Kendini Savunurken Birini Yaralamak Suç mu? - TCK m.25

Bir kişi kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı, o anda ve saldırıyla orantılı biçimde durdurmak için saldırganı yaralarsa meşru savunma hükümlerinden yararlanabilir. TCK m.25’teki bütün koşullar gerçekleşmişse yapılan yaralama hukuka uygun kabul edilir ve kişi hakkında ceza verilmez.
Ancak saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurmak, intikam amacıyla hareket etmek veya saldırıyla açıkça orantısız güç kullanmak meşru savunma sayılmayabilir. Bu durumda kasten yaralama veya meydana gelen sonuca göre daha ağır bir suç gündeme gelebilir.
Meşru Savunma Nedir?
Türk Ceza Kanunu m.25/1 meşru savunmayı şu şartlarla düzenlemektedir:
- Kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş haksız saldırı bulunması,
- Saldırının gerçekleşiyor, gerçekleşmesinin veya tekrarının kesin olması,
- Savunmanın saldırıyı o anda uzaklaştırmak amacıyla yapılması,
- Savunmanın zorunlu olması,
- Savunma ile saldırı arasında olayın koşullarına göre orantı bulunması.
Bu şartların tamamı gerçekleştiğinde yaralama fiili hukuka uygun kabul edilir. TCK m.25’in güncel metninde, bu şartlar altında işlenen fiiller nedeniyle faile ceza verilmeyeceği açıkça düzenlenmiştir. cdn.tbmm.gov.tr
Meşru Savunmanın Şartları Nelerdir?
Haksız bir saldırı bulunmalıdır
Meşru savunmadan söz edilebilmesi için hukuken korunmayan ve bir hakka yönelen haksız saldırı bulunmalıdır.
Saldırı;
- Yaşam hakkına,
- Vücut bütünlüğüne,
- Cinsel dokunulmazlığa,
- Özgürlüğe,
- Konut dokunulmazlığına,
- Mülkiyet hakkına,
- Başka bir kişiye ait herhangi bir hakka
yönelmiş olabilir.
Saldırının mutlaka yumruk, bıçak veya silahla yapılması gerekmez. Ancak savunma amacıyla güç kullanılabilmesi için saldırının gerçek, ciddi ve haksız olması gerekir.
Saldırı devam ediyor olmalıdır
Meşru savunma, gerçekleşen veya gerçekleşmesi ya da tekrarı kesin olan saldırıya karşı yapılabilir.
Saldırı sona ermiş ve saldırgan uzaklaşmışsa peşinden giderek vurmak, kural olarak saldırıyı önlemeye değil intikam almaya yönelik kabul edilebilir. Bu durumda TCK m.25 yerine kasten yaralama ve koşulları varsa haksız tahrik hükümleri değerlendirilir.
Sadece gelecekte saldırıya uğrama ihtimali veya soyut bir korku, meşru savunma için yeterli değildir. Bununla birlikte saldırının başlamasını beklemek zorunlu değildir; gerçekleşmesi kesin ve yakın olan saldırıya karşı savunma yapılabilir.
Savunma zorunlu olmalıdır
Yapılan hareketin saldırıyı durdurmaya yönelik olması gerekir. Savunmanın amacı saldırganı cezalandırmak, intikam almak veya etkisiz hâle geldikten sonra zarar vermeye devam etmek olamaz.
Savunma, saldırıyı uzaklaştırmak için gerekli olan ölçüyle sınırlı kalmalıdır. Saldırgan etkisiz hâle getirildikten sonra vurmaya devam edilmesi, savunma sınırlarının aşılması sonucunu doğurabilir.
Savunma saldırıyla orantılı olmalıdır
Orantı, kullanılan araçların mutlaka aynı olması anlamına gelmez. Yumruğa yalnızca yumrukla, bıçağa yalnızca bıçakla karşılık verilmesi şeklinde kesin bir kural yoktur.
Orantı değerlendirilirken:
- Saldırının şiddeti,
- Kullanılan araç,
- Tarafların fiziksel durumu,
- Kişi sayısı,
- Saldırının yöneldiği hak,
- Olayın gerçekleştiği yer ve zaman,
- Savunma sırasında mevcut koşullar,
- Saldırının doğurabileceği tehlike
birlikte değerlendirilir.
Savunmanın saldırıya göre açıkça gereksiz ve aşırı olması durumunda tam meşru savunma hükümleri uygulanmayabilir.
İlk Yumruğu Karşı Taraf Attıysa Meşru Savunma Olur mu?
İlk haksız saldırının karşı taraftan gelmesi meşru savunma bakımından önemli bir delildir; ancak tek başına yeterli değildir.
Karşı tarafın ilk yumruğu atmasından sonra saldırı devam ederken onu durdurmak için zorunlu ve orantılı biçimde karşılık verilmesi meşru savunma sayılabilir. Buna karşılık saldırı bittikten sonra karşı tarafı yakalayıp dövmek veya etkisiz hâle gelmesine rağmen vurmaya devam etmek meşru savunma kapsamında olmayabilir.
Bu nedenle yalnızca “ilk o vurdu” açıklamasına değil, savunmanın ne zaman başladığına, ne kadar sürdüğüne ve hangi amaçla yapıldığına bakılır.
Karşılıklı Kavgada Meşru Savunma Olur mu?
Tarafların isteyerek karşılıklı kavgaya girmesi, meşru savunma değerlendirmesini güçleştirebilir. Her iki tarafın da gerçekleştirdiği hareketler ayrı ayrı incelenir.
Karşılıklı kavga sırasında:
- Kavgayı kimin başlattığı,
- Tarafların kavgaya gönüllü olarak katılıp katılmadığı,
- Saldırının hangi aşamada ağırlaştığı,
- Taraflardan birinin kavgadan çekilmeye çalışıp çalışmadığı,
- Savunma görünümündeki hareketin saldırı amacı taşıyıp taşımadığı
araştırılır.
Kişinin daha önce kavgaya karışmış olması, sonradan ortaya çıkan yeni ve ağır bir saldırı karşısında meşru savunma ihtimalini her durumda ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, yaralama hareketinin yapıldığı andaki koşullardır.
Başkasını Savunurken Birini Yaralamak Suç mu?
TCK m.25 yalnızca kişinin kendi hakkını savunmasını düzenlemez. Başkasına ait bir hakkı korumak için yapılan zorunlu ve orantılı müdahale de meşru savunma kapsamında olabilir.
Örneğin saldırıya uğrayan bir kişiyi korumak için saldırganı itmek, tutmak veya saldırıyı durduracak ölçüde müdahalede bulunmak meşru savunma sayılabilir.
Başkasını koruma gerekçesi, saldırgan etkisiz hâle geldikten sonra vurmaya devam etme hakkı vermez. Müdahalenin amacı saldırıyı durdurmak olmalıdır.
Evine Giren Birini Yaralamak Meşru Savunma mıdır?
Bir kişinin izinsiz olarak eve girmesi konut dokunulmazlığına yönelik haksız saldırı oluşturabilir. Ancak eve giren kişinin yaralanması her durumda otomatik olarak meşru savunma sayılmaz.
Değerlendirmede:
- Eve girme eyleminin devam edip etmediği,
- Kişinin evdekilere saldırıp saldırmadığı,
- Saldırının ağırlığı,
- Savunmanın gerekli olup olmadığı,
- Kullanılan gücün saldırıyla orantısı
incelenir.
Eve giren ve saldırmaya devam eden kişiyi durdurmak amacıyla yapılan zorunlu müdahale meşru savunma olabilir. Kaçan veya etkisiz hâle gelen kişinin arkasından saldırılması ise meşru savunma şartlarını taşımayabilir.
Bıçaklı Saldırgana Karşı Silah Kullanmak Meşru Savunma mıdır?
Bıçaklı saldırıya karşı silah kullanılması otomatik olarak orantısız kabul edilmez. Saldırının ölüm veya ağır yaralanma tehlikesi oluşturması, savunma sırasında başka etkili bir imkânın bulunmaması ve silah kullanımının saldırıyı durdurma amacı taşıması hâlinde meşru savunma gündeme gelebilir.
Ancak saldırgan silahını bırakmış, kaçmaya başlamış veya başka şekilde etkisiz hâle gelmişse sonradan silah kullanılması meşru savunma kapsamında olmayabilir.
Ruhsatsız silahla meşru savunmada bulunulması durumunda yaralama fiili meşru savunma sayılabilse bile ruhsatsız silahı bulundurma veya taşıma nedeniyle 6136 sayılı Kanun kapsamındaki ayrı sorumluluk devam edebilir.
Kendini Savunurken Saldırgan Ölürse Ne Olur?
Meşru savunma yalnızca yaralama suçları bakımından uygulanmaz. Haksız saldırıyı zorunlu ve orantılı biçimde durdurmak amacıyla gerçekleştirilen savunma sonucunda saldırganın ölmesi durumunda da TCK m.25 değerlendirilebilir.
Ancak ölüm meydana gelmiş olması nedeniyle;
- Saldırının ağırlığı,
- Ölüm tehlikesinin bulunup bulunmadığı,
- Kullanılan araç,
- Savunmanın zorunluluğu,
- Saldırgan etkisiz hâle geldikten sonra eyleme devam edilip edilmediği
özellikle incelenir.
Meşru savunmanın bütün koşulları oluşmuşsa ölüm sonucuna rağmen beraat kararı verilebilir. Şartlar oluşmamışsa kasten öldürme, yaralama sonucunda ölüme neden olma veya olayın özelliklerine göre başka hükümler uygulanabilir.
Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Nedir?
Meşru savunma hakkı sınırsız değildir. Saldırıyı durdurmak için gerekenden açıkça daha fazla güç kullanılması, meşru savunmada sınırın aşılması olarak değerlendirilebilir.
Sınır kast olmadan aşılmışsa
TCK m.27/1’e göre ceza sorumluluğunu kaldıran bir nedende sınır kast olmaksızın aşılmış ve fiilin taksirli şekli de suç olarak düzenlenmişse taksirli suç için öngörülen cezada altıda birden üçte bire kadar indirim yapılır.
Bu hükmün uygulanabilmesi için sınırın bilerek ve isteyerek aşılmaması gerekir.
Sınır korku, heyecan veya telaşla aşılmışsa
TCK m.27/2’ye göre meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa kişiye ceza verilmez. cdn.tbmm.gov.tr
Bu durumda tam meşru savunmadan farklı olarak fiil hukuka uygun sayılmaz; ancak kişinin kusurluluğunu kaldıran koşullar nedeniyle CMK m.223/3-c kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
Meşru Savunma ile Haksız Tahrik Arasındaki Fark Nedir?
Meşru savunma ile haksız tahrik aynı değildir.
| Meşru savunma | Haksız tahrik |
|---|---|
| Devam eden veya gerçekleşmesi kesin saldırıya karşı yapılır. | Haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle hareket edilir. |
| Şartları varsa fiil hukuka uygundur. | Fiil suç olmaya devam eder. |
| Beraat kararı verilebilir. | Yalnızca cezada indirim yapılır. |
| Savunmanın zorunlu ve orantılı olması gerekir. | TCK m.29’a göre ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilebilir. |
Saldırı bittikten sonra öfkeyle karşı tarafa zarar verilmesi meşru savunma değil, koşulları bulunuyorsa haksız tahrik kapsamında değerlendirilebilir.
Saldırı Var Sanılarak Birinin Yaralanması
TCK m.30/3’e göre kişi, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan bir nedenin koşullarının gerçekleştiği konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse bu hatasından yararlanır.
Örneğin kişinin somut koşullar nedeniyle saldırıya uğrayacağını kaçınılmaz biçimde zannederek savunmada bulunması hâlinde hata hükümleri gündeme gelebilir. Ancak yalnızca soyut korku, kuruntu veya dikkatsiz değerlendirme her durumda bu hükmün uygulanmasını sağlamaz.
Meşru Savunma Varsa Mahkeme Hangi Kararı Verir?
Meşru savunma bir hukuka uygunluk nedenidir. Savunmanın bütün şartları oluşmuşsa CMK m.223/2-d gereğince beraat kararı verilir.
Kanuna göre yüklenen fiil sanık tarafından gerçekleştirilmiş olsa bile olayda hukuka uygunluk nedeni bulunması beraat sebebidir. mevzuat.adalet.gov.tr
Tam meşru savunma ile sınırın korku, heyecan veya telaş nedeniyle aşılması birbirinden farklıdır:
- Tam meşru savunma: Beraat kararı,
- TCK m.27/2 kapsamında sınırın mazur görülebilecek nedenle aşılması: Ceza verilmesine yer olmadığı kararı,
- Koşulların oluşmaması: İlgili yaralama veya öldürme suçundan mahkûmiyet gündeme gelebilir.
Meşru Savunmayı Kim İspatlamalıdır?
Savcılık ve mahkeme olayın maddi gerçeğini araştırır. Meşru savunma iddiası yalnızca sanığın beyanına göre değil, dosyadaki bütün deliller üzerinden değerlendirilir.
Özellikle şu deliller önem taşıyabilir:
- Kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Tarafların adli muayene raporları,
- Savunan kişinin vücudundaki yaralar,
- Olay yeri inceleme tutanakları,
- Saldırıda kullanılan araçlar,
- 112 ve kolluk çağrı kayıtları,
- Tarafların mesajları ve tehditleri,
- Olaydan hemen sonraki davranışlar,
- Silah, bıçak veya diğer eşyalara ilişkin incelemeler.
CMK m.217 uyarınca mahkeme, kararını duruşmada tartışılmış ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayandırır.
Savunma Sonrasında Ne Yapılmalıdır?
Savunmada bulunan kişinin saldırı sona erdikten sonra eylemine devam etmemesi gerekir. Olay sonrasında:
- Kolluğa ve gerekiyorsa 112’ye haber verilmesi,
- Yaralı kişiler için yardım çağrılması,
- Olay yerindeki delillere müdahale edilmemesi,
- Savunan kişinin de yaraları varsa adli muayene raporu alınması,
- Kamera görüntülerinin ve tanık bilgilerinin korunması,
- Olayın gerçekleşme sırasının eksiksiz anlatılması
meşru savunma iddiasının değerlendirilmesi açısından önem taşıyabilir.
Yaralıya yardım çağrılması tek başına hukuki nitelendirmeyi belirlemez; ancak olayın bütün koşullarıyla birlikte değerlendirilir.
Meşru Savunmada Tazminat Ödenir mi?
Türk Borçlar Kanunu m.64’e göre haklı savunmada bulunan kişi, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz.
Ancak savunmanın sınırları aşılmışsa veya saldırıyla ilgisi olmayan üçüncü bir kişiye zarar verilmişse tazminat sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir. Ceza sorumluluğuyla hukuki tazminat sorumluluğu her durumda aynı sonuca bağlanmayabilir.
Sonuç
Kendini veya başkasını savunurken birini yaralamak, TCK m.25’teki meşru savunma şartlarının tamamı bulunuyorsa suç oluşturmaz ve CMK m.223/2-d uyarınca beraat kararı verilir.
Meşru savunma için haksız ve güncel bir saldırı bulunmalı; yapılan müdahale saldırıyı o anda durdurmak için zorunlu ve orantılı olmalıdır. Saldırı sona erdikten sonra intikam amacıyla vurmak veya etkisiz hâle gelen kişiye zarar vermeye devam etmek meşru savunma kapsamında değildir.
Savunma sınırı mazur görülebilecek korku, heyecan veya telaş nedeniyle aşılmışsa TCK m.27/2 uyarınca ceza verilmeyebilir. Şartlar oluşmamışsa meydana gelen sonuca göre kasten yaralama, silahla yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama veya öldürme hükümleri uygulanabilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
-
Bir kişinin telefonunu, parasını veya başka bir eşyasını zor kullanarak ya da ciddi şekilde tehdit ederek almak, halk arasında “gasp”, Türk Ceza Kanunu’nda ise yağma suçu olarak adlandırılır.Basit yağma suçu TCK m.148’de, silahla veya birden fazla kişiyle işlenmesi gibi nitelikli hâller ise TCK m.149’da düzenlenmiştir.Telefonu Zorla Almak Gasp Suçu mudur?Bir kişinin telefonunu;Döverek veya iterek... +Devamını oku
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
İKİNCİ BÖLÜMGörevMADDE 3(1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlıkMADDE 4(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler
-
Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
-
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
-
Bir mekanı basmak kurşunlamak sağa sola ateş etmek türk ceza hukukuna göre cezası nedir yaptırımları ağırlaştırılmış maddeleri ve hafifletilebilecek maddeleri nelerdir ?Çok önemli ve kapsamlı bir ceza hukuku konusunu incelemek istedik. “Bir mekanı basmak, kurşunlamak, sağa sola ateş etmek” fiilleri Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) birden fazla suç tipine temas eden, hem kişilere hem de topluma... +Devamını oku
-
Eski sevgilinin ilişki sırasında çekilen özel, çıplak veya cinsel içerikli fotoğraf ve videoları izin almadan başkalarına göndermesi ya da sosyal medyada yayımlaması suçtur. Görüntünün ilişki devam ederken rızayla çekilmiş olması, ayrılıktan sonra paylaşılmasına izin verildiği anlamına gelmez.Bu davranış, TCK m.134/2 kapsamında özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
Cinayet davaları delil durumu, sanık sayısı ve mahkeme süreci gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Ortalama olarak: İlk derece mahkemesinde 1-3 yıl sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte 5-10 yıl sürebilir.
-
Birine İftira Atmanın Cezası Nedir?İftira suçu, bir kişinin işlemediği bilinen hukuka aykırı bir fiille suçlanması ve bu suçlama sonucunda kişi hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanmasının amaçlanmasıdır. İftira, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir.İftira suçu nasıl oluşur?TCK m.267/1’e göre iftira suçunun... +Devamını oku
-
Dolandırıcılık Suçu (TCK 157-159)1. Dolandırıcılık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 157. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, dolandırıcılık suçunu işlemiş olur."2. Dolandırıcılık Suçunun UnsurlarıDolandırıcılık... +Devamını oku
-
Hürriyete Karşı SuçlarTehditTCK Madde 106(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan 44 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş” şeklinde değiştirilmiştir. 45 18/6/2014 tarihli ve... +Devamını oku
-
Yabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikayetine... +Devamını oku
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Trafikte “makas atmak”, yalnızca trafik cezası gerektiren bir kural ihlali değildir. Sürüş şeklinin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlike oluşturması halinde TCK m.179/2 kapsamında ceza suçu meydana gelebilir.Buna göre sürücü hakkında aynı olay nedeniyle:2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında idari para cezası,Sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması,Aracın... +Devamını oku
-
İşverenin Çalışana Küfür Etmesi ve Küçük Düşürmesinin Cezasıİşverenin, işveren vekilinin veya yöneticinin çalışana küfür etmesi; çalışanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ağırlıktaysa TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.Bu davranışın yalnızca ceza hukuku bakımından değil, iş hukuku ve kişilik haklarının korunması bakımından da sonuçları bulunmaktadır. Çalışan belirli... +Devamını oku
-
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarZimmet Madde 247(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi... +Devamını oku
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
-
Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde imal ve ticaretiCeza kanunu Madde 188- (1)Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunuMadde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal... +Devamını oku
-
Yabancı devlet başkanına karşı suçCeza kanunu Madde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin... +Devamını oku
-
Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
-
Cinsel taciz; bir kişinin vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeden, cinsel amaçla rahatsız edilmesidir. Bu nedenle cinsel içerikli sözler söylemek, mesaj göndermek, ahlaka aykırı cinsel teklifte bulunmak veya istenmeyen cinsel görüntüler paylaşmak TCK m.105 kapsamında suç oluşturabilir. Fiziksel temas bulunması ise eylemin cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı olarak değerlendirilmesine neden... +Devamını oku
-
Bilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu fiil nedeniyle sistemin... +Devamını oku
-
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
-
Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek ya da üzerinde bulundurmak suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir.TCK m.191/1 uyarınca temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak özellikle ilk soruşturmada kişi hakkında doğrudan ceza davası açılması yerine beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve... +Devamını oku
-
Hayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Yasaklanan bilgileri teminCeza kanunu Madde 334- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan... +Devamını oku
-
Yetkili mahkemeMADDE 12(1) Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.(2) Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.(3) Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir. Ancak, aynı eserin birden çok yerde... +Devamını oku
-
Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
-
Bir kişiyi istemediği hâlde eve, odaya, araca veya başka bir yere kilitlemek; çıkışını fiziksel güç, tehdit veya başka bir yöntemle engellemek TCK m.109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir.Suçun oluşması için mağdurun mutlaka bağlanması veya uzun süre kapalı tutulması gerekmez. Kişinin istediği yere gitme veya bulunduğu yerden ayrılma özgürlüğünün hukuka aykırı... +Devamını oku
-
Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?Bir kişiyi istemediği hâlde sürekli aramak, telefonunu çaldırıp kapatmak, farklı numaralardan ulaşmaya çalışmak veya art arda rahatsız edici mesajlar göndermek belirli şartlarda suç sayılabilir. Bu davranışlar, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.Ancak her... +Devamını oku
-
Yurt dışına çıkış yasağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109/3-a maddesinde düzenlenen bir adli kontrol tedbiridir. Ceza değildir; soruşturma veya kovuşturma sırasında kişinin kaçmasını önlemek ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla uygulanır.Yasak, kendiliğinden savunma veya dilekçe verilmesiyle kalkmaz. Kararı veren ya da dosyaya bakmakla görevli hâkim veya mahkemeden kaldırma,... +Devamını oku
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
Bilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu fiil nedeniyle sistemin... +Devamını oku
-
İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
-
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
-
Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucuMADDE 5(1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.Görevsizlik kararı verilemeyecek hâlMADDE 6(1) İddianamenin... +Devamını oku
Seiten
- « erste Seite
- ‹ vorherige Seite
- …
- 6
- 7
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- 13
- 14
- …
- nächste Seite ›
- letzte Seite »