Silahla Kasten Yaralama

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 1 konu bulundu

Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir? — TCK m.86/3-e, 87

Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir?

Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile bir kişinin kasten yaralanması, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama sayılır. Bu durumda kasten yaralama için belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

Yaralanma kemik kırığına, hayati tehlikeye, organ işlevinin zayıflamasına veya başka ağır sonuçlara neden olmuşsa TCK m.87 uyarınca ayrıca daha ağır ceza uygulanır.

Bıçak ve Sopa Kanunen Silah Sayılır mı?

Evet. Türk Ceza Kanunu’ndaki “silah” kavramı yalnızca tabanca ve tüfek gibi ateşli silahları kapsamaz.

TCK m.6/1-f kapsamında silah sayılabilecek araçlar şunlardır:

  • Ateşli silahlar,
  • Patlayıcı maddeler,
  • Kesici, delici veya bereleyici aletler,
  • Saldırı amacıyla üretilmemiş olsa bile saldırıda kullanılmaya elverişli eşyalar,
  • Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu veya zehirleyici maddeler,
  • Sürekli hastalığa neden olabilecek kimyasal, biyolojik, nükleer veya radyoaktif maddeler.

Bu nedenle bıçak doğrudan kesici veya delici alet olarak silah kapsamındadır. Sopa ise normal kullanım amacı saldırı olmasa bile bir kişiye vurmak için kullanıldığında TCK bakımından silah sayılabilir.

Taş, şişe, demir çubuk, tornavida, çekiç, sandalye, kemer tokası veya benzeri bir eşya da somut olayda saldırıda kullanılmaya elverişliyse silah olarak değerlendirilebilir.

Silahla Kasten Yaralamanın Cezası Nedir?

TCK m.86/1’e göre kasten yaralama suçunun temel cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Yaralamanın silahla işlenmesi hâlinde TCK m.86/3-e gereğince bu ceza yarı oranında artırılır.

Bu durumda basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikteki silahla yaralamanın cezası, yalnızca bu hükümler uygulandığında:

2 yıl 3 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıdır.

Kasten yaralama suçunun alt sınırı, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile bir yıldan bir yıl altı aya yükseltilmiştir. cdn.tbmm.gov.tr

Mahkeme önce TCK m.61’e göre temel cezayı belirler, ardından silah kullanılması nedeniyle bu cezayı yarı oranında artırır. Haksız tahrik, teşebbüs, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim gibi hükümler bulunuyorsa bunlar ayrıca değerlendirilir.

Hafif Yaralama Silahla Yapılırsa Ceza Ne Olur?

Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde TCK m.86/2 uygulanır. Bu suçun temel cezası:

6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Fiil bıçak, sopa veya başka bir silahla gerçekleştirilmişse TCK m.86/3-e uyarınca seçilen ceza yarı oranında artırılır. Hapis cezasının seçilmesi durumunda ceza 9 aydan 2 yıl 3 aya kadar olabilir.

Silah kullanıldığı için olay yalnızca “hafif darp” olarak değerlendirilip şikâyetten vazgeçmeyle kapatılamaz. TCK m.86/3 kapsamındaki silahla yaralama resen soruşturulur.

Silahla Yaralama Şikâyete Bağlı mı?

Hayır. TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama suçu şikâyete bağlı değildir.

Bu nedenle:

  • Mağdur şikâyetçi olmasa,
  • Sonradan şikâyetini geri alsa,
  • Taraflar kendi aralarında anlaşsa

savcılık soruşturmaya ve kamu davasına devam edebilir. Şikâyetten vazgeçme davayı kendiliğinden düşürmez.

Olay Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna bildirilebilir. Savcılık suçu başka şekilde öğrendiğinde de CMK m.160 uyarınca soruşturma başlatabilir.

Silahla Yaralama Uzlaştırmaya Tabi mi?

Hayır. CMK m.253 kapsamında TCK m.86/3’teki nitelikli yaralama hâlleri uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.

Bu nedenle bıçak, sopa veya başka bir silahla yaralama suçunda dosya uzlaştırmacıya gönderilmez. Tarafların zarar konusunda anlaşması ceza davasını sona erdirmez.

Mağdurun zararının giderilmesi, kanunda öngörülen koşulların bulunması durumunda sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından değerlendirilebilir; ancak otomatik olarak cezasızlık sağlamaz.

Bıçakla Yaralamada Kemik Kırılırsa Ceza Ne Olur?

TCK m.87/3’e göre kasten yaralama sonucunda mağdurun kemiği kırılmış veya çıkmışsa, TCK m.86’ya göre belirlenen ceza kırığın ya da çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır.

Bıçak veya sopa kullanılmışsa ceza belirlenirken:

  1. Önce kasten yaralama için temel ceza belirlenir.
  2. TCK m.86/3-e gereğince silah nedeniyle yarı oranında artırım yapılır.
  3. TCK m.87/3 gereğince kemik kırığı veya çıkığı nedeniyle yarısına kadar ek artırım uygulanır.

Artırım oranı, kırığın kişinin hayat fonksiyonlarına etkisini belirleyen adli rapora göre tespit edilir. Her kemik kırığında aynı oranda artırım uygulanmaz.

Hayati Tehlikeye Neden Olan Silahla Yaralamanın Cezası

TCK m.87/1’e göre yaralama fiilinin mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması hâlinde belirlenen ceza bir kat artırılır.

Silahla yaralamada TCK m.86/3 uygulandığı için, yaralanmanın hayati tehlike doğurması durumunda verilecek ceza 6 yıldan az olamaz.

Aynı hüküm yaralamanın;

  • Duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
  • Konuşmada sürekli zorluğa,
  • Yüzde sabit ize,
  • Gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına

neden olması durumunda da uygulanır. Güncel alt sınırlar TCK m.87’de 7550 sayılı Kanun ile yükseltilmiştir. cdn.tbmm.gov.tr

Organ Kaybına Neden Olan Silahla Yaralamanın Cezası

TCK m.87/2 daha ağır ve kalıcı sonuçları düzenlemektedir. Yaralama sonucunda mağdurun;

  • İyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi,
  • Duyu ya da organlarından birinin işlevini kaybetmesi,
  • Konuşma yeteneğini kaybetmesi,
  • Çocuk yapma yeteneğini kaybetmesi,
  • Yüzünün sürekli değişmesi,
  • Gebe kadının çocuğunun düşmesi

hâlinde TCK m.86’ya göre belirlenen ceza iki kat artırılır.

Fiil silahla işlendiğinde TCK m.86/3 kapsamına girdiği için verilecek ceza 9 yıldan az olamaz.

Silahla Yaralama Sonucunda Ölüm Meydana Gelirse

Failin kastı yaralamaya yönelik olduğu hâlde mağdur yaralama sonucunda ölmüşse TCK m.87/4 uygulanabilir.

Silahla yaralama TCK m.86/3 kapsamında bulunduğundan, yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesi hâlinde ceza:

14 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıdır.

Bu hükmün uygulanabilmesi için failin kastının yaralamaya yönelik olması ve ölüm sonucu bakımından TCK m.23 gereğince en azından taksirinin bulunması gerekir.

Failin kastı başlangıçtan itibaren öldürmeye yönelikse fiil, TCK m.87/4 kapsamında yaralama sonucu ölüm değil; sonuca göre TCK m.81 kapsamında kasten öldürme veya TCK m.35 ile birlikte öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilir.

Her Bıçaklama Olayı Yaralama Suçu mudur?

Hayır. Kullanılan aracın bıçak olması tek başına suçun kesin olarak kasten yaralama sayılmasını sağlamaz. Failin kastı belirlenmelidir.

Fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmişse TCK m.86 ve meydana gelen sonuca göre m.87 uygulanabilir. Öldürme kastıyla hareket edilmiş fakat mağdur hayatta kalmışsa öldürmeye teşebbüs gündeme gelebilir.

Hiç kimse yaralanmamışsa olayın niteliğine göre:

  • Kasten yaralamaya teşebbüs,
  • Tehdit,
  • Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması,
  • 6136 sayılı Kanun’a aykırılık

gibi farklı suçlar değerlendirilebilir.

Ruhsatsız Tabancayla Yaralamanın Cezası

Ruhsatsız tabancayla bir kişinin yaralanması durumunda TCK m.86/3-e kapsamında silahla yaralama suçu oluşabilir. Bunun yanında ruhsatsız silahın satın alınması, taşınması veya bulundurulması nedeniyle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında ayrı bir suç da gündeme gelebilir.

Silahın ruhsatlı olması, yaralama fiilini hukuka uygun hâle getirmez. Ruhsat yalnızca silahın bulundurulması veya taşınmasıyla ilgilidir; silahın suçta kullanılması nedeniyle TCK m.86/3-e yine uygulanır.

Her bıçak veya kesici alet bakımından ayrıca 6136 sayılı Kanun’a aykırılık oluşmaz. Aletin türü, taşınma amacı ve kanunda yasaklanan niteliklere sahip olup olmadığı ayrıca incelenir.

Sopayla Bir Kez Vurmak Silahla Yaralama Sayılır mı?

Sopa saldırıda kullanılmaya elverişli şekilde kullanılmışsa tek bir darbe dahi TCK m.86/3-e kapsamında değerlendirilebilir. Suçun oluşması için mutlaka birden fazla kez vurulması gerekmez.

Bununla birlikte sopanın;

  • Boyutu,
  • Ağırlığı,
  • Kullanılış biçimi,
  • Vurulan vücut bölgesi,
  • Yaralanma üzerindeki etkisi

somut olayda değerlendirilir. Herhangi bir eşyanın yalnızca olay yerinde bulunması silah sayılması için yeterli değildir; yaralama eyleminde kullanılmış olması gerekir.

Meşru Savunmada Bıçak veya Sopa Kullanılırsa Ceza Verilir mi?

TCK m.25/1’e göre kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin olan haksız saldırıyı o anda ve saldırıyla orantılı biçimde uzaklaştırması meşru savunma sayılabilir.

Meşru savunmanın bütün şartları oluşmuşsa kişiye ceza verilmez. Ancak saldırı sona erdikten sonra intikam amacıyla bıçak veya sopa kullanılması meşru savunma olarak kabul edilmez.

Savunma ile saldırı arasında orantı bulunup bulunmadığı; saldırının niteliği, kullanılan araçlar, tarafların durumu ve olayın gerçekleşme biçimi dikkate alınarak değerlendirilir. Meşru savunma sınırının mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaş nedeniyle aşılması hâlinde TCK m.27/2 gündeme gelebilir.

Haksız Tahrik İndirimi Uygulanabilir mi?

TCK m.29’a göre haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmişse cezada indirim yapılabilir.

Haksız tahrik, suçun oluşmasını ortadan kaldırmaz; yalnızca cezada indirim nedeni olabilir. Hakaret, saldırı veya başka bir haksız hareket bulunduğu iddiası, olayın bütün delilleriyle birlikte değerlendirilir.

Önceden hazırlanarak bıçak veya silahla olay yerine gitmek, saldırı sona erdikten sonra geri dönerek yaralamak veya intikam amacıyla hareket etmek gibi durumlarda tahrik koşullarının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Silahla Yaralama Suçunda Tutuklama Olur mu?

Silahla kasten yaralama, CMK m.100/3’te belirtilen katalog suçlar arasındadır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama da katalog suç kapsamında bulunmaktadır. alternatifcozumler.adalet.gov.tr

Ancak katalog suç kapsamında olmak otomatik olarak tutuklama kararı verileceği anlamına gelmez. Tutuklama için:

  • Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller,
  • Kaçma veya delilleri karartma gibi bir tutuklama nedeni,
  • Tedbirin ölçülü olması

şartlarının değerlendirilmesi gerekir. Tutuklama bir ceza değil, ceza muhakemesi koruma tedbiridir.

Adli Rapor Cezayı Nasıl Etkiler?

Adli rapor yaralanmanın hukuki niteliğini belirleyen temel delillerden biridir. Raporda özellikle şu hususlar araştırılır:

  • Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği,
  • Kemik kırığı veya çıkığı bulunup bulunmadığı,
  • Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi,
  • Yaşamsal tehlike meydana gelip gelmediği,
  • Organ işlevinde sürekli zayıflama veya kayıp bulunup bulunmadığı,
  • Yüzde sabit iz ya da sürekli değişiklik oluşup oluşmadığı.

İlk hastane raporu geçici olabilir. Yaralanmanın kalıcı sonuçlarının belirlenebilmesi için kesin adli rapor veya ek rapor alınabilir.

Hangi Deliller İncelenir?

Silahla yaralama soruşturmalarında şu deliller kullanılabilir:

  • Hastane ve adli muayene raporları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Olay yeri inceleme tutanakları,
  • Silah, bıçak veya sopa üzerindeki incelemeler,
  • Parmak izi ve biyolojik deliller,
  • Mesajlar ve arama kayıtları,
  • Tarafların ifadeleri,
  • Balistik incelemeler,
  • Adli tıp raporları.

Darp raporu yaralanmanın varlığını ve niteliğini gösterir; saldırıyı kimin gerçekleştirdiği ise diğer delillerle birlikte belirlenir.

Silahla Yaralanan Kişi Tazminat İsteyebilir mi?

Silahla yaralanan kişi, ceza yargılamasından ayrı olarak Türk Borçlar Kanunu m.49, 54 ve 56 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Koşulların bulunması hâlinde:

  • Tedavi giderleri,
  • Çalışılamayan döneme ait kazanç kaybı,
  • Çalışma gücünün azalmasından doğan zarar,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarar,
  • Manevi tazminat

istenebilir. Şikâyetten vazgeçilmesi ceza davasını sona erdirmese de düzenlenen anlaşma veya ibra belgesinin tazminat taleplerine etkisi ayrıca değerlendirilir.

Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile yaralama, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralamadır. Basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek yaralamada ceza, silah artırımı uygulandığında 2 yıl 3 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapistir.

Yaralanma hafif olsa bile silah kullanılması cezayı yarı oranında artırır; suç şikâyete ve uzlaştırmaya tabi değildir. Kemik kırığı, hayati tehlike, organ işlevinin kaybı veya ölüm meydana gelmişse TCK m.87 uyarınca daha ağır cezalar uygulanır. Silahla yaralama sonucu hayati tehlike veya TCK m.87/1’deki diğer sonuçlar oluşmuşsa ceza 6 yıldan; organ kaybı gibi m.87/2’deki sonuçlar oluşmuşsa 9 yıldan az olamaz. Yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse ceza 14 yıldan 18 yıla kadar hapistir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

İçerik Yayınlanma Tarihi: