Kendini Savunurken Birini Yaralamak Suç mu? - TCK m.25

Bir kişi kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı, o anda ve saldırıyla orantılı biçimde durdurmak için saldırganı yaralarsa meşru savunma hükümlerinden yararlanabilir. TCK m.25’teki bütün koşullar gerçekleşmişse yapılan yaralama hukuka uygun kabul edilir ve kişi hakkında ceza verilmez.

Ancak saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurmak, intikam amacıyla hareket etmek veya saldırıyla açıkça orantısız güç kullanmak meşru savunma sayılmayabilir. Bu durumda kasten yaralama veya meydana gelen sonuca göre daha ağır bir suç gündeme gelebilir.

Meşru Savunma Nedir?

Türk Ceza Kanunu m.25/1 meşru savunmayı şu şartlarla düzenlemektedir:

  • Kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş haksız saldırı bulunması,
  • Saldırının gerçekleşiyor, gerçekleşmesinin veya tekrarının kesin olması,
  • Savunmanın saldırıyı o anda uzaklaştırmak amacıyla yapılması,
  • Savunmanın zorunlu olması,
  • Savunma ile saldırı arasında olayın koşullarına göre orantı bulunması.

Bu şartların tamamı gerçekleştiğinde yaralama fiili hukuka uygun kabul edilir. TCK m.25’in güncel metninde, bu şartlar altında işlenen fiiller nedeniyle faile ceza verilmeyeceği açıkça düzenlenmiştir. cdn.tbmm.gov.tr

Meşru Savunmanın Şartları Nelerdir?

Haksız bir saldırı bulunmalıdır

Meşru savunmadan söz edilebilmesi için hukuken korunmayan ve bir hakka yönelen haksız saldırı bulunmalıdır.

Saldırı;

  • Yaşam hakkına,
  • Vücut bütünlüğüne,
  • Cinsel dokunulmazlığa,
  • Özgürlüğe,
  • Konut dokunulmazlığına,
  • Mülkiyet hakkına,
  • Başka bir kişiye ait herhangi bir hakka

yönelmiş olabilir.

Saldırının mutlaka yumruk, bıçak veya silahla yapılması gerekmez. Ancak savunma amacıyla güç kullanılabilmesi için saldırının gerçek, ciddi ve haksız olması gerekir.

Saldırı devam ediyor olmalıdır

Meşru savunma, gerçekleşen veya gerçekleşmesi ya da tekrarı kesin olan saldırıya karşı yapılabilir.

Saldırı sona ermiş ve saldırgan uzaklaşmışsa peşinden giderek vurmak, kural olarak saldırıyı önlemeye değil intikam almaya yönelik kabul edilebilir. Bu durumda TCK m.25 yerine kasten yaralama ve koşulları varsa haksız tahrik hükümleri değerlendirilir.

Sadece gelecekte saldırıya uğrama ihtimali veya soyut bir korku, meşru savunma için yeterli değildir. Bununla birlikte saldırının başlamasını beklemek zorunlu değildir; gerçekleşmesi kesin ve yakın olan saldırıya karşı savunma yapılabilir.

Savunma zorunlu olmalıdır

Yapılan hareketin saldırıyı durdurmaya yönelik olması gerekir. Savunmanın amacı saldırganı cezalandırmak, intikam almak veya etkisiz hâle geldikten sonra zarar vermeye devam etmek olamaz.

Savunma, saldırıyı uzaklaştırmak için gerekli olan ölçüyle sınırlı kalmalıdır. Saldırgan etkisiz hâle getirildikten sonra vurmaya devam edilmesi, savunma sınırlarının aşılması sonucunu doğurabilir.

Savunma saldırıyla orantılı olmalıdır

Orantı, kullanılan araçların mutlaka aynı olması anlamına gelmez. Yumruğa yalnızca yumrukla, bıçağa yalnızca bıçakla karşılık verilmesi şeklinde kesin bir kural yoktur.

Orantı değerlendirilirken:

  • Saldırının şiddeti,
  • Kullanılan araç,
  • Tarafların fiziksel durumu,
  • Kişi sayısı,
  • Saldırının yöneldiği hak,
  • Olayın gerçekleştiği yer ve zaman,
  • Savunma sırasında mevcut koşullar,
  • Saldırının doğurabileceği tehlike

birlikte değerlendirilir.

Savunmanın saldırıya göre açıkça gereksiz ve aşırı olması durumunda tam meşru savunma hükümleri uygulanmayabilir.

İlk Yumruğu Karşı Taraf Attıysa Meşru Savunma Olur mu?

İlk haksız saldırının karşı taraftan gelmesi meşru savunma bakımından önemli bir delildir; ancak tek başına yeterli değildir.

Karşı tarafın ilk yumruğu atmasından sonra saldırı devam ederken onu durdurmak için zorunlu ve orantılı biçimde karşılık verilmesi meşru savunma sayılabilir. Buna karşılık saldırı bittikten sonra karşı tarafı yakalayıp dövmek veya etkisiz hâle gelmesine rağmen vurmaya devam etmek meşru savunma kapsamında olmayabilir.

Bu nedenle yalnızca “ilk o vurdu” açıklamasına değil, savunmanın ne zaman başladığına, ne kadar sürdüğüne ve hangi amaçla yapıldığına bakılır.

Karşılıklı Kavgada Meşru Savunma Olur mu?

Tarafların isteyerek karşılıklı kavgaya girmesi, meşru savunma değerlendirmesini güçleştirebilir. Her iki tarafın da gerçekleştirdiği hareketler ayrı ayrı incelenir.

Karşılıklı kavga sırasında:

  • Kavgayı kimin başlattığı,
  • Tarafların kavgaya gönüllü olarak katılıp katılmadığı,
  • Saldırının hangi aşamada ağırlaştığı,
  • Taraflardan birinin kavgadan çekilmeye çalışıp çalışmadığı,
  • Savunma görünümündeki hareketin saldırı amacı taşıyıp taşımadığı

araştırılır.

Kişinin daha önce kavgaya karışmış olması, sonradan ortaya çıkan yeni ve ağır bir saldırı karşısında meşru savunma ihtimalini her durumda ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, yaralama hareketinin yapıldığı andaki koşullardır.

Başkasını Savunurken Birini Yaralamak Suç mu?

TCK m.25 yalnızca kişinin kendi hakkını savunmasını düzenlemez. Başkasına ait bir hakkı korumak için yapılan zorunlu ve orantılı müdahale de meşru savunma kapsamında olabilir.

Örneğin saldırıya uğrayan bir kişiyi korumak için saldırganı itmek, tutmak veya saldırıyı durduracak ölçüde müdahalede bulunmak meşru savunma sayılabilir.

Başkasını koruma gerekçesi, saldırgan etkisiz hâle geldikten sonra vurmaya devam etme hakkı vermez. Müdahalenin amacı saldırıyı durdurmak olmalıdır.

Evine Giren Birini Yaralamak Meşru Savunma mıdır?

Bir kişinin izinsiz olarak eve girmesi konut dokunulmazlığına yönelik haksız saldırı oluşturabilir. Ancak eve giren kişinin yaralanması her durumda otomatik olarak meşru savunma sayılmaz.

Değerlendirmede:

  • Eve girme eyleminin devam edip etmediği,
  • Kişinin evdekilere saldırıp saldırmadığı,
  • Saldırının ağırlığı,
  • Savunmanın gerekli olup olmadığı,
  • Kullanılan gücün saldırıyla orantısı

incelenir.

Eve giren ve saldırmaya devam eden kişiyi durdurmak amacıyla yapılan zorunlu müdahale meşru savunma olabilir. Kaçan veya etkisiz hâle gelen kişinin arkasından saldırılması ise meşru savunma şartlarını taşımayabilir.

Bıçaklı Saldırgana Karşı Silah Kullanmak Meşru Savunma mıdır?

Bıçaklı saldırıya karşı silah kullanılması otomatik olarak orantısız kabul edilmez. Saldırının ölüm veya ağır yaralanma tehlikesi oluşturması, savunma sırasında başka etkili bir imkânın bulunmaması ve silah kullanımının saldırıyı durdurma amacı taşıması hâlinde meşru savunma gündeme gelebilir.

Ancak saldırgan silahını bırakmış, kaçmaya başlamış veya başka şekilde etkisiz hâle gelmişse sonradan silah kullanılması meşru savunma kapsamında olmayabilir.

Ruhsatsız silahla meşru savunmada bulunulması durumunda yaralama fiili meşru savunma sayılabilse bile ruhsatsız silahı bulundurma veya taşıma nedeniyle 6136 sayılı Kanun kapsamındaki ayrı sorumluluk devam edebilir.

Kendini Savunurken Saldırgan Ölürse Ne Olur?

Meşru savunma yalnızca yaralama suçları bakımından uygulanmaz. Haksız saldırıyı zorunlu ve orantılı biçimde durdurmak amacıyla gerçekleştirilen savunma sonucunda saldırganın ölmesi durumunda da TCK m.25 değerlendirilebilir.

Ancak ölüm meydana gelmiş olması nedeniyle;

  • Saldırının ağırlığı,
  • Ölüm tehlikesinin bulunup bulunmadığı,
  • Kullanılan araç,
  • Savunmanın zorunluluğu,
  • Saldırgan etkisiz hâle geldikten sonra eyleme devam edilip edilmediği

özellikle incelenir.

Meşru savunmanın bütün koşulları oluşmuşsa ölüm sonucuna rağmen beraat kararı verilebilir. Şartlar oluşmamışsa kasten öldürme, yaralama sonucunda ölüme neden olma veya olayın özelliklerine göre başka hükümler uygulanabilir.

Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Nedir?

Meşru savunma hakkı sınırsız değildir. Saldırıyı durdurmak için gerekenden açıkça daha fazla güç kullanılması, meşru savunmada sınırın aşılması olarak değerlendirilebilir.

Sınır kast olmadan aşılmışsa

TCK m.27/1’e göre ceza sorumluluğunu kaldıran bir nedende sınır kast olmaksızın aşılmış ve fiilin taksirli şekli de suç olarak düzenlenmişse taksirli suç için öngörülen cezada altıda birden üçte bire kadar indirim yapılır.

Bu hükmün uygulanabilmesi için sınırın bilerek ve isteyerek aşılmaması gerekir.

Sınır korku, heyecan veya telaşla aşılmışsa

TCK m.27/2’ye göre meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa kişiye ceza verilmez. cdn.tbmm.gov.tr

Bu durumda tam meşru savunmadan farklı olarak fiil hukuka uygun sayılmaz; ancak kişinin kusurluluğunu kaldıran koşullar nedeniyle CMK m.223/3-c kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Meşru Savunma ile Haksız Tahrik Arasındaki Fark Nedir?

Meşru savunma ile haksız tahrik aynı değildir.

Meşru savunma Haksız tahrik
Devam eden veya gerçekleşmesi kesin saldırıya karşı yapılır. Haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle hareket edilir.
Şartları varsa fiil hukuka uygundur. Fiil suç olmaya devam eder.
Beraat kararı verilebilir. Yalnızca cezada indirim yapılır.
Savunmanın zorunlu ve orantılı olması gerekir. TCK m.29’a göre ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilebilir.

Saldırı bittikten sonra öfkeyle karşı tarafa zarar verilmesi meşru savunma değil, koşulları bulunuyorsa haksız tahrik kapsamında değerlendirilebilir.

Saldırı Var Sanılarak Birinin Yaralanması

TCK m.30/3’e göre kişi, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan bir nedenin koşullarının gerçekleştiği konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse bu hatasından yararlanır.

Örneğin kişinin somut koşullar nedeniyle saldırıya uğrayacağını kaçınılmaz biçimde zannederek savunmada bulunması hâlinde hata hükümleri gündeme gelebilir. Ancak yalnızca soyut korku, kuruntu veya dikkatsiz değerlendirme her durumda bu hükmün uygulanmasını sağlamaz.

Meşru Savunma Varsa Mahkeme Hangi Kararı Verir?

Meşru savunma bir hukuka uygunluk nedenidir. Savunmanın bütün şartları oluşmuşsa CMK m.223/2-d gereğince beraat kararı verilir.

Kanuna göre yüklenen fiil sanık tarafından gerçekleştirilmiş olsa bile olayda hukuka uygunluk nedeni bulunması beraat sebebidir. mevzuat.adalet.gov.tr

Tam meşru savunma ile sınırın korku, heyecan veya telaş nedeniyle aşılması birbirinden farklıdır:

  • Tam meşru savunma: Beraat kararı,
  • TCK m.27/2 kapsamında sınırın mazur görülebilecek nedenle aşılması: Ceza verilmesine yer olmadığı kararı,
  • Koşulların oluşmaması: İlgili yaralama veya öldürme suçundan mahkûmiyet gündeme gelebilir.

Meşru Savunmayı Kim İspatlamalıdır?

Savcılık ve mahkeme olayın maddi gerçeğini araştırır. Meşru savunma iddiası yalnızca sanığın beyanına göre değil, dosyadaki bütün deliller üzerinden değerlendirilir.

Özellikle şu deliller önem taşıyabilir:

  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Tarafların adli muayene raporları,
  • Savunan kişinin vücudundaki yaralar,
  • Olay yeri inceleme tutanakları,
  • Saldırıda kullanılan araçlar,
  • 112 ve kolluk çağrı kayıtları,
  • Tarafların mesajları ve tehditleri,
  • Olaydan hemen sonraki davranışlar,
  • Silah, bıçak veya diğer eşyalara ilişkin incelemeler.

CMK m.217 uyarınca mahkeme, kararını duruşmada tartışılmış ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayandırır.

Savunma Sonrasında Ne Yapılmalıdır?

Savunmada bulunan kişinin saldırı sona erdikten sonra eylemine devam etmemesi gerekir. Olay sonrasında:

  • Kolluğa ve gerekiyorsa 112’ye haber verilmesi,
  • Yaralı kişiler için yardım çağrılması,
  • Olay yerindeki delillere müdahale edilmemesi,
  • Savunan kişinin de yaraları varsa adli muayene raporu alınması,
  • Kamera görüntülerinin ve tanık bilgilerinin korunması,
  • Olayın gerçekleşme sırasının eksiksiz anlatılması

meşru savunma iddiasının değerlendirilmesi açısından önem taşıyabilir.

Yaralıya yardım çağrılması tek başına hukuki nitelendirmeyi belirlemez; ancak olayın bütün koşullarıyla birlikte değerlendirilir.

Meşru Savunmada Tazminat Ödenir mi?

Türk Borçlar Kanunu m.64’e göre haklı savunmada bulunan kişi, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz.

Ancak savunmanın sınırları aşılmışsa veya saldırıyla ilgisi olmayan üçüncü bir kişiye zarar verilmişse tazminat sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir. Ceza sorumluluğuyla hukuki tazminat sorumluluğu her durumda aynı sonuca bağlanmayabilir.

Sonuç

Kendini veya başkasını savunurken birini yaralamak, TCK m.25’teki meşru savunma şartlarının tamamı bulunuyorsa suç oluşturmaz ve CMK m.223/2-d uyarınca beraat kararı verilir.

Meşru savunma için haksız ve güncel bir saldırı bulunmalı; yapılan müdahale saldırıyı o anda durdurmak için zorunlu ve orantılı olmalıdır. Saldırı sona erdikten sonra intikam amacıyla vurmak veya etkisiz hâle gelen kişiye zarar vermeye devam etmek meşru savunma kapsamında değildir.

Savunma sınırı mazur görülebilecek korku, heyecan veya telaş nedeniyle aşılmışsa TCK m.27/2 uyarınca ceza verilmeyebilir. Şartlar oluşmamışsa meydana gelen sonuca göre kasten yaralama, silahla yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama veya öldürme hükümleri uygulanabilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
  • Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı SuçlarCumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.... +Devamını oku
  • Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
  • Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
  • Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
  • Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
  • Bozulmuş veya son tüketim tarihi geçmiş bir ürünü satmak, olayın özelliklerine göre hem ceza suçuna hem de idari yaptırıma yol açabilir. Ancak ürünün tarihinin geçmiş olması, tek başına her durumda Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesindeki suçun oluştuğu anlamına gelmez.TCK m.186’nın uygulanabilmesi için gıda, içecek veya ilacın bozulmuş ya da değiştirilmiş olması ve kişilerin hayatını veya... +Devamını oku
  • Kamu Güvenine Karşı SuçlarKıymetli damgada sahtecilikMadde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Sahteliğini... +Devamını oku
  • Askerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet... +Devamını oku
  • Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç; bir kişinin rızası dışında gerçekleştirilen cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesiyle oluşur.Halk arasında kullanılan “tecavüz” kelimesi, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması şeklinde gerçekleştirilen eylemler, TCK m.102/2 kapsamında cinsel... +Devamını oku
  • Genel Ahlaka Karşı SuçlarHayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
  • Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
  • Hayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
  • Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
  • Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
  • Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
  • Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
  • Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
  • Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
  • Taksirle Öldürme Suçu Nedir? Türk Ceza Hukukuna Göre Cezaları Nelerdir?Taksirle öldürme suçu, bir kişinin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihmal ederek, istemeden bir başkasının ölümüne sebep olması durumudur. Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre, bu suç kasıt olmaksızın meydana geldiği için, bilerek ve isteyerek işlenilen adam öldürme suçundan farklı bir kategoride değerlendirilir.Taksirle Öldürme Suçu ve... +Devamını oku
  • Aile Düzenine Karşı SuçlarBirden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
  • FUHUŞ SUÇU: TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRMEFuhuş suçu, kamu düzenini ve ahlakını korumaya yönelik suç tiplerinden biri olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenmiştir. Bu suç, esas olarak bireyin cinsel dokunulmazlığına değil, toplumun genel ahlakına ve sağlığına yönelen bir tehdit olarak kabul edilmektedir. TCK’nın 227. maddesi, fuhşa teşvik, aracılık etme, yer temin etme ve bu... +Devamını oku
  • Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
  • Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
  • Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
  • İş Yerinde Mobbing Hangi Durumlarda Ceza Davasına Dönüşür?İş yerinde mobbing, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına ve bağımsız bir suç adı olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle her mobbing iddiası kendiliğinden ceza davasına dönüşmez. Uygulanan baskının niteliğine göre eziyet, tehdit, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, hakaret, yaralama, şantaj, cinsel taciz veya kişisel verilerin hukuka aykırı... +Devamını oku
  • Suçun unsurları nelerdir?Suçun unsurları, kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsurdur. Kanuni unsur, suçun yasada tanımlanmış olmasıdır. Maddi unsur, suçun fiilen işlenmesidir. Manevi unsur ise failin kusurlu olmasıdır.Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen... +Devamını oku
  • Doktorun veya başka bir sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz ya da özensiz davranışı hastanın yaralanmasına veya ölümüne neden olursa ceza sorumluluğu doğabilir.Hastanın yaralanması halinde TCK m.89’daki taksirle yaralama, ölmesi halinde ise TCK m.85’teki taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Ancak tedavinin beklenen sonucu vermemesi veya komplikasyon gelişmesi tek başına... +Devamını oku
  • Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
  • Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya... +Devamını oku
  • Antalya Avukat Uğur Azap Hukuk Bürosu, kişilerin ve kurumların karşılaştıkları hukuki meselelerin yürürlükteki mevzuat doğrultusunda incelenmesi, hukuki durumlarının açıklanması ve gerekli işlemlerin takip edilmesi amacıyla hizmet vermektedir. Büronun çalışma anlayışında hukukun üstünlüğü, mesleki bağımsızlık, gizlilik, dürüstlük ve özen ilkeleri esas alınmaktadır.Hukuki bir uyuşmazlığın sağlıklı... +Devamını oku
  • Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
  • Fiyatları etkilemeMadde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında... +Devamını oku
  • Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
  • Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
  • WhatsApp, Instagram, Facebook, X veya başka bir uygulamadaki özel mesajların ekran görüntüsünü izinsiz paylaşmak, paylaşımın içeriğine ve yapıldığı ortama göre suç oluşturabilir. Ancak özel bir yazışmanın ekran görüntüsünü almak veya paylaşmak her durumda otomatik olarak suç değildir.Değerlendirmede; paylaşımı kimin yaptığı, mesajın herkese açık hâle getirilip getirilmediği, paylaşım için rıza... +Devamını oku
  • Dolandırıcılık Suçu (TCK 157-159)1. Dolandırıcılık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 157. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, dolandırıcılık suçunu işlemiş olur."2. Dolandırıcılık Suçunun UnsurlarıDolandırıcılık... +Devamını oku
  • Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
  • Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
  • Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlarİhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a)... +Devamını oku
  • Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
  • Ceza Muhakemesinde Deliller ve İspat AraçlarıGirişCeza muhakemesi hukuku, suç isnadı altındaki birey ile devleti karşı karşıya getiren ve bireyin temel haklarını etkileyebilecek nitelikte bir süreci düzenleyen özel bir yargı alanıdır. Bu süreçte en önemli unsurlardan biri delil sistemidir. Deliller ve ispat araçları, maddi gerçeğe ulaşılmasını ve adil bir yargılamanın gerçekleştirilmesini sağlar... +Devamını oku

Seiten