Doktor Hatası Nedeniyle Ölüm

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 1 konu bulundu

Doktor Hatası Nedeniyle Yaralanma veya Ölümde Ceza Davası - TCK m.85, 89

Doktorun veya başka bir sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz ya da özensiz davranışı hastanın yaralanmasına veya ölümüne neden olursa ceza sorumluluğu doğabilir.

Hastanın yaralanması halinde TCK m.89’daki taksirle yaralama, ölmesi halinde ise TCK m.85’teki taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Ancak tedavinin beklenen sonucu vermemesi veya komplikasyon gelişmesi tek başına doktorun suçlu olduğu anlamına gelmez.

Ceza sorumluluğu için sağlık çalışanının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması ve meydana gelen yaralanma veya ölümle bu davranış arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.

Doktor Hatası Nedir?

Halk arasında “doktor hatası” olarak ifade edilen durumlar hukukta çoğunlukla tıbbi uygulama hatası veya malpraktis olarak adlandırılır.

Tıbbi uygulama hatası şu şekillerde ortaya çıkabilir:

  • Hastalığın belirtilerinin gereği gibi değerlendirilmemesi,
  • Gerekli tahlil ve görüntülemelerin yapılmaması,
  • Tanının makul olmayan şekilde geciktirilmesi,
  • Yanlış ilaç veya yanlış doz verilmesi,
  • Ameliyat sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi,
  • Ameliyat sonrası takibin yapılmaması,
  • Gerekli konsültasyonun istenmemesi,
  • Enfeksiyon önlemlerinin alınmaması,
  • Hastadaki kötüleşmeye zamanında müdahale edilmemesi,
  • Hastanın uygun sağlık kuruluşuna sevk edilmemesi,
  • Tıbbi cihazların yanlış kullanılması,
  • Hasta bilgilerinin veya tetkik sonuçlarının karıştırılması,
  • Gerekli kontroller yapılmadan hastanın taburcu edilmesi.

Her olay, işlemin gerçekleştirildiği tarihte geçerli tıbbi standartlara ve somut şartlara göre değerlendirilir.

Doktor Hatası Sonucu Yaralanmanın Cezası

Doktorun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı hastanın yaralanmasına neden olursa TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama suçu oluşabilir.

TCK m.89/1 uyarınca taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi hakkında:

  • Dört aydan iki yıla kadar hapis,
  • Veya adli para cezası

verilebilir.

Mahkeme, temel suç bakımından hapis veya adli para cezasından birine hükmeder. Doktorun ceza sorumluluğunun doğması için yalnızca hastanın zarar görmesi yeterli değildir; tıbbi uygulama hatasının ve nedensellik bağının kanıtlanması gerekir.

Ağır Yaralanma Halinde Ceza Artar mı?

Taksirle yaralama sonucunda hastada ağır bir sağlık sorunu oluşursa cezada artırım yapılabilir.

TCK m.89/2 uyarınca yaralanma:

  • Bir duyu veya organın işlevinin sürekli zayıflamasına,
  • Kemik kırılmasına,
  • Konuşmada sürekli zorluğa,
  • Yüzde sabit ize,
  • Hayati tehlikeye,
  • Gebe kadının çocuğunu vaktinden önce doğurmasına

neden olmuşsa temel ceza yarı oranında artırılır.

TCK m.89/3 uyarınca yaralanma:

  • İyileşmesi mümkün olmayan hastalığa veya bitkisel hayata,
  • Bir duyu veya organın işlevinin tamamen kaybolmasına,
  • Konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına,
  • Yüzün sürekli değişikliğine,
  • Gebe kadının çocuğunu düşürmesine

neden olmuşsa temel ceza bir kat artırılır.

Hastadaki sonucun hangi kapsamda olduğu adli tıp ve bilirkişi raporlarıyla belirlenir.

Birden Fazla Hastanın Yaralanması Halinde Ceza

Aynı tıbbi uygulama veya ortak hata nedeniyle birden fazla kişinin yaralanması halinde TCK m.89/4 uygulanabilir.

Bu durumda dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Örneğin yanlış hazırlanan bir ilacın birden fazla hastaya uygulanması veya ortak bir sistem hatasının birden fazla hastanın yaralanmasına neden olması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Her sağlık çalışanının olay üzerindeki görevi ve kusuru ayrıca araştırılır.

Doktor Hatası Sonucu Ölümün Cezası

Tıbbi uygulama hatasının hastanın ölümüne neden olduğu belirlenirse TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu oluşabilir.

TCK m.85/1 uyarınca taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi hakkında iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Fiil:

  • Birden fazla kişinin ölümüne,
  • Bir kişinin ölümüyle birlikte bir veya daha fazla kişinin yaralanmasına

neden olmuşsa TCK m.85/2 uyarınca iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilebilir.

Ölümle tıbbi hata arasında doğrudan ve hukuken kurulabilir bir nedensellik bağının bulunması gerekir.

Komplikasyon ile Doktor Hatası Arasındaki Fark Nedir?

Komplikasyon, tıbbi işlem doğru şekilde yapılmış olsa bile ortaya çıkabilen ve her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Malpraktis ise sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz veya özensiz davranışından kaynaklanan zarardır.

Bir sonucun komplikasyon olarak kabul edilebilmesi için genellikle:

  • İşlemin tıp kurallarına uygun yapılması,
  • Hastanın riskler konusunda yeterli şekilde bilgilendirilmesi,
  • Gerekli önlemlerin alınması,
  • Komplikasyon ortaya çıktığında zamanında fark edilmesi,
  • Uygun müdahalenin geciktirilmeden yapılması

gerekir.

Öngörülebilir bir komplikasyonun fark edilmemesi veya komplikasyon ortaya çıktıktan sonra gerekli müdahalenin yapılmaması ayrıca tıbbi uygulama hatası oluşturabilir.

Ameliyatta Ölüm Olması Doktorun Suçlu Olduğu Anlamına Gelir mi?

Ameliyat sırasında veya sonrasında ölüm meydana gelmesi, doktorun otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez. Cerrahi işlemler belirli riskler taşır ve gerekli bütün önlemler alınmasına rağmen ölüm meydana gelebilir.

Ceza soruşturmasında şu konular incelenir:

  • Ameliyatın tıbben gerekli olup olmadığı,
  • Ameliyat öncesi tetkiklerin yapılıp yapılmadığı,
  • Hastanın risklerinin değerlendirilip değerlendirilmediği,
  • Uygulanan yöntemin tıp kurallarına uygunluğu,
  • Anestezi uygulamasının doğru yapılıp yapılmadığı,
  • Ameliyat sırasında gelişen soruna zamanında müdahale edilip edilmediği,
  • Ameliyat sonrası takip ve yoğun bakım şartları,
  • Ölümün önlenebilir olup olmadığı,
  • Sağlık çalışanlarının görev dağılımı.

Bu konularda bilirkişi incelemesi yapılmadan yalnızca ölüm sonucuna bakılarak ceza sorumluluğu belirlenemez.

Aydınlatılmış Onam Formu Doktoru Sorumluluktan Kurtarır mı?

Hastanın imzaladığı onam formu, doktoru her türlü hatadan sorumsuz hale getirmez. Hasta, tıbbi işlemin normal ve açıklanan risklerini kabul etmiş olabilir; ancak doktorun dikkatsizliğini veya tıbbi standartlara aykırı davranışını kabul etmiş sayılmaz.

Onamın geçerli olabilmesi için hastaya:

  • Hastalığın niteliği,
  • Önerilen işlemin amacı,
  • Önemli riskler,
  • Alternatif tedavi yöntemleri,
  • Tedavinin reddedilmesinin muhtemel sonuçları

anlaşılabilir biçimde açıklanmalıdır.

Yalnızca standart ve genel ifadeler içeren imzalı bir belge, her olayda yeterli bilgilendirme yapıldığını kanıtlamayabilir.

Taksir ve Bilinçli Taksir Arasındaki Fark

Doktor hataları çoğunlukla taksir kapsamında değerlendirilir. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle öngörülmeyen bir sonucun meydana gelmesidir.

Bilinçli taksirde ise kişi meydana gelebilecek sonucu öngörmesine rağmen sonucun gerçekleşmeyeceğine güvenerek davranışını sürdürür.

Örneğin açık ve ciddi bir riskin bilinmesine rağmen gerekli önlemler alınmadan tıbbi işleme devam edilmesi, olayın özelliklerine göre bilinçli taksir olarak değerlendirilebilir.

TCK m.22/3 uyarınca suç bilinçli taksirle işlenirse taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Bilinçli taksir bulunup bulunmadığı; riskin bilinirliği, sağlık çalışanının uzmanlığı, uyarılar, tetkik sonuçları ve olayın gelişimi dikkate alınarak belirlenir.

Her Yanlış Teşhis Ceza Suçu Oluşturur mu?

Her yanlış veya gecikmiş teşhis ceza sorumluluğu doğurmaz. Bazı hastalıklar benzer belirtiler gösterebilir veya mevcut tıbbi imkânlarla erken dönemde belirlenemeyebilir.

Yanlış teşhisin suç oluşturabilmesi için doktorun makul ve gerekli incelemeleri yapmaması, açık belirtileri değerlendirmemesi veya tıbbi standartlara aykırı hareket etmesi gerekir.

Ayrıca doğru tanı zamanında konulsaydı yaralanma veya ölüm sonucunun önlenip önlenemeyeceği de araştırılır. Sonuç yine meydana gelecekse ceza sorumluluğu bakımından nedensellik bağı kurulamayabilir.

Yanlış İlaç Verilmesi Suç mu?

Hastaya yanlış ilaç, yanlış doz veya başka hastaya ait ilacın verilmesi sonucunda sağlık zararı oluşursa taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir. Hasta ölürse taksirle öldürme hükümleri değerlendirilebilir.

Sorumluluk yalnızca ilacı yazan doktora ait olmayabilir. Olayda:

  • İlacı reçete eden doktor,
  • İlacı hazırlayan sağlık çalışanı,
  • İlacı uygulayan personel,
  • Hastanın kimlik kontrolünü yapan kişiler,
  • Hastane yönetim ve kayıt sistemi

ayrı ayrı incelenir.

Ceza sorumluluğu şahsidir. Her sağlık çalışanı yalnızca kendi kusurlu davranışından sorumlu tutulabilir.

Doktorun Hastayı Geç Sevk Etmesi Suç Olabilir mi?

Hastanın mevcut sağlık kuruluşunda tedavi edilemeyeceği anlaşılmasına rağmen gerekli sevkin yapılmaması veya sevkin makul olmayan şekilde geciktirilmesi ceza sorumluluğuna neden olabilir.

Ancak sevkte yaşanan her gecikme doktora yüklenemez. Ambulans bulunmaması, yoğun bakım yetersizliği, hastanın sevki reddetmesi veya sağlık sisteminden kaynaklanan başka nedenler ayrıca araştırılır.

Doktorun sevk kararını zamanında verip vermediği ve gecikmeyle ortaya çıkan zarar arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Hastanın Tedaviyi Reddetmesi Sorumluluğu Etkiler mi?

Hastanın önerilen tedaviyi, ameliyatı, tetkiki veya sevki bilinçli şekilde reddetmesi ceza sorumluluğu değerlendirmesini etkileyebilir.

Ancak tedavinin reddedilmesinin geçerli kabul edilebilmesi için hastanın:

  • Sağlık durumu,
  • Önerilen tedavi,
  • Tedavinin yarar ve riskleri,
  • Tedaviyi reddetmenin muhtemel sonuçları

hakkında yeterince bilgilendirilmiş olması gerekir.

Hastanın kendi davranışı sonucun meydana gelmesinde etkili olmuşsa nedensellik ve kusur değerlendirmesinde dikkate alınır. Buna rağmen sağlık çalışanının bağımsız bir tıbbi hatası varsa sorumluluk tamamen ortadan kalkmayabilir.

Doktor Hatası Nasıl İspatlanır?

Doktor hatasının ispatında tıbbi kayıtlar büyük önem taşır. Soruşturma sırasında genellikle şu belgeler incelenir:

  • Hasta dosyası,
  • Epikriz raporu,
  • Ameliyat ve anestezi kayıtları,
  • Aydınlatılmış onam belgeleri,
  • Hemşire gözlem formları,
  • İlaç ve tedavi çizelgeleri,
  • Laboratuvar sonuçları,
  • Röntgen, tomografi ve MR görüntüleri,
  • Konsültasyon kayıtları,
  • Yoğun bakım takip belgeleri,
  • Sevk ve taburcu kayıtları,
  • Elektronik sağlık kayıtları,
  • Ölüm belgesi ve otopsi raporu,
  • Hastane kamera ve sistem kayıtları,
  • Tanık anlatımları.

Tıbbi belgelerin eksik, sonradan değiştirilmiş veya birbiriyle çelişkili olması soruşturma sırasında ayrıca incelenebilir.

Bilirkişi Raporu Neden Önemlidir?

Doktor hatası iddiaları teknik tıbbi bilgi gerektirdiği için bilirkişi incelemesi yapılır. Dosya, olayın özelliğine göre Adli Tıp Kurumuna, üniversitelerin ilgili uzmanlık bölümlerine veya uzman bilirkişi heyetlerine gönderilebilir.

Bilirkişiden genellikle şu soruların cevaplandırılması istenir:

  • Teşhis ve tedavi tıp kurallarına uygun mu?
  • Sağlık çalışanının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı var mı?
  • Meydana gelen sonuç komplikasyon mu?
  • Komplikasyon zamanında fark edilmiş mi?
  • Gerekli müdahale yapılmış mı?
  • Hata ile yaralanma veya ölüm arasında nedensellik bağı var mı?
  • Sonuç zamanında müdahaleyle önlenebilir miydi?
  • Sağlık çalışanlarının kusur dağılımı nedir?

Bilirkişi raporu önemli bir delildir ancak ceza sorumluluğuna ilişkin son kararı mahkeme verir.

Ölüm Halinde Otopsi Yapılması Gerekir mi?

Şüpheli bir ölüm halinde otopsi, ölüm nedeninin ve tıbbi işlemle ölüm arasındaki ilişkinin belirlenmesi bakımından önemli olabilir.

Otopsi yapılmadan defin gerçekleşmesi, sonradan nedensellik bağının belirlenmesini güçleştirebilir. Ölümün tıbbi uygulama hatasından kaynaklandığı düşünülüyorsa durumun gecikmeden Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi önem taşır.

Savcılık gerekli görürse otopsi, toksikolojik inceleme ve tıbbi belgelerin muhafaza altına alınması işlemlerini yaptırabilir.

Doktor Hatası Nedeniyle Ceza Davası Nasıl Açılır?

Hasta veya yakınları doğrudan ceza davası açmaz. Öncelikle kolluk birimlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet ya da suç duyurusunda bulunulur.

Süreç genel olarak şu şekilde ilerler:

  1. Şikâyet veya ihbar alınır.
  2. Hasta dosyası ve tıbbi belgeler toplanır.
  3. Sağlık çalışanlarının ve tanıkların ifadeleri alınır.
  4. Bilirkişi incelemesi yaptırılır.
  5. Kusur ve nedensellik bağı değerlendirilir.
  6. Yeterli şüphe bulunursa savcı iddianame düzenler.
  7. İddianame mahkeme tarafından kabul edilirse ceza davası başlar.
  8. Yeterli delil bulunmazsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.

Kamu görevlisi sağlık çalışanları bakımından soruşturma izni ve özel usul hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m.73 uyarınca şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır.

Ancak TCK m.89/2, m.89/3 veya m.89/4 kapsamındaki yaralamanın bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz. TCK m.89/1 kapsamındaki temel yaralama ise bilinçli taksir iddiası bulunsa bile şikâyete bağlı olmaya devam eder.

Taksirle öldürme suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık ölüm olayını öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yürütebilir. Ailenin şikâyetten vazgeçmesi taksirle öldürme soruşturmasını sona erdirmez.

Doktor Hatasında Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.89 kapsamındaki taksirle yaralama suçu uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilir. Dosyada uzlaştırma hükümlerinin uygulanması için yasal şartlar oluşmuşsa taraflara uzlaşma teklif edilir.

TCK m.85 kapsamındaki taksirle öldürme suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Ölüm halinde tarafların kendi aralarında anlaşması ceza soruşturmasını ortadan kaldırmaz.

Şikâyetten Vazgeçmenin Sonucu

Şikâyete bağlı taksirle yaralama suçunda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, kanuni şartların bulunması halinde soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir.

Ancak şikâyetten vazgeçme:

  • Şikâyete bağlı olmayan suçları sona erdirmez,
  • Tazminat haklarından otomatik olarak vazgeçildiği anlamına gelmez,
  • Vazgeçme belgesinde maddi ve manevi haklardan da vazgeçildiği yazıyorsa farklı sonuçlar doğurabilir.

Belgenin içeriği dikkatle değerlendirilmelidir.

Hastane mi Doktor mu Sorumlu Olur?

Ceza sorumluluğu şahsidir. Bu nedenle ceza davasında doktorun, hemşirenin, teknisyenin veya diğer sağlık çalışanlarının kişisel davranışları ayrı ayrı değerlendirilir.

Birden fazla kişinin kusuru varsa her bir kişinin:

  • Görevi,
  • Yetkisi,
  • Tıbbi sürece katkısı,
  • İhmali,
  • Sonuç üzerindeki etkisi

belirlenir.

Hastanenin tüzel kişiliğine hapis cezası verilemez. Ancak hastane yönetiminin organizasyon, personel, cihaz, ilaç veya denetim eksikliği varsa sorumlu gerçek kişiler hakkında ayrıca değerlendirme yapılabilir. Hastanenin özel hukuk veya idare hukuku kapsamındaki tazminat sorumluluğu ise ceza sorumluluğundan ayrıdır.

Doktorun Mesleğini Yapması Yasaklanabilir mi?

TCK m.53/6 uyarınca belirli bir meslek veya sanatın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle taksirli bir suçtan mahkûmiyet halinde mahkeme, üç aydan üç yıla kadar mesleğin icrasının yasaklanmasına karar verebilir.

Bu güvenlik tedbirinin uygulanması otomatik değildir. Mahkeme olayın özelliklerini, kusurun ağırlığını ve verilen cezayı değerlendirir.

Ceza davasından ayrı olarak sağlık mevzuatı kapsamında idari veya disiplin işlemleri de yürütülebilir.

Ceza Davası ile Tazminat Davası Aynı Şey mi?

Ceza davası sağlık çalışanının suç işleyip işlemediğini ve cezalandırılıp cezalandırılmayacağını belirler. Tazminat davası ise hastanın veya yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanmasını amaçlar.

Talep edilebilecek zararlar olayın özelliklerine göre şunlardır:

  • Tedavi ve bakım giderleri,
  • Çalışma gücü kaybı,
  • Sürekli sakatlık nedeniyle doğan zararlar,
  • Kazanç kaybı,
  • Destekten yoksun kalma tazminatı,
  • Cenaze giderleri,
  • Manevi tazminat.

Kamu hastanesinde gerçekleşen olaylar ile özel hastane veya bağımsız çalışan doktorlara ilişkin uyuşmazlıklarda başvuru yolu ve görevli mahkeme farklı olabilir.

Ceza şikâyeti yapılması, tazminat davasını otomatik olarak açmaz ve bütün tazminat sürelerini kendiliğinden durdurmayabilir.

Doktor hatası nedeniyle hastanın yaralanması halinde TCK m.89 kapsamında dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelebilir. Yaralanmanın ağır sonuçlar doğurması halinde ceza artırılır. Birden fazla kişinin yaralanması halinde dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

Hastanın ölmesi halinde TCK m.85 uyarınca iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir. Birden fazla kişinin ölmesi veya ölümle birlikte yaralanma meydana gelmesi halinde ceza iki yıldan on beş yıla kadar çıkabilir. Bilinçli taksir varsa ceza ayrıca üçte birden yarısına kadar artırılır.

Her olumsuz tıbbi sonuç doktor hatası değildir. Ceza sorumluluğu için tıbbi standarda aykırılık, kişisel kusur ve meydana gelen sonuçla hata arasındaki nedensellik bağının bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerekir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Tıbbi kayıtlar, uygulanan tedavi, hastanın sağlık durumu ve bilirkişi raporları her olayda farklı sonuç doğurabilir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: