Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 3 konu bulundu

Başkasının Adına Sahte Sosyal Medya Hesabı Açmanın Cezası Nedir? - TCK m.125, 134, 136

Başkasının adı, fotoğrafı veya kişisel bilgileri kullanılarak sahte sosyal medya hesabı açılması, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına “sahte hesap açma” adıyla düzenlenmiş bağımsız bir suç değildir. Ancak hesabın oluşturulma biçimine, kullanılan bilgilere ve yapılan paylaşımlara göre kişisel verileri hukuka aykırı yayma, özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, dolandırıcılık veya bilişim suçu meydana gelebilir.

Özellikle kişinin fotoğrafının, telefon numarasının veya diğer kimlik bilgilerinin izinsiz biçimde sahte hesapta kullanılması, somut olayın şartlarına göre TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Sahte Hesap Açılması Hangi Suçları Oluşturabilir?

Eylem Uygulanabilecek hüküm Temel yaptırım
Başkasının fotoğrafını veya kişisel bilgilerini hukuka aykırı yaymak TCK m.136 2 yıldan 4 yıla kadar hapis
Özel hayata ilişkin görüntü veya sesi paylaşmak TCK m.134/2 2 yıldan 5 yıla kadar hapis
Sahte hesaptan hakaret etmek TCK m.125 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası
Gerçek hesaba izinsiz girmek TCK m.243 Bilişim sistemine girme suçuna ilişkin ceza
Hesaptaki verileri silmek veya değiştirmek TCK m.244 Sistemi engelleme, bozma veya verileri değiştirme hükümleri
Sahte hesapla para veya menfaat sağlamak TCK m.157–158 Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık
Başkasının kimliğini soruşturmayı engellemek amacıyla kullanmak TCK m.268 İftira suçuna ilişkin hükümler

Her olayda bu suçların tamamı oluşmaz. Paylaşılan bilginin niteliği, hesabın kullanım amacı, mağdurun rızası, paylaşımların kimlere ulaştığı ve failin kastı birlikte değerlendirilir.

TCK m.136 Kapsamında Kişisel Verileri Yayma Suçu

TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. mevzuat.adalet.gov.tr

Kişisel veri yalnızca T.C. kimlik numarası veya adres gibi resmî bilgilerden oluşmaz. Kişiyi belirli ya da belirlenebilir hâle getiren şu bilgiler de kişisel veri niteliği taşıyabilir:

  • Ad ve soyadı,
  • Yüz fotoğrafı,
  • Telefon numarası,
  • Elektronik posta adresi,
  • Doğum tarihi,
  • Yaşadığı veya çalıştığı yer,
  • Aile ve medeni durum bilgileri,
  • Sosyal medya kullanıcı adı,
  • Sağlık, eğitim ve meslek bilgileri.

Bir fotoğrafın daha önce gerçek kişi tarafından sosyal medyada paylaşılmış olması, bu fotoğrafın her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez. Kamuya açık veya kolay ulaşılabilir bir bilgi de kişisel veri niteliğini koruyabilir. Bununla birlikte ceza sorumluluğu belirlenirken verinin hangi amaçla kullanıldığı, hukuka uygunluk nedeni bulunup bulunmadığı ve failin hukuka aykırılık bilinci araştırılır. mevzuat.adalet.gov.tr

Örneğin, bir kişinin fotoğrafını alıp onun adıyla sahte hesap açmak, bu hesaptan başkalarına arkadaşlık isteği göndermek ve fotoğrafı hesabın gerçek sahibine aitmiş izlenimi verecek şekilde yaymak TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Her Fotoğraf Paylaşımı Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Eder mi?

Hayır. TCK m.134 ile TCK m.136 arasında önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Kişinin normal kıyafetlerle çekilmiş, gündelik yaşamına ait sıradan bir fotoğrafı her zaman özel hayat alanına ilişkin görüntü sayılmaz. Buna karşılık fotoğraf yine de kişisel veri olabilir. Yargıtay uygulamasında, kişinin yalnızca yüzünü veya gündelik kıyafetlerini gösteren fotoğraflar özel yaşam görüntüsü kabul edilmese bile bu fotoğrafların sahte hesapta hukuka aykırı yayımlanması TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilmektedir. mevzuat.adalet.gov.tr

Şu içerikler ise TCK m.134 kapsamında özel hayatla daha yakından ilişkilidir:

  • Mahrem veya cinsel içerikli görüntüler,
  • Ev içinde çekilmiş özel görüntüler,
  • Sağlık ve tedavi sürecine ilişkin görüntüler,
  • Başkalarının görmesi amaçlanmayan aile görüntüleri,
  • Özel ilişkilere ait ses ve görüntü kayıtları.

TCK m.134/1 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. İhlal görüntü veya ses kaydedilerek gerçekleştirilirse ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak açıklanması hâlinde TCK m.134/2 gereğince iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır. Sosyal medya üzerinden yayımlama da bu kapsamda değerlendirilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Sahte Hesaptan Hakaret Edilmesinin Cezası

Sahte hesaptan gerçek kişiye yönelik küfür edilmesi, aşağılayıcı sözler yazılması veya kişinin onur ve saygınlığını zedeleyecek somut bir fiil isnat edilmesi TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.

Hakaret suçunun temel cezası:

  • Üç aydan iki yıla kadar hapis, veya
  • Adli para cezasıdır.

Hakaretin sosyal medya üzerinden yazılı veya görüntülü iletiyle gerçekleştirilmesi de aynı hükme tabidir. Paylaşım herkesin görebileceği şekilde yapılmışsa aleniyet nedeniyle ceza altıda bir oranında artırılabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Hakaret mağdurun doğrudan görmediği bir ortamda yapılmışsa, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir. Sosyal medya paylaşımının kimlere ulaştığı ve hesabın erişim durumu bu nedenle önemlidir. Yargıtay, bu unsur açıklanmadan mahkûmiyet kurulmasını eksik inceleme olarak değerlendirebilmektedir. mevzuat.adalet.gov.tr

Mağdurun Adından Yapılan Paylaşımlar Hakaret Sayılır mı?

Sahte hesabı açan kişi, mağdurun kendi ağzından yazılmış izlenimi veren aşağılayıcı veya küçük düşürücü paylaşımlar yapabilir. Bu durumda yalnızca kullanılan kelimelere değil, paylaşımın mağdura yüklediği anlam ve toplumda meydana getirdiği izlenime bakılır.

Mağdura ahlaka aykırı davranış, suç veya toplum tarafından küçük düşürücü başka bir fiil isnat ediliyorsa hakaret suçu gündeme gelebilir. Ancak yalnızca kişinin adının veya fotoğrafının kullanılması, içerikte onur ve saygınlığa saldırı bulunmadığı sürece otomatik olarak hakaret suçu oluşturmaz.

Bir Eylem Birden Fazla Suç Oluşturabilir mi?

Sahte hesapta kişinin telefon numarasıyla birlikte hakaret içerikli paylaşım yapılması gibi durumlarda hem TCK m.125 hem de TCK m.136 gündeme gelebilir.

Bununla birlikte aynı fiille birden fazla farklı suçun oluşması durumunda TCK m.44’teki fikrî içtima kuralı değerlendirilir. Bu kurala göre fail, tek fiille birden fazla farklı suç oluşturmuşsa kural olarak en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Yargıtay uygulamasında, tek paylaşım içinde telefon numarasının yayılması ve hakaret edilmesi hâlinde TCK m.44 kapsamında değerlendirme yapılabildiği görülmektedir. mevzuat.adalet.gov.tr

Buna karşılık sahte hesabın açılması, farklı tarihlerde kişisel verilerin paylaşılması, ayrı paylaşımlarla hakaret edilmesi ve hesabın dolandırıcılıkta kullanılması birbirinden bağımsız fiillerse ayrı suçlardan sorumluluk doğabilir. Kesin değerlendirme, eylemler arasındaki zaman ve amaç bağlantısına göre yapılır.

Gerçek Sosyal Medya Hesabı Ele Geçirilmişse

Sahte hesap açmakla mevcut hesabı ele geçirmek aynı şey değildir.

Bir kişinin şifresini izinsiz kullanarak gerçek hesabına girilmesi TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine hukuka aykırı girme suçunu gündeme getirir. Şifrenin değiştirilmesi, hesabın sahibinin erişiminin engellenmesi, mesajların silinmesi veya yeni veriler yerleştirilmesi hâlinde TCK m.244 kapsamında ayrıca sorumluluk doğabilir.

Dolayısıyla olayda yeni bir taklit hesap mı açıldığı, yoksa mağdurun gerçek hesabına mı girildiği açık biçimde belirlenmelidir.

Sahte Hesabı Açan Kişi Nasıl Tespit Edilir?

Bir hesabın mağdurun adıyla açılmış olması, hesabı kimin açtığını tek başına göstermez. Ceza sorumluluğu açısından hesabı açan veya yöneten kişinin kuşkuya yer bırakmayacak delillerle belirlenmesi gerekir.

Soruşturmada değerlendirilebilecek başlıca veriler şunlardır:

  • Hesabın kullanıcı adı ve profil bilgileri,
  • Hesabın tam tanımlayıcı bilgisi,
  • Paylaşım tarihleri ve saatleri,
  • Hesaba erişimde kullanılan IP bilgileri,
  • Telefon ve elektronik posta doğrulama bilgileri,
  • Cihazlarda bulunan oturum ve uygulama kayıtları,
  • Hesabın bağlantılı olduğu diğer profiller,
  • Mesajlar, ekran görüntüleri ve tanık anlatımları.

Yargıtay, sahte hesabın kim tarafından açıldığının belirlenebilmesi için erişim sağlayan IP bilgilerinin ve şüphelinin dijital cihazlarındaki teknik verilerin araştırılması gerektiğini belirtmektedir. Yalnızca taraf beyanlarına dayanılması bazı olaylarda eksik inceleme sayılabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Ekran görüntüsü içeriğin varlığını göstermesi bakımından önemlidir; ancak her zaman hesabın fail tarafından açıldığını tek başına kanıtlamaz. Teknik veriler, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Hakaret suçu, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl dışında kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m.134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da kural olarak şikâyet üzerine soruşturulur.

TCK m.73 gereğince şikâyete bağlı suçlarda mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma suçu ise TCK m.139 gereğince şikâyete bağlı suçlar arasında değildir. Cumhuriyet savcılığı koşulları bulunuyorsa resen soruşturma yapabilir. Buna rağmen dijital delillerin kaybolma ihtimali nedeniyle başvurunun geciktirilmemesi önemlidir.

Antalya’da Son On Yıla İlişkin Resmî Durum

Antalya’da yalnızca “başkası adına sahte sosyal medya hesabı açılması” suçunu gösteren, yıllara göre ayrılmış ve kesintisiz on yıllık resmî bir istatistik yayımlanmamıştır. Bu nedenle sahte hesap olaylarının son on yılda belirli bir oranda arttığı veya azaldığı yönünde kesin rakamsal sonuç açıklamak mümkün değildir.

Antalya Adliyesinin erişilebilir faaliyet raporları 2019–2025 dönemini kapsamakta; ancak raporlardaki tablolar sahte sosyal medya hesabını bağımsız bir suç kategorisi olarak göstermemektedir. antalya.adalet.gov.tr

2025 yılı resmî faaliyet raporunda:

  • Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına yıl içinde 126.441 soruşturma dosyası geldiği,
  • 119.298 dosya hakkında karar verildiği,
  • Gelen soruşturma dosyası sayısının 2021’de 91.137, 2022’de 93.286, 2023’te 115.902, 2024’te 125.606 ve 2025’te 126.441 olduğu,
  • Başsavcılık bünyesinde bilişim, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin ihtisas bürosunun bulunduğu

belirtilmektedir. Bu sayılar bütün suç türlerini kapsar; sahte hesap veya TCK m.136 dosyalarının sayısını ayrı olarak göstermez. Dolayısıyla bu rakamlardan Antalya’daki sahte hesap olaylarının kesin sayısı çıkarılamaz. rayp.adalet.gov.tr

Aynı raporda hakaret ve kişisel verileri hukuka aykırı yayma suçlarının Antalya’daki ceza mahkemelerinin iş yükünde yer aldığı görülmektedir. Ancak mahkeme bazındaki bitirilme süresi tabloları, suç sayısı veya mahkûmiyet oranı olarak yorumlanmamalıdır. rayp.adalet.gov.tr

Başkasının adına sahte sosyal medya hesabı açılması her durumda aynı suçu oluşturmaz. Genel değerlendirme şu şekildedir:

  • Yalnızca takma adla hesap açılması, gerçek bir kişinin verileri kullanılmıyorsa suç oluşturmayabilir.
  • Gerçek kişinin adı ve fotoğrafı hukuka aykırı biçimde kullanılıyorsa TCK m.136 uygulanabilir.
  • Mahrem görüntüler paylaşılmışsa TCK m.134 gündeme gelir.
  • Hakaret içerikli paylaşım yapılmışsa TCK m.125 uygulanabilir.
  • Gerçek hesaba izinsiz girilmişse TCK m.243–244 değerlendirilir.
  • Hesap para almak veya insanları aldatmak için kullanılmışsa dolandırıcılık hükümleri uygulanabilir.

Suçun hukuki niteliği yalnızca hesabın sahte olmasına göre değil; kullanılan verilerin niteliğine, paylaşımların içeriğine, failin amacına ve elde edilen teknik delillere göre belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Somut olayın özelliklerine göre suçun niteliği, şikâyet şartı ve uygulanacak hükümler değişebilir.

Eski Sevgilinin Mahrem, Çıplak vb... Görüntüleri Yaymasının Cezası Nedir? — TCK m.134

Eski sevgilinin ilişki sırasında çekilen özel, çıplak veya cinsel içerikli fotoğraf ve videoları izin almadan başkalarına göndermesi ya da sosyal medyada yayımlaması suçtur. Görüntünün ilişki devam ederken rızayla çekilmiş olması, ayrılıktan sonra paylaşılmasına izin verildiği anlamına gelmez.

Bu davranış, TCK m.134/2 kapsamında özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etme suçunu oluşturabilir. Suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Mahrem Görüntüleri Yaymanın Cezası Nedir?

TCK m.134/2 uyarınca kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Mahrem görüntünün;

  • Sosyal medya hesabında paylaşılması,
  • Mesajlaşma uygulamasından gönderilmesi,
  • İnternet sitesinde yayımlanması,
  • Aile üyelerine veya arkadaşlara gönderilmesi,
  • İş yerine veya okul çevresine ulaştırılması,
  • Grup konuşmasında paylaşılması,
  • Başka bir telefondan gösterilmesi

ifşa suçunu oluşturabilir.

Görüntünün herkese açık şekilde paylaşılması şart değildir. İçeriği görme hakkı bulunmayan tek bir kişiye bilinçli olarak gönderilmesi de somut olayın özelliklerine göre ifşa sayılabilir.

Görüntü Rızayla Çekilmişse Paylaşmak Suç mu?

Fotoğrafın veya videonun rızayla çekilmiş olması, görüntünün paylaşılmasına da rıza gösterildiği anlamına gelmez.

Kişi, görüntünün çekilmesine veya eski sevgilisinin telefonunda bulunmasına izin vermiş olabilir. Ancak görüntünün üçüncü kişilere gönderilmesi ya da internette yayımlanması için ayrıca hukuka uygun bir rıza gerekir.

Bu nedenle kişi mahrem fotoğrafını kendi isteğiyle sevgilisine göndermiş olsa bile eski sevgilinin görüntüyü başkalarına yayması TCK m.134/2 kapsamında suç oluşturabilir.

Görüntü Gizlice Çekilmişse Ceza Nedir?

TCK m.134/1 uyarınca bir kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Özel hayatın gizliliğinin görüntü veya ses kaydı alınarak ihlal edilmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu durumda ceza, temel cezanın iki katı üzerinden belirlenir.

Örneğin kişinin bilgisi dışında;

  • Soyunurken görüntüsünün çekilmesi,
  • Cinsel birlikteliğin kaydedilmesi,
  • Banyoya veya yatak odasına gizli kamera yerleştirilmesi,
  • Görüntülü konuşmanın ekran kaydının alınması,
  • Mahrem bir görüşmenin gizlice kaydedilmesi

TCK m.134/1 kapsamında değerlendirilebilir.

Gizlice kaydedilen görüntü daha sonra başkalarına gönderilirse hem hukuka aykırı kayıt alma hem de görüntüyü ifşa etme suçları ayrı ayrı gündeme gelebilir.

Sosyal Medyada Yaymanın Cezası Artar mı?

TCK m.134/2’ye göre özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması durumunda da iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Sosyal medyada paylaşım yapılması kanunda ayrıca bir ceza artırımı olarak düzenlenmemiştir. Ancak paylaşımın ulaştığı kişi sayısı, yayında kaldığı süre, tekrar paylaşılması ve mağdur üzerindeki etkileri mahkemenin temel cezayı belirlemesinde dikkate alınabilir.

Hesabın gizli olması veya paylaşımın kısa süre sonra silinmesi suçun oluşmasını kendiliğinden engellemez.

Görüntüyü Tek Kişiye Göndermek Suç mu?

Mahrem görüntünün mutlaka yüzlerce kişiye veya herkese açık bir hesaptan paylaşılması gerekmez. İçeriği öğrenme yetkisi bulunmayan bir kişiye gönderilmesi de ifşa olarak değerlendirilebilir.

Örneğin görüntünün mağdurun;

  • Annesine veya babasına,
  • Eşine veya yeni sevgilisine,
  • Arkadaşına,
  • İşverenine,
  • İş arkadaşına,
  • Öğretmenine

gönderilmesi suç oluşturabilir.

Gönderilen kişinin görüntüyü başkalarına aktarmaması, ilk paylaşımı yapan kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Görüntüde Yüz Görünmüyorsa Suç Oluşur mu?

Mahrem görüntüde kişinin yüzünün görünmemesi, suçun hiçbir şekilde oluşmayacağı anlamına gelmez. Dövme, doğum izi, ses, kıyafet, bulunulan ortam, hesap bilgileri veya paylaşımın yanında yazılan açıklamalar üzerinden kişinin kim olduğu anlaşılabiliyorsa özel hayatın gizliliği ihlal edilmiş olabilir.

Görüntüdeki kişinin belirlenememesi ise suçun değerlendirilmesini etkileyebilir. Her olay, görüntünün içeriği ve mağdurla bağlantısının kurulup kurulamadığı dikkate alınarak incelenir.

Görüntüleri Yaymakla Tehdit Etmenin Cezası

Eski sevgilinin görüntüleri henüz paylaşmadan “Benimle barışmazsan görüntülerini yayarım”, “Para vermezsen ailene gönderirim” veya “Şikâyet edersen fotoğraflarını paylaşırım” demesi de cezai sorumluluk doğurabilir.

Fail, mağduru belirli bir davranışta bulunmaya, bulunmamaya veya kendisine çıkar sağlamaya zorlamak amacıyla mahrem görüntüleri yayımlama tehdidinde bulunuyorsa şartları oluştuğunda TCK m.107 kapsamında şantaj suçu gündeme gelebilir.

Şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Olayın niteliğine göre TCK m.106 kapsamında tehdit suçu da ayrıca değerlendirilebilir.

Görüntülerin önce tehdit amacıyla kullanılması, ardından gerçekten paylaşılması durumunda şantajın yanında TCK m.134/2’deki ifşa suçu da oluşabilir.

Görüntüleri Başkasına Gönderen Kişi de Suç İşler mi?

Mahrem görüntüyü ilk paylaşan kişi dışında, görüntüyü alan ve hukuka aykırı olduğunu bilerek başka kişilere gönderen kişiler de kendi eylemlerinden sorumlu olabilir.

“Bana da başkası gönderdi” şeklindeki açıklama, görüntünün bilerek yeniden yayılması hâlinde tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle mağdurun yakınları da dâhil olmak üzere hiç kimse görüntüyü delil toplamak amacıyla gereksiz şekilde başka kişilere göndermemelidir. Deliller mümkün olduğunca değiştirilmeden ve çoğaltılmadan yetkili makamlara sunulmalıdır.

Eski Sevgilinin Telefonundan Görüntüleri Silmek Suç Olur mu?

Mağdur, görüntüleri kaldırmak amacıyla eski sevgilisinin telefonuna, bilgisayarına veya sosyal medya hesabına izinsiz girmemelidir. Başkasının cihazına veya hesabına izinsiz erişmek TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine girme suçunu oluşturabilir.

Mahrem görüntülerin silinmesi veya yayının durdurulması için hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır. Mevcut deliller korunarak Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurulabilir.

Mahrem Görüntülerin Paylaşılması Nasıl İspatlanır?

Somut olayın özelliklerine göre şu deliller kullanılabilir:

  • Görüntünün paylaşıldığı hesabın ekran görüntüleri,
  • Mesajlaşma kayıtları,
  • Kullanıcı adı ve profil bilgileri,
  • Paylaşımın tarih ve saati,
  • Görüntünün gönderildiği kişilerin beyanları,
  • Tehdit ve şantaj mesajları,
  • E-posta kayıtları,
  • Telefon veya bilgisayar incelemeleri,
  • Hesap giriş ve IP kayıtları,
  • Platforma yapılan bildirimler,
  • Tanık anlatımları,
  • Görüntünün ilk olarak kimde bulunduğunu gösteren bilgiler.

Ekran görüntüsü alınırken yalnızca mahrem içerik değil, paylaşımı yapan hesabı ve gönderim tarihini gösteren bilgiler de korunmalıdır. Görüntüler yeniden yayılarak delil oluşturulmaya çalışılmamalıdır.

Mahrem görüntünün internette bulunması durumunda ekran kaydı alınabilir. Ancak görüntünün başka hesaplara veya kişilere gönderilmesi, mağduriyetin daha fazla yayılmasına neden olabilir.

Sahte Hesaptan Paylaşılırsa Fail Bulunabilir mi?

Görüntünün anonim veya sahte hesaptan paylaşılması, hesabı kullanan kişinin hiçbir şekilde belirlenemeyeceği anlamına gelmez.

Savcılık soruşturması kapsamında;

  • Hesabın açılmasında kullanılan telefon numarası,
  • E-posta bilgileri,
  • IP ve bağlantı kayıtları,
  • Hesaba giriş yapılan cihazlar,
  • Paylaşım tarihleri,
  • İnternet abonelik bilgileri

araştırılabilir.

Bununla birlikte IP adresinin veya telefon hattının bir kişiye ait olması, paylaşımı kesin olarak o kişinin yaptığını tek başına göstermeyebilir. Teknik kayıtların diğer delillerle desteklenmesi gerekir.

Şikâyet Nereye Yapılır?

Mahrem görüntülerin paylaşılması nedeniyle;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine veya
  • Jandarma birimine

şikâyette bulunulabilir.

Şikâyette görüntüyü paylaşan kişi biliniyorsa kimlik bilgileri belirtilmelidir. Paylaşım anonim hesaptan yapılmışsa şikâyet faili meçhul kişi hakkında yapılabilir. Şüphelinin adının bilinmemesi başvuruya engel değildir.

Mağdur ceza davasını doğrudan açmaz. Şikâyetten sonra soruşturmayı Cumhuriyet savcılığı yürütür. Yeterli şüphe elde edilmesi durumunda iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

TCK m.139 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 gereğince şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Görüntünün internette bulunmaya devam etmesi veya farklı tarihlerde yeniden paylaşılması hâlinde her eylemin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilir.

Dijital kayıtların silinme ihtimali nedeniyle şikâyetin ve delillerin korunmasının geciktirilmemesi önemlidir.

Şikâyetten Vazgeçilirse Ne Olur?

TCK m.134 kapsamındaki suç şikâyete bağlı olduğu için mağdurun usulüne uygun biçimde şikâyetinden vazgeçmesi, kanuni şartların bulunması hâlinde ceza davasının düşmesine neden olabilir.

Ancak olayda şantaj, tehdit, bilişim sistemine girme veya başka bir suç da bulunuyorsa her suçun şikâyete bağlı olup olmadığı ayrı ayrı incelenir. Bir suç bakımından vazgeçme, resen soruşturulan başka bir suçu kendiliğinden sona erdirmez.

Uzlaştırma Uygulanır mı?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasındadır. Soruşturma sırasında yasal şartların bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir.

Uzlaşma gerçekleşmezse soruşturma kaldığı yerden devam eder. Dosyada şantaj veya uzlaştırma kapsamında bulunmayan başka bir suçun da bulunması hâlinde uzlaştırma durumu ayrıca değerlendirilir.

Mağdur Çocuksa Hangi Hükümler Uygulanır?

Paylaşılan görüntülerdeki kişi on sekiz yaşından küçükse olay yalnızca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kalmayabilir.

Görüntünün içeriği ve elde edilme biçimine göre;

  • TCK m.103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı,
  • TCK m.105 kapsamında çocuğa karşı cinsel taciz,
  • TCK m.226 kapsamında müstehcenlik

hükümleri de uygulanabilir.

Çocuğa ait cinsel içerikli görüntülerin kaydedilmesi, bulundurulması veya paylaşılması yetişkinlere ait görüntülerden farklı ve daha ağır sonuçlar doğurabilir.

Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Mahrem görüntülerin izinsiz yayılması, ceza sorumluluğunun yanında özel hukuk sorumluluğu da doğurabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri kapsamında kişilik hakkına yönelik saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.

Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca, kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi de mümkündür. Ceza soruşturması ile tazminat talebi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.

Her olay; görüntünün içeriği, nasıl elde edildiği, kimlerle paylaşıldığı, mağdurun rızası ve mevcut deliller dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu? — TCK m.134

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu?

Bir kişiyi haberi ve rızası olmadan fotoğraflamak veya videoya çekmek, çekimin yapıldığı yere ve görüntünün içeriğine göre suç oluşturabilir. Özellikle kişinin özel hayatına ait bir alanın gizlice kaydedilmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirir.

Ancak izinsiz çekilen her fotoğraf veya video otomatik olarak TCK m.134 kapsamında değildir. Çekimin özel hayat alanına müdahale edip etmediği; çekimin yapıldığı yer, görüntünün içeriği, kişinin tanınabilirliği, çekim yöntemi ve görüntünün daha sonra kullanılıp kullanılmadığı dikkate alınarak belirlenir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?

TCK m.134/1’e göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Gizlilik ihlalinin görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Gizli fotoğraf ve video çekimleri bakımından özellikle bu hüküm önem taşır.

Suçun oluşabilmesi için çekimin mutlaka profesyonel kamerayla yapılması gerekmez. Cep telefonu, tablet, güvenlik kamerası, araç kamerası, gizli kamera, drone veya benzeri bir cihazla yapılan kayıtlar da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmenin Cezası Nedir?

TCK m.134 kapsamında cezalar eylemin şekline göre değişmektedir:

  1. Eylem    Kanuni ceza
  2. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek    Bir yıldan üç yıla kadar hapis
  3. İhlali görüntü veya ses kaydı yaparak gerçekleştirmek    Verilecek cezanın bir kat artırılması
  4. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak açıklamak    İki yıldan beş yıla kadar hapis
  5. Özel görüntüleri basın veya yayın yoluyla yayımlamak    İki yıldan beş yıla kadar hapis

Fotoğraf veya video çekildikten sonra sosyal medyada yayımlanırsa kayıt ve ifşa eylemleri ayrı ayrı değerlendirilerek daha ağır bir cezai sorumluluk ortaya çıkabilir.

Hangi Yerlerde Gizli Çekim Suç Oluşturabilir?

Kişinin başkaları tarafından görülmeyeceğini veya kaydedilmeyeceğini haklı olarak bekleyebileceği alanlarda yapılan gizli çekimler özel hayatın gizliliğini ihlal edebilir.

Örneğin;

  1. Ev içerisinde gizli kamera kullanmak,
  2. Banyo veya tuvalete kamera yerleştirmek,
  3. Soyunma kabininde görüntü çekmek,
  4. Otel odasını gizlice kaydetmek,
  5. Yatak odasını dışarıdan görüntülemek,
  6. Özel bir görüşmeyi gizlice videoya çekmek,
  7. İş yerindeki soyunma veya dinlenme alanını kaydetmek,
  8. Bir kişinin evinin içerisini pencereden çekmek,
  9. Özel görüntülü konuşmanın ekran kaydını almak,

TCK m.134 kapsamında suç oluşturabilir.

Çekimin ses içermemesi, fotoğraf veya videonun özel hayat alanına müdahale etmesi durumunda cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sokakta Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu?

Kamusal alanda yapılan her çekim suç değildir. Sokak, meydan, park veya toplu taşıma aracı gibi kamuya açık bir yerde genel manzara ya da kalabalığın görüntülenmesi doğrudan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturmayabilir.

Ancak kişinin kamuya açık bir yerde bulunması, özel hayatına ilişkin her türlü görüntünün çekilebileceği anlamına gelmez. Örneğin;

  • Belirli bir kişiyi gizlice ve sürekli takip ederek çekmek,
  • Kişinin mahrem bölgesini görüntülemek,
  • Özel bir anını yakınlaştırarak kaydetmek,
  • Sağlık durumuna veya aile hayatına ilişkin görüntü almak,
  • Kişiyi küçük düşürecek şekilde özel durumunu kaydetmek,
  • Çekilen görüntüyü hukuka aykırı biçimde yayımlamak,

özel hayatın gizliliği veya başka suçlar bakımından değerlendirilebilir.

Dolayısıyla “Sokakta çekim yapmak her zaman serbesttir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Bir Kişinin Yüzünü İzinsiz Çekmek Suç mu?

Bir kişinin yüzünün izinsiz şekilde fotoğraflanması her olayda TCK m.134 suçunu oluşturmaz. Görüntünün özel hayat alanına ilişkin olup olmadığı ve hangi amaçla çekildiği önemlidir.

Bununla birlikte kişinin özellikle hedef alınması, rahatsız edici biçimde takip edilmesi, görüntüsünün kaydedilmesi veya sosyal medyada yayımlanması durumunda;

  • TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK m.123/A kapsamında ısrarlı takip,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma,

hükümleri gündeme gelebilir.

Ayrıca Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25 kapsamında kişilik hakkına yönelik saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.

Fotoğraf Çekmeye İzin Vermek Paylaşmaya da İzin Vermek midir?

Hayır. Bir kişinin fotoğraf veya video çekimine rıza göstermesi, görüntünün sosyal medyada veya başka ortamlarda yayımlanmasına otomatik olarak izin verdiği anlamına gelmez.

Rıza;

  1. Belirli bir çekim için,
  2. Belirli bir amaçla,
  3. Belirli bir kullanım alanını kapsayacak şekilde,

verilmiş olabilir. Örneğin aile arasında çekilen bir fotoğrafa izin verilmesi, bu fotoğrafın herkese açık sosyal medya hesabında yayımlanmasına da rıza gösterildiği anlamına gelmeyebilir.

TCK m.26/2 uyarınca kişinin üzerinde tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin açıkladığı rıza hukuka uygunluk nedeni olabilir. Ancak rızanın kapsamının aşılması hâlinde yapılan paylaşım hukuka aykırı hâle gelebilir.

Gizlice Çekilen Görüntüyü Paylaşmanın Cezası Nedir?

TCK m.134/2’ye göre kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı şekilde açıklayan kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

İfşa veya açıklama eylemi;

  1. Görüntüyü bir başkasına göndermek,
  2. WhatsApp grubunda paylaşmak,
  3. Sosyal medyada yayımlamak,
  4. İnternet sitesine yüklemek,
  5. Canlı yayında göstermek,
  6. Başka kişilere izletmek,
  7. Basın veya yayın kuruluşlarına vermek,

şeklinde gerçekleşebilir.

Görüntünün daha önce hukuka uygun şekilde çekilmiş olması, daha sonra izinsiz paylaşılmasını mutlaka hukuka uygun hâle getirmez. Özel hayata ilişkin görüntünün hukuka aykırı açıklanması ayrıca suç oluşturabilir.

Eski Sevgilinin Fotoğraf veya Videosunu Paylaşmak Suç mu?

Eski sevgilinin, eşin veya eski eşin özel fotoğraf ve videolarını izinsiz paylaşmak TCK m.134/2 kapsamında suç oluşturabilir. Daha önce duygusal ilişki yaşanması veya görüntünün rızayla gönderilmiş olması, görüntüyü ayrılık sonrasında yayımlama hakkı vermez.

Görüntünün yayımlanacağı söylenerek kişiden para, barışma, cinsel birliktelik veya başka bir menfaat istenmesi durumunda TCK m.107’deki şantaj suçu da gündeme gelebilir.

Israrla görüntü çekme, fiziksel takip veya iletişim kurma davranışları mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşturuyorsa TCK m.123/A’daki ısrarlı takip suçu ayrıca değerlendirilebilir.

İş Yerinde Gizli Kamera Kullanmak Suç mu?

İş yerindeki her kamera kaydı otomatik olarak suç değildir. Güvenliğin sağlanması gibi belirli bir amaçla, ölçülü biçimde ve uygun alanlara kamera yerleştirilmesi mümkündür. Ancak kamera kullanımının çalışanların özel hayatını ihlal edecek boyuta ulaşmaması gerekir.

Özellikle;

  • Tuvalet,
  • Duş,
  • Soyunma odası,
  • Emzirme odası,
  • Özel dinlenme alanı,

gibi mahremiyetin yoğun olduğu yerlere kamera yerleştirilmesi TCK m.134 bakımından cezai sorumluluk doğurabilir.

Kişilerin tanınabildiği kamera görüntüleri aynı zamanda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu nedenle görüntülerin amacı dışında kullanılması veya yetkisiz kişilerle paylaşılması ayrıca değerlendirilir.

Güvenlik Kamerasıyla Sokak veya Komşunun Evi Çekilebilir mi?

Evin veya iş yerinin güvenliği için kamera kullanılması tek başına suç değildir. Ancak kameranın görüş alanının güvenlik amacıyla bağlantılı ve ölçülü olması gerekir.

Kameranın doğrudan;

Komşunun evinin içini,
Balkonunu,
Penceresini,
Bahçesindeki özel yaşam alanını,
Sürekli olarak belirli bir kişiyi,

görüntülemesi özel hayatın gizliliğini ihlal edebilir. Güvenlik amacı, başkalarının özel yaşam alanlarının sürekli kaydedilmesini sınırsız şekilde hukuka uygun hâle getirmez.

Araç Kamerasıyla Görüntü Çekmek Suç mu?

Araç içi veya araç dışı kameralarla trafik güvenliği amacıyla görüntü kaydedilmesi her durumda suç değildir. Ancak araç içindeki yolcuların özel konuşmalarının, mahrem davranışlarının veya belirli kişilerin sürekli kaydedilmesi farklı bir değerlendirmeye neden olabilir.

Kayıtların sosyal medyada plaka, yüz ve kimlik bilgileri açık şekilde yayımlanması; özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması bakımından ayrıca incelenebilir.

Delil Toplamak İçin Gizlice Video Çekilebilir mi?

Bir suçu veya haksızlığı ispatlama amacı, her gizli çekimi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Çekimin zorunlu ve ölçülü olup olmadığı, kişinin başka şekilde delil elde etme imkânı ve görüntünün nasıl kullanıldığı somut olayda değerlendirilir.

TCK m.26’da hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm, önceden planlanarak yapılan bütün gizli çekimlere genel bir izin vermez.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.217 gereğince suç yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilen delillerle ispatlanabilir. CMK m.206 uyarınca hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ortaya konulması reddedilir.

Yetkili makamlara delil sunmak ile görüntüyü sosyal medyada yayımlamak aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.

Gizlice Çekilen Görüntünün Silinmesi Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Özel hayatın gizliliğinin kayıt yoluyla ihlal edilmesi tamamlandıktan sonra görüntünün silinmesi, gerçekleşmiş olan eylemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak görüntünün saklanıp saklanmadığı, başkalarına gönderilip gönderilmediği ve ne kadar süre muhafaza edildiği somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.139 gereğince özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 uyarınca şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcılığı soruşturma yürütür.

Eylemin TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma suçunu da oluşturması hâlinde bu suç, TCK m.139’daki istisna nedeniyle şikâyete bağlı değildir.

Gizli Çekim Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla şu bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:

  • Paylaşılan fotoğraf veya videolar,
  • Sosyal medya bağlantıları,
  • Mesajlaşma kayıtları,
  • Görüntünün gönderildiği kişiler,
  • Paylaşımı gören tanıklar,
  • Kameranın bulunduğu yer,
  • Cihazlar üzerinde yapılacak teknik incelemeler,
  • Görüntünün oluşturulma ve paylaşılma tarihi.

Görüntüye ulaşmak amacıyla başka bir kişinin telefonuna veya hesabına izinsiz girilmesi ayrıca suç oluşturabilir.

Bu Suçta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete bağlı olduğundan CMK m.253 kapsamında kural olarak uzlaştırmaya tabidir.

Aynı olayda uzlaştırma kapsamında bulunmayan başka bir suçun aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uygulanacak usul ayrıca değerlendirilir.

Gizlice fotoğraf veya video çekmek, çekimin kişinin özel hayat alanına müdahale etmesi durumunda TCK m.134 kapsamında suç oluşturabilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmenin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. İhlal görüntü veya ses kaydı yapılarak gerçekleştirilirse ceza bir kat artırılır.

Özel hayata ilişkin görüntülerin hukuka aykırı şekilde paylaşılması veya yayımlanması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir. Her izinsiz çekim aynı sonucu doğurmaz; çekimin yeri, içeriği, amacı, rızanın bulunup bulunmadığı ve görüntünün nasıl kullanıldığı birlikte değerlendirilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın hukuki niteliği, ilgili kanun hükümleri ve hukuka uygun deliller üzerinden belirlenir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: