Manevi Tazminat

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

İş Yerinde Mobbing Hangi Durumlarda Ceza Davasına Dönüşür? — TCK m.96, 106, 117, 125

İş Yerinde Mobbing Hangi Durumlarda Ceza Davasına Dönüşür?

İş yerinde mobbing, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına ve bağımsız bir suç adı olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle her mobbing iddiası kendiliğinden ceza davasına dönüşmez. Uygulanan baskının niteliğine göre eziyet, tehdit, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, hakaret, yaralama, şantaj, cinsel taciz veya kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması gibi ayrı suçların unsurlarının oluşması gerekir.

Başka bir ifadeyle ceza soruşturmasında “mobbing yapıldı mı?” sorusunun yanında, mobbing sürecinde hangi somut suçların işlendiği araştırılır.

İş Yerinde Mobbing Nedir?

İş yerinde psikolojik taciz olarak da adlandırılan mobbing; çalışanın sistemli şekilde dışlanması, küçük düşürülmesi, itibarsızlaştırılması, tehdit edilmesi veya işten ayrılmaya zorlanması biçiminde ortaya çıkabilir.

Bir davranışın mobbing olarak değerlendirilmesinde genellikle şu özellikler aranır:

  • Davranışın iş ilişkisi içerisinde gerçekleşmesi,
  • Belirli bir süre devam etmesi,
  • Tekrarlanan ve sistematik bir nitelik taşıması,
  • Çalışanı yıldırma, dışlama veya işten uzaklaştırma amacı taşıması,
  • Çalışanın kişiliğine, mesleki itibarına, sağlığına ya da kariyerine zarar vermesi,
  • İşveren veya diğer çalışanlar tarafından gerçekleştirilmesi ya da işveren tarafından bilinmesine rağmen engellenmemesi.

Tek seferlik tartışma, kaba söz, yönetsel hata veya kişilik uyuşmazlığı her zaman mobbing değildir. Ancak tek bir davranış, mobbing sayılmasa bile hakaret, tehdit veya yaralama gibi bağımsız bir suç oluşturabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Mobbing Ne Zaman Ceza Davasına Dönüşür?

Mobbing iddiasının ceza davasına dönüşebilmesi için süreçte gerçekleştirilen davranışların Türk Ceza Kanunu’ndaki bir suçun maddi ve manevi unsurlarını karşılaması gerekir.

Çalışan doğrudan ceza davası açmaz. Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunur veya kolluğa şikâyetini bildirir. Savcılık delilleri toplar; yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenler. İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle ceza davası açılmış olur.

Sistematik ve Ağır Mobbing TCK m.96 Kapsamında Eziyet Suçu Olabilir

TCK m.96’ya göre bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilebilir. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydır. mevzuat.adalet.gov.tr

İş yerindeki psikolojik baskının eziyet suçuna dönüşebilmesi için davranışların insan onuruyla bağdaşmaması, mağdurda bedensel veya ruhsal acı meydana getirmesi ve çoğunlukla belirli bir süreç içinde sistematik şekilde sürdürülmesi gerekir.

Aşağıdaki davranışların birlikte ve sürekli uygulanması TCK m.96 yönünden değerlendirilebilir:

  • Çalışanın her gün aşağılanması,
  • Toplantılarda sistemli biçimde küçük düşürülmesi,
  • Sürekli hakarete ve ağır suçlamalara maruz bırakılması,
  • Çalışanın diğer personelden bilinçli şekilde soyutlanması,
  • Yapamayacağı işlerin özellikle verilmesi ve başarısız gösterilmesi,
  • Sürekli istifa etmeye zorlanması,
  • İnsan onuruyla bağdaşmayan çalışma koşullarında tutulması,
  • Ruhsal bütünlüğü bozmayı amaçlayan sürekli korkutma ve baskı uygulanması.

Eziyet suçunda tek bir kaba davranıştan daha ağır, süreklilik gösteren ve mağdurun ruhsal ya da bedensel bütünlüğünü etkileyen bir süreç aranır. Sistematiklik bulunmuyorsa her davranış hakaret, tehdit veya yaralama gibi kendi suç tipi içinde ayrı ayrı incelenir. mevzuat.adalet.gov.tr

İş Yerinde Tehdit TCK m.106 Kapsamında Suçtur

Yönetici, işveren veya çalışma arkadaşının çalışana “Seni öldürürüm”, “Sana zarar veririm” veya benzeri ifadeler kullanması TCK m.106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir.

Bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydır.

Malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratma veya başka bir kötülük yapma tehdidinde ise mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelir.

Tehdidin silahla, kimliğin gizlenmesi suretiyle, birden fazla kişiyle birlikte veya suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. mevzuat.adalet.gov.tr

İşten çıkarma, görev yerini değiştirme veya disiplin işlemi uygulama yönündeki her bildirim tehdit suçu değildir. İşverenin kanundan ve iş sözleşmesinden doğan bir yetkiyi hukuka uygun kullanacağını bildirmesi ile hukuka aykırı bir kötülük yapılacağının söylenmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Çalışanı İstifaya Zorlamak TCK m.117 Kapsamına Girebilir

TCK m.117, iş ve çalışma hürriyetinin ihlalini düzenler.

Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla bir kişinin çalışma özgürlüğünün ihlal edilmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilebilir.

Çalışanın çaresizliğinden veya işverene bağımlılığından yararlanılarak ücretsiz, açıkça orantısız düşük ücretle ya da insan onuruyla bağdaşmayan koşullarda çalıştırılması hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adli para cezası uygulanabilir.

Cebir veya tehditle işçiyi ya da işvereni ücretleri ve çalışma koşullarını değiştirmeye zorlamak veya işin durmasına ya da sona ermesine neden olmak da altı aydan üç yıla kadar hapis cezası gerektirebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Örneğin çalışanın tehdit edilerek istifa dilekçesi vermeye, ücretsiz çalışmaya, ücretinden vazgeçmeye veya insan onuruna aykırı koşulları kabul etmeye zorlanması bu madde kapsamında incelenebilir.

İş Yerinde Hakaret TCK m.125 Kapsamında Suçtur

Bir çalışanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövme niteliğindeki sözlere maruz bırakılması TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.

Hakaret suçunun temel cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hakaretin çalışanın yüzüne karşı söylenmesi şart değildir. Telefon, e-posta, kurumsal mesajlaşma programı veya WhatsApp üzerinden gönderilen sesli, yazılı ya da görüntülü ileti de huzurda hakaret gibi değerlendirilir.

Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. İş yerindeki kalabalık toplantıda, çok sayıda çalışanın erişebildiği mesaj grubunda veya herkese açık bir dijital ortamda yapılan paylaşım, olayın koşullarına göre aleniyet bakımından incelenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Her eleştiri hakaret değildir. İşverenin çalışanın performansına ilişkin ölçülü ve somut eleştirileri kural olarak suç oluşturmaz. Ancak eleştiri sınırını aşan sövme, aşağılayıcı benzetme veya kişinin şeref ve saygınlığını hedef alan isnatlar hakaret sayılabilir.

Mobbing Sürecinde Başka Hangi Suçlar Oluşabilir?

Somut olayın özelliklerine göre şu hükümler de uygulanabilir:

  • Fiziksel saldırı varsa TCK m.86 ve devamındaki kasten yaralama hükümleri,
  • Çalışanı belirli bir şeyi yapmaya zorlayan menfaat veya açıklama tehdidi varsa TCK m.107’deki şantaj,
  • Cinsel amaçlı söz, mesaj veya davranış varsa TCK m.105’teki cinsel taciz,
  • Israrlı telefon ve mesajlarla huzurun bozulması varsa TCK m.123,
  • Sürekli takip ve iletişim kurma çabası varsa TCK m.123/A,
  • Özel hayatın görüntü veya ses yoluyla ihlali varsa TCK m.134,
  • Sağlık, adres, telefon veya diğer kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması varsa TCK m.136,
  • Fail kamu görevlisiyse ve görev yetkisini kötüye kullanmışsa şartlarına göre TCK m.257.

Aynı süreç içinde birden fazla suç oluşabilir. Örneğin çalışan hem tehdit edilmiş hem herkesin önünde aşağılanmışsa TCK m.106 ve m.125 ayrı ayrı gündeme gelebilir.

İşverenin Koruma Yükümlülüğü

Türk Borçlar Kanunu m.417 uyarınca işveren, işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek; iş yerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla yükümlüdür. İşveren özellikle çalışanların psikolojik ve cinsel tacize uğramamasını ve tacize uğrayanların daha fazla zarar görmemesini sağlamak için gerekli önlemleri almak zorundadır. mevzuat.adalet.gov.tr

Mobbingi bizzat gerçekleştiren kişinin ceza sorumluluğu şahsidir. İşverenin veya yöneticinin ceza sorumluluğu için suça doğrudan katılması, azmettirmesi, yardım etmesi ya da kanunda ayrıca cezalandırılan bir davranışta bulunması gerekir. Sadece işveren sıfatını taşımak otomatik olarak ceza sorumluluğu doğurmaz.

Buna karşılık işverenin mobbingi önlememesi; iş hukuku, sözleşme sorumluluğu ve tazminat bakımından sonuç doğurabilir.

Çalışan İş Sözleşmesini Haklı Nedenle Feshedebilir mi?

İş Kanunu m.24 kapsamında işverenin çalışanın şeref ve namusuna dokunacak söz veya davranışlarda bulunması, çalışana yönelik asılsız ağır isnatlarda bulunması, tehdit etmesi ya da cinsel tacizde bulunması işçiye haklı nedenle derhâl fesih hakkı verebilir.

Haklı nedenle fesih hakkının kullanılmasında İş Kanunu m.26’daki süreler önemlidir. Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışın öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve kural olarak fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde fesih hakkı kullanılmalıdır. Devam eden mobbing süreçlerinde sürenin başlangıcı somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Mobbing nedeniyle kişilik hakları zarar gören çalışan, Türk Borçlar Kanunu m.58 kapsamında manevi tazminat da talep edebilir. Ceza soruşturması ile işçilik alacakları veya manevi tazminat süreci birbirinden farklı hukuki yollardır.

Ceza Soruşturmasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Mobbing ve buna bağlı suçlarda aşağıdaki deliller önem taşıyabilir:

  • E-posta ve mesaj kayıtları,
  • Kurumsal yazışmalar,
  • Tanık anlatımları,
  • İnsan kaynaklarına verilen yazılı başvurular,
  • Savunma istemleri ve disiplin belgeleri,
  • Görev, vardiya ve çalışma yeri değişiklikleri,
  • Performans değerlendirme kayıtları,
  • Ücret ve özlük hakkı belgeleri,
  • Sağlık raporları ve tedavi kayıtları,
  • Hukuka uygun kamera ve ses kayıtları,
  • Olayların tarih sırasıyla tutulduğu kişisel kayıtlar.

Çalışanın kendi hazırladığı olay günlüğü tek başına kesin delil sayılmaz; fakat mesajlar, tanıklar ve kurumsal belgelerle desteklendiğinde olayların sürekliliğini göstermeye yardımcı olabilir.

Gizli ses kaydının hukuka uygunluğu her olayın koşullarına göre değerlendirilir. Önceden planlı ve sürekli kayıt almak, özel hayatın veya haberleşmenin gizliliği bakımından ayrıca hukuki sorun yaratabilir.

Şikâyet Süreleri Nasıl Belirlenir?

Şikâyet süresi bütün suçlarda aynı değildir:

  • TCK m.96’daki eziyet suçu kural olarak şikâyete bağlı değildir.
  • TCK m.117/1 kapsamındaki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali şikâyete bağlıdır.
  • TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçu, kanundaki istisnalar dışında şikâyete bağlıdır.
  • TCK m.106’daki hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit kural olarak resen soruşturulur.
  • Malvarlığına büyük zarar veya başka bir kötülük yapılacağı yönündeki tehdit şikâyete bağlıdır.

Şikâyete bağlı suçlarda genel süre, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Ancak somut fiilin hangi suçu oluşturduğu başvuru sahibi tarafından kesin biçimde bilinemeyebileceğinden, gecikmeden savcılığa veya kolluğa başvurulması önemlidir.

Antalya’da İş Yerinde Mobbing: 2016–2025 Durum Raporu

Antalya bakımından son on yıla ilişkin kamuya açık veriler incelendiğinde, “iş yerinde mobbing ceza davası” adı altında düzenli, yıllara göre karşılaştırılabilir ve yalnızca Antalya ilini kapsayan bağımsız bir istatistik serisi bulunmamaktadır.

Bunun temel nedeni, mobbingin TCK’da bağımsız bir suç olmamasıdır. Dosyalar hakaret, tehdit, eziyet, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali veya başka bir suç başlığı altında kaydedilmektedir. Ayrıca genel hakaret ve tehdit dosyalarının ne kadarının iş yerinde gerçekleştiği yayımlanan tablolardan ayrılamamaktadır.

Dönem Kamuya Açık Verilerden Çıkarılabilen Sonuç
2016–2018 Antalya için mobbing ve bağlantılı TCK maddelerini birlikte gösteren karşılaştırılabilir bir ilk derece ceza mahkemesi serisine ulaşılamamaktadır. Bu yıllar için güvenilir mobbing dosyası toplamı verilemez.
2019 “Mobbing” ayrı suç veya dosya türü olarak gösterilmemiştir. Bir mahkemenin suç bazlı süre tablosunda “eziyet etme” için 281 günlük ortalama sonuçlandırma süresi yer almaktadır. Bu rakam dosya sayısı değildir. TCK m.117/1 uzlaştırma yaş tablosunda 12 yetişkin şüpheli/sanık kaydı ile toplam 5 mağdur yaş kaydı bulunmaktadır; bunlar taraf kayıtlarıdır ve doğrudan 12 mobbing olayı anlamına gelmez.
2020 “Mobbing” ve “eziyet” başlığı altında ayrı bir toplam bulunmamaktadır. TCK m.117/1 uzlaştırma satırında 2 yetişkin şüpheli/sanık kaydı, 1 yetişkin mağdur kaydı ve zararın giderilmesine ilişkin 2 kayıt görülmektedir. Kayıt sayıları dosya veya mobbing olayı sayısı olarak yorumlanamaz.
2021–2025 Kamuya açık raporlarda mobbing, TCK m.96 ve TCK m.117 yönünden yıllara göre devam eden bağımsız bir seri bulunmamaktadır. Hakaret ve tehdit suçları adli faaliyet içinde görülmekle birlikte iş yeri kaynaklı olanlar ayrıştırılmamıştır.

