Kendini Savunurken Birini Yaralamak Suç mu? - TCK m.25

Bir kişi kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı, o anda ve saldırıyla orantılı biçimde durdurmak için saldırganı yaralarsa meşru savunma hükümlerinden yararlanabilir. TCK m.25’teki bütün koşullar gerçekleşmişse yapılan yaralama hukuka uygun kabul edilir ve kişi hakkında ceza verilmez.
Ancak saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurmak, intikam amacıyla hareket etmek veya saldırıyla açıkça orantısız güç kullanmak meşru savunma sayılmayabilir. Bu durumda kasten yaralama veya meydana gelen sonuca göre daha ağır bir suç gündeme gelebilir.
Meşru Savunma Nedir?
Türk Ceza Kanunu m.25/1 meşru savunmayı şu şartlarla düzenlemektedir:
- Kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş haksız saldırı bulunması,
- Saldırının gerçekleşiyor, gerçekleşmesinin veya tekrarının kesin olması,
- Savunmanın saldırıyı o anda uzaklaştırmak amacıyla yapılması,
- Savunmanın zorunlu olması,
- Savunma ile saldırı arasında olayın koşullarına göre orantı bulunması.
Bu şartların tamamı gerçekleştiğinde yaralama fiili hukuka uygun kabul edilir. TCK m.25’in güncel metninde, bu şartlar altında işlenen fiiller nedeniyle faile ceza verilmeyeceği açıkça düzenlenmiştir. cdn.tbmm.gov.tr
Meşru Savunmanın Şartları Nelerdir?
Haksız bir saldırı bulunmalıdır
Meşru savunmadan söz edilebilmesi için hukuken korunmayan ve bir hakka yönelen haksız saldırı bulunmalıdır.
Saldırı;
- Yaşam hakkına,
- Vücut bütünlüğüne,
- Cinsel dokunulmazlığa,
- Özgürlüğe,
- Konut dokunulmazlığına,
- Mülkiyet hakkına,
- Başka bir kişiye ait herhangi bir hakka
yönelmiş olabilir.
Saldırının mutlaka yumruk, bıçak veya silahla yapılması gerekmez. Ancak savunma amacıyla güç kullanılabilmesi için saldırının gerçek, ciddi ve haksız olması gerekir.
Saldırı devam ediyor olmalıdır
Meşru savunma, gerçekleşen veya gerçekleşmesi ya da tekrarı kesin olan saldırıya karşı yapılabilir.
Saldırı sona ermiş ve saldırgan uzaklaşmışsa peşinden giderek vurmak, kural olarak saldırıyı önlemeye değil intikam almaya yönelik kabul edilebilir. Bu durumda TCK m.25 yerine kasten yaralama ve koşulları varsa haksız tahrik hükümleri değerlendirilir.
Sadece gelecekte saldırıya uğrama ihtimali veya soyut bir korku, meşru savunma için yeterli değildir. Bununla birlikte saldırının başlamasını beklemek zorunlu değildir; gerçekleşmesi kesin ve yakın olan saldırıya karşı savunma yapılabilir.
Savunma zorunlu olmalıdır
Yapılan hareketin saldırıyı durdurmaya yönelik olması gerekir. Savunmanın amacı saldırganı cezalandırmak, intikam almak veya etkisiz hâle geldikten sonra zarar vermeye devam etmek olamaz.
Savunma, saldırıyı uzaklaştırmak için gerekli olan ölçüyle sınırlı kalmalıdır. Saldırgan etkisiz hâle getirildikten sonra vurmaya devam edilmesi, savunma sınırlarının aşılması sonucunu doğurabilir.
Savunma saldırıyla orantılı olmalıdır
Orantı, kullanılan araçların mutlaka aynı olması anlamına gelmez. Yumruğa yalnızca yumrukla, bıçağa yalnızca bıçakla karşılık verilmesi şeklinde kesin bir kural yoktur.
Orantı değerlendirilirken:
- Saldırının şiddeti,
- Kullanılan araç,
- Tarafların fiziksel durumu,
- Kişi sayısı,
- Saldırının yöneldiği hak,
- Olayın gerçekleştiği yer ve zaman,
- Savunma sırasında mevcut koşullar,
- Saldırının doğurabileceği tehlike
birlikte değerlendirilir.
Savunmanın saldırıya göre açıkça gereksiz ve aşırı olması durumunda tam meşru savunma hükümleri uygulanmayabilir.
İlk Yumruğu Karşı Taraf Attıysa Meşru Savunma Olur mu?
İlk haksız saldırının karşı taraftan gelmesi meşru savunma bakımından önemli bir delildir; ancak tek başına yeterli değildir.
Karşı tarafın ilk yumruğu atmasından sonra saldırı devam ederken onu durdurmak için zorunlu ve orantılı biçimde karşılık verilmesi meşru savunma sayılabilir. Buna karşılık saldırı bittikten sonra karşı tarafı yakalayıp dövmek veya etkisiz hâle gelmesine rağmen vurmaya devam etmek meşru savunma kapsamında olmayabilir.
Bu nedenle yalnızca “ilk o vurdu” açıklamasına değil, savunmanın ne zaman başladığına, ne kadar sürdüğüne ve hangi amaçla yapıldığına bakılır.
Karşılıklı Kavgada Meşru Savunma Olur mu?
Tarafların isteyerek karşılıklı kavgaya girmesi, meşru savunma değerlendirmesini güçleştirebilir. Her iki tarafın da gerçekleştirdiği hareketler ayrı ayrı incelenir.
Karşılıklı kavga sırasında:
- Kavgayı kimin başlattığı,
- Tarafların kavgaya gönüllü olarak katılıp katılmadığı,
- Saldırının hangi aşamada ağırlaştığı,
- Taraflardan birinin kavgadan çekilmeye çalışıp çalışmadığı,
- Savunma görünümündeki hareketin saldırı amacı taşıyıp taşımadığı
araştırılır.
Kişinin daha önce kavgaya karışmış olması, sonradan ortaya çıkan yeni ve ağır bir saldırı karşısında meşru savunma ihtimalini her durumda ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, yaralama hareketinin yapıldığı andaki koşullardır.
Başkasını Savunurken Birini Yaralamak Suç mu?
TCK m.25 yalnızca kişinin kendi hakkını savunmasını düzenlemez. Başkasına ait bir hakkı korumak için yapılan zorunlu ve orantılı müdahale de meşru savunma kapsamında olabilir.
Örneğin saldırıya uğrayan bir kişiyi korumak için saldırganı itmek, tutmak veya saldırıyı durduracak ölçüde müdahalede bulunmak meşru savunma sayılabilir.
Başkasını koruma gerekçesi, saldırgan etkisiz hâle geldikten sonra vurmaya devam etme hakkı vermez. Müdahalenin amacı saldırıyı durdurmak olmalıdır.
Evine Giren Birini Yaralamak Meşru Savunma mıdır?
Bir kişinin izinsiz olarak eve girmesi konut dokunulmazlığına yönelik haksız saldırı oluşturabilir. Ancak eve giren kişinin yaralanması her durumda otomatik olarak meşru savunma sayılmaz.
Değerlendirmede:
- Eve girme eyleminin devam edip etmediği,
- Kişinin evdekilere saldırıp saldırmadığı,
- Saldırının ağırlığı,
- Savunmanın gerekli olup olmadığı,
- Kullanılan gücün saldırıyla orantısı
incelenir.
Eve giren ve saldırmaya devam eden kişiyi durdurmak amacıyla yapılan zorunlu müdahale meşru savunma olabilir. Kaçan veya etkisiz hâle gelen kişinin arkasından saldırılması ise meşru savunma şartlarını taşımayabilir.
Bıçaklı Saldırgana Karşı Silah Kullanmak Meşru Savunma mıdır?
Bıçaklı saldırıya karşı silah kullanılması otomatik olarak orantısız kabul edilmez. Saldırının ölüm veya ağır yaralanma tehlikesi oluşturması, savunma sırasında başka etkili bir imkânın bulunmaması ve silah kullanımının saldırıyı durdurma amacı taşıması hâlinde meşru savunma gündeme gelebilir.
Ancak saldırgan silahını bırakmış, kaçmaya başlamış veya başka şekilde etkisiz hâle gelmişse sonradan silah kullanılması meşru savunma kapsamında olmayabilir.
Ruhsatsız silahla meşru savunmada bulunulması durumunda yaralama fiili meşru savunma sayılabilse bile ruhsatsız silahı bulundurma veya taşıma nedeniyle 6136 sayılı Kanun kapsamındaki ayrı sorumluluk devam edebilir.
Kendini Savunurken Saldırgan Ölürse Ne Olur?
Meşru savunma yalnızca yaralama suçları bakımından uygulanmaz. Haksız saldırıyı zorunlu ve orantılı biçimde durdurmak amacıyla gerçekleştirilen savunma sonucunda saldırganın ölmesi durumunda da TCK m.25 değerlendirilebilir.
Ancak ölüm meydana gelmiş olması nedeniyle;
- Saldırının ağırlığı,
- Ölüm tehlikesinin bulunup bulunmadığı,
- Kullanılan araç,
- Savunmanın zorunluluğu,
- Saldırgan etkisiz hâle geldikten sonra eyleme devam edilip edilmediği
özellikle incelenir.
Meşru savunmanın bütün koşulları oluşmuşsa ölüm sonucuna rağmen beraat kararı verilebilir. Şartlar oluşmamışsa kasten öldürme, yaralama sonucunda ölüme neden olma veya olayın özelliklerine göre başka hükümler uygulanabilir.
Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Nedir?
Meşru savunma hakkı sınırsız değildir. Saldırıyı durdurmak için gerekenden açıkça daha fazla güç kullanılması, meşru savunmada sınırın aşılması olarak değerlendirilebilir.
Sınır kast olmadan aşılmışsa
TCK m.27/1’e göre ceza sorumluluğunu kaldıran bir nedende sınır kast olmaksızın aşılmış ve fiilin taksirli şekli de suç olarak düzenlenmişse taksirli suç için öngörülen cezada altıda birden üçte bire kadar indirim yapılır.
Bu hükmün uygulanabilmesi için sınırın bilerek ve isteyerek aşılmaması gerekir.
Sınır korku, heyecan veya telaşla aşılmışsa
TCK m.27/2’ye göre meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa kişiye ceza verilmez. cdn.tbmm.gov.tr
Bu durumda tam meşru savunmadan farklı olarak fiil hukuka uygun sayılmaz; ancak kişinin kusurluluğunu kaldıran koşullar nedeniyle CMK m.223/3-c kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
Meşru Savunma ile Haksız Tahrik Arasındaki Fark Nedir?
Meşru savunma ile haksız tahrik aynı değildir.
| Meşru savunma | Haksız tahrik |
|---|---|
| Devam eden veya gerçekleşmesi kesin saldırıya karşı yapılır. | Haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle hareket edilir. |
| Şartları varsa fiil hukuka uygundur. | Fiil suç olmaya devam eder. |
| Beraat kararı verilebilir. | Yalnızca cezada indirim yapılır. |
| Savunmanın zorunlu ve orantılı olması gerekir. | TCK m.29’a göre ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilebilir. |
Saldırı bittikten sonra öfkeyle karşı tarafa zarar verilmesi meşru savunma değil, koşulları bulunuyorsa haksız tahrik kapsamında değerlendirilebilir.
Saldırı Var Sanılarak Birinin Yaralanması
TCK m.30/3’e göre kişi, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan bir nedenin koşullarının gerçekleştiği konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse bu hatasından yararlanır.
Örneğin kişinin somut koşullar nedeniyle saldırıya uğrayacağını kaçınılmaz biçimde zannederek savunmada bulunması hâlinde hata hükümleri gündeme gelebilir. Ancak yalnızca soyut korku, kuruntu veya dikkatsiz değerlendirme her durumda bu hükmün uygulanmasını sağlamaz.
Meşru Savunma Varsa Mahkeme Hangi Kararı Verir?
Meşru savunma bir hukuka uygunluk nedenidir. Savunmanın bütün şartları oluşmuşsa CMK m.223/2-d gereğince beraat kararı verilir.
Kanuna göre yüklenen fiil sanık tarafından gerçekleştirilmiş olsa bile olayda hukuka uygunluk nedeni bulunması beraat sebebidir. mevzuat.adalet.gov.tr
Tam meşru savunma ile sınırın korku, heyecan veya telaş nedeniyle aşılması birbirinden farklıdır:
- Tam meşru savunma: Beraat kararı,
- TCK m.27/2 kapsamında sınırın mazur görülebilecek nedenle aşılması: Ceza verilmesine yer olmadığı kararı,
- Koşulların oluşmaması: İlgili yaralama veya öldürme suçundan mahkûmiyet gündeme gelebilir.
Meşru Savunmayı Kim İspatlamalıdır?
Savcılık ve mahkeme olayın maddi gerçeğini araştırır. Meşru savunma iddiası yalnızca sanığın beyanına göre değil, dosyadaki bütün deliller üzerinden değerlendirilir.
Özellikle şu deliller önem taşıyabilir:
- Kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Tarafların adli muayene raporları,
- Savunan kişinin vücudundaki yaralar,
- Olay yeri inceleme tutanakları,
- Saldırıda kullanılan araçlar,
- 112 ve kolluk çağrı kayıtları,
- Tarafların mesajları ve tehditleri,
- Olaydan hemen sonraki davranışlar,
- Silah, bıçak veya diğer eşyalara ilişkin incelemeler.
CMK m.217 uyarınca mahkeme, kararını duruşmada tartışılmış ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayandırır.
Savunma Sonrasında Ne Yapılmalıdır?
Savunmada bulunan kişinin saldırı sona erdikten sonra eylemine devam etmemesi gerekir. Olay sonrasında:
- Kolluğa ve gerekiyorsa 112’ye haber verilmesi,
- Yaralı kişiler için yardım çağrılması,
- Olay yerindeki delillere müdahale edilmemesi,
- Savunan kişinin de yaraları varsa adli muayene raporu alınması,
- Kamera görüntülerinin ve tanık bilgilerinin korunması,
- Olayın gerçekleşme sırasının eksiksiz anlatılması
meşru savunma iddiasının değerlendirilmesi açısından önem taşıyabilir.
Yaralıya yardım çağrılması tek başına hukuki nitelendirmeyi belirlemez; ancak olayın bütün koşullarıyla birlikte değerlendirilir.
Meşru Savunmada Tazminat Ödenir mi?
Türk Borçlar Kanunu m.64’e göre haklı savunmada bulunan kişi, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz.
Ancak savunmanın sınırları aşılmışsa veya saldırıyla ilgisi olmayan üçüncü bir kişiye zarar verilmişse tazminat sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir. Ceza sorumluluğuyla hukuki tazminat sorumluluğu her durumda aynı sonuca bağlanmayabilir.
Sonuç
Kendini veya başkasını savunurken birini yaralamak, TCK m.25’teki meşru savunma şartlarının tamamı bulunuyorsa suç oluşturmaz ve CMK m.223/2-d uyarınca beraat kararı verilir.
Meşru savunma için haksız ve güncel bir saldırı bulunmalı; yapılan müdahale saldırıyı o anda durdurmak için zorunlu ve orantılı olmalıdır. Saldırı sona erdikten sonra intikam amacıyla vurmak veya etkisiz hâle gelen kişiye zarar vermeye devam etmek meşru savunma kapsamında değildir.
Savunma sınırı mazur görülebilecek korku, heyecan veya telaş nedeniyle aşılmışsa TCK m.27/2 uyarınca ceza verilmeyebilir. Şartlar oluşmamışsa meydana gelen sonuca göre kasten yaralama, silahla yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama veya öldürme hükümleri uygulanabilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
Telefon Numarasını İlan Sitesine İzinsiz Yazmak Suç mu?Bir kişiye ait telefon numarasının, bilgisi ve hukuka uygun bir neden bulunmadan ilan sitesinde paylaşılması TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunu oluşturabilir.Telefon numarası, belirli veya belirlenebilir gerçek kişiyle bağlantı kurulmasını sağlayan bir kişisel veridir. Numaranın satılık ürün, kiralık ev,... +Devamını oku
-
Milli Savunmaya Karşı SuçlarAskerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET VERME SUÇU VE TÜRK CEZA HUKUKUNDAKİ DÜZENLEMESİ1. GirişTaksirle ölüme sebebiyet verme suçu, Türk Ceza Hukuku’nda dikkat çeken ve uygulamada oldukça sık karşılaşılan bir suç tipidir. Bu suç tipi genellikle trafik kazaları, iş kazaları, ihmali davranışlar veya öngörülebilir tehlikelerin dikkate alınmaması gibi durumlar sonucunda meydana gelmektedir. Türk Ceza Kanunu, suçun... +Devamını oku
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
-
Başkasının Kimliğini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 268. maddesi, başkasının kimliğini kullanma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini haksız bir şekilde kullanarak, o kişinin yerine işlem yapması veya onun kimliğini taklit etmesiyle oluşur. TCK m.268/1, “başkasının kimlik bilgilerini kullanarak herhangi bir suç... +Devamını oku
-
Hırsızlık Suçu (TCK 141-147)1. Hırsızlık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıHırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 141. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Başkasına ait olan taşınabilir bir malı, sahibinin rızası olmadan kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla alan kişi, hırsızlık suçunu işlemiş olur."2. Hırsızlık Suçunun UnsurlarıHırsızlık suçunun oluşabilmesi için... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Oyuncak veya Kurusıkı Tabancayla Gasp Yapmanın Cezası Nedir?Halk arasında “gasp” olarak bilinen fiil, Türk Ceza Kanunu’nda yağma suçu olarak düzenlenmiştir. Bir kişinin oyuncak veya kurusıkı tabancayla korkutularak parasının, telefonunun, aracının ya da başka bir malının alınması yağma suçunu oluşturabilir.Kullanılan tabancanın gerçek olmaması, eylemi kendiliğinden hırsızlığa veya basit tehdide... +Devamını oku
-
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
-
Siyasal veya askerî casuslukMadde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil;a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse,b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
-
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku
-
Cinsel Taciz İftirası Karşısında Yapılması Gerekenler: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGirişCinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 105. maddesinde düzenlenmiş olup kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruma amacı güder. Ancak kimi durumlarda, bu suçla ilgili olarak asılsız iddialar ileri sürülebilmekte ve kişiler hakkında cinsel taciz iftirası yöneltilebilmektedir. Bu durum, yalnızca... +Devamını oku
-
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
-
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku
-
Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
-
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
-
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
-
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
-
İftira Suçu ve Zamanaşımı: TCK m.267 Kapsamında Cezai ve Süresel DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi, bir kimseye işlemediği bir suçu isnat eden ve bu nedenle hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasına neden olan kişilere yönelik iftira suçunu düzenlemektedir. TCK m.267/1’e göre, “yetkili makamlara suç işlemediğini bildiği halde bir kimse hakkında ihbarda veya şikâyette bulunan... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
-
Ceza ehliyeti nedir?Ceza ehliyeti, bir kişinin işlediği suçtan dolayı cezalandırılabilme ehliyetidir. Türk Ceza Kanunu'na göre, 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza ehliyeti yoktur. 12-15 yaş arası çocuklar ise kısmen ceza ehliyetine sahiptir.
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
-
Instagram, Facebook ve X’te Hakaret Etmenin Cezası Nedir?Instagram, Facebook, X ve benzeri sosyal medya platformlarında bir kişiye küfür etmek, aşağılayıcı ifadeler kullanmak veya kişinin onurunu, şerefini ve saygınlığını zedeleyebilecek bir fiil isnat etmek hakaret suçunu oluşturabilir.Sosyal medyada hakaret suçu; paylaşım, yorum, hikâye, doğrudan mesaj, fotoğraf, video veya ses kaydı yoluyla... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkYağma TCK Madde (TCK 148)(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla... +Devamını oku
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucuMADDE 5(1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.Görevsizlik kararı verilemeyecek hâlMADDE 6(1) İddianamenin... +Devamını oku
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
“Ağır Ceza Avukatı” Kavramı Hukuken Var mıdır?Türkiye’de halk arasında yaygın olarak kullanılan “Ağır Ceza Avukatı” kavramı, bir avukatın sadece ağır ceza mahkemelerinde görülen davalara baktığı izlenimini verse de hukuki anlamda bu şekilde uzmanlık alanına göre avukatlık unvanı bulunmamaktadır.1. Avukatlık Kanunu’na Göre Avukatlık Mesleğinin NiteliğiAvukatlık mesleğinin temel çerçevesi 1136... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamaMadde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kesimini... +Devamını oku
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
-
Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
-
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Kapsamında Detaylı İncelemeNitelikli Dolandırıcılık Nedir?Dolandırıcılık suçu, bir kişinin hileli davranışlarla başkasını aldatarak haksız kazanç sağlamasıdır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) dolandırıcılık suçu, 157. ve 158. maddelerde düzenlenmiştir. Nitelikli dolandırıcılık ise dolandırıcılığın daha ağırlaştırıcı sebeplerle işlenmesi... +Devamını oku
-
MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
-
Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Tedbiri Nedir?GirişCeza muhakemesi hukukunda, şüpheli veya sanığın yargılama sürecinde adaleti engellememesi, delilleri karartmaması veya kaçmaması için uygulanan koruma tedbirleri arasında konutu terk etmeme tedbiri günümüzde sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Kamuoyunda "ev hapsi" olarak da bilinen bu tedbir, bireyin ceza infaz kurumu yerine kendi... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
6136 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre ruhsatsız tabanca satın almak, taşımak veya bulundurmak suçtur. Suçun cezası; silahın nerede bulunduğuna, taşınıp taşınmadığına, silah ve mermi sayısına, silahın niteliğine ve olayın şartlarına göre değişir.Ruhsatsız Tabanca Taşımanın Cezası Nedir?6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesine göre, Kanun’a aykırı şekilde ateşli silah veya bu silaha ait mermileri... +Devamını oku
-
Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Bir kişinin evinin kapısını tekmelemek, kapıyı kırmaya çalışmak veya zor kullanarak açmaya teşebbüs etmek olayın özelliklerine göre mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlale teşebbüs, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarını oluşturabilir.Kapının açılmaması veya kişinin eve girememesi, hiçbir suç oluşmadığı anlamına gelmez. Failin amacı, yaptığı hareketler, kapıda zarar... +Devamını oku
-
Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku