Bozulmuş veya Son Kullanma Tarihi Geçmiş Ürün Satmak Suç mu? - TCK m.186

Bozulmuş veya son tüketim tarihi geçmiş bir ürünü satmak, olayın özelliklerine göre hem ceza suçuna hem de idari yaptırıma yol açabilir. Ancak ürünün tarihinin geçmiş olması, tek başına her durumda Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesindeki suçun oluştuğu anlamına gelmez.
TCK m.186’nın uygulanabilmesi için gıda, içecek veya ilacın bozulmuş ya da değiştirilmiş olması ve kişilerin hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelik taşıması gerekir. Bu durum çoğunlukla resmî numune incelemesi, laboratuvar analizi ve bilirkişi raporuyla belirlenir.
TCK m.186 Kapsamındaki Suçun Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesine göre, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş her türlü yiyecek, içecek ya da ilacı satan, tedarik eden veya bulunduran kişi cezalandırılır.
| Fiil | Uygulanabilecek ceza |
|---|---|
| Tehlikeli biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıda, içecek ya da ilacı satmak, tedarik etmek veya ticari amaçla bulundurmak | Bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası |
| Suçun resmî izne dayalı bir meslek veya sanatın icrası kapsamında işlenmesi | Verilecek ceza üçte bir oranında artırılır |
Hapis cezasıyla adli para cezası birbirinin alternatifi değildir. Kanun metninde “ve” bağlacı kullanıldığı için şartların oluşması halinde her iki yaptırım birlikte gündeme gelir. Güncel kanun metni, Türk Ceza Kanunu Güncel Metni</a> üzerinden incelenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
TCK m.186’daki Suçun Oluşma Şartları
Bir satıcı hakkında TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için aşağıdaki unsurların somut olayda birlikte değerlendirilmesi gerekir.
1. Ürün gıda, içecek veya ilaç olmalıdır
Madde kapsamında yenilecek veya içilecek şeyler ile ilaçlar bulunmaktadır. Et, süt, peynir, yoğurt, hazır yemek, konserve, içecek, dondurulmuş ürün ve ilaçlar bu kapsama girebilir.
Kozmetik, temizlik malzemesi, elektronik eşya veya tekstil ürünü doğrudan TCK m.186 kapsamında değildir. Bu ürünler bakımından ürün güvenliği, tüketici hukuku ve olayın niteliğine göre başka ceza hükümleri uygulanabilir.
2. Ürün bozulmuş veya değiştirilmiş olmalıdır
Bozulma yalnızca ürünün üzerinde küf oluşması anlamına gelmez. Soğuk zincirin kırılması, uygun olmayan ortamda saklama, çözülmüş ürünün yeniden dondurulması, içeriğin sağlığa zararlı biçimde değiştirilmesi veya ürüne uygun olmayan madde eklenmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ürünün ambalajının şişmesi, kötü kokması, renginin değişmesi veya son tüketim tarihinin geçmesi önemli belirtilerdir. Bununla birlikte ceza yargılamasında yalnızca dış görünüşe dayanılarak hüküm kurulması yeterli olmayabilir.
3. Ürün insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olmalıdır
TCK m.186 bakımından en önemli koşul budur. Ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olması yanında, kişilerin hayatını ya da sağlığını tehlikeye sokabilecek özellik taşıması gerekir.
Yargısal değerlendirmelerde ürünün sağlığa zararlı olup olmadığının bilirkişi raporu ve gerektiğinde laboratuvar incelemesiyle belirlenmesi aranmaktadır. Ürünün yalnızca mevzuata aykırı olması, TCK m.186 kapsamında mahkûmiyet için her zaman yeterli değildir. Tehlike tespit edilemezse 5996 sayılı Kanun’daki idari ve diğer yaptırımlar gündeme gelebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
4. Satma, tedarik etme veya bulundurma fiillerinden biri gerçekleşmelidir
Suç yalnızca ürünün tüketiciye satılmasıyla oluşmaz. Tehlikeli ürünü başkasına sağlamak, dağıtmak veya ticari dolaşım içinde bulundurmak da madde kapsamındadır.
Ücretsiz dağıtım yapılması da her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kanundaki “tedarik etme” kavramı, ürünün para alınmadan başkasına ulaştırıldığı durumları da kapsayabilir.
Kişinin evinde kişisel tüketimi için tarihi geçmiş bir ürün bulundurması ise tek başına ticaret suçu olarak değerlendirilemez. Bulundurmanın ticari faaliyet ve ürünün piyasaya sunulmasıyla bağlantısı araştırılmalıdır.
5. Fiil kasten işlenmelidir
TCK m.186 kasten işlenebilen bir suçtur. Şüphelinin ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olduğunu ve sağlık bakımından tehlikeli nitelik taşıdığını bilerek hareket edip etmediği değerlendirilir.
Ürünün bilinçli olarak rafta tutulması, tarih etiketinin değiştirilmesi, imha edilmesi gereken ürünün yeniden satışa çıkarılması veya denetim uyarılarına rağmen satışın sürdürülmesi kastın belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Dikkatsizlik veya denetim eksikliği TCK m.186 kapsamında otomatik olarak mahkûmiyet doğurmaz. Ancak idari yaptırım, tüketici sorumluluğu ve zarar doğmuşsa taksirle yaralama veya ölüme neden olma hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.
Son Tüketim Tarihi ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi Aynı Değildir
Halk arasında bütün ürünler için “son kullanma tarihi” ifadesi kullanılsa da gıda mevzuatında “son tüketim tarihi” ve “tavsiye edilen tüketim tarihi” farklı anlamlara gelir.
| Tarih türü | Hukuki ve teknik anlamı |
|---|---|
| Son Tüketim Tarihi – STT | Mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve kısa sürede insan sağlığı bakımından risk oluşturabilecek gıdalarda kullanılır. Tarihi geçen gıda güvenilir kabul edilmez ve piyasaya sunulmamalıdır. |
| Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi – TETT | Esas olarak ürünün kalite özelliklerinin korunacağı süreyi gösterir. Tarihin geçmesi, ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez. |
| İlacın son kullanma tarihi | İlacın ruhsatlandırılmış raf ömrünü ve güvenli kullanım süresini gösterir. Tarihi geçmiş veya saklama koşulları bozulmuş ilaçların satılması ayrıca değerlendirilir. |
TETT’si geçmiş bir makarna, bakliyat veya benzeri dayanıklı gıda; güvenilirliği korunuyorsa, bozulma bulunmuyorsa ve tüketici yanıltılmıyorsa yalnızca tarih nedeniyle TCK m.186 kapsamına girmez. Ürünün piyasada kalıp kalamayacağına ilişkin sorumluluk gıda işletmecisine aittir ve ürün resmî denetime tabidir.
STT’si geçmiş et, süt ürünü veya hazır yemek ise güvenilir gıda kabul edilmez. Böyle bir ürünün indirimli satılması veya tüketiciye tarihinin geçtiğinin söylenmesi, satış yasağını ortadan kaldırmaz. resmigazete.gov.tr
Tarihi Geçmiş Her Ürün TCK m.186 Suçunu Oluşturur mu?
Hayır. Aşağıdaki ayrım yapılmalıdır:
-
Tarihin geçmiş olması veya ürünün mevzuata aykırı biçimde satışta bulunması, 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım uygulanmasına neden olabilir.
-
TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için ürünün insan hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun ayrıca belirlenmesi gerekir.
-
Ürünün gerçekten tüketilmiş veya bir kişinin fiilen zehirlenmiş olması zorunlu değildir. Sağlık bakımından objektif tehlike oluşturması yeterli olabilir.
-
Ürün tüketilmiş ve yaralanma, hastalık ya da ölüm meydana gelmişse TCK m.186 yanında olayın kusur biçimine göre yaralama veya ölüme neden olma suçları da gündeme gelebilir.
5996 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yaptırımlar
Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, güvenilir olmayan ve son tüketim tarihi geçmiş gıdalar hakkında özel hükümler içerir.
Sağlığı tehlikeye düşüren gıdalar
5996 sayılı Kanun’un 40. maddesi kapsamında insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokan gıdalar piyasadan toplatılabilir ve masrafları sorumluya ait olmak üzere imha edilebilir.
Kanunda belirtilen üretici, ithalatçı veya ürünü kendi adı ya da ticari markasıyla piyasaya sunan işletmeciler hakkında, şartları oluştuğunda bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Tekrar halinde gıda sektöründe faaliyetten men yaptırımı da gündeme gelebilir.
Son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta bulunması
Resmî kontrolde bozulmuş, çürümüş, ürün güvenilirliğini bozacak biçimde ambalajı zarar görmüş veya son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta ya da tüketimde bulunduğunun belirlenmesi halinde işletme sahibi hakkında idari para cezası uygulanabilir. Ürünler toplatılabilir, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ve imhasına karar verilebilir.
İdari para cezalarının kanundaki temel tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre artırıldığından, yalnızca kanunda yazılı ilk tutar güncel ceza miktarı olarak kabul edilmemelidir. Güncel hükümler 5996 Sayılı Kanun Güncel Metniiçinde yer almaktadır. mevzuat.adalet.gov.tr
Sık Karşılaşılan Durumların Hukuki Değerlendirmesi
| Olay | Muhtemel hukuki sonuç |
|---|---|
| Son tüketim tarihi geçmiş yoğurdun market rafında bulunması | 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım ve ürünün toplatılması; sağlık tehlikesi kanıtlanırsa TCK m.186 |
| TETT’si geçmiş fakat bozulmamış makarnanın satılması | Tek başına TCK m.186 suçu oluşturmaz; güvenilirlik, etiketleme ve tüketicinin yanıltılmaması incelenir |
| Tarihi geçmiş etin yeniden paketlenmesi | TCK m.186 ve 5996 sayılı Kanun; tarih veya etiket değiştirildiyse olayın özelliğine göre başka suçlar |
| Tarihi geçmemiş ancak soğuk zinciri bozulmuş ürün | Laboratuvar incelemesiyle sağlığa tehlikeli olduğu belirlenirse TCK m.186 uygulanabilir |
| Son kullanma tarihi geçmiş ilacın satılması | İlacın bozulmuş veya değiştirilmiş ve sağlığa tehlikeli olması halinde TCK m.186 |
| Tarihi geçmiş ürünün ücretsiz dağıtılması | “Tedarik etme” fiili nedeniyle TCK m.186 uygulanabilir |
| İşletme deposunda satış amacıyla tehlikeli gıda tutulması | Ticari amaç ve kast belirlenirse “bulundurma” kapsamında sorumluluk doğabilir |
| Tüketicinin evinde tarihi geçmiş ürün bulunması | Ticari bağlantı yoksa tek başına TCK m.186 kapsamında değildir |
Ürünün Tarihini Değiştirmek Ayrı Bir Suç Oluşturur mu?
Ürünün tarih etiketini silmek, yeni tarih basmak veya ürünü yeni ambalaja koyarak tüketiciden gerçek durumu gizlemek, TCK m.186 bakımından kastın önemli bir göstergesi olabilir.
Ayrıca olayın özelliklerine göre:
- TCK m.157 veya m.158 kapsamında dolandırıcılık,
- Belgenin hukuki niteliğine göre belgede sahtecilik,
- 5996 sayılı Kanun kapsamında etiketleme ve izlenebilirlik ihlalleri,
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal ve tüketiciyi yanıltma hükümleri
gündeme gelebilir. Bununla birlikte etiket üzerindeki her değişiklik otomatik olarak belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz. Değiştirilen materyalin ceza hukuku anlamında belge niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir.
Ürünü Tüketen Kişi Zehirlenirse Ne Olur?
Bozuk gıdanın tüketilmesi sonucunda hastalık veya yaralanma meydana gelirse, sorumlu kişinin kastı ve kusuru değerlendirilir.
- Sonucun bilerek ve istenerek meydana getirilmesi durumunda TCK m.86 ve m.87 kapsamındaki kasten yaralama hükümleri,
- Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık varsa TCK m.89 kapsamındaki taksirle yaralama,
- Ölüm meydana gelirse olayın niteliğine göre TCK m.81 veya m.85 hükümleri
gündeme gelebilir.
TCK m.186 ile yaralama veya öldürme suçları arasındaki ilişki, somut olayın özellikleri ve suçların içtima hükümleri dikkate alınarak belirlenir. Her olayda otomatik olarak bütün cezaların ayrı ayrı uygulanacağı söylenemez.
İşletmede Kim Sorumlu Tutulur?
Bir markette veya restoranda bozulmuş ürün bulunması halinde yalnızca işletme unvanı üzerinden ceza verilmez. Ceza sorumluluğu şahsidir.
Soruşturma kapsamında genellikle şu hususlar araştırılır:
- Ürünün satın alınmasına ve satışta tutulmasına kim karar verdi?
- Son tüketim tarihi kontrollerinden kim sorumluydu?
- Ürünün bozuk olduğu kim tarafından biliniyordu?
- İmha edilmesi gereken ürünün satışına kim izin verdi?
- Tarihi veya ambalajı kim değiştirdi?
- Soğuk zincirin bozulduğu bilindiği halde satış sürdürüldü mü?
- Çalışanların uyarıları işletme yöneticisine iletildi mi?
Kasiyer veya sıradan bir çalışan, yalnızca ürünü kasadan geçirdiği için otomatik olarak suçlu kabul edilemez. Kişinin bilgisi, görevi, yetkisi ve fiile katkısı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bozulmuş Ürün Nasıl İspatlanır?
Ceza soruşturmasında en önemli deliller şunlardır:
- Ürün, ambalaj ve etiket,
- Son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihi,
- Fiş, fatura ve ödeme kaydı,
- Ürünün lot ve parti numarası,
- Resmî numune alma tutanağı,
- Yetkili laboratuvar analizleri,
- Bilirkişi raporu,
- Soğuk zincir ve depo sıcaklık kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Stok, sevkiyat ve izlenebilirlik kayıtları,
- İnternet satış ilanları ve sipariş kayıtları,
- Hastane raporu ve tedavi belgeleri,
- Tanık anlatımları.
Şüpheli ürün mümkünse tüketilmemeli ve içeriği değiştirilmeden muhafaza edilmelidir. Ambalajın atılması veya ürünün uygun olmayan şartlarda saklanması, sonradan yapılacak incelemenin güvenilirliğini etkileyebilir.
Nereye Şikâyet Edilebilir?
TCK m.186 kapsamındaki suç şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapabilir. Bildirim şu mercilere yapılabilir:
- Cumhuriyet başsavcılığı,
- Polis veya jandarma,
- İl veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü,
- Tarım ve Orman Bakanlığının gıda ihbar sistemi,
- Tüketici uyuşmazlığı yönünden parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi.
Ceza soruşturması, gıda denetimi ve tüketicinin para iadesi talebi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Birinin başlatılması diğerini kendiliğinden sonuçlandırmaz.
Antalya’da Son On Yıllık Durum: 2016–2025
Antalya bakımından kamuya açık adli faaliyet raporlarında TCK m.186’ya özgü, her yılı kapsayan ve il genelindeki soruşturma, dava, mahkûmiyet ve beraat sayılarını birlikte gösteren kesintisiz bir istatistik serisi bulunmamaktadır. Bu nedenle Antalya’da son on yılda suçun arttığı veya azaldığı yönünde güvenilir bir oran vermek mümkün değildir.
Kamuya açık belgelerden çıkarılabilecek sınırlı sonuçlar şunlardır:
-
2016–2023 dönemine ilişkin faaliyet raporlarında il genelini kapsayan, yıllar arasında karşılaştırılabilir TCK m.186 dava sayıları ayrı bir seri halinde yayımlanmamıştır.
-
2024 yılı Antalya adli faaliyet raporundaki mahkeme bazlı suç türü tablosunun ilgili kaydında “Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda Ticareti” için ortalama dosya sonuçlandırma süresi 731 gün olarak gösterilmiştir. Bu sayı Antalya genelindeki ortalama süre veya dava sayısı değildir; rapordaki belirli mahkeme kaydıyla sınırlıdır. Antalya 2024 Adli Faaliyet Raporu rayp.adalet.gov.tr
-
2025 yılı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi iş bölümü kayıtlarında TCK m.185–192 arasındaki suçlar ilgili ceza dairesinin görev alanında gösterilmektedir. Ancak TCK m.186’ya özgü ayrı dosya, mahkûmiyet veya beraat sayısı açıklanmamıştır. rayp.adalet.gov.tr
-
Faaliyet raporlarında bir suç türünün ayrıca gösterilmemesi, o yıl hiç olay yaşanmadığı anlamına gelmez. Tablolar çoğu zaman yalnızca belirli mahkemeleri veya en yoğun suç türlerini göstermektedir.
Sonuç olarak Antalya için doğrulanabilir kamu verileri, on yıllık sayısal eğilim analizi yapmaya yeterli değildir. Elde bulunan sınırlı kayıtlar yalnızca TCK m.186 kapsamındaki dosyaların Antalya yargı sisteminde görülebildiğini ortaya koymaktadır.
Son tüketim tarihi geçmiş veya bozulmuş ürünün satışa sunulması ciddi idari ve cezai sonuçlar doğurabilir. TCK m.186 kapsamında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Bununla birlikte mahkûmiyet için ürünün yalnızca tarihinin geçmiş olması yeterli değildir; ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş ve insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun teknik delillerle belirlenmesi gerekir.
Son tüketim tarihi geçmiş gıdalar bakımından 5996 sayılı Kanun hükümleri ayrıca uygulanır. Tavsiye edilen tüketim tarihinin geçmesi ise ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez. Ürünün niteliği, saklama koşulları, laboratuvar sonucu, satış amacı ve sorumlu kişilerin bilgisi her olayda ayrı ayrı değerlendirilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi içermez.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Bir kişinin evine, evinin eklentisine veya özel iş yerine rızası dışında girmek ya da izinle girdikten sonra çıkması istenmesine rağmen çıkmamak, TCK m.116 kapsamında konut veya iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturabilir.Suçun oluşması için kapının kırılması, eşya çalınması veya evde yaşayan kişinin yaralanması gerekmez. Rızaya aykırı giriş tek başına yeterli olabilir. Ancak bahçe, iş... +Devamını oku
-
Bir kişiyi istemediği hâlde eve, odaya, araca veya başka bir yere kilitlemek; çıkışını fiziksel güç, tehdit veya başka bir yöntemle engellemek TCK m.109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir.Suçun oluşması için mağdurun mutlaka bağlanması veya uzun süre kapalı tutulması gerekmez. Kişinin istediği yere gitme veya bulunduğu yerden ayrılma özgürlüğünün hukuka aykırı... +Devamını oku
-
Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiCeza kanunu Madde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş... +Devamını oku
-
Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaMadde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
-
Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
Suçun unsurları nelerdir?Suçun unsurları, kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsurdur. Kanuni unsur, suçun yasada tanımlanmış olmasıdır. Maddi unsur, suçun fiilen işlenmesidir. Manevi unsur ise failin kusurlu olmasıdır.
-
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
-
İhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a) Hileli davranışlarla;1. İhaleye katılma... +Devamını oku
-
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaCeza kanunu Madde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise... +Devamını oku
-
Evet. Banka hesabını, IBAN numarasını, banka kartını veya mobil bankacılık bilgilerini yasa dışı bahis para trafiğinde kullanılacağını bilerek başkasına vermek suç oluşturabilir.Fiilin niteliğine göre;7258 sayılı Kanun m.5/1-c kapsamında yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık,TCK m.282 kapsamında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,TCK m.37–39 kapsamında faillik,... +Devamını oku
-
Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
-
Ödünç Alınan Arabayı Geri Vermemek Suç mu? — TCK m.155Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki DeğerlendirmeÖdünç alınan arabanın geri verilmemesi, olayın koşullarına göre güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Ancak teslim tarihinin geçirilmesi tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Aracın hangi amaçla teslim edildiği, kullanım izninin kapsamı, iade etmeme... +Devamını oku
-
Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
-
Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
-
Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
-
Hükûmete karşı suçMadde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
-
Hırsızlık Suçu: TCK m.142 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 142. maddesi, hırsızlık suçunu düzenleyen ana hüküm olup, bu suç, başkasının malını haksız olarak almayı ve bu şekilde malvarlığına zarar verme fiilini kapsar.TCK m.142/1’de, “bir kimsenin malını haksız olarak alma” suçu tanımlanmış ve bu suçun cezası, hapis cezası ile belirlenmiştir. Hırsızlık suçu, toplumda... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarKarşılıklılık koşuluMadde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırıMadde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarKarşılıklılık koşuluMadde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
Meşru müdafaa, hukuka uygunluk sebeplerinden biri olup, bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı bertaraf etmek amacıyla orantılı bir savunmada bulunmasıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 25/1 uyarınca, hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilen meşru müdafaa, cezai sorumluluğu ortadan kaldırır.Meşru Müdafaanın ŞartlarıHaksız Bir Saldırının Mevcut Olması: Meşru müdafaanın... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Güveni kötüye kullanmaMadde 155(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
-
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
-
Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku