Hafif Darp Cezası

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Kavgada Birine Vurmanın ve Darp Etmenin Cezası Nedir? — TCK m.86

Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak değerlendirilir.

Kavgada Birine Vurmanın Cezası Nedir?

TCK m.86/1 uyarınca kasten başka bir kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Yaralamanın bu kapsamda değerlendirilmesi için kişinin mutlaka hastanede uzun süre tedavi görmesi gerekmez. Vücuda acı verilmesi de suçun oluşması için yeterli olabilir.

Örneğin;

  • Yumruk atmak,
  • Tokat atmak,
  • Tekmelemek,
  • Saç çekmek,
  • Boğaz sıkmak,
  • Kişiyi yere düşürmek,
  • Başını duvara vurmak

somut olayın özelliklerine göre kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

Hafif Darp Suçunun Cezası

Yaralanmanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse TCK m.86/2 uygulanır.

Bu durumda mağdurun şikâyeti üzerine:

  • Altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya
  • Adli para cezası

verilebilir.

Hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırımlardır. Mahkeme, olayın özelliklerine göre bunlardan birine hükmeder.

Yaralamanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığı doktor veya adli tıp raporuyla belirlenir. Halk arasında kullanılan “hafif darp” ifadesi tek başına hukuki sınıflandırma için yeterli değildir.

Kadına Karşı Hafif Yaralamanın Cezası

Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama suçunun kadına karşı işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında uzlaştırma uygulanmaz. Fail ile mağdur arasında evlilik veya akrabalık bulunması şart değildir.

Suçun eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi durumunda ayrıca TCK m.86/3’teki nitelikli hâl gündeme gelir ve ceza yarı oranında artırılır.

Tokat Atmak Suç mu?

Tokat atmak, mağdurun vücudunda kalıcı iz veya belirgin yara oluşmasa bile bedensel acıya neden olduğu için kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

Tokadın;

  • Şiddeti,
  • Kaç defa atıldığı,
  • Mağdurda bıraktığı etki,
  • Sağlık raporu,
  • Olayın gerçekleşme biçimi,
  • Fail ile mağdur arasındaki ilişki

uygulanacak cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.

Tokat nedeniyle oluşan yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüdeyse TCK m.86/2; daha ağırsa TCK m.86/1 uygulanabilir.

Tek Yumruk Atmanın Cezası Var mı?

Bir kişiye yalnızca bir defa yumruk atılması da kasten yaralama suçunu oluşturabilir. Suçun oluşması için mutlaka birden fazla darbe vurulması gerekmez.

Tek yumruğun neden olduğu sonuç önemlidir. Bir yumruk;

  • Hafif kızarıklığa,
  • Diş kırılmasına,
  • Burun veya çene kemiğinin kırılmasına,
  • Kişinin yere düşerek başını çarpmasına,
  • Hayati tehlikeye,
  • Ölüme

neden olabilir.

Bu nedenle “Sadece bir kere vurdum” açıklaması, cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Meydana gelen sonuca göre TCK m.86, m.87 veya şartları oluştuğunda daha ağır suç hükümleri uygulanabilir.

Darp Raporu Cezayı Nasıl Etkiler?

Darp raporu, yaralanmanın niteliğini gösteren önemli delillerden biridir. Raporda genellikle şu hususlar değerlendirilir:

  • Yaralanmanın yeri ve niteliği,
  • Basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği,
  • Kemik kırığı veya çıkık bulunup bulunmadığı,
  • Hayati tehlike oluşup oluşmadığı,
  • Yüzde sabit iz ihtimali,
  • Organ veya duyu işlevinin etkilenip etkilenmediği.

Ceza yalnızca raporda yazan ifadeye göre otomatik olarak belirlenmez. Mahkeme; sağlık raporu, kamera kayıtları, tanık anlatımları, tarafların ifadeleri ve diğer delilleri birlikte değerlendirir.

Darp raporunun bulunmaması da her durumda yaralama suçunun oluşmadığı anlamına gelmez. TCK m.86 bakımından mağdurun vücuduna acı verilmesi yeterli olabilir. Ancak sağlık raporu, yaralanmanın derecesinin belirlenmesinde önemli bir delildir.

Morluk veya Kızarıklık Olmasa Suç Oluşur mu?

Kasten yaralama suçunun oluşması için mağdurun vücudunda mutlaka gözle görülebilen bir morluk, kesik veya yara bulunması gerekmez.

Kişinin vücuduna acı verilmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin etkilenmesi yeterlidir. Bununla birlikte herhangi bir fiziksel bulgunun bulunmaması durumunda olayın ispatı bakımından diğer deliller önem kazanır.

Kemik Kırılırsa Ceza Artar mı?

Kavga sırasında mağdurun kemiğinin kırılması veya çıkması hâlinde TCK m.87’de düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanabilir.

Ceza artırımı belirlenirken kırık veya çıkığın mağdurun hayat fonksiyonlarındaki etkisi dikkate alınır. Burun, çene, kol, kaburga veya başka bir kemikte meydana gelen kırıklar aynı derecede kabul edilmeyebilir.

Adli raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi hafif, orta veya ağır olarak değerlendirilebilir. Bu değerlendirme uygulanacak cezanın belirlenmesinde önem taşır.

Bıçak, Sopa veya Şişeyle Vurmanın Cezası

Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi TCK m.86/3-e kapsamında nitelikli hâl sayılır. Bu durumda temel ceza yarı oranında artırılır ve soruşturma için şikâyet aranmaz.

Ceza hukuku bakımından silah kavramı yalnızca tabanca veya bıçaktan ibaret değildir. Kullanılış biçimine göre;

  • Sopa,
  • Taş,
  • Cam şişe,
  • Demir çubuk,
  • Sandalye,
  • Kemer,
  • Tornavida,
  • Kesici veya delici aletler

silah olarak değerlendirilebilir.

Bir eşyanın silah sayılıp sayılmayacağı; yapısına, kullanım biçimine ve yaralamaya elverişli olup olmadığına göre belirlenir.

Cezayı Artıran Nitelikli Hâller

TCK m.86/3 uyarınca kasten yaralama suçunun;

  • Üstsoya veya altsoya karşı,
  • Eşe veya boşanılan eşe karşı,
  • Kardeşe karşı,
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı,
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuz kötüye kullanılarak,
  • Silahla

işlenmesi hâlinde şikâyet aranmadan verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Suçun canavarca hisle işlenmesi hâlinde ise verilecek ceza bir kat artırılır.

Birden Fazla Kişi Bir Kişiyi Döverse Ne Olur?

Birden fazla kişinin aynı kişiye saldırması durumunda her failin kavgaya nasıl katıldığı araştırılır.

Kişinin;

  • Mağdura doğrudan vurması,
  • Mağduru tutarak diğer kişilerin vurmasını sağlaması,
  • Ortak hareket ederek saldırıya katılması,
  • Yaralamayı kolaylaştırması

suça iştirak kapsamında sorumluluk doğurabilir.

Sadece olay yerinde bulunmak ise tek başına yaralama suçuna katılmak için yeterli değildir. Kişinin fiili ve saldırıya katılma iradesi somut delillerle belirlenir.

Karşılıklı Kavgada Kim Ceza Alır?

Karşılıklı kavgada yalnızca ilk şikâyette bulunan tarafın mağdur, diğer tarafın ise otomatik olarak suçlu kabul edilmesi mümkün değildir.

Tarafların birbirlerine vurması durumunda her kişi kendi eyleminden sorumlu olabilir. Her iki taraf hakkında ayrı ayrı soruşturma yapılabilir ve yaralanmaların niteliğine göre ceza verilebilir.

Kavgayı kimin başlattığı;

  • Meşru savunma,
  • Haksız tahrik,
  • Kusurun derecesi,
  • Tarafların saldırı ve savunma hareketleri

bakımından önem taşıyabilir.

Kendini Savunurken Birine Vurmak Suç mu?

TCK m.25’e göre gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda ve saldırıyla orantılı şekilde engellemek amacıyla yapılan hareketler meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir.

Meşru savunma için;

  • Haksız bir saldırının bulunması,
  • Saldırının devam ediyor veya gerçekleşmesinin muhakkak olması,
  • Savunmanın saldırıyı durdurmaya yönelik olması,
  • Savunma ile saldırı arasında orantı bulunması

gerekir.

Saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurulması genellikle meşru savunma kapsamında değerlendirilmez. Bu durumda intikam veya karşı saldırı niteliğinde bir davranış söz konusu olabilir.

Küfür Edildiği İçin Vurmak Meşru Savunma mı?

Bir kişinin küfür etmesi, hakaret eden kişiye vurmayı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Hakarete karşı fiziksel saldırıda bulunulması kasten yaralama suçunu oluşturabilir.

Ancak olayın özelliklerine göre hakaret veya başka bir haksız davranış TCK m.29 kapsamında haksız tahrik indiriminin uygulanmasına neden olabilir.

Haksız tahrik ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Mahkemenin belirlediği cezada indirim yapılmasını sağlar.

Yaralama Ölümle Sonuçlanırsa Ne Olur?

Kasten yaralama sonucunda mağdurun ölmesi hâlinde TCK m.87/4 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu gündeme gelebilir.

Ancak failin amacının öldürmek olduğu belirlenirse olay kasten öldürme veya kasten öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirilebilir.

Ayrım yapılırken;

  • Kullanılan aracın öldürmeye elverişli olup olmadığı,
  • Darbelerin sayısı ve şiddeti,
  • Hedef alınan vücut bölgesi,
  • Taraflar arasındaki önceki husumet,
  • Failin saldırıyı neden sonlandırdığı,
  • Olay sonrasındaki davranışları

birlikte değerlendirilir.

Basit Yaralamada Şikâyet Süresi

TCK m.86/2 kapsamındaki basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama suçu kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.

TCK m.73 uyarınca şikâyet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Yaralamanın TCK m.86/1 kapsamında kalması veya TCK m.86/3’teki nitelikli hâllerden birinin bulunması durumunda soruşturma kural olarak resen yürütülür. Bu suçlarda mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Darp Şikâyeti Nereye Yapılır?

Darp veya yaralama olayı;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine veya
  • Jandarma birimine

bildirilebilir.

Sağlık kuruluşundan alınan adli rapor, olay yerindeki kamera görüntüleri, fotoğraflar, mesajlar ve tanık bilgileri başvuru sırasında sunulabilir.

Mağdur ceza davasını doğrudan açmaz. Soruşturmayı Cumhuriyet savcılığı yürütür. Yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.

Kasten Yaralama Suçunda Uzlaştırma Var mı?

TCK m.86/1 ve m.86/2 kapsamındaki bazı kasten yaralama suçları kanuni şartların bulunması hâlinde uzlaştırmaya tabidir.

Ancak;

  • Kadına karşı işlenen kasten yaralama,
  • TCK m.86/3 kapsamındaki nitelikli yaralama,
  • Daha ağır sonuçlara neden olan yaralama

bakımından uzlaştırma uygulanmaz.

Dosyada tehdit, hakaret, mala zarar verme veya başka bir suç bulunuyorsa her suçun uzlaştırma durumu ayrı ayrı değerlendirilir.

Her olay; yaralanmanın derecesi, kullanılan araç, saldırının gerçekleşme biçimi, tarafların davranışları ve mevcut deliller dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

Basit Yaralama ve Hafif Darp Davası Nasıl Sonuçlanır? — TCK m.86/2

Basit Yaralama ve Hafif Darp Davası Nasıl Sonuçlanır?

Halk arasında “hafif darp” olarak adlandırılan fiil, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması durumunda TCK m.86/2 kapsamında basit kasten yaralama suçu gündeme gelir.

Basit yaralama davası; şikâyet bulunmaması, şikâyetten vazgeçilmesi, uzlaşma, beraat, adli para cezası veya hapis cezası gibi farklı şekillerde sonuçlanabilir. Sonuç; adli rapora, delillere, mağdurun kim olduğuna ve suçun silahla ya da yakın akrabaya karşı işlenip işlenmediğine göre değişir.

Basit Yaralama Suçunun Cezası Nedir?

Güncel Türk Ceza Kanunu m.86/2 uyarınca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamanın cezası:

6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu cezalar 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle artırılmıştır.

Mahkeme, hapis cezası ile adli para cezasından birini seçer. Adli para cezasının toplam tutarı; belirlenen gün sayısı ve TCK m.52 kapsamında kişinin ekonomik durumu dikkate alınarak tespit edilen günlük miktar üzerinden hesaplanır.

Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Nedir?

Bir yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığına olayın tarafları değil, tıbbi bulgular doğrultusunda düzenlenen adli rapor üzerinden karar verilir.

Basit yaralama kapsamında değerlendirilebilecek durumlara olayın özelliklerine göre şunlar örnek gösterilebilir:

  • Hafif kızarıklık ve morluk,
  • Küçük sıyrıklar,
  • Kısa süreli ağrı,
  • Yüzeysel yaralar,
  • Hafif şişlik veya hassasiyet.

Ancak her morluk veya sıyrık otomatik olarak TCK m.86/2 kapsamında değildir. Yaralanmanın yeri, büyüklüğü, sayısı, tedavi süreci ve kişi üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

Kemik kırılması, organ işlevinin zayıflaması, hayati tehlike, yüzde sabit iz veya basit müdahaleyle giderilemeyecek başka bir sonuç bulunması hâlinde TCK m.86/2 yerine TCK m.86/1 veya m.87 hükümleri uygulanabilir.

Darp Raporu Olmadan Şikâyet Yapılabilir mi?

Darp raporu bulunmasa da polis, jandarma veya Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir. Çünkü TCK m.86’ya göre suçun oluşması için mutlaka gözle görülebilen bir yara bulunması gerekmez; kişiye acı verilmesi de yaralama suçunu oluşturabilir.

Ancak darp raporu:

  • Yaralanmanın varlığını,
  • Yaralanmanın niteliğini,
  • Basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğini,
  • Yaralanmanın olayla uyumlu olup olmadığını

belirlemek bakımından önemli bir delildir.

Darp raporu tek başına yaralamayı kimin gerçekleştirdiğini göstermez. Failin belirlenmesinde kamera görüntüleri, tanık anlatımları, mesajlar, olay tutanakları ve tarafların ifadeleri de değerlendirilir.

Basit Yaralama Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?

TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.

TCK m.73’e göre şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre geçirildikten sonra yapılan şikâyet, şikâyete bağlı temel şekil bakımından soruşturma yapılmasını sağlamaz.

Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna

yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. CMK m.158 ve devamındaki hükümler uyarınca savcılık soruşturma yürütür; yeterli şüphe bulunursa iddianame düzenlenir.

Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?

Şikâyete bağlı basit yaralama suçunda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, TCK m.73’teki şartlara göre soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir.

Şikâyetten vazgeçme:

  • Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı,
  • Mahkeme aşamasında kamu davasının düşmesi

sonucunu doğurabilir.

Ancak sanık vazgeçmeyi kabul etmezse TCK m.73/6 gereğince vazgeçme sanığı etkilemez. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazını engellemez.

Suç TCK m.86/3 kapsamındaki nitelikli hâllerden birini oluşturuyorsa şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.

Basit Yaralama Suçunda Uzlaştırma Olur mu?

TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu kural olarak uzlaştırmaya tabidir. Soruşturma dosyası, CMK m.253 kapsamında uzlaştırma bürosuna gönderilebilir.

Uzlaştırma sonucunda taraflar anlaşır ve kararlaştırılan edim yerine getirilirse:

  • Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına,
  • Dava açılmışsa davanın düşmesine

karar verilebilir.

Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma veya dava devam eder. Uzlaştırma sürecindeki açıklamalar, kanunda belirtilen şekilde soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.

Kadına karşı basit yaralamada uzlaştırma olur mu?

Hayır. CMK m.253/3 gereğince kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında uzlaştırma uygulanmaz. Yaralanma hafif olsa ve suç şikâyete bağlı bulunsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez.

Silahla yaralamada uzlaştırma olur mu?

Hayır. Yaralamanın silahla işlenmesi TCK m.86/3-e kapsamında nitelikli hâldir. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında bulunmaz.

Hangi Durumlarda Şikâyet Aranmaz?

Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif olsa bile suçun TCK m.86/3’teki kişiler veya yöntemlerle işlenmesi durumunda şikâyet aranmaz.

Suçun;

  • Üstsoya veya altsoya karşı,
  • Eşe veya boşanılan eşe karşı,
  • Kardeşe karşı,
  • Kendisini savunamayacak kişiye karşı,
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak,
  • Silahla,
  • Canavarca hisle

işlenmesi hâlinde savcılık kendiliğinden soruşturma yürütür. Bu durumlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.

Basit Yaralama Davasının Muhtemel Sonuçları Nelerdir?

Durum Muhtemel hukuki sonuç
Süresi içinde şikâyet edilmemesi Soruşturma yapılmaması veya düşme
Şikâyetten geçerli şekilde vazgeçilmesi Kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme
Uzlaşmanın sağlanması Kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi
Suçun ispatlanamaması Beraat
Fiilin meşru savunma kapsamında kalması Ceza verilmesine yer olmadığı veya beraat
Suçun sabit görülmesi Hapis veya adli para cezası
Kanuni koşulların bulunması Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi
Yaralanmanın daha ağır olduğunun anlaşılması TCK m.86/1 veya m.87 kapsamında daha ağır değerlendirme

Bu sonuçlardan herhangi biri otomatik değildir. Mahkeme, olayın özelliklerini ve dosyadaki delilleri birlikte değerlendirir.

Adli Para Cezası Verilebilir mi?

Evet. TCK m.86/2’de hapis ve adli para cezası seçenek olarak düzenlenmiştir. Mahkeme suçun işleniş biçimini, meydana gelen zararı, failin kastının ağırlığını ve TCK m.61’deki diğer ölçütleri dikkate alarak hapis veya adli para cezasından birini seçer.

Mahkeme doğrudan hapis cezasını seçerse, TCK m.50/2 nedeniyle bu ceza daha sonra adli para cezasına çevrilemez. Çünkü suçun kanuni düzenlemesinde hapis ve adli para cezası zaten seçenek olarak bulunmaktadır.

İlk defa suç işlenmiş olması doğrudan beraat veya adli para cezası verilmesini gerektirmez. Ancak cezanın belirlenmesi ve kişiselleştirilmesi sırasında sanığın geçmişi ile yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınabilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Mümkün mü?

Mahkûmiyet hâlinde CMK m.231’deki bütün şartların bulunması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir. HAGB kararı, sanığın beraat ettiği anlamına gelmez; kurulan hükmün belirli denetim süresi boyunca açıklanmamasını ifade eder.

HAGB uygulanıp uygulanmayacağı;

  • Sonuç cezanın süresine,
  • Sanığın önceki mahkûmiyet durumuna,
  • Yeniden suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaate,
  • Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesine,
  • CMK m.231’deki diğer şartlara

göre belirlenir. Şartların oluşması hâlinde bile her dosyanın sonucu ayrıca değerlendirilir.

Hapis Cezası Ertelenebilir mi?

TCK m.51’deki şartların bulunması durumunda verilen hapis cezasının ertelenmesi mümkündür. Erteleme, mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz; cezanın belirlenen denetim süresi içerisinde ceza infaz kurumunda çektirilmemesini sağlar.

HAGB, hapis cezasının ertelenmesi ve adli para cezası birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.

Basit Yargılama Usulü Uygulanabilir mi?

TCK m.86/2’de öngörülen cezanın üst sınırı nedeniyle, dava açılması hâlinde CMK m.251’deki şartlar varsa basit yargılama usulü uygulanabilir.

Bu yöntemde mahkeme duruşma açmadan tarafların yazılı beyanlarını alarak dosya üzerinden karar verebilir. Mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilebilir. Ancak mahkeme gerekli görürse her aşamada duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir.

Karşılıklı Darp Davası Nasıl Sonuçlanır?

Karşılıklı kavga olması tarafların otomatik olarak cezasız kalacağı anlamına gelmez. Her kişinin eylemi ve neden olduğu yaralanma ayrı değerlendirilir.

Tarafların ikisi de birbirini yaralamışsa:

  • Her iki taraf da şüpheli veya sanık olabilir,
  • Her iki taraf yönünden ayrı adli rapor alınabilir,
  • Şikâyet ve uzlaştırma koşulları ayrı ayrı incelenebilir,
  • Meşru savunma veya haksız tahrik hükümleri değerlendirilebilir.

TCK m.25’teki meşru savunma şartları oluşmuşsa ceza verilmeyebilir. Haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisiyle hareket edilmişse TCK m.29 kapsamında haksız tahrik indirimi gündeme gelebilir. Ancak “ilk yumruğu karşı taraf attı” iddiası tek başına meşru savunma veya tahrik indirimi için yeterli değildir; bütün deliller birlikte incelenir.

Basit Yaralama Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Basit yaralama soruşturmalarında özellikle şu deliller incelenebilir:

  • Adli muayene ve darp raporu,
  • Hastane kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Olay yeri tutanakları,
  • Tanık anlatımları,
  • Tarafların ifadeleri,
  • Telefon mesajları ve ses kayıtları,
  • Yaralanmayı gösteren fotoğraf ve videolar,
  • Acil çağrı ve kolluk kayıtları.

Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. CMK m.217’ye göre mahkeme kararını duruşmada tartışılmış hukuka uygun delillere dayandırır. Darp raporu yaralanmayı gösterebilir; ancak saldırıyı kimin gerçekleştirdiğinin başka delillerle de ispatlanması gerekir.

Basit Yaralama Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Yaralanan kişi, ceza yargılamasından ayrı olarak Türk Borçlar Kanunu m.49, 54 ve 56 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Koşulların bulunması hâlinde;

  • Tedavi giderleri,
  • Çalışılamayan dönemdeki kazanç kaybı,
  • Bedensel zarar nedeniyle oluşan diğer giderler,
  • Manevi zarar

talep edilebilir. Şikâyetten vazgeçilmesi veya uzlaşılması hâlinde, düzenlenen belgenin tazminat talepleri üzerindeki kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

Basit yaralama ve hafif darp suçunun güncel cezası TCK m.86/2 gereğince 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç kadına karşı işlenmişse hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz.

Suç kural olarak şikâyete bağlı ve uzlaştırma kapsamındadır. Ancak kadına karşı işlenen kasten yaralamada uzlaştırma uygulanmaz. Yaralamanın silahla, eşe, boşanılan eşe, kardeşe, üstsoya veya altsoya karşı işlenmesi gibi TCK m.86/3 kapsamındaki durumlarda ise şikâyet aranmaz.

Davanın beraat, düşme, adli para cezası, hapis cezası, HAGB veya erteleme ile sonuçlanması; adli raporun içeriğine, delillere, şikâyet durumuna ve olayın işleniş biçimine göre belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

İçerik Yayınlanma Tarihi: