Kavgada Kemik Kırılması

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Kavgada Birine Vurmanın ve Darp Etmenin Cezası Nedir? — TCK m.86

Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak değerlendirilir.

Kavgada Birine Vurmanın Cezası Nedir?

TCK m.86/1 uyarınca kasten başka bir kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Yaralamanın bu kapsamda değerlendirilmesi için kişinin mutlaka hastanede uzun süre tedavi görmesi gerekmez. Vücuda acı verilmesi de suçun oluşması için yeterli olabilir.

Örneğin;

  • Yumruk atmak,
  • Tokat atmak,
  • Tekmelemek,
  • Saç çekmek,
  • Boğaz sıkmak,
  • Kişiyi yere düşürmek,
  • Başını duvara vurmak

somut olayın özelliklerine göre kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

Hafif Darp Suçunun Cezası

Yaralanmanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse TCK m.86/2 uygulanır.

Bu durumda mağdurun şikâyeti üzerine:

  • Altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya
  • Adli para cezası

verilebilir.

Hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırımlardır. Mahkeme, olayın özelliklerine göre bunlardan birine hükmeder.

Yaralamanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığı doktor veya adli tıp raporuyla belirlenir. Halk arasında kullanılan “hafif darp” ifadesi tek başına hukuki sınıflandırma için yeterli değildir.

Kadına Karşı Hafif Yaralamanın Cezası

Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama suçunun kadına karşı işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında uzlaştırma uygulanmaz. Fail ile mağdur arasında evlilik veya akrabalık bulunması şart değildir.

Suçun eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi durumunda ayrıca TCK m.86/3’teki nitelikli hâl gündeme gelir ve ceza yarı oranında artırılır.

Tokat Atmak Suç mu?

Tokat atmak, mağdurun vücudunda kalıcı iz veya belirgin yara oluşmasa bile bedensel acıya neden olduğu için kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

Tokadın;

  • Şiddeti,
  • Kaç defa atıldığı,
  • Mağdurda bıraktığı etki,
  • Sağlık raporu,
  • Olayın gerçekleşme biçimi,
  • Fail ile mağdur arasındaki ilişki

uygulanacak cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.

Tokat nedeniyle oluşan yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüdeyse TCK m.86/2; daha ağırsa TCK m.86/1 uygulanabilir.

Tek Yumruk Atmanın Cezası Var mı?

Bir kişiye yalnızca bir defa yumruk atılması da kasten yaralama suçunu oluşturabilir. Suçun oluşması için mutlaka birden fazla darbe vurulması gerekmez.

Tek yumruğun neden olduğu sonuç önemlidir. Bir yumruk;

  • Hafif kızarıklığa,
  • Diş kırılmasına,
  • Burun veya çene kemiğinin kırılmasına,
  • Kişinin yere düşerek başını çarpmasına,
  • Hayati tehlikeye,
  • Ölüme

neden olabilir.

Bu nedenle “Sadece bir kere vurdum” açıklaması, cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Meydana gelen sonuca göre TCK m.86, m.87 veya şartları oluştuğunda daha ağır suç hükümleri uygulanabilir.

Darp Raporu Cezayı Nasıl Etkiler?

Darp raporu, yaralanmanın niteliğini gösteren önemli delillerden biridir. Raporda genellikle şu hususlar değerlendirilir:

  • Yaralanmanın yeri ve niteliği,
  • Basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği,
  • Kemik kırığı veya çıkık bulunup bulunmadığı,
  • Hayati tehlike oluşup oluşmadığı,
  • Yüzde sabit iz ihtimali,
  • Organ veya duyu işlevinin etkilenip etkilenmediği.

Ceza yalnızca raporda yazan ifadeye göre otomatik olarak belirlenmez. Mahkeme; sağlık raporu, kamera kayıtları, tanık anlatımları, tarafların ifadeleri ve diğer delilleri birlikte değerlendirir.

Darp raporunun bulunmaması da her durumda yaralama suçunun oluşmadığı anlamına gelmez. TCK m.86 bakımından mağdurun vücuduna acı verilmesi yeterli olabilir. Ancak sağlık raporu, yaralanmanın derecesinin belirlenmesinde önemli bir delildir.

Morluk veya Kızarıklık Olmasa Suç Oluşur mu?

Kasten yaralama suçunun oluşması için mağdurun vücudunda mutlaka gözle görülebilen bir morluk, kesik veya yara bulunması gerekmez.

Kişinin vücuduna acı verilmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin etkilenmesi yeterlidir. Bununla birlikte herhangi bir fiziksel bulgunun bulunmaması durumunda olayın ispatı bakımından diğer deliller önem kazanır.

Kemik Kırılırsa Ceza Artar mı?

Kavga sırasında mağdurun kemiğinin kırılması veya çıkması hâlinde TCK m.87’de düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanabilir.

Ceza artırımı belirlenirken kırık veya çıkığın mağdurun hayat fonksiyonlarındaki etkisi dikkate alınır. Burun, çene, kol, kaburga veya başka bir kemikte meydana gelen kırıklar aynı derecede kabul edilmeyebilir.

Adli raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi hafif, orta veya ağır olarak değerlendirilebilir. Bu değerlendirme uygulanacak cezanın belirlenmesinde önem taşır.

Bıçak, Sopa veya Şişeyle Vurmanın Cezası

Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi TCK m.86/3-e kapsamında nitelikli hâl sayılır. Bu durumda temel ceza yarı oranında artırılır ve soruşturma için şikâyet aranmaz.

Ceza hukuku bakımından silah kavramı yalnızca tabanca veya bıçaktan ibaret değildir. Kullanılış biçimine göre;

  • Sopa,
  • Taş,
  • Cam şişe,
  • Demir çubuk,
  • Sandalye,
  • Kemer,
  • Tornavida,
  • Kesici veya delici aletler

silah olarak değerlendirilebilir.

Bir eşyanın silah sayılıp sayılmayacağı; yapısına, kullanım biçimine ve yaralamaya elverişli olup olmadığına göre belirlenir.

Cezayı Artıran Nitelikli Hâller

TCK m.86/3 uyarınca kasten yaralama suçunun;

  • Üstsoya veya altsoya karşı,
  • Eşe veya boşanılan eşe karşı,
  • Kardeşe karşı,
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı,
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuz kötüye kullanılarak,
  • Silahla

işlenmesi hâlinde şikâyet aranmadan verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Suçun canavarca hisle işlenmesi hâlinde ise verilecek ceza bir kat artırılır.

Birden Fazla Kişi Bir Kişiyi Döverse Ne Olur?

Birden fazla kişinin aynı kişiye saldırması durumunda her failin kavgaya nasıl katıldığı araştırılır.

Kişinin;

  • Mağdura doğrudan vurması,
  • Mağduru tutarak diğer kişilerin vurmasını sağlaması,
  • Ortak hareket ederek saldırıya katılması,
  • Yaralamayı kolaylaştırması

suça iştirak kapsamında sorumluluk doğurabilir.

Sadece olay yerinde bulunmak ise tek başına yaralama suçuna katılmak için yeterli değildir. Kişinin fiili ve saldırıya katılma iradesi somut delillerle belirlenir.

Karşılıklı Kavgada Kim Ceza Alır?

Karşılıklı kavgada yalnızca ilk şikâyette bulunan tarafın mağdur, diğer tarafın ise otomatik olarak suçlu kabul edilmesi mümkün değildir.

Tarafların birbirlerine vurması durumunda her kişi kendi eyleminden sorumlu olabilir. Her iki taraf hakkında ayrı ayrı soruşturma yapılabilir ve yaralanmaların niteliğine göre ceza verilebilir.

Kavgayı kimin başlattığı;

  • Meşru savunma,
  • Haksız tahrik,
  • Kusurun derecesi,
  • Tarafların saldırı ve savunma hareketleri

bakımından önem taşıyabilir.

Kendini Savunurken Birine Vurmak Suç mu?

TCK m.25’e göre gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda ve saldırıyla orantılı şekilde engellemek amacıyla yapılan hareketler meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir.

Meşru savunma için;

  • Haksız bir saldırının bulunması,
  • Saldırının devam ediyor veya gerçekleşmesinin muhakkak olması,
  • Savunmanın saldırıyı durdurmaya yönelik olması,
  • Savunma ile saldırı arasında orantı bulunması

gerekir.

Saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurulması genellikle meşru savunma kapsamında değerlendirilmez. Bu durumda intikam veya karşı saldırı niteliğinde bir davranış söz konusu olabilir.

Küfür Edildiği İçin Vurmak Meşru Savunma mı?

Bir kişinin küfür etmesi, hakaret eden kişiye vurmayı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Hakarete karşı fiziksel saldırıda bulunulması kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

Ancak olayın özelliklerine göre hakaret veya başka bir haksız davranış TCK m.29 kapsamında haksız tahrik indiriminin uygulanmasına neden olabilir.

Haksız tahrik ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Mahkemenin belirlediği cezada indirim yapılmasını sağlar.

Yaralama Ölümle Sonuçlanırsa Ne Olur?

Kasten yaralama sonucunda mağdurun ölmesi hâlinde TCK m.87/4 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu gündeme gelebilir.

Ancak failin amacının öldürmek olduğu belirlenirse olay kasten öldürme veya kasten öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirilebilir.

Ayrım yapılırken;

  • Kullanılan aracın öldürmeye elverişli olup olmadığı,
  • Darbelerin sayısı ve şiddeti,
  • Hedef alınan vücut bölgesi,
  • Taraflar arasındaki önceki husumet,
  • Failin saldırıyı neden sonlandırdığı,
  • Olay sonrasındaki davranışları

birlikte değerlendirilir.

Basit Yaralamada Şikâyet Süresi

TCK m.86/2 kapsamındaki basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama suçu kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.

TCK m.73 uyarınca şikâyet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Yaralamanın TCK m.86/1 kapsamında kalması veya TCK m.86/3’teki nitelikli hâllerden birinin bulunması durumunda soruşturma kural olarak resen yürütülür. Bu suçlarda mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Darp Şikâyeti Nereye Yapılır?

Darp veya yaralama olayı;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine veya
  • Jandarma birimine

bildirilebilir.

Sağlık kuruluşundan alınan adli rapor, olay yerindeki kamera görüntüleri, fotoğraflar, mesajlar ve tanık bilgileri başvuru sırasında sunulabilir.

Mağdur ceza davasını doğrudan açmaz. Soruşturmayı Cumhuriyet savcılığı yürütür. Yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.

Kasten Yaralama Suçunda Uzlaştırma Var mı?

TCK m.86/1 ve m.86/2 kapsamındaki bazı kasten yaralama suçları kanuni şartların bulunması hâlinde uzlaştırmaya tabidir.

Ancak;

  • Kadına karşı işlenen kasten yaralama,
  • TCK m.86/3 kapsamındaki nitelikli yaralama,
  • Daha ağır sonuçlara neden olan yaralama

bakımından uzlaştırma uygulanmaz.

Dosyada tehdit, hakaret, mala zarar verme veya başka bir suç bulunuyorsa her suçun uzlaştırma durumu ayrı ayrı değerlendirilir.

Her olay; yaralanmanın derecesi, kullanılan araç, saldırının gerçekleşme biçimi, tarafların davranışları ve mevcut deliller dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir? — TCK m.87

Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir?

Kavga sırasında mağdurun kemiğinin kırılması veya çıkması, kasten yaralama suçunun cezasını artıran bir sonuçtur. Ancak “kemik kırıldı, ceza kesin olarak şu kadardır” şeklinde tek bir ceza miktarı bulunmaz. Öncelikle TCK m.86’ya göre temel ceza belirlenir; ardından kırığın kişinin hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca bu ceza yarısına kadar artırılır.

Kemik Kırılması Hangi Suçu Oluşturur?

Bir kişinin başkasına bilerek vurması, tekmelemesi, itmesi veya başka şekilde zarar vermesi sonucunda kemik kırığı meydana gelirse temel suç kasten yaralamadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. maddesine göre başkasının vücuduna acı veren, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmesi durumunda ise TCK m.87/3 uygulanır. Bu düzenlemeye göre TCK m.86 üzerinden belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre yarısına kadar artırılır.

Kasten yaralama suçunun cezaları, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile artırılmıştır. Güncel alt sınırlar 7550 sayılı Kanun’un 9 ve 10. maddelerinde düzenlenmiştir.

Kemik Kırılmasının Cezası Kaç Yıldır?

Kemik kırılması için bağımsız ve sabit bir ceza aralığı bulunmaz. Ceza iki aşamalı şekilde belirlenir:

Yaralamanın temel cezası TCK m.86’ya göre belirlenir.
Belirlenen ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca yarısına kadar artırılır.

Örneğin mahkeme temel cezayı 2 yıl olarak belirlerse:

  • Dörtte bir artırım uygulanması hâlinde ceza 2 yıl 6 ay,
  • Yarı oranında artırım uygulanması hâlinde ceza 3 yıl

olabilir. Bu örnek yalnızca artırımın nasıl hesaplandığını göstermektedir. Gerçek ceza; kırığın niteliği, olayın işleniş biçimi, kullanılan araç, tarafların davranışları ve diğer artırma veya indirme nedenlerine göre değişir.

Her Kemik Kırığında Aynı Artırım mı Uygulanır?

Hayır. TCK m.87/3, artırım oranının belirlenmesinde kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisinin dikkate alınmasını emretmektedir.

Bu nedenle;

  1. Kırılan kemiğin bulunduğu bölge,
  2. Kırığın sayısı,
  3. Kırığın hareket kabiliyetine etkisi,
  4. Tedavi ve iyileşme süreci,
  5. Ameliyat gerekip gerekmediği,
  6. Kırığın kalıcı bir sonuç doğurup doğurmadığı

tıbbi raporlarla incelenir. Artırım oranını mahkeme belirler. Kırığın varlığı ve ağırlığı konusunda hastane kayıtları, radyolojik görüntüler ve adli raporlar esas alınır.

Burun, Çene, Kol veya Kaburga Kırılması Cezayı Artırır mı?

Burun, çene, kol, el, parmak, bacak, kaburga veya vücuttaki başka bir kemiğin kırılması TCK m.87/3 kapsamında değerlendirilebilir. Önemli olan kırığın kavga sırasında gerçekleştirilen yaralama fiilinden kaynaklandığının tespit edilmesidir.

Kırığın ayrıca;

  • Yaşamı tehlikeye sokması,
  • Bir organın işlevini sürekli zayıflatması,
  • Yüzde sabit iz bırakması,
  • Yüzün sürekli değişmesine neden olması

gibi daha ağır sonuçlar doğurması hâlinde TCK m.87’nin diğer fıkraları da gündeme gelebilir. Bu durumda uygulanacak artırım yalnızca kemik kırığına göre değil, meydana gelen en ağır neticeye göre değerlendirilebilir.

Kemik Kırığı Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Sayılır mı?

TCK m.86/2, etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamaları düzenlemektedir. Bu suçun güncel cezası mağdurun şikâyeti üzerine 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Ancak yaralama sonucunda kemik kırığı ya da çıkığı meydana gelmesi, kanunda ayrıca TCK m.87/3 kapsamında ağırlaşmış sonuç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle kemik kırığı bulunan olay yalnızca basit bir yaralama gibi değerlendirilemez.

Silahla Kemik Kırmanın Cezası Daha mı Ağırdır?

TCK m.86/3-e uyarınca kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz.

Kanundaki silah kavramı yalnızca tabanca veya tüfekle sınırlı değildir. TCK m.6 kapsamında saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli bıçak, sopa, taş, şişe, demir çubuk ve benzeri araçlar da olayın özelliklerine göre silah sayılabilir.

Yaralama silahla gerçekleştirilmiş ve ayrıca kemik kırığına neden olmuşsa:

  • Öncelikle TCK m.86/3-e kapsamında silah artırımı,
  • Ardından TCK m.87/3 kapsamında kemik kırığı artırımı

değerlendirilir.

Karşılıklı Kavgada Kemik Kırılırsa Kim Ceza Alır?

Kavganın karşılıklı olması cezai sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Her kişinin gerçekleştirdiği eylem ve sebep olduğu yaralanma ayrı ayrı değerlendirilir.

Karşılıklı kavga sırasında:

  1. Kimin hangi darbeyi vurduğu,
  2. Kemik kırığının hangi darbeden kaynaklandığı,
  3. Tarafların kavgayı başlatıp başlatmadığı,
  4. Taraflardan birinin saldırıyı durdurmaya çalışıp çalışmadığı,
  5. Meşru savunma şartlarının bulunup bulunmadığı

araştırılır.

Bir kişinin yalnızca olay yerinde bulunması veya kavgaya karışmış görünmesi, kemik kırığından sorumlu tutulması için tek başına yeterli değildir. CMK m.217 gereğince mahkûmiyet, duruşmada tartışılmış hukuka uygun delillere dayanmalıdır. Kırığa kimin neden olduğu ispatlanamıyorsa CMK m.223/2-e kapsamında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı gündeme gelebilir.

Meşru Savunma Varsa Ceza Verilir mi?

TCK m.25/1’e göre bir kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin olan haksız saldırıyı, saldırıyla orantılı biçimde uzaklaştırması meşru savunma sayılabilir.

Meşru savunmanın şartları oluşmuşsa ceza verilmez. Ancak:

  1. Saldırı sona erdikten sonra vurulması,
  2. Savunma sınırının aşılması,
  3. İntikam amacıyla hareket edilmesi,
  4. İlk saldırıya göre açıkça orantısız güç kullanılması

durumlarında meşru savunma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.

Karşılıklı kavgalarda ilk haksız hareketin kimden geldiği önemli olmakla birlikte, yalnızca “kavgayı karşı taraf başlattı” demek her durumda meşru savunma kabul edilmez.

Haksız Tahrik İndirimi Uygulanabilir mi?

TCK m.29’a göre haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasında indirim yapılabilir.

Hakaret edilmesi, saldırıya uğranılması veya başka bir haksız davranışın ardından kavganın meydana gelmesi durumunda haksız tahrik hükümleri değerlendirilebilir. Bununla birlikte her tartışma veya söz, otomatik olarak tahrik indirimi sağlamaz. Haksız hareketin niteliği ile yaralama eylemi arasındaki bağlantı incelenir.

Meşru savunma ile haksız tahrik aynı değildir. Meşru savunma şartları oluştuğunda fiil hukuka uygun kabul edilebilirken haksız tahrikte suç oluşur fakat cezada indirim yapılabilir.

Fail Kemiğin Kırılmasını İstememişse Ne Olur?

Failin mutlaka “kemiği kırmak” amacıyla hareket etmiş olması gerekmez. TCK m.23 gereğince neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suçtan sorumluluk için ağır sonuç bakımından en azından taksir bulunması gerekir.

Örneğin bir kişiye bilerek yumruk atan fail kemiğin kırılmasını özellikle istememiş olsa bile, meydana gelen kırıkla fiil arasında nedensellik bağı bulunması ve ağır sonuç bakımından en az taksirinin mevcut olması hâlinde TCK m.87/3 uygulanabilir.

Kemik Kırığı Şikâyete Bağlı mıdır?

Kemik kırığına neden olan kasten yaralama, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama kapsamında değildir. Bu nedenle TCK m.87/3 kapsamındaki suç şikâyete bağlı olmaksızın savcılık tarafından resen soruşturulur.

Mağdur daha sonra şikâyetinden vazgeçse bile soruşturma veya kamu davası kendiliğinden sona ermez.

Şikâyet veya ihbar, Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 gereğince Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna yapılabilir.

Kemik Kırığı Bulunan Yaralama Uzlaştırmaya Tabi midir?

TCK m.87/3 kapsamında kemik kırığına veya çıkığına neden olan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların kendi aralarında anlaşmaları, ceza soruşturmasını veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Ancak taraflar arasındaki anlaşma, zararların giderilmesi veya sanığın yargılama sürecindeki davranışları, kanunda öngörülen diğer koşullar varsa cezanın kişiselleştirilmesi sırasında ayrıca değerlendirilebilir.

Adli Rapor Neden Önemlidir?

Kemik kırığının cezaya etkisinin belirlenmesinde adli rapor temel delillerden biridir. Raporda özellikle:

  • Kırık veya çıkığın bulunup bulunmadığı,
  • Kırığın yaralama fiiliyle uyumlu olup olmadığı,
  • Hayat fonksiyonlarına etkisi,
  • Hayati tehlike oluşup oluşmadığı,
  • Organ işlevinde kalıcı zayıflama veya kayıp bulunup bulunmadığı,
  • Yüzde sabit iz kalıp kalmadığı

incelenir.

İlk hastane raporunun geçici olması durumunda kesin rapor veya ek rapor alınabilir. Röntgen, tomografi, ameliyat kayıtları, hastane dosyası ve diğer tıbbi belgeler birlikte değerlendirilir.

Kemik Kırığı Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Ceza sorumluluğunun yanında hukuki tazminat sorumluluğu da doğabilir. Türk Borçlar Kanunu m.49, haksız fiilden kaynaklanan zararların giderilmesini düzenlemektedir.

Kemik kırığına uğrayan kişi, koşulların bulunması hâlinde:

  • Tedavi giderlerini,
  • Çalışamadığı döneme ilişkin kazanç kaybını,
  • Çalışma gücünün azalmasından doğan zararları,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları,
  • TBK m.56 kapsamında manevi tazminatı

talep edebilir. Ceza davasındaki mahkûmiyet ile maddi ve manevi tazminat birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.

Kavgada kemik kırılması, kasten yaralamanın cezasını ağırlaştırır. Güncel düzenlemeye göre temel kasten yaralama cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmişse bu ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca yarısına kadar artırılır.

Silah kullanılması, mağdurun eş, boşanılan eş, üstsoy, altsoy veya kardeş olması ya da diğer nitelikli hâllerin bulunması durumunda ayrıca ceza artırımı uygulanabilir. Karşılıklı kavga, şikâyetten vazgeçme veya failin kemiği özellikle kırmak istememesi cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kesin sonuç; adli rapor, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

İçerik Yayınlanma Tarihi: