat, güncel yargı kararları ve meslek kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi amacıyla avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Avukat Uğur Azap tarafından yürütülen çalışmalarda her dosya, kendine özgü olaylar ve deliller dikkate alınarak incelenir;... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • FUHUŞ SUÇU: TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRMEFuhuş suçu, kamu düzenini ve ahlakını korumaya yönelik suç tiplerinden biri olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenmiştir. Bu suç, esas olarak bireyin cinsel dokunulmazlığına değil, toplumun genel ahlakına ve sağlığına yönelen bir tehdit olarak kabul edilmektedir. TCK’nın 227. maddesi, fuhşa teşvik, aracılık etme, yer temin etme ve bu... +Devamını oku
  • Instagram, Facebook ve X’te Hakaret Etmenin Cezası Nedir?Instagram, Facebook, X ve benzeri sosyal medya platformlarında bir kişiye küfür etmek, aşağılayıcı ifadeler kullanmak veya kişinin onurunu, şerefini ve saygınlığını zedeleyebilecek bir fiil isnat etmek hakaret suçunu oluşturabilir.Sosyal medyada hakaret suçu; paylaşım, yorum, hikâye, doğrudan mesaj, fotoğraf, video veya ses kaydı yoluyla... +Devamını oku
  • İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel KuruluEsas No: 2018/240Karar No: 2020/43Karar Tarihi: 21.01.2020Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel Kurulu         2018/240 E.  ,  2020/43 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi1. Taraflar arasındaki “sözleşmenin feshi, tapu iptal ve... +Devamını oku
  • İhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a) Hileli davranışlarla;1. İhaleye katılma... +Devamını oku
  • Kasten Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı İncelemeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen ve bireylerin vücut bütünlüğüne karşı işlenen suçlar arasında yer alan önemli bir fiildir. Bu suç, mağdurun fiziksel olarak zarar görmesine neden olan eylemleri kapsar. Kasten yaralama suçları ve cezaları, suçu işleyenin niyetine, kullanılan yönteme ve... +Devamını oku
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
  • Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyanMadde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
  • “Ağır Ceza Avukatı” Kavramı Hukuken Var mıdır?Türkiye’de halk arasında yaygın olarak kullanılan “Ağır Ceza Avukatı” kavramı, bir avukatın sadece ağır ceza mahkemelerinde görülen davalara baktığı izlenimini verse de hukuki anlamda bu şekilde uzmanlık alanına göre avukatlık unvanı bulunmamaktadır.1. Avukatlık Kanunu’na Göre Avukatlık Mesleğinin NiteliğiAvukatlık mesleğinin temel çerçevesi 1136... +Devamını oku
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
  • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı SuçlarAnayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların... +Devamını oku
  • Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
  • Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
  • Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
  • Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
  • Yabancı tarafından işlenen suçMadde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun... +Devamını oku
  • Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretCeza kanunu Madde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum... +Devamını oku
  • Güveni kötüye kullanmaMadde 155(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)... +Devamını oku
  • Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı SuçlarUlaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasıMadde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun... +Devamını oku
  • Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkKullanma hırsızlığı TCK Madde 146(1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.Zorunluluk hâliMadde 147(1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak... +Devamını oku
  • DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
  • Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeCinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren... +Devamını oku
  • Birine Küfür Etmenin Cezası Nedir? Hakaret Davası Nasıl Açılır?Bir kişiye küfür etmek, sövmek veya onun onurunu, şerefini ve toplum içindeki saygınlığını zedeleyebilecek somut bir fiil isnat etmek, Türk Ceza Kanunu kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir. Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir.Hakaret suçu hangi durumlarda oluşur?TCK m.125’e göre hakaret... +Devamını oku
  • Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 
  • Meşru Müdafaa Nedir ve Türk Ceza Hukukundaki Cezai Sonuçları Nelerdir?1. Meşru Müdafaa Nedir?Meşru müdafaa, bir kişinin kendisini veya başkasını haksız bir súldırıya karşı savunmasını ifade eden hukuki bir kavramdır. Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre, meşru müdafaa halinde işlenmiş bir fiil cezalandırılmaz. Burada esas olan, súldırının haksız ve ani olmasıdır.2. Meşru Müdafaanın Hukuki DayanağıTCK'... +Devamını oku
  • Hürriyete Karşı SuçlarTehditTCK Madde 106(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan 44 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş” şeklinde değiştirilmiştir. 45 18/6/2014 tarihli ve... +Devamını oku
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 
  • Kasten Yaralama Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir ve bireyin vücut bütünlüğüne yönelik kasıtlı eylemleri cezalandırmayı amaçlamaktadır. TCK m.86/1’e göre, “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi” bu suçu işlemiş sayılır. Bu suçun... +Devamını oku
  • Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
  • Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
  • İhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a) Hileli davranışlarla;1. İhaleye katılma... +Devamını oku
  • Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Kapsamında Detaylı İncelemeNitelikli Dolandırıcılık Nedir?Dolandırıcılık suçu, bir kişinin hileli davranışlarla başkasını aldatarak haksız kazanç sağlamasıdır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) dolandırıcılık suçu, 157. ve 158. maddelerde düzenlenmiştir. Nitelikli dolandırıcılık ise dolandırıcılığın daha ağırlaştırıcı sebeplerle işlenmesi... +Devamını oku
  • İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
  • Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
  • Mala zarar vermeMadde 151(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.) Mala zarar vermenin nitelikli halleriMadde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;a) Kamu kurum ve... +Devamını oku
  • Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Sayfalar