Bozulmuş veya Son Kullanma Tarihi Geçmiş Ürün Satmak Suç mu? - TCK m.186

Bozulmuş veya son tüketim tarihi geçmiş bir ürünü satmak, olayın özelliklerine göre hem ceza suçuna hem de idari yaptırıma yol açabilir. Ancak ürünün tarihinin geçmiş olması, tek başına her durumda Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesindeki suçun oluştuğu anlamına gelmez.

TCK m.186’nın uygulanabilmesi için gıda, içecek veya ilacın bozulmuş ya da değiştirilmiş olması ve kişilerin hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelik taşıması gerekir. Bu durum çoğunlukla resmî numune incelemesi, laboratuvar analizi ve bilirkişi raporuyla belirlenir.

TCK m.186 Kapsamındaki Suçun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesine göre, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş her türlü yiyecek, içecek ya da ilacı satan, tedarik eden veya bulunduran kişi cezalandırılır.

Fiil Uygulanabilecek ceza
Tehlikeli biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıda, içecek ya da ilacı satmak, tedarik etmek veya ticari amaçla bulundurmak Bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası
Suçun resmî izne dayalı bir meslek veya sanatın icrası kapsamında işlenmesi Verilecek ceza üçte bir oranında artırılır

Hapis cezasıyla adli para cezası birbirinin alternatifi değildir. Kanun metninde “ve” bağlacı kullanıldığı için şartların oluşması halinde her iki yaptırım birlikte gündeme gelir. Güncel kanun metni, Türk Ceza Kanunu Güncel Metni</a> üzerinden incelenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.186’daki Suçun Oluşma Şartları

Bir satıcı hakkında TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için aşağıdaki unsurların somut olayda birlikte değerlendirilmesi gerekir.

1. Ürün gıda, içecek veya ilaç olmalıdır

Madde kapsamında yenilecek veya içilecek şeyler ile ilaçlar bulunmaktadır. Et, süt, peynir, yoğurt, hazır yemek, konserve, içecek, dondurulmuş ürün ve ilaçlar bu kapsama girebilir.

Kozmetik, temizlik malzemesi, elektronik eşya veya tekstil ürünü doğrudan TCK m.186 kapsamında değildir. Bu ürünler bakımından ürün güvenliği, tüketici hukuku ve olayın niteliğine göre başka ceza hükümleri uygulanabilir.

2. Ürün bozulmuş veya değiştirilmiş olmalıdır

Bozulma yalnızca ürünün üzerinde küf oluşması anlamına gelmez. Soğuk zincirin kırılması, uygun olmayan ortamda saklama, çözülmüş ürünün yeniden dondurulması, içeriğin sağlığa zararlı biçimde değiştirilmesi veya ürüne uygun olmayan madde eklenmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ürünün ambalajının şişmesi, kötü kokması, renginin değişmesi veya son tüketim tarihinin geçmesi önemli belirtilerdir. Bununla birlikte ceza yargılamasında yalnızca dış görünüşe dayanılarak hüküm kurulması yeterli olmayabilir.

3. Ürün insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olmalıdır

TCK m.186 bakımından en önemli koşul budur. Ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olması yanında, kişilerin hayatını ya da sağlığını tehlikeye sokabilecek özellik taşıması gerekir.

Yargısal değerlendirmelerde ürünün sağlığa zararlı olup olmadığının bilirkişi raporu ve gerektiğinde laboratuvar incelemesiyle belirlenmesi aranmaktadır. Ürünün yalnızca mevzuata aykırı olması, TCK m.186 kapsamında mahkûmiyet için her zaman yeterli değildir. Tehlike tespit edilemezse 5996 sayılı Kanun’daki idari ve diğer yaptırımlar gündeme gelebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

4. Satma, tedarik etme veya bulundurma fiillerinden biri gerçekleşmelidir

Suç yalnızca ürünün tüketiciye satılmasıyla oluşmaz. Tehlikeli ürünü başkasına sağlamak, dağıtmak veya ticari dolaşım içinde bulundurmak da madde kapsamındadır.

Ücretsiz dağıtım yapılması da her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kanundaki “tedarik etme” kavramı, ürünün para alınmadan başkasına ulaştırıldığı durumları da kapsayabilir.

Kişinin evinde kişisel tüketimi için tarihi geçmiş bir ürün bulundurması ise tek başına ticaret suçu olarak değerlendirilemez. Bulundurmanın ticari faaliyet ve ürünün piyasaya sunulmasıyla bağlantısı araştırılmalıdır.

5. Fiil kasten işlenmelidir

TCK m.186 kasten işlenebilen bir suçtur. Şüphelinin ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olduğunu ve sağlık bakımından tehlikeli nitelik taşıdığını bilerek hareket edip etmediği değerlendirilir.

Ürünün bilinçli olarak rafta tutulması, tarih etiketinin değiştirilmesi, imha edilmesi gereken ürünün yeniden satışa çıkarılması veya denetim uyarılarına rağmen satışın sürdürülmesi kastın belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Dikkatsizlik veya denetim eksikliği TCK m.186 kapsamında otomatik olarak mahkûmiyet doğurmaz. Ancak idari yaptırım, tüketici sorumluluğu ve zarar doğmuşsa taksirle yaralama veya ölüme neden olma hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.

Son Tüketim Tarihi ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi Aynı Değildir

Halk arasında bütün ürünler için “son kullanma tarihi” ifadesi kullanılsa da gıda mevzuatında “son tüketim tarihi” ve “tavsiye edilen tüketim tarihi” farklı anlamlara gelir.

Tarih türü Hukuki ve teknik anlamı
Son Tüketim Tarihi – STT Mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve kısa sürede insan sağlığı bakımından risk oluşturabilecek gıdalarda kullanılır. Tarihi geçen gıda güvenilir kabul edilmez ve piyasaya sunulmamalıdır.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi – TETT Esas olarak ürünün kalite özelliklerinin korunacağı süreyi gösterir. Tarihin geçmesi, ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez.
İlacın son kullanma tarihi İlacın ruhsatlandırılmış raf ömrünü ve güvenli kullanım süresini gösterir. Tarihi geçmiş veya saklama koşulları bozulmuş ilaçların satılması ayrıca değerlendirilir.

TETT’si geçmiş bir makarna, bakliyat veya benzeri dayanıklı gıda; güvenilirliği korunuyorsa, bozulma bulunmuyorsa ve tüketici yanıltılmıyorsa yalnızca tarih nedeniyle TCK m.186 kapsamına girmez. Ürünün piyasada kalıp kalamayacağına ilişkin sorumluluk gıda işletmecisine aittir ve ürün resmî denetime tabidir.

STT’si geçmiş et, süt ürünü veya hazır yemek ise güvenilir gıda kabul edilmez. Böyle bir ürünün indirimli satılması veya tüketiciye tarihinin geçtiğinin söylenmesi, satış yasağını ortadan kaldırmaz. resmigazete.gov.tr

Tarihi Geçmiş Her Ürün TCK m.186 Suçunu Oluşturur mu?

Hayır. Aşağıdaki ayrım yapılmalıdır:

  • Tarihin geçmiş olması veya ürünün mevzuata aykırı biçimde satışta bulunması, 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım uygulanmasına neden olabilir.

  • TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için ürünün insan hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun ayrıca belirlenmesi gerekir.

  • Ürünün gerçekten tüketilmiş veya bir kişinin fiilen zehirlenmiş olması zorunlu değildir. Sağlık bakımından objektif tehlike oluşturması yeterli olabilir.

  • Ürün tüketilmiş ve yaralanma, hastalık ya da ölüm meydana gelmişse TCK m.186 yanında olayın kusur biçimine göre yaralama veya ölüme neden olma suçları da gündeme gelebilir.

5996 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yaptırımlar

Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, güvenilir olmayan ve son tüketim tarihi geçmiş gıdalar hakkında özel hükümler içerir.

Sağlığı tehlikeye düşüren gıdalar

5996 sayılı Kanun’un 40. maddesi kapsamında insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokan gıdalar piyasadan toplatılabilir ve masrafları sorumluya ait olmak üzere imha edilebilir.

Kanunda belirtilen üretici, ithalatçı veya ürünü kendi adı ya da ticari markasıyla piyasaya sunan işletmeciler hakkında, şartları oluştuğunda bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Tekrar halinde gıda sektöründe faaliyetten men yaptırımı da gündeme gelebilir.

Son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta bulunması

Resmî kontrolde bozulmuş, çürümüş, ürün güvenilirliğini bozacak biçimde ambalajı zarar görmüş veya son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta ya da tüketimde bulunduğunun belirlenmesi halinde işletme sahibi hakkında idari para cezası uygulanabilir. Ürünler toplatılabilir, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ve imhasına karar verilebilir.

İdari para cezalarının kanundaki temel tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre artırıldığından, yalnızca kanunda yazılı ilk tutar güncel ceza miktarı olarak kabul edilmemelidir. Güncel hükümler 5996 Sayılı Kanun Güncel Metniiçinde yer almaktadır. mevzuat.adalet.gov.tr

Sık Karşılaşılan Durumların Hukuki Değerlendirmesi

Olay Muhtemel hukuki sonuç
Son tüketim tarihi geçmiş yoğurdun market rafında bulunması 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım ve ürünün toplatılması; sağlık tehlikesi kanıtlanırsa TCK m.186
TETT’si geçmiş fakat bozulmamış makarnanın satılması Tek başına TCK m.186 suçu oluşturmaz; güvenilirlik, etiketleme ve tüketicinin yanıltılmaması incelenir
Tarihi geçmiş etin yeniden paketlenmesi TCK m.186 ve 5996 sayılı Kanun; tarih veya etiket değiştirildiyse olayın özelliğine göre başka suçlar
Tarihi geçmemiş ancak soğuk zinciri bozulmuş ürün Laboratuvar incelemesiyle sağlığa tehlikeli olduğu belirlenirse TCK m.186 uygulanabilir
Son kullanma tarihi geçmiş ilacın satılması İlacın bozulmuş veya değiştirilmiş ve sağlığa tehlikeli olması halinde TCK m.186
Tarihi geçmiş ürünün ücretsiz dağıtılması “Tedarik etme” fiili nedeniyle TCK m.186 uygulanabilir
İşletme deposunda satış amacıyla tehlikeli gıda tutulması Ticari amaç ve kast belirlenirse “bulundurma” kapsamında sorumluluk doğabilir
Tüketicinin evinde tarihi geçmiş ürün bulunması Ticari bağlantı yoksa tek başına TCK m.186 kapsamında değildir

Ürünün Tarihini Değiştirmek Ayrı Bir Suç Oluşturur mu?

Ürünün tarih etiketini silmek, yeni tarih basmak veya ürünü yeni ambalaja koyarak tüketiciden gerçek durumu gizlemek, TCK m.186 bakımından kastın önemli bir göstergesi olabilir.

Ayrıca olayın özelliklerine göre:

  • TCK m.157 veya m.158 kapsamında dolandırıcılık,
  • Belgenin hukuki niteliğine göre belgede sahtecilik,
  • 5996 sayılı Kanun kapsamında etiketleme ve izlenebilirlik ihlalleri,
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal ve tüketiciyi yanıltma hükümleri

gündeme gelebilir. Bununla birlikte etiket üzerindeki her değişiklik otomatik olarak belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz. Değiştirilen materyalin ceza hukuku anlamında belge niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir.

Ürünü Tüketen Kişi Zehirlenirse Ne Olur?

Bozuk gıdanın tüketilmesi sonucunda hastalık veya yaralanma meydana gelirse, sorumlu kişinin kastı ve kusuru değerlendirilir.

  • Sonucun bilerek ve istenerek meydana getirilmesi durumunda TCK m.86 ve m.87 kapsamındaki kasten yaralama hükümleri,
  • Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık varsa TCK m.89 kapsamındaki taksirle yaralama,
  • Ölüm meydana gelirse olayın niteliğine göre TCK m.81 veya m.85 hükümleri

gündeme gelebilir.

TCK m.186 ile yaralama veya öldürme suçları arasındaki ilişki, somut olayın özellikleri ve suçların içtima hükümleri dikkate alınarak belirlenir. Her olayda otomatik olarak bütün cezaların ayrı ayrı uygulanacağı söylenemez.

İşletmede Kim Sorumlu Tutulur?

Bir markette veya restoranda bozulmuş ürün bulunması halinde yalnızca işletme unvanı üzerinden ceza verilmez. Ceza sorumluluğu şahsidir.

Soruşturma kapsamında genellikle şu hususlar araştırılır:

  • Ürünün satın alınmasına ve satışta tutulmasına kim karar verdi?
  • Son tüketim tarihi kontrollerinden kim sorumluydu?
  • Ürünün bozuk olduğu kim tarafından biliniyordu?
  • İmha edilmesi gereken ürünün satışına kim izin verdi?
  • Tarihi veya ambalajı kim değiştirdi?
  • Soğuk zincirin bozulduğu bilindiği halde satış sürdürüldü mü?
  • Çalışanların uyarıları işletme yöneticisine iletildi mi?

Kasiyer veya sıradan bir çalışan, yalnızca ürünü kasadan geçirdiği için otomatik olarak suçlu kabul edilemez. Kişinin bilgisi, görevi, yetkisi ve fiile katkısı ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bozulmuş Ürün Nasıl İspatlanır?

Ceza soruşturmasında en önemli deliller şunlardır:

  • Ürün, ambalaj ve etiket,
  • Son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihi,
  • Fiş, fatura ve ödeme kaydı,
  • Ürünün lot ve parti numarası,
  • Resmî numune alma tutanağı,
  • Yetkili laboratuvar analizleri,
  • Bilirkişi raporu,
  • Soğuk zincir ve depo sıcaklık kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Stok, sevkiyat ve izlenebilirlik kayıtları,
  • İnternet satış ilanları ve sipariş kayıtları,
  • Hastane raporu ve tedavi belgeleri,
  • Tanık anlatımları.

Şüpheli ürün mümkünse tüketilmemeli ve içeriği değiştirilmeden muhafaza edilmelidir. Ambalajın atılması veya ürünün uygun olmayan şartlarda saklanması, sonradan yapılacak incelemenin güvenilirliğini etkileyebilir.

Nereye Şikâyet Edilebilir?

TCK m.186 kapsamındaki suç şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapabilir. Bildirim şu mercilere yapılabilir:

  • Cumhuriyet başsavcılığı,
  • Polis veya jandarma,
  • İl veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü,
  • Tarım ve Orman Bakanlığının gıda ihbar sistemi,
  • Tüketici uyuşmazlığı yönünden parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi.

Ceza soruşturması, gıda denetimi ve tüketicinin para iadesi talebi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Birinin başlatılması diğerini kendiliğinden sonuçlandırmaz.

Antalya’da Son On Yıllık Durum: 2016–2025

Antalya bakımından kamuya açık adli faaliyet raporlarında TCK m.186’ya özgü, her yılı kapsayan ve il genelindeki soruşturma, dava, mahkûmiyet ve beraat sayılarını birlikte gösteren kesintisiz bir istatistik serisi bulunmamaktadır. Bu nedenle Antalya’da son on yılda suçun arttığı veya azaldığı yönünde güvenilir bir oran vermek mümkün değildir.

Kamuya açık belgelerden çıkarılabilecek sınırlı sonuçlar şunlardır:

  • 2016–2023 dönemine ilişkin faaliyet raporlarında il genelini kapsayan, yıllar arasında karşılaştırılabilir TCK m.186 dava sayıları ayrı bir seri halinde yayımlanmamıştır.

  • 2024 yılı Antalya adli faaliyet raporundaki mahkeme bazlı suç türü tablosunun ilgili kaydında “Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda Ticareti” için ortalama dosya sonuçlandırma süresi 731 gün olarak gösterilmiştir. Bu sayı Antalya genelindeki ortalama süre veya dava sayısı değildir; rapordaki belirli mahkeme kaydıyla sınırlıdır. Antalya 2024 Adli Faaliyet Raporu rayp.adalet.gov.tr

  • 2025 yılı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi iş bölümü kayıtlarında TCK m.185–192 arasındaki suçlar ilgili ceza dairesinin görev alanında gösterilmektedir. Ancak TCK m.186’ya özgü ayrı dosya, mahkûmiyet veya beraat sayısı açıklanmamıştır. rayp.adalet.gov.tr

  • Faaliyet raporlarında bir suç türünün ayrıca gösterilmemesi, o yıl hiç olay yaşanmadığı anlamına gelmez. Tablolar çoğu zaman yalnızca belirli mahkemeleri veya en yoğun suç türlerini göstermektedir.

Sonuç olarak Antalya için doğrulanabilir kamu verileri, on yıllık sayısal eğilim analizi yapmaya yeterli değildir. Elde bulunan sınırlı kayıtlar yalnızca TCK m.186 kapsamındaki dosyaların Antalya yargı sisteminde görülebildiğini ortaya koymaktadır.

Son tüketim tarihi geçmiş veya bozulmuş ürünün satışa sunulması ciddi idari ve cezai sonuçlar doğurabilir. TCK m.186 kapsamında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Bununla birlikte mahkûmiyet için ürünün yalnızca tarihinin geçmiş olması yeterli değildir; ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş ve insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun teknik delillerle belirlenmesi gerekir.

Son tüketim tarihi geçmiş gıdalar bakımından 5996 sayılı Kanun hükümleri ayrıca uygulanır. Tavsiye edilen tüketim tarihinin geçmesi ise ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez. Ürünün niteliği, saklama koşulları, laboratuvar sonucu, satış amacı ve sorumlu kişilerin bilgisi her olayda ayrı ayrı değerlendirilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi içermez.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Yurt dışına çıkış yasağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109/3-a maddesinde düzenlenen bir adli kontrol tedbiridir. Ceza değildir; soruşturma veya kovuşturma sırasında kişinin kaçmasını önlemek ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla uygulanır.Yasak, kendiliğinden savunma veya dilekçe verilmesiyle kalkmaz. Kararı veren ya da dosyaya bakmakla görevli hâkim veya mahkemeden kaldırma,... +Devamını oku
  • Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
  • Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
  • Bilişim Alanında SuçlarBilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu... +Devamını oku
  • Cumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
  • Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
  • Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
  • Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı SuçlarCumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 
  • Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
  • Bir kişiyi istemediği hâlde eve, odaya, araca veya başka bir yere kilitlemek; çıkışını fiziksel güç, tehdit veya başka bir yöntemle engellemek TCK m.109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir.Suçun oluşması için mağdurun mutlaka bağlanması veya uzun süre kapalı tutulması gerekmez. Kişinin istediği yere gitme veya bulunduğu yerden ayrılma özgürlüğünün hukuka aykırı... +Devamını oku
  • Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
  • Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
  • Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
  • Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
  • Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
  • İş Yerinde Mobbing Hangi Durumlarda Ceza Davasına Dönüşür?İş yerinde mobbing, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına ve bağımsız bir suç adı olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle her mobbing iddiası kendiliğinden ceza davasına dönüşmez. Uygulanan baskının niteliğine göre eziyet, tehdit, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, hakaret, yaralama, şantaj, cinsel taciz veya kişisel verilerin hukuka aykırı... +Devamını oku
  • Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
  • İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
  • Komşunun başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültü yapması, olayın özelliklerine göre idari para cezasına, ceza soruşturmasına veya gürültünün durdurulmasına yönelik hukuk davasına konu olabilir.Her gürültü suç değildir. Sesin şiddeti, süresi, gerçekleştiği saat, tekrarlanması, binanın kullanım biçimi ve gürültünün özellikle rahatsız etmek amacıyla yapılıp yapılmadığı birlikte... +Devamını oku
  • Gizli kalması gereken bilgileri açıklamaMadde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı... +Devamını oku
  • Yabancı tarafından işlenen suçMadde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun... +Devamını oku
  • Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
  • Trafikte “makas atmak”, yalnızca trafik cezası gerektiren bir kural ihlali değildir. Sürüş şeklinin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlike oluşturması halinde TCK m.179/2 kapsamında ceza suçu meydana gelebilir.Buna göre sürücü hakkında aynı olay nedeniyle:2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında idari para cezası,Sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması,Aracın... +Devamını oku
  • Hükûmete karşı suçMadde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
  • Hükûmete karşı suçMadde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaCeza kanunu Madde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş... +Devamını oku
  • Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?Bir kişiyi istemediği hâlde sürekli aramak, telefonunu çaldırıp kapatmak, farklı numaralardan ulaşmaya çalışmak veya art arda rahatsız edici mesajlar göndermek belirli şartlarda suç sayılabilir. Bu davranışlar, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.Ancak her... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
  • Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
  • Online oyun, e-posta veya sosyal medya hesabını sahibinin izni olmadan ele geçirmek halk arasında “hesap çalma” olarak adlandırılır. Türk Ceza Kanunu’nda doğrudan “hesap çalma” adıyla bir suç bulunmamaktadır. Eylemin gerçekleştirilme biçimine göre TCK m.243’teki bilişim sistemine girme veya TCK m.244’teki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme ya da değiştirme suçları oluşabilir.Hesaba... +Devamını oku
  • Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya... +Devamını oku
  • Siyasal veya askerî casuslukMadde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil;a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse,b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
  • Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Meşru müdafaa nedir?Meşru müdafaa, kişinin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı önlemek için orantılı bir şekilde karşılık vermesidir. Bu durumda, fail cezalandırılmaz.
  • Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
  • FUHUŞ SUÇU: TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRMEFuhuş suçu, kamu düzenini ve ahlakını korumaya yönelik suç tiplerinden biri olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenmiştir. Bu suç, esas olarak bireyin cinsel dokunulmazlığına değil, toplumun genel ahlakına ve sağlığına yönelen bir tehdit olarak kabul edilmektedir. TCK’nın 227. maddesi, fuhşa teşvik, aracılık etme, yer temin etme ve bu... +Devamını oku
  • Birine Küfür Etmenin Cezası Nedir? Hakaret Davası Nasıl Açılır?Bir kişiye küfür etmek, sövmek veya onun onurunu, şerefini ve toplum içindeki saygınlığını zedeleyebilecek somut bir fiil isnat etmek, Türk Ceza Kanunu kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir. Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir.Hakaret suçu hangi durumlarda oluşur?TCK m.125’e göre hakaret... +Devamını oku
  • Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından İncelemeSuç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, bireysel suçlardan farklı olarak kolektif bir irade ve süreklilik arz eden yapı üzerinden yürütülen suç faaliyetlerini hedef almaktadır.Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesi, bu suçu ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.İlgili maddeye göre, suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya... +Devamını oku
  • Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
  • Ceza ehliyeti nedir?Ceza ehliyeti, bir kişinin işlediği suçtan dolayı cezalandırılabilme ehliyetidir. Türk Ceza Kanunu'na göre, 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza ehliyeti yoktur. 12-15 yaş arası çocuklar ise kısmen ceza ehliyetine sahiptir.
  • Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
  • IBAN Kiralamak veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Suç mu?Türk Ceza Kanunu’nda “IBAN kiralama” adıyla bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak banka hesabının dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suçtan elde edilen paraların aktarılması amacıyla başkasına kullandırılması ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir.Hesap sahibinin sorumluluğu; hesabın hangi amaçla kullanıldığını bilip bilmediğine,... +Devamını oku
  • Uyuşturucu Madde Ticareti Suçuna Yardım Etme (TCK 188 ve TCK 39) Hakkında Akademik ve Açıklayıcı MakaleGirişUyuşturucu madde kullanımı ve ticareti, bireysel ve toplumsal düzeyde ciddi zararlara yol açan, dolayısıyla da hem ulusal hem uluslararası hukuk normlarında ağır şekilde cezalandırılan bir suç tipidir. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu kapsamda madde 188 ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve... +Devamını oku
  • Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku

Страницы