Özel Görüntüleri Paylaşmak

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Eski Sevgilinin Mahrem, Çıplak vb... Görüntüleri Yaymasının Cezası Nedir? — TCK m.134

Eski sevgilinin ilişki sırasında çekilen özel, çıplak veya cinsel içerikli fotoğraf ve videoları izin almadan başkalarına göndermesi ya da sosyal medyada yayımlaması suçtur. Görüntünün ilişki devam ederken rızayla çekilmiş olması, ayrılıktan sonra paylaşılmasına izin verildiği anlamına gelmez.

Bu davranış, TCK m.134/2 kapsamında özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etme suçunu oluşturabilir. Suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Mahrem Görüntüleri Yaymanın Cezası Nedir?

TCK m.134/2 uyarınca kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Mahrem görüntünün;

  • Sosyal medya hesabında paylaşılması,
  • Mesajlaşma uygulamasından gönderilmesi,
  • İnternet sitesinde yayımlanması,
  • Aile üyelerine veya arkadaşlara gönderilmesi,
  • İş yerine veya okul çevresine ulaştırılması,
  • Grup konuşmasında paylaşılması,
  • Başka bir telefondan gösterilmesi

ifşa suçunu oluşturabilir.

Görüntünün herkese açık şekilde paylaşılması şart değildir. İçeriği görme hakkı bulunmayan tek bir kişiye bilinçli olarak gönderilmesi de somut olayın özelliklerine göre ifşa sayılabilir.

Görüntü Rızayla Çekilmişse Paylaşmak Suç mu?

Fotoğrafın veya videonun rızayla çekilmiş olması, görüntünün paylaşılmasına da rıza gösterildiği anlamına gelmez.

Kişi, görüntünün çekilmesine veya eski sevgilisinin telefonunda bulunmasına izin vermiş olabilir. Ancak görüntünün üçüncü kişilere gönderilmesi ya da internette yayımlanması için ayrıca hukuka uygun bir rıza gerekir.

Bu nedenle kişi mahrem fotoğrafını kendi isteğiyle sevgilisine göndermiş olsa bile eski sevgilinin görüntüyü başkalarına yayması TCK m.134/2 kapsamında suç oluşturabilir.

Görüntü Gizlice Çekilmişse Ceza Nedir?

TCK m.134/1 uyarınca bir kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Özel hayatın gizliliğinin görüntü veya ses kaydı alınarak ihlal edilmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu durumda ceza, temel cezanın iki katı üzerinden belirlenir.

Örneğin kişinin bilgisi dışında;

  • Soyunurken görüntüsünün çekilmesi,
  • Cinsel birlikteliğin kaydedilmesi,
  • Banyoya veya yatak odasına gizli kamera yerleştirilmesi,
  • Görüntülü konuşmanın ekran kaydının alınması,
  • Mahrem bir görüşmenin gizlice kaydedilmesi

TCK m.134/1 kapsamında değerlendirilebilir.

Gizlice kaydedilen görüntü daha sonra başkalarına gönderilirse hem hukuka aykırı kayıt alma hem de görüntüyü ifşa etme suçları ayrı ayrı gündeme gelebilir.

Sosyal Medyada Yaymanın Cezası Artar mı?

TCK m.134/2’ye göre özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması durumunda da iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Sosyal medyada paylaşım yapılması kanunda ayrıca bir ceza artırımı olarak düzenlenmemiştir. Ancak paylaşımın ulaştığı kişi sayısı, yayında kaldığı süre, tekrar paylaşılması ve mağdur üzerindeki etkileri mahkemenin temel cezayı belirlemesinde dikkate alınabilir.

Hesabın gizli olması veya paylaşımın kısa süre sonra silinmesi suçun oluşmasını kendiliğinden engellemez.

Görüntüyü Tek Kişiye Göndermek Suç mu?

Mahrem görüntünün mutlaka yüzlerce kişiye veya herkese açık bir hesaptan paylaşılması gerekmez. İçeriği öğrenme yetkisi bulunmayan bir kişiye gönderilmesi de ifşa olarak değerlendirilebilir.

Örneğin görüntünün mağdurun;

  • Annesine veya babasına,
  • Eşine veya yeni sevgilisine,
  • Arkadaşına,
  • İşverenine,
  • İş arkadaşına,
  • Öğretmenine

gönderilmesi suç oluşturabilir.

Gönderilen kişinin görüntüyü başkalarına aktarmaması, ilk paylaşımı yapan kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Görüntüde Yüz Görünmüyorsa Suç Oluşur mu?

Mahrem görüntüde kişinin yüzünün görünmemesi, suçun hiçbir şekilde oluşmayacağı anlamına gelmez. Dövme, doğum izi, ses, kıyafet, bulunulan ortam, hesap bilgileri veya paylaşımın yanında yazılan açıklamalar üzerinden kişinin kim olduğu anlaşılabiliyorsa özel hayatın gizliliği ihlal edilmiş olabilir.

Görüntüdeki kişinin belirlenememesi ise suçun değerlendirilmesini etkileyebilir. Her olay, görüntünün içeriği ve mağdurla bağlantısının kurulup kurulamadığı dikkate alınarak incelenir.

Görüntüleri Yaymakla Tehdit Etmenin Cezası

Eski sevgilinin görüntüleri henüz paylaşmadan “Benimle barışmazsan görüntülerini yayarım”, “Para vermezsen ailene gönderirim” veya “Şikâyet edersen fotoğraflarını paylaşırım” demesi de cezai sorumluluk doğurabilir.

Fail, mağduru belirli bir davranışta bulunmaya, bulunmamaya veya kendisine çıkar sağlamaya zorlamak amacıyla mahrem görüntüleri yayımlama tehdidinde bulunuyorsa şartları oluştuğunda TCK m.107 kapsamında şantaj suçu gündeme gelebilir.

Şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Olayın niteliğine göre TCK m.106 kapsamında tehdit suçu da ayrıca değerlendirilebilir.

Görüntülerin önce tehdit amacıyla kullanılması, ardından gerçekten paylaşılması durumunda şantajın yanında TCK m.134/2’deki ifşa suçu da oluşabilir.

Görüntüleri Başkasına Gönderen Kişi de Suç İşler mi?

Mahrem görüntüyü ilk paylaşan kişi dışında, görüntüyü alan ve hukuka aykırı olduğunu bilerek başka kişilere gönderen kişiler de kendi eylemlerinden sorumlu olabilir.

“Bana da başkası gönderdi” şeklindeki açıklama, görüntünün bilerek yeniden yayılması hâlinde tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle mağdurun yakınları da dâhil olmak üzere hiç kimse görüntüyü delil toplamak amacıyla gereksiz şekilde başka kişilere göndermemelidir. Deliller mümkün olduğunca değiştirilmeden ve çoğaltılmadan yetkili makamlara sunulmalıdır.

Eski Sevgilinin Telefonundan Görüntüleri Silmek Suç Olur mu?

Mağdur, görüntüleri kaldırmak amacıyla eski sevgilisinin telefonuna, bilgisayarına veya sosyal medya hesabına izinsiz girmemelidir. Başkasının cihazına veya hesabına izinsiz erişmek TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine girme suçunu oluşturabilir.

Mahrem görüntülerin silinmesi veya yayının durdurulması için hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır. Mevcut deliller korunarak Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurulabilir.

Mahrem Görüntülerin Paylaşılması Nasıl İspatlanır?

Somut olayın özelliklerine göre şu deliller kullanılabilir:

  • Görüntünün paylaşıldığı hesabın ekran görüntüleri,
  • Mesajlaşma kayıtları,
  • Kullanıcı adı ve profil bilgileri,
  • Paylaşımın tarih ve saati,
  • Görüntünün gönderildiği kişilerin beyanları,
  • Tehdit ve şantaj mesajları,
  • E-posta kayıtları,
  • Telefon veya bilgisayar incelemeleri,
  • Hesap giriş ve IP kayıtları,
  • Platforma yapılan bildirimler,
  • Tanık anlatımları,
  • Görüntünün ilk olarak kimde bulunduğunu gösteren bilgiler.

Ekran görüntüsü alınırken yalnızca mahrem içerik değil, paylaşımı yapan hesabı ve gönderim tarihini gösteren bilgiler de korunmalıdır. Görüntüler yeniden yayılarak delil oluşturulmaya çalışılmamalıdır.

Mahrem görüntünün internette bulunması durumunda ekran kaydı alınabilir. Ancak görüntünün başka hesaplara veya kişilere gönderilmesi, mağduriyetin daha fazla yayılmasına neden olabilir.

Sahte Hesaptan Paylaşılırsa Fail Bulunabilir mi?

Görüntünün anonim veya sahte hesaptan paylaşılması, hesabı kullanan kişinin hiçbir şekilde belirlenemeyeceği anlamına gelmez.

Savcılık soruşturması kapsamında;

  • Hesabın açılmasında kullanılan telefon numarası,
  • E-posta bilgileri,
  • IP ve bağlantı kayıtları,
  • Hesaba giriş yapılan cihazlar,
  • Paylaşım tarihleri,
  • İnternet abonelik bilgileri

araştırılabilir.

Bununla birlikte IP adresinin veya telefon hattının bir kişiye ait olması, paylaşımı kesin olarak o kişinin yaptığını tek başına göstermeyebilir. Teknik kayıtların diğer delillerle desteklenmesi gerekir.

Şikâyet Nereye Yapılır?

Mahrem görüntülerin paylaşılması nedeniyle;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine veya
  • Jandarma birimine

şikâyette bulunulabilir.

Şikâyette görüntüyü paylaşan kişi biliniyorsa kimlik bilgileri belirtilmelidir. Paylaşım anonim hesaptan yapılmışsa şikâyet faili meçhul kişi hakkında yapılabilir. Şüphelinin adının bilinmemesi başvuruya engel değildir.

Mağdur ceza davasını doğrudan açmaz. Şikâyetten sonra soruşturmayı Cumhuriyet savcılığı yürütür. Yeterli şüphe elde edilmesi durumunda iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

TCK m.139 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 gereğince şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Görüntünün internette bulunmaya devam etmesi veya farklı tarihlerde yeniden paylaşılması hâlinde her eylemin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilir.

Dijital kayıtların silinme ihtimali nedeniyle şikâyetin ve delillerin korunmasının geciktirilmemesi önemlidir.

Şikâyetten Vazgeçilirse Ne Olur?

TCK m.134 kapsamındaki suç şikâyete bağlı olduğu için mağdurun usulüne uygun biçimde şikâyetinden vazgeçmesi, kanuni şartların bulunması hâlinde ceza davasının düşmesine neden olabilir.

Ancak olayda şantaj, tehdit, bilişim sistemine girme veya başka bir suç da bulunuyorsa her suçun şikâyete bağlı olup olmadığı ayrı ayrı incelenir. Bir suç bakımından vazgeçme, resen soruşturulan başka bir suçu kendiliğinden sona erdirmez.

Uzlaştırma Uygulanır mı?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasındadır. Soruşturma sırasında yasal şartların bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir.

Uzlaşma gerçekleşmezse soruşturma kaldığı yerden devam eder. Dosyada şantaj veya uzlaştırma kapsamında bulunmayan başka bir suçun da bulunması hâlinde uzlaştırma durumu ayrıca değerlendirilir.

Mağdur Çocuksa Hangi Hükümler Uygulanır?

Paylaşılan görüntülerdeki kişi on sekiz yaşından küçükse olay yalnızca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kalmayabilir.

Görüntünün içeriği ve elde edilme biçimine göre;

  • TCK m.103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı,
  • TCK m.105 kapsamında çocuğa karşı cinsel taciz,
  • TCK m.226 kapsamında müstehcenlik

hükümleri de uygulanabilir.

Çocuğa ait cinsel içerikli görüntülerin kaydedilmesi, bulundurulması veya paylaşılması yetişkinlere ait görüntülerden farklı ve daha ağır sonuçlar doğurabilir.

Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Mahrem görüntülerin izinsiz yayılması, ceza sorumluluğunun yanında özel hukuk sorumluluğu da doğurabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri kapsamında kişilik hakkına yönelik saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.

Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca, kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi de mümkündür. Ceza soruşturması ile tazminat talebi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.

Her olay; görüntünün içeriği, nasıl elde edildiği, kimlerle paylaşıldığı, mağdurun rızası ve mevcut deliller dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu? — TCK m.134

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu?

Bir kişiyi haberi ve rızası olmadan fotoğraflamak veya videoya çekmek, çekimin yapıldığı yere ve görüntünün içeriğine göre suç oluşturabilir. Özellikle kişinin özel hayatına ait bir alanın gizlice kaydedilmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirir.

Ancak izinsiz çekilen her fotoğraf veya video otomatik olarak TCK m.134 kapsamında değildir. Çekimin özel hayat alanına müdahale edip etmediği; çekimin yapıldığı yer, görüntünün içeriği, kişinin tanınabilirliği, çekim yöntemi ve görüntünün daha sonra kullanılıp kullanılmadığı dikkate alınarak belirlenir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?

TCK m.134/1’e göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Gizlilik ihlalinin görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Gizli fotoğraf ve video çekimleri bakımından özellikle bu hüküm önem taşır.

Suçun oluşabilmesi için çekimin mutlaka profesyonel kamerayla yapılması gerekmez. Cep telefonu, tablet, güvenlik kamerası, araç kamerası, gizli kamera, drone veya benzeri bir cihazla yapılan kayıtlar da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmenin Cezası Nedir?

TCK m.134 kapsamında cezalar eylemin şekline göre değişmektedir:

  1. Eylem    Kanuni ceza
  2. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek    Bir yıldan üç yıla kadar hapis
  3. İhlali görüntü veya ses kaydı yaparak gerçekleştirmek    Verilecek cezanın bir kat artırılması
  4. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak açıklamak    İki yıldan beş yıla kadar hapis
  5. Özel görüntüleri basın veya yayın yoluyla yayımlamak    İki yıldan beş yıla kadar hapis

Fotoğraf veya video çekildikten sonra sosyal medyada yayımlanırsa kayıt ve ifşa eylemleri ayrı ayrı değerlendirilerek daha ağır bir cezai sorumluluk ortaya çıkabilir.

Hangi Yerlerde Gizli Çekim Suç Oluşturabilir?

Kişinin başkaları tarafından görülmeyeceğini veya kaydedilmeyeceğini haklı olarak bekleyebileceği alanlarda yapılan gizli çekimler özel hayatın gizliliğini ihlal edebilir.

Örneğin;

  1. Ev içerisinde gizli kamera kullanmak,
  2. Banyo veya tuvalete kamera yerleştirmek,
  3. Soyunma kabininde görüntü çekmek,
  4. Otel odasını gizlice kaydetmek,
  5. Yatak odasını dışarıdan görüntülemek,
  6. Özel bir görüşmeyi gizlice videoya çekmek,
  7. İş yerindeki soyunma veya dinlenme alanını kaydetmek,
  8. Bir kişinin evinin içerisini pencereden çekmek,
  9. Özel görüntülü konuşmanın ekran kaydını almak,

TCK m.134 kapsamında suç oluşturabilir.

Çekimin ses içermemesi, fotoğraf veya videonun özel hayat alanına müdahale etmesi durumunda cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sokakta Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu?

Kamusal alanda yapılan her çekim suç değildir. Sokak, meydan, park veya toplu taşıma aracı gibi kamuya açık bir yerde genel manzara ya da kalabalığın görüntülenmesi doğrudan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturmayabilir.

Ancak kişinin kamuya açık bir yerde bulunması, özel hayatına ilişkin her türlü görüntünün çekilebileceği anlamına gelmez. Örneğin;

  • Belirli bir kişiyi gizlice ve sürekli takip ederek çekmek,
  • Kişinin mahrem bölgesini görüntülemek,
  • Özel bir anını yakınlaştırarak kaydetmek,
  • Sağlık durumuna veya aile hayatına ilişkin görüntü almak,
  • Kişiyi küçük düşürecek şekilde özel durumunu kaydetmek,
  • Çekilen görüntüyü hukuka aykırı biçimde yayımlamak,

özel hayatın gizliliği veya başka suçlar bakımından değerlendirilebilir.

Dolayısıyla “Sokakta çekim yapmak her zaman serbesttir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Bir Kişinin Yüzünü İzinsiz Çekmek Suç mu?

Bir kişinin yüzünün izinsiz şekilde fotoğraflanması her olayda TCK m.134 suçunu oluşturmaz. Görüntünün özel hayat alanına ilişkin olup olmadığı ve hangi amaçla çekildiği önemlidir.

Bununla birlikte kişinin özellikle hedef alınması, rahatsız edici biçimde takip edilmesi, görüntüsünün kaydedilmesi veya sosyal medyada yayımlanması durumunda;

  • TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK m.123/A kapsamında ısrarlı takip,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma,

hükümleri gündeme gelebilir.

Ayrıca Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25 kapsamında kişilik hakkına yönelik saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.

Fotoğraf Çekmeye İzin Vermek Paylaşmaya da İzin Vermek midir?

Hayır. Bir kişinin fotoğraf veya video çekimine rıza göstermesi, görüntünün sosyal medyada veya başka ortamlarda yayımlanmasına otomatik olarak izin verdiği anlamına gelmez.

Rıza;

  1. Belirli bir çekim için,
  2. Belirli bir amaçla,
  3. Belirli bir kullanım alanını kapsayacak şekilde,

verilmiş olabilir. Örneğin aile arasında çekilen bir fotoğrafa izin verilmesi, bu fotoğrafın herkese açık sosyal medya hesabında yayımlanmasına da rıza gösterildiği anlamına gelmeyebilir.

TCK m.26/2 uyarınca kişinin üzerinde tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin açıkladığı rıza hukuka uygunluk nedeni olabilir. Ancak rızanın kapsamının aşılması hâlinde yapılan paylaşım hukuka aykırı hâle gelebilir.

Gizlice Çekilen Görüntüyü Paylaşmanın Cezası Nedir?

TCK m.134/2’ye göre kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı şekilde açıklayan kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

İfşa veya açıklama eylemi;

  1. Görüntüyü bir başkasına göndermek,
  2. WhatsApp grubunda paylaşmak,
  3. Sosyal medyada yayımlamak,
  4. İnternet sitesine yüklemek,
  5. Canlı yayında göstermek,
  6. Başka kişilere izletmek,
  7. Basın veya yayın kuruluşlarına vermek,

şeklinde gerçekleşebilir.

Görüntünün daha önce hukuka uygun şekilde çekilmiş olması, daha sonra izinsiz paylaşılmasını mutlaka hukuka uygun hâle getirmez. Özel hayata ilişkin görüntünün hukuka aykırı açıklanması ayrıca suç oluşturabilir.

Eski Sevgilinin Fotoğraf veya Videosunu Paylaşmak Suç mu?

Eski sevgilinin, eşin veya eski eşin özel fotoğraf ve videolarını izinsiz paylaşmak TCK m.134/2 kapsamında suç oluşturabilir. Daha önce duygusal ilişki yaşanması veya görüntünün rızayla gönderilmiş olması, görüntüyü ayrılık sonrasında yayımlama hakkı vermez.

Görüntünün yayımlanacağı söylenerek kişiden para, barışma, cinsel birliktelik veya başka bir menfaat istenmesi durumunda TCK m.107’deki şantaj suçu da gündeme gelebilir.

Israrla görüntü çekme, fiziksel takip veya iletişim kurma davranışları mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşturuyorsa TCK m.123/A’daki ısrarlı takip suçu ayrıca değerlendirilebilir.

İş Yerinde Gizli Kamera Kullanmak Suç mu?

İş yerindeki her kamera kaydı otomatik olarak suç değildir. Güvenliğin sağlanması gibi belirli bir amaçla, ölçülü biçimde ve uygun alanlara kamera yerleştirilmesi mümkündür. Ancak kamera kullanımının çalışanların özel hayatını ihlal edecek boyuta ulaşmaması gerekir.

Özellikle;

  • Tuvalet,
  • Duş,
  • Soyunma odası,
  • Emzirme odası,
  • Özel dinlenme alanı,

gibi mahremiyetin yoğun olduğu yerlere kamera yerleştirilmesi TCK m.134 bakımından cezai sorumluluk doğurabilir.

Kişilerin tanınabildiği kamera görüntüleri aynı zamanda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu nedenle görüntülerin amacı dışında kullanılması veya yetkisiz kişilerle paylaşılması ayrıca değerlendirilir.

Güvenlik Kamerasıyla Sokak veya Komşunun Evi Çekilebilir mi?

Evin veya iş yerinin güvenliği için kamera kullanılması tek başına suç değildir. Ancak kameranın görüş alanının güvenlik amacıyla bağlantılı ve ölçülü olması gerekir.

Kameranın doğrudan;

Komşunun evinin içini,
Balkonunu,
Penceresini,
Bahçesindeki özel yaşam alanını,
Sürekli olarak belirli bir kişiyi,

görüntülemesi özel hayatın gizliliğini ihlal edebilir. Güvenlik amacı, başkalarının özel yaşam alanlarının sürekli kaydedilmesini sınırsız şekilde hukuka uygun hâle getirmez.

Araç Kamerasıyla Görüntü Çekmek Suç mu?

Araç içi veya araç dışı kameralarla trafik güvenliği amacıyla görüntü kaydedilmesi her durumda suç değildir. Ancak araç içindeki yolcuların özel konuşmalarının, mahrem davranışlarının veya belirli kişilerin sürekli kaydedilmesi farklı bir değerlendirmeye neden olabilir.

Kayıtların sosyal medyada plaka, yüz ve kimlik bilgileri açık şekilde yayımlanması; özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması bakımından ayrıca incelenebilir.

Delil Toplamak İçin Gizlice Video Çekilebilir mi?

Bir suçu veya haksızlığı ispatlama amacı, her gizli çekimi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Çekimin zorunlu ve ölçülü olup olmadığı, kişinin başka şekilde delil elde etme imkânı ve görüntünün nasıl kullanıldığı somut olayda değerlendirilir.

TCK m.26’da hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm, önceden planlanarak yapılan bütün gizli çekimlere genel bir izin vermez.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.217 gereğince suç yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilen delillerle ispatlanabilir. CMK m.206 uyarınca hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ortaya konulması reddedilir.

Yetkili makamlara delil sunmak ile görüntüyü sosyal medyada yayımlamak aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.

Gizlice Çekilen Görüntünün Silinmesi Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Özel hayatın gizliliğinin kayıt yoluyla ihlal edilmesi tamamlandıktan sonra görüntünün silinmesi, gerçekleşmiş olan eylemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak görüntünün saklanıp saklanmadığı, başkalarına gönderilip gönderilmediği ve ne kadar süre muhafaza edildiği somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.139 gereğince özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 uyarınca şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcılığı soruşturma yürütür.

Eylemin TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma suçunu da oluşturması hâlinde bu suç, TCK m.139’daki istisna nedeniyle şikâyete bağlı değildir.

Gizli Çekim Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla şu bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:

  • Paylaşılan fotoğraf veya videolar,
  • Sosyal medya bağlantıları,
  • Mesajlaşma kayıtları,
  • Görüntünün gönderildiği kişiler,
  • Paylaşımı gören tanıklar,
  • Kameranın bulunduğu yer,
  • Cihazlar üzerinde yapılacak teknik incelemeler,
  • Görüntünün oluşturulma ve paylaşılma tarihi.

Görüntüye ulaşmak amacıyla başka bir kişinin telefonuna veya hesabına izinsiz girilmesi ayrıca suç oluşturabilir.

Bu Suçta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete bağlı olduğundan CMK m.253 kapsamında kural olarak uzlaştırmaya tabidir.

Aynı olayda uzlaştırma kapsamında bulunmayan başka bir suçun aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uygulanacak usul ayrıca değerlendirilir.

Gizlice fotoğraf veya video çekmek, çekimin kişinin özel hayat alanına müdahale etmesi durumunda TCK m.134 kapsamında suç oluşturabilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmenin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. İhlal görüntü veya ses kaydı yapılarak gerçekleştirilirse ceza bir kat artırılır.

Özel hayata ilişkin görüntülerin hukuka aykırı şekilde paylaşılması veya yayımlanması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir. Her izinsiz çekim aynı sonucu doğurmaz; çekimin yeri, içeriği, amacı, rızanın bulunup bulunmadığı ve görüntünün nasıl kullanıldığı birlikte değerlendirilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın hukuki niteliği, ilgili kanun hükümleri ve hukuka uygun deliller üzerinden belirlenir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: