Bozulmuş veya Son Kullanma Tarihi Geçmiş Ürün Satmak Suç mu? - TCK m.186

Bozulmuş veya son tüketim tarihi geçmiş bir ürünü satmak, olayın özelliklerine göre hem ceza suçuna hem de idari yaptırıma yol açabilir. Ancak ürünün tarihinin geçmiş olması, tek başına her durumda Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesindeki suçun oluştuğu anlamına gelmez.

TCK m.186’nın uygulanabilmesi için gıda, içecek veya ilacın bozulmuş ya da değiştirilmiş olması ve kişilerin hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelik taşıması gerekir. Bu durum çoğunlukla resmî numune incelemesi, laboratuvar analizi ve bilirkişi raporuyla belirlenir.

TCK m.186 Kapsamındaki Suçun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 186. maddesine göre, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş her türlü yiyecek, içecek ya da ilacı satan, tedarik eden veya bulunduran kişi cezalandırılır.

Fiil Uygulanabilecek ceza
Tehlikeli biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıda, içecek ya da ilacı satmak, tedarik etmek veya ticari amaçla bulundurmak Bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası
Suçun resmî izne dayalı bir meslek veya sanatın icrası kapsamında işlenmesi Verilecek ceza üçte bir oranında artırılır

Hapis cezasıyla adli para cezası birbirinin alternatifi değildir. Kanun metninde “ve” bağlacı kullanıldığı için şartların oluşması halinde her iki yaptırım birlikte gündeme gelir. Güncel kanun metni, Türk Ceza Kanunu Güncel Metni</a> üzerinden incelenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.186’daki Suçun Oluşma Şartları

Bir satıcı hakkında TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için aşağıdaki unsurların somut olayda birlikte değerlendirilmesi gerekir.

1. Ürün gıda, içecek veya ilaç olmalıdır

Madde kapsamında yenilecek veya içilecek şeyler ile ilaçlar bulunmaktadır. Et, süt, peynir, yoğurt, hazır yemek, konserve, içecek, dondurulmuş ürün ve ilaçlar bu kapsama girebilir.

Kozmetik, temizlik malzemesi, elektronik eşya veya tekstil ürünü doğrudan TCK m.186 kapsamında değildir. Bu ürünler bakımından ürün güvenliği, tüketici hukuku ve olayın niteliğine göre başka ceza hükümleri uygulanabilir.

2. Ürün bozulmuş veya değiştirilmiş olmalıdır

Bozulma yalnızca ürünün üzerinde küf oluşması anlamına gelmez. Soğuk zincirin kırılması, uygun olmayan ortamda saklama, çözülmüş ürünün yeniden dondurulması, içeriğin sağlığa zararlı biçimde değiştirilmesi veya ürüne uygun olmayan madde eklenmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ürünün ambalajının şişmesi, kötü kokması, renginin değişmesi veya son tüketim tarihinin geçmesi önemli belirtilerdir. Bununla birlikte ceza yargılamasında yalnızca dış görünüşe dayanılarak hüküm kurulması yeterli olmayabilir.

3. Ürün insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olmalıdır

TCK m.186 bakımından en önemli koşul budur. Ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olması yanında, kişilerin hayatını ya da sağlığını tehlikeye sokabilecek özellik taşıması gerekir.

Yargısal değerlendirmelerde ürünün sağlığa zararlı olup olmadığının bilirkişi raporu ve gerektiğinde laboratuvar incelemesiyle belirlenmesi aranmaktadır. Ürünün yalnızca mevzuata aykırı olması, TCK m.186 kapsamında mahkûmiyet için her zaman yeterli değildir. Tehlike tespit edilemezse 5996 sayılı Kanun’daki idari ve diğer yaptırımlar gündeme gelebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

4. Satma, tedarik etme veya bulundurma fiillerinden biri gerçekleşmelidir

Suç yalnızca ürünün tüketiciye satılmasıyla oluşmaz. Tehlikeli ürünü başkasına sağlamak, dağıtmak veya ticari dolaşım içinde bulundurmak da madde kapsamındadır.

Ücretsiz dağıtım yapılması da her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kanundaki “tedarik etme” kavramı, ürünün para alınmadan başkasına ulaştırıldığı durumları da kapsayabilir.

Kişinin evinde kişisel tüketimi için tarihi geçmiş bir ürün bulundurması ise tek başına ticaret suçu olarak değerlendirilemez. Bulundurmanın ticari faaliyet ve ürünün piyasaya sunulmasıyla bağlantısı araştırılmalıdır.

5. Fiil kasten işlenmelidir

TCK m.186 kasten işlenebilen bir suçtur. Şüphelinin ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olduğunu ve sağlık bakımından tehlikeli nitelik taşıdığını bilerek hareket edip etmediği değerlendirilir.

Ürünün bilinçli olarak rafta tutulması, tarih etiketinin değiştirilmesi, imha edilmesi gereken ürünün yeniden satışa çıkarılması veya denetim uyarılarına rağmen satışın sürdürülmesi kastın belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Dikkatsizlik veya denetim eksikliği TCK m.186 kapsamında otomatik olarak mahkûmiyet doğurmaz. Ancak idari yaptırım, tüketici sorumluluğu ve zarar doğmuşsa taksirle yaralama veya ölüme neden olma hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.

Son Tüketim Tarihi ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi Aynı Değildir

Halk arasında bütün ürünler için “son kullanma tarihi” ifadesi kullanılsa da gıda mevzuatında “son tüketim tarihi” ve “tavsiye edilen tüketim tarihi” farklı anlamlara gelir.

Tarih türü Hukuki ve teknik anlamı
Son Tüketim Tarihi – STT Mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve kısa sürede insan sağlığı bakımından risk oluşturabilecek gıdalarda kullanılır. Tarihi geçen gıda güvenilir kabul edilmez ve piyasaya sunulmamalıdır.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi – TETT Esas olarak ürünün kalite özelliklerinin korunacağı süreyi gösterir. Tarihin geçmesi, ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez.
İlacın son kullanma tarihi İlacın ruhsatlandırılmış raf ömrünü ve güvenli kullanım süresini gösterir. Tarihi geçmiş veya saklama koşulları bozulmuş ilaçların satılması ayrıca değerlendirilir.

TETT’si geçmiş bir makarna, bakliyat veya benzeri dayanıklı gıda; güvenilirliği korunuyorsa, bozulma bulunmuyorsa ve tüketici yanıltılmıyorsa yalnızca tarih nedeniyle TCK m.186 kapsamına girmez. Ürünün piyasada kalıp kalamayacağına ilişkin sorumluluk gıda işletmecisine aittir ve ürün resmî denetime tabidir.

STT’si geçmiş et, süt ürünü veya hazır yemek ise güvenilir gıda kabul edilmez. Böyle bir ürünün indirimli satılması veya tüketiciye tarihinin geçtiğinin söylenmesi, satış yasağını ortadan kaldırmaz. resmigazete.gov.tr

Tarihi Geçmiş Her Ürün TCK m.186 Suçunu Oluşturur mu?

Hayır. Aşağıdaki ayrım yapılmalıdır:

  • Tarihin geçmiş olması veya ürünün mevzuata aykırı biçimde satışta bulunması, 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım uygulanmasına neden olabilir.

  • TCK m.186 kapsamında ceza verilebilmesi için ürünün insan hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun ayrıca belirlenmesi gerekir.

  • Ürünün gerçekten tüketilmiş veya bir kişinin fiilen zehirlenmiş olması zorunlu değildir. Sağlık bakımından objektif tehlike oluşturması yeterli olabilir.

  • Ürün tüketilmiş ve yaralanma, hastalık ya da ölüm meydana gelmişse TCK m.186 yanında olayın kusur biçimine göre yaralama veya ölüme neden olma suçları da gündeme gelebilir.

5996 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yaptırımlar

Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, güvenilir olmayan ve son tüketim tarihi geçmiş gıdalar hakkında özel hükümler içerir.

Sağlığı tehlikeye düşüren gıdalar

5996 sayılı Kanun’un 40. maddesi kapsamında insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokan gıdalar piyasadan toplatılabilir ve masrafları sorumluya ait olmak üzere imha edilebilir.

Kanunda belirtilen üretici, ithalatçı veya ürünü kendi adı ya da ticari markasıyla piyasaya sunan işletmeciler hakkında, şartları oluştuğunda bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Tekrar halinde gıda sektöründe faaliyetten men yaptırımı da gündeme gelebilir.

Son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta bulunması

Resmî kontrolde bozulmuş, çürümüş, ürün güvenilirliğini bozacak biçimde ambalajı zarar görmüş veya son tüketim tarihi geçmiş ürünün satışta ya da tüketimde bulunduğunun belirlenmesi halinde işletme sahibi hakkında idari para cezası uygulanabilir. Ürünler toplatılabilir, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ve imhasına karar verilebilir.

İdari para cezalarının kanundaki temel tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre artırıldığından, yalnızca kanunda yazılı ilk tutar güncel ceza miktarı olarak kabul edilmemelidir. Güncel hükümler 5996 Sayılı Kanun Güncel Metniiçinde yer almaktadır. mevzuat.adalet.gov.tr

Sık Karşılaşılan Durumların Hukuki Değerlendirmesi

Olay Muhtemel hukuki sonuç
Son tüketim tarihi geçmiş yoğurdun market rafında bulunması 5996 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım ve ürünün toplatılması; sağlık tehlikesi kanıtlanırsa TCK m.186
TETT’si geçmiş fakat bozulmamış makarnanın satılması Tek başına TCK m.186 suçu oluşturmaz; güvenilirlik, etiketleme ve tüketicinin yanıltılmaması incelenir
Tarihi geçmiş etin yeniden paketlenmesi TCK m.186 ve 5996 sayılı Kanun; tarih veya etiket değiştirildiyse olayın özelliğine göre başka suçlar
Tarihi geçmemiş ancak soğuk zinciri bozulmuş ürün Laboratuvar incelemesiyle sağlığa tehlikeli olduğu belirlenirse TCK m.186 uygulanabilir
Son kullanma tarihi geçmiş ilacın satılması İlacın bozulmuş veya değiştirilmiş ve sağlığa tehlikeli olması halinde TCK m.186
Tarihi geçmiş ürünün ücretsiz dağıtılması “Tedarik etme” fiili nedeniyle TCK m.186 uygulanabilir
İşletme deposunda satış amacıyla tehlikeli gıda tutulması Ticari amaç ve kast belirlenirse “bulundurma” kapsamında sorumluluk doğabilir
Tüketicinin evinde tarihi geçmiş ürün bulunması Ticari bağlantı yoksa tek başına TCK m.186 kapsamında değildir

Ürünün Tarihini Değiştirmek Ayrı Bir Suç Oluşturur mu?

Ürünün tarih etiketini silmek, yeni tarih basmak veya ürünü yeni ambalaja koyarak tüketiciden gerçek durumu gizlemek, TCK m.186 bakımından kastın önemli bir göstergesi olabilir.

Ayrıca olayın özelliklerine göre:

  • TCK m.157 veya m.158 kapsamında dolandırıcılık,
  • Belgenin hukuki niteliğine göre belgede sahtecilik,
  • 5996 sayılı Kanun kapsamında etiketleme ve izlenebilirlik ihlalleri,
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal ve tüketiciyi yanıltma hükümleri

gündeme gelebilir. Bununla birlikte etiket üzerindeki her değişiklik otomatik olarak belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz. Değiştirilen materyalin ceza hukuku anlamında belge niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir.

Ürünü Tüketen Kişi Zehirlenirse Ne Olur?

Bozuk gıdanın tüketilmesi sonucunda hastalık veya yaralanma meydana gelirse, sorumlu kişinin kastı ve kusuru değerlendirilir.

  • Sonucun bilerek ve istenerek meydana getirilmesi durumunda TCK m.86 ve m.87 kapsamındaki kasten yaralama hükümleri,
  • Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık varsa TCK m.89 kapsamındaki taksirle yaralama,
  • Ölüm meydana gelirse olayın niteliğine göre TCK m.81 veya m.85 hükümleri

gündeme gelebilir.

TCK m.186 ile yaralama veya öldürme suçları arasındaki ilişki, somut olayın özellikleri ve suçların içtima hükümleri dikkate alınarak belirlenir. Her olayda otomatik olarak bütün cezaların ayrı ayrı uygulanacağı söylenemez.

İşletmede Kim Sorumlu Tutulur?

Bir markette veya restoranda bozulmuş ürün bulunması halinde yalnızca işletme unvanı üzerinden ceza verilmez. Ceza sorumluluğu şahsidir.

Soruşturma kapsamında genellikle şu hususlar araştırılır:

  • Ürünün satın alınmasına ve satışta tutulmasına kim karar verdi?
  • Son tüketim tarihi kontrollerinden kim sorumluydu?
  • Ürünün bozuk olduğu kim tarafından biliniyordu?
  • İmha edilmesi gereken ürünün satışına kim izin verdi?
  • Tarihi veya ambalajı kim değiştirdi?
  • Soğuk zincirin bozulduğu bilindiği halde satış sürdürüldü mü?
  • Çalışanların uyarıları işletme yöneticisine iletildi mi?

Kasiyer veya sıradan bir çalışan, yalnızca ürünü kasadan geçirdiği için otomatik olarak suçlu kabul edilemez. Kişinin bilgisi, görevi, yetkisi ve fiile katkısı ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bozulmuş Ürün Nasıl İspatlanır?

Ceza soruşturmasında en önemli deliller şunlardır:

  • Ürün, ambalaj ve etiket,
  • Son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihi,
  • Fiş, fatura ve ödeme kaydı,
  • Ürünün lot ve parti numarası,
  • Resmî numune alma tutanağı,
  • Yetkili laboratuvar analizleri,
  • Bilirkişi raporu,
  • Soğuk zincir ve depo sıcaklık kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Stok, sevkiyat ve izlenebilirlik kayıtları,
  • İnternet satış ilanları ve sipariş kayıtları,
  • Hastane raporu ve tedavi belgeleri,
  • Tanık anlatımları.

Şüpheli ürün mümkünse tüketilmemeli ve içeriği değiştirilmeden muhafaza edilmelidir. Ambalajın atılması veya ürünün uygun olmayan şartlarda saklanması, sonradan yapılacak incelemenin güvenilirliğini etkileyebilir.

Nereye Şikâyet Edilebilir?

TCK m.186 kapsamındaki suç şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapabilir. Bildirim şu mercilere yapılabilir:

  • Cumhuriyet başsavcılığı,
  • Polis veya jandarma,
  • İl veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü,
  • Tarım ve Orman Bakanlığının gıda ihbar sistemi,
  • Tüketici uyuşmazlığı yönünden parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi.

Ceza soruşturması, gıda denetimi ve tüketicinin para iadesi talebi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Birinin başlatılması diğerini kendiliğinden sonuçlandırmaz.

Antalya’da Son On Yıllık Durum: 2016–2025

Antalya bakımından kamuya açık adli faaliyet raporlarında TCK m.186’ya özgü, her yılı kapsayan ve il genelindeki soruşturma, dava, mahkûmiyet ve beraat sayılarını birlikte gösteren kesintisiz bir istatistik serisi bulunmamaktadır. Bu nedenle Antalya’da son on yılda suçun arttığı veya azaldığı yönünde güvenilir bir oran vermek mümkün değildir.

Kamuya açık belgelerden çıkarılabilecek sınırlı sonuçlar şunlardır:

  • 2016–2023 dönemine ilişkin faaliyet raporlarında il genelini kapsayan, yıllar arasında karşılaştırılabilir TCK m.186 dava sayıları ayrı bir seri halinde yayımlanmamıştır.

  • 2024 yılı Antalya adli faaliyet raporundaki mahkeme bazlı suç türü tablosunun ilgili kaydında “Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda Ticareti” için ortalama dosya sonuçlandırma süresi 731 gün olarak gösterilmiştir. Bu sayı Antalya genelindeki ortalama süre veya dava sayısı değildir; rapordaki belirli mahkeme kaydıyla sınırlıdır. Antalya 2024 Adli Faaliyet Raporu rayp.adalet.gov.tr

  • 2025 yılı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi iş bölümü kayıtlarında TCK m.185–192 arasındaki suçlar ilgili ceza dairesinin görev alanında gösterilmektedir. Ancak TCK m.186’ya özgü ayrı dosya, mahkûmiyet veya beraat sayısı açıklanmamıştır. rayp.adalet.gov.tr

  • Faaliyet raporlarında bir suç türünün ayrıca gösterilmemesi, o yıl hiç olay yaşanmadığı anlamına gelmez. Tablolar çoğu zaman yalnızca belirli mahkemeleri veya en yoğun suç türlerini göstermektedir.

Sonuç olarak Antalya için doğrulanabilir kamu verileri, on yıllık sayısal eğilim analizi yapmaya yeterli değildir. Elde bulunan sınırlı kayıtlar yalnızca TCK m.186 kapsamındaki dosyaların Antalya yargı sisteminde görülebildiğini ortaya koymaktadır.

Son tüketim tarihi geçmiş veya bozulmuş ürünün satışa sunulması ciddi idari ve cezai sonuçlar doğurabilir. TCK m.186 kapsamında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Bununla birlikte mahkûmiyet için ürünün yalnızca tarihinin geçmiş olması yeterli değildir; ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş ve insan sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğunun teknik delillerle belirlenmesi gerekir.

Son tüketim tarihi geçmiş gıdalar bakımından 5996 sayılı Kanun hükümleri ayrıca uygulanır. Tavsiye edilen tüketim tarihinin geçmesi ise ürünün kendiliğinden sağlığa zararlı veya suç konusu olduğu anlamına gelmez. Ürünün niteliği, saklama koşulları, laboratuvar sonucu, satış amacı ve sorumlu kişilerin bilgisi her olayda ayrı ayrı değerlendirilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi içermez.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
  • Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
  • Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
  • Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaMadde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
  • Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
  • Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
  • Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
  • Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
  • Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaMadde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki... +Devamını oku
  • Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Online oyun, e-posta veya sosyal medya hesabını sahibinin izni olmadan ele geçirmek halk arasında “hesap çalma” olarak adlandırılır. Türk Ceza Kanunu’nda doğrudan “hesap çalma” adıyla bir suç bulunmamaktadır. Eylemin gerçekleştirilme biçimine göre TCK m.243’teki bilişim sistemine girme veya TCK m.244’teki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme ya da değiştirme suçları oluşabilir.Hesaba... +Devamını oku
  • Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
  • Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
  • Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
  • Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Kasten Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı İncelemeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen ve bireylerin vücut bütünlüğüne karşı işlenen suçlar arasında yer alan önemli bir fiildir. Bu suç, mağdurun fiziksel olarak zarar görmesine neden olan eylemleri kapsar. Kasten yaralama suçları ve cezaları, suçu işleyenin niyetine, kullanılan yönteme ve... +Devamını oku
  • Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasıMadde 234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil cebir veya tehdit... +Devamını oku
  • Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
  • Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
  • Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç; bir kişinin rızası dışında gerçekleştirilen cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesiyle oluşur.Halk arasında kullanılan “tecavüz” kelimesi, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması şeklinde gerçekleştirilen eylemler, TCK m.102/2 kapsamında cinsel... +Devamını oku
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
  • Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
  • Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
  • Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
  • Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkYağma TCK Madde (TCK 148)(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla... +Devamını oku
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
  • İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
  • Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Park yeri tartışması nedeniyle başka bir kişiye ait aracı anahtar, taş, metal parçası veya başka bir cisimle çizmek suçtur. Bu davranış TCK m.151 kapsamında mala zarar verme suçunu oluşturabilir.TCK m.151/1 uyarınca başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen ya da tamamen bozan, tahrip eden, yok eden, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine dört aydan üç yıla... +Devamını oku
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
  • Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
  • Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku
  • Askerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
  • Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Страницы