tehdit suçu cezası

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Alacaklı Kişinin Borçluyu Tehdit Etmesi Suç mu? — TCK m.106–107

Bir kişinin gerçekten alacaklı olması, borçluyu tehdit etme, dövme, korkutma veya özel bilgilerini açıklamakla baskı altına alma hakkı vermez. Alacak yalnızca icra takibi, dava ve diğer yasal yollarla tahsil edilebilir.

“Borcunu ödemezsen seni öldürürüm”, “evine gelirim”, “ailene zarar veririm” veya “özel görüntülerini yayımlarım” gibi ifadeler olayın özelliklerine göre TCK m.106 kapsamında tehdit ya da TCK m.107 kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir.

Borçluyu Tehdit Etmenin Cezası Nedir?

TCK m.106/1 uyarınca bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştirileceğinden söz edilerek tehdit edilmesi halinde:

  • Altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Örneğin alacaklının borçluya şu sözleri söylemesi tehdit suçunu gündeme getirebilir:

  • “Parayı ödemezsen seni öldürürüm.”
  • “Seni sakat bırakırım.”
  • “Çıkışta seni dövdüreceğim.”
  • “Ailene zarar veririm.”
  • “Evine gelip seni vuracağım.”
  • “Çocuklarına zarar veririm.”

Tehdidin borcun tahsili amacıyla yapılması eylemi hukuka uygun hale getirmez.

Malvarlığına Zarar Verme Tehdidinin Cezası

Alacaklının “borcunu ödemezsen arabanı yakarım”, “dükkânını dağıtırım” veya “evinin camlarını kırarım” şeklinde malvarlığına yönelik tehditte bulunması da suç oluşturabilir.

TCK m.106/1 uyarınca kişinin malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından veya kendisine başka bir kötülük yapılacağından söz edilerek tehdit edilmesi halinde, mağdurun şikâyeti üzerine:

  • İki aydan altı aya kadar hapis,
  • Veya adli para cezası

verilebilir.

Malvarlığına veya diğer kötülüklere yönelik tehditlerde şikâyet şartı bulunduğundan, borçlunun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir.

“Borcunu Ödemezsen İcra Başlatırım” Demek Suç mu?

Gerçek bir alacak için “borcunu ödemezsen icra takibi başlatacağım” veya “mahkemeye başvuracağım” demek kural olarak tehdit suçu değildir.

Alacaklının kullanabileceği yasal yollar arasında şunlar bulunur:

  • İcra takibi başlatmak,
  • Alacak davası açmak,
  • İhtiyati haciz talep etmek,
  • Elindeki çek veya senedi yasal yollarla takibe koymak,
  • Mahkeme kararının icrasını istemek.

Bu yollara başvurulacağının ölçülü ve gerçeğe uygun şekilde bildirilmesi hukuka aykırı tehdit sayılmaz. Ancak yasal hakkın sınırı aşılır ve borçlunun hayatına, vücut bütünlüğüne, ailesine veya özel hayatına yönelik baskı kurulursa suç oluşabilir.

“Evine Haciz Getiririm” Demek Tehdit mi?

Gerçek ve vadesi gelmiş bir alacak nedeniyle yasal icra takibi yapılacağının söylenmesi suç değildir. Haciz işlemleri yalnızca icra müdürlüğü aracılığıyla ve kanuni şartlara uygun biçimde gerçekleştirilebilir.

Buna karşılık alacaklının:

  • “Adamlarımla gelip eşyalarını alırım.”
  • “Kapını kırıp mallarını götürürüm.”
  • “Polissiz, icrasız evine girerim.”
  • “Arabanı zorla alırım.”

şeklindeki sözleri hukuka uygun alacak takibi değildir. Bu sözler tehdit; eylemin gerçekleştirilmesi ise konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, yağma veya mala zarar verme gibi başka suçları gündeme getirebilir.

Gerçek Bir Alacak İçin Tehdit Etmek Suç Sayılır mı?

Alacağın gerçekten mevcut olması, tehdidi suç olmaktan çıkarmaz. TCK m.150/1’e göre kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla cebir veya tehdit kullanması halinde olay yağma olarak değil, tehdit veya kasten yaralama hükümlerine göre değerlendirilir.

Örneğin alacaklının borçluyu döverek veya öldürmekle tehdit ederek parasını istemesi halinde “Ben yalnızca kendi paramı istedim” savunması ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Alacağın tahsil edilmesi için devletin icra ve mahkeme yollarının kullanılması gerekir.

Borç İçin Adam Göndermek Suç mu?

Alacaklının borçluyu korkutmak amacıyla bir veya birden fazla kişiyi göndermesi halinde tehdit suçunun nitelikli hali oluşabilir.

TCK m.106/2 uyarınca tehdidin:

  • Silahla,
  • Kişinin kendisini tanınmayacak hale koymasıyla,
  • İmzasız mektup veya özel işaretlerle,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • Suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak

işlenmesi halinde iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Borç tahsil etmek amacıyla birden fazla kişinin borçlunun evine veya iş yerine giderek korkutucu şekilde para istemesi, nitelikli tehdit suçunu gündeme getirebilir.

Tahsilat Firmasının Borçluyu Tehdit Etmesi

Bir alacağın tahsilat firması, şirket çalışanı veya başka bir kişiye bırakılması tehdit hakkı vermez. Alacaklı adına hareket eden kişi de yalnızca yasal sınırlar içinde borcun ödenmesini isteyebilir.

Tahsilat yapan kişinin:

  • Hakaret etmesi,
  • Borçluyu dövmekle tehdit etmesi,
  • Ailesini arayarak baskı kurması,
  • İş yerine sürekli telefon etmesi,
  • Borcu çevreye açıklamakla korkutması,
  • Eve gelerek fiziksel baskı uygulaması

ayrı suçların oluşmasına neden olabilir.

Alacaklı, tehdit talimatı vermiş veya diğer kişileri suça yönlendirmişse azmettiren ya da iştirak eden olarak sorumlu tutulabilir.

Borç İçin Aileyi Tehdit Etmek Suç mu?

Tehdit yalnızca doğrudan borçluya yönelik olmak zorunda değildir. Borçlunun yakınına zarar verileceğinin söylenmesi de tehdit suçunu oluşturabilir.

Örneğin:

  • “Ödemezsen çocuğuna zarar veririm.”
  • “Eşini işten çıkarttırırım.”
  • “Ailenin evini yakarım.”
  • “Kardeşini dövdürürüm.”

şeklindeki ifadeler olayın özelliklerine göre tehdit suçunu oluşturabilir.

Tehdidin borçlunun kendisine ulaştırılması için aile bireyine söylenmesi halinde de eylem değerlendirilebilir.

Borçlunun İş Yerini veya Ailesini Aramak Suç mu?

Borçlunun ailesine veya iş yerine bir kez ölçülü biçimde ulaşmaya çalışılması her durumda suç oluşturmaz. Ancak borç bilgisinin gereksiz yere üçüncü kişilerle paylaşılması kişisel verilerin korunması ve özel hayat bakımından hukuki sorumluluk doğurabilir.

Şu davranışlar suç oluşturabilir:

  • Borçlunun iş yerini sürekli aramak,
  • Patronuna veya çalışma arkadaşlarına borcunu açıklamak,
  • Aile bireylerine hakaret veya tehdit etmek,
  • Borçluyu küçük düşürmek amacıyla borç bilgisini yaymak,
  • Çok sayıda farklı numaradan aramak,
  • Gece saatlerinde sürekli mesaj göndermek.

Bu davranışlar olayın özelliklerine göre kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, hakaret, tehdit veya kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçlarını gündeme getirebilir.

Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç mu?

Alacaklının borçluyu makul zamanlarda ve ölçülü biçimde arayarak borcun ödenmesini istemesi tek başına suç değildir.

Ancak sırf huzurunu bozmak amacıyla ısrarla:

  • Telefonla aramak,
  • Mesaj göndermek,
  • Farklı numaralardan ulaşmak,
  • Eve veya iş yerine gelmek,
  • Sosyal medya hesaplarından yazmak

TCK m.123 kapsamında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.

Davranışın kişide ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi oluşturması halinde olayın özelliklerine göre TCK m.123/A kapsamındaki ısrarlı takip suçu da değerlendirilebilir.

Borçluyu Hakaret Ederek Aramak Suç mu?

Alacaklının borçluyu arayarak küfür etmesi veya aşağılaması TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.

“Borçlusun” veya “borcunu ödemedin” şeklindeki gerçeğe uygun ifadeler her durumda hakaret değildir. Ancak aşağılayıcı ve onur kırıcı sözler kullanılması halinde hakaret suçu gündeme gelebilir.

Tehdit, hakaret ve sürekli arama eylemleri aynı olayda birlikte gerçekleşmişse her suç ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Borcu Sosyal Medyada Paylaşmak Suç mu?

Alacaklının borçlunun adını, telefonunu, adresini, kimlik bilgilerini veya borç miktarını sosyal medyada paylaşması hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.

Paylaşımın içeriğine göre:

  • TCK m.125 kapsamında hakaret,
  • TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı yayma

suçları gündeme gelebilir.

Borçluyu küçük düşürmek amacıyla “dolandırıcı”, “sahtekâr” veya “hırsız” şeklinde kesin ifadeler kullanılması ayrıca hakaret ya da iftira değerlendirmesine neden olabilir. Bir alacak uyuşmazlığının bulunması, kişiye suç isnat etme hakkı vermez.

Borç İçin Özel Görüntülerle Şantaj Yapmak

Alacaklının borçlunun özel fotoğrafını, videosunu, mesajlarını veya mahrem bilgilerini yayımlamakla tehdit ederek ödeme istemesi TCK m.107 kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir.

TCK m.107 uyarınca şantaj suçunun cezası:

  • Bir yıldan üç yıla kadar hapis,
  • Beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Şantaj suçunda hapis ve adli para cezası birlikte uygulanır.

Borç gerçekten mevcut olsa bile “parayı ödemezsen özel görüntülerini ailene gönderirim” şeklindeki baskı hukuka uygun hale gelmez.

Borcu İş Yerine veya Aileye Açıklamakla Tehdit Etmek Şantaj mı?

Kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek bir bilgiyi açıklamakla tehdit ederek kendisi ya da başkası için yarar sağlamaya çalışması TCK m.107/2 kapsamında şantaj oluşturabilir.

Örneğin:

  • “Borcu ödemezsen ailene özel hayatını anlatırım.”
  • “Parayı vermezsen iş yerine mahrem görüntülerini gönderirim.”
  • “Ödeme yapmazsan hakkındaki bilgileri sosyal medyada yayarım.”
  • “İstediğim parayı vermezsen eşine mesajlarını gösteririm.”

şeklindeki sözler şantaj kapsamında değerlendirilebilir.

Açıklanacağı söylenen bilginin doğru olması, şantaj suçunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Önemli olan kişinin şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bir hususun açıklanacağı tehdidiyle yarar sağlanmaya çalışılmasıdır.

Şikâyet Ederim Demek Şantaj mı?

Bir kişinin gerçekten sahip olduğu şikâyet veya dava hakkını kullanacağını söylemesi kural olarak suç değildir. Örneğin dolandırıldığını düşünen kişinin “savcılığa başvuracağım” demesi tek başına şantaj sayılmaz.

Ancak şikâyet hakkı kullanılarak karşı taraf:

  • Borçlu olmadığı parayı ödemeye,
  • Gerçek borcun üzerinde ödeme yapmaya,
  • Senet imzalamaya,
  • Bir hakkından vazgeçmeye,
  • Hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmaya

zorlanıyorsa TCK m.107/1 kapsamındaki şantaj suçu gündeme gelebilir.

Hakkı olan bir şeyi yapacağından söz ederek kişiyi kanuna aykırı veya yapmakla yükümlü olmadığı bir davranışa zorlamak suç oluşturabilir.

Senet İmzalatmak İçin Tehdit Etmek

Bir kişiyi tehdit ederek senet, çek, sözleşme veya borç kabul belgesi imzalamaya zorlamak olayın özelliklerine göre şantaj, tehdit veya yağma suçunu gündeme getirebilir.

Belgenin içeriği, gerçekten bir borç bulunup bulunmadığı, tehdidin niteliği ve failin sağlamak istediği yarar birlikte değerlendirilir.

Gerçek bir alacak bulunsa bile borçluyu zorla senet imzalamaya mecbur bırakmak hukuka uygun değildir.

Tehdit Suçunun Oluşması İçin Borçlunun Korkması Gerekir mi?

Tehdit suçunun oluşması için mağdurun mutlaka korkarak parayı ödemesi gerekmez. Söz veya davranışın objektif olarak ciddi, elverişli ve korkutucu olması yeterli olabilir.

Tehdidin değerlendirilmesinde şu hususlar dikkate alınır:

  • Kullanılan sözler,
  • Tarafların geçmiş ilişkisi,
  • Failin sözünü gerçekleştirebilme imkânı,
  • Olayın meydana geldiği yer ve zaman,
  • Failin silah taşıyıp taşımadığı,
  • Daha önce şiddet uygulanıp uygulanmadığı,
  • Mesajların sayısı ve içeriği,
  • Olaydan sonraki davranışlar.

Borçlunun “korkmadım” demesi, ciddi ve elverişli bir tehdidi otomatik olarak suç olmaktan çıkarmaz.

“Sen Görürsün” Demek Tehdit mi?

“Sen görürsün”, “başına gelecekleri düşün” veya “sonun kötü olacak” gibi belirsiz ifadelerin tehdit olup olmadığı olayın bağlamına göre belirlenir.

Bu sözler tek başına her durumda tehdit sayılmayabilir. Ancak daha önce yaşanan şiddet, silah gösterme, takip etme veya başka mesajlarla birlikte değerlendirildiğinde ciddi bir tehdit oluşturabilir.

Sözlerin tamamı ve olayın gerçekleşme biçimi birlikte incelenir.

WhatsApp Mesajıyla Tehdit Suç Olur mu?

Tehdit suçunun yüz yüze işlenmesi gerekmez. Şu yollarla yapılan tehditler de suç oluşturabilir:

  • WhatsApp mesajı,
  • SMS,
  • Ses kaydı,
  • Telefon görüşmesi,
  • E-posta,
  • Sosyal medya mesajı,
  • Sahte hesap,
  • Üçüncü kişi aracılığıyla iletilen sözler,
  • İmzasız mektup.

Mesajın sonradan silinmesi suçu ortadan kaldırmaz. Ekran görüntüleri, mesaj yedekleri, tanıklar ve cihaz incelemesi delil olarak kullanılabilir.

Tehdit Altında Borç Ödenirse Ne Olur?

Borçlunun tehdit veya baskı altında ödeme yapması, tehdidi hukuka uygun hale getirmez. Ödeme yapılmış olsa bile tehdit veya şantaj suçu tamamlanmış olabilir.

Ödenen paranın gerçekten mevcut bir borca karşılık gelip gelmediği, fazla ödeme bulunup bulunmadığı ve ödemenin nasıl gerçekleştirildiği ayrıca incelenir.

Tehdit yoluyla haksız ödeme alınmışsa paranın iadesi ve maddi zararların karşılanması da talep edilebilir.

Alacaklının Eve Gelmesi Suç mu?

Alacaklının borcu konuşmak amacıyla bir kez eve gelmesi tek başına suç değildir. Ancak borçlunun rızası dışında eve girmesi, çıkmaması veya zor kullanması halinde TCK m.116 kapsamında konut dokunulmazlığının ihlali gündeme gelebilir.

Alacaklının:

  • Kapıyı kırarak girmesi,
  • Borçlunun istememesine rağmen evde kalması,
  • Tehdit ederek içeri girmesi,
  • Evdeki eşyaları zorla alması

ayrı suçlara neden olabilir.

Alacaklı, icra görevlisi değildir ve kendi kararıyla haciz yapamaz.

Tehdit Nasıl İspatlanır?

Tehdit ve şantaj suçlarında şu deliller kullanılabilir:

  • WhatsApp ve SMS mesajları,
  • Sesli mesajlar,
  • E-posta kayıtları,
  • Sosyal medya yazışmaları,
  • Telefon arama kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Banka transfer açıklamaları,
  • Şüphelinin ikrarı,
  • Apartman veya iş yeri güvenlik kayıtları,
  • Paylaşılan fotoğraf ve videolar,
  • Sağlık raporları.

Mesajların yalnızca kırpılmış ekran görüntüleri değil, kullanıcı adı, telefon numarası, tarih ve saat bilgilerini gösteren halleri korunmalıdır.

Kişinin tarafı olduğu konuşmanın delil amacıyla kaydedilmesinin hukuka uygunluğu ise ani gelişen olay, başka türlü delil elde etme imkânı ve kaydın amacı gibi şartlara göre ayrıca değerlendirilir.

Borçlu Tehdit Edilirse Ne Yapmalı?

Tehdit edilen kişi öncelikle mevcut delilleri kaybetmemelidir. Mesajlar ve arama kayıtları silinmemeli, mümkünse yedeklenmelidir.

Şu işlemler yapılabilir:

  • Kolluk birimlerine başvurmak,
  • Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak,
  • Mesaj ve görüntüleri delil olarak sunmak,
  • Tanıkların bilgilerini bildirmek,
  • Acil ve ciddi tehlike varsa kolluktan yardım istemek,
  • Tehdit sırasında yaralanma olmuşsa sağlık raporu almak,
  • Tehdit amacıyla yapılan sosyal medya paylaşımlarını belgelemek.

Acil bir saldırı tehlikesi bulunuyorsa delil toplamak için riskli şekilde faille görüşmeye devam edilmemelidir.

Tehdit Suçu Şikâyete Bağlı mı?

Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit TCK m.106/1’in ilk cümlesi kapsamında şikâyete bağlı değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapabilir.

Malvarlığı bakımından büyük zarara veya başka bir kötülüğe yönelik tehdit ise şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.

Silahla, birden fazla kişiyle veya diğer nitelikli yöntemlerle işlenen TCK m.106/2 kapsamındaki tehdit suçu şikâyete bağlı değildir.

TCK m.107 kapsamındaki şantaj suçu da şikâyete bağlı değildir. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı otomatik olarak sona erdirmez.

Tehdit ve Şantajda Uzlaştırma Var mı?

TCK m.106/1 kapsamındaki tehdit suçu, kanuni şartlar çerçevesinde uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilir.

TCK m.106/2 kapsamındaki nitelikli tehdit ile TCK m.107 kapsamındaki şantaj suçu uzlaştırma kapsamında değildir.

Aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamındaki bir suçun uzlaştırma kapsamında olmayan başka bir suçla birlikte işlendiği iddia ediliyorsa uzlaştırma hükümlerinin uygulanması mümkün olmayabilir.

Alacaklı kişinin borçluyu tehdit etmesi suçtur. Alacağın gerçek ve belgeli olması, tehdit veya şiddet kullanma hakkı vermez. “Ödemezsen icra takibi başlatırım” demek kural olarak hukuka uygunken, “ödemezsen seni öldürürüm, döverim veya ailene zarar veririm” demek TCK m.106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir.

Özel görüntüleri, mesajları veya itibara zarar verecek bilgileri açıklamakla ödeme istemek TCK m.107 kapsamında şantaj sayılabilir. Şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Gerçek bir alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması halinde TCK m.150/1 uyarınca tehdit ya da kasten yaralama hükümleri uygulanır. Alacakların icra ve dava gibi yasal yollarla talep edilmesi gerekir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Kullanılan sözler, alacağın niteliği, mesaj içerikleri ve taraflar arasındaki olayların tamamı hukuki sonucu değiştirebilir.

“Seni Öldürürüm” Demek Suç mu? Tehdit Suçunun Cezası — TCK m.106

“Seni Öldürürüm” Demek Suç mu? Tehdit Suçunun Cezası

“Seni öldürürüm” sözü, kişinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi niteliğindeyse tehdit suçunu oluşturabilir. Tehdit suçunda korunan temel değer, kişinin özgürce ve güven içinde karar verebilmesidir.

Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir.

Tehdit suçu nasıl oluşur?

TCK m.106’ya göre bir kişinin, karşısındaki kişiye kendisinin veya yakınının;

  1. Hayatına,
  2. Vücut dokunulmazlığına,
  3. Cinsel dokunulmazlığına

yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini bildirmesi tehdit suçunu oluşturabilir.

Tehdidin mutlaka doğrudan mağdurun kendisine yönelik olması gerekmez. “Çocuğuna zarar veririm”, “Ailenden birini öldürürüm” veya benzeri sözler de mağdurun yakınına yönelik saldırı bildirimi içermesi nedeniyle tehdit suçu kapsamında değerlendirilebilir.

“Seni öldürürüm” sözü her durumda suç mudur?

“Seni öldürürüm” ifadesi, anlamı itibarıyla kişinin hayatına yönelik bir saldırı bildirimi içerir. Ancak sözün hangi ortamda söylendiği, taraflar arasındaki olay, sözün söylenme biçimi ve konuşmanın bütünü birlikte değerlendirilir.

Bir filmden alıntı yapılması, sözün üçüncü bir kişiye ait olduğunun aktarılması veya tehdit amacı taşımayan bir konuşma ile doğrudan mağdura yöneltilen saldırı bildirimi aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Tehdit suçunun oluşması için saldırının gerçekten gerçekleştirilmiş olması gerekmez. Saldırı gerçekleştirilirse, tehdidin yanında meydana gelen diğer suçlar da ayrıca değerlendirilir.

Ölüm tehdidinin cezası nedir?

TCK m.106/1 uyarınca bir kişiyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden söz ederek tehdit etmenin cezası:

Altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde verilecek cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Hayata yönelik tehdit bakımından kanunda adli para cezası alternatif bir yaptırım olarak düzenlenmemiştir. Mahkûmiyet hâlinde uygulanacak diğer kanuni hükümler, verilen ceza ve somut olay dikkate alınarak değerlendirilir.

Malvarlığına yönelik tehdidin cezası nedir?

Bir kişinin arabasını yakacağını, evine zarar vereceğini veya malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratacağını söylemek de tehdit suçuna konu olabilir.

TCK m.106/1’in ikinci cümlesine göre kişiyi malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya başka bir kötülük edeceğinden söz ederek tehdit eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine:

Altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile malvarlığına ya da başka bir kötülüğe yönelik tehdit için farklı ceza ve şikâyet kuralları uygulanır.

Silahla tehdit etmenin cezası nedir?

TCK m.106/2’ye göre tehdidin silahla gerçekleştirilmesi suçun nitelikli hâlidir. Silahla tehdit suçunun cezası:

İki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.

Silahın tehdit sırasında kullanılması, gösterilmesi veya saldırı bildiriminin silahla desteklenmesi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Kullanılan aracın TCK m.6’daki silah tanımı kapsamında bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Cezayı artıran diğer tehdit biçimleri

TCK m.106/2’ye göre tehdidin şu şekillerde işlenmesi durumunda da iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır:

  • Kişinin kendisini tanınmayacak hâle getirmesi suretiyle,
  • İmzasız mektupla,
  • Özel işaretlerle,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak.

Örneğin kimliğini gizleyen bir kişinin gönderdiği imzasız tehdit mektubu veya birden fazla kişinin birlikte hareket ederek mağduru tehdit etmesi nitelikli tehdit hükümlerini gündeme getirebilir.

WhatsApp, telefon veya sosyal medyadan tehdit suç olur mu?

Tehdidin mutlaka yüz yüze yapılması gerekmez. Saldırı bildirimi mağdura;

  • WhatsApp mesajıyla,
  • SMS yoluyla,
  • Telefon görüşmesinde,
  • Sesli mesajla,
  • E-posta aracılığıyla,
  • Instagram, Facebook veya X üzerinden,
  • Başka bir kişi aracılığıyla

iletilebilir.

Mesajın yazılı, sesli veya görüntülü olması tehdit suçunun oluşmasına engel değildir. Önemli olan, tehdit içeren saldırı bildiriminin belirli bir kişiye veya onun yakınına yöneltilmesidir.

Şartlı olarak söylenen tehdit suç oluşturur mu?

“Şikâyetini geri çekmezsen seni öldürürüm”, “Buraya gelirsen seni vururum” veya “Bir daha konuşursan ailene zarar veririm” gibi belirli bir koşula bağlanan sözler de tehdit niteliği taşıyabilir.

Tehdidin şarta bağlanmış olması tek başına suçun oluşmasını engellemez. Sözün içeriği ve mağdura yöneltilen saldırı bildirimi birlikte değerlendirilir.

Tehditten sonra saldırı gerçekleşirse ne olur?

TCK m.106/3’e göre tehdit amacıyla;

  • Kasten öldürme,
  • Kasten yaralama,
  • Mala zarar verme

suçlarından biri işlenirse, fail tehdit suçunun yanında gerçekleştirilen diğer suçtan dolayı da ayrıca cezalandırılır.

Bir kişinin önce “Seni öldürürüm” diyerek tehditte bulunması, ardından mağduru yaralaması durumunda tehdit ve kasten yaralama suçlarına ilişkin hükümler birlikte gündeme gelebilir.

Ölüm tehdidi şikâyete bağlı mıdır?

Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik TCK m.106/1 kapsamındaki tehdit suçu şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçtan haberdar olduğunda soruşturmayı resen yürütebilir.

Malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratma veya başka bir kötülük yapma tehdidi ise mağdurun şikâyetine bağlıdır. Bu durumda TCK m.73 uyarınca şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.

Şikâyete bağlı olmayan ölüm veya yaralama tehdidinde mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, kamu adına yürütülen soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.

Tehdit suçu nereye bildirilir?

Tehdit edilen kişi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında:

  • Cumhuriyet Başsavcılığına,
  • Polis veya jandarma birimlerine

ihbar veya şikâyette bulunabilir.

Yakın ve devam eden bir saldırı tehlikesi bulunması hâlinde durumun gecikmeden kolluk makamlarına bildirilmesi gerekir. Şikâyet sırasında kullanılan sözler, tehdidin tarihi, yeri, iletilme yöntemi ve mevcut deliller açıkça belirtilmelidir.

Tehdit suçunda hangi deliller kullanılabilir?

Somut olayın özelliklerine göre şu bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:

  1. WhatsApp ve SMS mesajları,
  2. Sosyal medya yazışmaları,
  3. Sesli mesajlar,
  4. E-posta içerikleri,
  5. Kamera görüntüleri,
  6. Arama kayıtları,
  7. Tanık anlatımları,
  8. Tehdit sırasında kullanılan eşya veya silah,
  9. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar,
  10. Hukuka uygun biçimde elde edilen dijital veriler.

Mesajların tamamının, telefon numarasının, kullanıcı adının, tarih ve saat bilgilerinin korunması önemlidir. Delil elde etmek amacıyla başkasının telefonuna izinsiz girilmesi veya özel konuşmaların hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.

Tehdit suçu uzlaştırmaya tabi midir?

Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesine göre TCK m.106’nın birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçları uzlaştırma kapsamındadır.

Buna karşılık silahla, kimliği gizleyerek, imzasız mektupla, birden fazla kişiyle veya suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen TCK m.106/2 kapsamındaki nitelikli tehdit suçları bu düzenlemede uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılmamıştır.

Aile içinde veya eski eş tarafından tehdit edilme

Tehdit eş, eski eş, aile bireyi veya tek taraflı ısrarlı takipte bulunan kişi tarafından gerçekleştiriliyorsa 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler uygulanması gündeme gelebilir.

Ceza soruşturması ile 6284 sayılı Kanun kapsamında verilebilecek uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme ve yaklaşmama gibi tedbirler farklı hukuki süreçlerdir.

“Seni öldürürüm” sözü, kişinin hayatına yönelik saldırı bildirimi taşıdığı takdirde TCK m.106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir. Sözün söylendiği ortam, kime yöneltildiği, kullanılan araçlar, mevcut deliller ve olayın tamamı uygulanacak kanun hükmünü etkiler.

İçerik Yayınlanma Tarihi: