İşverenin Çalışana Küfür Etmesi ve Küçük Düşürmesinin Cezası — TCK m.125

İşverenin Çalışana Küfür Etmesi ve Küçük Düşürmesinin Cezası
İşverenin, işveren vekilinin veya yöneticinin çalışana küfür etmesi; çalışanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ağırlıktaysa TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.
Bu davranışın yalnızca ceza hukuku bakımından değil, iş hukuku ve kişilik haklarının korunması bakımından da sonuçları bulunmaktadır. Çalışan belirli koşullarda iş sözleşmesini haklı nedenle derhâl feshedebilir, kıdem tazminatı isteyebilir ve kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunabilir.
Ancak her sert eleştiri, yüksek sesli konuşma veya olumsuz performans değerlendirmesi hakaret suçu sayılmaz. Kullanılan sözün içeriği, söylendiği ortam, tarafların konumu, olayın bütünü ve mevcut deliller birlikte değerlendirilir.
İşverenin Çalışana Küfür Etmesi Hakaret Suçu mudur?
TCK m.125/1’e göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle kişinin saygınlığına saldıran kişi cezalandırılır.
İşverenin çalışana doğrudan küfür etmesi, aşağılayıcı sıfatlar kullanması veya çalışan hakkında şeref ve haysiyet kırıcı isnatlarda bulunması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Hakaret suçunun temel cezası:
- Üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya
- Adli para cezasıdır.
İşveren ile çalışan arasındaki astlık-üstlük ilişkisi, tek başına cezayı artıran özel bir neden değildir. Ancak işverenin yetkisini kullanma biçimi, hakaretin çalışanlar önünde gerçekleştirilmesi, sözlerin ağırlığı ve fiilin tekrarlanması temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir. mevzuat.adalet.gov.tr
Hangi Sözler Hakaret Sayılabilir?
Bir sözün hakaret oluşturabilmesi için çalışanın onur, şeref ve saygınlığına saldırabilecek nitelikte olması gerekir.
Şu tür ifadeler olayın bağlamına göre hakaret sayılabilir:
- Doğrudan küfür ve sövme içeren sözler,
- Çalışanı ahlaksızlıkla suçlamak,
- Çalışana “hırsız” veya “dolandırıcı” demek,
- Çalışanı aşağılayıcı hayvan benzetmeleriyle hedef almak,
- Çalışanın özel hayatı veya ailesi üzerinden küçük düşürücü sözler söylemek,
- Çalışanı diğer personelin önünde ağır biçimde aşağılamak,
- Gerçeğe aykırı biçimde suç işlemekle itham etmek,
- Irk, cinsiyet, engellilik, inanç veya benzeri özellikler üzerinden aşağılamak.
Kullanılan ifadenin mutlaka küfür kelimesi içermesi gerekmez. Somut bir suç veya ahlaksızlık isnadı da hakaret suçunu oluşturabilir.
Buna karşılık “Bu işi zamanında bitirmediniz”, “Performansınız beklenen düzeyde değil” veya “İş kurallarına uymanız gerekiyor” gibi işle bağlantılı ve ölçülü eleştiriler, sırf çalışanı rahatsız ettiği için hakaret sayılmaz.
İşverenin Bağırması ve Azarlaması Suç mudur?
İşverenin bağırması, sert konuşması veya çalışanı azarlaması her durumda TCK m.125 kapsamında suç oluşturmaz. Sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığa saldırması gerekir.
Ancak davranışlar:
- Sürekli tekrarlanıyorsa,
- Belirli bir çalışan hedef alınıyorsa,
- Çalışanı yıldırma amacı taşıyorsa,
- Diğer çalışanların önünde küçük düşürme biçiminde gerçekleşiyorsa,
- Çalışanın işten ayrılması amaçlanıyorsa,
- Aşağılama, tehdit ve dışlama birlikte uygulanıyorsa,
psikolojik taciz olarak da değerlendirilebilir.
Hakaret suçu tek bir sözle işlenebilir. Psikolojik taciz bakımından ise kural olarak belirli bir süreye yayılan, sistematik ve tekrarlanan davranışlar aranır. Bu nedenle her hakaret psikolojik taciz değildir; fakat sistematik hakaretler psikolojik tacizin bir parçasını oluşturabilir. mevzuat.adalet.gov.tr
İşverenin Çalışanı Diğer Personelin Önünde Küçük Düşürmesi
Hakaretin çalışan hazırken yüzüne karşı söylenmesi hâlinde suçun oluşması için başka kişilerin bulunması gerekmez. İşveren ve çalışanın yalnız olduğu odada söylenen küfür de hakaret suçunu oluşturabilir.
Çalışanın bulunmadığı sırada arkasından hakaret edilmişse gıyapta hakaret hükümleri uygulanır. Bu durumda hakaretin fail dışında en az üç kişi tarafından öğrenilmesi gerekir.
Hakaretin toplantıda veya çalışanların önünde işlenmesi, suçun ispatı bakımından tanık delili sağlayabilir. Ancak yalnızca birkaç çalışanın bulunduğu kapalı iş yeri toplantısı her zaman “aleni hakaret” sayılmaz. Aleniyet için sözlerin belirsiz sayıda kişi tarafından görülme, duyulma veya algılanma ihtimalinin bulunması gerekir.
WhatsApp, E-Posta veya İş Yeri Grubunda Hakaret
TCK m.125/2’ye göre hakaretin çalışanı muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenmesi hâlinde de hakaret suçunun temel cezası uygulanır.
Bu kapsamda:
- WhatsApp mesajları,
- İş yeri WhatsApp grupları,
- SMS mesajları,
- E-posta yazışmaları,
- Kurumsal mesajlaşma programları,
- Sesli mesajlar,
- Görüntülü konuşmalar,
- Sosyal medya mesajları,
hakaret suçuna delil olabilir.
Mesajın doğrudan çalışana gönderilmesi durumunda, mesajı üç kişinin görmesi gerekmez. Mesajın yalnızca çalışana ulaşması yeterlidir.
Güncel mevzuatta sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen bazı hakaret fiilleri bakımından önödeme hükümleri uygulanabilmektedir. Uygulanacak usul, suç tarihi, hakaretin işleniş biçimi ve TCK m.125’in hangi fıkrasının uygulandığına göre belirlenir. mevzuat.adalet.gov.tr
Hakaret Suçunda Cezai Sorumluluk Kime Aittir?
Ceza sorumluluğu şahsidir. Küfrü veya hakaret içeren sözü bizzat söyleyen kişi cezai sorumluluk taşır.
Bu kişi:
- İşveren,
- Şirket sahibi,
- Genel müdür,
- İnsan kaynakları yöneticisi,
- Bölüm müdürü,
- Şef,
- Ustabaşı,
- İşveren vekili
olabilir.
İşveren bir şirketse şirket tüzel kişiliği doğrudan hakaret suçunun faili olmaz. Hakaret içeren ifadeyi kullanan gerçek kişinin cezai sorumluluğu değerlendirilir.
Bununla birlikte yöneticinin veya işveren vekilinin davranışı, iş ilişkisindeki sorumluluk bakımından işvereni de bağlayabilir. İşverenin çalışanın kişiliğini koruma ve iş yerinde güvenli, dürüst bir çalışma düzeni oluşturma yükümlülüğü bulunmaktadır.
İşverenin Çalışanın Kişiliğini Koruma Yükümlülüğü
Türk Borçlar Kanunu m.417’ye göre işveren:
- İşçinin kişiliğini korumak,
- İşçiye saygı göstermek,
- İş yerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamak,
- İşçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamasını sağlamak,
- Tacize uğrayan işçinin daha fazla zarar görmesini önlemek
için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
İşverenin kendisinin hakaret etmesi kadar, başka bir yönetici veya çalışanın hakaretini öğrenmesine rağmen gerekli önlemleri almaması da işverenin koruma ve gözetme borcuna aykırılık oluşturabilir.
Bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle çalışanın kişilik hakları ihlal edilmişse ortaya çıkan zararın tazmini sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre istenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
Çalışan İş Sözleşmesini Haklı Nedenle Feshedebilir mi?
İş Kanunu m.24/II-b’ye göre işverenin, işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması işçi açısından haklı nedenle derhâl fesih sebebidir.
İş Kanunu m.24/II-c kapsamında ise işverenin:
- İşçiye veya ailesine sataşması,
- Gözdağı vermesi,
- İşçiyi kanuna aykırı davranmaya zorlaması,
- İşçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı, asılsız ve ağır isnatlarda bulunması
haklı fesih nedeni olabilir. cdn.tbmm.gov.tr
Bir defaya mahsus söz bile yeterince ağırsa haklı fesih nedeni oluşturabilir. Davranışın mutlaka uzun süre devam etmesi gerekmez. Ancak işçinin, haklı feshe dayandığı olayı ispatlaması gerekir.
Fesih bildiriminde olayın tarihi, kullanılan sözler ve fesih sebebi açıkça belirtilmelidir. Sadece “istifa ediyorum” şeklinde sebep içermeyen bir dilekçe, sonradan haklı fesih iddiasının ispatını zorlaştırabilir.
Haklı Fesih Süresi Ne Kadardır?
İş Kanunu m.26’ya göre ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlara dayanılarak kullanılacak haklı fesih hakkı:
- Davranışın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günü,
- Her durumda fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl
içinde kullanılmalıdır.
Altı iş günlük süre hak düşürücü niteliktedir. Sürenin hesaplanmasında olayın ne zaman öğrenildiği ve iş sözleşmesini feshetmeye yetkili kişinin kim olduğu önem taşıyabilir.
Psikolojik taciz veya sürekli hakaret iddiasında davranışların devam edip etmediği, son olayın tarihi ve eylemlerin bir bütün oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilir. mevzuat.adalet.gov.tr
Haklı Fesih Hâlinde Kıdem Tazminatı Alınabilir mi?
İşçi, İş Kanunu m.24’teki haklı nedenlerden birine dayanarak iş sözleşmesini feshederse diğer koşulların da bulunması hâlinde kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Kıdem tazminatı için kural olarak:
- Aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma,
- İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi,
- Fesih sebebinin ispatlanması
gerekir.
İşçinin haklı nedenle derhâl fesih yapması hâlinde kural olarak ihbar tazminatı doğmaz. Çünkü haklı fesih, bildirim süresi beklenmeden gerçekleştirilmektedir.
Haklı fesih iddiasını ileri süren çalışan, dayandığı hakaret veya küçük düşürme olayını ispatlamalıdır. mevzuat.adalet.gov.tr
Çalışan Manevi Tazminat İsteyebilir mi?
İşverenin hakaret veya küçük düşürücü davranışı çalışanın kişilik haklarını ihlal etmişse manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.
Türk Borçlar Kanunu m.58’e göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, manevi zararına karşılık uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.
Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25 kapsamında çalışan:
- Saldırının önlenmesini,
- Devam eden saldırıya son verilmesini,
- Sona ermiş saldırının hukuka aykırılığının tespitini,
- Maddi ve manevi tazminat,
- Koşulları varsa kararın bildirilmesi veya yayımlanmasını
isteyebilir.
Manevi tazminat miktarı otomatik değildir. Hâkim; sözlerin ağırlığını, olayın gerçekleşme biçimini, tarafların konumunu, davranışın tekrarlanıp tekrarlanmadığını ve çalışanda meydana gelen manevi etkiyi değerlendirir. mevzuat.adalet.gov.tr
İşçilik Alacakları İçin Arabuluculuk Gerekir mi?
Kıdem tazminatı, işçilik alacağı ve iş ilişkisinden kaynaklanan tazminat talepleriyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Ceza şikâyeti ile işçilik alacaklarına ilişkin arabuluculuk birbirinden farklı süreçlerdir. Arabuluculuğa başvurulması ceza şikâyeti yerine geçmez; ceza şikâyeti yapılması da işçilik alacakları için arabuluculuk şartını ortadan kaldırmaz. mevzuat.adalet.gov.tr
Hakaret Şikâyeti Ne Kadar Sürede Yapılmalıdır?
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli dışında, hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır.
TCK m.73 uyarınca çalışan:
- Fiili,
- Hakaret eden kişinin kimliğini
öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır.
Güncel düzenlemeye göre şikâyete bağlı hakaret suçlarında bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her durumda iki yılı geçemez. Suç tarihi ve geçiş hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Ceza şikâyetindeki altı aylık süre ile İş Kanunu m.26’daki altı iş günlük haklı fesih süresi birbirinden farklıdır. Bir sürenin geçirilmemesi diğer sürenin korunduğu anlamına gelmez.
İş Yerinde Hakaret Nasıl İspatlanır?
İşverenin hakaret ettiğini ileri süren çalışan bakımından kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:
- Olayı doğrudan duyan çalışanların tanıklığı,
- WhatsApp ve SMS mesajları,
- Kurumsal e-posta yazışmaları,
- İş yeri mesajlaşma sistemi kayıtları,
- İnsan kaynaklarına verilen yazılı şikâyetler,
- Disiplin kurulu kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ses kayıtları,
- Noter veya kolluk tarafından yapılan tespitler,
- İş yeri hekimi ve sağlık kuruluşu kayıtları,
- Psikolojik tacizin devamını gösteren görev değişikliği ve yazışmalar,
- İşverene gönderilen fesih bildirimi.
Tanığın olayı doğrudan görmesi veya duyması önemlidir. Başkasından duyulan anlatımların ispat gücü daha sınırlı olabilir.
Gizlice alınan ses kayıtlarının hukuka uygunluğu olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her gizli kayıt kendiliğinden hukuka uygun delil değildir.
Antalya’da İşverenin Çalışana Hakareti: 2016–2025 Durum Raporu
Antalya Verilerinin Temel Sınırı
Antalya’ya ilişkin kamuya açık ceza ve iş mahkemesi istatistiklerinde “işverenin çalışana hakareti” adıyla ayrı bir suç veya dava kategorisi bulunmamaktadır.
TCK m.125 istatistikleri hakaretin:
- İşveren tarafından mı,
- Yönetici tarafından mı,
- Aile bireyi tarafından mı,
- Komşu veya başka bir kişi tarafından mı
işlendiğini ayırmamaktadır.
Bu nedenle Antalya’da son on yılda kaç işverenin çalışanına hakaret ettiği, kaç çalışanın iş sözleşmesini bu nedenle feshettiği veya kaç dosyada kıdem ve manevi tazminata karar verildiği kesin olarak hesaplanamamaktadır.
Antalya’da Genel Hakaret Dosyalarının Görünümü
Antalya faaliyet raporlarında genel hakaret ve ileti yoluyla hakaret dosyaları, farklı asliye ceza mahkemelerinde sık karşılaşılan suç türleri arasında yer almaktadır. Raporlarda görülen bazı mahkeme bazlı ortalama bitirilme süreleri şöyledir:
| Yıl | Hakaret dosyalarından örnek ortalamalar | İleti yoluyla hakaret örnek ortalamaları |
|---|---|---|
| 2019 | 292–307 gün | 229–263 gün |
| 2020 | 217–239 gün | 191–200 gün |
| 2021 | 272–290 gün | 241 gün |
| 2022 | 281–364 gün | 121–305 gün |
| 2023 | 271–308 gün | 141–196 gün |
| 2024 | 255–280 gün | 154–200 gün |
| 2025 | 268 gün | 244 gün |
Bu rakamlar seçili mahkemelerin ortalama dosya bitirme süreleridir. Olay sayısını, mahkûmiyet oranını veya işveren-çalışan ilişkisini göstermemektedir. Mahkemelerin iş yükü ve dosya dağılımı farklı olduğundan yıllar arasında doğrudan artış veya azalış sonucu çıkarılamaz. rayp.adalet.gov.tr
Antalya İçin On Yıllık Veri Değerlendirmesi
| Dönem | Kamuya açık verinin durumu | Çıkarılabilecek sonuç |
|---|---|---|
| 2016–2018 | Antalya ilk derece mahkemeleri bakımından işveren-çalışan hakaretini gösteren karşılaştırılabilir seri bulunmamaktadır. | Kesin olay veya dava sayısı verilemez. |
| 2019–2021 | Genel hakaret dosyalarının mahkeme bazlı ortalama bitirilme süreleri bulunmaktadır. | İşveren kaynaklı hakaretler ayrıştırılamaz. |
| 2022–2025 | Hakaret ve ileti yoluyla hakaret birçok asliye ceza mahkemesinin yaygın dosya türleri arasında görünmektedir. | Hakaretin Antalya’daki yargısal iş yükünde yer tuttuğu söylenebilir; iş yeri olaylarının sayısı belirlenemez. |
Antalya faaliyet raporlarının bir bölümü Antalya merkez ile Kemer ve Korkuteli adliyelerini kapsamaktadır. Bu nedenle veriler Antalya ilindeki bütün ilçelerin eksiksiz toplamı olarak kabul edilemez.
Türkiye Geneli 2025 Verileri
Antalya’ya özel işveren-çalışan ayrımı bulunmamakla birlikte, suçun genel yargısal büyüklüğünü göstermek amacıyla 2025 Türkiye verileri değerlendirilebilir.
TCK m.125 kapsamında 2025 yılında Cumhuriyet başsavcılıklarında:
- Yıl içinde 1.225.376 yeni dosya açılmış,
- Yeni açılan dosyalarda 1.210.773 şüpheli,
- 1.670.828 suç kaydı yer almıştır.
Aynı yıl ceza mahkemelerinde karara bağlanan TCK m.125 dosyalarında:
- 247.218 dosya,
- 263.737 sanık,
- 285.690 suç kaydı bulunmaktadır.
Karara bağlanan dosyalarda 54.473 mahkûmiyet, 54.120 beraat ve 63.572 hükmün açıklanmasının geri bırakılması dosyası kaydedilmiştir. Bu sayılar Türkiye toplamıdır ve yalnızca iş yeri hakaretlerini göstermemektedir. adlisicil.adalet.gov.tr
Antalya’da Yaşanan Bir İş Yeri Olayı Hukuken Nasıl Değerlendirilir?
Antalya’daki bir iş yerinde işverenin çalışana küfür ettiği iddiasında üç ayrı hukuki süreç gündeme gelebilir:
Ceza Hukuku Yönünden
Kullanılan söz TCK m.125 anlamında hakaret oluşturuyorsa, süresinde şikâyet üzerine hakaret eden gerçek kişinin cezai sorumluluğu değerlendirilir.
İş Hukuku Yönünden
Sözler çalışanın şeref ve namusuna dokunacak ağırlıktaysa İş Kanunu m.24/II-b veya m.24/II-c kapsamında haklı nedenle derhâl fesih ve koşulları varsa kıdem tazminatı gündeme gelebilir.
Kişilik Hakları Yönünden
Türk Borçlar Kanunu m.417 ve m.58 ile Türk Medeni Kanunu m.24–25 kapsamında kişilik haklarının korunması ve manevi tazminat talebi değerlendirilebilir.
Bu üç hukuki yol birbirinden bağımsızdır. Ceza davasında beraat verilmesi her durumda iş hukukundaki haklı fesih iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde işçinin kıdem tazminatı alması, hakaret suçundan mutlaka mahkûmiyet verileceği anlamına gelmez. Her süreç kendi ispat ölçüsü ve kanuni koşulları içerisinde değerlendirilir.
İşverenin çalışana küfür etmesi veya onu küçük düşürmesi, sözlerin ağırlığına göre TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir. Temel ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Aynı davranış İş Kanunu m.24/II-b ve m.24/II-c kapsamında çalışana haklı nedenle derhâl fesih hakkı verebilir. En az bir yıllık çalışma ve diğer şartların bulunması hâlinde kıdem tazminatı istenebilir. İşverenin kişiliği koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda Türk Borçlar Kanunu m.417 ve m.58 kapsamında manevi tazminat da gündeme gelebilir.
Antalya’nın 2016–2025 dönemine ilişkin kamuya açık verilerinde işverenin çalışana hakareti ayrı bir kategori olarak tutulmamıştır. Genel hakaret dosyalarının mahkeme iş yükü içerisindeki yeri görülebilmekte; ancak bunların kaçının işveren-çalışan ilişkisinden kaynaklandığı belirlenememektedir.Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda kullanılan sözler, olay tarihi, fesih şekli, çalışma süresi, tanıklar ve diğer deliller ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Suça teşebbüs nedir?Suça teşebbüs, failin suçu işlemeye başlaması ancak kendi iradesi dışında tamamlayamamasıdır. Bu durumda, fail tamamlanmış suçtan daha az ceza alır.
-
Gizli kalması gereken bilgileri açıklamaMadde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı... +Devamını oku
-
Yabancı devlet başkanına karşı suçCeza kanunu Madde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin... +Devamını oku
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Bir kişinin telefonunu, parasını veya başka bir eşyasını zor kullanarak ya da ciddi şekilde tehdit ederek almak, halk arasında “gasp”, Türk Ceza Kanunu’nda ise yağma suçu olarak adlandırılır.Basit yağma suçu TCK m.148’de, silahla veya birden fazla kişiyle işlenmesi gibi nitelikli hâller ise TCK m.149’da düzenlenmiştir.Telefonu Zorla Almak Gasp Suçu mudur?Bir kişinin telefonunu;Döverek veya iterek... +Devamını oku
-
Gizli kalması gereken bilgileri açıklamaMadde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı... +Devamını oku
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Hayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Hukuki uyuşmazlıklarda hakların korunması, sürecin doğru anlaşılması ve kanuni sürelerin kaçırılmaması önem taşır.Ceza Hukukunun Temel İlkeleriCeza hukuku; hangi fiillerin suç oluşturduğunu, cezai sorumluluğun şartlarını, uygulanabilecek yaptırımları ve ceza yargılamasının esaslarını düzenler. Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan “kanunilik ilkesi” uyarınca, kanunun açıkça suç saymadığı... +Devamını oku
-
Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
-
Elektronik Kelepçe Nedir?Elektronik kelepçe uygulaması, modern ceza adaleti sistemlerinde suçla mücadelede ve toplum güvenliğini sağlamada önemli bir alternatif denetim yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle cezanın infazı, adli kontrol ve koruma tedbirleri bağlamında kullanılan bu yöntem, hem cezaevlerinin yükünü azaltmakta hem de şüpheli veya hükümlü bireylerin toplumla bağını koparmadan... +Devamını oku
-
“Seni Öldürürüm” Demek Suç mu? Tehdit Suçunun Cezası“Seni öldürürüm” sözü, kişinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi niteliğindeyse tehdit suçunu oluşturabilir. Tehdit suçunda korunan temel değer, kişinin özgürce ve güven içinde karar verebilmesidir.Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir.Tehdit suçu nasıl oluşur?TCK m.106’ya... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Sahte Diploma Hazırlamak veya Kullanmak Suç mu? — TCK m.204Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki DeğerlendirmeSahte diploma hazırlamak, gerçek bir diplomayı aldatıcı biçimde değiştirmek veya sahte olduğunu bilerek kullanmak, belgenin hukuki niteliğine göre resmî belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir. Diploma sahibinin belgeyi kendisinin hazırlamamış olması, sahte... +Devamını oku
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
-
Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 268. maddesi, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu düzenlemektedir. Bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini izinsiz olarak kullanması ile gerçekleşir ve genellikle kimlik hırsızlığı olarak adlandırılır. Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, özellikle finansal... +Devamını oku
-
Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
-
Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
-
Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiştir. On sekiz yaşını tamamlamamış kişilere yönelik cinsel davranışların hukuki değerlendirilmesinde çocuğun yaşı, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve çocuğun iradesini etkileyen diğer durumlar dikkate alınır.Çocuğa yönelik cinsel içerikli her olay aynı ceza kapsamında değerlendirilmez. Fiziksel... +Devamını oku
-
Cinsel Taciz İftirası Karşısında Yapılması Gerekenler: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGirişCinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 105. maddesinde düzenlenmiş olup kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruma amacı güder. Ancak kimi durumlarda, bu suçla ilgili olarak asılsız iddialar ileri sürülebilmekte ve kişiler hakkında cinsel taciz iftirası yöneltilebilmektedir. Bu durum, yalnızca... +Devamını oku
-
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Bilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu fiil nedeniyle sistemin... +Devamını oku
-
Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
-
Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeCinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
-
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmeMadde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
-
5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDA TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI Hukuk sistemimizde Türk Vatandaşlığının kaybı halleri 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 23. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Türk vatandaşlığı, seçme hakkının kullanılması ile ve yetkili makamın kararı ile kaybedilir. Türk vatandaşlığının kazanılmasında olduğu gibi kaybedilmesine yönelik işler de... +Devamını oku
-
Kişisel Mesajlaşmaların İzinsiz Paylaşılması ve İftira Suçu: Türk Hukuk Sisteminde Cezai ve Hukuki SorumlulukGirişDijital iletişim araçları üzerinden yapılan yazışmaların (WhatsApp, Telegram, Instagram DM, SMS vb.) izinsiz paylaşılması, tek başına dahi cezai ve hukuki sorumluluk doğururken; bu paylaşımın bir kişiye işlemediği bir suçu isnat etme amacı taşıması halinde durum daha ağır bir hukuki... +Devamını oku
-
Okulda gerçekleştirilen her kaba davranış veya arkadaş anlaşmazlığı ceza suçu oluşturmaz. Ancak vurma, itme, tehdit etme, hakaret etme, para isteme, eşyaya zarar verme veya sosyal medyada küçük düşürme gibi davranışlar Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılabilir.Akran zorbalığını yapan çocuğun ceza alıp almayacağı öncelikle fiili işlediği tarihteki yaşına göre belirlenir. TCK m.31 uyarınca 12... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
-
Bir kişi kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı, o anda ve saldırıyla orantılı biçimde durdurmak için saldırganı yaralarsa meşru savunma hükümlerinden yararlanabilir. TCK m.25’teki bütün koşullar gerçekleşmişse yapılan yaralama hukuka uygun kabul edilir ve kişi hakkında ceza verilmez.Ancak saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurmak, intikam amacıyla hareket etmek veya... +Devamını oku
-
Karakolda ifade verirken öncelikle kişinin hangi sıfatla çağrıldığını öğrenmesi gerekir. Çünkü şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve tanık için uygulanacak haklar ve yükümlülükler aynı değildir.Şüpheli sıfatıyla ifade veren kişi, kimlik bilgilerini doğru açıklamak zorundadır; ancak kendisine yöneltilen suçlamayla ilgili sorulara cevap vermeme, yani susma hakkına sahiptir. Ayrıca ifade başlamadan önce... +Devamını oku
-
Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
-
Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Evet. Banka hesabını, IBAN numarasını, banka kartını veya mobil bankacılık bilgilerini yasa dışı bahis para trafiğinde kullanılacağını bilerek başkasına vermek suç oluşturabilir.Fiilin niteliğine göre;7258 sayılı Kanun m.5/1-c kapsamında yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık,TCK m.282 kapsamında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,TCK m.37–39 kapsamında faillik,... +Devamını oku
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.