Konut Dokunulmazlığının İhlali

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 1 konu bulundu

Hürriyete karşı suçlar — TCK m.106–124

Hürriyete Karşı Suçlar — TCK m.106–124 Kapsamlı İnceleme

Hürriyete karşı suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun 106 ile 124. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu bölüm; tehdit ve şantajdan konut dokunulmazlığına, çalışma özgürlüğünden ısrarlı takibe kadar kişinin serbest iradesini, hareket özgürlüğünü, özel yaşam alanını ve temel haklarını koruyan suçları kapsar.

TCK m.123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçu da bu bölüm içerisinde değerlendirilmelidir. TCK m.110, m.111 ve m.119 ise bağımsız bir suçtan çok belirli suçlara uygulanacak özel sonuçları düzenlemektedir.

Hürriyete Karşı Suçların Genel Tablosu

Madde Düzenleme Temel yaptırım

TCK m.106

Tehdit

6 ay–2 yıl; nitelikli hâlde 2–7 yıl

TCK m.107

Şantaj

1–3 yıl hapis ve adli para cezası

TCK m.108

Cebir

Kasten yaralama cezasının artırılması

TCK m.109

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

1–5 yıl; cebir, tehdit veya hile varsa 2–7 yıl

TCK m.110

Etkin pişmanlık

Cezada üçte ikiye kadar indirim

TCK m.111

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri

Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri

TCK m.112

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi

2–5 yıl

TCK m.113

Kamu hizmetlerinden yararlanmanın engellenmesi

2–5 yıl

TCK m.114

Siyasi hakların engellenmesi

1–3 yıl veya 2–5 yıl

TCK m.115

İnanç ve düşünce özgürlüğünün engellenmesi

1–3 yıl

TCK m.116

Konut dokunulmazlığının ihlali

6 ay–2 yıl; nitelikli hâlde 1–3 yıl

TCK m.117

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali

Fiile göre 6 ay–3 yıl

TCK m.118

Sendikal hakların engellenmesi

6 ay–2 yıl veya 1–3 yıl

TCK m.119

Ortak nitelikli hâller

Cezanın bir kat artırılması

TCK m.120

Haksız arama

3 ay–1 yıl

TCK m.121

Dilekçe hakkının engellenmesi

6 aya kadar hapis

TCK m.122

Nefret ve ayrımcılık

1–3 yıl

TCK m.123

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma

3 ay–1 yıl

TCK m.123/A

Israrlı takip

6 ay–2 yıl; nitelikli hâlde 1–3 yıl

TCK m.124

Haberleşmenin engellenmesi

6 ay–2 yıl; bazı hâllerde 1–5 yıl

Ceza aralıklarında özellikle TCK m.106 bakımından 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler dikkate alınmıştır. Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdidin alt sınırı iki aya, nitelikli tehdidin üst sınırı ise yedi yıla çıkarılmıştır. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.106 — Tehdit Suçu

Tehdit, bir kişinin kendisinin veya yakınının gelecekte bir kötülüğe uğratılacağının bildirilmesiyle karar verme ve hareket özgürlüğünün baskı altına alınmasıdır.

Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit

Bir kişiye;

  • “Seni öldüreceğim.”
  • “Seni yaralayacağım.”
  • “Çocuğuna zarar vereceğim.”
  • “Sana cinsel saldırıda bulunacağım.”

şeklinde gelecekte gerçekleştirilecek bir saldırının bildirilmesi TCK m.106/1’in ilk cümlesi kapsamında değerlendirilebilir.

Cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Bu tehdit türü şikâyete bağlı değildir. Yetkili makamlar tarafından öğrenilmesi hâlinde resen soruşturulabilir.

Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit

Bir kişinin malvarlığı bakımından büyük zarara uğratılacağının veya başka bir kötülüğe maruz bırakılacağının söylenmesi bu kapsamdadır.

Örnek olarak;

  • Evinin yakılacağının söylenmesi,
  • Aracının kullanılamaz hâle getirileceğinin belirtilmesi,
  • İşinden attırılacağının söylenmesi,
  • Ticari faaliyetinin bitirileceği yönünde korkutulması

gösterilebilir.

Bu suçun cezası, mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Nitelikli tehdit

Tehdidin;

  • Silahla,
  • Kişinin kendisini tanınmayacak hâle getirmesiyle,
  • İmzasız mektup veya özel işaretle,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • Gerçekte var olan veya var sayılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak

işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir.

Tehdit amacıyla ayrıca yaralama, öldürme veya mala zarar verme suçu işlenmişse bu suçlardan da ayrı ceza verilebilir.

Tehdidin yüz yüze söylenmesi şart değildir. Telefon, WhatsApp, sosyal medya, e-posta, ses kaydı, üçüncü kişi veya beden hareketleri aracılığıyla da işlenebilir.

TCK m.107 — Şantaj Suçu

Şantaj, bir kişinin iradesini baskı altına alarak onu hukuka aykırı veya yükümlü olmadığı bir davranışta bulunmaya zorlamaktır.

Bir hakkın veya yükümlülüğün baskı aracı yapılması

Fail, yapmaya hakkı olan veya yapmakla yükümlü olduğu bir işi kullanarak mağduru;

  • Kanuna aykırı bir şey yapmaya,
  • Yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya,
  • Bir davranıştan vazgeçmeye,
  • Haksız menfaat sağlamaya

zorlamaktadır.

Örneğin kişinin gerçekten suç oluşturan bir davranışı ihbar etme hakkı bulunabilir. Ancak “Bana para vermezsen seni ihbar ederim” denilerek haksız menfaat istenmesi şantaj oluşturabilir.

Şeref ve saygınlığa zarar verecek bilgilerin açıklanması tehdidi

Kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek olayların açıklanacağının veya böyle bir olayın isnat edileceğinin söylenmesi de şantajdır.

Mahrem görüntü, özel mesaj, aile sırrı veya kişisel bir bilginin yayımlanacağı belirtilerek para ya da başka bir menfaat istenmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Şantajın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Her iki ceza birlikte uygulanır. Suç şikâyete bağlı değildir.

TCK m.108 — Cebir Suçu

Cebir, bir kişinin belirli bir davranışı yapması, yapmaması veya failin yapacağı bir şeye izin vermesi için fiziksel güç kullanılmasıdır.

Cebir ile tehdit arasındaki temel fark şudur:

  • Tehditte gelecekte gerçekleştirilecek bir kötülük bildirilir.
  • Cebirde mağdurun bedeni üzerinde mevcut ve fiziksel güç kullanılır.

Bir kişinin kolunu bükerek belge imzalatmak, iterek bir yerden çıkmasını sağlamak veya fiziksel güçle telefonunu açtırmak cebir kapsamında değerlendirilebilir.

TCK m.108 bağımsız bir ceza aralığı belirlememiştir. Kasten yaralama suçuna göre belirlenecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.

Cebir başka bir suçun kurucu unsuruysa yağma veya cinsel saldırı gibi özel suç hükümleri öncelikle değerlendirilir. Aynı fiziksel hareket nedeniyle ayrıca TCK m.108 uygulanıp uygulanmayacağı suçların içtimaına ilişkin hükümlere göre belirlenir.

TCK m.109 — Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Bir kişinin hukuka aykırı olarak bir yere gitme veya bulunduğu yerde kalma özgürlüğünün engellenmesi bu suçu oluşturur.

Suç;

  • Bir kişiyi odaya kilitlemek,
  • Araçtan inmesine izin vermemek,
  • Bir evden çıkmasını fiziksel olarak engellemek,
  • Bir kişiyi zorla başka bir yere götürmek,
  • Kapıyı kapatarak işyerinden ayrılmasını önlemek,
  • Mağduru tenha bir yerde bırakarak hareket imkânını ortadan kaldırmak

şeklinde işlenebilir.

Mağdurun çok uzun süre tutulması şart değildir. Ancak hareket özgürlüğünü gerçekten ortadan kaldırabilecek bir müdahalenin bulunması gerekir.

Temel ceza

Hukuka aykırı şekilde hareket özgürlüğünü engellemenin cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir.

Cebir, tehdit veya hile kullanılması

Mağdur cebir, tehdit veya hileyle özgürlüğünden yoksun bırakılırsa ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir.

Cezayı bir kat artıran durumlar

Suçun;

  • Silahla,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak,
  • Üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı,
  • Çocuğa karşı,
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı

işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır.

Suç mağdurun ekonomik açıdan önemli kayba uğramasına neden olmuşsa ayrıca bin güne kadar adli para cezası verilebilir. Cinsel amaçla işlenirse ceza yarı oranında artırılır.

TCK m.110 — Kişiyi Serbest Bırakmada Etkin Pişmanlık

TCK m.110 bağımsız bir suç değildir. TCK m.109’daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için özel bir ceza indirimi düzenler.

İndirimin uygulanabilmesi için failin;

  • Soruşturmaya başlanmadan önce,
  • Mağdura kişisel bir zarar vermeden,
  • Mağduru kendiliğinden,
  • Güvenli bir yerde serbest bırakması gerekir.

Bu şartlar oluşursa ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.

Mağdurun kolluk operasyonuyla kurtarılması, failin yakalanacağını anlayınca bırakması veya soruşturma başladıktan sonra serbest bırakılması her durumda TCK m.110 kapsamında kabul edilmez.

TCK m.111 — Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri

TCK m.111 de bağımsız bir suç düzenlememektedir.

Tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi sonucunda bir şirket, dernek, vakıf veya başka bir tüzel kişi lehine haksız menfaat sağlanmışsa tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

Gerçek kişiler hakkında ceza sorumluluğu devam eder. Tüzel kişi bakımından ise TCK m.60 çerçevesinde faaliyet izninin iptali veya müsadere gibi tedbirler gündeme gelebilir.

TCK m.112 — Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi

Cebir, tehdit veya başka bir hukuka aykırı davranışla;

  • Devlet tarafından kurulan eğitim kurumlarının faaliyetlerinin,
  • Kamu makamlarının iznine dayalı eğitim faaliyetlerinin,
  • Bir kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanmasının,
  • Öğrencilerin toplu olarak kaldıkları binalara veya eklentilerine girmesinin,
  • Öğrencilerin bu yerlerde kalmasının

engellenmesi suçtur.

Cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Bir öğrencinin okula gitmesinin zorla engellenmesi, okul girişinin hukuka aykırı şekilde kapatılması veya öğrenci yurduna girişin tehdit yoluyla önlenmesi bu madde kapsamında değerlendirilebilir.

Her idari eğitim uyuşmazlığı ceza suçu değildir. Hukuka aykırı bir engelleme ile failin bilerek hareket etmesi gerekir.

TCK m.113 — Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi

Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla;

  • Bir kamu faaliyetinin yürütülmesini,
  • Kamu kurumunda verilen bir hizmetten yararlanılmasını,
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanılmasını,
  • Kamu makamlarının iznine dayanılarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasını

engelleyen kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Suçun konusunun sağlık hizmeti olması hâlinde ceza altıda bir oranına kadar artırılabilir.

Ambulansın ilerlemesinin hukuka aykırı olarak engellenmesi, hastanın sağlık hizmetine ulaşmasının önlenmesi veya kamu hizmetinin cebir ve tehditle durdurulması bu madde bakımından değerlendirilebilir.

TCK m.114 — Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi

Bir kişiyi cebir veya tehditle;

  • Siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya,
  • Siyasi parti faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya,
  • Siyasi partiden ayrılmaya,
  • Parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,
  • Seçimle gelinen kamu görevine aday olmamaya,
  • Seçildiği görevden ayrılmaya

zorlayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bir siyasi partinin faaliyetlerinin cebir, tehdit veya başka bir hukuka aykırı davranışla engellenmesinin cezası ise iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Siyasi eleştiri veya ikna faaliyeti tek başına suç değildir. Cebir, tehdit ya da hukuka aykırı engelleme bulunmalıdır.

TCK m.115 — İnanç, Düşünce ve Kanaat Özgürlüğünün Engellenmesi

TCK m.115 üç temel davranışı cezalandırır:

Düşünceyi açıklamaya veya değiştirmeye zorlama

Bir kişiyi cebir veya tehditle dini, siyasi, sosyal ya da felsefi düşüncesini açıklamaya veya değiştirmeye zorlamak suçtur.

Düşüncenin açıklanmasını veya yayılmasını engelleme

Bir kişinin düşünce ve kanaatini açıklaması ya da yaymasının cebir veya tehditle önlenmesi suçtur.

İbadetin veya yaşam tarzı tercihinin engellenmesi

Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin, ibadet veya ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasının hukuka aykırı şekilde engellenmesi bu kapsamdadır.

Bir kişinin inanç veya düşüncesinden kaynaklanan yaşam tarzı tercihlerine hukuka aykırı şekilde müdahale edilmesi ya da bunları değiştirmeye zorlanması da suçtur.

Bu fiillerin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

TCK m.116 — Konut Dokunulmazlığının İhlali

Bir kişinin konutuna veya konutun eklentilerine rızasına aykırı şekilde girmek ya da rızayla girdikten sonra çıkmamak konut dokunulmazlığının ihlalidir.

Konut kavramı yalnızca tapuda mesken olarak görünen taşınmazlardan ibaret değildir. Kişinin özel yaşamını sürdürdüğü ev, otel odası veya benzeri yerler olayın özelliklerine göre konut kabul edilebilir.

Konuta girme veya konuttan çıkmama

Cezası, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapistir.

İşyeri ve eklentileri

Herkesin açıkça girebildiği yerler dışında kalan işyeri ve eklentilerine rızaya aykırı girmenin cezası, şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Ortak kullanılan konutlar

Konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından kullanılması hâlinde kullanıcılardan birinin verdiği rıza, ancak meşru bir amaca dayanıyorsa geçerli kabul edilir.

Cebir, tehdit veya gece vakti

Fiil cebir veya tehditle ya da gece vakti işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Bu nitelikli hâl şikâyete bağlı değildir.

TCK m.117 — İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali

İş ve çalışma özgürlüğünü engelleme

Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla kişinin çalışma özgürlüğünün engellenmesi, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.

Çaresizlik veya bağlılığın sömürülmesi

Bir kişinin çaresizliği, kimsesizliği veya bağlılığı sömürülerek;

  • Ücretsiz çalıştırılması,
  • Emeğiyle açıkça orantısız düşük ücretle çalıştırılması,
  • İnsan onuruyla bağdaşmayan çalışma koşullarına tabi tutulması,
  • İnsan onuruyla bağdaşmayan yerde barındırılması

hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adli para cezası verilebilir.

Yalnızca düşük ücret ödenmesi her durumda bu suçu oluşturmaz. Mağdurun çaresizlik, kimsesizlik veya bağlılık durumunun bilinçli şekilde sömürülmesi gerekir.

Kişiyi tedarik veya sevk etme

Bir kişiyi bu sömürü koşullarına düşürmek amacıyla tedarik eden, sevk eden veya başka yere nakleden kişi de aynı cezayla karşılaşabilir.

İşçi veya işvereni zorlamak

Cebir veya tehditle işçi ya da işverenin ücret veya çalışma koşullarını değiştirmeye zorlanması veya işin durmasına neden olunması hâlinde ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir.

Olayın sömürü amacı taşıması ve diğer şartların bulunması hâlinde TCK m.80’deki insan ticareti suçu da ayrıca değerlendirilir.

TCK m.118 — Sendikal Hakların Engellenmesi

Bir kişiyi cebir veya tehditle;

  • Sendikaya üye olmaya veya olmamaya,
  • Sendika faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya,
  • Sendikadan ayrılmaya,
  • Sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya

zorlayan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bir sendikanın faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

İşverenin hukuka uygun yönetim yetkisi ile sendikal hakları baskı yoluyla engellemesi birbirinden ayrılmalıdır. İşten çıkarma tehdidi, ücret baskısı veya fiziki müdahale somut olay içinde değerlendirilir.

TCK m.119 — Ortak Nitelikli Hâller

TCK m.119 bağımsız bir suç değildir. Maddede sayılan hürriyete karşı suçların ağırlaştırılmış işleniş biçimlerini düzenler.

Aşağıdaki suçlar bakımından uygulanabilir:

  • Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi,
  • Kamu hizmetlerinden yararlanmanın engellenmesi,
  • Siyasi hakların engellenmesi,
  • İnanç, düşünce ve kanaat özgürlüğünün engellenmesi,
  • Konut dokunulmazlığının ihlali,
  • İş ve çalışma hürriyetinin ihlali.

Bu suçların;

  • Silahla,
  • Failin kendisini tanınmayacak hâle getirmesiyle,
  • İmzasız mektup veya özel işaretle,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • Suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak,
  • Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak

işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır.

Suç sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama meydana gelirse ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.

TCK m.119’daki artırımlar, maddede sayılmayan suçlara kendiliğinden uygulanmaz. Özellikle sendikal hakların engellenmesi TCK m.119’un birinci fıkrasındaki suç listesinde yer almamaktadır.

TCK m.120 — Haksız Arama Suçu

Hukuka aykırı şekilde bir kişinin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisi üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bu suçun faili ancak kamu görevlisi olabilir. Aramanın;

  • Kanuni yetkiye,
  • Hâkim kararına,
  • Kanunda öngörülen gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yetkili makam emrine,
  • Mevzuattaki usul şartlarına

uygun olması gerekir.

Yetkisi bulunmayan özel kişinin yaptığı arama TCK m.120 kapsamında olmayabilir; ancak fiilin niteliğine göre özel hayatın gizliliği, cebir, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma veya başka suçlar gündeme gelebilir.

TCK m.121 — Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi

Bir kişinin belirli bir hakkını kullanmak amacıyla yetkili kamu makamına verdiği dilekçenin hukuki neden bulunmadan kabul edilmemesi suçtur.

Cezası altı aya kadar hapistir.

Dilekçenin istenilen yönde sonuçlandırılmaması veya başvurunun reddedilmesi tek başına bu suçu oluşturmaz. Suç, dilekçenin hukuki neden olmaksızın teslim alınmaması veya başvuru hakkının kullanılmasının engellenmesiyle ilgilidir.

Dilekçenin yetkisiz makama verilmesi, imza taşımaması veya kanunun zorunlu gördüğü şartları taşımaması gibi hukuki nedenler ayrıca değerlendirilir.

TCK m.122 — Nefret ve Ayrımcılık Suçu

Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişinin;

  • Kamuya sunulmuş taşınır veya taşınmaz malı satın almasının, devralmasının veya kiralamasının,
  • Kamuya sunulan hizmetten yararlanmasının,
  • İşe alınmasının,
  • Olağan ekonomik faaliyette bulunmasının

engellenmesi suçtur.

Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

Her haksız davranış veya eşitsiz uygulama TCK m.122 anlamında suç değildir. Fiilin kanunda sayılan bir farklılıktan kaynaklanan nefret saikiyle gerçekleştirilmesi ve kanunda belirtilen ekonomik ya da sosyal hakkı engellemesi gerekir.

TCK m.123 — Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma

Sırf bir kişinin huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla ısrarlı olarak;

  • Telefon etmek,
  • Gürültü yapmak,
  • Hukuka aykırı başka davranışlarda bulunmak

suçtur.

Cezası, mağdurun şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapistir.

Bu suçta özel amaç aranır. Failin sırf mağdurun huzurunu bozmak amacıyla hareket etmesi gerekir. Ayrıca davranışın ısrarla gerçekleştirilmesi önemlidir. Tek bir telefon veya mesaj çoğunlukla TCK m.123 için yeterli olmaz; ancak içeriğine göre tehdit, hakaret veya başka bir suç oluşabilir.

TCK m.123/A — Israrlı Takip Suçu

Israrlı takip suçu 2022 yılında Türk Ceza Kanunu’na eklenmiştir.

Failin ısrarlı şekilde;

  • Mağduru fiziksel olarak takip etmesi,
  • Telefon veya mesajla temas kurmaya çalışması,
  • Sosyal medya ve bilişim sistemlerini kullanması,
  • Üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurmaya çalışması

ve bu davranışların mağdurda ciddi huzursuzluğa veya kendisinin ya da yakınının güvenliği konusunda endişeye neden olması gerekir.

Temel ceza

Cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir.

Nitelikli hâller

Suçun;

  • Çocuğa karşı,
  • Hakkında ayrılık kararı verilen eşe karşı,
  • Boşanılan eşe karşı,
  • Mağdurun okulunu, işyerini veya konutunu değiştirmesine neden olacak şekilde,
  • Mağdurun okulunu veya işini bırakmasına neden olacak şekilde,
  • Hakkında uzaklaştırma veya yaklaşmama kararı bulunan fail tarafından

işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

Suç şikâyete bağlıdır fakat uzlaştırma kapsamında değildir.

TCK m.124 — Haberleşmenin Engellenmesi

Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı şekilde engellenmesi hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.

Suç; mektubun yerine ulaşmasının engellenmesi, telefon hattının hukuka aykırı şekilde kesilmesi veya elektronik iletişimin teknik müdahaleyle önlenmesi gibi davranışlarla işlenebilir.

Kamu kurumları arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesinin cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir.

Basın ve yayın organlarının yayınının hukuka aykırı biçimde engellenmesi hâlinde de bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Haberleşmenin içeriğinin okunması, kaydedilmesi veya açıklanması ise TCK m.132 ve devamındaki haberleşmenin gizliliği hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Suçların Birbirinden Ayrılması

Olay Öncelikle değerlendirilecek suç
“Seni öldürürüm” demek Tehdit — TCK m.106
“Para vermezsen görüntülerini yayımlarım” demek Şantaj — TCK m.107
Fiziksel güç kullanarak imza attırmak Cebir — TCK m.108
Bir kişiyi odaya kilitlemek Hürriyetten yoksun kılma — TCK m.109
Eve izinsiz girmek Konut dokunulmazlığının ihlali — TCK m.116
Sürekli arayarak rahatsız etmek TCK m.123 veya şartlarına göre m.123/A
Eski eşi fiziksel olarak takip etmek Israrlı takip — TCK m.123/A
Mektup veya iletişimi engellemek Haberleşmenin engellenmesi — TCK m.124
Irkı nedeniyle ev kiralamamak Şartları varsa nefret ve ayrımcılık — TCK m.122
Dilekçeyi gerekçesiz kabul etmemek Dilekçe hakkının engellenmesi — TCK m.121

Şikâyete Bağlı Suçlar

TCK m.106–124 arasında özellikle şu suçlarda şikâyet şartı bulunmaktadır:

  • Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik basit tehdit,
  • Konut ve belirli işyeri dokunulmazlığı ihlalinin temel şekilleri,
  • İş ve çalışma hürriyetinin TCK m.117/1’deki temel şekli,
  • Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma,
  • Israrlı takip.

Genel şikâyet süresi TCK m.73 uyarınca mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı aydır. Şikâyetten vazgeçmenin sonuçları suçun şikâyete bağlı olup olmadığına ve davanın bulunduğu aşamaya göre belirlenir.

Şikâyete bağlılık ile uzlaştırma aynı kavram değildir. Özellikle ısrarlı takip suçu şikâyete bağlı olmasına rağmen uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.

Soruşturmada Kullanılabilecek Deliller

Hürriyete karşı suçlarda şu deliller önem taşıyabilir:

  • Mesajlar ve sosyal medya yazışmaları,
  • Arama kayıtları,
  • Sesli mesajlar,
  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Konum ve giriş-çıkış kayıtları,
  • Banka ve para transferi kayıtları,
  • Uzaklaştırma veya yaklaşmama kararları,
  • İş ve okul kayıtları,
  • Sağlık raporları,
  • Dilekçe teslim kayıtları,
  • Kolluk tutanakları,
  • Dijital inceleme raporları.

Ekran görüntüsü tek başına her durumda kesin delil sayılmaz. Mesajın kim tarafından gönderildiği, hesabın aidiyeti, içeriğin bütünlüğü ve değiştirilip değiştirilmediği araştırılır.

Delil elde etmek amacıyla kişinin haberleşmesinin veya özel yaşamının hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi ayrıca suç oluşturabilir. Delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği CMK m.206 ve m.217 kapsamında değerlendirilir.

Antalya’da Hürriyete Karşı Suçlar: 2016–2025 Durum Değerlendirmesi

Antalya adli faaliyet raporları tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ve kişilerin huzurunu bozma gibi suçları bazı mahkeme tablolarında ayrı ayrı göstermektedir. Ancak 2016–2025 döneminin tamamı için TCK m.106–124 kapsamındaki;

  • Soruşturma dosyası,
  • Kamu davası,
  • Sanık,
  • Mağdur,
  • Mahkûmiyet,
  • Beraat,
  • Kesinleşmiş karar

sayılarını aynı yöntemle ve Antalya il toplamı olarak veren kesintisiz bir kamu serisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle mahkeme bazındaki seçili veriler toplanarak Antalya’nın tamamına ait kesin bir suç sayısı üretilemez. Bir kişinin birden fazla suçla yargılanması veya aynı dosyada birden fazla mağdur bulunması da olay, dosya, sanık ve suç sayılarının birbirinden farklı olmasına neden olur.

Türkiye Geneli 2025 Verileri

2025 yılında Türkiye genelinde TCK m.106–124 kapsamındaki hürriyete karşı suçlarda soruşturma aşamasında karara bağlanan toplam 828.454 dosya bulunmaktadır. Bunların 292.667’sinde kamu davası açılmasına ilişkin karar verilmiştir. Bu veriler dosya sayısıdır; olay, mağdur veya kesinleşmiş mahkûmiyet sayısı değildir. adlisicil.adalet.gov.tr

Ceza mahkemelerinde aynı suç grubu bakımından 2025 yılında toplam 299.768 dosya, 325.700 sanık ve 385.632 suç kaydı karara bağlanmıştır. Mahkûmiyet kararı bulunan grupta 101.877 dosya, 99.306 sanık ve 127.230 suç kaydı yer almaktadır. Bu rakamlar Türkiye toplamıdır ve Antalya’ya doğrudan uygulanamaz. adlisicil.adalet.gov.tr

Antalya bakımından kısa bir değerlendirme

Kamuya açık veriler, hürriyete karşı suçların Antalya’daki ceza mahkemelerinin düzenli iş yükü içinde bulunduğunu göstermektedir. Bununla birlikte mevcut raporlardan güvenilir bir on yıllık artış veya azalış oranı hesaplanamaz.

Antalya için sağlıklı bir dönem raporu hazırlanabilmesi için her yıl ve her kanun maddesi bakımından ayrı soruşturma, dava, sanık, mağdur ve kesinleşen karar sayılarının aynı kapsamla yayımlanması gerekir. Verinin bulunmadığı yılları tahminle doldurmak hukuken ve istatistiksel olarak doğru değildir.

TCK m.106–124 arasındaki suçların ortak özelliği kişinin özgür iradesini, hareket serbestisini, özel yaşam alanını veya temel haklarını korumalarıdır. Ancak her suçun oluşma şartı farklıdır.

Tehditte gelecekteki kötülük bildirimi, şantajda menfaat veya davranış elde etme amacı, cebirde fiziksel güç, hürriyetten yoksun kılmada hareket özgürlüğünün kaldırılması, huzur bozma suçunda özel amaç ve ısrar, ısrarlı takipte ise ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi aranır.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. Suçun niteliği; kullanılan sözler, tarafların ilişkisi, olayın gerçekleşme şekli, kast, mağdur üzerindeki etki ve hukuka uygun elde edilen deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: