Bozulmuş veya Son Kullanma Tarihi Geçmiş Ürün Satmak Suç mu? - TCK m.186

Bozulmuş veya son tüketim tarihi geçmiş bir ürünü satmak, olayın özelliklerine göre hem ceza suçuna hem de idari yaptırıma yol açabilir. Ancak ürünün tarihinin geçmiş olması, tek başına her durumda Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesindeki suçun oluştuğu anlamına gelmez.
TCK m.186’nın uygulanabilmesi için gıda, içecek veya ilacın bozulmuş ya da değiştirilmiş olması ve kişilerin hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelik taşıması gerekir. Bu durum çoğunlukla resmî numune incelemesi, laboratuvar analizi ve bilirkişi raporuyla belirlenir.
TCK m.186 Kapsamındaki Suçun Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesine göre, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş her türlü yiyecek, içecek ya da ilacı satan, tedarik eden veya bulunduran kişi cezalandırılır.
| Fiil | Uygulanabilecek ceza |
|---|---|
| Tehlikeli biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıda, içecek ya da ilacı satmak, tedarik etmek veya ticari amaçla bulundurmak | Bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası |
| Suçun resmî izne dayalı bir meslek veya sanatın icrası kapsamında işlenmesi | Verilecek ceza üçte bir oranında artırılır |
Hapis cezasıyla adli para cezası birbirinin alternatifi değildir. Kanun metninde “ve” bağlacı kullanıldığı için şartların oluşması halinde her iki yaptırım birlikte gündeme gelir. Güncel kanun metni, Türk Ceza Kanunu Güncel Metni</a> üzerinden incelenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
TCK m.186’daki Suçun Oluşma Şartları
Bir satıcı hakkında TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için aşağıdaki unsurların somut olayda birlikte değerlendirilmesi gerekir.
1. Ürün gıda, içecek veya ilaç olmalıdır
Madde kapsamında yenilecek veya içilecek şeyler ile ilaçlar bulunmaktadır. Et, süt, peynir, yoğurt, hazır yemek, konserve, içecek, dondurulmuş ürün ve ilaçlar bu kapsama girebilir.
Kozmetik, temizlik malzemesi, elektronik eşya veya tekstil ürünü doğrudan TCK m.186 kapsamında değildir. Bu ürünler bakımından ürün güvenliği, tüketici hukuku ve olayın niteliğine göre başka ceza hükümleri uygulanabilir.
2. Ürün bozulmuş veya değiştirilmiş olmalıdır
Bozulma yalnızca ürünün üzerinde küf oluşması anlamına gelmez. Soğuk zincirin kırılması, uygun olmayan ortamda saklama, çözülmüş ürünün yeniden dondurulması, içeriğin sağlığa zararlı biçimde değiştirilmesi veya ürüne uygun olmayan madde eklenmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ürünün ambalajının şişmesi, kötü kokması, renginin değişmesi veya son tüketim tarihinin geçmesi önemli belirtilerdir. Bununla birlikte ceza yargılamasında yalnızca dış görünüşe dayanılarak hüküm kurulması yeterli olmayabilir.
3. Ürün insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olmalıdır
TCK m.186 bakımından en önemli koşul budur. Ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olması yanında, kişilerin hayatını ya da sağlığını tehlikeye sokabilecek özellik taşıması gerekir.
Yargısal değerlendirmelerde ürünün sağlığa zararlı olup olmadığının bilirkişi raporu ve gerektiğinde laboratuvar incelemesiyle belirlenmesi aranmaktadır. Ürünün yalnızca mevzuata aykırı olması, TCK m.186 kapsamında mahkûmiyet için her zaman yeterli değildir. Tehlike tespit edilemezse 5996 sayılı Kanun’daki idari ve diğer yaptırımlar gündeme gelebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
4. Satma, tedarik etme veya bulundurma fiillerinden biri gerçekleşmelidir
Suç yalnızca ürünün tüketiciye satılmasıyla oluşmaz. Tehlikeli ürünü başkasına sağlamak, dağıtmak veya ticari dolaşım içinde bulundurmak da madde kapsamındadır.
Ücretsiz dağıtım yapılması da her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kanundaki “tedarik etme” kavramı, ürünün para alınmadan başkasına ulaştırıldığı durumları da kapsayabilir.
Kişinin evinde kişisel tüketimi için tarihi geçmiş bir ürün bulundurması ise tek başına ticaret suçu olarak değerlendirilemez. Bulundurmanın ticari faaliyet ve ürünün piyasaya sunulmasıyla bağlantısı araştırılmalıdır.
5. Fiil kasten işlenmelidir
TCK m.186 kasten işlenebilen bir suçtur. Şüphelinin ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olduğunu ve sağlık bakımından tehlikeli nitelik taşıdığını bilerek hareket edip etmediği değerlendirilir.
Ürünün bilinçli olarak rafta tutulması, tarih etiketinin değiştirilmesi, imha edilmesi gereken ürünün yeniden satışa çıkarılması veya denetim uyarılarına rağmen satışın sürdürülmesi kastın belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Dikkatsizlik veya denetim eksikliği TCK m.186 kapsamında otomatik olarak mahkûmiyet doğurmaz. Ancak idari yaptırım, tüketici sorumluluğu ve zarar doğmuşsa taksirle yaralama veya ölüme neden olma hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.
Son Tüketim Tarihi ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi Aynı Değildir
Halk arasında bütün ürünler için “son kullanma tarihi” ifadesi kullanılsa da gıda mevzuatında “son tüketim tarihi” ve “tavsiye edilen tüketim tarihi” farklı anlamlara gelir.
| Tarih türü | Hukuki ve teknik anlamı |
|---|---|
| Son Tüketim Tarihi – STT | Mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve kısa sürede insan sağlığı bakımından risk oluşturabilecek gıdalarda kullanılır. Tarihi geçen gıda güvenilir kabul edilmez ve piyasaya sunulmamalıdır. |
| Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi – TETT | Esas olarak ürünün kalite özelliklerinin korunacağı süreyi gösterir. Tarihin geçmesi, ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez. |
| İlacın son kullanma tarihi | İlacın ruhsatlandırılmış raf ömrünü ve güvenli kullanım süresini gösterir. Tarihi geçmiş veya saklama koşulları bozulmuş ilaçların satılması ayrıca değerlendirilir. |
TETT’si geçmiş bir makarna, bakliyat veya benzeri dayanıklı gıda; güvenilirliği korunuyorsa, bozulma bulunmuyorsa ve tüketici yanıltılmıyorsa yalnızca tarih nedeniyle TCK m.186 kapsamına girmez. Ürünün piyasada kalıp kalamayacağına ilişkin sorumluluk gıda işletmecisine aittir ve ürün resmî denetime tabidir.
STT’si geçmiş et, süt ürünü veya hazır yemek ise güvenilir gıda kabul edilmez. Böyle bir ürünün indirimli satılması veya tüketiciye tarihinin geçtiğinin söylenmesi, satış yasağını ortadan kaldırmaz. resmigazete.gov.tr
Tarihi Geçmiş Her Ürün TCK m.186 Suçunu Oluşturur mu?
Hayır. Aşağıdaki ayrım yapılmalıdır:
-
Tarihin geçmiş olması veya ürünün mevzuata aykırı biçimde satışta bulunması, 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım uygulanmasına neden olabilir.
-
TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için ürünün insan hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun ayrıca belirlenmesi gerekir.
-
Ürünün gerçekten tüketilmiş veya bir kişinin fiilen zehirlenmiş olması zorunlu değildir. Sağlık bakımından objektif tehlike oluşturması yeterli olabilir.
-
Ürün tüketilmiş ve yaralanma, hastalık ya da ölüm meydana gelmişse TCK m.186 yanında olayın kusur biçimine göre yaralama veya ölüme neden olma suçları da gündeme gelebilir.
5996 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yaptırımlar
Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, güvenilir olmayan ve son tüketim tarihi geçmiş gıdalar hakkında özel hükümler içerir.
Sağlığı tehlikeye düşüren gıdalar
5996 sayılı Kanun’un 40. maddesi kapsamında insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokan gıdalar piyasadan toplatılabilir ve masrafları sorumluya ait olmak üzere imha edilebilir.
Kanunda belirtilen üretici, ithalatçı veya ürünü kendi adı ya da ticari markasıyla piyasaya sunan işletmeciler hakkında, şartları oluştuğunda bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Tekrar halinde gıda sektöründe faaliyetten men yaptırımı da gündeme gelebilir.
Son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta bulunması
Resmî kontrolde bozulmuş, çürümüş, ürün güvenilirliğini bozacak biçimde ambalajı zarar görmüş veya son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta ya da tüketimde bulunduğunun belirlenmesi halinde işletme sahibi hakkında idari para cezası uygulanabilir. Ürünler toplatılabilir, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ve imhasına karar verilebilir.
İdari para cezalarının kanundaki temel tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre artırıldığından, yalnızca kanunda yazılı ilk tutar güncel ceza miktarı olarak kabul edilmemelidir. Güncel hükümler 5996 Sayılı Kanun Güncel Metniiçinde yer almaktadır. mevzuat.adalet.gov.tr
Sık Karşılaşılan Durumların Hukuki Değerlendirmesi
| Olay | Muhtemel hukuki sonuç |
|---|---|
| Son tüketim tarihi geçmiş yoğurdun market rafında bulunması | 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım ve ürünün toplatılması; sağlık tehlikesi kanıtlanırsa TCK m.186 |
| TETT’si geçmiş fakat bozulmamış makarnanın satılması | Tek başına TCK m.186 suçu oluşturmaz; güvenilirlik, etiketleme ve tüketicinin yanıltılmaması incelenir |
| Tarihi geçmiş etin yeniden paketlenmesi | TCK m.186 ve 5996 sayılı Kanun; tarih veya etiket değiştirildiyse olayın özelliğine göre başka suçlar |
| Tarihi geçmemiş ancak soğuk zinciri bozulmuş ürün | Laboratuvar incelemesiyle sağlığa tehlikeli olduğu belirlenirse TCK m.186 uygulanabilir |
| Son kullanma tarihi geçmiş ilacın satılması | İlacın bozulmuş veya değiştirilmiş ve sağlığa tehlikeli olması halinde TCK m.186 |
| Tarihi geçmiş ürünün ücretsiz dağıtılması | “Tedarik etme” fiili nedeniyle TCK m.186 uygulanabilir |
| İşletme deposunda satış amacıyla tehlikeli gıda tutulması | Ticari amaç ve kast belirlenirse “bulundurma” kapsamında sorumluluk doğabilir |
| Tüketicinin evinde tarihi geçmiş ürün bulunması | Ticari bağlantı yoksa tek başına TCK m.186 kapsamında değildir |
Ürünün Tarihini Değiştirmek Ayrı Bir Suç Oluşturur mu?
Ürünün tarih etiketini silmek, yeni tarih basmak veya ürünü yeni ambalaja koyarak tüketiciden gerçek durumu gizlemek, TCK m.186 bakımından kastın önemli bir göstergesi olabilir.
Ayrıca olayın özelliklerine göre:
- TCK m.157 veya m.158 kapsamında dolandırıcılık,
- Belgenin hukuki niteliğine göre belgede sahtecilik,
- 5996 sayılı Kanun kapsamında etiketleme ve izlenebilirlik ihlalleri,
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal ve tüketiciyi yanıltma hükümleri
gündeme gelebilir. Bununla birlikte etiket üzerindeki her değişiklik otomatik olarak belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz. Değiştirilen materyalin ceza hukuku anlamında belge niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir.
Ürünü Tüketen Kişi Zehirlenirse Ne Olur?
Bozuk gıdanın tüketilmesi sonucunda hastalık veya yaralanma meydana gelirse, sorumlu kişinin kastı ve kusuru değerlendirilir.
- Sonucun bilerek ve istenerek meydana getirilmesi durumunda TCK m.86 ve m.87 kapsamındaki kasten yaralama hükümleri,
- Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık varsa TCK m.89 kapsamındaki taksirle yaralama,
- Ölüm meydana gelirse olayın niteliğine göre TCK m.81 veya m.85 hükümleri
gündeme gelebilir.
TCK m.186 ile yaralama veya öldürme suçları arasındaki ilişki, somut olayın özellikleri ve suçların içtima hükümleri dikkate alınarak belirlenir. Her olayda otomatik olarak bütün cezaların ayrı ayrı uygulanacağı söylenemez.
İşletmede Kim Sorumlu Tutulur?
Bir markette veya restoranda bozulmuş ürün bulunması halinde yalnızca işletme unvanı üzerinden ceza verilmez. Ceza sorumluluğu şahsidir.
Soruşturma kapsamında genellikle şu hususlar araştırılır:
- Ürünün satın alınmasına ve satışta tutulmasına kim karar verdi?
- Son tüketim tarihi kontrollerinden kim sorumluydu?
- Ürünün bozuk olduğu kim tarafından biliniyordu?
- İmha edilmesi gereken ürünün satışına kim izin verdi?
- Tarihi veya ambalajı kim değiştirdi?
- Soğuk zincirin bozulduğu bilindiği halde satış sürdürüldü mü?
- Çalışanların uyarıları işletme yöneticisine iletildi mi?
Kasiyer veya sıradan bir çalışan, yalnızca ürünü kasadan geçirdiği için otomatik olarak suçlu kabul edilemez. Kişinin bilgisi, görevi, yetkisi ve fiile katkısı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bozulmuş Ürün Nasıl İspatlanır?
Ceza soruşturmasında en önemli deliller şunlardır:
- Ürün, ambalaj ve etiket,
- Son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihi,
- Fiş, fatura ve ödeme kaydı,
- Ürünün lot ve parti numarası,
- Resmî numune alma tutanağı,
- Yetkili laboratuvar analizleri,
- Bilirkişi raporu,
- Soğuk zincir ve depo sıcaklık kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Stok, sevkiyat ve izlenebilirlik kayıtları,
- İnternet satış ilanları ve sipariş kayıtları,
- Hastane raporu ve tedavi belgeleri,
- Tanık anlatımları.
Şüpheli ürün mümkünse tüketilmemeli ve içeriği değiştirilmeden muhafaza edilmelidir. Ambalajın atılması veya ürünün uygun olmayan şartlarda saklanması, sonradan yapılacak incelemenin güvenilirliğini etkileyebilir.
Nereye Şikâyet Edilebilir?
TCK m.186 kapsamındaki suç şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapabilir. Bildirim şu mercilere yapılabilir:
- Cumhuriyet başsavcılığı,
- Polis veya jandarma,
- İl veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü,
- Tarım ve Orman Bakanlığının gıda ihbar sistemi,
- Tüketici uyuşmazlığı yönünden parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi.
Ceza soruşturması, gıda denetimi ve tüketicinin para iadesi talebi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Birinin başlatılması diğerini kendiliğinden sonuçlandırmaz.
Antalya’da Son On Yıllık Durum: 2016–2025
Antalya bakımından kamuya açık adli faaliyet raporlarında TCK m.186’ya özgü, her yılı kapsayan ve il genelindeki soruşturma, dava, mahkûmiyet ve beraat sayılarını birlikte gösteren kesintisiz bir istatistik serisi bulunmamaktadır. Bu nedenle Antalya’da son on yılda suçun arttığı veya azaldığı yönünde güvenilir bir oran vermek mümkün değildir.
Kamuya açık belgelerden çıkarılabilecek sınırlı sonuçlar şunlardır:
-
2016–2023 dönemine ilişkin faaliyet raporlarında il genelini kapsayan, yıllar arasında karşılaştırılabilir TCK m.186 dava sayıları ayrı bir seri halinde yayımlanmamıştır.
-
2024 yılı Antalya adli faaliyet raporundaki mahkeme bazlı suç türü tablosunun ilgili kaydında “Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda Ticareti” için ortalama dosya sonuçlandırma süresi 731 gün olarak gösterilmiştir. Bu sayı Antalya genelindeki ortalama süre veya dava sayısı değildir; rapordaki belirli mahkeme kaydıyla sınırlıdır. Antalya 2024 Adli Faaliyet Raporu rayp.adalet.gov.tr
-
2025 yılı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi iş bölümü kayıtlarında TCK m.185–192 arasındaki suçlar ilgili ceza dairesinin görev alanında gösterilmektedir. Ancak TCK m.186’ya özgü ayrı dosya, mahkûmiyet veya beraat sayısı açıklanmamıştır. rayp.adalet.gov.tr
-
Faaliyet raporlarında bir suç türünün ayrıca gösterilmemesi, o yıl hiç olay yaşanmadığı anlamına gelmez. Tablolar çoğu zaman yalnızca belirli mahkemeleri veya en yoğun suç türlerini göstermektedir.
Sonuç olarak Antalya için doğrulanabilir kamu verileri, on yıllık sayısal eğilim analizi yapmaya yeterli değildir. Elde bulunan sınırlı kayıtlar yalnızca TCK m.186 kapsamındaki dosyaların Antalya yargı sisteminde görülebildiğini ortaya koymaktadır.
Son tüketim tarihi geçmiş veya bozulmuş ürünün satışa sunulması ciddi idari ve cezai sonuçlar doğurabilir. TCK m.186 kapsamında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Bununla birlikte mahkûmiyet için ürünün yalnızca tarihinin geçmiş olması yeterli değildir; ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş ve insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun teknik delillerle belirlenmesi gerekir.
Son tüketim tarihi geçmiş gıdalar bakımından 5996 sayılı Kanun hükümleri ayrıca uygulanır. Tavsiye edilen tüketim tarihinin geçmesi ise ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez. Ürünün niteliği, saklama koşulları, laboratuvar sonucu, satış amacı ve sorumlu kişilerin bilgisi her olayda ayrı ayrı değerlendirilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi içermez.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
-
Hakaret Suçu: TCK m.125 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, kişilerin şeref, haysiyet ve saygınlıklarının korunması amacıyla düzenlenmiş olan hakaret suçunu kapsamaktadır. Bu maddeye göre, “bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle kişilik haklarına saldıran kişi” hakaret... +Devamını oku
-
Cinsel Taciz İftirası Karşısında Yapılması Gerekenler: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGirişCinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 105. maddesinde düzenlenmiş olup kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruma amacı güder. Ancak kimi durumlarda, bu suçla ilgili olarak asılsız iddialar ileri sürülebilmekte ve kişiler hakkında cinsel taciz iftirası yöneltilebilmektedir. Bu durum, yalnızca... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
-
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
-
Komşunun yalnızca kendi kapısını ve güvenliğini gözetmek amacıyla kamera takması her durumda suç değildir. Ancak kameranın doğrudan sizin daire kapınızı, eve giriş çıkışlarınızı, misafirlerinizi veya kapı açıldığında evinizin içini sürekli izlemesi ve kaydetmesi hukuka aykırı olabilir.Olayın özelliklerine göre TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK m.135 kapsamında kişisel... +Devamını oku
-
Mahkeme huzurunda bilerek gerçeğe aykırı tanıklık yapmanın temel cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Ancak tanıklık, üç yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suça ilişkinse ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis olarak uygulanır.Yalan tanıklık nedeniyle masum kişinin tutuklanması, mahkûm edilmesi veya hakkında başka bir yaptırım uygulanması durumunda çok daha ağır cezalar gündeme... +Devamını oku
-
Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Cumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), ceza yargılaması sürecini düzenleyen kanundur. Ancak en çok işlenen suçlar, doğrudan Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değil, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alır.Türkiye’de en sık karşılaşılan suçlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir:En Çok İşlenen Suçlar Listesi (TCK’ya Göre)Hırsızlık (TCK 141-147)Dolandırıcılık (TCK 157-159)Yağma (Gasp) (TCK 148-150)Uyuşturucu veya... +Devamını oku
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarBirden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle... +Devamını oku
-
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Kapsamında Detaylı İncelemeNitelikli Dolandırıcılık Nedir?Dolandırıcılık suçu, bir kişinin hileli davranışlarla başkasını aldatarak haksız kazanç sağlamasıdır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) dolandırıcılık suçu, 157. ve 158. maddelerde düzenlenmiştir. Nitelikli dolandırıcılık ise dolandırıcılığın daha ağırlaştırıcı sebeplerle işlenmesi... +Devamını oku
-
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
-
Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
-
Bir kişinin telefonunu, parasını veya başka bir eşyasını zor kullanarak ya da ciddi şekilde tehdit ederek almak, halk arasında “gasp”, Türk Ceza Kanunu’nda ise yağma suçu olarak adlandırılır.Basit yağma suçu TCK m.148’de, silahla veya birden fazla kişiyle işlenmesi gibi nitelikli hâller ise TCK m.149’da düzenlenmiştir.Telefonu Zorla Almak Gasp Suçu mudur?Bir kişinin telefonunu;Döverek veya iterek... +Devamını oku
-
“Haraç istemek” Türk Ceza Hukuku’nda tek başına bir suç adı değildir; ancak yapılan fiilin niteliğine göre farklı suç tiplerine girer. Özellikle TCK’daki “Yağma (gasp)” suçu ile bağlantılıdır.1. Haraç isteme fiilinin hukuki niteliği“Haraç” demek:Bir kişiden zorla, tehditle veya şiddet kullanarak menfaat talep etmektir.Bu durumda Yağma (TCK m.148) suçunun kapsamına girer.2. İlgili Kanun Maddeleria... +Devamını oku
-
Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Hükûmete karşı suçMadde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
Yerde bulunan telefon, cüzdan, para veya başka bir eşyayı yalnızca koruma amacıyla almak suç değildir. Ancak eşyayı sahibine iade etmeden, durumu yetkili mercilere bildirmeden kullanmak, saklamak, satmak veya sahiplenmek TCK m.160 kapsamında suç oluşturabilir.TCK m.160’a Göre Suçun Cezası Nedir?Türk Ceza Kanunu’nun 160. maddesine göre kaybolması nedeniyle sahibinin zilyetliğinden çıkmış veya hata... +Devamını oku
-
Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDA TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI Hukuk sistemimizde Türk Vatandaşlığının kaybı halleri 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 23. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Türk vatandaşlığı, seçme hakkının kullanılması ile ve yetkili makamın kararı ile kaybedilir. Türk vatandaşlığının kazanılmasında olduğu gibi kaybedilmesine yönelik işler de... +Devamını oku
-
Dolandırıcılık Suçu (TCK 157-159)1. Dolandırıcılık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 157. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, dolandırıcılık suçunu işlemiş olur."2. Dolandırıcılık Suçunun UnsurlarıDolandırıcılık... +Devamını oku
-
IBAN Kiralamak veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Suç mu?Türk Ceza Kanunu’nda “IBAN kiralama” adıyla bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak banka hesabının dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suçtan elde edilen paraların aktarılması amacıyla başkasına kullandırılması ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir.Hesap sahibinin sorumluluğu; hesabın hangi amaçla kullanıldığını bilip bilmediğine,... +Devamını oku
-
Başkasının Yerine İmza Atmak Hangi Suça Girer?Başkasının yerine izinsiz şekilde imza atmak, imzanın bulunduğu belgenin hukuki niteliğine göre resmî belgede sahtecilik veya özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir.Belge bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen resmî belgeyse TCK m.204; kişiler arasında düzenlenen sözleşme, teslim tutanağı, makbuz veya benzeri bir özel belgeyse... +Devamını oku
-
Bir kişinin gerçekten alacaklı olması, borçluyu tehdit etme, dövme, korkutma veya özel bilgilerini açıklamakla baskı altına alma hakkı vermez. Alacak yalnızca icra takibi, dava ve diğer yasal yollarla tahsil edilebilir.“Borcunu ödemezsen seni öldürürüm”, “evine gelirim”, “ailene zarar veririm” veya “özel görüntülerini yayımlarım” gibi ifadeler olayın özelliklerine göre TCK m.106 kapsamında tehdit... +Devamını oku
-
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
-
Davanın nakliMADDE 19(1) Yetkili hâkim veya mahkeme, hukukî veya fiilî sebeplerle görevini yerine getiremeyecek hâlde bulunursa; yüksek görevli mahkeme, davanın başka yerde bulunan aynı derecede bir mahkemeye nakline karar verir.(2) Kovuşturmanın görevli ve yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli olursa, davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister.... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
-
Başkasının Banka veya Kredi Kartını Kullanmanın CezasıBaşkasına ait banka veya kredi kartını, kart sahibinin izni olmadan alışverişte kullanmak, ATM’den para çekmek ya da kart bilgileriyle internet üzerinden ödeme yapmak suç oluşturabilir. Bu eylemler Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu olarak düzenlenmiştir.Kartın çalınmış, bulunmuş veya... +Devamını oku
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlarİhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a)... +Devamını oku
-
Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
-
Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
-
Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde imal ve ticaretiCeza kanunu Madde 188- (1)Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunuMadde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal... +Devamını oku
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Hakaret Suçu Nedir? Hakaret Suçları ve CezalarıHakaret Suçunun TanımıHakaret suçu, bir bireyin onur, şeref ve saygının zedelenmesine neden olan söz veya davranışlarla gerçekleşen bir suçtur. Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) bu suç 125. maddede düzenlenmiştir. Hakaret, doğrudan ya da dolaylı yoldan bir kişiye yöneltilen aşağılayıcı, onur kırıcı ve küçük düşürücü ifadeler içerir.Hakaret Suçunun... +Devamını oku
Seiten
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
- 9
- …
- nächste Seite ›
- letzte Seite »