On İki Yaşından Küçük Çocuk

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Okulda Akran Zorbalığı Yapan Çocuk Ceza Alır mı? - TCK m.31, 86, 106, 125

Okulda gerçekleştirilen her kaba davranış veya arkadaş anlaşmazlığı ceza suçu oluşturmaz. Ancak vurma, itme, tehdit etme, hakaret etme, para isteme, eşyaya zarar verme veya sosyal medyada küçük düşürme gibi davranışlar Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılabilir.

Akran zorbalığını yapan çocuğun ceza alıp almayacağı öncelikle fiili işlediği tarihteki yaşına göre belirlenir. TCK m.31 uyarınca 12 yaşından küçük çocukların ceza sorumluluğu bulunmaz. On iki ile on beş yaş arasındaki çocuklarda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılır. On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocukların ise ceza sorumluluğu vardır; ancak cezalarında yaş küçüklüğü indirimi uygulanır.

Akran Zorbalığı Nedir?

Akran zorbalığı, çocuklar arasında güç dengesizliğine dayanan ve çoğu zaman tekrarlanan fiziksel, sözlü, psikolojik veya dijital davranışları ifade eder. “Akran zorbalığı” Türk Ceza Kanunu’nda tek başına ayrı bir suç adı değildir.

Gerçekleştirilen davranışa göre şu suçlar gündeme gelebilir:

  • Vurma veya yaralama nedeniyle kasten yaralama,
  • Öldürme veya dövme tehdidi nedeniyle tehdit,
  • Küfür, aşağılama veya küçük düşürme nedeniyle hakaret,
  • Para veya eşya isteme nedeniyle yağma,
  • Eşyayı kırma nedeniyle mala zarar verme,
  • Bir yere kilitleme veya gitmesine izin vermeme nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma,
  • Israrla arama ve mesaj gönderme nedeniyle kişilerin huzur ve sükûnunu bozma,
  • Sosyal medya üzerinden yapılan davranışlara göre hakaret, tehdit veya özel hayatın gizliliğini ihlal.

Bu nedenle olayın hukuki değerlendirmesi, “zorbalık yaptı” ifadesinden ziyade çocuğun tam olarak ne yaptığına göre gerçekleştirilir.

12 Yaşından Küçük Çocuk Ceza Alır mı?

TCK m.31/1 uyarınca fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu bulunmaz. Bu çocuk hakkında ceza kovuşturması yapılamaz ve hapis ya da adli para cezası verilemez.

Ancak bu durum hiçbir işlem yapılamayacağı anlamına gelmez. Çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında çocuklara özgü koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanabilir.

Bu tedbirler arasında şunlar bulunur:

  • Danışmanlık tedbiri,
  • Eğitim tedbiri,
  • Bakım tedbiri,
  • Sağlık tedbiri,
  • Barınma tedbiri.

Ayrıca okul yönetimi tarafından eğitim mevzuatı kapsamında disiplin ve rehberlik işlemleri uygulanabilir. Dolayısıyla 12 yaşından küçük çocuk ceza almasa bile davranış tamamen sonuçsuz kalmaz.

12–15 Yaş Arasındaki Çocuk Ceza Alır mı?

Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından özel bir inceleme yapılır.

TCK m.31/2 uyarınca çocuğun:

  • İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı,
  • Davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği

araştırılır.

Çocuğun bu yeteneklere sahip olmadığı belirlenirse ceza sorumluluğu bulunmaz. Ancak çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilebilir.

Algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirlenirse çocuk cezalandırılabilir. Bununla birlikte yetişkinler için öngörülen ceza aynen uygulanmaz; TCK m.31’deki yaş küçüklüğü indirimi yapılır.

Süreli hapis cezaları yarı oranında indirilir ve her bir fiil bakımından verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz. Ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet gerektiren suçlar için Kanun’da ayrıca özel indirimli süreler belirlenmiştir.

15–18 Yaş Arasındaki Çocuk Ceza Alır mı?

Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu vardır. Bu yaş grubunda, 12–15 yaş grubundaki gibi algılama yeteneğinin bulunup bulunmadığına ilişkin özel ceza sorumluluğu araştırması kural olarak yapılmaz.

Ancak çocuk olması nedeniyle cezada indirim uygulanır. TCK m.31/3 uyarınca süreli hapis cezaları üçte bir oranında indirilir ve her bir fiil bakımından verilecek hapis cezası on iki yıldan fazla olamaz.

Çocuğun yaşı, suçun işlendiği tarihe göre hesaplanır. Soruşturma veya dava sırasında 18 yaşını doldurmuş olması, suç tarihindeki çocukluk statüsünü ortadan kaldırmaz.

Arkadaşına Vuran Çocuğun Cezası Nedir?

Bir öğrencinin başka bir öğrenciye tokat atması, yumruk vurması, tekmelemesi, iterek düşürmesi veya başka şekilde acı vermesi TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

TCK m.86/1’e göre bir kişinin vücuduna acı veren, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Yaralanmanın etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse TCK m.86/2 uygulanabilir. Bu durumda yetişkin fail için dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür.

Fail çocuksa bu cezalar doğrudan uygulanmaz. Öncelikle TCK m.31 uyarınca yaş grubu belirlenir ve gerekli yaş küçüklüğü indirimi yapılır.

İtmek veya Tokat Atmak da Yaralama Suçu mu?

Yaralama suçunun oluşması için mutlaka kanama, kırık veya kalıcı iz meydana gelmesi gerekmez. Mağdurun vücuduna acı verilmesi de suçun oluşması için yeterli olabilir.

Bu nedenle şu davranışlar olayın özelliklerine göre kasten yaralama sayılabilir:

  • Tokat atmak,
  • Yumruk veya tekmeyle vurmak,
  • Saç çekmek,
  • Sert şekilde itmek,
  • Çelme takarak düşürmek,
  • Bir cisim fırlatmak,
  • Sopa, kalem veya benzeri bir araçla vurmak.

Yaralanmanın niteliği adli muayene raporuyla belirlenir. Kemik kırılması, yüzde sabit iz veya hayati tehlike gibi daha ağır sonuçlar ortaya çıkarsa TCK m.87 kapsamında ceza artırılabilir.

Birden Fazla Çocuğun Birlikte Dövmesi Cezayı Etkiler mi?

Birden fazla çocuğun birlikte hareket ederek başka bir çocuğu dövmesi halinde her çocuğun eyleme nasıl katıldığı ayrı ayrı değerlendirilir.

Çocuklardan biri mağduru tutarken diğerinin vurması, saldırıyı birlikte planlamaları veya birbirlerinin davranışlarını kolaylaştırmaları halinde müşterek faillik ya da suça yardım etme hükümleri gündeme gelebilir.

Yalnızca olay yerinde bulunmak her durumda suç ortağı olmak için yeterli değildir. Çocuğun saldırıya katıldığı, saldırıyı kolaylaştırdığı veya ortak hareket ettiği delillerle belirlenmelidir.

“Seni Döveceğim” veya “Seni Öldürürüm” Demek Suç mu?

Bir öğrencinin başka bir öğrenciyi hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini söyleyerek korkutması TCK m.106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir.

“Seni öldürürüm”, “çıkışta seni döveceğim” veya “sana zarar vereceğim” gibi sözlerin tehdit sayılabilmesi için olayın şartları içerisinde ciddi ve korkutucu nitelikte olması gerekir.

Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunun yetişkinler bakımından temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Fail çocuksa TCK m.31 uyarınca yaş küçüklüğü hükümleri uygulanır.

Sözün söylendiği ortam, tarafların daha önceki davranışları, çocuğun sözünü gerçekleştirebilecek durumda olup olmadığı ve mağdur üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

Şaka Olarak Söylenen Söz Tehdit Sayılır mı?

Her sert veya düşüncesiz söz tehdit suçu oluşturmaz. Sözün objektif olarak mağdurda ciddi korku ve endişe oluşturmaya elverişli olması gerekir.

“Şaka yaptım” denilmesi tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Sözün söylendiği biçim, tarafların ilişkisi, olaydan önce yaşananlar, kullanılan araçlar ve sonraki davranışlar dikkate alınır.

Örneğin bıçak göstererek “seni çıkışta öldüreceğim” denilmesi ile arkadaşlar arasındaki açıkça ciddi olmayan bir söz aynı şekilde değerlendirilmez.

Okulda Küfür Etmek Hakaret Suçu mu?

Bir öğrencinin başka bir öğrenciye küfür etmesi, aşağılayıcı sözler söylemesi veya onur ve saygınlığını zedeleyecek somut bir fiil isnat etmesi TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.

Hakaret suçunun yetişkin fail bakımından temel cezası:

  • Üç aydan iki yıla kadar hapis,
  • Veya adli para cezasıdır.

Fail çocuksa TCK m.31’deki yaş küçüklüğü hükümleri uygulanır.

Her kaba veya nezaketsiz söz hakaret değildir. Sözün mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ağırlıkta olması gerekir. Sözün anlamı, söylendiği ortam ve tarafların ilişkisi birlikte değerlendirilir.

Lakap Takmak Akran Zorbalığı ve Hakaret Sayılır mı?

Bir çocuğa sürekli olarak fiziksel görünümü, sağlık durumu, ailesi, kökeni veya başka bir özelliği üzerinden aşağılayıcı lakap takılması hakaret suçunu oluşturabilir.

Ancak her lakap otomatik olarak ceza suçu değildir. Lakabın aşağılayıcı niteliği, kullanım amacı, tekrar edilip edilmediği ve mağdur üzerindeki etkisi değerlendirilir.

Ceza suçu oluşmasa bile davranış okul disiplini, rehberlik önlemleri ve çocuğun korunması bakımından sonuç doğurabilir.

WhatsApp Grubunda veya Sosyal Medyada Zorbalık Suç mu?

Hakaret veya tehdit mesajla, WhatsApp grubunda, sosyal medya hesabında veya çevrim içi oyun üzerinden de gerçekleştirilebilir.

TCK m.125/2 uyarınca hakaretin sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle gerçekleştirilmesi halinde de hakaret hükümleri uygulanır. Tehdit mesajlarının bulunması halinde TCK m.106 gündeme gelebilir.

Örnek olarak şu davranışlar suç oluşturabilir:

  • Küfürlü mesaj göndermek,
  • Aşağılayıcı paylaşım yapmak,
  • Tehdit mesajı göndermek,
  • Sahte hesap açarak küçük düşürmek,
  • Mağdurun fotoğrafını hakaret içeren yazılarla paylaşmak,
  • Sınıf grubunda topluca aşağılamak.

Paylaşımın herkese açık yapılması, hakaret suçunda aleniyet nedeniyle cezanın artırılmasına yol açabilir.

Çocuğun Fotoğrafını İzinsiz Paylaşmak Suç mu?

Akran zorbalığı sırasında çocuğun özel fotoğrafının, videosunun veya mahrem görüntülerinin paylaşılması yalnızca hakaret kapsamında değerlendirilmeyebilir.

Görüntünün niteliğine ve nasıl elde edildiğine göre:

  • TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma,
  • TCK m.132 kapsamında haberleşmenin gizliliğini ihlal

suçları gündeme gelebilir.

Çocuğun küçük düşürülmesi amacıyla görüntüsünün yayılması, olayın hukuki ağırlığını artırabilir.

Zorla Para veya Harçlık İstemek Suç mu?

Bir öğrencinin başka bir öğrenciyi dövmekle veya zarar vermekle tehdit ederek para, yiyecek, telefon ya da başka bir eşya istemesi basit akran zorbalığının ötesine geçebilir.

Zor veya tehdit kullanılarak eşyanın alınması halinde TCK m.148 ve devamındaki yağma suçu gündeme gelebilir. Yağma, yaralama veya hakaret suçundan daha ağır yaptırımları bulunan bir suçtur.

Fail çocuk olsa bile yaşına göre TCK m.31 hükümleri uygulanarak ceza sorumluluğu değerlendirilebilir.

Mağdur Çocuğun Şikâyeti Nasıl Yapılır?

Akran zorbalığına maruz kalan çocuk veya ailesi durumu öncelikle okul yönetimine bildirebilir. Davranış aynı zamanda suç oluşturuyorsa kolluk birimlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapılabilir.

Başvuruda mümkünse şu deliller sunulmalıdır:

  • Hastane ve adli muayene raporları,
  • Okul kamera kayıtları,
  • Öğretmen ve öğrenci tanıkları,
  • WhatsApp ve sosyal medya mesajları,
  • Ekran görüntüleri,
  • Fotoğraf ve videolar,
  • Okul yönetimine verilen dilekçeler,
  • Rehberlik servisi kayıtları,
  • Yırtılan kıyafet veya zarar gören eşyalar.

Ekran görüntülerinin yalnızca kırpılmış hali değil, kullanıcı adı, tarih ve saat bilgilerini gösteren asılları da korunmalıdır.

Hakaret ve Yaralama Suçlarında Şikâyet Süresi

Basit hakaret ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama suçları kural olarak şikâyete bağlıdır. Şikâyete bağlı suçlarda genel süre, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.

Ancak yaralamanın ağırlaşması, silah kullanılması veya farklı nitelikli hallerin bulunması halinde suç şikâyete bağlı olmaktan çıkabilir. Tehdit suçunda da tehdidin konusu ve işlenme biçimine göre şikâyet şartı değişebilir.

Bu nedenle her olayda yalnızca “şikâyet edilmedi” veya “şikâyetten vazgeçildi” denilerek dosyanın kapanacağı düşünülmemelidir.

Çocukların Soruşturması Nasıl Yapılır?

Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma, çocuklara özgü usullere göre yürütülür. Çocuğun üstün yararı, gelişim durumu ve korunma ihtiyacı dikkate alınır.

Çocuk hakkında:

  • Müdafi görevlendirilir,
  • İfade ve sorgu işlemlerinde çocuklara özgü kurallar uygulanır,
  • Sosyal inceleme yapılabilir,
  • Eğitim ve aile durumu araştırılabilir,
  • Koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilebilir,
  • Yargılama çocuk mahkemesinde veya suçun niteliğine göre çocuk ağır ceza mahkemesinde yapılabilir.

Amaç yalnızca çocuğu cezalandırmak değil, yeniden suç işlemesini önlemek ve gelişimini korumaktır.

Akran Zorbalığı Yapan Çocuğun Anne ve Babası Ceza Alır mı?

Anne ve baba, çocuklarının gerçekleştirdiği zorbalık nedeniyle otomatik olarak ceza almaz. Ceza sorumluluğu şahsidir. Başka bir ifadeyle çocuğun işlediği suç doğrudan anne veya babaya yüklenemez.

Ancak anne ve babanın çocuğu suça yönlendirmesi, suça yardım etmesi veya kendi bağımsız suçlarını işlemesi halinde ayrıca ceza sorumluluğu doğabilir.

Bunun yanında Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında gözetim yükümlülüğü ve tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.

Mağdur Çocuk İçin Tazminat İstenebilir mi?

Akran zorbalığı nedeniyle yaralanan, psikolojik zarar gören veya eşyası zarar gören çocuk adına maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.

Türk Borçlar Kanunu kapsamında:

  • Tedavi giderleri,
  • Zarar gören eşyanın bedeli,
  • Diğer maddi kayıplar,
  • Kişilik haklarının ihlalinden doğan manevi zarar

talep konusu olabilir.

Çocuğun, anne ve babanın veya okulun hukuki sorumluluğu olayın özelliklerine ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğine göre ayrı ayrı değerlendirilir.

Okulda akran zorbalığı yapan çocuğun ceza alıp almayacağı, yaptığı davranışa ve fiil tarihindeki yaşına göre belirlenir. On iki yaşından küçük çocuklara ceza verilemez; ancak koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanabilir. On iki ile on beş yaş arasındaki çocukların algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılır. On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocukların ceza sorumluluğu bulunmakla birlikte cezalarında indirim yapılır.

Vurma TCK m.86 kapsamında yaralama, korkutucu sözler TCK m.106 kapsamında tehdit, küfür ve aşağılama ise TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir. Zorla para alma, özel görüntü paylaşma veya bir çocuğu bir yere kapatma gibi daha ağır davranışlar farklı suçların da oluşmasına neden olabilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Her olay; çocukların yaşları, davranışın niteliği, yaralanma raporu, mesajlar, kamera kayıtları ve diğer deliller dikkate alınarak ayrı değerlendirilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Cezası Nedir? — TCK m.103

Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiştir. On sekiz yaşını tamamlamamış kişilere yönelik cinsel davranışların hukuki değerlendirilmesinde çocuğun yaşı, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve çocuğun iradesini etkileyen diğer durumlar dikkate alınır.

Çocuğa yönelik cinsel içerikli her olay aynı ceza kapsamında değerlendirilmez. Fiziksel temas içeren davranışlar çocuğun cinsel istismarı suçunu; temas bulunmayan cinsel amaçlı söz, mesaj veya görüntüler ise şartlarına göre TCK m.105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturabilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nedir?

TCK m.103’e göre cinsel istismar kavramı iki farklı yaş grubu bakımından düzenlenmiştir:

  • On beş yaşını tamamlamamış veya on beş yaşını tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
  • On beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar.

Bu düzenleme nedeniyle mağdurun olay tarihindeki kesin yaşı, suçun hukuki niteliğinin ve uygulanacak cezanın belirlenmesinde büyük önem taşır.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Cezası

TCK m.103/1 uyarınca çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Bu ceza, çocuğun vücut dokunulmazlığını ihlal eden ve sarkıntılık düzeyini aşan cinsel davranışlar için uygulanır. Kanunda bu suç bakımından adli para cezası seçeneği bulunmamaktadır.

Sarkıntılık Düzeyinde Cinsel İstismarın Cezası

Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Sarkıntılık; genellikle ani, kısa süreli ve devamlılık göstermeyen cinsel davranışları ifade eder. Ancak bir hareketin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı sadece süresine göre belirlenmez. Davranışın yoğunluğu, gerçekleştiriliş biçimi, failin amacı ve çocuğun vücut dokunulmazlığı üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

Mağdur On İki Yaşından Küçükse Ceza Artar mı?

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde daha yüksek alt sınırlar uygulanır.

Buna göre verilecek ceza:

  • Temel cinsel istismar suçunda on yıldan,
  • Sarkıntılık düzeyindeki cinsel istismarda beş yıldan

az olamaz.

Çocuğun on iki yaşından küçük olması ayrı bir suç oluşturmaz; ancak mahkemenin belirleyeceği cezanın alt sınırını yükseltir.

Vücuda Organ veya Cisim Sokulmasının Cezası

Cinsel istismarın çocuğun vücuduna organ veya başka bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, TCK m.103/2 uyarınca on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilir.

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması durumunda verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

Fiilin cinsel organla gerçekleştirilmesi şart değildir. Başka bir organın veya cismin çocuğun vücuduna sokulması da kanundaki şartların bulunması hâlinde bu ağırlaştırılmış düzenleme kapsamında değerlendirilir.

On Beş Yaşından Küçük Çocuğun Rızası Geçerli mi?

TCK m.103 bakımından on beş yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlarda çocuğun rıza gösterdiğinin ileri sürülmesi suçun oluşmasını engellemez.

Aynı kural, on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar bakımından da geçerlidir.

Failin çocukla sevgili olduğunu, çocuğun kendisini kabul ettiğini veya ailelerin ilişkiden haberdar olduğunu ileri sürmesi de tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

On Beş İle On Sekiz Yaş Arasındaki Çocuklarda Durum

On beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocuğa yönelik cinsel davranışın TCK m.103 kapsamında değerlendirilebilmesi için davranışın;

  • Cebir,
  • Tehdit,
  • Hile veya
  • Çocuğun iradesini etkileyen başka bir nedene

dayanması gerekir.

Cebir, tehdit veya hile bulunmadan on beş yaşını tamamlamış çocukla cinsel ilişkiye girilmesi ise olayın özelliklerine göre TCK m.104’te düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Çocuğun yaşı belirlenirken nüfus kayıtları, doğum belgeleri ve gerektiğinde diğer resmi kayıtlar esas alınır.

Cezayı Yarı Oranında Artıran Durumlar

TCK m.103/3 uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçunun aşağıdaki şekillerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır:

  • Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi,
  • İnsanların toplu olarak bir arada yaşamak zorunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılması,
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı bulunan kişiye karşı işlenmesi,
  • Üvey baba, üvey anne, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından işlenmesi,
  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı veya koruyucu aile tarafından işlenmesi,
  • Sağlık hizmeti veren kişi tarafından işlenmesi,
  • Çocuk üzerinde koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi,
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması.

Bu nedenle suçun öğretmen, bakıcı, sağlık çalışanı, koruyucu aile üyesi veya çocuk üzerinde gözetim sorumluluğu bulunan kişi tarafından işlenmesi daha ağır cezalandırılır.

Aile İçinde Cinsel İstismarın Cezası

Suçun üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı bulunan kişi tarafından işlenmesi, cezayı artıran nitelikli hâllerden biridir.

Üvey baba, üvey anne, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar da aynı şekilde daha ağır cezalandırılır. Failin çocukla aynı evde yaşaması veya çocuğun bakımını üstlenmesi, somut olaya göre başka nitelikli hâllerin de uygulanmasına neden olabilir.

Öğretmenin veya Bakı­cının Çocuğu İstismar Etmesi

Çocuğun öğretmeni, eğiticisi, bakıcısı, vasisi, koruyucu ailesi veya sağlık hizmeti sağlayıcısı tarafından istismar edilmesi durumunda temel ceza yarı oranında artırılır.

Bu kişiler ile çocuk arasındaki güven, otorite, bakım ve gözetim ilişkisi cezanın artırılmasının temel nedenidir. Failin kamu görevlisi olması şart değildir. Özel bir kurumda çalışan öğretmen, kurs eğitmeni veya özel bakıcı da kanundaki şartların bulunması hâlinde bu kapsamda değerlendirilebilir.

Cebir, Tehdit veya Silah Kullanılırsa Ceza Artar mı?

Cinsel istismarın;

  • On beş yaşını tamamlamamış veya algılama yeteneği gelişmemiş çocuğa karşı cebir ya da tehditle,
  • On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuğa karşı silah kullanılarak

gerçekleştirilmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Cebir ve tehdidin ayrıca başka bir suç oluşturup oluşturmadığı, olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Çocuk Yaralanırsa Ayrıca Ceza Verilir mi?

Cinsel istismar sırasında kullanılan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır sonuçlarına neden olması hâlinde fail hakkında ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.

Her cinsel istismar olayında otomatik olarak ayrıca yaralama cezası verilmez. Kullanılan şiddetin çocuğun yaralanmasına yol açması ve ortaya çıkan sonucun kasten yaralama hükümleri kapsamında bulunması gerekir.

Çocuğun Ölmesi veya Bitkisel Hayata Girmesi

Cinsel istismar sonucunda çocuğun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi hâlinde fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilir.

Bu ağır sonucun istismar fiiliyle bağlantılı olup olmadığı tıbbi raporlar ve diğer deliller üzerinden belirlenir.

İnternetten Çocuğa Cinsel İçerikli Mesaj Göndermek

Çocuğa internet veya sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesaj, fotoğraf ya da video göndermek her durumda doğrudan TCK m.103 kapsamına girmez.

Fiziksel temas bulunmayan cinsel amaçlı mesaj ve davranışlar, şartlarına göre TCK m.105 kapsamında çocuğa karşı cinsel taciz suçunu oluşturabilir. Çocuğun müstehcen görüntüsünün üretilmesi, kaydedilmesi, paylaşılması veya bulundurulması durumunda TCK m.226 kapsamındaki müstehcenlik hükümleri de gündeme gelebilir.

Failin çocuğu kandırarak buluşmaya çağırması ve daha sonra fiziksel temas gerçekleştirmesi hâlinde eylemin niteliği TCK m.103 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Şikâyete Bağlı mı?

Çocuğun cinsel istismarı suçu kural olarak şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı, suçu öğrendiğinde resen soruşturma başlatabilir. Çocuğun veya ailesinin şikâyetten vazgeçmesi, resen soruşturulan suçlarda soruşturmayı ya da kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Bunun tek istisnası, sarkıntılık düzeyinde kalan fiilin failinin de çocuk olmasıdır. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma; mağdur çocuğun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Şikâyete bağlı bu hâlde TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi dikkate alınır.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nasıl Bildirilir?

Olay;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma birimine veya
  • Çocuğun korunmasından sorumlu yetkili kurumlara

bildirilebilir.

Ceza davasını çocuk veya ailesi doğrudan açmaz. Bildirim sonrasında soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenlenerek görevli mahkemede kamu davası açılır.

Çocuğun İfadesi Nasıl Alınır?

CMK m.236 uyarınca cinsel istismar mağduru çocuğun beyanının alınmasında çocuğun korunmasına yönelik özel hükümler uygulanır.

Çocuğun beyanı, Cumhuriyet savcısının gözetiminde ve uzman eşliğinde özel ortamda alınabilir. İşlemin sesli ve görüntülü olarak kaydedilmesi mümkündür. Çocuğun olay hakkında zorunluluk bulunmadıkça tekrar tekrar dinlenmemesi ve ikincil mağduriyetinin önlenmesi esastır.

Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Görüşme Odası gibi özel ortamlar, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun şekilde dinlenebilmesi amacıyla kullanılabilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nasıl İspatlanır?

Somut olayın özelliklerine göre şu deliller kullanılabilir:

  • Çocuğun beyanı,
  • Adli muayene ve sağlık raporları,
  • Biyolojik bulgular,
  • Kamera görüntüleri,
  • Telefon ve konum kayıtları,
  • Mesajlar ve sosyal medya yazışmaları,
  • Fotoğraf, video ve ses kayıtları,
  • Tanık anlatımları,
  • Uzman değerlendirmeleri,
  • Olay sonrasındaki kurum ve hastane başvuruları.

Fiziksel bulgu bulunmaması tek başına olayın gerçekleşmediğini göstermez. Aynı şekilde her iddia da otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. Mahkeme, hukuka uygun biçimde elde edilen bütün delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.

Çocuğun mesajlarının silinmemesi, dijital içeriklerin değiştirilmeden korunması ve görüntülerin üçüncü kişilere yayılmaması önemlidir. Çocuğa ait özel görüntülerin delil amacı dışında saklanması veya paylaşılması ayrıca suç oluşturabilir.

Uzlaştırma Uygulanır mı?

Çocuğun cinsel istismarı, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardandır. CMK m.253/3 gereğince bu suçta uzlaştırma uygulanmaz.

Failin çocuk olduğu ve fiilin sarkıntılık düzeyinde kaldığı şikâyete bağlı istisnai durumda dahi suç uzlaştırma kapsamında değildir.

Her olay; çocuğun olay tarihindeki yaşı, algılama yeteneği, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve taraflar arasındaki ilişki dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: