Trafik Kazasında Birini Yaralamanın Cezası Nedir? — TCK m.89

Trafik Kazasında Birini Yaralamanın Cezası Nedir?
Trafik kazasında bir kişinin yaralanmasına neden olmak, sürücünün trafik kurallarına ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranması hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçunu oluşturabilir.
Verilecek ceza; yaralanmanın ağırlığına, kazada kaç kişinin yaralandığına, sürücünün kusuruna ve eylemin basit taksirle mi yoksa bilinçli taksirle mi gerçekleştirildiğine göre değişir.
Taksirle Yaralama Suçu Nedir?
TCK m.22’ye göre taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle suçun kanuni tanımında belirtilen sonucun öngörülmeden gerçekleştirilmesidir.
Trafik kazasında sürücünün;
- Hız sınırına uymaması,
- Geçiş önceliğini ihlal etmesi,
- Kırmızı ışıkta geçmesi,
- Takip mesafesini korumaması,
- Dönüş kurallarına uymaması,
- Telefonla ilgilenmesi,
- Yol ve hava şartlarına uygun davranmaması,
nedeniyle bir kişinin yaralanması taksirle yaralama suçunu gündeme getirebilir.
Sürücünün yalnızca trafik kuralını ihlal etmesi yeterli değildir. Kural ihlaliyle meydana gelen yaralanma arasında nedensellik bağlantısı bulunması gerekir.
Trafik Kazasında Yaralamanın Temel Cezası
TCK m.89/1’e göre taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi hakkında:
- Üç aydan bir yıla kadar hapis veya
- Adli para cezası
uygulanabilir.
Bu fıkrada hapis ve adli para cezası seçimlik olarak düzenlenmiştir. Mahkeme, olayın özelliklerine göre hapis cezasına veya adli para cezasına hükmedebilir.
Yaralanma Ağırsa Ceza Artar mı?
Trafik kazası sonucunda meydana gelen yaralanmanın niteliği cezayı doğrudan etkiler.
TCK m.89/2’ye göre yaralanma mağdurun;
- Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
- Vücudunda kemik kırılmasına,
- Konuşmasında sürekli zorluğa,
- Yüzünde sabit ize,
- Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
- Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
neden olmuşsa temel ceza yarı oranında artırılır.
Kemik kırığının bulunup bulunmadığı, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ve diğer yaralanmalar sağlık kuruluşlarınca düzenlenen adli raporlarla belirlenir.
Kalıcı Sakatlık veya Organ Kaybında Ceza
TCK m.89/3’e göre trafik kazasındaki yaralanma mağdurun;
- İyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
- Duyularından veya organlarından birinin işlevini kaybetmesine,
- Konuşma ya da çocuk yapma yeteneğini kaybetmesine,
- Yüzünün sürekli değişmesine,
- Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
neden olmuşsa temel ceza bir kat artırılır.
Bu sonuçların bulunup bulunmadığı yalnızca ilk hastane raporuna göre değil, gerekli durumlarda kesin adli rapor ve sağlık kurulu değerlendirmelerine göre belirlenir.
Birden Fazla Kişinin Yaralandığı Kazanın Cezası
TCK m.89/4’e göre taksirli bir davranış sonucunda birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunması hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.
Örneğin sürücünün kontrolünü kaybettiği aracın başka araca çarpması ve araçtaki birden fazla kişinin yaralanması bu fıkra kapsamında değerlendirilebilir.
Kaç kişinin yaralandığı, yaralanmaların ağırlığı ve sürücünün kusuru cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.
Trafik Kazasında Bilinçli Taksir Nedir?
TCK m.22/3’e göre kişi meydana gelebilecek sonucu öngörmesine rağmen sonucun gerçekleşmesini istememiş fakat riskli davranışına devam etmişse bilinçli taksir gündeme gelir.
Bilinçli taksir hâlinde taksirli suç için belirlenecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
Trafik kazalarında;
- Yoğun trafikte aşırı hızlı araç kullanmak,
- Tehlikeli şekilde araç sollamak,
- Trafik ışığını bilerek ihlal etmek,
- Uykusuz olduğunu bilmesine rağmen araç kullanmaya devam etmek,
- Yolun ve havanın tehlikeli olduğunu görmesine rağmen hız kesmemek,
somut olayın şartlarına göre bilinçli taksir yönünden değerlendirilebilir.
Her trafik kuralı ihlali otomatik olarak bilinçli taksir değildir. Sürücünün yaralanma sonucunu öngörüp öngörmediği ayrıca belirlenir.
Alkollü Araçla Birini Yaralamanın Cezası
Alkollü araç kullanırken bir kişinin yaralanmasına neden olunması, TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama suçunu oluşturabilir. Alkol oranı, sürücünün araç kullanma yeteneği, kazanın meydana geliş şekli ve yapılan diğer kural ihlalleri dikkate alınır.
Alkollü araç kullanmak her olayda otomatik olarak bilinçli taksir kabul edilmez. Ancak sürücünün riski öngördüğünü gösteren diğer koşullarla birlikte bilinçli taksir hükümleri uygulanabilir.
Ayrıca sürücünün güvenli şekilde araç kullanamayacak durumda olmasına rağmen araç kullanması TCK m.179’daki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu da gündeme getirebilir. Karayolları Trafik Kanunu kapsamında idari para cezası ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması gibi yaptırımlar da ayrıca uygulanabilir.
Ehliyetsiz Sürücünün Kazada Birini Yaralaması
Ehliyetsiz araç kullanmak idari yaptırım gerektirebilir. Ancak sürücünün ehliyetsiz olması tek başına trafik kazasında yaralanmadan dolayı ceza verilmesi için yeterli değildir.
Taksirle yaralama yönünden sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı, kazaya etkisi ve yaralanmayla nedensellik bağlantısı araştırılır. Ehliyetsizliğin yanında hız, geçiş önceliği, şerit kullanımı ve diğer trafik kuralları da değerlendirilir.
Yayaya Çarpmanın Cezası Nedir?
Bir sürücünün yaya geçidinde, kaldırımda veya yol üzerinde yayaya çarparak yaralanmasına neden olması TCK m.89 kapsamında değerlendirilebilir.
Sürücünün kusuru belirlenirken;
- Yaya geçidinin bulunup bulunmadığı,
- Trafik ışıkları,
- Aracın hızı,
- Görüş mesafesi,
- Fren ve manevra imkânı,
- Yayanın hareketleri,
- Yol ve hava koşulları,
birlikte incelenir.
Yayanın da trafik kuralını ihlal etmiş olması sürücünün otomatik olarak cezasız kalmasını sağlamaz. Her iki tarafın davranışlarının kazaya etkisi ayrı ayrı belirlenir.
Motosiklet Kazasında Yaralamanın Cezası
Motosiklet sürücüsünün, yolcusunun, yayanın veya başka araçtaki kişinin yaralanması hâlinde TCK m.89 uygulanabilir.
Kask kullanılmaması, koruyucu donanım eksikliği veya yaralanan kişinin başka bir kural ihlali zararın artmasına etki edebilir. Ancak bu durum sürücünün kazaya neden olan kusurunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Kazanın oluşumu ile yaralanmanın ağırlaşmasına etki eden davranışlar ayrı ayrı değerlendirilir.
Trafik Kazasında Kusur Oranı Ceza Davasını Nasıl Etkiler?
Ceza sorumluluğu yalnızca kaza tespit tutanağında yazılı kusur oranına göre belirlenmez. Ceza soruşturması ve yargılamasında;
- Kaza tespit tutanağı,
- Kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Araçların hasar durumları,
- Fren ve çarpışma izleri,
- Yol ile hava koşulları,
- Bilirkişi incelemesi,
- Trafik kuralları,
birlikte değerlendirilir.
Sürücünün mutlaka yüzde yüz kusurlu olması gerekmez. Yaralanmaya neden olan kusurlu bir davranışının bulunması cezai sorumluluk için yeterli olabilir. Buna karşılık kazanın tamamen mağdurun veya başka bir kişinin davranışından kaynaklandığı belirlenirse sürücünün taksirli sorumluluğu oluşmayabilir.
Kazadan Sonra Yaralıya Yardım Etmemek
Kazaya karışan sürücünün olay yerini terk etmesi, yaralıya yardım etmemesi veya yetkili makamlara haber vermemesi ayrıca hukuki sonuçlar doğurabilir.
Yaralının kendisini idare edemeyecek durumda olmasına rağmen yardım edilmemesi veya durumun yetkili makamlara bildirilmemesi hâlinde TCK m.98’deki yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu gündeme gelebilir.
Ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndaki kazaya karışan sürücülerin yükümlülükleri ve idari yaptırımlar uygulanabilir.
Yaralama Kasten Gerçekleştirilirse TCK m.89 Uygulanır mı?
Sürücü aracı bir kişiye bilerek çarpmak amacıyla kullanmışsa olay taksirle yaralama olarak değerlendirilmez. Eylemin amacı ve meydana gelen sonuca göre;
- TCK m.86 kapsamında kasten yaralama,
- TCK m.87 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama,
- TCK m.81 ve m.35 kapsamında kasten öldürmeye teşebbüs,
hükümleri gündeme gelebilir.
TCK m.89, sürücünün yaralama sonucunu istemediği ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazaya neden olduğu durumlarda uygulanır.
Yaralı Sonradan Hayatını Kaybederse Ne Olur?
Kazayla ölüm arasında nedensellik bağlantısı bulunuyorsa olay TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama olarak değil, TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme olarak değerlendirilebilir.
TCK m.85’e göre bir kişinin ölümüne taksirle neden olmanın cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir. Birden fazla kişinin ölümü veya bir kişinin ölümüyle birlikte başka kişilerin yaralanması hâlinde iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Taksirle Yaralama Suçu Şikâyete Bağlı mı?
TCK m.89/5’e göre taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır.
TCK m.73 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır.
Ancak TCK m.89/1’deki temel yaralama hâli hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi durumunda şikâyet aranmaz. Başka bir ifadeyle ağırlaşmış yaralanma sonuçları veya birden fazla kişinin yaralanması bilinçli taksirle meydana gelmişse soruşturma kendiliğinden yürütülebilir.
Temel yaralama TCK m.89/1 kapsamında kalıyorsa bilinçli taksir bulunsa dahi kanundaki istisna nedeniyle şikâyet gerekir.
Şikâyet Nereye Yapılır?
Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 kapsamında şikâyet;
- Cumhuriyet başsavcılığına,
- Polis merkezine,
- Jandarma karakoluna,
yapılabilir. Cumhuriyet savcılığı CMK m.160 kapsamında kazanın oluşumunu, kusuru ve yaralanmanın niteliğini araştırır.
Yaralamalı Trafik Kazasında Hangi Deliller Kullanılır?
Hukuka uygun şekilde elde edilen şu bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:
- Trafik kazası tespit tutanağı,
- Hastane ve adli muayene raporları,
- Güvenlik ve araç kamerası görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Alkol ve uyuşturucu ölçüm sonuçları,
- Araçların hasar fotoğrafları,
- Yol ve hava durumuna ilişkin kayıtlar,
- Fren ve çarpışma izleri,
- Bilirkişi kusur raporları,
- Araç takip ve takograf kayıtları,
- Telefon kullanımına ilişkin hukuka uygun kayıtlar.
İlk kaza tutanağındaki değerlendirme ceza mahkemesini tek başına bağlamaz. Bütün deliller birlikte incelenir.
Yaralamalı Trafik Kazasında Uzlaştırma Var mı?
TCK m.89’da düzenlenen taksirle yaralama suçu CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabidir.
Uzlaştırmanın sağlanması, kanundaki şartlar çerçevesinde ceza soruşturmasının veya davasının sona ermesini sağlayabilir. Uzlaştırma ile trafik sigortası veya tazminat sorumluluğu aynı süreç değildir.
Trafik Kazasında Tazminat ve Sigorta
Ceza sorumluluğu ile maddi ve manevi tazminat sorumluluğu birbirinden farklıdır. Sürücü hakkında ceza verilmemesi, her durumda tazminat sorumluluğunun bulunmadığı anlamına gelmez.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi kapsamında motorlu aracın işletilmesi nedeniyle meydana gelen zararlardan işletenin hukuki sorumluluğu doğabilir. Tıbbi giderler, geçici veya sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri ve manevi zararlar olayın şartlarına göre ayrıca talep konusu olabilir.
Zorunlu trafik sigortası kapsamında yapılacak ödemeler, sürücünün ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Sürücü Belgesi Geri Alınabilir mi?
TCK m.53/6’ya göre trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde mahkeme, sürücü belgesinin üç aydan üç yıla kadar geri alınmasına karar verebilir.
Bu tedbir her yaralamalı trafik kazasında otomatik olarak uygulanmaz. Mahkeme, olayın niteliğine ve sürücünün kusuruna göre değerlendirme yapar.
Trafik kazasında bir kişinin yaralanmasına taksirle neden olmanın temel cezası üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kemik kırığı, yaşam tehlikesi veya kalıcı organ zayıflaması gibi sonuçlarda ceza yarı oranında; organ kaybı, bitkisel hayat veya sürekli yüz değişikliği gibi daha ağır sonuçlarda bir kat artırılır.
Birden fazla kişinin yaralanması hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanabilir. Kaza bilinçli taksirle meydana gelmişse belirlenen ceza ayrıca üçte birden yarısına kadar artırılır.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Cezai sorumluluk; sürücünün kusuru, kazayla yaralanma arasındaki nedensellik bağlantısı, adli sağlık raporu ve olayın basit ya da bilinçli taksir kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilerek belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
-
Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu: TCK m.217 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 217. maddesi, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, toplumda kamu düzenini bozma veya korku yaratma amacı güderek yanıltıcı bilgilerin yayılmasına yönelik eylemleri kapsar. TCK m.217/1, bu suçu işleyen kişilerin hapis cezası ile cezalandırılacağını belirtir. Bu... +Devamını oku
-
IBAN Kiralamak veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Suç mu?Türk Ceza Kanunu’nda “IBAN kiralama” adıyla bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak banka hesabının dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suçtan elde edilen paraların aktarılması amacıyla başkasına kullandırılması ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir.Hesap sahibinin sorumluluğu; hesabın hangi amaçla kullanıldığını bilip bilmediğine,... +Devamını oku
-
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
-
Genel Ahlaka Karşı SuçlarHayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği... +Devamını oku
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Fiyatları etkilemeMadde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında... +Devamını oku
-
Suçun unsurları nelerdir?Suçun unsurları, kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsurdur. Kanuni unsur, suçun yasada tanımlanmış olmasıdır. Maddi unsur, suçun fiilen işlenmesidir. Manevi unsur ise failin kusurlu olmasıdır.Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen... +Devamını oku
-
Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Tedbiri Nedir?GirişCeza muhakemesi hukukunda, şüpheli veya sanığın yargılama sürecinde adaleti engellememesi, delilleri karartmaması veya kaçmaması için uygulanan koruma tedbirleri arasında konutu terk etmeme tedbiri günümüzde sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Kamuoyunda "ev hapsi" olarak da bilinen bu tedbir, bireyin ceza infaz kurumu yerine kendi... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
-
Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkYağma TCK Madde (TCK 148)(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla... +Devamını oku
-
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Özel yetkiMADDE 13(1) Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.(2) Şüpheli veya sanığın Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Türkiye'de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.(3) Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.Yabancı ülkede işlenen... +Devamını oku
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
İKİNCİ BÖLÜMGörevMADDE 3(1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlıkMADDE 4(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler
-
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar... +Devamını oku
-
Başkasının Kimliğini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 268. maddesi, başkasının kimliğini kullanma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini haksız bir şekilde kullanarak, o kişinin yerine işlem yapması veya onun kimliğini taklit etmesiyle oluşur. TCK m.268/1, “başkasının kimlik bilgilerini kullanarak herhangi bir suç... +Devamını oku
-
Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir.(2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen... +Devamını oku
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
-
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
-
Nefsi Müdafaa (Meşru Müdafaa) Savunması Nasıl Yapılır?Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişTürk Ceza Hukuku’nda nefsi müdafaa (meşru müdafaa), hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak düzenlenmiş olup, saldırıya uğrayan bireyin ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran önemli bir kurumdur. Nefsi müdafaa, hem bireyin temel hak ve özgürlüklerini koruma altına alan bir güvence aracı, hem... +Devamını oku
-
Dolandırıcılık Suçu ve Avukatın Rolü: Türk Ceza Hukuku Kapsamında DeğerlendirmeDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. ve 158. maddelerinde düzenlenmiş olup, hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılarak malvarlığında zarar oluşturulması şeklinde tanımlanır.TCK m.157’ye göre, “hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine ya da bir başkasına yarar... +Devamını oku
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
-
Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Kapsamında Detaylı İncelemeNitelikli Dolandırıcılık Nedir?Dolandırıcılık suçu, bir kişinin hileli davranışlarla başkasını aldatarak haksız kazanç sağlamasıdır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) dolandırıcılık suçu, 157. ve 158. maddelerde düzenlenmiştir. Nitelikli dolandırıcılık ise dolandırıcılığın daha ağırlaştırıcı sebeplerle işlenmesi... +Devamını oku
-
Mala zarar vermeMadde 151(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.) Mala zarar vermenin nitelikli halleriMadde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;a) Kamu kurum ve... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
-
Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaktır.
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
-
Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
-
Hukuki uyuşmazlıklarda hakların korunması, sürecin doğru anlaşılması ve kanuni sürelerin kaçırılmaması önem taşır.Ceza Hukukunun Temel İlkeleriCeza hukuku; hangi fiillerin suç oluşturduğunu, cezai sorumluluğun şartlarını, uygulanabilecek yaptırımları ve ceza yargılamasının esaslarını düzenler. Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan “kanunilik ilkesi” uyarınca, kanunun açıkça suç saymadığı... +Devamını oku
-
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu: TCK m.188 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu kapsamlı biçimde düzenlemekte olup, bu madde uyarınca uyuşturucu satmak, en ağır cezalara tabi suçlardan biridir. TCK m.188/1’e göre, “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişi, 10 yıldan az olmamak... +Devamını oku
-
“Ağır Ceza Avukatı” Kavramı Hukuken Var mıdır?Türkiye’de halk arasında yaygın olarak kullanılan “Ağır Ceza Avukatı” kavramı, bir avukatın sadece ağır ceza mahkemelerinde görülen davalara baktığı izlenimini verse de hukuki anlamda bu şekilde uzmanlık alanına göre avukatlık unvanı bulunmamaktadır.1. Avukatlık Kanunu’na Göre Avukatlık Mesleğinin NiteliğiAvukatlık mesleğinin temel çerçevesi 1136... +Devamını oku
-
Kişisel Mesajlaşmaların İzinsiz Paylaşılması ve İftira Suçu: Türk Hukuk Sisteminde Cezai ve Hukuki SorumlulukGirişDijital iletişim araçları üzerinden yapılan yazışmaların (WhatsApp, Telegram, Instagram DM, SMS vb.) izinsiz paylaşılması, tek başına dahi cezai ve hukuki sorumluluk doğururken; bu paylaşımın bir kişiye işlemediği bir suçu isnat etme amacı taşıması halinde durum daha ağır bir hukuki... +Devamını oku
-
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.