Bozulmuş veya Son Kullanma Tarihi Geçmiş Ürün Satmak Suç mu? - TCK m.186

Bozulmuş veya son tüketim tarihi geçmiş bir ürünü satmak, olayın özelliklerine göre hem ceza suçuna hem de idari yaptırıma yol açabilir. Ancak ürünün tarihinin geçmiş olması, tek başına her durumda Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesindeki suçun oluştuğu anlamına gelmez.

TCK m.186’nın uygulanabilmesi için gıda, içecek veya ilacın bozulmuş ya da değiştirilmiş olması ve kişilerin hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelik taşıması gerekir. Bu durum çoğunlukla resmî numune incelemesi, laboratuvar analizi ve bilirkişi raporuyla belirlenir.

TCK m.186 Kapsamındaki Suçun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesine göre, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş her türlü yiyecek, içecek ya da ilacı satan, tedarik eden veya bulunduran kişi cezalandırılır.

Fiil Uygulanabilecek ceza
Tehlikeli biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıda, içecek ya da ilacı satmak, tedarik etmek veya ticari amaçla bulundurmak Bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası
Suçun resmî izne dayalı bir meslek veya sanatın icrası kapsamında işlenmesi Verilecek ceza üçte bir oranında artırılır

Hapis cezasıyla adli para cezası birbirinin alternatifi değildir. Kanun metninde “ve” bağlacı kullanıldığı için şartların oluşması halinde her iki yaptırım birlikte gündeme gelir. Güncel kanun metni, Türk Ceza Kanunu Güncel Metni</a> üzerinden incelenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.186’daki Suçun Oluşma Şartları

Bir satıcı hakkında TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için aşağıdaki unsurların somut olayda birlikte değerlendirilmesi gerekir.

1. Ürün gıda, içecek veya ilaç olmalıdır

Madde kapsamında yenilecek veya içilecek şeyler ile ilaçlar bulunmaktadır. Et, süt, peynir, yoğurt, hazır yemek, konserve, içecek, dondurulmuş ürün ve ilaçlar bu kapsama girebilir.

Kozmetik, temizlik malzemesi, elektronik eşya veya tekstil ürünü doğrudan TCK m.186 kapsamında değildir. Bu ürünler bakımından ürün güvenliği, tüketici hukuku ve olayın niteliğine göre başka ceza hükümleri uygulanabilir.

2. Ürün bozulmuş veya değiştirilmiş olmalıdır

Bozulma yalnızca ürünün üzerinde küf oluşması anlamına gelmez. Soğuk zincirin kırılması, uygun olmayan ortamda saklama, çözülmüş ürünün yeniden dondurulması, içeriğin sağlığa zararlı biçimde değiştirilmesi veya ürüne uygun olmayan madde eklenmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ürünün ambalajının şişmesi, kötü kokması, renginin değişmesi veya son tüketim tarihinin geçmesi önemli belirtilerdir. Bununla birlikte ceza yargılamasında yalnızca dış görünüşe dayanılarak hüküm kurulması yeterli olmayabilir.

3. Ürün insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olmalıdır

TCK m.186 bakımından en önemli koşul budur. Ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olması yanında, kişilerin hayatını ya da sağlığını tehlikeye sokabilecek özellik taşıması gerekir.

Yargısal değerlendirmelerde ürünün sağlığa zararlı olup olmadığının bilirkişi raporu ve gerektiğinde laboratuvar incelemesiyle belirlenmesi aranmaktadır. Ürünün yalnızca mevzuata aykırı olması, TCK m.186 kapsamında mahkûmiyet için her zaman yeterli değildir. Tehlike tespit edilemezse 5996 sayılı Kanun’daki idari ve diğer yaptırımlar gündeme gelebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

4. Satma, tedarik etme veya bulundurma fiillerinden biri gerçekleşmelidir

Suç yalnızca ürünün tüketiciye satılmasıyla oluşmaz. Tehlikeli ürünü başkasına sağlamak, dağıtmak veya ticari dolaşım içinde bulundurmak da madde kapsamındadır.

Ücretsiz dağıtım yapılması da her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kanundaki “tedarik etme” kavramı, ürünün para alınmadan başkasına ulaştırıldığı durumları da kapsayabilir.

Kişinin evinde kişisel tüketimi için tarihi geçmiş bir ürün bulundurması ise tek başına ticaret suçu olarak değerlendirilemez. Bulundurmanın ticari faaliyet ve ürünün piyasaya sunulmasıyla bağlantısı araştırılmalıdır.

5. Fiil kasten işlenmelidir

TCK m.186 kasten işlenebilen bir suçtur. Şüphelinin ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olduğunu ve sağlık bakımından tehlikeli nitelik taşıdığını bilerek hareket edip etmediği değerlendirilir.

Ürünün bilinçli olarak rafta tutulması, tarih etiketinin değiştirilmesi, imha edilmesi gereken ürünün yeniden satışa çıkarılması veya denetim uyarılarına rağmen satışın sürdürülmesi kastın belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Dikkatsizlik veya denetim eksikliği TCK m.186 kapsamında otomatik olarak mahkûmiyet doğurmaz. Ancak idari yaptırım, tüketici sorumluluğu ve zarar doğmuşsa taksirle yaralama veya ölüme neden olma hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.

Son Tüketim Tarihi ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi Aynı Değildir

Halk arasında bütün ürünler için “son kullanma tarihi” ifadesi kullanılsa da gıda mevzuatında “son tüketim tarihi” ve “tavsiye edilen tüketim tarihi” farklı anlamlara gelir.

Tarih türü Hukuki ve teknik anlamı
Son Tüketim Tarihi – STT Mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve kısa sürede insan sağlığı bakımından risk oluşturabilecek gıdalarda kullanılır. Tarihi geçen gıda güvenilir kabul edilmez ve piyasaya sunulmamalıdır.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi – TETT Esas olarak ürünün kalite özelliklerinin korunacağı süreyi gösterir. Tarihin geçmesi, ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez.
İlacın son kullanma tarihi İlacın ruhsatlandırılmış raf ömrünü ve güvenli kullanım süresini gösterir. Tarihi geçmiş veya saklama koşulları bozulmuş ilaçların satılması ayrıca değerlendirilir.

TETT’si geçmiş bir makarna, bakliyat veya benzeri dayanıklı gıda; güvenilirliği korunuyorsa, bozulma bulunmuyorsa ve tüketici yanıltılmıyorsa yalnızca tarih nedeniyle TCK m.186 kapsamına girmez. Ürünün piyasada kalıp kalamayacağına ilişkin sorumluluk gıda işletmecisine aittir ve ürün resmî denetime tabidir.

STT’si geçmiş et, süt ürünü veya hazır yemek ise güvenilir gıda kabul edilmez. Böyle bir ürünün indirimli satılması veya tüketiciye tarihinin geçtiğinin söylenmesi, satış yasağını ortadan kaldırmaz. resmigazete.gov.tr

Tarihi Geçmiş Her Ürün TCK m.186 Suçunu Oluşturur mu?

Hayır. Aşağıdaki ayrım yapılmalıdır:

  • Tarihin geçmiş olması veya ürünün mevzuata aykırı biçimde satışta bulunması, 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım uygulanmasına neden olabilir.

  • TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için ürünün insan hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun ayrıca belirlenmesi gerekir.

  • Ürünün gerçekten tüketilmiş veya bir kişinin fiilen zehirlenmiş olması zorunlu değildir. Sağlık bakımından objektif tehlike oluşturması yeterli olabilir.

  • Ürün tüketilmiş ve yaralanma, hastalık ya da ölüm meydana gelmişse TCK m.186 yanında olayın kusur biçimine göre yaralama veya ölüme neden olma suçları da gündeme gelebilir.

5996 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yaptırımlar

Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, güvenilir olmayan ve son tüketim tarihi geçmiş gıdalar hakkında özel hükümler içerir.

Sağlığı tehlikeye düşüren gıdalar

5996 sayılı Kanun’un 40. maddesi kapsamında insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokan gıdalar piyasadan toplatılabilir ve masrafları sorumluya ait olmak üzere imha edilebilir.

Kanunda belirtilen üretici, ithalatçı veya ürünü kendi adı ya da ticari markasıyla piyasaya sunan işletmeciler hakkında, şartları oluştuğunda bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Tekrar halinde gıda sektöründe faaliyetten men yaptırımı da gündeme gelebilir.

Son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta bulunması

Resmî kontrolde bozulmuş, çürümüş, ürün güvenilirliğini bozacak biçimde ambalajı zarar görmüş veya son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta ya da tüketimde bulunduğunun belirlenmesi halinde işletme sahibi hakkında idari para cezası uygulanabilir. Ürünler toplatılabilir, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ve imhasına karar verilebilir.

İdari para cezalarının kanundaki temel tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre artırıldığından, yalnızca kanunda yazılı ilk tutar güncel ceza miktarı olarak kabul edilmemelidir. Güncel hükümler 5996 Sayılı Kanun Güncel Metniiçinde yer almaktadır. mevzuat.adalet.gov.tr

Sık Karşılaşılan Durumların Hukuki Değerlendirmesi

Olay Muhtemel hukuki sonuç
Son tüketim tarihi geçmiş yoğurdun market rafında bulunması 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım ve ürünün toplatılması; sağlık tehlikesi kanıtlanırsa TCK m.186
TETT’si geçmiş fakat bozulmamış makarnanın satılması Tek başına TCK m.186 suçu oluşturmaz; güvenilirlik, etiketleme ve tüketicinin yanıltılmaması incelenir
Tarihi geçmiş etin yeniden paketlenmesi TCK m.186 ve 5996 sayılı Kanun; tarih veya etiket değiştirildiyse olayın özelliğine göre başka suçlar
Tarihi geçmemiş ancak soğuk zinciri bozulmuş ürün Laboratuvar incelemesiyle sağlığa tehlikeli olduğu belirlenirse TCK m.186 uygulanabilir
Son kullanma tarihi geçmiş ilacın satılması İlacın bozulmuş veya değiştirilmiş ve sağlığa tehlikeli olması halinde TCK m.186
Tarihi geçmiş ürünün ücretsiz dağıtılması “Tedarik etme” fiili nedeniyle TCK m.186 uygulanabilir
İşletme deposunda satış amacıyla tehlikeli gıda tutulması Ticari amaç ve kast belirlenirse “bulundurma” kapsamında sorumluluk doğabilir
Tüketicinin evinde tarihi geçmiş ürün bulunması Ticari bağlantı yoksa tek başına TCK m.186 kapsamında değildir

Ürünün Tarihini Değiştirmek Ayrı Bir Suç Oluşturur mu?

Ürünün tarih etiketini silmek, yeni tarih basmak veya ürünü yeni ambalaja koyarak tüketiciden gerçek durumu gizlemek, TCK m.186 bakımından kastın önemli bir göstergesi olabilir.

Ayrıca olayın özelliklerine göre:

  • TCK m.157 veya m.158 kapsamında dolandırıcılık,
  • Belgenin hukuki niteliğine göre belgede sahtecilik,
  • 5996 sayılı Kanun kapsamında etiketleme ve izlenebilirlik ihlalleri,
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal ve tüketiciyi yanıltma hükümleri

gündeme gelebilir. Bununla birlikte etiket üzerindeki her değişiklik otomatik olarak belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz. Değiştirilen materyalin ceza hukuku anlamında belge niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir.

Ürünü Tüketen Kişi Zehirlenirse Ne Olur?

Bozuk gıdanın tüketilmesi sonucunda hastalık veya yaralanma meydana gelirse, sorumlu kişinin kastı ve kusuru değerlendirilir.

  • Sonucun bilerek ve istenerek meydana getirilmesi durumunda TCK m.86 ve m.87 kapsamındaki kasten yaralama hükümleri,
  • Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık varsa TCK m.89 kapsamındaki taksirle yaralama,
  • Ölüm meydana gelirse olayın niteliğine göre TCK m.81 veya m.85 hükümleri

gündeme gelebilir.

TCK m.186 ile yaralama veya öldürme suçları arasındaki ilişki, somut olayın özellikleri ve suçların içtima hükümleri dikkate alınarak belirlenir. Her olayda otomatik olarak bütün cezaların ayrı ayrı uygulanacağı söylenemez.

İşletmede Kim Sorumlu Tutulur?

Bir markette veya restoranda bozulmuş ürün bulunması halinde yalnızca işletme unvanı üzerinden ceza verilmez. Ceza sorumluluğu şahsidir.

Soruşturma kapsamında genellikle şu hususlar araştırılır:

  • Ürünün satın alınmasına ve satışta tutulmasına kim karar verdi?
  • Son tüketim tarihi kontrollerinden kim sorumluydu?
  • Ürünün bozuk olduğu kim tarafından biliniyordu?
  • İmha edilmesi gereken ürünün satışına kim izin verdi?
  • Tarihi veya ambalajı kim değiştirdi?
  • Soğuk zincirin bozulduğu bilindiği halde satış sürdürüldü mü?
  • Çalışanların uyarıları işletme yöneticisine iletildi mi?

Kasiyer veya sıradan bir çalışan, yalnızca ürünü kasadan geçirdiği için otomatik olarak suçlu kabul edilemez. Kişinin bilgisi, görevi, yetkisi ve fiile katkısı ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bozulmuş Ürün Nasıl İspatlanır?

Ceza soruşturmasında en önemli deliller şunlardır:

  • Ürün, ambalaj ve etiket,
  • Son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihi,
  • Fiş, fatura ve ödeme kaydı,
  • Ürünün lot ve parti numarası,
  • Resmî numune alma tutanağı,
  • Yetkili laboratuvar analizleri,
  • Bilirkişi raporu,
  • Soğuk zincir ve depo sıcaklık kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Stok, sevkiyat ve izlenebilirlik kayıtları,
  • İnternet satış ilanları ve sipariş kayıtları,
  • Hastane raporu ve tedavi belgeleri,
  • Tanık anlatımları.

Şüpheli ürün mümkünse tüketilmemeli ve içeriği değiştirilmeden muhafaza edilmelidir. Ambalajın atılması veya ürünün uygun olmayan şartlarda saklanması, sonradan yapılacak incelemenin güvenilirliğini etkileyebilir.

Nereye Şikâyet Edilebilir?

TCK m.186 kapsamındaki suç şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapabilir. Bildirim şu mercilere yapılabilir:

  • Cumhuriyet başsavcılığı,
  • Polis veya jandarma,
  • İl veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü,
  • Tarım ve Orman Bakanlığının gıda ihbar sistemi,
  • Tüketici uyuşmazlığı yönünden parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi.

Ceza soruşturması, gıda denetimi ve tüketicinin para iadesi talebi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Birinin başlatılması diğerini kendiliğinden sonuçlandırmaz.

Antalya’da Son On Yıllık Durum: 2016–2025

Antalya bakımından kamuya açık adli faaliyet raporlarında TCK m.186’ya özgü, her yılı kapsayan ve il genelindeki soruşturma, dava, mahkûmiyet ve beraat sayılarını birlikte gösteren kesintisiz bir istatistik serisi bulunmamaktadır. Bu nedenle Antalya’da son on yılda suçun arttığı veya azaldığı yönünde güvenilir bir oran vermek mümkün değildir.

Kamuya açık belgelerden çıkarılabilecek sınırlı sonuçlar şunlardır:

  • 2016–2023 dönemine ilişkin faaliyet raporlarında il genelini kapsayan, yıllar arasında karşılaştırılabilir TCK m.186 dava sayıları ayrı bir seri halinde yayımlanmamıştır.

  • 2024 yılı Antalya adli faaliyet raporundaki mahkeme bazlı suç türü tablosunun ilgili kaydında “Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda Ticareti” için ortalama dosya sonuçlandırma süresi 731 gün olarak gösterilmiştir. Bu sayı Antalya genelindeki ortalama süre veya dava sayısı değildir; rapordaki belirli mahkeme kaydıyla sınırlıdır. Antalya 2024 Adli Faaliyet Raporu rayp.adalet.gov.tr

  • 2025 yılı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi iş bölümü kayıtlarında TCK m.185–192 arasındaki suçlar ilgili ceza dairesinin görev alanında gösterilmektedir. Ancak TCK m.186’ya özgü ayrı dosya, mahkûmiyet veya beraat sayısı açıklanmamıştır. rayp.adalet.gov.tr

  • Faaliyet raporlarında bir suç türünün ayrıca gösterilmemesi, o yıl hiç olay yaşanmadığı anlamına gelmez. Tablolar çoğu zaman yalnızca belirli mahkemeleri veya en yoğun suç türlerini göstermektedir.

Sonuç olarak Antalya için doğrulanabilir kamu verileri, on yıllık sayısal eğilim analizi yapmaya yeterli değildir. Elde bulunan sınırlı kayıtlar yalnızca TCK m.186 kapsamındaki dosyaların Antalya yargı sisteminde görülebildiğini ortaya koymaktadır.

Son tüketim tarihi geçmiş veya bozulmuş ürünün satışa sunulması ciddi idari ve cezai sonuçlar doğurabilir. TCK m.186 kapsamında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Bununla birlikte mahkûmiyet için ürünün yalnızca tarihinin geçmiş olması yeterli değildir; ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş ve insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun teknik delillerle belirlenmesi gerekir.

Son tüketim tarihi geçmiş gıdalar bakımından 5996 sayılı Kanun hükümleri ayrıca uygulanır. Tavsiye edilen tüketim tarihinin geçmesi ise ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez. Ürünün niteliği, saklama koşulları, laboratuvar sonucu, satış amacı ve sorumlu kişilerin bilgisi her olayda ayrı ayrı değerlendirilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi içermez.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Bir kişinin gerçekten alacaklı olması, borçluyu tehdit etme, dövme, korkutma veya özel bilgilerini açıklamakla baskı altına alma hakkı vermez. Alacak yalnızca icra takibi, dava ve diğer yasal yollarla tahsil edilebilir.“Borcunu ödemezsen seni öldürürüm”, “evine gelirim”, “ailene zarar veririm” veya “özel görüntülerini yayımlarım” gibi ifadeler olayın özelliklerine göre TCK m.106 kapsamında tehdit... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
  • Önce Hakaret Eden Kişiye Küfürle Karşılık Vermek Suç mu?Küfür edene Küfürle Karşılık Vermek Suç mu?Kısa cevap: Evet. Bir kişinin önce hakaret etmiş olması, ona küfürle karşılık vermeyi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Karşılık olarak söylenen sözler de TCK m.125 anlamında hakaret oluşturabilir. Ancak olay karşılıklı hakaret niteliğindeyse TCK m.129/3 gereğince taraflardan birinin... +Devamını oku
  • Halkı askerlikten soğutmaMadde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
  • Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
  • Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
  • Ceza ehliyeti nedir?Ceza ehliyeti, bir kişinin işlediği suçtan dolayı cezalandırılabilme ehliyetidir. Türk Ceza Kanunu'na göre, 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza ehliyeti yoktur. 12-15 yaş arası çocuklar ise kısmen ceza ehliyetine sahiptir.
  • Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
  • Bağlantılı suçlarda yetkiMADDE 16(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine,... +Devamını oku
  • Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
  • Marketten değeri düşük bir ürün almak da hırsızlık suçunu oluşturabilir. Çalınan ürünün ucuz olması, fiili kendiliğinden suç olmaktan çıkarmaz. Bununla birlikte malın değerinin çok düşük olması hâlinde TCK m.145 gereğince cezada indirim yapılabilir, hatta olayın özelliklerine göre ceza verilmesinden vazgeçilebilir.Hırsızlık Suçu Nasıl Oluşur?TCK m.141’e göre başkasına ait taşınır bir malı,... +Devamını oku
  • Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
  • Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
  • Genel Ahlaka Karşı SuçlarHayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği... +Devamını oku
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyanMadde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmemeMadde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra... +Devamını oku
  • Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
  • Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
  • Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
  • Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
  • Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
  • Çocukların cinsel istismarıCeza kanunu Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13... +Devamını oku
  • Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), ceza yargılaması sürecini düzenleyen kanundur. Ancak en çok işlenen suçlar, doğrudan Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değil, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alır.Türkiye’de en sık karşılaşılan suçlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir:En Çok İşlenen Suçlar Listesi (TCK’ya Göre)Hırsızlık (TCK 141-147)Dolandırıcılık (TCK 157-159)Yağma (Gasp) (TCK 148-150)Uyuşturucu veya... +Devamını oku
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum... +Devamını oku
  • Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
  • Evet. Polise, jandarmaya veya Cumhuriyet savcılığına bilerek gerçeğe aykırı ihbarda bulunmak suç oluşturabilir. Ancak uygulanacak kanun maddesi, yalan ihbarın içeriğine göre değişir:Suçsuz olduğu bilinen belirli bir kişiye hukuka aykırı fiil yüklenmişse TCK m.267’deki iftira suçu,Gerçekte yaşanmamış bir suç, belirli bir kişiye isnat edilmeden yaşanmış gibi bildirilmişse TCK m.271’deki suç uydurma... +Devamını oku
  • FUHUŞ SUÇU: TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRMEFuhuş suçu, kamu düzenini ve ahlakını korumaya yönelik suç tiplerinden biri olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenmiştir. Bu suç, esas olarak bireyin cinsel dokunulmazlığına değil, toplumun genel ahlakına ve sağlığına yönelen bir tehdit olarak kabul edilmektedir. TCK’nın 227. maddesi, fuhşa teşvik, aracılık etme, yer temin etme ve bu... +Devamını oku
  • Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
  • Evet. Başka bir araç adına tescil edilmiş plakayı kendi aracına takmak veya trafikte kullanmak, yalnızca trafik cezası gerektiren bir davranış değildir. Fiilin özelliklerine göre resmî belgede sahtecilik suçu oluşur. Ayrıca Karayolları Trafik Kanunu uyarınca idari para cezası, sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması ve aracın trafikten men edilmesi gündeme gelir.Araç Plakası Resmî Belge... +Devamını oku
  • Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
  • Suçta Tekerrür ve Mükerrir Olma Durumu: Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik Bir İncelemeGirişCeza hukuku sistemlerinde suçlunun yeniden suç işlemesini önlemek ve toplumu korumak adına çeşitli önleyici mekanizmalar geliştirilmiştir. Bu mekanizmalardan biri de “tekerrür” kurumudur. Tekerrür, bir kimsenin daha önce işlemiş olduğu suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmasına rağmen tekrar... +Devamını oku
  • Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
  • Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
  • Güveni kötüye kullanmaMadde 155(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)... +Devamını oku
  • Kamu Barışına Karşı SuçlarHalk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine... +Devamını oku
  • Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
  • Ödünç Alınan Arabayı Geri Vermemek Suç mu? — TCK m.155Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki DeğerlendirmeÖdünç alınan arabanın geri verilmemesi, olayın koşullarına göre güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Ancak teslim tarihinin geçirilmesi tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Aracın hangi amaçla teslim edildiği, kullanım izninin kapsamı, iade etmeme... +Devamını oku
  • İnsan Ticareti Suçu ve Cezası — TCK m.80İnsan ticareti; bir kişinin zorla çalıştırılması, fuhşa sürüklenmesi, esaret altında tutulması veya organlarının alınması amacıyla tehdit, baskı, şiddet, kandırma ya da kişinin çaresizliğinden yararlanılarak tedarik edilmesi, kaçırılması, taşınması, sevk edilmesi veya barındırılmasıdır.İnsan ticareti yalnızca yabancıların sınırdan geçirilmesi şeklinde... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
  • Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
  • Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaCeza kanunu Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı SuçlarAnayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların... +Devamını oku
  • Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku

Seiten