Meşru Savunma

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Basit Yaralama ve Hafif Darp Davası Nasıl Sonuçlanır? — TCK m.86/2

Basit Yaralama ve Hafif Darp Davası Nasıl Sonuçlanır?

Halk arasında “hafif darp” olarak adlandırılan fiil, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması durumunda TCK m.86/2 kapsamında basit kasten yaralama suçu gündeme gelir.

Basit yaralama davası; şikâyet bulunmaması, şikâyetten vazgeçilmesi, uzlaşma, beraat, adli para cezası veya hapis cezası gibi farklı şekillerde sonuçlanabilir. Sonuç; adli rapora, delillere, mağdurun kim olduğuna ve suçun silahla ya da yakın akrabaya karşı işlenip işlenmediğine göre değişir.

Basit Yaralama Suçunun Cezası Nedir?

Güncel Türk Ceza Kanunu m.86/2 uyarınca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamanın cezası:

6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu cezalar 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle artırılmıştır.

Mahkeme, hapis cezası ile adli para cezasından birini seçer. Adli para cezasının toplam tutarı; belirlenen gün sayısı ve TCK m.52 kapsamında kişinin ekonomik durumu dikkate alınarak tespit edilen günlük miktar üzerinden hesaplanır.

Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Nedir?

Bir yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığına olayın tarafları değil, tıbbi bulgular doğrultusunda düzenlenen adli rapor üzerinden karar verilir.

Basit yaralama kapsamında değerlendirilebilecek durumlara olayın özelliklerine göre şunlar örnek gösterilebilir:

  • Hafif kızarıklık ve morluk,
  • Küçük sıyrıklar,
  • Kısa süreli ağrı,
  • Yüzeysel yaralar,
  • Hafif şişlik veya hassasiyet.

Ancak her morluk veya sıyrık otomatik olarak TCK m.86/2 kapsamında değildir. Yaralanmanın yeri, büyüklüğü, sayısı, tedavi süreci ve kişi üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

Kemik kırılması, organ işlevinin zayıflaması, hayati tehlike, yüzde sabit iz veya basit müdahaleyle giderilemeyecek başka bir sonuç bulunması hâlinde TCK m.86/2 yerine TCK m.86/1 veya m.87 hükümleri uygulanabilir.

Darp Raporu Olmadan Şikâyet Yapılabilir mi?

Darp raporu bulunmasa da polis, jandarma veya Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir. Çünkü TCK m.86’ya göre suçun oluşması için mutlaka gözle görülebilen bir yara bulunması gerekmez; kişiye acı verilmesi de yaralama suçunu oluşturabilir.

Ancak darp raporu:

  • Yaralanmanın varlığını,
  • Yaralanmanın niteliğini,
  • Basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğini,
  • Yaralanmanın olayla uyumlu olup olmadığını

belirlemek bakımından önemli bir delildir.

Darp raporu tek başına yaralamayı kimin gerçekleştirdiğini göstermez. Failin belirlenmesinde kamera görüntüleri, tanık anlatımları, mesajlar, olay tutanakları ve tarafların ifadeleri de değerlendirilir.

Basit Yaralama Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?

TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.

TCK m.73’e göre şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre geçirildikten sonra yapılan şikâyet, şikâyete bağlı temel şekil bakımından soruşturma yapılmasını sağlamaz.

Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna

yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. CMK m.158 ve devamındaki hükümler uyarınca savcılık soruşturma yürütür; yeterli şüphe bulunursa iddianame düzenlenir.

Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?

Şikâyete bağlı basit yaralama suçunda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, TCK m.73’teki şartlara göre soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir.

Şikâyetten vazgeçme:

  • Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı,
  • Mahkeme aşamasında kamu davasının düşmesi

sonucunu doğurabilir.

Ancak sanık vazgeçmeyi kabul etmezse TCK m.73/6 gereğince vazgeçme sanığı etkilemez. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazını engellemez.

Suç TCK m.86/3 kapsamındaki nitelikli hâllerden birini oluşturuyorsa şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.

Basit Yaralama Suçunda Uzlaştırma Olur mu?

TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu kural olarak uzlaştırmaya tabidir. Soruşturma dosyası, CMK m.253 kapsamında uzlaştırma bürosuna gönderilebilir.

Uzlaştırma sonucunda taraflar anlaşır ve kararlaştırılan edim yerine getirilirse:

  • Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına,
  • Dava açılmışsa davanın düşmesine

karar verilebilir.

Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma veya dava devam eder. Uzlaştırma sürecindeki açıklamalar, kanunda belirtilen şekilde soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.

Kadına karşı basit yaralamada uzlaştırma olur mu?

Hayır. CMK m.253/3 gereğince kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında uzlaştırma uygulanmaz. Yaralanma hafif olsa ve suç şikâyete bağlı bulunsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez.

Silahla yaralamada uzlaştırma olur mu?

Hayır. Yaralamanın silahla işlenmesi TCK m.86/3-e kapsamında nitelikli hâldir. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında bulunmaz.

Hangi Durumlarda Şikâyet Aranmaz?

Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif olsa bile suçun TCK m.86/3’teki kişiler veya yöntemlerle işlenmesi durumunda şikâyet aranmaz.

Suçun;

  • Üstsoya veya altsoya karşı,
  • Eşe veya boşanılan eşe karşı,
  • Kardeşe karşı,
  • Kendisini savunamayacak kişiye karşı,
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak,
  • Silahla,
  • Canavarca hisle

işlenmesi hâlinde savcılık kendiliğinden soruşturma yürütür. Bu durumlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.

Basit Yaralama Davasının Muhtemel Sonuçları Nelerdir?

Durum Muhtemel hukuki sonuç
Süresi içinde şikâyet edilmemesi Soruşturma yapılmaması veya düşme
Şikâyetten geçerli şekilde vazgeçilmesi Kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme
Uzlaşmanın sağlanması Kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi
Suçun ispatlanamaması Beraat
Fiilin meşru savunma kapsamında kalması Ceza verilmesine yer olmadığı veya beraat
Suçun sabit görülmesi Hapis veya adli para cezası
Kanuni koşulların bulunması Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi
Yaralanmanın daha ağır olduğunun anlaşılması TCK m.86/1 veya m.87 kapsamında daha ağır değerlendirme

Bu sonuçlardan herhangi biri otomatik değildir. Mahkeme, olayın özelliklerini ve dosyadaki delilleri birlikte değerlendirir.

Adli Para Cezası Verilebilir mi?

Evet. TCK m.86/2’de hapis ve adli para cezası seçenek olarak düzenlenmiştir. Mahkeme suçun işleniş biçimini, meydana gelen zararı, failin kastının ağırlığını ve TCK m.61’deki diğer ölçütleri dikkate alarak hapis veya adli para cezasından birini seçer.

Mahkeme doğrudan hapis cezasını seçerse, TCK m.50/2 nedeniyle bu ceza daha sonra adli para cezasına çevrilemez. Çünkü suçun kanuni düzenlemesinde hapis ve adli para cezası zaten seçenek olarak bulunmaktadır.

İlk defa suç işlenmiş olması doğrudan beraat veya adli para cezası verilmesini gerektirmez. Ancak cezanın belirlenmesi ve kişiselleştirilmesi sırasında sanığın geçmişi ile yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınabilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Mümkün mü?

Mahkûmiyet hâlinde CMK m.231’deki bütün şartların bulunması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir. HAGB kararı, sanığın beraat ettiği anlamına gelmez; kurulan hükmün belirli denetim süresi boyunca açıklanmamasını ifade eder.

HAGB uygulanıp uygulanmayacağı;

  • Sonuç cezanın süresine,
  • Sanığın önceki mahkûmiyet durumuna,
  • Yeniden suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaate,
  • Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesine,
  • CMK m.231’deki diğer şartlara

göre belirlenir. Şartların oluşması hâlinde bile her dosyanın sonucu ayrıca değerlendirilir.

Hapis Cezası Ertelenebilir mi?

TCK m.51’deki şartların bulunması durumunda verilen hapis cezasının ertelenmesi mümkündür. Erteleme, mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz; cezanın belirlenen denetim süresi içerisinde ceza infaz kurumunda çektirilmemesini sağlar.

HAGB, hapis cezasının ertelenmesi ve adli para cezası birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.

Basit Yargılama Usulü Uygulanabilir mi?

TCK m.86/2’de öngörülen cezanın üst sınırı nedeniyle, dava açılması hâlinde CMK m.251’deki şartlar varsa basit yargılama usulü uygulanabilir.

Bu yöntemde mahkeme duruşma açmadan tarafların yazılı beyanlarını alarak dosya üzerinden karar verebilir. Mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilebilir. Ancak mahkeme gerekli görürse her aşamada duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir.

Karşılıklı Darp Davası Nasıl Sonuçlanır?

Karşılıklı kavga olması tarafların otomatik olarak cezasız kalacağı anlamına gelmez. Her kişinin eylemi ve neden olduğu yaralanma ayrı değerlendirilir.

Tarafların ikisi de birbirini yaralamışsa:

  • Her iki taraf da şüpheli veya sanık olabilir,
  • Her iki taraf yönünden ayrı adli rapor alınabilir,
  • Şikâyet ve uzlaştırma koşulları ayrı ayrı incelenebilir,
  • Meşru savunma veya haksız tahrik hükümleri değerlendirilebilir.

TCK m.25’teki meşru savunma şartları oluşmuşsa ceza verilmeyebilir. Haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisiyle hareket edilmişse TCK m.29 kapsamında haksız tahrik indirimi gündeme gelebilir. Ancak “ilk yumruğu karşı taraf attı” iddiası tek başına meşru savunma veya tahrik indirimi için yeterli değildir; bütün deliller birlikte incelenir.

Basit Yaralama Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Basit yaralama soruşturmalarında özellikle şu deliller incelenebilir:

  • Adli muayene ve darp raporu,
  • Hastane kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Olay yeri tutanakları,
  • Tanık anlatımları,
  • Tarafların ifadeleri,
  • Telefon mesajları ve ses kayıtları,
  • Yaralanmayı gösteren fotoğraf ve videolar,
  • Acil çağrı ve kolluk kayıtları.

Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. CMK m.217’ye göre mahkeme kararını duruşmada tartışılmış hukuka uygun delillere dayandırır. Darp raporu yaralanmayı gösterebilir; ancak saldırıyı kimin gerçekleştirdiğinin başka delillerle de ispatlanması gerekir.

Basit Yaralama Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Yaralanan kişi, ceza yargılamasından ayrı olarak Türk Borçlar Kanunu m.49, 54 ve 56 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Koşulların bulunması hâlinde;

  • Tedavi giderleri,
  • Çalışılamayan dönemdeki kazanç kaybı,
  • Bedensel zarar nedeniyle oluşan diğer giderler,
  • Manevi zarar

talep edilebilir. Şikâyetten vazgeçilmesi veya uzlaşılması hâlinde, düzenlenen belgenin tazminat talepleri üzerindeki kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

Basit yaralama ve hafif darp suçunun güncel cezası TCK m.86/2 gereğince 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç kadına karşı işlenmişse hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz.

Suç kural olarak şikâyete bağlı ve uzlaştırma kapsamındadır. Ancak kadına karşı işlenen kasten yaralamada uzlaştırma uygulanmaz. Yaralamanın silahla, eşe, boşanılan eşe, kardeşe, üstsoya veya altsoya karşı işlenmesi gibi TCK m.86/3 kapsamındaki durumlarda ise şikâyet aranmaz.

Davanın beraat, düşme, adli para cezası, hapis cezası, HAGB veya erteleme ile sonuçlanması; adli raporun içeriğine, delillere, şikâyet durumuna ve olayın işleniş biçimine göre belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir? — TCK m.87

Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir?

Kavga sırasında mağdurun kemiğinin kırılması veya çıkması, kasten yaralama suçunun cezasını artıran bir sonuçtur. Ancak “kemik kırıldı, ceza kesin olarak şu kadardır” şeklinde tek bir ceza miktarı bulunmaz. Öncelikle TCK m.86’ya göre temel ceza belirlenir; ardından kırığın kişinin hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca bu ceza yarısına kadar artırılır.

Kemik Kırılması Hangi Suçu Oluşturur?

Bir kişinin başkasına bilerek vurması, tekmelemesi, itmesi veya başka şekilde zarar vermesi sonucunda kemik kırığı meydana gelirse temel suç kasten yaralamadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. maddesine göre başkasının vücuduna acı veren, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmesi durumunda ise TCK m.87/3 uygulanır. Bu düzenlemeye göre TCK m.86 üzerinden belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre yarısına kadar artırılır.

Kasten yaralama suçunun cezaları, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile artırılmıştır. Güncel alt sınırlar 7550 sayılı Kanun’un 9 ve 10. maddelerinde düzenlenmiştir.

Kemik Kırılmasının Cezası Kaç Yıldır?

Kemik kırılması için bağımsız ve sabit bir ceza aralığı bulunmaz. Ceza iki aşamalı şekilde belirlenir:

Yaralamanın temel cezası TCK m.86’ya göre belirlenir.
Belirlenen ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca yarısına kadar artırılır.

Örneğin mahkeme temel cezayı 2 yıl olarak belirlerse:

  • Dörtte bir artırım uygulanması hâlinde ceza 2 yıl 6 ay,
  • Yarı oranında artırım uygulanması hâlinde ceza 3 yıl

olabilir. Bu örnek yalnızca artırımın nasıl hesaplandığını göstermektedir. Gerçek ceza; kırığın niteliği, olayın işleniş biçimi, kullanılan araç, tarafların davranışları ve diğer artırma veya indirme nedenlerine göre değişir.

Her Kemik Kırığında Aynı Artırım mı Uygulanır?

Hayır. TCK m.87/3, artırım oranının belirlenmesinde kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisinin dikkate alınmasını emretmektedir.

Bu nedenle;

  1. Kırılan kemiğin bulunduğu bölge,
  2. Kırığın sayısı,
  3. Kırığın hareket kabiliyetine etkisi,
  4. Tedavi ve iyileşme süreci,
  5. Ameliyat gerekip gerekmediği,
  6. Kırığın kalıcı bir sonuç doğurup doğurmadığı

tıbbi raporlarla incelenir. Artırım oranını mahkeme belirler. Kırığın varlığı ve ağırlığı konusunda hastane kayıtları, radyolojik görüntüler ve adli raporlar esas alınır.

Burun, Çene, Kol veya Kaburga Kırılması Cezayı Artırır mı?

Burun, çene, kol, el, parmak, bacak, kaburga veya vücuttaki başka bir kemiğin kırılması TCK m.87/3 kapsamında değerlendirilebilir. Önemli olan kırığın kavga sırasında gerçekleştirilen yaralama fiilinden kaynaklandığının tespit edilmesidir.

Kırığın ayrıca;

  • Yaşamı tehlikeye sokması,
  • Bir organın işlevini sürekli zayıflatması,
  • Yüzde sabit iz bırakması,
  • Yüzün sürekli değişmesine neden olması

gibi daha ağır sonuçlar doğurması hâlinde TCK m.87’nin diğer fıkraları da gündeme gelebilir. Bu durumda uygulanacak artırım yalnızca kemik kırığına göre değil, meydana gelen en ağır neticeye göre değerlendirilebilir.

Kemik Kırığı Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Sayılır mı?

TCK m.86/2, etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamaları düzenlemektedir. Bu suçun güncel cezası mağdurun şikâyeti üzerine 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Ancak yaralama sonucunda kemik kırığı ya da çıkığı meydana gelmesi, kanunda ayrıca TCK m.87/3 kapsamında ağırlaşmış sonuç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle kemik kırığı bulunan olay yalnızca basit bir yaralama gibi değerlendirilemez.

Silahla Kemik Kırmanın Cezası Daha mı Ağırdır?

TCK m.86/3-e uyarınca kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz.

Kanundaki silah kavramı yalnızca tabanca veya tüfekle sınırlı değildir. TCK m.6 kapsamında saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli bıçak, sopa, taş, şişe, demir çubuk ve benzeri araçlar da olayın özelliklerine göre silah sayılabilir.

Yaralama silahla gerçekleştirilmiş ve ayrıca kemik kırığına neden olmuşsa:

  • Öncelikle TCK m.86/3-e kapsamında silah artırımı,
  • Ardından TCK m.87/3 kapsamında kemik kırığı artırımı

değerlendirilir.

Karşılıklı Kavgada Kemik Kırılırsa Kim Ceza Alır?

Kavganın karşılıklı olması cezai sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Her kişinin gerçekleştirdiği eylem ve sebep olduğu yaralanma ayrı ayrı değerlendirilir.

Karşılıklı kavga sırasında:

  1. Kimin hangi darbeyi vurduğu,
  2. Kemik kırığının hangi darbeden kaynaklandığı,
  3. Tarafların kavgayı başlatıp başlatmadığı,
  4. Taraflardan birinin saldırıyı durdurmaya çalışıp çalışmadığı,
  5. Meşru savunma şartlarının bulunup bulunmadığı

araştırılır.

Bir kişinin yalnızca olay yerinde bulunması veya kavgaya karışmış görünmesi, kemik kırığından sorumlu tutulması için tek başına yeterli değildir. CMK m.217 gereğince mahkûmiyet, duruşmada tartışılmış hukuka uygun delillere dayanmalıdır. Kırığa kimin neden olduğu ispatlanamıyorsa CMK m.223/2-e kapsamında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı gündeme gelebilir.

Meşru Savunma Varsa Ceza Verilir mi?

TCK m.25/1’e göre bir kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin olan haksız saldırıyı, saldırıyla orantılı biçimde uzaklaştırması meşru savunma sayılabilir.

Meşru savunmanın şartları oluşmuşsa ceza verilmez. Ancak:

  1. Saldırı sona erdikten sonra vurulması,
  2. Savunma sınırının aşılması,
  3. İntikam amacıyla hareket edilmesi,
  4. İlk saldırıya göre açıkça orantısız güç kullanılması

durumlarında meşru savunma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.

Karşılıklı kavgalarda ilk haksız hareketin kimden geldiği önemli olmakla birlikte, yalnızca “kavgayı karşı taraf başlattı” demek her durumda meşru savunma kabul edilmez.

Haksız Tahrik İndirimi Uygulanabilir mi?

TCK m.29’a göre haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasında indirim yapılabilir.

Hakaret edilmesi, saldırıya uğranılması veya başka bir haksız davranışın ardından kavganın meydana gelmesi durumunda haksız tahrik hükümleri değerlendirilebilir. Bununla birlikte her tartışma veya söz, otomatik olarak tahrik indirimi sağlamaz. Haksız hareketin niteliği ile yaralama eylemi arasındaki bağlantı incelenir.

Meşru savunma ile haksız tahrik aynı değildir. Meşru savunma şartları oluştuğunda fiil hukuka uygun kabul edilebilirken haksız tahrikte suç oluşur fakat cezada indirim yapılabilir.

Fail Kemiğin Kırılmasını İstememişse Ne Olur?

Failin mutlaka “kemiği kırmak” amacıyla hareket etmiş olması gerekmez. TCK m.23 gereğince neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suçtan sorumluluk için ağır sonuç bakımından en azından taksir bulunması gerekir.

Örneğin bir kişiye bilerek yumruk atan fail kemiğin kırılmasını özellikle istememiş olsa bile, meydana gelen kırıkla fiil arasında nedensellik bağı bulunması ve ağır sonuç bakımından en az taksirinin mevcut olması hâlinde TCK m.87/3 uygulanabilir.

Kemik Kırığı Şikâyete Bağlı mıdır?

Kemik kırığına neden olan kasten yaralama, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama kapsamında değildir. Bu nedenle TCK m.87/3 kapsamındaki suç şikâyete bağlı olmaksızın savcılık tarafından resen soruşturulur.

Mağdur daha sonra şikâyetinden vazgeçse bile soruşturma veya kamu davası kendiliğinden sona ermez.

Şikâyet veya ihbar, Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 gereğince Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna yapılabilir.

Kemik Kırığı Bulunan Yaralama Uzlaştırmaya Tabi midir?

TCK m.87/3 kapsamında kemik kırığına veya çıkığına neden olan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların kendi aralarında anlaşmaları, ceza soruşturmasını veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Ancak taraflar arasındaki anlaşma, zararların giderilmesi veya sanığın yargılama sürecindeki davranışları, kanunda öngörülen diğer koşullar varsa cezanın kişiselleştirilmesi sırasında ayrıca değerlendirilebilir.

Adli Rapor Neden Önemlidir?

Kemik kırığının cezaya etkisinin belirlenmesinde adli rapor temel delillerden biridir. Raporda özellikle:

  • Kırık veya çıkığın bulunup bulunmadığı,
  • Kırığın yaralama fiiliyle uyumlu olup olmadığı,
  • Hayat fonksiyonlarına etkisi,
  • Hayati tehlike oluşup oluşmadığı,
  • Organ işlevinde kalıcı zayıflama veya kayıp bulunup bulunmadığı,
  • Yüzde sabit iz kalıp kalmadığı

incelenir.

İlk hastane raporunun geçici olması durumunda kesin rapor veya ek rapor alınabilir. Röntgen, tomografi, ameliyat kayıtları, hastane dosyası ve diğer tıbbi belgeler birlikte değerlendirilir.

Kemik Kırığı Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Ceza sorumluluğunun yanında hukuki tazminat sorumluluğu da doğabilir. Türk Borçlar Kanunu m.49, haksız fiilden kaynaklanan zararların giderilmesini düzenlemektedir.

Kemik kırığına uğrayan kişi, koşulların bulunması hâlinde:

  • Tedavi giderlerini,
  • Çalışamadığı döneme ilişkin kazanç kaybını,
  • Çalışma gücünün azalmasından doğan zararları,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları,
  • TBK m.56 kapsamında manevi tazminatı

talep edebilir. Ceza davasındaki mahkûmiyet ile maddi ve manevi tazminat birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.

Kavgada kemik kırılması, kasten yaralamanın cezasını ağırlaştırır. Güncel düzenlemeye göre temel kasten yaralama cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmişse bu ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca yarısına kadar artırılır.

Silah kullanılması, mağdurun eş, boşanılan eş, üstsoy, altsoy veya kardeş olması ya da diğer nitelikli hâllerin bulunması durumunda ayrıca ceza artırımı uygulanabilir. Karşılıklı kavga, şikâyetten vazgeçme veya failin kemiği özellikle kırmak istememesi cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kesin sonuç; adli rapor, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

İçerik Yayınlanma Tarihi:

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 737 konu bulundu
  • MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
  • Dijital çağda kişiler arasındaki iletişim büyük ölçüde WhatsApp, SMS, Telegram ve benzeri mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülmektedir. İki kişi arasında gerçekleşen özel yazışmaların, taraflardan biri tarafından diğerinin rızası olmaksızın üçüncü kişilere gösterilmesi; Türk hukukunda hem ceza hukuku, hem kişisel verilerin korunması hukuku, hem de özel hukuk (tazminat) bakımından sonuç... +Devamını oku
  • Aile Düzenine Karşı SuçlarBirden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle... +Devamını oku
  • FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
  • Türk Ceza Kanunu Madde 104 Kapsamında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu: Hukuki ve Cezaî DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi, rızaen gerçekleşen cinsel ilişkilerin suç teşkil edip etmediğini belirleme bakımından önemli bir normatif düzenlemedir. Bu madde kapsamında, 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamış olan bireylerle rızaya dayalı cinsel ilişkiler belirli koşullarda suç... +Devamını oku
  • Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
  • Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
  • Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
  • Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı SuçlarUlaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasıMadde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun... +Devamını oku
  • Türk Ceza Hukuku Hangi Davalara kapsar? Detaylı RehberTürk Ceza Hukuku, toplum düzenini korumak, suç işlenmesini önlemek ve suç işleyen kişilere adil yargılama süreci sunmak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku avukatları, bu alanda uzmanlaşmış hukukçulardır ve bireylerin ceza hukuku kapsamındaki haklarını korumak için çalışırlar. Peki, Türk Ceza Hukuku avukatları hangi davalara... +Devamını oku
  • Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
  • Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
  • Adli Suçlar: Türk Ceza Hukuku Açısından Genel Bir İncelemeAdli suçlar, kamu düzenini, adaletin işleyişini ve yargı sisteminin güvenilirliğini hedef alan suç tipleridir.Türk Ceza Kanunu’nda bu suçlar genellikle “Adliyeye Karşı Suçlar” başlığı altında, 204 ila 281. maddeler arasında düzenlenmiştir.Bu suçlar arasında en yaygın olanları; resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık, adli mercilere yalan... +Devamını oku
  • Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
  • Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
  • Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
  • Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 268. maddesi, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu düzenlemektedir. Bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini izinsiz olarak kullanması ile gerçekleşir ve genellikle kimlik hırsızlığı olarak adlandırılır. Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, özellikle finansal... +Devamını oku
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
  • Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
  • Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Bağlantılı suçlarda yetkiMADDE 16(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine,... +Devamını oku
  • Cumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
  • Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
  • Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu: TCK m.217 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 217. maddesi, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, toplumda kamu düzenini bozma veya korku yaratma amacı güderek yanıltıcı bilgilerin yayılmasına yönelik eylemleri kapsar. TCK m.217/1, bu suçu işleyen kişilerin hapis cezası ile cezalandırılacağını belirtir. Bu... +Devamını oku
  • Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyanMadde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
  • Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
  • Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku
  • Devletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Yukarıdaki... +Devamını oku
  • Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), ceza yargılaması sürecini düzenleyen kanundur. Ancak en çok işlenen suçlar, doğrudan Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değil, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alır.Türkiye’de en sık karşılaşılan suçlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir:En Çok İşlenen Suçlar Listesi (TCK’ya Göre)Hırsızlık (TCK 141-147)Dolandırıcılık (TCK 157-159)Yağma (Gasp) (TCK 148-150)Uyuşturucu veya... +Devamını oku
  • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı SuçlarAnayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların... +Devamını oku
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
  • Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
  • Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
  • Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
  • Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
  • Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Askerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet... +Devamını oku
  • Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
  • Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
  • MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
  • Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
  • Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama[1] Madde 228- (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.[2](2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md... +Devamını oku
  • Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
  • Mala zarar vermeMadde 151(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.) Mala zarar vermenin nitelikli halleriMadde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;a) Kamu kurum ve... +Devamını oku
  • Fotoğraf veya Mesajla Şantaj Yapmanın Cezası Nedir?Bir kişinin özel fotoğraflarını, videolarını veya mesajlarını yayımlamakla tehdit ederek ondan para, menfaat ya da belirli bir davranış talep etmek şantaj suçunu oluşturabilir. Şantaj suçunun oluşması için mağdurun istenen parayı ödemesi veya talep edilen davranışı gerçekleştirmesi şart değildir.Şantaj suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107.... +Devamını oku

Sayfalar