Başkasının Yerine İmza Atmak Hangi Suça Girer? — TCK m.204, 207

Başkasının Yerine İmza Atmak Hangi Suça Girer?

Başkasının yerine izinsiz şekilde imza atmak, imzanın bulunduğu belgenin hukuki niteliğine göre resmî belgede sahtecilik veya özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir.

Belge bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen resmî belgeyse TCK m.204; kişiler arasında düzenlenen sözleşme, teslim tutanağı, makbuz veya benzeri bir özel belgeyse TCK m.207 gündeme gelir.

Ancak başkasının yerine atılan her imza otomatik olarak suç oluşturmaz. Belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması, imzanın belgeyi sahte hâle getirmesi, belgenin başkalarını aldatabilecek nitelikte bulunması ve kişinin sahtecilik kastıyla hareket etmesi gerekir.

Başkasının Yerine İmza Atmak Ne Anlama Gelir?

Başkasının yerine imza atmak; bir kişinin bilgisi veya geçerli yetkisi olmadan, onun düzenlediği izlenimini oluşturacak şekilde belge imzalanmasıdır.

Suçun oluşması bakımından imzanın gerçek imzaya tamamen benzemesi şart değildir. Önemli olan belgenin, belirli bir kişi tarafından düzenlenmiş veya onaylanmış gibi gösterilmesi ve başkalarını aldatabilecek nitelikte olmasıdır.

Şu davranışlar belgede sahtecilik kapsamında değerlendirilebilir:

  • Başkasının imzasını taklit etmek,
  • Başkasının adını yazarak onun adına imza atmak,
  • Bir sözleşmeye tarafın bilgisi dışında imza eklemek,
  • Boş bir belgedeki imzayı farklı amaçla kullanmak,
  • Gerçek belgedeki imzayı silerek başka imza eklemek,
  • İmzalı belgenin tutar, tarih veya taraf bilgilerini değiştirmek,
  • Sahte imzalı belgeyi mahkemeye, bankaya veya kamu kurumuna sunmak,
  • Sahte imzalı belgeyi borç, ödeme veya teslim kanıtı olarak kullanmak.

Resmî Belge ile Özel Belge Arasındaki Fark Nedir?

Başkasının yerine imza atma olayında öncelikle belgenin resmî mi yoksa özel mi olduğu belirlenir.

Resmî belge

Resmî belge, kamu görevlisinin görevi gereğince ve kanunda öngörülen usule uygun şekilde düzenlediği belgedir.

Aşağıdaki belgeler, somut olayın özelliklerine göre resmî belge sayılabilir:

  • Noter tarafından düzenlenen veya onaylanan belgeler,
  • Tapu ve nüfus kayıtlarına ilişkin belgeler,
  • Mahkeme kararları ve duruşma tutanakları,
  • Resmî ruhsat ve izin belgeleri,
  • Kamu kurumlarınca düzenlenen tutanaklar,
  • Sürücü belgesi ve kimlik belgeleri,
  • Resmî sağlık raporları,
  • Vergi ve sosyal güvenlik işlemlerine ilişkin bazı belgeler,
  • Kamu görevlisinin yetkisi kapsamında düzenlediği belgeler.

Bir belgenin kamu kurumuna verilmiş olması, onu her zaman resmî belge hâline getirmez. Örneğin kişi tarafından hazırlanıp kuruma sunulan dilekçe, içerik ve düzenlenme biçimine göre özel belge niteliğini koruyabilir.

Özel belge

Özel belge, kamu görevlisinin resmî görevi kapsamında düzenlenmeyen ancak hukuki sonuç doğurabilen belgedir.

Örnek olarak:

  • Kira sözleşmesi,
  • Satış sözleşmesi,
  • Hizmet sözleşmesi,
  • Teslim tutanağı,
  • Borç ödeme belgesi,
  • Makbuz,
  • İş sözleşmesi,
  • Şirket içi tutanak,
  • Sipariş formu,
  • Özel taahhütname,
  • Elden ödeme belgesi

gösterilebilir.

Belgenin adı değil, kim tarafından hangi yetkiyle ve hangi amaçla düzenlendiği önemlidir.

TCK m.204: Resmî Belgede Sahtecilik Suçu

TCK m.204/1’e göre:

  • Sahte bir resmî belge düzenleyen,
  • Gerçek resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren,
  • Sahte resmî belgeyi kullanan

kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Başkasının yerine atılan imza, resmî belgenin o kişi tarafından imzalandığı izlenimini oluşturuyorsa resmî belgede sahtecilik suçu gündeme gelebilir.

Kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî belgeyi sahte olarak düzenlemesi, değiştirmesi, gerçeğe aykırı belge oluşturması veya sahte belgeyi kullanması hâlinde TCK m.204/2 uygulanır. Bu durumda ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.

Belge, kanun gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan bir resmî belgeyse ceza TCK m.204/3 gereğince yarı oranında artırılır. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.207: Özel Belgede Sahtecilik Suçu

TCK m.207/1’e göre özel bir belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Sahte özel belgeyi, sahte olduğunu bilerek kullanan kişi de aynı cezayla karşılaşabilir.

Özel belgede sahtecilik bakımından önemli bir farklılık bulunmaktadır: Belgenin yalnızca hazırlanması kural olarak yeterli değildir. Sahte özel belgenin hukuki ilişkide kullanılması gerekir.

Kullanma şu şekillerde ortaya çıkabilir:

  • Sahte sözleşmeyi karşı tarafa sunmak,
  • Belgeyi icra takibine koymak,
  • Mahkemeye delil olarak vermek,
  • İşverene veya şirkete ibraz etmek,
  • Bankada işlem yapmak amacıyla kullanmak,
  • Borcun ödendiğini göstermek için sunmak,
  • Mal veya hizmet teslim edildiğini kanıtlamak amacıyla kullanmak.

Sahte özel belge hazırlanmış fakat hiçbir şekilde kullanılmamışsa TCK m.207 bakımından suçun tamamlanıp tamamlanmadığı ayrıca değerlendirilir.

İmzanın Gerçek İmzaya Benzemesi Şart mı?

Sahte imzanın gerçek kişinin imzasıyla birebir aynı olması şart değildir. Belgenin bütün görünümü, düzenlenme biçimi, kullanıldığı yer ve muhatabın durumu birlikte değerlendirilir.

Son derece kötü, ilk bakışta sahte olduğu anlaşılan ve kimseyi aldatma ihtimali bulunmayan bir imza, belgenin aldatma yeteneği bulunmadığı gerekçesiyle suçun oluşmasını engelleyebilir. Buna karşılık imzanın şeklen farklı olması, belge gerçekmiş gibi işlem görmeye elverişliyse tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Aldatma yeteneği mahkeme tarafından doğrudan belge incelenerek değerlendirilir. Gerektiğinde belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılır.

İzin Verilerek Başkasının Yerine İmza Atılması Suç mu?

Bir kişi açıkça izin vermiş ve imzalayan kişi kendi kimliğini gizlemeden “vekâleten”, “adına” veya benzeri bir açıklamayla imza atmışsa kural olarak belgeyi başka biri düzenlemiş gibi gösteren sahtecilikten söz edilmez.

Ancak şu durumlarda izin bulunduğunun söylenmesi yeterli olmayabilir:

  • İşlemin şahsen yapılması zorunluysa,
  • Özel vekâletname gerekiyorsa,
  • Noterlik işlemi söz konusuysa,
  • İmzanın bizzat ilgili kişi tarafından atılması kanunen aranıyorsa,
  • Yetkinin kapsamı aşılmışsa,
  • İzin yalnızca başka bir işlem için verilmişse,
  • Kamu kurumu belgenin bizzat ilgili kişi tarafından imzalandığı konusunda yanıltılmışsa.

Örneğin genel bir iş takibi izni, kişinin adına sözleşme imzalama veya borçlandırıcı senet düzenleme yetkisi vermeyebilir. Yetkinin varlığı ve kapsamı yazılı belgeler, vekâletname, mesajlar ve tarafların davranışları üzerinden belirlenir.

Eşin, Aile Üyesinin veya Şirket Çalışanının İmzasını Atmak

Eş, kardeş, anne, baba veya çocuk olmak, diğer kişinin yerine sınırsız şekilde imza atma yetkisi vermez. Aile ilişkisi sahtecilik suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Benzer şekilde şirket çalışanı, muhasebeci veya yönetici olmak da şirket sahibinin ya da başka bir yetkilinin imzasını taklit etme hakkı vermez. İmza yetkisinin şirket kararları, imza sirküleri, vekâletname veya başka bir yetkilendirme belgesiyle ortaya konulması gerekir.

Şirket adına imza yetkisi bulunan kişi kendi imzasını, şirket unvanı altında ve yetki sınırları içinde kullanmalıdır. Başka bir yetkilinin imzasını taklit etmek ayrı bir hukuki değerlendirmeye neden olabilir.

Çek, Bono veya Senette Başkasının Yerine İmza Atmak

Çek, bono ve poliçe gibi emre veya hamile yazılı kambiyo senetleri görünüşte özel kişiler arasında düzenlense de TCK m.210 gereğince resmî belge hükmünde kabul edilir.

Bu belgelerde başkasının yerine sahte imza atılması hâlinde TCK m.207 değil, TCK m.204’teki resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanabilir.

TCK m.210 kapsamında şu belgeler de resmî belge hükmünde değerlendirilir:

  • Emre veya hamile yazılı kambiyo senetleri,
  • Emtiayı temsil eden belgeler,
  • Hisse senetleri,
  • Tahviller,
  • Vasiyetnameler.

Bu nedenle “Senet özel kişiler arasında düzenlendiği için özel belgedir” şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir.

Boş Kâğıttaki İmzanın Sonradan Doldurulması

Kişi, belirli şekilde doldurulması için imzaladığı boş veya kısmen boş kâğıdı başka birine teslim etmiş; belge teslim amacından farklı şekilde doldurulmuşsa TCK m.209/1’deki açığa imzanın kötüye kullanılması suçu oluşabilir.

Bu suçun cezası, şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapistir.

İmzalı boş kâğıt hukuka aykırı şekilde ele geçirilmiş ve hukuki sonuç doğuracak biçimde doldurulmuşsa TCK m.209/2 gereğince resmî veya özel belgede sahtecilik hükümleri uygulanır.

Buradaki ayrım önemlidir:

  • İmzalı boş kâğıt sahibinin rızasıyla teslim edilmiş fakat amacı dışında doldurulmuşsa TCK m.209/1,
  • Kâğıt hukuka aykırı ele geçirilmiş ve doldurulmuşsa TCK m.204 veya m.207

gündeme gelebilir.

Gerçek Bir Borcu İspatlamak İçin Sahte İmza Atılması

Bir kişinin gerçekten alacağı bulunması, sahte belge düzenlemesini hukuka uygun hâle getirmez. Alacak gerçek olsa bile başkasının yerine imza atılarak sözleşme, makbuz veya senet düzenlenmesi suç oluşturabilir.

Bununla birlikte TCK m.211’e göre sahtecilik, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenmişse verilecek ceza yarı oranında indirilebilir.

Bu indirim otomatik değildir. Gerçek bir hukuki ilişkinin bulunması ve sahte belgenin yalnızca bu ilişkiyi ispatlama veya gerçek durumu belgeleme amacı taşıması gerekir.

Sahte İmzalı Belgeyle Para Alınırsa Hangi Suç Oluşur?

Sahte imzalı belge kullanılarak para, mal veya başka bir ekonomik menfaat elde edilmişse belgede sahtecilikle birlikte dolandırıcılık suçu da oluşabilir.

TCK m.212’ye göre sahte resmî veya özel belgenin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde hem sahtecilik suçundan hem de ilgili diğer suçtan ayrı ayrı ceza verilir.

Örneğin sahte imzalı sözleşme kullanılarak ödeme alınması hâlinde:

  • TCK m.204 veya m.207 kapsamında belgede sahtecilik,
  • Şartları oluşmuşsa TCK m.157 veya m.158 kapsamında dolandırıcılık

ayrı ayrı değerlendirilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Sahte İmzalı Belge Mahkemeye Sunulursa Ne Olur?

Başkasının yerine imza atılarak hazırlanan belgenin mahkemeye, icra dairesine veya başka bir kamu kurumuna sunulması belgenin kullanılması anlamına gelebilir.

Belgenin sahte olduğunun anlaşılması hâlinde:

  • Belgenin aslının dosyaya alınması,
  • İmzayı inkâr eden kişinin beyanının tespit edilmesi,
  • Karşılaştırma belgelerinin toplanması,
  • İmza ve yazı incelemesi yapılması,
  • Belgeyi düzenleyen ve kullanan kişilerin belirlenmesi,
  • Sahtecilik kastının araştırılması

gerekebilir.

Sahte belgeyi düzenleyen kişi ile kullanan kişi farklı olabilir. Belgeyi kullanan kişinin cezalandırılabilmesi için belgenin sahte olduğunu bildiğinin ispatlanması gerekir.

Sahte İmza Nasıl Tespit Edilir?

İmza incelemesinde yalnızca belgenin fotokopisiyle yetinilmemesi, mümkünse belgenin aslının incelenmesi önemlidir.

Değerlendirmede şu materyaller kullanılabilir:

  • Belgenin aslı,
  • Aynı döneme yakın resmî imza örnekleri,
  • Banka ve noter belgelerindeki imzalar,
  • Kimlik veya pasaport başvurusundaki imzalar,
  • Önceki sözleşme ve teslim belgeleri,
  • Huzurda alınan imza ve yazı örnekleri,
  • Belgenin düzenlendiği cihaz ve yazıcı kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Belgenin gönderildiği e-posta ve mesaj kayıtları,
  • Tanık anlatımları.

Bilirkişi raporu önemli olmakla birlikte mahkeme yalnızca rapora bağlı değildir. Belgenin kim tarafından hazırlandığı, kimde bulunduğu, kimin yararına kullanıldığı ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?

TCK m.204’teki resmî belgede sahtecilik ve TCK m.207’deki özel belgede sahtecilik suçları kural olarak şikâyete bağlı değildir. Yetkili makamlar suçu öğrendiğinde soruşturma kendiliğinden yürütülebilir.

Bu nedenle mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasını otomatik olarak düşürmez.

Buna karşılık TCK m.209/1’deki açığa imzanın kötüye kullanılması suçu şikâyete bağlıdır. Hangi maddenin uygulanacağı, imzanın nasıl elde edildiği ve belgenin nasıl oluşturulduğuna göre belirlenir.

Başkasının İmzasını Atmanın Özel Hukuk Sonuçları

Yetkisiz şekilde başkasının adına imzalanan sözleşme, imzası taklit edilen kişiyi her durumda borç altına sokmaz. Yetkisiz temsil hâlinde işlemin temsil olunan kişiyi bağlaması, Türk Borçlar Kanunu m.46 kapsamında sonradan onay verilmesine bağlı olabilir.

İmzası inkâr edilen belgenin hukuk veya icra yargılamasında delil olarak kullanılması hâlinde belgenin gerçekliği ayrıca incelenir. Sahte imza nedeniyle maddi zarara uğrayan kişi, şartları varsa zararının giderilmesini de isteyebilir.

Ceza davasındaki sahtecilik incelemesi ile sözleşmenin geçerliliği, borcun bulunup bulunmadığı ve tazminat talepleri birbirinden farklı hukuki konulardır.

Antalya’da Başkasının Yerine İmza Atma Suçları: 2016–2025 Durum Raporu

Antalya’da “başkasının yerine imza atma” adı altında ayrı bir suç istatistiği yayımlanmamaktadır. Bu tür olaylar resmî belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, açığa imzanın kötüye kullanılması veya sahte belgenin kullanıldığı başka suçlar altında kaydedilebilir.

Kamuya açık Antalya faaliyet raporlarında 2019–2025 yılları bulunmaktadır. 2016–2018 dönemi için aynı kapsamda karşılaştırılabilir yerel rapor bulunmadığından Antalya’ya özgü kesintisiz on yıllık olay, dava veya mahkûmiyet sayısı verilememektedir.

Ayrıca raporların kapsamı Antalya merkez ile Kemer ve Korkuteli adli çevreleridir. Veriler Antalya’nın bütün ilçelerini kapsayan il toplamı olarak kabul edilemez.

Antalya’daki Mevcut Verilerin Yıllara Göre Görünümü

Faaliyet raporlarındaki rakamlar ağırlıklı olarak belirli mahkemelerin ortalama dosya sonuçlandırma sürelerini göstermektedir. Bunlar olay, sanık veya mahkûmiyet sayısı değildir.

Yıl Kamuya Açık Yerel Verilerde Görülen Durum
2016–2018 Karşılaştırılabilir Antalya yerel serisi bulunmamaktadır.
2019 Seçilmiş mahkeme tablolarında resmî belgede sahtecilik için 435 ve 604 gün; özel belgede sahtecilik için 694 gün gibi ortalamalar görülmektedir. Bazı eski ve uzun süren dosyaların bulunduğu mahkemelerde özel belge süresi daha yüksek çıkmıştır.
2020 Resmî belgede sahtecilik bakımından farklı mahkemelerde yaklaşık 214–708 gün; özel belgede sahtecilik bakımından 309–819 gün arasında değişen örnekler bulunmaktadır.
2021 Resmî belgede sahtecilik bakımından 298–1.598 gün; özel belgede sahtecilik bakımından bazı mahkemelerde 1.174 ve 1.389 günlük ortalamalar görülmektedir. Uzun süreler, önceki yıllardan devreden dosyaların etkisini de içerebilir.
2022 Resmî belgede sahtecilik bakımından 151–595 gün arasında mahkeme örnekleri; özel belgede sahtecilik için bir mahkeme tablosunda 452 gün bulunmaktadır.
2023 Resmî belgede sahtecilik bakımından 80–923 gün; özel belgede sahtecilik bakımından 116–963 gün arasında değişen mahkeme örnekleri bulunmaktadır.
2024 Resmî belgede sahtecilik için bazı mahkemelerde 195, 396 ve kamu görevlisi yönünden 452 gün; özel belgede sahtecilik için bir tabloda 780 gün görülmektedir.
2025 Seçilmiş mahkeme tablolarında resmî belgede sahtecilik için 263 gün, özel belgede sahtecilik için 305 gün ortalaması bulunmaktadır.

Bu süreler aynı mahkemenin kesintisiz yıllık serisi değildir. Mahkemelerin dosya türleri, devreden dosya miktarları ve görev alanları farklı olduğundan “Antalya’da sahte imza suçları arttı” veya “azaldı” sonucu yalnızca bu sürelerden çıkarılamaz. rayp.adalet.gov.tr

Türkiye Genelindeki On Yıllık Sahtecilik Eğilimi

TCK m.197, 199, 202, 204 ve 207 birlikte değerlendirilen sahtecilik suçlarında, Cumhuriyet başsavcılıklarında yıl içinde açılan dosya endeksi 2016 yılı 100 kabul edildiğinde şu şekilde gerçekleşmiştir:

Yıl Soruşturma Dosyası Endeksi
2016 100
2017 98
2018 100
2019 96
2020 77
2021 79
2022 79
2023 71
2024 72
2025 72

Ceza mahkemelerinde yıl içinde açılan sahtecilik dosyası endeksi ise aynı dönemde şöyledir:

Yıl Mahkemede Açılan Dosya Endeksi
2016 100
2017 90
2018 110
2019 111
2020 86
2021 92
2022 98
2023 89
2024 100
2025 77

Türkiye genelinde sahtecilik dosyalarının ceza mahkemelerindeki ortalama görülme süresi 2016’da 437 gün, 2020’de 596 gün, 2024’te 449 gün ve 2025’te 527 gün olarak hesaplanmıştır.

Bu veriler yalnızca TCK m.204 ve m.207’yi değil, seçilmiş diğer sahtecilik suçlarını da içermektedir. Başkasının yerine imza atılan dosyalar ayrıca gösterilmemiştir. Türkiye geneli değerleri Antalya’ya özgü rakamlar olarak kullanılamaz. adlisicil.adalet.gov.tr

Antalya Bakımından Hukuki Sonuç

Antalya’da gerçekleşen bir sahte imza olayında uygulanacak hükümler Türkiye’nin diğer illeriyle aynıdır:

  • İmza resmî belgeye atılmışsa TCK m.204,
  • İmza özel belgeye atılmış ve belge kullanılmışsa TCK m.207,
  • İmzalı boş kâğıt teslim amacından farklı doldurulmuşsa TCK m.209,
  • Belge çek, bono, poliçe veya TCK m.210’daki belgelerden biriyse resmî belgede sahtecilik hükümleri,
  • Sahte belgeyle menfaat sağlanmışsa TCK m.212 gereğince ayrıca ilgili suç hükümleri

uygulanabilir.

Antalya’ya ilişkin mevcut kamu verileri, resmî ve özel belgede sahtecilik dosyalarının ceza mahkemelerine yansıdığını göstermektedir. Ancak bu dosyaların kaçının doğrudan başkasının yerine imza atılmasıyla ilgili olduğu açıklanmadığından kesin yerel olay sayısı verilemez.

Başkasının yerine izinsiz imza atmak, imzanın bulunduğu belgenin türüne göre TCK m.204 veya TCK m.207 kapsamında suç oluşturabilir.

Resmî belgede sahtecilik suçunun temel cezası iki yıldan beş yıla, özel belgede sahtecilik suçunun cezası ise bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Kamu görevlisinin yetkili olduğu belge üzerinde sahtecilik yapması hâlinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar çıkabilir.

İmzanın gerçek imzaya birebir benzemesi şart değildir. Belgenin belirli bir kişi tarafından düzenlenmiş gibi görünmesi, hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması ve başkalarını aldatma yeteneği taşıması önemlidir. Belgenin türü, imzanın atılma biçimi, yetkinin bulunup bulunmadığı ve belgenin kullanılıp kullanılmadığı her olayda ayrı ayrı değerlendirilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Belgenin hukuki niteliği, suçun tamamlanma zamanı, uygulanacak ceza ve deliller somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,d) Bir... +Devamını oku
  • Meşru müdafaa, hukuka uygunluk sebeplerinden biri olup, bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı bertaraf etmek amacıyla orantılı bir savunmada bulunmasıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 25/1 uyarınca, hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilen meşru müdafaa, cezai sorumluluğu ortadan kaldırır.Meşru Müdafaanın ŞartlarıHaksız Bir Saldırının Mevcut Olması: Meşru müdafaanın... +Devamını oku
  • Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
  • Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir.(2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen... +Devamını oku
  • Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
  • Askerleri itaatsizliğe teşvikMadde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen... +Devamını oku
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Askerleri itaatsizliğe teşvikMadde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen... +Devamını oku
  • Elektronik Kelepçe Nedir?Elektronik kelepçe uygulaması, modern ceza adaleti sistemlerinde suçla mücadelede ve toplum güvenliğini sağlamada önemli bir alternatif denetim yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle cezanın infazı, adli kontrol ve koruma tedbirleri bağlamında kullanılan bu yöntem, hem cezaevlerinin yükünü azaltmakta hem de şüpheli veya hükümlü bireylerin toplumla bağını koparmadan... +Devamını oku
  • Bir kişinin ev adresini, T.C. kimlik numarasını, telefonunu, doğum tarihini veya aile bilgilerini rızası olmadan internette paylaşmak suç oluşturabilir. Bu davranış halk arasında “doxxing” olarak da adlandırılmaktadır.TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı şekilde başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.Bilgilerin sosyal... +Devamını oku
  • Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Bilişim Alanında SuçlarBilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu... +Devamını oku
  • Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaCeza kanunu Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
  • Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
  • Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama[1] Madde 228- (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.[2](2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md... +Devamını oku
  • Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
  • Aile Düzenine Karşı SuçlarBirden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
  • Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
  • Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
  • Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmemeMadde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra... +Devamını oku
  • TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET VERME SUÇU VE TÜRK CEZA HUKUKUNDAKİ DÜZENLEMESİ1. GirişTaksirle ölüme sebebiyet verme suçu, Türk Ceza Hukuku’nda dikkat çeken ve uygulamada oldukça sık karşılaşılan bir suç tipidir. Bu suç tipi genellikle trafik kazaları, iş kazaları, ihmali davranışlar veya öngörülebilir tehlikelerin dikkate alınmaması gibi durumlar sonucunda meydana gelmektedir. Türk Ceza Kanunu, suçun... +Devamını oku
  • Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
  • Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
  • Yabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikayetine... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Yasaklanan bilgileri teminCeza kanunu Madde 334- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan... +Devamını oku
  • Kasten Yaralama Suçu: TCK m.86 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi, kasten yaralama suçunu düzenlemektedir ve suçun temel tanımını, failin bir başkasını fiziksel olarak yaralaması şeklinde yapmaktadır. TCK m.86/1’e göre, "bir kişiye kasten yaralama" suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu suç, bedeni bütünlüğe karşı işlenen suçlar arasında yer... +Devamını oku
  • Online oyun, e-posta veya sosyal medya hesabını sahibinin izni olmadan ele geçirmek halk arasında “hesap çalma” olarak adlandırılır. Türk Ceza Kanunu’nda doğrudan “hesap çalma” adıyla bir suç bulunmamaktadır. Eylemin gerçekleştirilme biçimine göre TCK m.243’teki bilişim sistemine girme veya TCK m.244’teki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme ya da değiştirme suçları oluşabilir.Hesaba... +Devamını oku
  • İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
  • Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaMadde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel KuruluEsas No: 2018/240Karar No: 2020/43Karar Tarihi: 21.01.2020Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel Kurulu         2018/240 E.  ,  2020/43 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi1. Taraflar arasındaki “sözleşmenin feshi, tapu iptal ve... +Devamını oku
  • Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
  • İftira Suçu ve Zamanaşımı: TCK m.267 Kapsamında Cezai ve Süresel DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi, bir kimseye işlemediği bir suçu isnat eden ve bu nedenle hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasına neden olan kişilere yönelik iftira suçunu düzenlemektedir. TCK m.267/1’e göre, “yetkili makamlara suç işlemediğini bildiği halde bir kimse hakkında ihbarda veya şikâyette bulunan... +Devamını oku
  • Kanuna aykırı eğitim kurumuMadde 263 (Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmaMadde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve... +Devamını oku
  • Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Para Hırsızlığı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Ayrıntılı Bir İncelemeHırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında en temel düzenlemelerden biridir.Para hırsızlığı da bu kapsamda, taşınabilir bir mal olan paranın zilyetliğinden rızaya aykırı şekilde alınmasıyla oluşan klasik bir hırsızlık türüdür.TCK m.141, hırsızlık suçunun temel halini düzenlemektedir.Bu... +Devamını oku
  • Bilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu fiil nedeniyle sistemin... +Devamını oku
  • Silâhlı örgütMadde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,... +Devamını oku
  • Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
  • DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
  • Kanuna aykırı eğitim kurumuMadde 263 (Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmaMadde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve... +Devamını oku
  • HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası                    : 6100Kabul Tarihi                           : 12/1/2011Yayımlandığı Resmî Gazete  : Tarih  : 4/2/... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
  • Başkasının Kimliğini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 268. maddesi, başkasının kimliğini kullanma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini haksız bir şekilde kullanarak, o kişinin yerine işlem yapması veya onun kimliğini taklit etmesiyle oluşur. TCK m.268/1, “başkasının kimlik bilgilerini kullanarak herhangi bir suç... +Devamını oku
  • DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku

Pages