Tck 125 Hakaret

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Başkasının Adına Sahte Sosyal Medya Hesabı Açmanın Cezası Nedir? - TCK m.125, 134, 136

Başkasının adı, fotoğrafı veya kişisel bilgileri kullanılarak sahte sosyal medya hesabı açılması, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına “sahte hesap açma” adıyla düzenlenmiş bağımsız bir suç değildir. Ancak hesabın oluşturulma biçimine, kullanılan bilgilere ve yapılan paylaşımlara göre kişisel verileri hukuka aykırı yayma, özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, dolandırıcılık veya bilişim suçu meydana gelebilir.

Özellikle kişinin fotoğrafının, telefon numarasının veya diğer kimlik bilgilerinin izinsiz biçimde sahte hesapta kullanılması, somut olayın şartlarına göre TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Sahte Hesap Açılması Hangi Suçları Oluşturabilir?

Eylem Uygulanabilecek hüküm Temel yaptırım
Başkasının fotoğrafını veya kişisel bilgilerini hukuka aykırı yaymak TCK m.136 2 yıldan 4 yıla kadar hapis
Özel hayata ilişkin görüntü veya sesi paylaşmak TCK m.134/2 2 yıldan 5 yıla kadar hapis
Sahte hesaptan hakaret etmek TCK m.125 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası
Gerçek hesaba izinsiz girmek TCK m.243 Bilişim sistemine girme suçuna ilişkin ceza
Hesaptaki verileri silmek veya değiştirmek TCK m.244 Sistemi engelleme, bozma veya verileri değiştirme hükümleri
Sahte hesapla para veya menfaat sağlamak TCK m.157–158 Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık
Başkasının kimliğini soruşturmayı engellemek amacıyla kullanmak TCK m.268 İftira suçuna ilişkin hükümler

Her olayda bu suçların tamamı oluşmaz. Paylaşılan bilginin niteliği, hesabın kullanım amacı, mağdurun rızası, paylaşımların kimlere ulaştığı ve failin kastı birlikte değerlendirilir.

TCK m.136 Kapsamında Kişisel Verileri Yayma Suçu

TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. mevzuat.adalet.gov.tr

Kişisel veri yalnızca T.C. kimlik numarası veya adres gibi resmî bilgilerden oluşmaz. Kişiyi belirli ya da belirlenebilir hâle getiren şu bilgiler de kişisel veri niteliği taşıyabilir:

  • Ad ve soyadı,
  • Yüz fotoğrafı,
  • Telefon numarası,
  • Elektronik posta adresi,
  • Doğum tarihi,
  • Yaşadığı veya çalıştığı yer,
  • Aile ve medeni durum bilgileri,
  • Sosyal medya kullanıcı adı,
  • Sağlık, eğitim ve meslek bilgileri.

Bir fotoğrafın daha önce gerçek kişi tarafından sosyal medyada paylaşılmış olması, bu fotoğrafın her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez. Kamuya açık veya kolay ulaşılabilir bir bilgi de kişisel veri niteliğini koruyabilir. Bununla birlikte ceza sorumluluğu belirlenirken verinin hangi amaçla kullanıldığı, hukuka uygunluk nedeni bulunup bulunmadığı ve failin hukuka aykırılık bilinci araştırılır. mevzuat.adalet.gov.tr

Örneğin, bir kişinin fotoğrafını alıp onun adıyla sahte hesap açmak, bu hesaptan başkalarına arkadaşlık isteği göndermek ve fotoğrafı hesabın gerçek sahibine aitmiş izlenimi verecek şekilde yaymak TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir.

Her Fotoğraf Paylaşımı Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Eder mi?

Hayır. TCK m.134 ile TCK m.136 arasında önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Kişinin normal kıyafetlerle çekilmiş, gündelik yaşamına ait sıradan bir fotoğrafı her zaman özel hayat alanına ilişkin görüntü sayılmaz. Buna karşılık fotoğraf yine de kişisel veri olabilir. Yargıtay uygulamasında, kişinin yalnızca yüzünü veya gündelik kıyafetlerini gösteren fotoğraflar özel yaşam görüntüsü kabul edilmese bile bu fotoğrafların sahte hesapta hukuka aykırı yayımlanması TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilmektedir. mevzuat.adalet.gov.tr

Şu içerikler ise TCK m.134 kapsamında özel hayatla daha yakından ilişkilidir:

  • Mahrem veya cinsel içerikli görüntüler,
  • Ev içinde çekilmiş özel görüntüler,
  • Sağlık ve tedavi sürecine ilişkin görüntüler,
  • Başkalarının görmesi amaçlanmayan aile görüntüleri,
  • Özel ilişkilere ait ses ve görüntü kayıtları.

TCK m.134/1 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. İhlal görüntü veya ses kaydedilerek gerçekleştirilirse ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak açıklanması hâlinde TCK m.134/2 gereğince iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır. Sosyal medya üzerinden yayımlama da bu kapsamda değerlendirilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Sahte Hesaptan Hakaret Edilmesinin Cezası

Sahte hesaptan gerçek kişiye yönelik küfür edilmesi, aşağılayıcı sözler yazılması veya kişinin onur ve saygınlığını zedeleyecek somut bir fiil isnat edilmesi TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.

Hakaret suçunun temel cezası:

  • Üç aydan iki yıla kadar hapis, veya
  • Adli para cezasıdır.

Hakaretin sosyal medya üzerinden yazılı veya görüntülü iletiyle gerçekleştirilmesi de aynı hükme tabidir. Paylaşım herkesin görebileceği şekilde yapılmışsa aleniyet nedeniyle ceza altıda bir oranında artırılabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Hakaret mağdurun doğrudan görmediği bir ortamda yapılmışsa, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir. Sosyal medya paylaşımının kimlere ulaştığı ve hesabın erişim durumu bu nedenle önemlidir. Yargıtay, bu unsur açıklanmadan mahkûmiyet kurulmasını eksik inceleme olarak değerlendirebilmektedir. mevzuat.adalet.gov.tr

Mağdurun Adından Yapılan Paylaşımlar Hakaret Sayılır mı?

Sahte hesabı açan kişi, mağdurun kendi ağzından yazılmış izlenimi veren aşağılayıcı veya küçük düşürücü paylaşımlar yapabilir. Bu durumda yalnızca kullanılan kelimelere değil, paylaşımın mağdura yüklediği anlam ve toplumda meydana getirdiği izlenime bakılır.

Mağdura ahlaka aykırı davranış, suç veya toplum tarafından küçük düşürücü başka bir fiil isnat ediliyorsa hakaret suçu gündeme gelebilir. Ancak yalnızca kişinin adının veya fotoğrafının kullanılması, içerikte onur ve saygınlığa saldırı bulunmadığı sürece otomatik olarak hakaret suçu oluşturmaz.

Bir Eylem Birden Fazla Suç Oluşturabilir mi?

Sahte hesapta kişinin telefon numarasıyla birlikte hakaret içerikli paylaşım yapılması gibi durumlarda hem TCK m.125 hem de TCK m.136 gündeme gelebilir.

Bununla birlikte aynı fiille birden fazla farklı suçun oluşması durumunda TCK m.44’teki fikrî içtima kuralı değerlendirilir. Bu kurala göre fail, tek fiille birden fazla farklı suç oluşturmuşsa kural olarak en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Yargıtay uygulamasında, tek paylaşım içinde telefon numarasının yayılması ve hakaret edilmesi hâlinde TCK m.44 kapsamında değerlendirme yapılabildiği görülmektedir. mevzuat.adalet.gov.tr

Buna karşılık sahte hesabın açılması, farklı tarihlerde kişisel verilerin paylaşılması, ayrı paylaşımlarla hakaret edilmesi ve hesabın dolandırıcılıkta kullanılması birbirinden bağımsız fiillerse ayrı suçlardan sorumluluk doğabilir. Kesin değerlendirme, eylemler arasındaki zaman ve amaç bağlantısına göre yapılır.

Gerçek Sosyal Medya Hesabı Ele Geçirilmişse

Sahte hesap açmakla mevcut hesabı ele geçirmek aynı şey değildir.

Bir kişinin şifresini izinsiz kullanarak gerçek hesabına girilmesi TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine hukuka aykırı girme suçunu gündeme getirir. Şifrenin değiştirilmesi, hesabın sahibinin erişiminin engellenmesi, mesajların silinmesi veya yeni veriler yerleştirilmesi hâlinde TCK m.244 kapsamında ayrıca sorumluluk doğabilir.

Dolayısıyla olayda yeni bir taklit hesap mı açıldığı, yoksa mağdurun gerçek hesabına mı girildiği açık biçimde belirlenmelidir.

Sahte Hesabı Açan Kişi Nasıl Tespit Edilir?

Bir hesabın mağdurun adıyla açılmış olması, hesabı kimin açtığını tek başına göstermez. Ceza sorumluluğu açısından hesabı açan veya yöneten kişinin kuşkuya yer bırakmayacak delillerle belirlenmesi gerekir.

Soruşturmada değerlendirilebilecek başlıca veriler şunlardır:

  • Hesabın kullanıcı adı ve profil bilgileri,
  • Hesabın tam tanımlayıcı bilgisi,
  • Paylaşım tarihleri ve saatleri,
  • Hesaba erişimde kullanılan IP bilgileri,
  • Telefon ve elektronik posta doğrulama bilgileri,
  • Cihazlarda bulunan oturum ve uygulama kayıtları,
  • Hesabın bağlantılı olduğu diğer profiller,
  • Mesajlar, ekran görüntüleri ve tanık anlatımları.

Yargıtay, sahte hesabın kim tarafından açıldığının belirlenebilmesi için erişim sağlayan IP bilgilerinin ve şüphelinin dijital cihazlarındaki teknik verilerin araştırılması gerektiğini belirtmektedir. Yalnızca taraf beyanlarına dayanılması bazı olaylarda eksik inceleme sayılabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Ekran görüntüsü içeriğin varlığını göstermesi bakımından önemlidir; ancak her zaman hesabın fail tarafından açıldığını tek başına kanıtlamaz. Teknik veriler, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Hakaret suçu, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl dışında kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m.134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da kural olarak şikâyet üzerine soruşturulur.

TCK m.73 gereğince şikâyete bağlı suçlarda mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma suçu ise TCK m.139 gereğince şikâyete bağlı suçlar arasında değildir. Cumhuriyet savcılığı koşulları bulunuyorsa resen soruşturma yapabilir. Buna rağmen dijital delillerin kaybolma ihtimali nedeniyle başvurunun geciktirilmemesi önemlidir.

Antalya’da Son On Yıla İlişkin Resmî Durum

Antalya’da yalnızca “başkası adına sahte sosyal medya hesabı açılması” suçunu gösteren, yıllara göre ayrılmış ve kesintisiz on yıllık resmî bir istatistik yayımlanmamıştır. Bu nedenle sahte hesap olaylarının son on yılda belirli bir oranda arttığı veya azaldığı yönünde kesin rakamsal sonuç açıklamak mümkün değildir.

Antalya Adliyesinin erişilebilir faaliyet raporları 2019–2025 dönemini kapsamakta; ancak raporlardaki tablolar sahte sosyal medya hesabını bağımsız bir suç kategorisi olarak göstermemektedir. antalya.adalet.gov.tr

2025 yılı resmî faaliyet raporunda:

  • Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına yıl içinde 126.441 soruşturma dosyası geldiği,
  • 119.298 dosya hakkında karar verildiği,
  • Gelen soruşturma dosyası sayısının 2021’de 91.137, 2022’de 93.286, 2023’te 115.902, 2024’te 125.606 ve 2025’te 126.441 olduğu,
  • Başsavcılık bünyesinde bilişim, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin ihtisas bürosunun bulunduğu

belirtilmektedir. Bu sayılar bütün suç türlerini kapsar; sahte hesap veya TCK m.136 dosyalarının sayısını ayrı olarak göstermez. Dolayısıyla bu rakamlardan Antalya’daki sahte hesap olaylarının kesin sayısı çıkarılamaz. rayp.adalet.gov.tr

Aynı raporda hakaret ve kişisel verileri hukuka aykırı yayma suçlarının Antalya’daki ceza mahkemelerinin iş yükünde yer aldığı görülmektedir. Ancak mahkeme bazındaki bitirilme süresi tabloları, suç sayısı veya mahkûmiyet oranı olarak yorumlanmamalıdır. rayp.adalet.gov.tr

Başkasının adına sahte sosyal medya hesabı açılması her durumda aynı suçu oluşturmaz. Genel değerlendirme şu şekildedir:

  • Yalnızca takma adla hesap açılması, gerçek bir kişinin verileri kullanılmıyorsa suç oluşturmayabilir.
  • Gerçek kişinin adı ve fotoğrafı hukuka aykırı biçimde kullanılıyorsa TCK m.136 uygulanabilir.
  • Mahrem görüntüler paylaşılmışsa TCK m.134 gündeme gelir.
  • Hakaret içerikli paylaşım yapılmışsa TCK m.125 uygulanabilir.
  • Gerçek hesaba izinsiz girilmişse TCK m.243–244 değerlendirilir.
  • Hesap para almak veya insanları aldatmak için kullanılmışsa dolandırıcılık hükümleri uygulanabilir.

Suçun hukuki niteliği yalnızca hesabın sahte olmasına göre değil; kullanılan verilerin niteliğine, paylaşımların içeriğine, failin amacına ve elde edilen teknik delillere göre belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Somut olayın özelliklerine göre suçun niteliği, şikâyet şartı ve uygulanacak hükümler değişebilir.

İş Yerinde Mobbing Hangi Durumlarda Ceza Davasına Dönüşür? — TCK m.96, 106, 117, 125

İş Yerinde Mobbing Hangi Durumlarda Ceza Davasına Dönüşür?

İş yerinde mobbing, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına ve bağımsız bir suç adı olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle her mobbing iddiası kendiliğinden ceza davasına dönüşmez. Uygulanan baskının niteliğine göre eziyet, tehdit, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, hakaret, yaralama, şantaj, cinsel taciz veya kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması gibi ayrı suçların unsurlarının oluşması gerekir.

Başka bir ifadeyle ceza soruşturmasında “mobbing yapıldı mı?” sorusunun yanında, mobbing sürecinde hangi somut suçların işlendiği araştırılır.

İş Yerinde Mobbing Nedir?

İş yerinde psikolojik taciz olarak da adlandırılan mobbing; çalışanın sistemli şekilde dışlanması, küçük düşürülmesi, itibarsızlaştırılması, tehdit edilmesi veya işten ayrılmaya zorlanması biçiminde ortaya çıkabilir.

Bir davranışın mobbing olarak değerlendirilmesinde genellikle şu özellikler aranır:

  • Davranışın iş ilişkisi içerisinde gerçekleşmesi,
  • Belirli bir süre devam etmesi,
  • Tekrarlanan ve sistematik bir nitelik taşıması,
  • Çalışanı yıldırma, dışlama veya işten uzaklaştırma amacı taşıması,
  • Çalışanın kişiliğine, mesleki itibarına, sağlığına ya da kariyerine zarar vermesi,
  • İşveren veya diğer çalışanlar tarafından gerçekleştirilmesi ya da işveren tarafından bilinmesine rağmen engellenmemesi.

Tek seferlik tartışma, kaba söz, yönetsel hata veya kişilik uyuşmazlığı her zaman mobbing değildir. Ancak tek bir davranış, mobbing sayılmasa bile hakaret, tehdit veya yaralama gibi bağımsız bir suç oluşturabilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Mobbing Ne Zaman Ceza Davasına Dönüşür?

Mobbing iddiasının ceza davasına dönüşebilmesi için süreçte gerçekleştirilen davranışların Türk Ceza Kanunu’ndaki bir suçun maddi ve manevi unsurlarını karşılaması gerekir.

Çalışan doğrudan ceza davası açmaz. Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunur veya kolluğa şikâyetini bildirir. Savcılık delilleri toplar; yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenler. İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle ceza davası açılmış olur.

Sistematik ve Ağır Mobbing TCK m.96 Kapsamında Eziyet Suçu Olabilir

TCK m.96’ya göre bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilebilir. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydır. mevzuat.adalet.gov.tr

İş yerindeki psikolojik baskının eziyet suçuna dönüşebilmesi için davranışların insan onuruyla bağdaşmaması, mağdurda bedensel veya ruhsal acı meydana getirmesi ve çoğunlukla belirli bir süreç içinde sistematik şekilde sürdürülmesi gerekir.

Aşağıdaki davranışların birlikte ve sürekli uygulanması TCK m.96 yönünden değerlendirilebilir:

  • Çalışanın her gün aşağılanması,
  • Toplantılarda sistemli biçimde küçük düşürülmesi,
  • Sürekli hakarete ve ağır suçlamalara maruz bırakılması,
  • Çalışanın diğer personelden bilinçli şekilde soyutlanması,
  • Yapamayacağı işlerin özellikle verilmesi ve başarısız gösterilmesi,
  • Sürekli istifa etmeye zorlanması,
  • İnsan onuruyla bağdaşmayan çalışma koşullarında tutulması,
  • Ruhsal bütünlüğü bozmayı amaçlayan sürekli korkutma ve baskı uygulanması.

Eziyet suçunda tek bir kaba davranıştan daha ağır, süreklilik gösteren ve mağdurun ruhsal ya da bedensel bütünlüğünü etkileyen bir süreç aranır. Sistematiklik bulunmuyorsa her davranış hakaret, tehdit veya yaralama gibi kendi suç tipi içinde ayrı ayrı incelenir. mevzuat.adalet.gov.tr

İş Yerinde Tehdit TCK m.106 Kapsamında Suçtur

Yönetici, işveren veya çalışma arkadaşının çalışana “Seni öldürürüm”, “Sana zarar veririm” veya benzeri ifadeler kullanması TCK m.106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir.

Bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydır.

Malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratma veya başka bir kötülük yapma tehdidinde ise mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelir.

Tehdidin silahla, kimliğin gizlenmesi suretiyle, birden fazla kişiyle birlikte veya suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. mevzuat.adalet.gov.tr

İşten çıkarma, görev yerini değiştirme veya disiplin işlemi uygulama yönündeki her bildirim tehdit suçu değildir. İşverenin kanundan ve iş sözleşmesinden doğan bir yetkiyi hukuka uygun kullanacağını bildirmesi ile hukuka aykırı bir kötülük yapılacağının söylenmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Çalışanı İstifaya Zorlamak TCK m.117 Kapsamına Girebilir

TCK m.117, iş ve çalışma hürriyetinin ihlalini düzenler.

Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla bir kişinin çalışma özgürlüğünün ihlal edilmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilebilir.

Çalışanın çaresizliğinden veya işverene bağımlılığından yararlanılarak ücretsiz, açıkça orantısız düşük ücretle ya da insan onuruyla bağdaşmayan koşullarda çalıştırılması hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adli para cezası uygulanabilir.

Cebir veya tehditle işçiyi ya da işvereni ücretleri ve çalışma koşullarını değiştirmeye zorlamak veya işin durmasına ya da sona ermesine neden olmak da altı aydan üç yıla kadar hapis cezası gerektirebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Örneğin çalışanın tehdit edilerek istifa dilekçesi vermeye, ücretsiz çalışmaya, ücretinden vazgeçmeye veya insan onuruna aykırı koşulları kabul etmeye zorlanması bu madde kapsamında incelenebilir.

İş Yerinde Hakaret TCK m.125 Kapsamında Suçtur

Bir çalışanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövme niteliğindeki sözlere maruz bırakılması TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.

Hakaret suçunun temel cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hakaretin çalışanın yüzüne karşı söylenmesi şart değildir. Telefon, e-posta, kurumsal mesajlaşma programı veya WhatsApp üzerinden gönderilen sesli, yazılı ya da görüntülü ileti de huzurda hakaret gibi değerlendirilir.

Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. İş yerindeki kalabalık toplantıda, çok sayıda çalışanın erişebildiği mesaj grubunda veya herkese açık bir dijital ortamda yapılan paylaşım, olayın koşullarına göre aleniyet bakımından incelenebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Her eleştiri hakaret değildir. İşverenin çalışanın performansına ilişkin ölçülü ve somut eleştirileri kural olarak suç oluşturmaz. Ancak eleştiri sınırını aşan sövme, aşağılayıcı benzetme veya kişinin şeref ve saygınlığını hedef alan isnatlar hakaret sayılabilir.

Mobbing Sürecinde Başka Hangi Suçlar Oluşabilir?

Somut olayın özelliklerine göre şu hükümler de uygulanabilir:

  • Fiziksel saldırı varsa TCK m.86 ve devamındaki kasten yaralama hükümleri,
  • Çalışanı belirli bir şeyi yapmaya zorlayan menfaat veya açıklama tehdidi varsa TCK m.107’deki şantaj,
  • Cinsel amaçlı söz, mesaj veya davranış varsa TCK m.105’teki cinsel taciz,
  • Israrlı telefon ve mesajlarla huzurun bozulması varsa TCK m.123,
  • Sürekli takip ve iletişim kurma çabası varsa TCK m.123/A,
  • Özel hayatın görüntü veya ses yoluyla ihlali varsa TCK m.134,
  • Sağlık, adres, telefon veya diğer kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması varsa TCK m.136,
  • Fail kamu görevlisiyse ve görev yetkisini kötüye kullanmışsa şartlarına göre TCK m.257.

Aynı süreç içinde birden fazla suç oluşabilir. Örneğin çalışan hem tehdit edilmiş hem herkesin önünde aşağılanmışsa TCK m.106 ve m.125 ayrı ayrı gündeme gelebilir.

İşverenin Koruma Yükümlülüğü

Türk Borçlar Kanunu m.417 uyarınca işveren, işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek; iş yerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla yükümlüdür. İşveren özellikle çalışanların psikolojik ve cinsel tacize uğramamasını ve tacize uğrayanların daha fazla zarar görmemesini sağlamak için gerekli önlemleri almak zorundadır. mevzuat.adalet.gov.tr

Mobbingi bizzat gerçekleştiren kişinin ceza sorumluluğu şahsidir. İşverenin veya yöneticinin ceza sorumluluğu için suça doğrudan katılması, azmettirmesi, yardım etmesi ya da kanunda ayrıca cezalandırılan bir davranışta bulunması gerekir. Sadece işveren sıfatını taşımak otomatik olarak ceza sorumluluğu doğurmaz.

Buna karşılık işverenin mobbingi önlememesi; iş hukuku, sözleşme sorumluluğu ve tazminat bakımından sonuç doğurabilir.

Çalışan İş Sözleşmesini Haklı Nedenle Feshedebilir mi?

İş Kanunu m.24 kapsamında işverenin çalışanın şeref ve namusuna dokunacak söz veya davranışlarda bulunması, çalışana yönelik asılsız ağır isnatlarda bulunması, tehdit etmesi ya da cinsel tacizde bulunması işçiye haklı nedenle derhâl fesih hakkı verebilir.

Haklı nedenle fesih hakkının kullanılmasında İş Kanunu m.26’daki süreler önemlidir. Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışın öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve kural olarak fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde fesih hakkı kullanılmalıdır. Devam eden mobbing süreçlerinde sürenin başlangıcı somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Mobbing nedeniyle kişilik hakları zarar gören çalışan, Türk Borçlar Kanunu m.58 kapsamında manevi tazminat da talep edebilir. Ceza soruşturması ile işçilik alacakları veya manevi tazminat süreci birbirinden farklı hukuki yollardır.

Ceza Soruşturmasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Mobbing ve buna bağlı suçlarda aşağıdaki deliller önem taşıyabilir:

  • E-posta ve mesaj kayıtları,
  • Kurumsal yazışmalar,
  • Tanık anlatımları,
  • İnsan kaynaklarına verilen yazılı başvurular,
  • Savunma istemleri ve disiplin belgeleri,
  • Görev, vardiya ve çalışma yeri değişiklikleri,
  • Performans değerlendirme kayıtları,
  • Ücret ve özlük hakkı belgeleri,
  • Sağlık raporları ve tedavi kayıtları,
  • Hukuka uygun kamera ve ses kayıtları,
  • Olayların tarih sırasıyla tutulduğu kişisel kayıtlar.

Çalışanın kendi hazırladığı olay günlüğü tek başına kesin delil sayılmaz; fakat mesajlar, tanıklar ve kurumsal belgelerle desteklendiğinde olayların sürekliliğini göstermeye yardımcı olabilir.

Gizli ses kaydının hukuka uygunluğu her olayın koşullarına göre değerlendirilir. Önceden planlı ve sürekli kayıt almak, özel hayatın veya haberleşmenin gizliliği bakımından ayrıca hukuki sorun yaratabilir.

Şikâyet Süreleri Nasıl Belirlenir?

Şikâyet süresi bütün suçlarda aynı değildir:

  • TCK m.96’daki eziyet suçu kural olarak şikâyete bağlı değildir.
  • TCK m.117/1 kapsamındaki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali şikâyete bağlıdır.
  • TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçu, kanundaki istisnalar dışında şikâyete bağlıdır.
  • TCK m.106’daki hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit kural olarak resen soruşturulur.
  • Malvarlığına büyük zarar veya başka bir kötülük yapılacağı yönündeki tehdit şikâyete bağlıdır.

Şikâyete bağlı suçlarda genel süre, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Ancak somut fiilin hangi suçu oluşturduğu başvuru sahibi tarafından kesin biçimde bilinemeyebileceğinden, gecikmeden savcılığa veya kolluğa başvurulması önemlidir.

Antalya’da İş Yerinde Mobbing: 2016–2025 Durum Raporu

Antalya bakımından son on yıla ilişkin kamuya açık veriler incelendiğinde, “iş yerinde mobbing ceza davası” adı altında düzenli, yıllara göre karşılaştırılabilir ve yalnızca Antalya ilini kapsayan bağımsız bir istatistik serisi bulunmamaktadır.

Bunun temel nedeni, mobbingin TCK’da bağımsız bir suç olmamasıdır. Dosyalar hakaret, tehdit, eziyet, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali veya başka bir suç başlığı altında kaydedilmektedir. Ayrıca genel hakaret ve tehdit dosyalarının ne kadarının iş yerinde gerçekleştiği yayımlanan tablolardan ayrılamamaktadır.

Dönem Kamuya Açık Verilerden Çıkarılabilen Sonuç
2016–2018 Antalya için mobbing ve bağlantılı TCK maddelerini birlikte gösteren karşılaştırılabilir bir ilk derece ceza mahkemesi serisine ulaşılamamaktadır. Bu yıllar için güvenilir mobbing dosyası toplamı verilemez.
2019 “Mobbing” ayrı suç veya dosya türü olarak gösterilmemiştir. Bir mahkemenin suç bazlı süre tablosunda “eziyet etme” için 281 günlük ortalama sonuçlandırma süresi yer almaktadır. Bu rakam dosya sayısı değildir. TCK m.117/1 uzlaştırma yaş tablosunda 12 yetişkin şüpheli/sanık kaydı ile toplam 5 mağdur yaş kaydı bulunmaktadır; bunlar taraf kayıtlarıdır ve doğrudan 12 mobbing olayı anlamına gelmez.
2020 “Mobbing” ve “eziyet” başlığı altında ayrı bir toplam bulunmamaktadır. TCK m.117/1 uzlaştırma satırında 2 yetişkin şüpheli/sanık kaydı, 1 yetişkin mağdur kaydı ve zararın giderilmesine ilişkin 2 kayıt görülmektedir. Kayıt sayıları dosya veya mobbing olayı sayısı olarak yorumlanamaz.
2021–2025 Kamuya açık raporlarda mobbing, TCK m.96 ve TCK m.117 yönünden yıllara göre devam eden bağımsız bir seri bulunmamaktadır. Hakaret ve tehdit suçları adli faaliyet içinde görülmekle birlikte iş yeri kaynaklı olanlar ayrıştırılmamıştır.

Antalya Verileri Nasıl Yorumlanmalıdır?

Bu tablodan “Antalya’da mobbing yoktur” sonucu çıkarılamaz. Yalnızca kamuya açık raporların, mobbing olaylarını bağımsız ve karşılaştırılabilir bir istatistik kategorisi olarak sunmadığı söylenebilir.

Ayrıca yayımlanan bazı raporların coğrafi kapsamı Antalya ilinin bütün ilçelerini aynı biçimde içermeyebilir. Bazı veriler merkez adliyesi ve belirli mülhakat adliyeleriyle sınırlıdır. Bu nedenle mevcut rakamların Antalya ilinin tamamına genellenmesi bilimsel olarak doğru olmaz.

Ulusal Verilerin Antalya’ya Etkisi

2025 yılı genel adli istatistiklerinde TCK m.106 kapsamındaki tehdit suçlarında Cumhuriyet başsavcılıklarına gelen toplam dosya sayısı 911.179, yıl içinde gelen yeni dosya sayısı ise 601.233 olarak görülmektedir. TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçlarında toplam dosya sayısı 1.788.000, yıl içinde gelen yeni dosya sayısı 1.225.376 olarak kaydedilmiştir. adlisicil.adalet.gov.tr

Bu sayılar Türkiye geneline aittir; Antalya’ya veya iş yerindeki mobbing olaylarına özgü değildir. Aynı dosyada birden fazla kişi ya da suç kaydı bulunabileceğinden, rakamlar doğrudan mağdur veya olay sayısı olarak da okunmamalıdır.

Antalya İçin Hukuki Sonuç

Antalya’da gerçekleşen bir iş yeri mobbingi iddiasında uygulanacak ceza hükümleri Türkiye’nin diğer illerinden farklı değildir. Somut davranışlara göre:

  • Sistematik ve insan onuruyla bağdaşmayan ağır süreçlerde TCK m.96,
  • Çalışanın korkutulması hâlinde TCK m.106,
  • Cebir veya tehditle çalışma hakkının engellenmesinde TCK m.117,
  • Küfür, aşağılama veya onur kırıcı isnatlarda TCK m.125 uygulanabilir.

Mevcut kamu verileri Antalya’da hakaret ve tehdit türündeki suçların adli makamlara yansıdığını göstermektedir; ancak bunların kaçının iş yeri mobbingiyle bağlantılı olduğu belirlenememektedir. Bu nedenle rakamsal boşluklar tahminle doldurulmamalı ve genel suç verileri “Antalya mobbing dosyası sayısı” olarak sunulmamalıdır.

İş yerinde mobbing, ancak süreçteki somut davranışlar Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bir suçun unsurlarını taşıdığında ceza soruşturmasına ve yeterli şüphe bulunması hâlinde ceza davasına dönüşür.

Sistematik psikolojik baskı TCK m.96 kapsamında eziyet; korkutma TCK m.106 kapsamında tehdit; zorla istifaya veya çalışma koşullarını değiştirmeye yöneltme TCK m.117 kapsamında çalışma hürriyetinin ihlali; aşağılayıcı söz ve isnatlar ise TCK m.125 kapsamında hakaret oluşturabilir. Ceza sorumluluğu, her failin kendi somut davranışı ve kastı üzerinden ayrı ayrı belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Suçun niteliği, şikâyet süresi, deliller ve uygulanacak yaptırım somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: