Polis Hangi Durumlarda Eve Girip Arama Yapabilir? — CMK m.116–119

Polis, kural olarak bir kişinin evine istediği zaman girip arama yapamaz. Konutta adli arama yapılabilmesi için makul şüphe ile birlikte kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.

Konut, anayasal koruma altındadır. İhbar bulunması, kişinin sabıkalı olması, polisin şüphelenmesi veya ev sahibinin kapıyı açmaması tek başına sınırsız arama yetkisi vermez.

Bununla birlikte suçüstü, yardım çağrısı, içeride bulunan kişinin hayatının tehlikede olması, yangın veya benzeri acil durumlarda polisin eve girmesi farklı kurallara bağlı olarak mümkün olabilir.

Evde Arama Yapılmasının Temel Şartları Nelerdir?

CMK m.116’ya göre şüphelinin veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe varsa kişinin:

  • Üstü
  • Eşyası
  • Konutu
  • İş yeri
  • Kendisine ait diğer yerleri

aranabilir.

Makul şüphe, yalnızca soyut bir tahmin veya gerekçesiz kuşku değildir. Somut olayın özelliklerine göre, arama sonucunda şüphelinin veya suç delilinin bulunabileceğini düşündüren makul olguların bulunması gerekir.

Polis Eve Hâkim Kararı Olmadan Girebilir mi?

Kural olarak konutta yapılacak arama için hâkim kararı gerekir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.

Konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz. Bu yerlerde arama için:

  • Hâkim kararı veya
  • Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri

bulunmalıdır.

Bu nedenle polis memurunun kendi kararıyla “Şüphelendik, evi arayacağız” demesi kural olarak yeterli değildir.

Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâl Ne Demektir?

Gecikmesinde sakınca bulunan hâl; hâkimden karar alınmasının beklenmesi durumunda şüphelinin kaçması, delillerin yok edilmesi, saklanması veya başka bir yere götürülmesi tehlikesinin ortaya çıkmasıdır.

Örneğin uyuşturucu maddenin hemen yok edileceğine, silahın taşınacağına veya aranan kişinin kaçacağına ilişkin somut bir durum varsa Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.

Sadece işlemi hızlandırmak veya hâkimden karar almayı zahmetli görmek, gecikmesinde sakınca bulunan hâl sayılmaz. Aciliyetin somut olayla bağlantılı şekilde açıklanabilmesi gerekir.

Telefonla Verilen Arama Emri Yeterli midir?

CMK m.119, konut araması için Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aramaktadır. Yalnızca “Savcı telefonla izin verdi” şeklindeki bir açıklama, yazılı emir şartını kendiliğinden karşılamaz.

Acil iletişim yöntemleriyle iletilen bir emrin de yetkili kişi tarafından verildiğinin, içeriğinin, zamanının ve kapsamının denetlenebilir şekilde kayıt altına alınması gerekir.

Arama tutanağında karar veya emrin bilgileri ile işlemi gerçekleştiren görevlilerin kimlikleri yer almalıdır.

Arama Kararında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?

CMK m.119’a göre arama kararında veya yazılı emirde şu bilgiler açıkça gösterilmelidir:

  • Aramanın nedenini oluşturan fiil
  • Aranacak kişi
  • Aranacak konutun veya diğer yerin adresi
  • Aranacak eşyanın niteliği
  • Karar veya emrin geçerli olduğu süre

Adresin belirsiz olması, arama süresinin geçmiş bulunması veya kararın aranan yerle ilgisinin bulunmaması hukuka uygunluk tartışması doğurabilir.

Arama, kararda belirtilen adres ve amaçla sınırlı yapılmalıdır. Bir daire için verilen karar, kural olarak aynı binadaki diğer bağımsız dairelerin de aranmasına izin vermez.

Polis Arama Kararını Göstermek Zorunda mı?

Evde bulunan kişi, arama kararının veya yazılı emrin dayanağını ve kapsamını öğrenmeyi talep edebilir. Aramanın hangi suç nedeniyle, hangi adreste ve ne kadar süreyle yapılabileceği kontrol edilmelidir.

Kararın aslının evde bırakılması her durumda zorunlu olmayabilir. Ancak arama sonunda talep edilmesi hâlinde yapılan işlemi, aramanın nedenini ve el konulan eşyaları gösteren belge veya tutanak örneği istenebilir.

Belge gösterilmediği düşünülüyorsa bu durum tutanağa yazdırılmalıdır. Fiziksel olarak direnmek yerine itirazın kayıt altına alınması ve hukuki yollara başvurulması daha uygun olur.

Ev Sahibi Kapıyı Açmazsa Polis Kapıyı Kırabilir mi?

Geçerli bir arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri varsa, evde bulunan kişinin kapıyı açmaması aramanın yapılmasını engellemez.

Kolluk, önce kapının açılmasını isteyebilir. Sonuç alınamazsa arama kararının uygulanması için gerekli ve ölçülü zor kullanılabilir. Çilingir yardımıyla kapının açılması veya zorunlu durumda kapıya müdahale edilmesi mümkündür.

Ancak kullanılan yöntemin gerekli ve ölçülü olması gerekir. Gereksiz şekilde kapıya, eşyalara veya evin diğer bölümlerine zarar verilmesi hukuka aykırılık ve tazminat sorumluluğu doğurabilir.

Polis Gece Eve Girip Arama Yapabilir mi?

CMK m.118’e göre konutta, iş yerinde veya diğer kapalı yerlerde kural olarak gece vakti arama yapılamaz.

Ancak şu durumlarda gece araması yapılabilir:

  • Suçüstü hâli
  • Gecikmesinde sakınca bulunan hâl
  • Yakalanmış veya gözaltına alınmışken kaçan kişinin yeniden yakalanması
  • Kaçan tutuklu veya hükümlünün yakalanması

Bu istisnaların bulunması, aramanın diğer kanuni şartlarını tamamen ortadan kaldırmaz. Konut aramasının yetkili karar veya yazılı emre dayanması kuralı ayrıca değerlendirilir.

Gündüz hukuka uygun şekilde başlatılmış bir aramanın işlemin niteliği gereği gece saatlerine uzaması ile aramaya doğrudan gece başlanması da aynı durum değildir.

Suçüstü Hâlinde Polis Eve Girebilir mi?

İşlenmekte olan bir suçun bulunması veya suç henüz işlenmişken failin kesintisiz biçimde takip edilmesi suçüstü hâli oluşturabilir.

Örneğin silahla saldırı gerçekleştiren kişinin polis tarafından kesintisiz takip edilirken bir eve kaçması, olağan bir ihbarla aynı değildir. Şüphelinin yakalanması ve devam eden tehlikenin önlenmesi için acil müdahale gündeme gelebilir.

Bununla birlikte her ihbar suçüstü sayılmaz. Saatler önce işlendiği bildirilen bir suç veya kimliği belirsiz kişinin soyut iddiası, tek başına suçüstü hükümlerinin uygulanması için yeterli olmayabilir.

Evden Yardım Sesi Gelirse Polis Karar Olmadan Girebilir mi?

Evden yardım çığlığı gelmesi, silah sesi duyulması, devam eden aile içi şiddet ihtimali, yangın, gaz kaçağı veya içeride bir kişinin hayatının ciddi tehlikede olduğuna ilişkin somut belirtiler bulunması hâlinde polis müdahale edebilir.

Burada amaç öncelikle suç delili aramak değil; kişinin hayatını, beden bütünlüğünü veya malvarlığını yakın tehlikeden korumaktır.

Aşağıdaki durumlarda acil giriş söz konusu olabilir:

  • Evden açıkça yardım istenmesi
  • Şiddet veya kavga seslerinin duyulması
  • Silah sesi gelmesi
  • İçeride baygın veya yaralı bir kişinin bulunduğunun bildirilmesi
  • Yangın, patlama veya gaz kaçağı tehlikesi
  • Çocuğun ya da yardıma muhtaç kişinin ciddi risk altında olması

Acil giriş yetkisi, ilgisiz odalarda ve eşyalarda sınırsız delil arama hakkı vermez. Acil tehlike giderildikten sonra delil araması yapılacaksa arama ve el koyma kurallarına uyulması gerekir.

İhbar Üzerine Polis Evi Arayabilir mi?

Uyuşturucu, kaçak silah veya başka bir suç bulunduğuna ilişkin ihbar, soruşturma başlatılmasına ve arama kararı talep edilmesine neden olabilir. Ancak her isimsiz veya soyut ihbar, doğrudan konut araması yapılması için yeterli kabul edilmeyebilir.

İhbarın:

  • Ayrıntılı olup olmadığı
  • Başka bilgilerle doğrulanıp doğrulanmadığı
  • İhbarcının verdiği bilgilerin somutluğu
  • Şüpheli hareketlerin bulunup bulunmadığı
  • Delillerin yok edilme tehlikesi

değerlendirilir.

Polis ihbar üzerine araştırma yapabilir; fakat konuta girerek arama yapabilmesi için kural olarak CMK m.116 ve m.119’daki şartların oluşması gerekir.

Başkasına Ait Ev Aranabilir mi?

CMK m.117 kapsamında şüpheli veya sanığa ait olmayan bir konutta da arama yapılabilir. Ancak bunun için aranan kişinin veya suç delillerinin o evde bulunduğunu kabul etmeye imkân veren somut olayların bulunması gerekir.

Örneğin şüphelinin başka bir kişinin evinde saklandığının görülmesi veya suç eşyasının o adrese götürüldüğünün somut bilgilerle belirlenmesi durumunda arama kararı verilebilir.

Sadece şüphelinin akrabası, arkadaşı veya tanıdığı olmak, bir kişinin evinin aranması için tek başına yeterli değildir.

Şüphelinin bulunduğu yer veya kesintisiz takip sırasında girdiği yer bakımından durum ayrıca değerlendirilir.

Yakalama Kararı Bulunması Evi Aramak İçin Yeterli midir?

Bir kişi hakkında yakalama emri bulunması, her durumda ve her konutta sınırsız arama yapılabileceği anlamına gelmez.

Şüphelinin kendi konutunun veya saklandığı düşünülen üçüncü kişiye ait konutun aranması için arama hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. Özellikle üçüncü kişinin evinde şüphelinin bulunduğunu gösteren olayların varlığı aranır.

Şüphelinin suçüstü takibi sırasında eve girmesi veya kaçan tutuklu ya da hükümlünün yakalanması gibi acil durumlar farklı değerlendirilir.

Evde Önleme Araması Yapılabilir mi?

Önleme araması, henüz işlenmiş belirli bir suçun delillerini bulmak için değil, tehlikeyi veya suç işlenmesini önlemek amacıyla yapılan aramadır.

Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu m.9 uyarınca konutta, yerleşim yerinde, kamuya açık olmayan iş yerinde ve bunların eklentilerinde önleme araması yapılamaz.

Bu nedenle genel bir önleme araması kararı, polis tarafından evlerin aranmasının dayanağı olarak kullanılamaz. Konutta şartları varsa CMK hükümlerine göre adli arama yapılabilir.

Ev Sahibinin İzin Vermesi Arama Kararı Yerine Geçer mi?

Kişinin polisi kendi isteğiyle eve davet etmesi ile suç delili bulmak amacıyla gerçekleştirilen adli arama aynı işlem değildir.

Konut sahibinin rıza göstermesi, kanunun hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aradığı bir adli aramada bu şartları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özellikle rızanın baskı altında verilip verilmediği ve kişinin neye izin verdiği önemlidir.

Kişinin belirli bir eşyayı kendi isteğiyle teslim etmesi ile polisin dolapları, odaları ve kişisel eşyaları sistemli biçimde araştırması birbirinden ayrılmalıdır.

Savcı Aramaya Katılmazsa Kimler Hazır Bulunmalıdır?

CMK m.119/4’e göre Cumhuriyet savcısı hazır olmadan konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılacaksa o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin arama sırasında hazır bulundurulması gerekir.

Bu kişiler uygulamada “arama tanığı” veya “işlem tanığı” olarak adlandırılır.

Ev sahibinin, aile bireyinin veya avukatın bulunması, kanunda aranan iki komşu ya da ihtiyar heyeti üyesinin yerini kendiliğinden tutmaz. Bu kişilerin aramanın başından sonuna kadar hazır bulunması gerekir.

Savcı bizzat aramaya katılmışsa iki arama tanığı bulundurma zorunluluğu bulunmaz.

Evde Kimse Yoksa Arama Yapılabilir mi?

Geçerli bir arama kararı veya yazılı emir bulunması hâlinde ev sahibinin evde olmaması aramayı engellemez.

Aranacak yerin sahibi bulunmuyorsa mümkünse:

  • Temsilcisi
  • Ayırt etme gücüne sahip bir yakını
  • Kendisiyle birlikte yaşayan kişi
  • Komşusu

hazır bulundurulur.

Savcı aramada bulunmuyorsa CMK m.119/4 kapsamında iki arama tanığına ilişkin kurala ayrıca uyulmalıdır. Arama sonrasında yapılan işlemler ve el konulan eşyalar tutanağa geçirilmelidir.

Avukat Arama Sırasında Hazır Bulunabilir mi?

Kişinin avukatının arama sırasında hazır bulunmasına engel olunamaz. Ancak avukatın gelmesi için aramanın mutlaka bekletilmesi gerektiğine ilişkin genel bir kural bulunmamaktadır.

Evde bulunan kişi avukatına haber vermek istediğini belirtebilir. Bu talebin aramayı geciktirmek veya delillerin yok edilmesine imkân vermek amacıyla kullanılmaması gerekir.

Avukat, aramanın kapsamını gözlemleyebilir, usule aykırılıkları belirtebilir ve itirazların tutanağa geçirilmesini talep edebilir.

Polis Evde Her Yeri Arayabilir mi?

Arama, kararın amacı ve aranan kişinin ya da eşyanın niteliğiyle sınırlı olmalıdır.

Örneğin yetişkin bir kişinin yakalanması için yapılan aramada, kişinin sığması mümkün olmayan küçük kutuların içinin araştırılması arama amacıyla bağdaşmayabilir. Buna karşılık küçük bir uyuşturucu paketi, belge veya dijital veri taşıyıcısı aranıyorsa çekmece, dolap ve kutuların araştırılması mümkün olabilir.

Polis arama kararını ilgisiz kişisel alanları sınırsız biçimde inceleme yetkisi olarak kullanamaz. Arama sırasında gereksiz dağınıklık veya zarar meydana getirilmemesi gerekir.

Arama Kararı Telefonun İncelenmesini de Kapsar mı?

Evde yapılan arama sırasında telefon, bilgisayar, tablet veya dijital depolama cihazı bulunabilir. Ancak cihazın ele geçirilmesi ile cihazın içindeki mesajların, fotoğrafların ve dosyaların incelenmesi aynı işlem değildir.

Bilgisayar ve dijital veriler üzerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri CMK m.134’te özel olarak düzenlenmiştir. Konut arama kararının bulunması, telefon veya bilgisayarın bütün içeriğinin sınırsız şekilde incelenebileceği anlamına gelmez.

Dijital cihazlarla ilgili işlemlerin ayrıca kanuni dayanağa, yetkili karara ve usule uygun yapılması gerekir.

Aramada Bulunan Eşyalara Polis El Koyabilir mi?

Arama sırasında suçun delili olduğu veya müsadereye tabi bulunduğu değerlendirilen eşyalara el konulabilir. El koyma işlemi CMK m.127 hükümlerine göre gerçekleştirilir.

El konulan eşyalar:

  • Ayrıntılı şekilde tutanağa yazılmalı
  • Miktar ve özellikleri belirtilmeli
  • Uygun biçimde paketlenmeli
  • Gerekiyorsa mühürlenmeli
  • İlgili kişiye tutanak veya liste örneği verilmelidir

Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, kanunda belirtilen süre içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim tarafından onaylanmayan el koyma işlemi devam ettirilemez.

Arama sırasında başka bir suçun işlendiğini düşündüren bir delil bulunursa bu delil muhafaza altına alınarak Cumhuriyet savcısına bildirilir.

Polis Aramada Para veya Ziynet Eşyası Alabilir mi?

Para, altın veya başka değerli eşyalara ancak suç delili, suçtan elde edilen gelir veya müsadereye tabi malvarlığı olduğu yönünde hukuki dayanak bulunması hâlinde el konulabilir.

Evde bulunan her para veya ziynet eşyası otomatik olarak suç eşyası sayılamaz. El konulan miktar, tür, seri numarası ve diğer ayırt edici özellikler mümkün olduğunca tutanağa ayrıntılı yazılmalıdır.

İlgili kişi, el koyma işlemine karşı hâkimden karar verilmesini isteyebilir.

Arama Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Arama yapılan kişi şu hususlara dikkat edebilir:

  • Görevlilerin kimliklerini ve birimlerini öğrenmek
  • Arama kararını veya yazılı emri görmek istemek
  • Adres, süre ve suç bilgisini kontrol etmek
  • Cumhuriyet savcısının aramada bulunup bulunmadığını sormak
  • Savcı yoksa iki arama tanığının hazır bulunmasını istemek
  • Mümkünse avukata haber vermek
  • El konulan eşyaların eksiksiz yazılmasını istemek
  • İtirazları arama tutanağına yazdırmak
  • Tutanakları okumadan imzalamamak
  • Tutanak ve eşya listesinin örneğini talep etmek

Tutanağın içeriği gerçeğe uygun değilse kişi bunu belirterek şerh düşebilir. Fiziksel direnme, görevi yaptırmamak için direnme gibi başka hukuki sorunlara yol açabileceğinden itirazların kanuni yollarla yapılması gerekir.

Arama Kararı Olmadan Bulunan Deliller Kullanılabilir mi?

Hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılması ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.

Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kanuna aykırı şekilde elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Mahkûmiyet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanmalıdır.

Özellikle şu aykırılıklar delilin hukuka uygunluğunu etkileyebilir:

  • Makul şüphe bulunmaması
  • Konut araması için gerekli karar veya yazılı emrin bulunmaması
  • Kararın yanlış adres için düzenlenmiş olması
  • Kararın geçerlilik süresinin dolmuş olması
  • Aramanın kararın kapsamını aşması
  • Savcı yokken iki arama tanığının bulundurulmaması
  • Gece araması şartlarının oluşmaması
  • El koyma işleminin usulüne uygun yapılmaması

Her usul hatasının sonucu somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir. Ancak kanunun açıkça zorunlu tuttuğu güvencelere uyulmaması, elde edilen delillerin hükme esas alınamamasına neden olabilir.

Hukuka Aykırı Arama Yapılırsa Nereye Başvurulur?

Aramanın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa:

  • İtirazlar arama tutanağına yazdırılabilir
  • Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir
  • El koyma işlemine karşı hâkimden karar istenebilir
  • Ceza davasında delilin hukuka aykırı olduğu ileri sürülebilir
  • Şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edilebilir
  • Kamu görevlileri hakkında idari başvuru yapılabilir

CMK m.141 kapsamında, hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilen kişi kanuni şartların bulunması hâlinde devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilir.

Polisin bir evde adli arama yapabilmesi için şüphelinin yakalanabileceği veya suç delillerinin bulunabileceği konusunda makul şüphe bulunmalıdır. Konut araması kural olarak hâkim kararına; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emrine dayanmalıdır.

Kolluk amirinin emri konut araması için yeterli değildir. Savcı aramada bulunmuyorsa iki komşu veya ihtiyar heyeti üyesinin arama boyunca hazır bulundurulması gerekir. Gece araması ise yalnızca kanunda belirtilen istisnai durumlarda yapılabilir.

Yardım çağrısı, devam eden şiddet, yangın veya yakın hayati tehlike nedeniyle eve girilmesi ile suç delili bulmak amacıyla yapılan adli arama birbirinden farklıdır. Acil müdahale, polise evin tamamında sınırsız delil arama yetkisi vermez.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aramanın hukuka uygunluğu; kararın içeriği, arama zamanı, somut şüphe, işlem tutanağı ve olayın bütün koşulları birlikte incelenerek belirlenir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 771 konu bulundu
  • Hürriyete Karşı SuçlarTehditTCK Madde 106(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan 44 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş” şeklinde değiştirilmiştir. 45 18/6/2014 tarihli ve... +Devamını oku
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
  • Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmeMadde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet... +Devamını oku
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
  • Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • IBAN Kiralamanın Cezası ve Savunma Süreçleri – Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişGünümüzde dijital bankacılığın yaygınlaşması ile birlikte, bankacılık sistemleri suç örgütleri tarafından da istismar edilmeye başlanmıştır. Bu istismarın başlıca örneklerinden biri, "IBAN kiralama" olarak bilinen ve bireylerin banka hesaplarının üçüncü kişilerce kullanılmasıdır. Özellikle... +Devamını oku
  • Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
  • Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
  • Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
  • ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
  • Bilişim Alanında SuçlarBilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu... +Devamını oku
  • Eski sevgilinin ilişki sırasında çekilen özel, çıplak veya cinsel içerikli fotoğraf ve videoları izin almadan başkalarına göndermesi ya da sosyal medyada yayımlaması suçtur. Görüntünün ilişki devam ederken rızayla çekilmiş olması, ayrılıktan sonra paylaşılmasına izin verildiği anlamına gelmez.Bu davranış, TCK m.134/2 kapsamında özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 
  • Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
  • Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum... +Devamını oku
  • Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
  • Hayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası                    : 6306Kabul Tarihi                           : 16/5/2012Yayımlandığı... +Devamını oku
  • Dijital çağda kişiler arasındaki iletişim büyük ölçüde WhatsApp, SMS, Telegram ve benzeri mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülmektedir. İki kişi arasında gerçekleşen özel yazışmaların, taraflardan biri tarafından diğerinin rızası olmaksızın üçüncü kişilere gösterilmesi; Türk hukukunda hem ceza hukuku, hem kişisel verilerin korunması hukuku, hem de özel hukuk (tazminat) bakımından sonuç... +Devamını oku
  • Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Kamu Barışına Karşı SuçlarHalk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine... +Devamını oku
  • Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
  • Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
  • İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
  • Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
  • Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
  • Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasıMadde 234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil cebir veya tehdit... +Devamını oku
  • Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku
  • Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
  • Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarKarşılıklılık koşuluMadde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
  • Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu: TCK m.188 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu kapsamlı biçimde düzenlemekte olup, bu madde uyarınca uyuşturucu satmak, en ağır cezalara tabi suçlardan biridir. TCK m.188/1’e göre, “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişi, 10 yıldan az olmamak... +Devamını oku
  • Suçun unsurları nelerdir?Suçun unsurları, kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsurdur. Kanuni unsur, suçun yasada tanımlanmış olmasıdır. Maddi unsur, suçun fiilen işlenmesidir. Manevi unsur ise failin kusurlu olmasıdır.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel KuruluEsas No: 2018/240Karar No: 2020/43Karar Tarihi: 21.01.2020Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel Kurulu         2018/240 E.  ,  2020/43 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi1. Taraflar arasındaki “sözleşmenin feshi, tapu iptal ve... +Devamını oku
  • Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
  • Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
  • Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
  • Kötü muameleCeza kanunu Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaCeza kanunu Madde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş... +Devamını oku
  • Ceza Hukukuna Hangi Avukatlar Hizmet Eder? Ceza Avukatlarının Görevleri Nelerdir ?1. Ceza Hukuku ve Ceza AvukatlarıCeza hukuku, toplum düzenini korumak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku, suç ve cezaların belirlenmesini, suç işleyen kişilerin nasıl yargılanacağını ve hangi yaptırımlara tabi tutulacağını düzenler. Ceza davalarında hukuki destek sağlamak için ceza avukatlarına... +Devamını oku
  • Bağlantılı suçlarda yetkiMADDE 16(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine,... +Devamını oku
  • “Ağır Ceza Avukatı” Kavramı Hukuken Var mıdır?Türkiye’de halk arasında yaygın olarak kullanılan “Ağır Ceza Avukatı” kavramı, bir avukatın sadece ağır ceza mahkemelerinde görülen davalara baktığı izlenimini verse de hukuki anlamda bu şekilde uzmanlık alanına göre avukatlık unvanı bulunmamaktadır.1. Avukatlık Kanunu’na Göre Avukatlık Mesleğinin NiteliğiAvukatlık mesleğinin temel çerçevesi 1136... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
  • Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
  • ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
  • İftira Suçu ve Zamanaşımı: TCK m.267 Kapsamında Cezai ve Süresel DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi, bir kimseye işlemediği bir suçu isnat eden ve bu nedenle hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasına neden olan kişilere yönelik iftira suçunu düzenlemektedir. TCK m.267/1’e göre, “yetkili makamlara suç işlemediğini bildiği halde bir kimse hakkında ihbarda veya şikâyette bulunan... +Devamını oku

Pages