Telefonla rahatsız etme

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı? — TCK m.123

Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?

Bir kişiyi istemediği hâlde sürekli aramak, telefonunu çaldırıp kapatmak, farklı numaralardan ulaşmaya çalışmak veya art arda rahatsız edici mesajlar göndermek belirli şartlarda suç sayılabilir. Bu davranışlar, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.

Ancak her telefon araması veya mesaj suç değildir. Suçun oluşabilmesi için davranışların ısrarlı olması ve kişinin huzurunu bozma amacıyla gerçekleştirilmesi gerekir.

Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu Nedir?

TCK m.123’e göre sırf huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla;

  1. Bir kişiye ısrarla telefon edilmesi,
  2. Gürültü yapılması,
  3. Aynı amaçla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması,

hâlinde fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Maddede özellikle “sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla” ifadesine yer verilmiştir. Bu nedenle failin hangi amaçla hareket ettiği, aramaların ve mesajların sayısı, zamanı, içeriği ve devamlılığı birlikte değerlendirilir.

Sürekli Telefonla Aramak Ne Zaman Suç Olur?

Aşağıdaki davranışlar, olayın şartlarına göre TCK m.123 kapsamında değerlendirilebilir:

  • Karşı tarafın iletişim kurmak istemediğini belirtmesine rağmen aramaya devam etmek,
  • Gece veya sabaha karşı tekrar tekrar telefon etmek,
  • Arayıp konuşmadan telefonu kapatmak,
  • Kısa aralıklarla çok sayıda cevapsız arama bırakmak,
  • Telefon numarası engellendikten sonra farklı numaralardan aramak,
  • Gizli numara üzerinden düzenli şekilde rahatsız etmek,
  • Başka kişilerin telefonlarını kullanarak aramaya devam etmek,
  • Belirli aralıklarla uzun süre boyunca telefonla rahatsız etmek.

Aramanın sayısı konusunda kanunda belirlenmiş kesin bir sınır bulunmamaktadır. “Üç defa aramak suçtur, iki defa aramak suç değildir” şeklinde genel bir kural yoktur. Israrın oluşup oluşmadığı, somut olayın tamamına göre belirlenir.

Sürekli Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?

TCK m.123’te telefon etmenin yanında, aynı amaçla gerçekleştirilen hukuka aykırı başka davranışlar da düzenlenmiştir. Bu nedenle kişiyi rahatsız etmek amacıyla ısrarla;

  1. SMS göndermek,
  2. WhatsApp mesajı atmak,
  3. Sosyal medya üzerinden yazmak,
  4. Engellendikten sonra yeni hesap açmak,
  5. Farklı numaralardan mesaj göndermek,
  6. E-posta göndermeye devam etmek,
  7. Başkaları üzerinden mesaj iletmek,

kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.

Mesajların mutlaka hakaret veya tehdit içermesi gerekmez. İçerik görünüşte sıradan olsa bile mesajların sıklığı, zamanı ve ısrarlı biçimde gönderilmesi kişinin huzurunu bozma amacı taşıyorsa TCK m.123 gündeme gelebilir.

Bir Defa Aramak veya Mesaj Atmak Suç mudur?

Kural olarak tek bir arama ya da mesaj, TCK m.123’te aranan ısrar unsurunu oluşturmaz. Suçun meydana gelebilmesi için davranışların tekrarlanması gerekir.

Ancak tek bir mesajın içeriğinde;

  • Tehdit,
  • Hakaret,
  • Şantaj,
  • Cinsel taciz,
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • Kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması,

bulunuyorsa mesaj başka bir suçun oluşmasına neden olabilir. Örneğin tehdit içeren bir mesaj TCK m.106, hakaret içeren bir mesaj TCK m.125 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.

Borç Nedeniyle Sürekli Aramak Suç mu?

Bir borcun ödenmesini istemek veya hukuki bir hakkı hatırlatmak amacıyla yapılan her arama suç değildir. Bununla birlikte aramaların makul sınırları aşması, gece saatlerinde yapılması, çok kısa aralıklarla tekrarlanması veya borçluyu rahatsız etme aracına dönüşmesi durumunda TCK m.123 bakımından inceleme yapılabilir.

Önemli olan yalnızca aramanın konusu değil; aramaların sayısı, zamanı, amacı ve gerçekleştirilme biçimidir. Alacağın bulunması, karşı tarafın sınırsız şekilde aranabileceği anlamına gelmez.

Engellendikten Sonra Başka Numaradan Aramak Suç mu?

Bir kişinin numarayı veya sosyal medya hesabını engellemesi, iletişim kurmak istemediğini gösteren önemli bir durumdur. Engellemeye rağmen farklı numaralar veya yeni hesaplar üzerinden ısrarla iletişime devam edilmesi, huzur ve sükûnu bozma amacı bakımından değerlendirmeye alınabilir.

Bununla birlikte engelleme yapılmış olması tek başına suçun kesin olarak oluştuğunu göstermez. Israr, amaç ve olayın bütün koşulları birlikte incelenir.

TCK m.123 ile Israrlı Takip Suçu Arasındaki Fark Nedir?

TCK m.123, sırf kişinin huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla gerçekleştirilen ısrarlı arama ve benzeri davranışları cezalandırır.

TCK m.123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçunda ise kişinin;

  • Fiziken takip edilmesi,
  • İletişim araçlarıyla temas kurulmaya çalışılması,
  • Bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler üzerinden ulaşılmaya çalışılması,

sonucunda mağdurda ciddi huzursuzluk oluşması ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe etmesi aranır.

Bu nedenle tekrarlanan arama ve mesajlar mağdurda ciddi güvenlik endişesi meydana getiriyorsa eylemler TCK m.123/A yönünden de incelenebilir. Hangi suçun oluştuğu, olayın özelliklerine göre soruşturma makamları ve mahkeme tarafından belirlenir.

Sürekli Arama ve Mesaj Atmanın Cezası Nedir?

TCK m.123’e göre kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.

Kanunda bu suç için doğrudan belirlenmiş sabit bir ceza bulunmamaktadır. Mahkeme, TCK m.61 kapsamında somut olayın işleniş biçimini, kullanılan araçları, davranışların ağırlığını, meydana gelen zararı veya tehlikeyi ve failin amacını dikkate alarak temel cezayı kanuni sınırlar içerisinde belirler.

Sürekli Arama ve Mesaj Atma Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.123 uyarınca bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

TCK m.73’e göre şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Tekrarlanan davranışlarda şikâyet süresinin başlangıcı, olayın gerçekleşme biçimine göre ayrıca değerlendirilir.

Şikâyet Nereye Yapılır?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 kapsamında şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir.

Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı CMK m.160 kapsamında soruşturma başlatır. Yapılan soruşturma sonucunda yeterli şüphe oluşturan delil elde edilirse CMK m.170 uyarınca iddianame düzenlenir.

Sürekli Arama ve Mesajlar Nasıl İspatlanır?

Hukuka uygun şekilde elde edilmesi şartıyla aşağıdaki bilgiler delil olarak sunulabilir:

  • Telefon arama kayıtları,
  • Arama tarihlerini ve saatlerini gösteren ekran görüntüleri,
  • SMS ve WhatsApp yazışmaları,
  • Sosyal medya mesajları,
  • Farklı hesaplardan gönderilen iletiler,
  • Sesli mesajlar,
  • Tanık anlatımları,
  • Daha önce yapılan ihbar ve şikâyetler,
  • İletişim kurulmasının istenmediğini gösteren yazışmalar.

CMK m.217’ye göre suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispatlanabilir. Ekran görüntülerinin kesilmeden saklanması, kullanıcı adı, telefon numarası, tarih ve saat bilgilerinin görünür olması değerlendirme bakımından önem taşıyabilir.

Bu Suçta Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.123’teki kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu şikâyete bağlı olduğundan, CMK m.253 kapsamında kural olarak uzlaştırmaya tabidir.

Buna karşılık TCK m.123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçu, kanundaki açık düzenleme nedeniyle uzlaştırma kapsamında değildir. Bu ayrım, olayın hangi suç kapsamında değerlendirildiğine göre önem kazanır.

Bir kişiyi sırf huzurunu bozmak amacıyla ısrarla aramak veya mesaj göndermek, TCK m.123 kapsamında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir. Suçun cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir ve soruşturma yapılabilmesi için şikâyet gerekir.

Her arama veya mesaj suç sayılmaz. Israrın bulunup bulunmadığı; iletişimin sayısı, zamanı, içeriği, amacı ve karşı tarafın iletişim istemediğini açıklamasına rağmen davranışların devam edip etmediği dikkate alınarak belirlenir. Mesajların tehdit, hakaret veya şantaj içermesi hâlinde başka suçlar da ayrıca gündeme gelebilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın hukuki niteliği, olayın kendine özgü şartları ve hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Eski Sevgilinin Sürekli Takip Etmesi Suç mu? — TCK m.123/A

Eski Sevgilinin Sürekli Takip Etmesi Suç mu?

Eski sevgilinin ayrılık sonrasında kişiyi sürekli izlemesi, evinin veya iş yerinin önünde beklemesi, farklı numaralardan araması, sosyal medya hesaplarından tekrar tekrar iletişim kurmaya çalışması belirli şartlarda ısrarlı takip suçunu oluşturabilir.

Israrlı takip suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesinde düzenlenmiştir. Ancak her mesaj, telefon araması veya tesadüfi karşılaşma otomatik olarak suç sayılmaz. Davranışların ısrarlı olması ve mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi doğurması gerekir.

Israrlı Takip Suçu Nedir?

TCK m.123/A’ya göre;

  1. Bir kişiyi ısrarlı şekilde fiziken takip etmek,
  2. Haberleşme veya iletişim araçlarını kullanarak temas kurmaya çalışmak,
  3. Bilişim sistemlerinden yararlanmak,
  4. Arkadaş, akraba veya başka üçüncü kişiler üzerinden iletişim kurmaya çalışmak,

suretiyle mağdurda ciddi huzursuzluk oluşmasına ya da mağdurun kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe etmesine neden olmak suçtur.

Dolayısıyla takip edilen kişinin eski sevgili olması, davranışları hukuka uygun hâle getirmez. İlişkinin sona ermiş olması ve karşı tarafın iletişim istemediğini belirtmesi hâlinde devam eden takip ve temas girişimleri ceza sorumluluğu doğurabilir.

Hangi Davranışlar Israrlı Takip Sayılabilir?

Somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki davranışlar ısrarlı takip kapsamında değerlendirilebilir:

  1. Ev, okul veya iş yeri önünde tekrar tekrar beklemek,
  2. Yürüyerek veya araçla sürekli takip etmek,
  3. Israrla telefon etmek veya mesaj göndermek,
  4. Engellenmesine rağmen farklı numaralardan ulaşmak,
  5. Sahte sosyal medya hesapları açarak mesaj göndermek,
  6. Arkadaşlar veya aile bireyleri üzerinden haber yollamak,
  7. Mağdurun gittiği yerlere sürekli gelmek,
  8. İstenmediği açıklandığı hâlde tekrar tekrar hediye veya çiçek göndermek,
  9. Mağdurun konumunu takip ederek karşısına çıkmak,
  10. Mağdurun yakınlarıyla temas kurarak onun hakkında bilgi toplamaya çalışmak.

Bu davranışlardan herhangi birinin gerçekleşmesi tek başına suçun kesin olarak oluştuğu anlamına gelmez. Davranışların ısrar göstermesi ve kanunda belirtilen ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi sonucunu doğurması aranır.

Bir Defa Mesaj Atmak Israrlı Takip Suçu mudur?

Kural olarak tek bir mesaj, telefon araması veya karşılaşma ısrarlı takip suçunun oluşması için yeterli değildir. Kanun, davranışın ısrarlı şekilde gerçekleştirilmesini aramaktadır.

Bununla birlikte gönderilen mesajda tehdit, hakaret, şantaj veya başka bir suç oluşturan içerik bulunuyorsa tek bir mesaj bile farklı bir suç kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin “Seni öldürürüm” şeklindeki mesaj TCK m.106 kapsamında tehdit; aşağılayıcı sözler ise şartları varsa TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu gündeme getirebilir.

Eski Sevgiliyi Sosyal Medyadan Takip Etmek Suç mu?

Bir kişinin herkese açık sosyal medya hesabını yalnızca görüntülemek, tek başına mutlaka ısrarlı takip suçu oluşturmaz. Ancak;

  • Sürekli yeni hesaplar açılması,
  • Engellemelere rağmen mesaj gönderilmesi,
  • Paylaşımlardan konum tespit edilerek kişinin karşısına çıkılması,
  • Başka kişiler üzerinden iletişim kurulması,
  • Mağdurda ciddi korku veya huzursuzluk oluşturacak şekilde dijital takip yapılması,

TCK m.123/A kapsamında değerlendirilebilir.

Mağdurun hesabına izinsiz girilmesi ayrıca TCK m.243’te düzenlenen bilişim sistemine girme suçunu; kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde paylaşılması ise olayın şartlarına göre TCK m.136’yı gündeme getirebilir.

Eski Sevgiliyi Takip Etmenin Cezası Nedir?

Israrlı takip suçunun temel şeklinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

Suçun aşağıdaki nitelikli hâllerinden biriyle işlenmesi durumunda ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olur:

  1. Çocuğa karşı işlenmesi,
  2. Ayrılık kararı verilen eşe karşı işlenmesi,
  3. Boşanılan eşe karşı işlenmesi,
  4. Mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine neden olunması,
  5. Mağdurun okulunu ya da işini bırakmasına neden olunması,
  6. Hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula ya da iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunan kişi tarafından işlenmesi.

Eski Sevgili ile Eski Eş Arasında Ceza Bakımından Fark Var mı?

Evet. TCK m.123/A/2-a, suçun ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesini açıkça nitelikli hâl kabul etmektedir.

Bu nedenle nikâhlı olmadığı eski sevgiliye yönelik ısrarlı takip, kural olarak temel şekil kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık boşanılan eşe veya hakkında ayrılık kararı verilen eşe yönelik takipte kanundaki diğer koşullar da mevcutsa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören nitelikli hâl uygulanabilir.

Ancak eski sevgiliye karşı işlenen takip nedeniyle mağdurun evini, okulunu veya iş yerini değiştirmesi gibi başka bir nitelikli hâl gerçekleşmişse yine artırılmış ceza gündeme gelebilir.

Israrlı Takip Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.123/A/3 uyarınca ısrarlı takip suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 gereğince şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Israrlı davranışların farklı tarihlerde devam ettiği olaylarda sürenin başlangıcı, somut olayın oluşuna göre değerlendirilir.

Şikâyetten vazgeçilmesi, kesinleşmiş hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz; bunun için hükümlünün vazgeçmeyi kabul etmesi ve kanundaki diğer şartların gerçekleşmesi gerekir.

Israrlı Takip Şikâyeti Nereye Yapılır?

Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna,

yapılabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.158, ihbar ve şikâyetin yapılabileceği makamları düzenlemektedir.

Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür. Toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturursa CMK m.170 uyarınca iddianame düzenlenir.

Israrlı Takip Nasıl İspatlanabilir?

Takibin sürekliliğini ve mağdur üzerindeki etkisini gösterebilecek hukuka uygun deliller önemlidir. Bunlar arasında;

  • Mesajlar ve sosyal medya yazışmaları,
  • Arama kayıtları,
  • Farklı hesaplardan gönderilen mesajlar,
  • Tarih ve saat bilgileri,
  • Güvenlik kamerası görüntüleri,
  • Görgü tanıklarının anlatımları,
  • Daha önce yapılan şikâyet ve ihbarlar,
  • Uzaklaştırma veya yaklaşmama kararları,

bulunabilir.

CMK m.217 gereğince yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Bu nedenle delil toplarken başkasının hesabına izinsiz girmek veya hukuka aykırı yöntemlere başvurmak ayrıca hukuki sorun doğurabilir.

Uzaklaştırma ve Yaklaşmama Kararı Alınabilir mi?

6284 sayılı Kanun, tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunmasına ilişkin tedbirler içermektedir. Somut olayın şartlarına göre;

  • Mağdura yaklaşmama,
  • Konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama,
  • İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme,
  • Hakaret veya tehdit içeren davranışlarda bulunmama,
  • Ortak konuttan uzaklaştırma,
  • Silahların ilgili makamlara teslim edilmesi,

gibi önleyici tedbirlere karar verilebilir.

6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirler ile TCK m.123/A kapsamında yürütülen ceza soruşturması birbirinden farklı süreçlerdir. Tedbir kararı verilmesi için ceza davasının sonuçlanması beklenmez.

Hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula ya da iş yerine yaklaşmama kararı bulunan kişinin ısrarlı takibe devam etmesi, TCK m.123/A/2-c kapsamında suçun nitelikli hâlini oluşturabilir.

Israrlı Takip Suçunda Uzlaştırma Var mı?

Hayır. Israrlı takip suçu şikâyete bağlı olmasına rağmen uzlaştırma kapsamında değildir. CMK m.253/3, ısrarlı takip suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça belirtmektedir.

Eski sevgilinin ayrılık sonrasında sürekli takip etmesi, ısrarla iletişim kurmaya çalışması veya üçüncü kişiler üzerinden temas araması; mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşturuyorsa TCK m.123/A kapsamında suç olabilir.

Suçun temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Kanunda sayılan nitelikli hâllerde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Suç şikâyete bağlıdır fakat uzlaştırma kapsamında değildir. Ayrıca gerekli şartlar varsa 6284 sayılı Kanun uyarınca uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme gibi tedbirler uygulanabilir.

Bu açıklamalar genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. Suçun oluşup oluşmadığı; davranışların sıklığı, süresi, mağdur üzerindeki etkisi ve hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: