Çıplak Fotoğraf Yayma Cezası

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 1 konu bulundu

Eski Sevgilinin Mahrem, Çıplak vb... Görüntüleri Yaymasının Cezası Nedir? — TCK m.134

Eski sevgilinin ilişki sırasında çekilen özel, çıplak veya cinsel içerikli fotoğraf ve videoları izin almadan başkalarına göndermesi ya da sosyal medyada yayımlaması suçtur. Görüntünün ilişki devam ederken rızayla çekilmiş olması, ayrılıktan sonra paylaşılmasına izin verildiği anlamına gelmez.

Bu davranış, TCK m.134/2 kapsamında özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etme suçunu oluşturabilir. Suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Mahrem Görüntüleri Yaymanın Cezası Nedir?

TCK m.134/2 uyarınca kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Mahrem görüntünün;

  • Sosyal medya hesabında paylaşılması,
  • Mesajlaşma uygulamasından gönderilmesi,
  • İnternet sitesinde yayımlanması,
  • Aile üyelerine veya arkadaşlara gönderilmesi,
  • İş yerine veya okul çevresine ulaştırılması,
  • Grup konuşmasında paylaşılması,
  • Başka bir telefondan gösterilmesi

ifşa suçunu oluşturabilir.

Görüntünün herkese açık şekilde paylaşılması şart değildir. İçeriği görme hakkı bulunmayan tek bir kişiye bilinçli olarak gönderilmesi de somut olayın özelliklerine göre ifşa sayılabilir.

Görüntü Rızayla Çekilmişse Paylaşmak Suç mu?

Fotoğrafın veya videonun rızayla çekilmiş olması, görüntünün paylaşılmasına da rıza gösterildiği anlamına gelmez.

Kişi, görüntünün çekilmesine veya eski sevgilisinin telefonunda bulunmasına izin vermiş olabilir. Ancak görüntünün üçüncü kişilere gönderilmesi ya da internette yayımlanması için ayrıca hukuka uygun bir rıza gerekir.

Bu nedenle kişi mahrem fotoğrafını kendi isteğiyle sevgilisine göndermiş olsa bile eski sevgilinin görüntüyü başkalarına yayması TCK m.134/2 kapsamında suç oluşturabilir.

Görüntü Gizlice Çekilmişse Ceza Nedir?

TCK m.134/1 uyarınca bir kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Özel hayatın gizliliğinin görüntü veya ses kaydı alınarak ihlal edilmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu durumda ceza, temel cezanın iki katı üzerinden belirlenir.

Örneğin kişinin bilgisi dışında;

  • Soyunurken görüntüsünün çekilmesi,
  • Cinsel birlikteliğin kaydedilmesi,
  • Banyoya veya yatak odasına gizli kamera yerleştirilmesi,
  • Görüntülü konuşmanın ekran kaydının alınması,
  • Mahrem bir görüşmenin gizlice kaydedilmesi

TCK m.134/1 kapsamında değerlendirilebilir.

Gizlice kaydedilen görüntü daha sonra başkalarına gönderilirse hem hukuka aykırı kayıt alma hem de görüntüyü ifşa etme suçları ayrı ayrı gündeme gelebilir.

Sosyal Medyada Yaymanın Cezası Artar mı?

TCK m.134/2’ye göre özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması durumunda da iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Sosyal medyada paylaşım yapılması kanunda ayrıca bir ceza artırımı olarak düzenlenmemiştir. Ancak paylaşımın ulaştığı kişi sayısı, yayında kaldığı süre, tekrar paylaşılması ve mağdur üzerindeki etkileri mahkemenin temel cezayı belirlemesinde dikkate alınabilir.

Hesabın gizli olması veya paylaşımın kısa süre sonra silinmesi suçun oluşmasını kendiliğinden engellemez.

Görüntüyü Tek Kişiye Göndermek Suç mu?

Mahrem görüntünün mutlaka yüzlerce kişiye veya herkese açık bir hesaptan paylaşılması gerekmez. İçeriği öğrenme yetkisi bulunmayan bir kişiye gönderilmesi de ifşa olarak değerlendirilebilir.

Örneğin görüntünün mağdurun;

  • Annesine veya babasına,
  • Eşine veya yeni sevgilisine,
  • Arkadaşına,
  • İşverenine,
  • İş arkadaşına,
  • Öğretmenine

gönderilmesi suç oluşturabilir.

Gönderilen kişinin görüntüyü başkalarına aktarmaması, ilk paylaşımı yapan kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Görüntüde Yüz Görünmüyorsa Suç Oluşur mu?

Mahrem görüntüde kişinin yüzünün görünmemesi, suçun hiçbir şekilde oluşmayacağı anlamına gelmez. Dövme, doğum izi, ses, kıyafet, bulunulan ortam, hesap bilgileri veya paylaşımın yanında yazılan açıklamalar üzerinden kişinin kim olduğu anlaşılabiliyorsa özel hayatın gizliliği ihlal edilmiş olabilir.

Görüntüdeki kişinin belirlenememesi ise suçun değerlendirilmesini etkileyebilir. Her olay, görüntünün içeriği ve mağdurla bağlantısının kurulup kurulamadığı dikkate alınarak incelenir.

Görüntüleri Yaymakla Tehdit Etmenin Cezası

Eski sevgilinin görüntüleri henüz paylaşmadan “Benimle barışmazsan görüntülerini yayarım”, “Para vermezsen ailene gönderirim” veya “Şikâyet edersen fotoğraflarını paylaşırım” demesi de cezai sorumluluk doğurabilir.

Fail, mağduru belirli bir davranışta bulunmaya, bulunmamaya veya kendisine çıkar sağlamaya zorlamak amacıyla mahrem görüntüleri yayımlama tehdidinde bulunuyorsa şartları oluştuğunda TCK m.107 kapsamında şantaj suçu gündeme gelebilir.

Şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Olayın niteliğine göre TCK m.106 kapsamında tehdit suçu da ayrıca değerlendirilebilir.

Görüntülerin önce tehdit amacıyla kullanılması, ardından gerçekten paylaşılması durumunda şantajın yanında TCK m.134/2’deki ifşa suçu da oluşabilir.

Görüntüleri Başkasına Gönderen Kişi de Suç İşler mi?

Mahrem görüntüyü ilk paylaşan kişi dışında, görüntüyü alan ve hukuka aykırı olduğunu bilerek başka kişilere gönderen kişiler de kendi eylemlerinden sorumlu olabilir.

“Bana da başkası gönderdi” şeklindeki açıklama, görüntünün bilerek yeniden yayılması hâlinde tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle mağdurun yakınları da dâhil olmak üzere hiç kimse görüntüyü delil toplamak amacıyla gereksiz şekilde başka kişilere göndermemelidir. Deliller mümkün olduğunca değiştirilmeden ve çoğaltılmadan yetkili makamlara sunulmalıdır.

Eski Sevgilinin Telefonundan Görüntüleri Silmek Suç Olur mu?

Mağdur, görüntüleri kaldırmak amacıyla eski sevgilisinin telefonuna, bilgisayarına veya sosyal medya hesabına izinsiz girmemelidir. Başkasının cihazına veya hesabına izinsiz erişmek TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine girme suçunu oluşturabilir.

Mahrem görüntülerin silinmesi veya yayının durdurulması için hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır. Mevcut deliller korunarak Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurulabilir.

Mahrem Görüntülerin Paylaşılması Nasıl İspatlanır?

Somut olayın özelliklerine göre şu deliller kullanılabilir:

  • Görüntünün paylaşıldığı hesabın ekran görüntüleri,
  • Mesajlaşma kayıtları,
  • Kullanıcı adı ve profil bilgileri,
  • Paylaşımın tarih ve saati,
  • Görüntünün gönderildiği kişilerin beyanları,
  • Tehdit ve şantaj mesajları,
  • E-posta kayıtları,
  • Telefon veya bilgisayar incelemeleri,
  • Hesap giriş ve IP kayıtları,
  • Platforma yapılan bildirimler,
  • Tanık anlatımları,
  • Görüntünün ilk olarak kimde bulunduğunu gösteren bilgiler.

Ekran görüntüsü alınırken yalnızca mahrem içerik değil, paylaşımı yapan hesabı ve gönderim tarihini gösteren bilgiler de korunmalıdır. Görüntüler yeniden yayılarak delil oluşturulmaya çalışılmamalıdır.

Mahrem görüntünün internette bulunması durumunda ekran kaydı alınabilir. Ancak görüntünün başka hesaplara veya kişilere gönderilmesi, mağduriyetin daha fazla yayılmasına neden olabilir.

Sahte Hesaptan Paylaşılırsa Fail Bulunabilir mi?

Görüntünün anonim veya sahte hesaptan paylaşılması, hesabı kullanan kişinin hiçbir şekilde belirlenemeyeceği anlamına gelmez.

Savcılık soruşturması kapsamında;

  • Hesabın açılmasında kullanılan telefon numarası,
  • E-posta bilgileri,
  • IP ve bağlantı kayıtları,
  • Hesaba giriş yapılan cihazlar,
  • Paylaşım tarihleri,
  • İnternet abonelik bilgileri

araştırılabilir.

Bununla birlikte IP adresinin veya telefon hattının bir kişiye ait olması, paylaşımı kesin olarak o kişinin yaptığını tek başına göstermeyebilir. Teknik kayıtların diğer delillerle desteklenmesi gerekir.

Şikâyet Nereye Yapılır?

Mahrem görüntülerin paylaşılması nedeniyle;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine veya
  • Jandarma birimine

şikâyette bulunulabilir.

Şikâyette görüntüyü paylaşan kişi biliniyorsa kimlik bilgileri belirtilmelidir. Paylaşım anonim hesaptan yapılmışsa şikâyet faili meçhul kişi hakkında yapılabilir. Şüphelinin adının bilinmemesi başvuruya engel değildir.

Mağdur ceza davasını doğrudan açmaz. Şikâyetten sonra soruşturmayı Cumhuriyet savcılığı yürütür. Yeterli şüphe elde edilmesi durumunda iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

TCK m.139 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 gereğince şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Görüntünün internette bulunmaya devam etmesi veya farklı tarihlerde yeniden paylaşılması hâlinde her eylemin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilir.

Dijital kayıtların silinme ihtimali nedeniyle şikâyetin ve delillerin korunmasının geciktirilmemesi önemlidir.

Şikâyetten Vazgeçilirse Ne Olur?

TCK m.134 kapsamındaki suç şikâyete bağlı olduğu için mağdurun usulüne uygun biçimde şikâyetinden vazgeçmesi, kanuni şartların bulunması hâlinde ceza davasının düşmesine neden olabilir.

Ancak olayda şantaj, tehdit, bilişim sistemine girme veya başka bir suç da bulunuyorsa her suçun şikâyete bağlı olup olmadığı ayrı ayrı incelenir. Bir suç bakımından vazgeçme, resen soruşturulan başka bir suçu kendiliğinden sona erdirmez.

Uzlaştırma Uygulanır mı?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasındadır. Soruşturma sırasında yasal şartların bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir.

Uzlaşma gerçekleşmezse soruşturma kaldığı yerden devam eder. Dosyada şantaj veya uzlaştırma kapsamında bulunmayan başka bir suçun da bulunması hâlinde uzlaştırma durumu ayrıca değerlendirilir.

Mağdur Çocuksa Hangi Hükümler Uygulanır?

Paylaşılan görüntülerdeki kişi on sekiz yaşından küçükse olay yalnızca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kalmayabilir.

Görüntünün içeriği ve elde edilme biçimine göre;

  • TCK m.103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı,
  • TCK m.105 kapsamında çocuğa karşı cinsel taciz,
  • TCK m.226 kapsamında müstehcenlik

hükümleri de uygulanabilir.

Çocuğa ait cinsel içerikli görüntülerin kaydedilmesi, bulundurulması veya paylaşılması yetişkinlere ait görüntülerden farklı ve daha ağır sonuçlar doğurabilir.

Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Mahrem görüntülerin izinsiz yayılması, ceza sorumluluğunun yanında özel hukuk sorumluluğu da doğurabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri kapsamında kişilik hakkına yönelik saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.

Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca, kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi de mümkündür. Ceza soruşturması ile tazminat talebi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.

Her olay; görüntünün içeriği, nasıl elde edildiği, kimlerle paylaşıldığı, mağdurun rızası ve mevcut deliller dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: