Basit Yaralama ve Hafif Darp Davası Nasıl Sonuçlanır? — TCK m.86/2

Basit Yaralama ve Hafif Darp Davası Nasıl Sonuçlanır?
Halk arasında “hafif darp” olarak adlandırılan fiil, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması durumunda TCK m.86/2 kapsamında basit kasten yaralama suçu gündeme gelir.
Basit yaralama davası; şikâyet bulunmaması, şikâyetten vazgeçilmesi, uzlaşma, beraat, adli para cezası veya hapis cezası gibi farklı şekillerde sonuçlanabilir. Sonuç; adli rapora, delillere, mağdurun kim olduğuna ve suçun silahla ya da yakın akrabaya karşı işlenip işlenmediğine göre değişir.
Basit Yaralama Suçunun Cezası Nedir?
Güncel Türk Ceza Kanunu m.86/2 uyarınca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamanın cezası:
6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu cezalar 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle artırılmıştır.
Mahkeme, hapis cezası ile adli para cezasından birini seçer. Adli para cezasının toplam tutarı; belirlenen gün sayısı ve TCK m.52 kapsamında kişinin ekonomik durumu dikkate alınarak tespit edilen günlük miktar üzerinden hesaplanır.
Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Nedir?
Bir yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığına olayın tarafları değil, tıbbi bulgular doğrultusunda düzenlenen adli rapor üzerinden karar verilir.
Basit yaralama kapsamında değerlendirilebilecek durumlara olayın özelliklerine göre şunlar örnek gösterilebilir:
- Hafif kızarıklık ve morluk,
- Küçük sıyrıklar,
- Kısa süreli ağrı,
- Yüzeysel yaralar,
- Hafif şişlik veya hassasiyet.
Ancak her morluk veya sıyrık otomatik olarak TCK m.86/2 kapsamında değildir. Yaralanmanın yeri, büyüklüğü, sayısı, tedavi süreci ve kişi üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.
Kemik kırılması, organ işlevinin zayıflaması, hayati tehlike, yüzde sabit iz veya basit müdahaleyle giderilemeyecek başka bir sonuç bulunması hâlinde TCK m.86/2 yerine TCK m.86/1 veya m.87 hükümleri uygulanabilir.
Darp Raporu Olmadan Şikâyet Yapılabilir mi?
Darp raporu bulunmasa da polis, jandarma veya Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir. Çünkü TCK m.86’ya göre suçun oluşması için mutlaka gözle görülebilen bir yara bulunması gerekmez; kişiye acı verilmesi de yaralama suçunu oluşturabilir.
Ancak darp raporu:
- Yaralanmanın varlığını,
- Yaralanmanın niteliğini,
- Basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğini,
- Yaralanmanın olayla uyumlu olup olmadığını
belirlemek bakımından önemli bir delildir.
Darp raporu tek başına yaralamayı kimin gerçekleştirdiğini göstermez. Failin belirlenmesinde kamera görüntüleri, tanık anlatımları, mesajlar, olay tutanakları ve tarafların ifadeleri de değerlendirilir.
Basit Yaralama Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?
TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.
TCK m.73’e göre şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre geçirildikten sonra yapılan şikâyet, şikâyete bağlı temel şekil bakımından soruşturma yapılmasını sağlamaz.
Şikâyet;
- Cumhuriyet başsavcılığına,
- Polis merkezine,
- Jandarma karakoluna
yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. CMK m.158 ve devamındaki hükümler uyarınca savcılık soruşturma yürütür; yeterli şüphe bulunursa iddianame düzenlenir.
Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?
Şikâyete bağlı basit yaralama suçunda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, TCK m.73’teki şartlara göre soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir.
Şikâyetten vazgeçme:
- Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı,
- Mahkeme aşamasında kamu davasının düşmesi
sonucunu doğurabilir.
Ancak sanık vazgeçmeyi kabul etmezse TCK m.73/6 gereğince vazgeçme sanığı etkilemez. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazını engellemez.
Suç TCK m.86/3 kapsamındaki nitelikli hâllerden birini oluşturuyorsa şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.
Basit Yaralama Suçunda Uzlaştırma Olur mu?
TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu kural olarak uzlaştırmaya tabidir. Soruşturma dosyası, CMK m.253 kapsamında uzlaştırma bürosuna gönderilebilir.
Uzlaştırma sonucunda taraflar anlaşır ve kararlaştırılan edim yerine getirilirse:
- Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına,
- Dava açılmışsa davanın düşmesine
karar verilebilir.
Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma veya dava devam eder. Uzlaştırma sürecindeki açıklamalar, kanunda belirtilen şekilde soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.
Kadına karşı basit yaralamada uzlaştırma olur mu?
Hayır. CMK m.253/3 gereğince kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında uzlaştırma uygulanmaz. Yaralanma hafif olsa ve suç şikâyete bağlı bulunsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez.
Silahla yaralamada uzlaştırma olur mu?
Hayır. Yaralamanın silahla işlenmesi TCK m.86/3-e kapsamında nitelikli hâldir. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında bulunmaz.
Hangi Durumlarda Şikâyet Aranmaz?
Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif olsa bile suçun TCK m.86/3’teki kişiler veya yöntemlerle işlenmesi durumunda şikâyet aranmaz.
Suçun;
- Üstsoya veya altsoya karşı,
- Eşe veya boşanılan eşe karşı,
- Kardeşe karşı,
- Kendisini savunamayacak kişiye karşı,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
- Kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak,
- Silahla,
- Canavarca hisle
işlenmesi hâlinde savcılık kendiliğinden soruşturma yürütür. Bu durumlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.
Basit Yaralama Davasının Muhtemel Sonuçları Nelerdir?
| Durum | Muhtemel hukuki sonuç |
|---|---|
| Süresi içinde şikâyet edilmemesi | Soruşturma yapılmaması veya düşme |
| Şikâyetten geçerli şekilde vazgeçilmesi | Kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme |
| Uzlaşmanın sağlanması | Kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi |
| Suçun ispatlanamaması | Beraat |
| Fiilin meşru savunma kapsamında kalması | Ceza verilmesine yer olmadığı veya beraat |
| Suçun sabit görülmesi | Hapis veya adli para cezası |
| Kanuni koşulların bulunması | Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi |
| Yaralanmanın daha ağır olduğunun anlaşılması | TCK m.86/1 veya m.87 kapsamında daha ağır değerlendirme |
Bu sonuçlardan herhangi biri otomatik değildir. Mahkeme, olayın özelliklerini ve dosyadaki delilleri birlikte değerlendirir.
Adli Para Cezası Verilebilir mi?
Evet. TCK m.86/2’de hapis ve adli para cezası seçenek olarak düzenlenmiştir. Mahkeme suçun işleniş biçimini, meydana gelen zararı, failin kastının ağırlığını ve TCK m.61’deki diğer ölçütleri dikkate alarak hapis veya adli para cezasından birini seçer.
Mahkeme doğrudan hapis cezasını seçerse, TCK m.50/2 nedeniyle bu ceza daha sonra adli para cezasına çevrilemez. Çünkü suçun kanuni düzenlemesinde hapis ve adli para cezası zaten seçenek olarak bulunmaktadır.
İlk defa suç işlenmiş olması doğrudan beraat veya adli para cezası verilmesini gerektirmez. Ancak cezanın belirlenmesi ve kişiselleştirilmesi sırasında sanığın geçmişi ile yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınabilir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Mümkün mü?
Mahkûmiyet hâlinde CMK m.231’deki bütün şartların bulunması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir. HAGB kararı, sanığın beraat ettiği anlamına gelmez; kurulan hükmün belirli denetim süresi boyunca açıklanmamasını ifade eder.
HAGB uygulanıp uygulanmayacağı;
- Sonuç cezanın süresine,
- Sanığın önceki mahkûmiyet durumuna,
- Yeniden suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaate,
- Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesine,
- CMK m.231’deki diğer şartlara
göre belirlenir. Şartların oluşması hâlinde bile her dosyanın sonucu ayrıca değerlendirilir.
Hapis Cezası Ertelenebilir mi?
TCK m.51’deki şartların bulunması durumunda verilen hapis cezasının ertelenmesi mümkündür. Erteleme, mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz; cezanın belirlenen denetim süresi içerisinde ceza infaz kurumunda çektirilmemesini sağlar.
HAGB, hapis cezasının ertelenmesi ve adli para cezası birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.
Basit Yargılama Usulü Uygulanabilir mi?
TCK m.86/2’de öngörülen cezanın üst sınırı nedeniyle, dava açılması hâlinde CMK m.251’deki şartlar varsa basit yargılama usulü uygulanabilir.
Bu yöntemde mahkeme duruşma açmadan tarafların yazılı beyanlarını alarak dosya üzerinden karar verebilir. Mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilebilir. Ancak mahkeme gerekli görürse her aşamada duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir.
Karşılıklı Darp Davası Nasıl Sonuçlanır?
Karşılıklı kavga olması tarafların otomatik olarak cezasız kalacağı anlamına gelmez. Her kişinin eylemi ve neden olduğu yaralanma ayrı değerlendirilir.
Tarafların ikisi de birbirini yaralamışsa:
- Her iki taraf da şüpheli veya sanık olabilir,
- Her iki taraf yönünden ayrı adli rapor alınabilir,
- Şikâyet ve uzlaştırma koşulları ayrı ayrı incelenebilir,
- Meşru savunma veya haksız tahrik hükümleri değerlendirilebilir.
TCK m.25’teki meşru savunma şartları oluşmuşsa ceza verilmeyebilir. Haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisiyle hareket edilmişse TCK m.29 kapsamında haksız tahrik indirimi gündeme gelebilir. Ancak “ilk yumruğu karşı taraf attı” iddiası tek başına meşru savunma veya tahrik indirimi için yeterli değildir; bütün deliller birlikte incelenir.
Basit Yaralama Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Basit yaralama soruşturmalarında özellikle şu deliller incelenebilir:
- Adli muayene ve darp raporu,
- Hastane kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Olay yeri tutanakları,
- Tanık anlatımları,
- Tarafların ifadeleri,
- Telefon mesajları ve ses kayıtları,
- Yaralanmayı gösteren fotoğraf ve videolar,
- Acil çağrı ve kolluk kayıtları.
Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. CMK m.217’ye göre mahkeme kararını duruşmada tartışılmış hukuka uygun delillere dayandırır. Darp raporu yaralanmayı gösterebilir; ancak saldırıyı kimin gerçekleştirdiğinin başka delillerle de ispatlanması gerekir.
Basit Yaralama Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Yaralanan kişi, ceza yargılamasından ayrı olarak Türk Borçlar Kanunu m.49, 54 ve 56 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Koşulların bulunması hâlinde;
- Tedavi giderleri,
- Çalışılamayan dönemdeki kazanç kaybı,
- Bedensel zarar nedeniyle oluşan diğer giderler,
- Manevi zarar
talep edilebilir. Şikâyetten vazgeçilmesi veya uzlaşılması hâlinde, düzenlenen belgenin tazminat talepleri üzerindeki kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Basit yaralama ve hafif darp suçunun güncel cezası TCK m.86/2 gereğince 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç kadına karşı işlenmişse hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz.
Suç kural olarak şikâyete bağlı ve uzlaştırma kapsamındadır. Ancak kadına karşı işlenen kasten yaralamada uzlaştırma uygulanmaz. Yaralamanın silahla, eşe, boşanılan eşe, kardeşe, üstsoya veya altsoya karşı işlenmesi gibi TCK m.86/3 kapsamındaki durumlarda ise şikâyet aranmaz.
Davanın beraat, düşme, adli para cezası, hapis cezası, HAGB veya erteleme ile sonuçlanması; adli raporun içeriğine, delillere, şikâyet durumuna ve olayın işleniş biçimine göre belirlenir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.