İban Dolandırıcılığı

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

IBAN Kiralamak veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Suç mu? — TCK m.158, 282


IBAN Kiralamak veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Suç mu?

Türk Ceza Kanunu’nda “IBAN kiralama” adıyla bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak banka hesabının dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suçtan elde edilen paraların aktarılması amacıyla başkasına kullandırılması ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir.

Hesap sahibinin sorumluluğu; hesabın hangi amaçla kullanıldığını bilip bilmediğine, karşılığında para alıp almadığına, gelen paraları çekmesine veya başka hesaplara aktarmasına ve suç planına ne ölçüde katıldığına göre belirlenir.

IBAN Kiralamak Ne Demektir?

IBAN kiralama, kişinin kendi adına kayıtlı banka veya ödeme hesabını belirli bir ücret karşılığında başkasının kullanımına vermesidir. Bu kapsamda genellikle;

  • IBAN bilgisinin verilmesi,
  • Banka kartının teslim edilmesi,
  • Mobil bankacılık şifresinin paylaşılması,
  • SMS doğrulama kodlarının iletilmesi,
  • Hesaba gelen paraların çekilmesi,
  • Paranın başka hesaplara veya kripto para hesaplarına aktarılması,

istenmektedir.

Hesabın kısa süreliğine verilmesi veya hesap sahibinin yalnızca komisyon alması, cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Her Zaman Suç mu?

Hayır. Aile bireyine hukuka uygun bir ödeme yapılması, ortak bir giderin karşılanması veya meşru bir ticari işlem için IBAN verilmesi tek başına suç değildir.

Ceza sorumluluğu özellikle hesabın;

  • Dolandırıcılık paralarını toplamak,
  • Paranın kaynağını gizlemek,
  • Yasa dışı bahis ödemelerini aktarmak,
  • Suç gelirini nakde çevirmek,
  • Mağdurlardan para almak,
  • Kripto para satın almak,
  • Parayı çok sayıda hesaba dağıtmak,

amacıyla kullandırılması durumunda gündeme gelir.

Hesap sahibinin suçtan haberdar olup olmadığı ve kasıtla hareket edip etmediği önemlidir. TCK m.20 ve m.21 uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve kural olarak suçun oluşabilmesi için kast gerekir.

Dolandırıcılıkta Kullanılan IBAN’ın Sahibine Ceza Verilir mi?

Banka hesabı internet dolandırıcılığında kullanılmışsa hesap sahibinin dolandırıcılık eylemine bilerek katılıp katılmadığı araştırılır.

Hesap sahibi;

  • Dolandırıcılık amacıyla hesabını vermişse,
  • Mağdurlardan gelen paraları çekmişse,
  • Paraları başka hesaplara aktarmışsa,
  • Hesabını komisyon karşılığında kullandırmışsa,
  • Banka kartı ve mobil bankacılık bilgilerini teslim etmişse,
  • Suç planındaki diğer kişilerle birlikte hareket etmişse,

TCK m.158 kapsamında dolandırıcılık suçuna iştirak nedeniyle sorumlu tutulabilir.

Hesap sahibinin müşterek fail mi yoksa yardım eden kişi mi olduğu, suç üzerindeki hâkimiyetine ve yaptığı katkının niteliğine göre TCK m.37 ve m.39 kapsamında belirlenir.

TCK m.158 Kapsamında Ceza Ne Kadardır?

Dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılıktır.

Bu suçun failleri için;

  • Dört yıldan on yıla kadar hapis,
  • Beş bin güne kadar adli para cezası

öngörülmektedir. Bu bent kapsamında adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Banka hesabını kullandıran kişi suçun doğrudan faili olmayıp yalnızca yardım eden konumundaysa uygulanacak ceza TCK m.39’daki yardım etme hükümlerine göre belirlenir. Hesap sahibi ile diğer kişiler arasındaki iş bölümü, irtibat ve para hareketleri bu ayrımda önemlidir.

IBAN Sahibinin Dolandırıcılığı Bilmemesi Durumunda Ne Olur?

Bir banka hesabının suçta kullanılmış olması, hesap sahibinin otomatik olarak dolandırıcılıktan mahkûm edilmesi anlamına gelmez. Hesap sahibinin suç planını bilerek ve isteyerek desteklemesi gerekir.

Bununla birlikte yalnızca “Hesabımı verdim ama ne yapılacağını bilmiyordum” şeklindeki açıklama tek başına yeterli kabul edilmeyebilir. Şu durumlar hesap sahibinin bilgisinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir:

  • Hesabın ücret karşılığında kullandırılması,
  • Tanımadığı kişilerden çok sayıda para gelmesi,
  • Paraların hemen çekilmesi veya aktarılması,
  • Banka kartının ve şifrenin teslim edilmesi,
  • Doğrulama kodlarının paylaşılması,
  • İşlem açıklamalarının olağan dışı olması,
  • Hesabın neden kullanılacağına ilişkin çelişkili açıklamalar,
  • Suçtan elde edilen paradan pay alınması.

Hesabın sahibi olmak suçun işlendiğini tek başına kanıtlamaz; ancak hesap hareketleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

Suçtan Kaynaklanan Parayı Hesaptan Geçirmenin Cezası

Suçtan elde edilen paraların kaynağını gizlemek veya meşru şekilde kazanılmış gibi göstermek amacıyla banka hesabından geçirilmesi TCK m.282’de düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu oluşturabilir.

TCK m.282/1’e göre, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini;

  • Yurt dışına çıkaran,
  • Gayrimeşru kaynağını gizlemek amacıyla işlem yapan,
  • Meşru şekilde elde edildiği izlenimi oluşturmak için çeşitli işlemlere tabi tutan,

kişi hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir.

Her banka transferi otomatik olarak suç geliri aklama değildir. Paranın bir suçtan kaynaklanması ve işlemin kanunda belirtilen amaçlarla yapılması gerekir.

Suç Parasını Bilerek Kabul Etmenin Cezası

TCK m.282/2’ye göre birinci fıkradaki aklama suçuna iştirak etmeksizin, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini bu özelliğini bilerek;

  • Satın alan,
  • Kabul eden,
  • Bulunduran,
  • Kullanan,

kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

Bu nedenle suçtan geldiği bilinen paranın yalnızca banka hesabında tutulması, çekilmesi veya kullanılması da cezai sorumluluğa neden olabilir. Ancak kişinin paranın suçtan kaynaklandığını bilmesi gerekir.

Somut olayın özelliklerine göre TCK m.165’teki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi hükümleri de ayrıca değerlendirilebilir.

Hesaba Gelen Parayı Başka Hesaba Aktarmak Suç mu?

Suçtan geldiği bilinen paranın;

  • Başka banka hesabına gönderilmesi,
  • Parçalar hâlinde farklı kişilere dağıtılması,
  • ATM’den çekilmesi,
  • Kripto para hesabına aktarılması,
  • Yurt dışına gönderilmesi,
  • Alışveriş yapılarak kullanılması,

TCK m.282 kapsamında değerlendirilebilir.

Özellikle paranın kaynağını gizlemek veya para ile suç arasındaki bağlantıyı ortadan kaldırmak amacıyla art arda işlemler yapılması, suç gelirini aklama yönünden önem taşır.

IBAN Kiralama Karşılığında Komisyon Almak Suç mu?

Hesabını kullandıran kişinin gelen paranın belirli bir bölümünü komisyon olarak alması, suçtan haberdar olup olmadığının değerlendirilmesinde önemli bir delil olabilir.

“Her gelen paranın yüzde 10’u senin olacak” veya “Hesabını iki günlüğüne ver, ücretini al” gibi teklifler hesabın olağan ve meşru bir işlem için kullanılmadığına işaret edebilir.

Komisyonun düşük olması veya hesap sahibinin suçun bütün ayrıntılarını bilmemesi, bilerek yapılan katkı varsa cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Banka Kartını ve Mobil Bankacılık Şifresini Vermek Suç mu?

Banka kartını, mobil bankacılık parolasını ve doğrulama kodlarını başkasına vermek tek başına her durumda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturmaz. Ancak bu bilgiler bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla verilmişse hesap sahibi iştirakten sorumlu tutulabilir.

Kartı kullanan kişinin hesaptaki paraları yetkisiz şekilde alması durumunda TCK m.245’teki banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu da gündeme gelebilir.

Şifrenin paylaşılması, hesaptaki bütün işlemlere rıza verildiği anlamına da gelmez. Hesabı kullanan kişinin verilen yetkiyi aşması ayrıca değerlendirilir.

Papara veya Elektronik Para Hesabını Kiralamak Suç mu?

Banka hesabı dışında elektronik para, ödeme kuruluşu veya dijital cüzdan hesaplarının başkasına kullandırılması da aynı riskleri taşır.

Bu hesaplar;

  • Dolandırıcılık paralarının toplanması,
  • Yasa dışı bahis ödemelerinin alınması,
  • Suç gelirlerinin aktarılması,
  • Paranın kaynağının gizlenmesi,

amacıyla kullanılıyorsa hesap sahibinin bilgisi ve katkısına göre dolandırıcılığa iştirak, suç gelirini aklama veya özel kanunlardaki suçlar gündeme gelebilir.

Kullanılan hesabın banka hesabı yerine elektronik para hesabı olması, cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yasa Dışı Bahis İçin Banka Hesabı Kullandırmanın Cezası

Banka veya ödeme hesabının yasa dışı bahis paralarının aktarılmasında kullanılması hâlinde 7258 sayılı Kanun’un 5. maddesi uygulanabilir.

Spor müsabakalarına dayalı yasa dışı bahis veya şans oyunlarıyla bağlantılı para nakline aracılık eden kişiler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.

Hesabın yalnızca bir defa kullanılması veya hesap sahibinin düşük miktarda komisyon alması suçun oluşmasını kendiliğinden engellemez. Para nakline bilerek aracılık edilip edilmediği araştırılır.

Hesaba Yanlışlıkla Şüpheli Para Gelirse Ne Yapılmalıdır?

Hesaba kaynağı bilinmeyen veya şüpheli bir para geldiğinde paranın çekilmesi, harcanması veya başka hesaba aktarılması yeni hukuki sorunlar doğurabilir.

Böyle bir durumda;

  • Para hareketine müdahale edilmemesi,
  • Bankaya yazılı bildirim yapılması,
  • İşlem ve bildirim kayıtlarının saklanması,
  • Hesaba erişimi olan kişilerin bağlantısının kesilmesi,
  • Mobil bankacılık şifresinin değiştirilmesi,
  • Gerekirse yetkili makamlara bildirim yapılması,

önem taşır.

Şüpheli paranın gönderen kişi olduğunu söyleyen başka bir hesaba doğrudan aktarılması da yeni bir dolandırıcılık yönteminin parçası olabilir. İşlemin bankanın resmî kanalları üzerinden incelenmesi gerekir.

Banka Hesabını Kullandıran Kişi Mağdur Olabilir mi?

Bazı kişiler iş ilanı, kredi vaadi, yatırım teklifi veya kolay para kazanma düşüncesiyle hesap bilgilerini dolandırıcılara verebilir. Hesap sahibinin gerçekten aldatılmış olması mümkündür.

Ancak mağdur olduğunu söyleyen kişinin;

  • Hesabını neden verdiği,
  • Karşılığında ödeme alıp almadığı,
  • Gelen paraların kaynağını sorgulayıp sorgulamadığı,
  • Para çekme veya aktarma işlemlerine katılıp katılmadığı,
  • Şüpheli durumu öğrendikten sonra ne yaptığı,

değerlendirilir.

Ceza sorumluluğu kişinin bilerek ve isteyerek suça katılıp katılmadığına göre belirlenir.

Suç Gelirini Aklama Suçunda Ceza Artırılır mı?

TCK m.282’ye göre aklama suçunun;

  • Kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,
  • Belirli bir meslek sahibi kişi tarafından mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,

işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Suçun bir suç örgütünün faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

TCK m.282’de Etkin Pişmanlık Var mı?

TCK m.282/6’ya göre kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara bildirerek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.

Bu düzenlemenin uygulanabilmesi için kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yalnızca hesabın kapatılması veya paranın harcanmasından sonra açıklama yapılması otomatik olarak etkin pişmanlık sonucu doğurmaz.

IBAN Kiralama Suçları Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık ve TCK m.282’deki suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları şikâyete bağlı değildir.

Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir. TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi de soruşturmayı veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

IBAN Kiralama Suçunda Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.158 ve TCK m.282 kapsamındaki suçlar Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi değildir.

Dolandırıcılık nedeniyle mağdurun zararının karşılanması uzlaştırma anlamına gelmez. Şartları bulunuyorsa TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri nitelikli dolandırıcılık yönünden ayrıca değerlendirilebilir.

IBAN Kiralama Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:

  • Hesap hareketleri,
  • Hesap kiralama teklifine ilişkin yazışmalar,
  • Banka kartının teslim edildiğini gösteren kayıtlar,
  • Mobil bankacılık giriş bilgileri,
  • Doğrulama kodu mesajları,
  • Para çekilen ATM’ye ait görüntüler,
  • Giriş yapılan cihaz ve bağlantı bilgileri,
  • Komisyon ödemeleri,
  • Paranın gönderildiği diğer hesaplar,
  • Kripto para transferleri,
  • Taraflar arasındaki telefon görüşmeleri ve mesajlar.

Banka hesabının yalnızca belirli bir kişinin adına kayıtlı olması, suç kastını tek başına kanıtlamaz. Hesap sahibinin bilgisi, amacı ve para hareketlerine yaptığı katkı bütün delillerle birlikte incelenir.

Nereye Bildirim Yapılabilir?

CMK m.158 kapsamında ihbar veya şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Hesabın kötüye kullanıldığının öğrenilmesi hâlinde bankaya da bildirim yapılarak hesap güvenliği önlemleri alınabilir.

IBAN kiralamak veya banka hesabını başkasına kullandırmak adıyla bağımsız bir suç bulunmamakla birlikte hesabın suç amacıyla kullanıldığını bilerek hareket etmek ağır ceza sorumluluğu doğurabilir.

Hesap dolandırıcılıkta kullanılmışsa TCK m.158 kapsamında iştirak hükümleri; suçtan elde edilen paranın kaynağını gizlemek veya meşru göstermek amacıyla işlemler yapılmışsa TCK m.282 uygulanabilir. Suç gelirini aklamanın cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır. Suçtan kaynaklandığını bilerek parayı kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir.

Hesabın yasa dışı bahis para trafiğinde kullanılması durumunda 7258 sayılı Kanun kapsamında ayrıca ceza sorumluluğu doğabilir. Hesap sahibinin suçtan haberdar olmaması hâlinde sorumluluk otomatik değildir; ancak ücret alınması, banka kartının verilmesi, paraların çekilmesi ve başka hesaplara aktarılması gibi davranışlar bilgi ve kast bakımından değerlendirilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Cezai sorumluluk; hesabın verilme amacı, para hareketleri, taraflar arasındaki yazışmalar ve hesap sahibinin suç planındaki rolü birlikte incelenerek belirlenir.

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Nedir? — TCK m.158

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Nedir?

Gerçekte bulunmayan veya satma ya da kiralama yetkisi olmayan bir ev, araç, telefon, elektronik eşya veya başka bir ürün için sahte ilan vererek kapora almak dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. İlan internet sitesi, mobil uygulama veya sosyal medya üzerinden yayımlanmışsa eylem genellikle Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir.

Bu durumda ceza, kapora miktarı düşük olsa bile yalnızca alınan paranın iadesinden ibaret değildir. Hapis ve adli para cezası uygulanabilir.

Sahte İlanla Kapora Dolandırıcılığı Nedir?

Dolandırıcılık suçunun temel unsurları TCK m.157’de düzenlenmiştir. Buna göre bir kişinin hileli davranışlarla aldatılması, mağdurun veya başka bir kişinin zarara uğratılması ve failin kendisine ya da başkasına menfaat sağlaması gerekir.

Sahte ilanla kapora dolandırıcılığı genellikle şu şekilde gerçekleşir:

  • Gerçekte bulunmayan bir ürün veya taşınmaz için ilan verilmesi,
  • Başkasına ait ev veya araç fotoğraflarının kullanılması,
  • Piyasa değerinin çok altında fiyat yazılması,
  • “Başka alıcı var” denilerek hızlı ödeme istenmesi,
  • Görüşme yapılmadan rezervasyon ücreti talep edilmesi,
  • Başkasına ait kimlik veya belgelerin gönderilmesi,
  • Kapora alındıktan sonra telefonun kapatılması,
  • İlanın silinerek mağdurun engellenmesi.

Failin başlangıçtan itibaren satış veya kiralama niyeti bulunmaması ve ilanı para almak amacıyla kullanması, dolandırıcılık suçunun değerlendirilmesinde belirleyicidir.

Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Ne Kadar?

TCK m.158/1 kapsamında nitelikli dolandırıcılığın genel cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ancak suçun TCK m.158/1-f kapsamında, yani bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır. Bu nedenle internet veya sosyal medya üzerinden sahte ilan verilerek kapora alınması hâlinde uygulanabilecek ceza:

  • Dört yıldan on yıla kadar hapis,
  • Beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ayrıca bu bent kapsamında adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

İnternetten Verilen Her Sahte İlan TCK m.158 Kapsamında mı?

İnternet sitesi, ilan uygulaması veya sosyal medya hesabı yalnızca kişiler arasında iletişim kurulmasını sağlamış olabilir. Bununla birlikte sahte ilan, fotoğraflar, açıklamalar ve mesajlar mağdurun aldatılmasında doğrudan kullanılmışsa bilişim sisteminin suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığı değerlendirilebilir.

Somut olayda;

  • İlanın nerede yayımlandığı,
  • Mağdurun ne şekilde aldatıldığı,
  • Ödemenin nasıl istendiği,
  • Sahte belge veya fotoğraf kullanılıp kullanılmadığı,
  • Failin başlangıçtaki amacı,

birlikte incelenir.

İlan internet dışında, yüz yüze veya farklı bir yöntemle verilmişse olay TCK m.157’deki basit dolandırıcılık ya da TCK m.158’deki başka bir nitelikli hâl kapsamında değerlendirilebilir.

Kiralık Ev İlanıyla Kapora Almak Suç mu?

Kiralama yetkisi bulunmayan bir ev için ilan vererek kapora almak dolandırıcılık suçu oluşturabilir. Uygulamada başkasına ait evlerin fotoğrafları alınarak gerçek dışı ilanlar oluşturulabilmektedir.

Şu davranışlar sahte kiralık ev ilanlarında sık görülebilir:

  • Evin gösterilmesinden önce kapora istemek,
  • Kendisini ev sahibi veya emlak görevlisi olarak tanıtmak,
  • Başkasına ait tapu veya kimlik görüntüsü göndermek,
  • Aynı evi birden fazla kişiye kiralamayı vaat etmek,
  • Şehir dışında olduğunu söyleyerek yalnızca para transferi istemek,
  • Kapora gönderildikten sonra iletişimi kesmek.

Fail, internet ilanını ve mesajlaşma uygulamalarını mağduru aldatmak amacıyla kullanmışsa TCK m.158/1-f kapsamında dört yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası gündeme gelebilir.

Sahte Araç İlanıyla Kapora Almanın Cezası

Başkasına ait araç fotoğraflarını kullanarak veya gerçekte satılmayacak bir araç için ilan vererek kapora istemek de nitelikli dolandırıcılık oluşturabilir.

Aracın piyasa değerinden çok düşük gösterilmesi, sahte ruhsat gönderilmesi, başka alıcı bulunduğu söylenerek acele ettirilmesi ve ödeme sonrasında iletişimin kesilmesi hileli davranışların değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Aracın gerçekten var olması tek başına dolandırıcılığı ortadan kaldırmaz. İlanı veren kişinin aracı satma yetkisi veya gerçek bir satış iradesi bulunmuyorsa suç oluşabilir.

Telefon veya Elektronik Eşya İçin Kapora Almak Suç mu?

Gerçekte bulunmayan telefon, bilgisayar, oyun konsolu veya elektronik eşya için ilan vererek ödeme almak da aynı kapsamda değerlendirilebilir.

Ürünün;

  • Başka bir siteden alınan fotoğraflarla tanıtılması,
  • Gerçek dışı özelliklerle sunulması,
  • Kargo gönderildiği izlenimi oluşturulması,
  • Sahte kargo belgesi kullanılması,
  • Ödeme sonrasında gönderilmemesi,

dolandırıcılık suçunu gündeme getirebilir.

Ancak ürünün geç gönderilmesi veya taraflar arasında sonradan çıkan her uyuşmazlık otomatik olarak dolandırıcılık değildir. Failin başından itibaren hileli davranışlarla menfaat sağlama kastı bulunmalıdır.

Kaporanın Alınıp Ürünün Verilmemesi Her Zaman Dolandırıcılık mı?

Hayır. Bir satış veya kiralama sözleşmesinin sonradan yerine getirilememesi tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Gerçek bir satış iradesiyle yapılan anlaşmanın ekonomik veya kişisel nedenlerle bozulması özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olabilir.

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin başından itibaren;

  • Gerçek dışı beyanda bulunması,
  • Aldatmaya elverişli davranışlar sergilemesi,
  • Mağduru yanıltarak ödeme yaptırması,
  • Kendisine veya başkasına menfaat sağlaması,

gerekir.

Bu nedenle “Kapora geri verilmedi” iddiası tek başına yeterli değildir. İlanın gerçekliği, tarafların yazışmaları, ödeme öncesindeki beyanlar ve failin başlangıçtaki amacı araştırılır.

Küçük Miktarda Kapora Alınması Cezayı Değiştirir mi?

Kapora miktarının düşük olması suçun oluşmasını engellemez. Mağdurdan 500 TL veya 1.000 TL alınmış olması, eylemin şartları mevcutsa nitelikli dolandırıcılık sayılmasına engel değildir.

Mahkeme TCK m.61 kapsamında temel cezayı belirlerken elde edilen menfaatin miktarını, zararın ağırlığını, hilenin niteliğini ve suçun işleniş biçimini dikkate alabilir. Ancak kaporanın düşük olması TCK m.158/1-f için öngörülen dört yıllık alt sınırı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Birden Fazla Kişiden Kapora Alınırsa Ne Olur?

Aynı sahte ilan kullanılarak birden fazla kişiden kapora alınması hâlinde her mağdura yönelik eylem ayrıca değerlendirilebilir. Mağdur sayısı, para transferleri ve kullanılan hileli davranışlar suç sayısını ve uygulanacak cezayı etkileyebilir.

TCK m.43’teki zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı; eylemlerin aynı kişiye veya farklı kişilere karşı işlenmesi, tarihler ve suç işleme kararı dikkate alınarak belirlenir.

Farklı mağdurlara yönelik kapora alma eylemlerinin tek bir suç olduğu varsayılamaz.

Başkasının IBAN’ını Kullanmak Cezadan Kurtarır mı?

Kapora parasının failin kendi hesabına değil, başka bir kişinin banka hesabına gönderilmesi suçun oluşmasını engellemez.

Banka hesabını bilerek kullandıran, parayı çeken, başka hesaba aktaran veya dolandırıcılık eylemine bilinçli şekilde yardım eden kişiler hakkında TCK m.37 veya TCK m.39 kapsamında müşterek faillik ya da yardım etme hükümleri değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca banka hesabının bir kişiye ait olması, o kişinin dolandırıcılığa bilerek katıldığını tek başına kesin olarak göstermez. Hesap sahibinin olaydan haberdar olup olmadığı, parayı kullanıp kullanmadığı ve diğer kişilerle bağlantısı araştırılır.

Sahte Kimlik veya Belge Gönderilmesi Başka Suç Oluşturur mu?

Kapora almak amacıyla sahte kimlik, ruhsat, tapu, fatura veya kargo belgesi kullanılması durumunda dolandırıcılık suçunun yanında;

  • TCK m.204 kapsamında resmî belgede sahtecilik,
  • TCK m.207 kapsamında özel belgede sahtecilik,
  • TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma,
  • TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine girme,

suçları da gündeme gelebilir.

Gönderilen belgenin türü, gerçek olup olmadığı ve ne şekilde kullanıldığı uygulanacak kanun maddesini belirler.

Kapora Gönderilmezse Suç Oluşur mu?

Mağdur sahte ilanı fark ettiği için ödeme yapmamışsa dolandırıcılık suçu tamamlanmamış olabilir. Ancak fail doğrudan suçun gerçekleştirilmesine yönelik hareketlere başlamış ve ödeme kendi iradesi dışındaki bir nedenle gerçekleşmemişse TCK m.35 kapsamında dolandırıcılığa teşebbüs hükümleri uygulanabilir.

Yalnızca ilan hazırlamak veya düşünce aşamasında kalmak her durumda teşebbüs sayılmaz. Eylemin suçun icrasına ne ölçüde yaklaştığı değerlendirilir.

Alınan Kaporanın Geri Verilmesi Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Kapora hileli davranışlarla alındıktan sonra paranın geri verilmesi, tamamlanmış dolandırıcılık suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte TCK m.168 kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir:

  • Kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse verilecek cezada üçte ikisine kadar indirim yapılabilir.
  • Kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce zarar giderilirse verilecek cezada yarısına kadar indirim yapılabilir.
  • Zararın yalnızca bir kısmının karşılanması hâlinde etkin pişmanlık uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir.

Paranın iadesi otomatik beraat veya cezasızlık sonucunu doğurmaz.

Sahte İlan Dolandırıcılığı Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçu şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Bu nedenle TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de soruşturmayı veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Suçun bildirilmesinde gecikilmesi, banka ve platform kayıtlarına ulaşılmasını zorlaştırabileceğinden mevcut belgelerin korunması önemlidir.

Kapora Dolandırıcılığı Nereye Bildirilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 kapsamında ihbar veya şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Cumhuriyet savcılığı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür.

Para transferinin hemen ardından bankaya bildirim yapılması, transferin durumu hakkında işlem yapılmasına yardımcı olabilir. Ancak bankaya veya ilan platformuna bildirimde bulunmak, adli makamlara yapılacak suç bildiriminden farklıdır.

Sahte İlan Dolandırıcılığı Nasıl İspatlanabilir?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:

  • İlanın ekran görüntüsü ve bağlantısı,
  • İlan numarası ve yayımlandığı platform,
  • Satıcıyla yapılan mesajlaşmalar,
  • Telefon numarası ve kullanıcı adı,
  • Banka dekontu,
  • IBAN ve hesap sahibi bilgileri,
  • Gönderilen kimlik, ruhsat veya tapu görüntüleri,
  • Sesli mesajlar,
  • Kargo belgeleri,
  • İlanın silindiğini gösteren bilgiler,
  • Aynı ilan nedeniyle mağdur olan diğer kişilerin beyanları.

Ekran görüntülerinde tarih, saat, kullanıcı adı ve ilan bağlantısının görünmesi olayın incelenmesini kolaylaştırabilir. Delil toplamak amacıyla başkasının hesabına veya telefonuna izinsiz girilmemelidir.

Nitelikli Dolandırıcılıkta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçu CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi değildir.

Failin kaporayı geri vermesi veya mağdurun zararını karşılaması uzlaştırma anlamına gelmez. Zararın giderilmesi, şartları varsa TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilir.

İnternet veya sosyal medya üzerinden sahte ilan vererek kapora almak, TCK m.158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabilir.

Bu durumda ceza dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Kaporanın düşük olması, paranın başka bir kişinin hesabına gönderilmesi veya daha sonra geri verilmesi suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık gerçek bir satış veya kiralama iradesiyle başlayan ve sonradan yerine getirilemeyen her sözleşme dolandırıcılık değildir. Suçun oluşabilmesi için başlangıçtan itibaren hileli davranış, aldatma, zarar ve haksız menfaat unsurlarının bulunması gerekir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Olayın dolandırıcılık mı yoksa özel hukuk uyuşmazlığı mı olduğu; ilanın içeriği, tarafların yazışmaları, kullanılan belgeler, ödeme yöntemi ve failin başlangıçtaki amacı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

İçerik Yayınlanma Tarihi:

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 737 konu bulundu
  • Yetkili olmayan hâkim veya mahkemenin işlemleriMADDE 20(1) Yetkili olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler, sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işlemlerMADDE 21(1) Bir hâkim veya mahkeme, yetkili olmasa bile, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, yargı çevresi içerisinde gerekli işlemleri yapar.
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
  • Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
  • Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
  • Ceza ehliyeti nedir?Ceza ehliyeti, bir kişinin işlediği suçtan dolayı cezalandırılabilme ehliyetidir. Türk Ceza Kanunu'na göre, 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza ehliyeti yoktur. 12-15 yaş arası çocuklar ise kısmen ceza ehliyetine sahiptir.
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
  • Hürriyete Karşı SuçlarTehditTCK Madde 106(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan 44 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş” şeklinde değiştirilmiştir. 45 18/6/2014 tarihli ve... +Devamını oku
  • Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar... +Devamını oku
  • Gizlice Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu?Bir kişiyi haberi ve rızası olmadan fotoğraflamak veya videoya çekmek, çekimin yapıldığı yere ve görüntünün içeriğine göre suç oluşturabilir. Özellikle kişinin özel hayatına ait bir alanın gizlice kaydedilmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirir.Ancak izinsiz çekilen her fotoğraf veya... +Devamını oku
  • Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Ceza Hukukuna Hangi Avukatlar Hizmet Eder? Ceza Avukatlarının Görevleri Nelerdir ?1. Ceza Hukuku ve Ceza AvukatlarıCeza hukuku, toplum düzenini korumak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku, suç ve cezaların belirlenmesini, suç işleyen kişilerin nasıl yargılanacağını ve hangi yaptırımlara tabi tutulacağını düzenler. Ceza davalarında hukuki destek sağlamak için ceza avukatlarına... +Devamını oku
  • Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
  • İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
  • Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
  • Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde kullanmakCeza kanunu Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla... +Devamını oku
  • Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel KuruluEsas No: 2018/240Karar No: 2020/43Karar Tarihi: 21.01.2020Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel Kurulu         2018/240 E.  ,  2020/43 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi1. Taraflar arasındaki “sözleşmenin feshi, tapu iptal ve... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
  • Cinayet davaları delil durumu, sanık sayısı ve mahkeme süreci gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Ortalama olarak: İlk derece mahkemesinde 1-3 yıl sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte 5-10 yıl sürebilir.
  • Elektronik Kelepçe Nedir?Elektronik kelepçe uygulaması, modern ceza adaleti sistemlerinde suçla mücadelede ve toplum güvenliğini sağlamada önemli bir alternatif denetim yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle cezanın infazı, adli kontrol ve koruma tedbirleri bağlamında kullanılan bu yöntem, hem cezaevlerinin yükünü azaltmakta hem de şüpheli veya hükümlü bireylerin toplumla bağını koparmadan... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
  • Yabancı devlet aleyhine asker toplamaMadde 306- (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal... +Devamını oku
  • Türk Ceza Kanunu Madde 104 Kapsamında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu: Hukuki ve Cezaî DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi, rızaen gerçekleşen cinsel ilişkilerin suç teşkil edip etmediğini belirleme bakımından önemli bir normatif düzenlemedir. Bu madde kapsamında, 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamış olan bireylerle rızaya dayalı cinsel ilişkiler belirli koşullarda suç... +Devamını oku
  • Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
  • “Seni Öldürürüm” Demek Suç mu? Tehdit Suçunun Cezası“Seni öldürürüm” sözü, kişinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi niteliğindeyse tehdit suçunu oluşturabilir. Tehdit suçunda korunan temel değer, kişinin özgürce ve güven içinde karar verebilmesidir.Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir.Tehdit suçu nasıl oluşur?TCK m.106’ya... +Devamını oku
  • Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
  • Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku
  • Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
  • Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
  • Göçmen Kaçakçılığı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGöçmen kaçakçılığı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” başlıklı dördüncü kısmının “Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti” başlıklı altıncı bölümünde, madde 79’da düzenlenmiştir.TCK m.79/1’e göre, “doğrudan veya dolaylı olarak, maddi bir menfaat elde etmek maksadıyla, yabancı bir kimsenin ülkeye yasa dışı... +Devamını oku
  • WhatsApp’tan Küfür ve Hakaret Etmek Suç mu?WhatsApp üzerinden bir kişiye küfür etmek, aşağılayıcı ifadeler göndermek veya kişinin onurunu, şerefini ve saygınlığını zedeleyebilecek somut bir fiil isnat etmek hakaret suçunu oluşturabilir. Mesajın özel sohbetten, WhatsApp grubundan, sesli mesajla veya görüntülü iletiyle gönderilmesi suçun oluşmasına engel değildir.WhatsApp yoluyla gerçekleştirilen... +Devamını oku
  • “Haraç istemek” Türk Ceza Hukuku’nda tek başına bir suç adı değildir; ancak yapılan fiilin niteliğine göre farklı suç tiplerine girer. Özellikle TCK’daki “Yağma (gasp)” suçu ile bağlantılıdır.1. Haraç isteme fiilinin hukuki niteliği“Haraç” demek:Bir kişiden zorla, tehditle veya şiddet kullanarak menfaat talep etmektir.Bu durumda Yağma (TCK m.148) suçunun kapsamına girer.2. İlgili Kanun Maddeleria... +Devamını oku
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
  • Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
  • Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
  • Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
  • Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
  • Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
  • İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku

Страницы