Antalya Verileri Nasıl Yorumlanmalıdır?

Bu tablodan “Antalya’da mobbing yoktur” sonucu çıkarılamaz. Yalnızca kamuya açık raporların, mobbing olaylarını bağımsız ve karşılaştırılabilir bir istatistik kategorisi olarak sunmadığı söylenebilir.

Ayrıca yayımlanan bazı raporların coğrafi kapsamı Antalya ilinin bütün ilçelerini aynı biçimde içermeyebilir. Bazı veriler merkez adliyesi ve belirli mülhakat adliyeleriyle sınırlıdır. Bu nedenle mevcut rakamların Antalya ilinin tamamına genellenmesi bilimsel olarak doğru olmaz.

Ulusal Verilerin Antalya’ya Etkisi

2025 yılı genel adli istatistiklerinde TCK m.106 kapsamındaki tehdit suçlarında Cumhuriyet başsavcılıklarına gelen toplam dosya sayısı 911.179, yıl içinde gelen yeni dosya sayısı ise 601.233 olarak görülmektedir. TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçlarında toplam dosya sayısı 1.788.000, yıl içinde gelen yeni dosya sayısı 1.225.376 olarak kaydedilmiştir. adlisicil.adalet.gov.tr

Bu sayılar Türkiye geneline aittir; Antalya’ya veya iş yerindeki mobbing olaylarına özgü değildir. Aynı dosyada birden fazla kişi ya da suç kaydı bulunabileceğinden, rakamlar doğrudan mağdur veya olay sayısı olarak da okunmamalıdır.

Antalya İçin Hukuki Sonuç

Antalya’da gerçekleşen bir iş yeri mobbingi iddiasında uygulanacak ceza hükümleri Türkiye’nin diğer illerinden farklı değildir. Somut davranışlara göre:

  • Sistematik ve insan onuruyla bağdaşmayan ağır süreçlerde TCK m.96,
  • Çalışanın korkutulması hâlinde TCK m.106,
  • Cebir veya tehditle çalışma hakkının engellenmesinde TCK m.117,
  • Küfür, aşağılama veya onur kırıcı isnatlarda TCK m.125 uygulanabilir.

Mevcut kamu verileri Antalya’da hakaret ve tehdit türündeki suçların adli makamlara yansıdığını göstermektedir; ancak bunların kaçının iş yeri mobbingiyle bağlantılı olduğu belirlenememektedir. Bu nedenle rakamsal boşluklar tahminle doldurulmamalı ve genel suç verileri “Antalya mobbing dosyası sayısı” olarak sunulmamalıdır.

İş yerinde mobbing, ancak süreçteki somut davranışlar Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bir suçun unsurlarını taşıdığında ceza soruşturmasına ve yeterli şüphe bulunması hâlinde ceza davasına dönüşür.

Sistematik psikolojik baskı TCK m.96 kapsamında eziyet; korkutma TCK m.106 kapsamında tehdit; zorla istifaya veya çalışma koşullarını değiştirmeye yöneltme TCK m.117 kapsamında çalışma hürriyetinin ihlali; aşağılayıcı söz ve isnatlar ise TCK m.125 kapsamında hakaret oluşturabilir. Ceza sorumluluğu, her failin kendi somut davranışı ve kastı üzerinden ayrı ayrı belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Suçun niteliği, şikâyet süresi, deliller ve uygulanacak yaptırım somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

İşverenin Çalışana Küfür Etmesi ve Küçük Düşürmesinin Cezası — TCK m.125

İşverenin Çalışana Küfür Etmesi ve Küçük Düşürmesinin Cezası

İşverenin, işveren vekilinin veya yöneticinin çalışana küfür etmesi; çalışanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ağırlıktaysa TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.

Bu davranışın yalnızca ceza hukuku bakımından değil, iş hukuku ve kişilik haklarının korunması bakımından da sonuçları bulunmaktadır. Çalışan belirli koşullarda iş sözleşmesini haklı nedenle derhâl feshedebilir, kıdem tazminatı isteyebilir ve kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Ancak her sert eleştiri, yüksek sesli konuşma veya olumsuz performans değerlendirmesi hakaret suçu sayılmaz. Kullanılan sözün içeriği, söylendiği ortam, tarafların konumu, olayın bütünü ve mevcut deliller birlikte değerlendirilir.

İşverenin Çalışana Küfür Etmesi Hakaret Suçu mudur?

TCK m.125/1’e göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle kişinin saygınlığına saldıran kişi cezalandırılır.

İşverenin çalışana doğrudan küfür etmesi, aşağılayıcı sıfatlar kullanması veya çalışan hakkında şeref ve haysiyet kırıcı isnatlarda bulunması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Hakaret suçunun temel cezası:

  • Üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya
  • Adli para cezasıdır.

İşveren ile çalışan arasındaki astlık-üstlük ilişkisi, tek başına cezayı artıran özel bir neden değildir. Ancak işverenin yetkisini kullanma biçimi, hakaretin çalışanlar önünde gerçekleştirilmesi, sözlerin ağırlığı ve fiilin tekrarlanması temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Hangi Sözler Hakaret Sayılabilir?

Bir sözün hakaret oluşturabilmesi için çalışanın onur, şeref ve saygınlığına saldırabilecek nitelikte olması gerekir.

Şu tür ifadeler olayın bağlamına göre hakaret sayılabilir:

  • Doğrudan küfür ve sövme içeren sözler,
  • Çalışanı ahlaksızlıkla suçlamak,
  • Çalışana “hırsız” veya “dolandırıcı” demek,
  • Çalışanı aşağılayıcı hayvan benzetmeleriyle hedef almak,
  • Çalışanın özel hayatı veya ailesi üzerinden küçük düşürücü sözler söylemek,
  • Çalışanı diğer personelin önünde ağır biçimde aşağılamak,
  • Gerçeğe aykırı biçimde suç işlemekle itham etmek,
  • Irk, cinsiyet, engellilik, inanç veya benzeri özellikler üzerinden aşağılamak.

Kullanılan ifadenin mutlaka küfür kelimesi içermesi gerekmez. Somut bir suç veya ahlaksızlık isnadı da hakaret suçunu oluşturabilir.

Buna karşılık “Bu işi zamanında bitirmediniz”, “Performansınız beklenen düzeyde değil” veya “İş kurallarına uymanız gerekiyor” gibi işle bağlantılı ve ölçülü eleştiriler, sırf çalışanı rahatsız ettiği için hakaret sayılmaz.

İşverenin Bağırması ve Azarlaması Suç mudur?

İşverenin bağırması, sert konuşması veya çalışanı azarlaması her durumda TCK m.125 kapsamında suç oluşturmaz. Sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığa saldırması gerekir.

Ancak davranışlar:

  • Sürekli tekrarlanıyorsa,
  • Belirli bir çalışan hedef alınıyorsa,
  • Çalışanı yıldırma amacı taşıyorsa,
  • Diğer çalışanların önünde küçük düşürme biçiminde gerçekleşiyorsa,
  • Çalışanın işten ayrılması amaçlanıyorsa,
  • Aşağılama, tehdit ve dışlama birlikte uygulanıyorsa,

psikolojik taciz olarak da değerlendirilebilir.

Hakaret suçu tek bir sözle işlenebilir. Psikolojik taciz bakımından ise kural olarak belirli bir süreye yayılan, sistematik ve tekrarlanan davranışlar aranır. Bu nedenle her hakaret psikolojik taciz değildir; fakat sistematik hakaretler psikolojik tacizin bir parçasını oluşturabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

İşverenin Çalışanı Diğer Personelin Önünde Küçük Düşürmesi

Hakaretin çalışan hazırken yüzüne karşı söylenmesi hâlinde suçun oluşması için başka kişilerin bulunması gerekmez. İşveren ve çalışanın yalnız olduğu odada söylenen küfür de hakaret suçunu oluşturabilir.

Çalışanın bulunmadığı sırada arkasından hakaret edilmişse gıyapta hakaret hükümleri uygulanır. Bu durumda hakaretin fail dışında en az üç kişi tarafından öğrenilmesi gerekir.

Hakaretin toplantıda veya çalışanların önünde işlenmesi, suçun ispatı bakımından tanık delili sağlayabilir. Ancak yalnızca birkaç çalışanın bulunduğu kapalı iş yeri toplantısı her zaman “aleni hakaret” sayılmaz. Aleniyet için sözlerin belirsiz sayıda kişi tarafından görülme, duyulma veya algılanma ihtimalinin bulunması gerekir.

WhatsApp, E-Posta veya İş Yeri Grubunda Hakaret

TCK m.125/2’ye göre hakaretin çalışanı muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenmesi hâlinde de hakaret suçunun temel cezası uygulanır.

Bu kapsamda:

  • WhatsApp mesajları,
  • İş yeri WhatsApp grupları,
  • SMS mesajları,
  • E-posta yazışmaları,
  • Kurumsal mesajlaşma programları,
  • Sesli mesajlar,
  • Görüntülü konuşmalar,
  • Sosyal medya mesajları,

hakaret suçuna delil olabilir.

Mesajın doğrudan çalışana gönderilmesi durumunda, mesajı üç kişinin görmesi gerekmez. Mesajın yalnızca çalışana ulaşması yeterlidir.

Güncel mevzuatta sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen bazı hakaret fiilleri bakımından önödeme hükümleri uygulanabilmektedir. Uygulanacak usul, suç tarihi, hakaretin işleniş biçimi ve TCK m.125’in hangi fıkrasının uygulandığına göre belirlenir. mevzuat.adalet.gov.tr

Hakaret Suçunda Cezai Sorumluluk Kime Aittir?

Ceza sorumluluğu şahsidir. Küfrü veya hakaret içeren sözü bizzat söyleyen kişi cezai sorumluluk taşır.

Bu kişi:

  • İşveren,
  • Şirket sahibi,
  • Genel müdür,
  • İnsan kaynakları yöneticisi,
  • Bölüm müdürü,
  • Şef,
  • Ustabaşı,
  • İşveren vekili

olabilir.

İşveren bir şirketse şirket tüzel kişiliği doğrudan hakaret suçunun faili olmaz. Hakaret içeren ifadeyi kullanan gerçek kişinin cezai sorumluluğu değerlendirilir.

Bununla birlikte yöneticinin veya işveren vekilinin davranışı, iş ilişkisindeki sorumluluk bakımından işvereni de bağlayabilir. İşverenin çalışanın kişiliğini koruma ve iş yerinde güvenli, dürüst bir çalışma düzeni oluşturma yükümlülüğü bulunmaktadır.

İşverenin Çalışanın Kişiliğini Koruma Yükümlülüğü

Türk Borçlar Kanunu m.417’ye göre işveren:

  • İşçinin kişiliğini korumak,
  • İşçiye saygı göstermek,
  • İş yerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamak,
  • İşçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamasını sağlamak,
  • Tacize uğrayan işçinin daha fazla zarar görmesini önlemek

için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

İşverenin kendisinin hakaret etmesi kadar, başka bir yönetici veya çalışanın hakaretini öğrenmesine rağmen gerekli önlemleri almaması da işverenin koruma ve gözetme borcuna aykırılık oluşturabilir.

Bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle çalışanın kişilik hakları ihlal edilmişse ortaya çıkan zararın tazmini sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre istenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Çalışan İş Sözleşmesini Haklı Nedenle Feshedebilir mi?

İş Kanunu m.24/II-b’ye göre işverenin, işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması işçi açısından haklı nedenle derhâl fesih sebebidir.

İş Kanunu m.24/II-c kapsamında ise işverenin:

  • İşçiye veya ailesine sataşması,
  • Gözdağı vermesi,
  • İşçiyi kanuna aykırı davranmaya zorlaması,
  • İşçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı, asılsız ve ağır isnatlarda bulunması

haklı fesih nedeni olabilir. cdn.tbmm.gov.tr

Bir defaya mahsus söz bile yeterince ağırsa haklı fesih nedeni oluşturabilir. Davranışın mutlaka uzun süre devam etmesi gerekmez. Ancak işçinin, haklı feshe dayandığı olayı ispatlaması gerekir.

Fesih bildiriminde olayın tarihi, kullanılan sözler ve fesih sebebi açıkça belirtilmelidir. Sadece “istifa ediyorum” şeklinde sebep içermeyen bir dilekçe, sonradan haklı fesih iddiasının ispatını zorlaştırabilir.

Haklı Fesih Süresi Ne Kadardır?

İş Kanunu m.26’ya göre ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlara dayanılarak kullanılacak haklı fesih hakkı:

  • Davranışın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günü,
  • Her durumda fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl

içinde kullanılmalıdır.

Altı iş günlük süre hak düşürücü niteliktedir. Sürenin hesaplanmasında olayın ne zaman öğrenildiği ve iş sözleşmesini feshetmeye yetkili kişinin kim olduğu önem taşıyabilir.

Psikolojik taciz veya sürekli hakaret iddiasında davranışların devam edip etmediği, son olayın tarihi ve eylemlerin bir bütün oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Haklı Fesih Hâlinde Kıdem Tazminatı Alınabilir mi?

İşçi, İş Kanunu m.24’teki haklı nedenlerden birine dayanarak iş sözleşmesini feshederse diğer koşulların da bulunması hâlinde kıdem tazminatına hak kazanabilir.

Kıdem tazminatı için kural olarak:

  • Aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma,
  • İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi,
  • Fesih sebebinin ispatlanması

gerekir.

İşçinin haklı nedenle derhâl fesih yapması hâlinde kural olarak ihbar tazminatı doğmaz. Çünkü haklı fesih, bildirim süresi beklenmeden gerçekleştirilmektedir.

Haklı fesih iddiasını ileri süren çalışan, dayandığı hakaret veya küçük düşürme olayını ispatlamalıdır. mevzuat.adalet.gov.tr

Çalışan Manevi Tazminat İsteyebilir mi?

İşverenin hakaret veya küçük düşürücü davranışı çalışanın kişilik haklarını ihlal etmişse manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.

Türk Borçlar Kanunu m.58’e göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, manevi zararına karşılık uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.

Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25 kapsamında çalışan:

  • Saldırının önlenmesini,
  • Devam eden saldırıya son verilmesini,
  • Sona ermiş saldırının hukuka aykırılığının tespitini,
  • Maddi ve manevi tazminat,
  • Koşulları varsa kararın bildirilmesi veya yayımlanmasını

isteyebilir.

Manevi tazminat miktarı otomatik değildir. Hâkim; sözlerin ağırlığını, olayın gerçekleşme biçimini, tarafların konumunu, davranışın tekrarlanıp tekrarlanmadığını ve çalışanda meydana gelen manevi etkiyi değerlendirir. mevzuat.adalet.gov.tr

İşçilik Alacakları İçin Arabuluculuk Gerekir mi?

Kıdem tazminatı, işçilik alacağı ve iş ilişkisinden kaynaklanan tazminat talepleriyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Ceza şikâyeti ile işçilik alacaklarına ilişkin arabuluculuk birbirinden farklı süreçlerdir. Arabuluculuğa başvurulması ceza şikâyeti yerine geçmez; ceza şikâyeti yapılması da işçilik alacakları için arabuluculuk şartını ortadan kaldırmaz. mevzuat.adalet.gov.tr

Hakaret Şikâyeti Ne Kadar Sürede Yapılmalıdır?

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli dışında, hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 uyarınca çalışan:

  • Fiili,
  • Hakaret eden kişinin kimliğini

öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır.

Güncel düzenlemeye göre şikâyete bağlı hakaret suçlarında bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her durumda iki yılı geçemez. Suç tarihi ve geçiş hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Ceza şikâyetindeki altı aylık süre ile İş Kanunu m.26’daki altı iş günlük haklı fesih süresi birbirinden farklıdır. Bir sürenin geçirilmemesi diğer sürenin korunduğu anlamına gelmez.

İş Yerinde Hakaret Nasıl İspatlanır?

İşverenin hakaret ettiğini ileri süren çalışan bakımından kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Olayı doğrudan duyan çalışanların tanıklığı,
  • WhatsApp ve SMS mesajları,
  • Kurumsal e-posta yazışmaları,
  • İş yeri mesajlaşma sistemi kayıtları,
  • İnsan kaynaklarına verilen yazılı şikâyetler,
  • Disiplin kurulu kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ses kayıtları,
  • Noter veya kolluk tarafından yapılan tespitler,
  • İş yeri hekimi ve sağlık kuruluşu kayıtları,
  • Psikolojik tacizin devamını gösteren görev değişikliği ve yazışmalar,
  • İşverene gönderilen fesih bildirimi.

Tanığın olayı doğrudan görmesi veya duyması önemlidir. Başkasından duyulan anlatımların ispat gücü daha sınırlı olabilir.

Gizlice alınan ses kayıtlarının hukuka uygunluğu olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her gizli kayıt kendiliğinden hukuka uygun delil değildir.

Antalya’da İşverenin Çalışana Hakareti: 2016–2025 Durum Raporu

Antalya Verilerinin Temel Sınırı

Antalya’ya ilişkin kamuya açık ceza ve iş mahkemesi istatistiklerinde “işverenin çalışana hakareti” adıyla ayrı bir suç veya dava kategorisi bulunmamaktadır.

TCK m.125 istatistikleri hakaretin:

  • İşveren tarafından mı,
  • Yönetici tarafından mı,
  • Aile bireyi tarafından mı,
  • Komşu veya başka bir kişi tarafından mı

işlendiğini ayırmamaktadır.

Bu nedenle Antalya’da son on yılda kaç işverenin çalışanına hakaret ettiği, kaç çalışanın iş sözleşmesini bu nedenle feshettiği veya kaç dosyada kıdem ve manevi tazminata karar verildiği kesin olarak hesaplanamamaktadır.

Antalya’da Genel Hakaret Dosyalarının Görünümü

Antalya faaliyet raporlarında genel hakaret ve ileti yoluyla hakaret dosyaları, farklı asliye ceza mahkemelerinde sık karşılaşılan suç türleri arasında yer almaktadır. Raporlarda görülen bazı mahkeme bazlı ortalama bitirilme süreleri şöyledir:

Yıl Hakaret dosyalarından örnek ortalamalar İleti yoluyla hakaret örnek ortalamaları
2019 292–307 gün 229–263 gün
2020 217–239 gün 191–200 gün
2021 272–290 gün 241 gün
2022 281–364 gün 121–305 gün
2023 271–308 gün 141–196 gün
2024 255–280 gün 154–200 gün
2025 268 gün 244 gün

Bu rakamlar seçili mahkemelerin ortalama dosya bitirme süreleridir. Olay sayısını, mahkûmiyet oranını veya işveren-çalışan ilişkisini göstermemektedir. Mahkemelerin iş yükü ve dosya dağılımı farklı olduğundan yıllar arasında doğrudan artış veya azalış sonucu çıkarılamaz. rayp.adalet.gov.tr

Antalya İçin On Yıllık Veri Değerlendirmesi

Dönem Kamuya açık verinin durumu Çıkarılabilecek sonuç
2016–2018 Antalya ilk derece mahkemeleri bakımından işveren-çalışan hakaretini gösteren karşılaştırılabilir seri bulunmamaktadır. Kesin olay veya dava sayısı verilemez.
2019–2021 Genel hakaret dosyalarının mahkeme bazlı ortalama bitirilme süreleri bulunmaktadır. İşveren kaynaklı hakaretler ayrıştırılamaz.
2022–2025 Hakaret ve ileti yoluyla hakaret birçok asliye ceza mahkemesinin yaygın dosya türleri arasında görünmektedir. Hakaretin Antalya’daki yargısal iş yükünde yer tuttuğu söylenebilir; iş yeri olaylarının sayısı belirlenemez.

Antalya faaliyet raporlarının bir bölümü Antalya merkez ile Kemer ve Korkuteli adliyelerini kapsamaktadır. Bu nedenle veriler Antalya ilindeki bütün ilçelerin eksiksiz toplamı olarak kabul edilemez.

Türkiye Geneli 2025 Verileri

Antalya’ya özel işveren-çalışan ayrımı bulunmamakla birlikte, suçun genel yargısal büyüklüğünü göstermek amacıyla 2025 Türkiye verileri değerlendirilebilir.

TCK m.125 kapsamında 2025 yılında Cumhuriyet başsavcılıklarında:

  • Yıl içinde 1.225.376 yeni dosya açılmış,
  • Yeni açılan dosyalarda 1.210.773 şüpheli,
  • 1.670.828 suç kaydı yer almıştır.

Aynı yıl ceza mahkemelerinde karara bağlanan TCK m.125 dosyalarında:

  • 247.218 dosya,
  • 263.737 sanık,
  • 285.690 suç kaydı bulunmaktadır.

Karara bağlanan dosyalarda 54.473 mahkûmiyet, 54.120 beraat ve 63.572 hükmün açıklanmasının geri bırakılması dosyası kaydedilmiştir. Bu sayılar Türkiye toplamıdır ve yalnızca iş yeri hakaretlerini göstermemektedir. adlisicil.adalet.gov.tr

Antalya’da Yaşanan Bir İş Yeri Olayı Hukuken Nasıl Değerlendirilir?

Antalya’daki bir iş yerinde işverenin çalışana küfür ettiği iddiasında üç ayrı hukuki süreç gündeme gelebilir:

Ceza Hukuku Yönünden

Kullanılan söz TCK m.125 anlamında hakaret oluşturuyorsa, süresinde şikâyet üzerine hakaret eden gerçek kişinin cezai sorumluluğu değerlendirilir.

İş Hukuku Yönünden

Sözler çalışanın şeref ve namusuna dokunacak ağırlıktaysa İş Kanunu m.24/II-b veya m.24/II-c kapsamında haklı nedenle derhâl fesih ve koşulları varsa kıdem tazminatı gündeme gelebilir.

Kişilik Hakları Yönünden

Türk Borçlar Kanunu m.417 ve m.58 ile Türk Medeni Kanunu m.24–25 kapsamında kişilik haklarının korunması ve manevi tazminat talebi değerlendirilebilir.

Bu üç hukuki yol birbirinden bağımsızdır. Ceza davasında beraat verilmesi her durumda iş hukukundaki haklı fesih iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde işçinin kıdem tazminatı alması, hakaret suçundan mutlaka mahkûmiyet verileceği anlamına gelmez. Her süreç kendi ispat ölçüsü ve kanuni koşulları içerisinde değerlendirilir.

İşverenin çalışana küfür etmesi veya onu küçük düşürmesi, sözlerin ağırlığına göre TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir. Temel ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Aynı davranış İş Kanunu m.24/II-b ve m.24/II-c kapsamında çalışana haklı nedenle derhâl fesih hakkı verebilir. En az bir yıllık çalışma ve diğer şartların bulunması hâlinde kıdem tazminatı istenebilir. İşverenin kişiliği koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda Türk Borçlar Kanunu m.417 ve m.58 kapsamında manevi tazminat da gündeme gelebilir.

Antalya’nın 2016–2025 dönemine ilişkin kamuya açık verilerinde işverenin çalışana hakareti ayrı bir kategori olarak tutulmamıştır. Genel hakaret dosyalarının mahkeme iş yükü içerisindeki yeri görülebilmekte; ancak bunların kaçının işveren-çalışan ilişkisinden kaynaklandığı belirlenememektedir.Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda kullanılan sözler, olay tarihi, fesih şekli, çalışma süresi, tanıklar ve diğer deliller ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: