Hakaret Suçunda Delil

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Ölmüş Bir Kişiye Hakaret Etmenin Cezası Var mı? — TCK m.130

Ölmüş Bir Kişiye Hakaret Etmenin Cezası Var mı?

Ölmüş bir kişinin ardından onurunu, şerefini ve toplumdaki saygınlığını rencide edecek sözler söylemek belirli koşullarda suçtur. Türk Ceza Kanunu bu fiili, yaşayan bir kişiye karşı işlenen hakaret suçundan ayrı olarak “kişinin hatırasına hakaret” başlığı altında düzenlemiştir.

TCK m.130 yalnızca sözlü küfürleri değil; sosyal medya paylaşımlarını, haberleri, yazılı açıklamaları, görüntüleri ve ölünün cesedi veya kemikleri üzerinde gerçekleştirilen aşağılayıcı davranışları da kapsayabilecek niteliktedir.

Kişinin Hatırasına Hakaret Suçu Nedir?

TCK m.130/1’e göre bir kimsenin öldükten sonra hatırasına, en az üç kişiyle iletişim kurulmak suretiyle hakaret eden kişi cezalandırılır.

Suçun oluşabilmesi için şu koşulların birlikte bulunması gerekir:

  • Hakaret edilen kişi fiil tarihinde ölmüş olmalıdır.
  • Kullanılan söz veya ifadeler ölen kişinin hatırasını rencide edecek nitelikte olmalıdır.
  • Fiil, fail dışında en az üç kişinin bilgisine ulaştırılmış olmalıdır.
  • Fail, söz veya paylaşımın en az üç kişi tarafından öğrenilmesini bilerek ve isteyerek hareket etmelidir.
  • Hangi ölmüş kişinin hedef alındığı belirlenebilir olmalıdır.

Bu suçla korunan hukuki değer, ölen kişinin toplumda bıraktığı manevi hatıra ile yakınlarının bu hatıraya duyduğu saygıdır.

Ölmüş Bir Kişiye Hakaret Etmenin Cezası

TCK m.130/1 uyarınca kişinin hatırasına hakaret suçunun cezası:

  • Üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya
  • Adli para cezasıdır.

Hapis cezası ile adli para cezası kanunda seçenekli olarak düzenlenmiştir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre bu yaptırımlardan birine karar verir.

Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde belirlenen ceza altıda biri oranında artırılır. mevzuat.adalet.gov.tr

En Az Üç Kişi Şartı Ne Anlama Gelir?

Yaşayan bir kişiye yüzüne karşı hakaret edilmesinden farklı olarak, ölen kişi söylenen sözleri doğrudan öğrenemeyeceği için TCK m.130/1’de özel olarak en az üç kişiyle ihtilat şartı aranmıştır.

İhtilat, hakaret içeren sözlerin veya paylaşımların fail dışında en az üç kişi tarafından öğrenilmesi anlamına gelir. Bu kişiler aynı yerde bulunabileceği gibi farklı zamanlarda da hakareti öğrenebilir.

Örneğin:

  • Cenazede en az üç kişinin duyacağı biçimde hakaret edilmesi,
  • Üç veya daha fazla kişiye mesaj gönderilmesi,
  • Bir WhatsApp grubunda paylaşım yapılması,
  • Sosyal medya hesabında en az üç kişinin gördüğü hakaret içerikli paylaşım yapılması,
  • Herkese açık internet sitesinde veya video platformunda aşağılayıcı açıklama yayımlanması,

ihtilat koşulunu oluşturabilir.

Sözlerin üç kişinin duyabileceği bir ortamda söylenmesi tek başına yeterli değildir. En az üç kişinin sözleri gerçekten duyması, okuması veya anlaması gerekir. Failin de ifadelerin bu kişilere ulaşmasını istemesi veya en azından bilerek hareket etmesi aranır. mevzuat.adalet.gov.tr

Bir Kişinin Yanında Söylenen Küfür Suç Oluşturur mu?

Ölmüş kişi hakkında yalnızca bir veya iki kişiye söylenen hakaret içerikli ifadeler, TCK m.130/1’de aranan en az üç kişi şartını karşılamaz. Bu nedenle kişinin hatırasına hakaret suçunun kanuni unsurları oluşmayabilir.

Ancak kullanılan sözler aynı zamanda hayatta olan eşe, çocuğa, anneye, babaya veya başka bir yakına da yönelmişse yaşayan kişiye karşı TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçu ayrıca gündeme gelebilir.

Örneğin, ölen kişi hakkında söylenen sözlerle birlikte “Siz zaten ailece böylesiniz” şeklinde hayatta olan aile üyeleri de hedef alınıyorsa, yaşayan kişilere yönelik ayrı bir hakaret değerlendirmesi yapılabilir.

Sosyal Medyada Ölmüş Kişiye Hakaret Etmek Suç mu?

Instagram, Facebook, X, TikTok, YouTube, forumlar ve internet sitelerinde ölmüş bir kişi hakkında hakaret içerikli paylaşım yapılması TCK m.130 kapsamında suç oluşturabilir.

Değerlendirmede şu hususlar önemlidir:

  • Hesabın herkese açık olup olmadığı,
  • Paylaşımın kaç kişi tarafından görüldüğü,
  • Ölmüş kişinin kimliğinin belirlenebilir olup olmadığı,
  • Sözlerin eleştiri sınırında mı yoksa hakaret niteliğinde mi olduğu,
  • Paylaşımın ekran görüntüsü, bağlantısı, tarihi ve hesap bilgileri,
  • Paylaşımın sonradan silinip silinmediği,
  • Paylaşımın başkaları tarafından yeniden yayımlanıp yayımlanmadığı.

Bir paylaşımın aleni kabul edilebilmesi için belirsiz sayıda kişinin erişimine açık olması gerekir. Yalnızca sınırlı kişilerin görebildiği özel hesap paylaşımında aleniyet artırımı uygulanmayabilir. Buna rağmen paylaşımı en az üç kişinin öğrenmesi hâlinde TCK m.130/1’in temel şekli oluşabilir.

Eleştiri ile Hakaret Arasındaki Fark

Ölmüş bir kişinin davranışlarının eleştirilmesi, tarihsel faaliyetlerinin tartışılması veya kamuoyunu ilgilendiren olaylarla ilgili olumsuz değerlendirme yapılması kendiliğinden hakaret suçu oluşturmaz.

Bir ifadenin suç sayılabilmesi için eleştiri ve değerlendirme sınırlarını aşarak ölen kişinin hatırasını aşağılamaya yönelmesi gerekir. Mahkeme değerlendirmesinde:

  • Kullanılan kelimeler,
  • Açıklamanın bütünü,
  • Açıklamanın yapıldığı ortam,
  • Toplumsal ve tarihsel bağlam,
  • İfadenin haber verme veya eleştiri amacı,
  • Küçük düşürme kastının bulunup bulunmadığı,

birlikte incelenir.

Ağır, rahatsız edici veya sert her söz hakaret değildir. Buna karşılık doğrudan sövme içeren ya da kişinin hatırasını aşağılamaya yönelik ifadeler ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmeyebilir.

Ölen Kişinin Adının Açıkça Yazılması Gerekir mi?

Hakaret edilen ölmüş kişinin adının açıkça belirtilmesi zorunlu değildir. TCK m.126 uyarınca isim açıklanmasa bile kullanılan ifadelerden hangi kişinin hedef alındığı tereddütsüz biçimde anlaşılıyorsa kişi belirlenmiş kabul edilebilir.

Örneğin bir cenazenin hemen ardından, olayın ayrıntıları ve kişinin mesleği kullanılarak yapılan paylaşımda isim yazılmasa bile hedef alınan kişinin kim olduğu açıkça anlaşılıyorsa suçun kişi yönünden belirlilik unsuru oluşabilir.

Buna karşılık kime yönelik olduğu anlaşılamayan genel, soyut ve belirsiz ifadeler TCK m.130 kapsamında değerlendirilemeyebilir.

Ölünün Cesedine veya Kemiklerine Yönelik Fiiller

TCK m.130/2, sözlü veya yazılı hakaretten farklı bir fiili düzenlemektedir. Buna göre bir ölünün cesedini veya kemiklerini kısmen ya da tamamen alan veya ceset ya da kemikler üzerinde aşağılayıcı davranışlarda bulunan kişi cezalandırılır.

Bu fiilin cezası:

  • Üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

Maddenin ikinci fıkrasında adli para cezası seçimlik yaptırım olarak düzenlenmemiştir. Ayrıca bu suçun oluşması için fiilin üç kişi tarafından görülmesi gerekmez. Ceset veya kemikler üzerinde aşağılayıcı fiilin gerçekleştirilmesi yeterli olabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Olayın özelliklerine göre mezarlığa zarar verme, ibadethane veya mezarlıkların korunmasına ilişkin suçlar ve başka suçlar da ayrıca gündeme gelebilir.

Kimler Şikâyetçi Olabilir?

TCK m.131/2’ye göre kişinin hatırasına hakaret edilmesi hâlinde şikâyet hakkı şu kişilere aittir:

  • Ölen kişinin ikinci dereceye kadar üstsoyu,
  • İkinci dereceye kadar altsoyu,
  • Eşi,
  • Kardeşleri.

Buna göre anne, baba, büyükanne, büyükbaba, çocuk, torun, eş ve kardeş şikâyet hakkına sahip olabilir.

Teyze, hala, amca, dayı, kuzen, nişanlı veya arkadaş ise yalnızca bu sıfatları nedeniyle TCK m.131/2 kapsamında şikâyet hakkına sahip değildir.

Birden fazla kişinin şikâyet hakkı bulunuyorsa bunlardan birinin süreyi kaçırması diğerlerinin zamanında şikâyette bulunma hakkını ortadan kaldırmaz.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Kişinin hatırasına hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m.73 uyarınca şikâyet hakkı bulunan kişi, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır.

Güncel düzenlemeye göre şikâyete bağlı hakaret suçlarında şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her durumda iki yılı geçemez. Suç tarihi ve geçiş hükümleri somut dosya bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. mevzuat.adalet.gov.tr

Şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine yapılabilir. Şikâyette:

  • Hakaret içeren söz veya paylaşım,
  • Suç tarihi,
  • Paylaşımın yapıldığı hesap,
  • Şüphelinin bilinen kimlik bilgileri,
  • Ekran görüntüleri,
  • Tanık bilgileri,
  • Şikâyetçinin ölen kişiyle yakınlığını gösteren bilgiler,

açıkça belirtilmelidir.

Uzlaştırma Uygulanır mı?

Şikâyete bağlı suçlar kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. TCK m.130 kapsamındaki kişinin hatırasına hakaret suçunda da somut olayın niteliğine göre uzlaştırma işlemleri gündeme gelebilir.

Uzlaşma sağlanır ve kararlaştırılan edim usulüne uygun biçimde yerine getirilirse soruşturma aşamasında kamu davası açılmaması, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesi sonucu doğabilir. Uzlaşmanın ileri tarihli veya taksitli bir edime bağlanması durumunda kanundaki koşullara göre süreç durabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Hangi Deliller Kullanılabilir?

Kişinin hatırasına hakaret suçunda başlıca deliller şunlardır:

  • Sosyal medya paylaşımının ekran görüntüsü,
  • Paylaşımın tarih ve saat bilgisi,
  • Kullanıcı adı ve profil bilgileri,
  • Paylaşımın herkese açık olduğunu gösteren kayıtlar,
  • İçeriği gören veya duyan en az üç kişinin beyanı,
  • Video ve ses kayıtları,
  • İnternet sitesi veya haber içeriği,
  • Mesajlaşma gruplarındaki yazışmalar,
  • Kolluk tarafından düzenlenen tespit tutanakları,
  • Ölen kişiyle şikâyetçi arasındaki yakınlığı gösteren nüfus kayıtları.

Yalnızca kırpılmış bir ekran görüntüsü her zaman yeterli olmayabilir. Paylaşımın tamamı, paylaşım tarihi, hesap bilgileri ve erişim durumu birlikte korunmalıdır. Sahte hesap kullanılması ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; hesabın kimin tarafından kullanıldığı teknik ve diğer delillerle araştırılır.

Antalya’da TCK m.130 Kapsamındaki Olayların 2016–2025 Durumu

Antalya Verilerinin Kapsamı

Antalya hakkında kamuya açık faaliyet raporları incelendiğinde TCK m.130 suçuna ilişkin kesintisiz, il genelini kapsayan ve her yıl için ayrı dava, şüpheli, sanık ve karar sayısı veren bir istatistik serisi bulunmamaktadır.

Antalya Adliyesinin güncel faaliyet raporu arşivinde 2019–2025 yıllarına ait raporlar yayımlanmıştır. Bu raporların kapsamı esas olarak Antalya merkez ile Kemer ve Korkuteli adliyeleridir. Dolayısıyla raporlar Antalya ilinin bütün ilçelerini kapsayan tam il toplamı olarak değerlendirilemez.

2016–2018 dönemine ilişkin ulaşılabilen bölge adliye mahkemesi raporları ise TCK m.130 dosyalarına bakacak ceza dairelerinin görev dağılımını göstermekte, Antalya’da gerçekleşen olay veya dosya sayısını açıklamamaktadır. antalya.adalet.gov.tr

Antalya İçin Elde Edilebilen Sayısal Bulgular

Dönem Resmî raporlarda görülen durum İstatistiksel değerlendirme
2016–2018 TCK m.130, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin görev alanında gösterilmiştir. İl düzeyinde olay, dava veya karar sayısı verilmemiştir.
2019 Uzlaştırmaya tabi suçlar tablosunda TCK m.130/1 yönünden bir yetişkin fail ve bir yetişkin mağdur/yakın kaydı bulunmaktadır. Kayıt, Antalya’da en az bir TCK m.130 uzlaştırma dosyasının işlem gördüğüne ilişkin sınırlı bir göstergedir.
2020–2025 Yıllık raporlarda “kişinin hatırasına hakaret” adıyla ayrı ve karşılaştırılabilir bir satır bulunmamaktadır. Bu durum suçun hiç işlenmediğini değil, raporlarda ayrı istatistik olarak gösterilmediğini ifade eder.

2019 yılı faaliyet raporunun uzlaştırma bölümünde TCK m.130/1 için failin yaş grubunda bir yetişkin, mağdurun yaş grubunda bir yetişkin kaydı yer almaktadır. Aynı satırda maddi veya manevi uzlaştırma edimi gösterilmemiştir. Bu nedenle kaydın uzlaşmayla sonuçlandığı veya mahkemeye taşındığı yönünde kesin sonuç çıkarılamaz. rayp.adalet.gov.tr

Antalya İçin Neden Kesin On Yıllık Sayı Verilemiyor?

Kamuya açık raporlardaki başlıca sınırlamalar şunlardır:

  • TCK m.130 her yıl ayrı suç satırı olarak yayımlanmamıştır.
  • Soruşturma, uzlaştırma ve mahkeme verileri tek tabloda birleştirilmemiştir.
  • Antalya’nın bütün ilçelerini kapsayan kesintisiz bir seri bulunmamaktadır.
  • Aynı dosyada birden fazla şüpheli veya suç bulunabilir.
  • Bir soruşturma dosyası ile mahkeme dosyası aynı olayın farklı aşamalarını gösterebilir.
  • Raporlarda suçun sosyal medya, sözlü açıklama veya cesede yönelik fiil şeklinde işlenip işlenmediği ayrıştırılmamıştır.

Bu nedenle “Antalya’da son on yılda şu kadar ölmüş kişiye hakaret olayı yaşandı” şeklinde kesin bir sayı vermek mevcut kamu verileriyle mümkün değildir. Açıklanmayan yılları sıfır kabul etmek de istatistiksel olarak yanlış olur.

Türkiye Geneli 2025 Verileriyle Karşılaştırma

Antalya’ya ait kesin il serisi bulunmamakla birlikte, suçun Türkiye genelindeki yargısal görünümünü göstermek amacıyla 2025 resmî istatistikleri incelenebilir.

2025 yılında TCK m.130 kapsamında Cumhuriyet başsavcılıklarında:

  • Önceki yıldan devredenlerle birlikte toplam 12.580 dosya,
  • 11.596 şüpheli,
  • 13.550 suç kaydı,

bulunmaktadır.

Aynı yıl içinde yeni açılan bölümde ise:

  • 10.143 dosya,
  • 8.766 şüpheli,
  • 10.679 suç kaydı,

yer almaktadır. Bir kişinin birden fazla suç türünde veya birden fazla dosyada yer alması hâlinde istatistiklerde ayrı ayrı sayılabildiği unutulmamalıdır. adlisicil.adalet.gov.tr

2025 yılında sonuçlandırılan soruşturmalarda TCK m.130 bakımından:

  • Toplam 9.288 dosyada karar verilmiş,
  • 6.734 dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı,
  • 353 dosyada kamu davası açılması kararı,
  • 2.201 dosyada diğer kararlar verilmiştir.

Bu sayılar yalnızca 2025 yılında işlenen olayları değil, önceki yıllardan devreden dosyaları da içerebilir. adlisicil.adalet.gov.tr

Ceza mahkemelerinde 2025 yılında TCK m.130 kapsamında karara bağlanan dosyalarda:

  • Toplam 391 dosya,
  • 380 sanık,
  • 400 suç kaydı,
  • 77 mahkûmiyet dosyası,
  • 73 beraat dosyası,
  • 198 hükmün açıklanmasının geri bırakılması dosyası,
  • 43 diğer karar türü,

bulunmaktadır. Bu rakamlar Türkiye toplamıdır; Antalya’ya ait sayı olarak kullanılamaz. adlisicil.adalet.gov.tr

Antalya Bakımından Hukuki Sonuç

Antalya’da gerçekleşen bir olayda da Türkiye’nin diğer illerinden farklı bir ceza hükmü uygulanmaz. Olayın TCK m.130 kapsamında değerlendirilebilmesi için:

  1. Hedef alınan kişinin ölmüş olması,
  2. İfadenin kişinin hatırasını rencide edebilecek nitelikte bulunması,
  3. TCK m.130/1 yönünden en az üç kişinin içeriği öğrenmesi,
  4. Failin bu iletişimi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi,
  5. Süresi içinde şikâyette bulunulması,
  6. Paylaşım ve fail bağlantısının hukuka uygun delillerle belirlenmesi

gerekir.

Sosyal medya paylaşımında ayrıca aleniyetin oluşup oluşmadığı araştırılır. Herkese açık olmayan bir paylaşımda aleniyet artırımı uygulanamayabilir; ancak içeriğin en az üç kişiye ulaştığı kanıtlanırsa suçun temel şekli yine oluşabilir.

Ölmüş bir kişiye hakaret etmek cezasız değildir. TCK m.130/1 kapsamında kişinin hatırasına en az üç kişiyle iletişim kurularak hakaret edilmesi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir. Fiil alenen işlenmişse ceza altıda biri oranında artırılır.

Ceset veya kemiklerin alınması ya da bunlar üzerinde aşağılayıcı davranışlarda bulunulması ise TCK m.130/2 kapsamında üç aydan iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Antalya’nın 2016–2025 dönemine ilişkin kamuya açık raporlarında TCK m.130 için kesintisiz il istatistiği bulunmamaktadır. Doğrulanabilen sınırlı yerel bulgu, 2019 yılı uzlaştırma tablosundaki bir yetişkin fail ve bir yetişkin mağdur/yakın kaydıdır. Diğer yıllarda ayrı satır bulunmaması, Antalya’da hiç olay yaşanmadığını göstermemektedir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihi, kullanılan ifadeler, paylaşımın ulaştığı kişi sayısı, aleniyet, şikâyet süresi ve deliller ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Önce Hakaret Eden Kişiye Küfürle Karşılık Vermek Suç mu? — TCK m.129

Önce Hakaret Eden Kişiye Küfürle Karşılık Vermek Suç mu?

Küfür edene Küfürle Karşılık Vermek Suç mu?

Kısa cevap: Evet. Bir kişinin önce hakaret etmiş olması, ona küfürle karşılık vermeyi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Karşılık olarak söylenen sözler de TCK m.125 anlamında hakaret oluşturabilir. Ancak olay karşılıklı hakaret niteliğindeyse TCK m.129/3 gereğince taraflardan birinin veya her ikisinin cezası indirilebilir ya da ceza verilmesinden tamamen vazgeçilebilir.

Dolayısıyla “Önce o küfür etti, benim karşılık vermem suç değildir” düşüncesi hukuken tam olarak doğru değildir. Doğru ifade şudur: Karşılık veren kişinin fiili suç oluşturabilir; fakat olayın özelliklerine göre cezasızlık veya ceza indirimi gündeme gelebilir.

Hakaret Suçunun Temel Cezası

TCK m.125’e göre bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle kişinin saygınlığına saldırmak hakaret suçunu oluşturur.

Hakaret suçunun temel şeklinin cezası:

  • Üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya
  • Adli para cezasıdır.

Hakaretin mesaj, WhatsApp, SMS, e-posta, sosyal medya mesajı, ses kaydı veya görüntülü ileti yoluyla doğrudan mağdura gönderilmesi hâlinde de aynı temel ceza uygulanır. Hakaret alenen işlenirse ceza altıda biri oranında artırılır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi gibi nitelikli hâllerde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.129 Karşılıklı Hakareti Nasıl Düzenliyor?

TCK m.129 üç farklı durumu düzenlemektedir:

Haksız Bir Fiile Tepki Olarak Hakaret

Hakaret, karşı tarafın gerçekleştirdiği haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir. Mahkeme, olayın özelliklerine göre ceza vermekten de vazgeçebilir.

Buradaki haksız fiilin mutlaka suç oluşturması gerekmez. Ancak hukuka aykırı, kişiyi öfkelendirebilecek ve hakaretle arasında makul bir tepki bağlantısı kurulabilecek nitelikte olması gerekir.

Kasten Yaralamaya Tepki Olarak Hakaret

Bir kişi kendisini kasten yaralayan kişiye olayın etkisi altında hakaret etmişse TCK m.129/2 gereğince hakaret eden kişiye ceza verilmez.

Örneğin bir kişinin tokat atılması veya darbedilmesi üzerine saldırgana hakaret etmesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Bunun için hakaretin kasten yaralama eylemine tepki olarak söylenmesi gerekir.

Karşılıklı Hakaret

TCK m.129/3’e göre hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi hâlinde mahkeme, olayın niteliğini değerlendirerek:

  • Her iki tarafın cezasını üçte birine kadar indirebilir.
  • Yalnızca bir tarafın cezasını indirebilir.
  • Her iki taraf hakkında ceza verilmesinden vazgeçebilir.
  • Yalnızca bir taraf hakkında ceza vermekten vazgeçebilir.
  • Koşulları oluşmamışsa her iki tarafın da cezalandırılmasına karar verebilir.

Bu düzenleme otomatik bir cezasızlık hükmü değildir. Sonuç, olayın başlangıcı, kullanılan sözlerin ağırlığı, tarafların davranışları, zaman aralığı ve mevcut delillere göre belirlenir. mevzuat.adalet.gov.tr

“Önce O Hakaret Etti” Demek Tek Başına Yeterli mi?

Hayır. İlk hakareti karşı tarafın gerçekleştirdiğinin delillerle ortaya konulması gerekir. Mahkeme özellikle şu konuları araştırır:

  • Tartışmayı ve hakareti hangi tarafın başlattığı,
  • Tarafların tam olarak hangi sözleri söylediği,
  • Sözlerin hakaret mi yoksa kaba ve rahatsız edici hitap mı olduğu,
  • Hakaretler arasında zaman ve olay bağlantısı bulunup bulunmadığı,
  • Karşılık veren kişinin tepkisinin ilk hakaretle bağlantılı olup olmadığı,
  • Tarafların birbirlerinin sözlerini duyup duymadığı,
  • Mesajların veya görüntülerin bütünlüğü,
  • Tanıkların olayı doğrudan görüp görmediği.

Yargıtay uygulamasında her kaba, kırıcı veya nezaketsiz söz hakaret kabul edilmemektedir. Sözün kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırabilecek ağırlıkta olması gerekir. Öncelikle her iki tarafın kullandığı sözlerin ayrı ayrı hakaret oluşturup oluşturmadığı belirlenir; bundan sonra TCK m.129 değerlendirilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Aradan Zaman Geçtikten Sonra Edilen Küfür Karşılıklı Hakaret Sayılır mı?

Hakaretlerin aynı saniyede söylenmesi zorunlu değildir. Ancak ikinci hakaretin ilk hakarete tepki niteliğini koruması gerekir.

Tartışma bittikten saatler veya günler sonra planlı şekilde mesaj gönderilmesi, sosyal medyada paylaşım yapılması ya da üçüncü kişilerin yanında küfür edilmesi durumunda tepki bağlantısının kabul edilmesi zorlaşabilir. Böyle bir olay, önceki hakaretten bağımsız yeni bir hakaret suçu olarak değerlendirilebilir.

Buna karşılık devam eden bir mesajlaşma veya kesintisiz tartışma içerisinde verilen karşılıklar, diğer koşullar da mevcutsa karşılıklı hakaret kapsamında incelenebilir.

Hakarete Küfürle Karşılık Vermek Meşru Savunma mıdır?

Kural olarak hayır. Meşru savunma, devam eden haksız saldırının saldırıyla orantılı şekilde uzaklaştırılmasını ifade eder. Küfürle karşılık vermek genellikle kişinin onuruna yönelik saldırıyı önleyen bir savunma hareketi değil, yeni bir hakaret fiilidir.

Bu nedenle karşılıklı küfür olaylarında esas uygulanması gereken özel hüküm TCK m.129’dur. TCK m.29’daki genel haksız tahrik hükmünden önce hakaret suçuna özgü TCK m.129 değerlendirilmelidir.

Karşılıklı Hakarette Hangi Deliller Önemlidir?

Karşılıklı hakaret iddiasında tartışmanın yalnızca bir bölümünü değil, tamamını gösteren deliller önem taşır. Başlıca deliller şunlardır:

  • WhatsApp, SMS ve sosyal medya yazışmalarının tamamı,
  • Mesajların tarih ve saat bilgileri,
  • Kullanıcı adı ve hesap bilgileri,
  • Doğrudan olayı gören veya duyan tanıklar,
  • İş yeri veya apartman kamera kayıtları,
  • Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ses ve görüntü kayıtları,
  • Kolluk tutanakları,
  • Tarafların soruşturma ve duruşma beyanları.

Yalnızca karşı tarafın küfrettiği bölümün ekran görüntüsünü sunup kişinin kendi gönderdiği mesajları silmesi, olayın bağlamının anlaşılmasını engelleyebilir. Mesajların kesilmeden, tarih ve saat bilgileriyle birlikte korunması daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını sağlar.

Gizlice alınan ses kayıtlarının hukuka uygunluğu ise olayın şartlarına göre ayrıca değerlendirilir. Her gizli kayıt kendiliğinden hukuka uygun delil değildir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki hakaret suçları kural olarak şikâyete bağlıdır. Şikâyet hakkı bulunan kişinin hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir.

Güncel düzenleme uyarınca şikâyete bağlı hakaret suçlarında şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her durumda iki yılı geçemez. Bu nedenle failin sonradan öğrenildiği gerekçesiyle olay tarihinden itibaren sınırsız şekilde şikâyet hakkı doğmaz. mevzuat.adalet.gov.tr

Hakaretin işleniş biçimine göre uzlaştırma veya önödeme hükümleri gündeme gelebilir. Özellikle sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen bazı hakaret biçimleri 2024 yılında yapılan değişiklikle önödeme kapsamına alınmıştır. Somut olayın tarihi ve uygulanan TCK m.125 fıkrası usul yönünden önemlidir. resmigazete.gov.tr

Antalya’da Karşılıklı Hakaret Olaylarının 2016–2025 Durumu

Verilerin Kapsamı ve Sınırı

Antalya bakımından önemli bir istatistik sınırlaması bulunmaktadır: Kamuya açık adalet istatistiklerinde TCK m.129 kapsamında karşılıklı hakaret olayları ayrı bir suç veya karar türü olarak il düzeyinde düzenli biçimde yayımlanmamaktadır.

Adalet Bakanlığının genel istatistiklerinde TCK m.125–131 çoğunlukla “şerefe karşı suçlar” grubu içinde değerlendirilmektedir. Antalya Adliyesi faaliyet raporlarında ise mahkeme bazında “hakaret” ve “sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret” davalarının ortalama bitirilme süreleri yer almakta; bunların kaçında TCK m.129 uygulandığı açıklanmamaktadır.

Bu nedenle Antalya’da son on yılda kaç karşılıklı hakaret olayı yaşandığı, kaç kişiye ceza indirimi uygulandığı veya kaç kişi hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği mevcut kamuya açık verilerden kesin olarak hesaplanamaz. Aksi yönde kesin bir sayı vermek bilimsel ve hukuki açıdan güvenilir olmayacaktır.

On Yıllık Veri Görünümü

Dönem Kamuya Açık Verinin Durumu Hukuki Sonuç
2016–2018 Güncel Antalya Adliyesi arşivinde karşılaştırılabilir yıllık TCK m.129 verisi bulunmamaktadır. Karşılıklı hakaret sayısı belirlenememektedir.
2019–2021 Mahkeme bazında hakaret davalarının ortalama bitirilme süreleri yayımlanmıştır. Veriler dava sayısını veya TCK m.129 uygulamasını göstermemektedir.
2022–2025 Hakaret ve ileti yoluyla hakaret, birçok asliye ceza mahkemesinin yaygın dosya türleri arasında görünmektedir. Hakaret davalarının düzenli bir iş yükü oluşturduğu görülmekte; karşılıklı hakaret oranı belirlenememektedir.

Antalya faaliyet raporları Antalya merkez ile Kemer ve Korkuteli adliyelerini kapsamakta; bütün Antalya ilçelerinin tek ve eksiksiz il toplamı niteliğinde bulunmamaktadır. Bu coğrafi kapsam da değerlendirme yapılırken dikkate alınmalıdır. rayp.adalet.gov.tr

Antalya Mahkemelerindeki Sayısal Göstergeler

Faaliyet raporlarındaki mahkeme bazlı örnekler şöyledir:

  • 2019 yılında bazı asliye ceza mahkemelerinde hakaret dosyalarının ortalama bitirilme süreleri 292–307 gün; ileti yoluyla hakaret dosyalarında 229–263 gün olarak bildirilmiştir.
  • 2020 yılı raporundaki bazı mahkemelerde hakaret için 217–239 gün, ileti yoluyla hakaret için 191–200 gün ortalamaları görülmektedir.
  • 2021 yılında incelenen bazı mahkemelerde hakaret dosyaları 272–290 gün, ileti yoluyla hakaret dosyaları 241 gün civarında sonuçlandırılmıştır. rayp.adalet.gov.tr
  • 2022 yılında Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinde hakaret dosyaları için 281 gün, ileti yoluyla hakaret için 121 gün; 28. Asliye Ceza Mahkemesinde sırasıyla 364 ve 305 gün bildirilmiştir.
  • 2023 yılında bazı mahkemelerde hakaret dosyalarının ortalama bitirilme süreleri 271–308 gün, ileti yoluyla hakaret dosyalarının süreleri 141–196 gün arasında görünmektedir. rayp.adalet.gov.tr
  • 2024 yılında bazı mahkemelerde hakaret davaları için 255–280 gün, ileti yoluyla hakaret için 154–200 gün ortalamaları yer almaktadır.
  • 2025 yılında Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi bakımından hakaret dosyalarında 268 gün, ileti yoluyla hakaret dosyalarında 244 gün ortalama bildirilmiştir. rayp.adalet.gov.tr

Bu rakamlar olay veya dava sayısı değildir; mahkemelerin ortalama dosya bitirme süreleridir. Mahkemeler arasında görev dağılımı, dosyanın niteliği, delillerin toplanması, tanık sayısı ve iş yükü farklı olduğundan bu sürelerden doğrudan “hakaret olayları arttı” veya “azaldı” sonucu çıkarılamaz.

Antalya Verilerinden Çıkarılabilecek Hukuki Sonuç

Eldeki resmî veriler, hakaret ve ileti yoluyla hakaret suçlarının Antalya asliye ceza mahkemelerinde düzenli olarak görülen suç türleri arasında bulunduğunu göstermektedir. Bununla birlikte:

  • TCK m.129 uygulanan dosya sayısı açıklanmamaktadır.
  • Karşılıklı hakaret ile tek taraflı hakaret ayrımı yapılmamaktadır.
  • Mahkûmiyet, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararları TCK m.129 özelinde ayrıştırılmamaktadır.
  • Antalya’nın tamamını kapsayan kesintisiz 2016–2025 il serisi bulunmamaktadır.

Dolayısıyla Antalya için hukuken güvenilir sonuç şudur: Karşılıklı hakaret dosyaları genel hakaret dosyaları içinde yer almakta; ancak mevcut resmî açık veriler, bunların sayısını ve sonuçlarını ayrı olarak ölçmeye yeterli değildir.

Önce hakaret eden kişiye küfürle karşılık vermek de hakaret suçu oluşturabilir. İlk hakaret, karşılık veren kişiye sınırsız bir küfür hakkı tanımaz. Bununla birlikte TCK m.129/3, karşılıklı hakaret olaylarında mahkemeye ceza indirimi yapma veya ceza vermekten vazgeçme yetkisi tanımaktadır.

Sonucun belirlenmesinde kimin başladığı kadar kullanılan sözlerin niteliği, olayın bütünlüğü, tepkinin zamanı ve deliller önemlidir. Mahkeme ceza vermekten vazgeçerse verilecek hüküm, CMK m.223/4-c kapsamında “ceza verilmesine yer olmadığı” kararıdır.

Antalya’ya ilişkin kamuya açık raporlar hakaret davalarının yargısal iş yükü içinde önemli bir yer tuttuğunu göstermekle birlikte, TCK m.129 kapsamındaki karşılıklı hakaret olaylarının son on yıllık kesin sayısını ortaya koymamaktadır.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda kullanılacak sözlerin niteliği, suç tarihi, deliller ve uygulanacak muhakeme hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: