Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127

Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127
Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki Değerlendirme
Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” demek, sözün kullanıldığı koşullara göre hakaret suçunu oluşturabilir. Bununla birlikte her kullanım otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. İfadenin somut bir suç isnadı mı, kişiyi aşağılayan bir yakıştırma mı, yoksa hukuki başvuru kapsamında açıklanan bir iddia mı olduğu değerlendirilmelidir.
TCK m.125/1, kişinin onur, şeref ve saygınlığına somut bir fiil veya olgu isnadıyla yahut sövmek suretiyle saldırılmasını cezalandırır. Suçun temel şeklinin yaptırımı üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Mağduru muhatap alan mesaj, e-posta veya sesli ileti de m.125/2 kapsamında değerlendirilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
Sözün anlamı, kullanıldığı olayla birlikte belirlenir
Bir tartışmada kişiye aşağılayıcı biçimde “hırsız” denilmesiyle, belirli bir para hareketinin belgeleri gösterilerek yetkili makamlardan araştırma istenmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Sözlerin tamamı, taraflar arasındaki uyuşmazlık, açıklamanın muhatabı ve dayandığı olgular birlikte incelenir.
İfade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurulurken açıklamanın bağlamı, kamusal tartışmaya katkısı, hedef alınan kişinin konumu ve sözlerin etkisi de dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla bir kelimenin tek başına değerlendirilmesi, olayın hukuki niteliğini belirlemek için yeterli olmayabilir. Anayasa Mahkemesi
TCK m.127: Söylenenin doğru olması hangi durumda önem taşır?
TCK m.127/1, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispatlanması hâlinde ceza verilmemesini düzenler. Ancak bu hüküm, kişilere sınırsız biçimde suçlayıcı sıfatlar kullanma hakkı tanımaz.
Kanundaki sistem şöyledir:
- İsnat edilen suç nedeniyle muhatap hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır.
- Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, fiilin doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
- TCK m.127/2’ye göre, ispat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir.
Bu nedenle kesinleşmiş bir suçun varlığı, kişiyi aşağılamak amacıyla geçmişinin sürekli kullanılmasını hukuka uygun hâle getirmez. Somut suç isnadının ispatı ile ispatlanmış bir olayı hakaret aracına dönüştürmek ayrılmalıdır. cdn.tbmm.gov.tr
Örneğin bir olayın araştırılmasını istemek ile aynı kişiyi farklı ortamlarda küçük düşürücü bir sıfatla anmak farklıdır. “Elimde belge var” savunması da tek başına yeterli değildir; belgenin hangi fiili gösterdiği ve açıklamanın hangi bağlamda yapıldığı incelenir.
Şikâyet ve savunma hakkının sınırları
TCK m.128, yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalarda yapılan somut isnatları belirli koşullarla korur. İsnatların gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Bu koruma, dilekçe içine yazılan her aşağılayıcı ifadeyi kapsayan genel bir dokunulmazlık değildir. mevzuat.adalet.gov.tr
Öte yandan bir kişinin işlemediğini bildiği fiili, hakkında soruşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara ya da basın ve yayın yoluyla isnat etmek, koşulları varsa TCK m.267’deki iftira suçunu gündeme getirir. Somut olgulara dayanan şikâyetin sonuçsuz kalması ise tek başına iftira işlendiğini göstermez. mevzuat.adalet.gov.tr
Antalya’da yaşanmış somut dosya: Sigorta şirketlerine gönderilen e-posta
Resmî karar kaydından doğrulanan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13 Eylül 2023 tarihli, 2022/15884 E., 2023/20979 K. sayılı kararı, bu konuya doğrudan ilişkindir.
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinden gelen dosyada kişi, kredi kartının izinsiz kullanıldığını belirterek sigorta şirketlerinin genel müdürlüklerine şikâyet e-postası göndermiştir. E-postada sigorta acentesi hakkında “dolandırıcı” ve “üçkâğıtçı” ifadeleri kullanılmıştır.
Yerel mahkeme; açıklamanın şirketleri bilgilendirme ve işlem yapılmasını isteme bağlamını, hakaret kastının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesini ve gıyapta hakaret bakımından üç kişiyle ihtilat koşulunun oluşmamasını esas alarak beraat kararı vermiştir. Dosyada, şikâyete konu kişinin kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyetinin kesinleştiği de belirlenmiştir. Yargıtay beraat hükmünü onamıştır.
Bu karar, “dolandırıcı demek suç değildir” şeklinde genellenemez. Karar, açıklamanın bağlamı ve suçun bütün unsurları değerlendirilerek verilmiştir; yalnızca TCK m.127 nedeniyle cezasızlık kararı olarak da sunulmamalıdır. İlk yargılama 2015’e uzandığından dosya, rapor döneminde gerçekleşmiş yeni bir olay olarak sayılamaz; 2022–2023 tarihli yargısal incelemeler dönem içindedir.
Antalya’nın son 10 yılına ilişkin sayısal durum
İnceleme dönemi, tamamlanmış son 10 takvim yılı olan 2016–2025 olarak belirlenmiştir. Erişilen resmî raporlarda, yalnızca “hırsız” veya “dolandırıcı” ifadeleri nedeniyle yürütülen hakaret dosyalarını ayıran kesintisiz bir seri doğrulanamamıştır.
Mevcut karşılaştırılabilir göstergelerden biri, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığındaki genel hakaret soruşturmalarının ortalama bitirilme süresidir:
| Yıl | Raporda bildirilen ortalama süre |
|---|---|
| 2016–2018 | Bu araştırmada ilgili gösterge doğrulanamadı. |
| 2019 | 56 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2020 | 66 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2021 | 63 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2022 | 61 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2023 | 63 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2024 | 64 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2025 | 64 gün. rayp.adalet.gov.tr |
Bu değerler olay veya mahkûmiyet sayısı değildir. İki ifadeye özgü dosya sayısını, TCK m.127’nin uygulanma oranını veya yargılamanın kesinleşmesine kadar geçen toplam süreyi göstermez. Ayrıca merkez başsavcılık verileri bütün Antalya ilindeki adliyelerin toplamı olarak kabul edilemez. Antalya Adalet Komisyonu raporunun kurumsal kapsamı da merkez ile Kemer ve Korkuteli mülhakat adliyeleridir. rayp.adalet.gov.tr
Bu nedenle mevcut verilerden “Antalya’da bu sözler nedeniyle açılan davalar yüzde şu kadar arttı” veya “sanıkların çoğu ceza aldı” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir değerlendirme, dosyaların kullanılan ifadeye, uygulanan maddeye ve kesinleşmiş karar sonucuna göre ayrıştırılmasını gerektirir.
Güncel usulün değerlendirmeye etkisi
25 Aralık 2025’te yayımlanan değişiklikle hakaret suçu, TCK m.125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç, önödeme kapsamına alınmıştır. Koşullarına uygun ödeme yapılması, soruşturmada kamu davası açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Önödeme, beraat veya isnadın doğru olduğunun kabulü anlamına gelmez. Geçmiş dosyalarda uygulanacak hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” denilmesine ilişkin hukuki incelemede belirleyici olan; ifadenin bağlamı, dayandığı somut olay, muhatabı, açıklanma biçimi ve suçun kanuni unsurlarıdır. TCK m.127, belirli şartlarda isnadın ispatına sonuç bağlarken aynı zamanda ispatlanmış bir fiilin kişiyi aşağılamak için kullanılmasını da cezai sorumluluk dışında bırakmamaktadır.
Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127
Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki Değerlendirme
Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” demek, sözün kullanıldığı koşullara göre hakaret suçunu oluşturabilir. Bununla birlikte her kullanım otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. İfadenin somut bir suç isnadı mı, kişiyi aşağılayan bir yakıştırma mı, yoksa hukuki başvuru kapsamında açıklanan bir iddia mı olduğu değerlendirilmelidir.
TCK m.125/1, kişinin onur, şeref ve saygınlığına somut bir fiil veya olgu isnadıyla yahut sövmek suretiyle saldırılmasını cezalandırır. Suçun temel şeklinin yaptırımı üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Mağduru muhatap alan mesaj, e-posta veya sesli ileti de TCK m.125/2 kapsamında değerlendirilebilir.
Sözün anlamı, kullanıldığı olayla birlikte belirlenir
Bir tartışmada kişiye aşağılayıcı biçimde “hırsız” denilmesiyle, belirli bir para hareketinin belgeleri gösterilerek yetkili makamlardan araştırma istenmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Sözlerin tamamı, taraflar arasındaki uyuşmazlık, açıklamanın muhatabı ve dayandığı olgular birlikte incelenir.
İfade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurulurken açıklamanın bağlamı, kamusal tartışmaya katkısı, hedef alınan kişinin konumu ve sözlerin etkisi de dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla bir kelimenin tek başına değerlendirilmesi, olayın hukuki niteliğini belirlemek için yeterli olmayabilir.
TCK m.127: Söylenenin doğru olması hangi durumda önem taşır?
TCK m.127/1, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispatlanması hâlinde ceza verilmemesini düzenler. Ancak bu hüküm, kişilere sınırsız biçimde suçlayıcı sıfatlar kullanma hakkı tanımaz.
Kanundaki sistem şöyledir:
- İsnat edilen suç nedeniyle muhatap hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır.
- Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, fiilin doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
- TCK m.127/2’ye göre, ispat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir.
Bu nedenle kesinleşmiş bir suçun varlığı, kişiyi aşağılamak amacıyla geçmişinin sürekli kullanılmasını hukuka uygun hâle getirmez. Somut suç isnadının ispatı ile ispatlanmış bir olayı hakaret aracına dönüştürmek birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin bir olayın araştırılmasını istemek ile aynı kişiyi farklı ortamlarda küçük düşürücü bir sıfatla anmak farklıdır. “Elimde belge var” savunması da tek başına yeterli değildir; belgenin hangi fiili gösterdiği ve açıklamanın hangi bağlamda yapıldığı incelenir.
Şikâyet ve savunma hakkının sınırları
TCK m.128, yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalarda yapılan somut isnatları belirli koşullarla korur. İsnatların gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Bu koruma, dilekçe içine yazılan her aşağılayıcı ifadeyi kapsayan genel bir dokunulmazlık değildir.
Öte yandan bir kişinin işlemediğini bildiği fiili, hakkında soruşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara ya da basın ve yayın yoluyla isnat etmek, koşulları varsa TCK m.267’deki iftira suçunu gündeme getirir.
Somut olgulara dayanan şikâyetin sonuçsuz kalması ise tek başına iftira işlendiğini göstermez. Şikâyet edilen kişinin beraat etmesi veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, şikâyetçinin mutlaka suç işlediği anlamına gelmez. İftira bakımından kanunda belirtilen diğer unsurların da gerçekleşmesi gerekir.
Antalya’da yaşanmış somut dosya: Sigorta şirketlerine gönderilen e-posta
Resmî karar kaydından doğrulanan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13 Eylül 2023 tarihli, 2022/15884 E., 2023/20979 K. sayılı kararı, bu konuya doğrudan ilişkindir.
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinden gelen dosyada kişi, kredi kartının izinsiz kullanıldığını belirterek sigorta şirketlerinin genel müdürlüklerine şikâyet e-postası göndermiştir. E-postada sigorta acentesi hakkında “dolandırıcı” ve “üçkâğıtçı” ifadeleri kullanılmıştır.
Yerel mahkeme; açıklamanın şirketleri bilgilendirme ve işlem yapılmasını isteme bağlamını, hakaret kastının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesini ve gıyapta hakaret bakımından üç kişiyle ihtilat koşulunun oluşmamasını esas alarak beraat kararı vermiştir.
Dosyada, şikâyete konu kişinin kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyetinin kesinleştiği de belirlenmiştir. Yargıtay beraat hükmünü onamıştır.
Bu karar, “dolandırıcı demek suç değildir” şeklinde genellenemez. Karar, açıklamanın bağlamı ve suçun bütün unsurları değerlendirilerek verilmiştir. Yalnızca TCK m.127 nedeniyle cezasızlık kararı olarak da sunulmamalıdır.
İlk yargılama 2015’e uzandığından dosya, rapor döneminde gerçekleşmiş yeni bir olay olarak sayılamaz. Bununla birlikte 2022–2023 tarihli yargısal incelemeler, değerlendirilen dönem içerisindedir.
Antalya’nın son 10 yılına ilişkin sayısal durum
İnceleme dönemi, tamamlanmış son 10 takvim yılı olan 2016–2025 olarak belirlenmiştir. Erişilen resmî raporlarda, yalnızca “hırsız” veya “dolandırıcı” ifadeleri nedeniyle yürütülen hakaret dosyalarını ayıran kesintisiz bir istatistik serisi doğrulanamamıştır.
Mevcut karşılaştırılabilir göstergelerden biri, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığındaki genel hakaret soruşturmalarının ortalama bitirilme süresidir:
| Yıl | Raporda bildirilen ortalama süre |
|---|---|
| 2016–2018 | Bu araştırmada ilgili gösterge doğrulanamadı. |
| 2019 | 56 gün |
| 2020 | 66 gün |
| 2021 | 63 gün |
| 2022 | 61 gün |
| 2023 | 63 gün |
| 2024 | 64 gün |
| 2025 | 64 gün |
Bu değerler olay veya mahkûmiyet sayısı değildir. İki ifadeye özgü dosya sayısını, TCK m.127’nin uygulanma oranını veya yargılamanın kesinleşmesine kadar geçen toplam süreyi göstermez.
Tablodaki süreler, genel hakaret kategorisindeki soruşturmaların sonuçlandırılmasına ilişkindir. Mahkeme yargılaması, istinaf ve temyiz aşamalarının tamamının bu sürelerde bittiği anlamına gelmez. İlgili göstergeye ulaşılamayan yıllar da o yıllarda olay yaşanmadığı şeklinde yorumlanamaz.
Ayrıca merkez başsavcılık verileri, bütün Antalya ilindeki adliyelerin toplamı olarak kabul edilemez. Antalya Adalet Komisyonu raporunun kurumsal kapsamı da merkez ile Kemer ve Korkuteli mülhakat adliyeleridir.
Bu nedenle mevcut verilerden “Antalya’da bu sözler nedeniyle açılan davalar belirli bir oranda arttı” veya “sanıkların çoğu ceza aldı” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir değerlendirme, dosyaların kullanılan ifadeye, uygulanan maddeye ve kesinleşmiş karar sonucuna göre ayrıştırılmasını gerektirir.
Güncel usulün değerlendirmeye etkisi
25 Aralık 2025’te yayımlanan değişiklikle hakaret suçu, TCK m.125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç, önödeme kapsamına alınmıştır.
Koşullarına uygun ödeme yapılması, soruşturma aşamasında kamu davası açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Önödeme, beraat veya isnadın doğru olduğunun kabulü anlamına gelmez. Geçmiş dosyalarda uygulanacak hükümler, düzenlemelerin zaman bakımından uygulanması dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” denilmesine ilişkin hukuki incelemede belirleyici olan; ifadenin bağlamı, dayandığı somut olay, muhatabı, açıklanma biçimi ve suçun kanuni unsurlarıdır. TCK m.127, belirli şartlarda isnadın ispatına sonuç bağlarken ispatlanmış bir fiilin kişiyi aşağılamak için kullanılmasını cezai sorumluluk dışında bırakmamaktadır.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaTCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaCeza kanunu Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
-
Cinayet davaları delil durumu, sanık sayısı ve mahkeme süreci gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Ortalama olarak: İlk derece mahkemesinde 1-3 yıl sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte 5-10 yıl sürebilir.
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
-
Kanuna aykırı eğitim kurumuMadde 263 (Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmaMadde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve... +Devamını oku
-
Sahte Diploma Hazırlamak veya Kullanmak Suç mu? — TCK m.204Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki DeğerlendirmeSahte diploma hazırlamak, gerçek bir diplomayı aldatıcı biçimde değiştirmek veya sahte olduğunu bilerek kullanmak, belgenin hukuki niteliğine göre resmî belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir. Diploma sahibinin belgeyi kendisinin hazırlamamış olması, sahte... +Devamını oku
-
Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
-
Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
-
Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya... +Devamını oku
-
Görevli olmayan hâkim veya mahkemenin işlemleriMADDE 7(1) Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür.
-
Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Silâhlı örgütMadde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,... +Devamını oku
-
Haksız Tahrik Nedir? Haksız Tahrik Suçları ve Cezaları1. Haksız Tahrik Nedir?Haksız tahrik, bir kişinin, başka bir kişinin hukuka aykırı bir fiili sonucunda öfke veya şiddetli elem içinde suç işlemesi durumudur. Türk Ceza Hukuku'nda haksız tahrik, failin cezasında indirim sebebi olarak değerlendirilir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan hakkaniyet gereği, tahrik edilen kişinin daha az... +Devamını oku
-
Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Tedbiri Nedir?GirişCeza muhakemesi hukukunda, şüpheli veya sanığın yargılama sürecinde adaleti engellememesi, delilleri karartmaması veya kaçmaması için uygulanan koruma tedbirleri arasında konutu terk etmeme tedbiri günümüzde sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Kamuoyunda "ev hapsi" olarak da bilinen bu tedbir, bireyin ceza infaz kurumu yerine kendi... +Devamını oku
-
Güveni kötüye kullanmaMadde 155(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)... +Devamını oku
-
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeMadde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından... +Devamını oku
-
Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeCinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren... +Devamını oku
-
Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaCeza kanunu Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
-
MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
-
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
-
Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
-
İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
-
Meşru müdafaa, hukuka uygunluk sebeplerinden biri olup, bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı bertaraf etmek amacıyla orantılı bir savunmada bulunmasıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 25/1 uyarınca, hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilen meşru müdafaa, cezai sorumluluğu ortadan kaldırır.Meşru Müdafaanın ŞartlarıHaksız Bir Saldırının Mevcut Olması: Meşru müdafaanın... +Devamını oku
-
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarKıymetli damgada sahtecilikMadde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Sahteliğini... +Devamını oku
-
Emanet Verilen Para veya Eşyayı Geri Vermemek Suç mu?Emanet olarak verilen para veya eşyanın geri verilmemesi, olayın özelliklerine göre güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Ancak her para veya eşya uyuşmazlığı ceza suçu değildir. Özellikle borç verilen paranın ödenmemesi çoğu zaman hukuki alacak meselesidir.Suçun oluşabilmesi için başkasına ait malın korunmak veya belirli bir amaçla... +Devamını oku
-
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası, çocuğun 15 yaşını tamamlayıp tamamlamadığına, fiilin rızaya dayanıp dayanmadığına ve taraflar arasındaki ilişkiye göre değişir. Her olay doğrudan TCK m.104 kapsamında değerlendirilmez.Yaşa Göre Hangi Kanun Maddesi Uygulanır?DurumUygulanabilecek hükümTemel sonuçÇocuk 15 yaşını tamamlamamışsaTCK m.... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
Askerleri itaatsizliğe teşvikMadde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen... +Devamını oku
-
Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
-
Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
-
Dolandırıcılık Suçu (TCK 157-159)1. Dolandırıcılık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 157. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, dolandırıcılık suçunu işlemiş olur."2. Dolandırıcılık Suçunun UnsurlarıDolandırıcılık... +Devamını oku
-
Oyuncak veya Kurusıkı Tabancayla Gasp Yapmanın Cezası Nedir?Halk arasında “gasp” olarak bilinen fiil, Türk Ceza Kanunu’nda yağma suçu olarak düzenlenmiştir. Bir kişinin oyuncak veya kurusıkı tabancayla korkutularak parasının, telefonunun, aracının ya da başka bir malının alınması yağma suçunu oluşturabilir.Kullanılan tabancanın gerçek olmaması, eylemi kendiliğinden hırsızlığa veya basit tehdide... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
-
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar... +Devamını oku
-
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku