Başkasının Yerine İmza Atmak Hangi Suça Girer? — TCK m.204, 207

Başkasının Yerine İmza Atmak Hangi Suça Girer?

Başkasının yerine izinsiz şekilde imza atmak, imzanın bulunduğu belgenin hukuki niteliğine göre resmî belgede sahtecilik veya özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir.

Belge bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen resmî belgeyse TCK m.204; kişiler arasında düzenlenen sözleşme, teslim tutanağı, makbuz veya benzeri bir özel belgeyse TCK m.207 gündeme gelir.

Ancak başkasının yerine atılan her imza otomatik olarak suç oluşturmaz. Belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması, imzanın belgeyi sahte hâle getirmesi, belgenin başkalarını aldatabilecek nitelikte bulunması ve kişinin sahtecilik kastıyla hareket etmesi gerekir.

Başkasının Yerine İmza Atmak Ne Anlama Gelir?

Başkasının yerine imza atmak; bir kişinin bilgisi veya geçerli yetkisi olmadan, onun düzenlediği izlenimini oluşturacak şekilde belge imzalanmasıdır.

Suçun oluşması bakımından imzanın gerçek imzaya tamamen benzemesi şart değildir. Önemli olan belgenin, belirli bir kişi tarafından düzenlenmiş veya onaylanmış gibi gösterilmesi ve başkalarını aldatabilecek nitelikte olmasıdır.

Şu davranışlar belgede sahtecilik kapsamında değerlendirilebilir:

  • Başkasının imzasını taklit etmek,
  • Başkasının adını yazarak onun adına imza atmak,
  • Bir sözleşmeye tarafın bilgisi dışında imza eklemek,
  • Boş bir belgedeki imzayı farklı amaçla kullanmak,
  • Gerçek belgedeki imzayı silerek başka imza eklemek,
  • İmzalı belgenin tutar, tarih veya taraf bilgilerini değiştirmek,
  • Sahte imzalı belgeyi mahkemeye, bankaya veya kamu kurumuna sunmak,
  • Sahte imzalı belgeyi borç, ödeme veya teslim kanıtı olarak kullanmak.

Resmî Belge ile Özel Belge Arasındaki Fark Nedir?

Başkasının yerine imza atma olayında öncelikle belgenin resmî mi yoksa özel mi olduğu belirlenir.

Resmî belge

Resmî belge, kamu görevlisinin görevi gereğince ve kanunda öngörülen usule uygun şekilde düzenlediği belgedir.

Aşağıdaki belgeler, somut olayın özelliklerine göre resmî belge sayılabilir:

  • Noter tarafından düzenlenen veya onaylanan belgeler,
  • Tapu ve nüfus kayıtlarına ilişkin belgeler,
  • Mahkeme kararları ve duruşma tutanakları,
  • Resmî ruhsat ve izin belgeleri,
  • Kamu kurumlarınca düzenlenen tutanaklar,
  • Sürücü belgesi ve kimlik belgeleri,
  • Resmî sağlık raporları,
  • Vergi ve sosyal güvenlik işlemlerine ilişkin bazı belgeler,
  • Kamu görevlisinin yetkisi kapsamında düzenlediği belgeler.

Bir belgenin kamu kurumuna verilmiş olması, onu her zaman resmî belge hâline getirmez. Örneğin kişi tarafından hazırlanıp kuruma sunulan dilekçe, içerik ve düzenlenme biçimine göre özel belge niteliğini koruyabilir.

Özel belge

Özel belge, kamu görevlisinin resmî görevi kapsamında düzenlenmeyen ancak hukuki sonuç doğurabilen belgedir.

Örnek olarak:

  • Kira sözleşmesi,
  • Satış sözleşmesi,
  • Hizmet sözleşmesi,
  • Teslim tutanağı,
  • Borç ödeme belgesi,
  • Makbuz,
  • İş sözleşmesi,
  • Şirket içi tutanak,
  • Sipariş formu,
  • Özel taahhütname,
  • Elden ödeme belgesi

gösterilebilir.

Belgenin adı değil, kim tarafından hangi yetkiyle ve hangi amaçla düzenlendiği önemlidir.

TCK m.204: Resmî Belgede Sahtecilik Suçu

TCK m.204/1’e göre:

  • Sahte bir resmî belge düzenleyen,
  • Gerçek resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren,
  • Sahte resmî belgeyi kullanan

kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Başkasının yerine atılan imza, resmî belgenin o kişi tarafından imzalandığı izlenimini oluşturuyorsa resmî belgede sahtecilik suçu gündeme gelebilir.

Kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî belgeyi sahte olarak düzenlemesi, değiştirmesi, gerçeğe aykırı belge oluşturması veya sahte belgeyi kullanması hâlinde TCK m.204/2 uygulanır. Bu durumda ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.

Belge, kanun gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan bir resmî belgeyse ceza TCK m.204/3 gereğince yarı oranında artırılır. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.207: Özel Belgede Sahtecilik Suçu

TCK m.207/1’e göre özel bir belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Sahte özel belgeyi, sahte olduğunu bilerek kullanan kişi de aynı cezayla karşılaşabilir.

Özel belgede sahtecilik bakımından önemli bir farklılık bulunmaktadır: Belgenin yalnızca hazırlanması kural olarak yeterli değildir. Sahte özel belgenin hukuki ilişkide kullanılması gerekir.

Kullanma şu şekillerde ortaya çıkabilir:

  • Sahte sözleşmeyi karşı tarafa sunmak,
  • Belgeyi icra takibine koymak,
  • Mahkemeye delil olarak vermek,
  • İşverene veya şirkete ibraz etmek,
  • Bankada işlem yapmak amacıyla kullanmak,
  • Borcun ödendiğini göstermek için sunmak,
  • Mal veya hizmet teslim edildiğini kanıtlamak amacıyla kullanmak.

Sahte özel belge hazırlanmış fakat hiçbir şekilde kullanılmamışsa TCK m.207 bakımından suçun tamamlanıp tamamlanmadığı ayrıca değerlendirilir.

İmzanın Gerçek İmzaya Benzemesi Şart mı?

Sahte imzanın gerçek kişinin imzasıyla birebir aynı olması şart değildir. Belgenin bütün görünümü, düzenlenme biçimi, kullanıldığı yer ve muhatabın durumu birlikte değerlendirilir.

Son derece kötü, ilk bakışta sahte olduğu anlaşılan ve kimseyi aldatma ihtimali bulunmayan bir imza, belgenin aldatma yeteneği bulunmadığı gerekçesiyle suçun oluşmasını engelleyebilir. Buna karşılık imzanın şeklen farklı olması, belge gerçekmiş gibi işlem görmeye elverişliyse tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Aldatma yeteneği mahkeme tarafından doğrudan belge incelenerek değerlendirilir. Gerektiğinde belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılır.

İzin Verilerek Başkasının Yerine İmza Atılması Suç mu?

Bir kişi açıkça izin vermiş ve imzalayan kişi kendi kimliğini gizlemeden “vekâleten”, “adına” veya benzeri bir açıklamayla imza atmışsa kural olarak belgeyi başka biri düzenlemiş gibi gösteren sahtecilikten söz edilmez.

Ancak şu durumlarda izin bulunduğunun söylenmesi yeterli olmayabilir:

  • İşlemin şahsen yapılması zorunluysa,
  • Özel vekâletname gerekiyorsa,
  • Noterlik işlemi söz konusuysa,
  • İmzanın bizzat ilgili kişi tarafından atılması kanunen aranıyorsa,
  • Yetkinin kapsamı aşılmışsa,
  • İzin yalnızca başka bir işlem için verilmişse,
  • Kamu kurumu belgenin bizzat ilgili kişi tarafından imzalandığı konusunda yanıltılmışsa.

Örneğin genel bir iş takibi izni, kişinin adına sözleşme imzalama veya borçlandırıcı senet düzenleme yetkisi vermeyebilir. Yetkinin varlığı ve kapsamı yazılı belgeler, vekâletname, mesajlar ve tarafların davranışları üzerinden belirlenir.

Eşin, Aile Üyesinin veya Şirket Çalışanının İmzasını Atmak

Eş, kardeş, anne, baba veya çocuk olmak, diğer kişinin yerine sınırsız şekilde imza atma yetkisi vermez. Aile ilişkisi sahtecilik suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Benzer şekilde şirket çalışanı, muhasebeci veya yönetici olmak da şirket sahibinin ya da başka bir yetkilinin imzasını taklit etme hakkı vermez. İmza yetkisinin şirket kararları, imza sirküleri, vekâletname veya başka bir yetkilendirme belgesiyle ortaya konulması gerekir.

Şirket adına imza yetkisi bulunan kişi kendi imzasını, şirket unvanı altında ve yetki sınırları içinde kullanmalıdır. Başka bir yetkilinin imzasını taklit etmek ayrı bir hukuki değerlendirmeye neden olabilir.

Çek, Bono veya Senette Başkasının Yerine İmza Atmak

Çek, bono ve poliçe gibi emre veya hamile yazılı kambiyo senetleri görünüşte özel kişiler arasında düzenlense de TCK m.210 gereğince resmî belge hükmünde kabul edilir.

Bu belgelerde başkasının yerine sahte imza atılması hâlinde TCK m.207 değil, TCK m.204’teki resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanabilir.

TCK m.210 kapsamında şu belgeler de resmî belge hükmünde değerlendirilir:

  • Emre veya hamile yazılı kambiyo senetleri,
  • Emtiayı temsil eden belgeler,
  • Hisse senetleri,
  • Tahviller,
  • Vasiyetnameler.

Bu nedenle “Senet özel kişiler arasında düzenlendiği için özel belgedir” şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir.

Boş Kâğıttaki İmzanın Sonradan Doldurulması

Kişi, belirli şekilde doldurulması için imzaladığı boş veya kısmen boş kâğıdı başka birine teslim etmiş; belge teslim amacından farklı şekilde doldurulmuşsa TCK m.209/1’deki açığa imzanın kötüye kullanılması suçu oluşabilir.

Bu suçun cezası, şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapistir.

İmzalı boş kâğıt hukuka aykırı şekilde ele geçirilmiş ve hukuki sonuç doğuracak biçimde doldurulmuşsa TCK m.209/2 gereğince resmî veya özel belgede sahtecilik hükümleri uygulanır.

Buradaki ayrım önemlidir:

  • İmzalı boş kâğıt sahibinin rızasıyla teslim edilmiş fakat amacı dışında doldurulmuşsa TCK m.209/1,
  • Kâğıt hukuka aykırı ele geçirilmiş ve doldurulmuşsa TCK m.204 veya m.207

gündeme gelebilir.

Gerçek Bir Borcu İspatlamak İçin Sahte İmza Atılması

Bir kişinin gerçekten alacağı bulunması, sahte belge düzenlemesini hukuka uygun hâle getirmez. Alacak gerçek olsa bile başkasının yerine imza atılarak sözleşme, makbuz veya senet düzenlenmesi suç oluşturabilir.

Bununla birlikte TCK m.211’e göre sahtecilik, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenmişse verilecek ceza yarı oranında indirilebilir.

Bu indirim otomatik değildir. Gerçek bir hukuki ilişkinin bulunması ve sahte belgenin yalnızca bu ilişkiyi ispatlama veya gerçek durumu belgeleme amacı taşıması gerekir.

Sahte İmzalı Belgeyle Para Alınırsa Hangi Suç Oluşur?

Sahte imzalı belge kullanılarak para, mal veya başka bir ekonomik menfaat elde edilmişse belgede sahtecilikle birlikte dolandırıcılık suçu da oluşabilir.

TCK m.212’ye göre sahte resmî veya özel belgenin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde hem sahtecilik suçundan hem de ilgili diğer suçtan ayrı ayrı ceza verilir.

Örneğin sahte imzalı sözleşme kullanılarak ödeme alınması hâlinde:

  • TCK m.204 veya m.207 kapsamında belgede sahtecilik,
  • Şartları oluşmuşsa TCK m.157 veya m.158 kapsamında dolandırıcılık

ayrı ayrı değerlendirilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Sahte İmzalı Belge Mahkemeye Sunulursa Ne Olur?

Başkasının yerine imza atılarak hazırlanan belgenin mahkemeye, icra dairesine veya başka bir kamu kurumuna sunulması belgenin kullanılması anlamına gelebilir.

Belgenin sahte olduğunun anlaşılması hâlinde:

  • Belgenin aslının dosyaya alınması,
  • İmzayı inkâr eden kişinin beyanının tespit edilmesi,
  • Karşılaştırma belgelerinin toplanması,
  • İmza ve yazı incelemesi yapılması,
  • Belgeyi düzenleyen ve kullanan kişilerin belirlenmesi,
  • Sahtecilik kastının araştırılması

gerekebilir.

Sahte belgeyi düzenleyen kişi ile kullanan kişi farklı olabilir. Belgeyi kullanan kişinin cezalandırılabilmesi için belgenin sahte olduğunu bildiğinin ispatlanması gerekir.

Sahte İmza Nasıl Tespit Edilir?

İmza incelemesinde yalnızca belgenin fotokopisiyle yetinilmemesi, mümkünse belgenin aslının incelenmesi önemlidir.

Değerlendirmede şu materyaller kullanılabilir:

  • Belgenin aslı,
  • Aynı döneme yakın resmî imza örnekleri,
  • Banka ve noter belgelerindeki imzalar,
  • Kimlik veya pasaport başvurusundaki imzalar,
  • Önceki sözleşme ve teslim belgeleri,
  • Huzurda alınan imza ve yazı örnekleri,
  • Belgenin düzenlendiği cihaz ve yazıcı kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Belgenin gönderildiği e-posta ve mesaj kayıtları,
  • Tanık anlatımları.

Bilirkişi raporu önemli olmakla birlikte mahkeme yalnızca rapora bağlı değildir. Belgenin kim tarafından hazırlandığı, kimde bulunduğu, kimin yararına kullanıldığı ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?

TCK m.204’teki resmî belgede sahtecilik ve TCK m.207’deki özel belgede sahtecilik suçları kural olarak şikâyete bağlı değildir. Yetkili makamlar suçu öğrendiğinde soruşturma kendiliğinden yürütülebilir.

Bu nedenle mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasını otomatik olarak düşürmez.

Buna karşılık TCK m.209/1’deki açığa imzanın kötüye kullanılması suçu şikâyete bağlıdır. Hangi maddenin uygulanacağı, imzanın nasıl elde edildiği ve belgenin nasıl oluşturulduğuna göre belirlenir.

Başkasının İmzasını Atmanın Özel Hukuk Sonuçları

Yetkisiz şekilde başkasının adına imzalanan sözleşme, imzası taklit edilen kişiyi her durumda borç altına sokmaz. Yetkisiz temsil hâlinde işlemin temsil olunan kişiyi bağlaması, Türk Borçlar Kanunu m.46 kapsamında sonradan onay verilmesine bağlı olabilir.

İmzası inkâr edilen belgenin hukuk veya icra yargılamasında delil olarak kullanılması hâlinde belgenin gerçekliği ayrıca incelenir. Sahte imza nedeniyle maddi zarara uğrayan kişi, şartları varsa zararının giderilmesini de isteyebilir.

Ceza davasındaki sahtecilik incelemesi ile sözleşmenin geçerliliği, borcun bulunup bulunmadığı ve tazminat talepleri birbirinden farklı hukuki konulardır.

Antalya’da Başkasının Yerine İmza Atma Suçları: 2016–2025 Durum Raporu

Antalya’da “başkasının yerine imza atma” adı altında ayrı bir suç istatistiği yayımlanmamaktadır. Bu tür olaylar resmî belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, açığa imzanın kötüye kullanılması veya sahte belgenin kullanıldığı başka suçlar altında kaydedilebilir.

Kamuya açık Antalya faaliyet raporlarında 2019–2025 yılları bulunmaktadır. 2016–2018 dönemi için aynı kapsamda karşılaştırılabilir yerel rapor bulunmadığından Antalya’ya özgü kesintisiz on yıllık olay, dava veya mahkûmiyet sayısı verilememektedir.

Ayrıca raporların kapsamı Antalya merkez ile Kemer ve Korkuteli adli çevreleridir. Veriler Antalya’nın bütün ilçelerini kapsayan il toplamı olarak kabul edilemez.

Antalya’daki Mevcut Verilerin Yıllara Göre Görünümü

Faaliyet raporlarındaki rakamlar ağırlıklı olarak belirli mahkemelerin ortalama dosya sonuçlandırma sürelerini göstermektedir. Bunlar olay, sanık veya mahkûmiyet sayısı değildir.

Yıl Kamuya Açık Yerel Verilerde Görülen Durum
2016–2018 Karşılaştırılabilir Antalya yerel serisi bulunmamaktadır.
2019 Seçilmiş mahkeme tablolarında resmî belgede sahtecilik için 435 ve 604 gün; özel belgede sahtecilik için 694 gün gibi ortalamalar görülmektedir. Bazı eski ve uzun süren dosyaların bulunduğu mahkemelerde özel belge süresi daha yüksek çıkmıştır.
2020 Resmî belgede sahtecilik bakımından farklı mahkemelerde yaklaşık 214–708 gün; özel belgede sahtecilik bakımından 309–819 gün arasında değişen örnekler bulunmaktadır.
2021 Resmî belgede sahtecilik bakımından 298–1.598 gün; özel belgede sahtecilik bakımından bazı mahkemelerde 1.174 ve 1.389 günlük ortalamalar görülmektedir. Uzun süreler, önceki yıllardan devreden dosyaların etkisini de içerebilir.
2022 Resmî belgede sahtecilik bakımından 151–595 gün arasında mahkeme örnekleri; özel belgede sahtecilik için bir mahkeme tablosunda 452 gün bulunmaktadır.
2023 Resmî belgede sahtecilik bakımından 80–923 gün; özel belgede sahtecilik bakımından 116–963 gün arasında değişen mahkeme örnekleri bulunmaktadır.
2024 Resmî belgede sahtecilik için bazı mahkemelerde 195, 396 ve kamu görevlisi yönünden 452 gün; özel belgede sahtecilik için bir tabloda 780 gün görülmektedir.
2025 Seçilmiş mahkeme tablolarında resmî belgede sahtecilik için 263 gün, özel belgede sahtecilik için 305 gün ortalaması bulunmaktadır.

Bu süreler aynı mahkemenin kesintisiz yıllık serisi değildir. Mahkemelerin dosya türleri, devreden dosya miktarları ve görev alanları farklı olduğundan “Antalya’da sahte imza suçları arttı” veya “azaldı” sonucu yalnızca bu sürelerden çıkarılamaz. rayp.adalet.gov.tr

Türkiye Genelindeki On Yıllık Sahtecilik Eğilimi

TCK m.197, 199, 202, 204 ve 207 birlikte değerlendirilen sahtecilik suçlarında, Cumhuriyet başsavcılıklarında yıl içinde açılan dosya endeksi 2016 yılı 100 kabul edildiğinde şu şekilde gerçekleşmiştir:

Yıl Soruşturma Dosyası Endeksi
2016 100
2017 98
2018 100
2019 96
2020 77
2021 79
2022 79
2023 71
2024 72
2025 72

Ceza mahkemelerinde yıl içinde açılan sahtecilik dosyası endeksi ise aynı dönemde şöyledir:

Yıl Mahkemede Açılan Dosya Endeksi
2016 100
2017 90
2018 110
2019 111
2020 86
2021 92
2022 98
2023 89
2024 100
2025 77

Türkiye genelinde sahtecilik dosyalarının ceza mahkemelerindeki ortalama görülme süresi 2016’da 437 gün, 2020’de 596 gün, 2024’te 449 gün ve 2025’te 527 gün olarak hesaplanmıştır.

Bu veriler yalnızca TCK m.204 ve m.207’yi değil, seçilmiş diğer sahtecilik suçlarını da içermektedir. Başkasının yerine imza atılan dosyalar ayrıca gösterilmemiştir. Türkiye geneli değerleri Antalya’ya özgü rakamlar olarak kullanılamaz. adlisicil.adalet.gov.tr

Antalya Bakımından Hukuki Sonuç

Antalya’da gerçekleşen bir sahte imza olayında uygulanacak hükümler Türkiye’nin diğer illeriyle aynıdır:

  • İmza resmî belgeye atılmışsa TCK m.204,
  • İmza özel belgeye atılmış ve belge kullanılmışsa TCK m.207,
  • İmzalı boş kâğıt teslim amacından farklı doldurulmuşsa TCK m.209,
  • Belge çek, bono, poliçe veya TCK m.210’daki belgelerden biriyse resmî belgede sahtecilik hükümleri,
  • Sahte belgeyle menfaat sağlanmışsa TCK m.212 gereğince ayrıca ilgili suç hükümleri

uygulanabilir.

Antalya’ya ilişkin mevcut kamu verileri, resmî ve özel belgede sahtecilik dosyalarının ceza mahkemelerine yansıdığını göstermektedir. Ancak bu dosyaların kaçının doğrudan başkasının yerine imza atılmasıyla ilgili olduğu açıklanmadığından kesin yerel olay sayısı verilemez.

Başkasının yerine izinsiz imza atmak, imzanın bulunduğu belgenin türüne göre TCK m.204 veya TCK m.207 kapsamında suç oluşturabilir.

Resmî belgede sahtecilik suçunun temel cezası iki yıldan beş yıla, özel belgede sahtecilik suçunun cezası ise bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Kamu görevlisinin yetkili olduğu belge üzerinde sahtecilik yapması hâlinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar çıkabilir.

İmzanın gerçek imzaya birebir benzemesi şart değildir. Belgenin belirli bir kişi tarafından düzenlenmiş gibi görünmesi, hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması ve başkalarını aldatma yeteneği taşıması önemlidir. Belgenin türü, imzanın atılma biçimi, yetkinin bulunup bulunmadığı ve belgenin kullanılıp kullanılmadığı her olayda ayrı ayrı değerlendirilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Belgenin hukuki niteliği, suçun tamamlanma zamanı, uygulanacak ceza ve deliller somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
  • Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
  • Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçCeza kanunu Madde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul... +Devamını oku
  • Doktorun veya başka bir sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz ya da özensiz davranışı hastanın yaralanmasına veya ölümüne neden olursa ceza sorumluluğu doğabilir.Hastanın yaralanması halinde TCK m.89’daki taksirle yaralama, ölmesi halinde ise TCK m.85’teki taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Ancak tedavinin beklenen sonucu vermemesi veya komplikasyon gelişmesi tek başına... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
  • Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
  • Başkasının Banka veya Kredi Kartını Kullanmanın CezasıBaşkasına ait banka veya kredi kartını, kart sahibinin izni olmadan alışverişte kullanmak, ATM’den para çekmek ya da kart bilgileriyle internet üzerinden ödeme yapmak suç oluşturabilir. Bu eylemler Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu olarak düzenlenmiştir.Kartın çalınmış, bulunmuş veya... +Devamını oku
  • Dolandırıcılık Suçu (TCK 157-159)1. Dolandırıcılık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 157. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, dolandırıcılık suçunu işlemiş olur."2. Dolandırıcılık Suçunun UnsurlarıDolandırıcılık... +Devamını oku
  • Evet. Banka hesabını, IBAN numarasını, banka kartını veya mobil bankacılık bilgilerini yasa dışı bahis para trafiğinde kullanılacağını bilerek başkasına vermek suç oluşturabilir.Fiilin niteliğine göre;7258 sayılı Kanun m.5/1-c kapsamında yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık,TCK m.282 kapsamında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,TCK m.37–39 kapsamında faillik,... +Devamını oku
  • İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku
  • Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçları — TCK m.79–80Göçmen kaçakçılığı ile insan ticareti günlük dilde birbirine karıştırılsa da hukuken farklı suçlardır. Göçmen kaçakçılığında temel amaç maddi menfaat karşılığında yasa dışı giriş, ülkede kalış veya ülkeden çıkış sağlamaktır. İnsan ticaretinde ise kişinin zorla çalıştırılması, fuhşa sürüklenmesi, esaret altında tutulması veya organlarının... +Devamını oku
  • İki Kişi Arasındaki Özel Mesajın “Arkadaş Ortamında Gösterilmesi”: Dar Senaryo Üzerinden Ayrıntılı Hukuki AnalizI. Senaryonun ÇerçevesiA ile B arasında WhatsApp üzerinden özel nitelikli mesajlaşmalar yapılmaktadır. İlişkinin bozulması sonrası B, bu yazışmaların ekran görüntüsünü alarak 4–5 kişilik bir arkadaş ortamında (örneğin bir ev buluşmasında veya küçük bir WhatsApp grubunda) A’nın rızası... +Devamını oku
  • Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
  • 25 Temmuz 1989 tarihinde Kırklareli’nde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Kırklareli’nde, yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde iyi bir derece ile tamamlamıştır. Avukatlık ruhsatını 2014 yılında İstanbul Barosu’ndan alan Av. Uğur Azap, kısa bir süre Cumhuriyet Savcılığı yapmıştır. 2019 yılından beri Antalya Barosu’na kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerini sürdürmekte olup,... +Devamını oku
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Kasten Yaralama Suçu: TCK m.86 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi, kasten yaralama suçunu düzenlemektedir ve suçun temel tanımını, failin bir başkasını fiziksel olarak yaralaması şeklinde yapmaktadır. TCK m.86/1’e göre, "bir kişiye kasten yaralama" suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu suç, bedeni bütünlüğe karşı işlenen suçlar arasında yer... +Devamını oku
  • MALA ZARAR VERME SUÇU CEZASI VE HUKUKİ SONUÇLARITürk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişMülkiyet hakkı, bireylerin sahip olduğu en temel haklardan biri olup, gerek anayasal güvencelerle gerekse ceza hukuku kurallarıyla korunmaktadır. Bu bağlamda, başkasına ait bir mala kasten zarar verilmesi, Türk Ceza Kanunu’nda “mala zarar verme suçu” olarak düzenlenmiştir. Bu suç tipi,... +Devamını oku
  • Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
  • Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek ya da üzerinde bulundurmak suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir.TCK m.191/1 uyarınca temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak özellikle ilk soruşturmada kişi hakkında doğrudan ceza davası açılması yerine beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve... +Devamını oku
  • Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
  • Yerde bulunan telefon, cüzdan, para veya başka bir eşyayı yalnızca koruma amacıyla almak suç değildir. Ancak eşyayı sahibine iade etmeden, durumu yetkili mercilere bildirmeden kullanmak, saklamak, satmak veya sahiplenmek TCK m.160 kapsamında suç oluşturabilir.TCK m.160’a Göre Suçun Cezası Nedir?Türk Ceza Kanunu’nun 160. maddesine göre kaybolması nedeniyle sahibinin zilyetliğinden çıkmış veya hata... +Devamını oku
  • Deniz, hava ve demiryolu taşıtlarında veya bu taşıtlarla işlenen suçlarda yetkiMADDE 15(1) Suç, Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip olan bir gemide veya böyle bir taşıt Türkiye dışında iken işlenmişse, geminin ilk uğradığı Türk limanında veya bağlama limanında bulunan mahkeme yetkilidir.(2) Türk bayrağını taşıma hakkına sahip olan hava taşıtları ile demiryolu taşıtları hakkında da yukarıdaki... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
  • Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya... +Devamını oku
  • Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyanMadde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı SuçlarUlaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasıMadde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun... +Devamını oku
  • Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
  • Mal veya hizmet satımından kaçınmaMadde 240- (1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Türk Ceza Hukukuna Göre Gasp Suçu Davası, Cezası ve Savunma StratejileriGasp suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 148. ve devamı maddelerinde düzenlenen, malvarlığına karşı işlenen ağır bir cebir suçudur. Suçun temel özelliği, mağdurun iradesini cebir veya tehdit yoluyla etkileyerek malın alınmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesine göre, "bir başkasının taşınır malını cebir veya tehdit kullanarak... +Devamını oku
  • Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
  • izinsiz Kenevir Ekme Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Açısından Hukuki Değerlendirme ve Savunma YöntemleriGirişUyuşturucu madde suçları, özellikle toplum sağlığı ve güvenliği açısından Türk Ceza Hukuku'nda önemli bir yer tutmaktadır. Bu kapsamda, kenevir bitkisinin ekimi ve üretimi konusu, özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde elde edilmesine ilişkin suçların başında gelmektedir. Kenevir ekme... +Devamını oku
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
  • Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
  • Yabancı ülkede işlenen suçlarda yetkiMADDE 14(1) Yabancı ülkede işlenen ve kanun hükümleri uyarınca Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki, 13 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenir.(2) Bununla birlikte Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine yetki verebilir.(3) Bu... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
  • İKİNCİ BÖLÜMGörevMADDE 3(1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlıkMADDE 4(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler
  • Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmemeMadde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra... +Devamını oku
  • Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
  • Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
  • Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
  • Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
  • Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
  • Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
  • Emoji, El Hareketi veya Lakapla Hakaret Suçu İşlenir mi? — TCK m.125 Kapsamında Hukuki İnceleme ve Antalya’nın 2016–2025 DönemiEmoji, el hareketi veya lakap kullanılması, somut olayın özelliklerine göre hakaret suçunu oluşturabilir. Belirleyici olan, kullanılan iletişim aracından çok, davranışın taşıdığı anlamdır. Ancak rahatsız edici, alaycı veya kaba bulunan her davranışın cezalandırılması... +Devamını oku

Pages