Polis Hangi Durumlarda Eve Girip Arama Yapabilir? — CMK m.116–119

Polis, kural olarak bir kişinin evine istediği zaman girip arama yapamaz. Konutta adli arama yapılabilmesi için makul şüphe ile birlikte kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.
Konut, anayasal koruma altındadır. İhbar bulunması, kişinin sabıkalı olması, polisin şüphelenmesi veya ev sahibinin kapıyı açmaması tek başına sınırsız arama yetkisi vermez.
Bununla birlikte suçüstü, yardım çağrısı, içeride bulunan kişinin hayatının tehlikede olması, yangın veya benzeri acil durumlarda polisin eve girmesi farklı kurallara bağlı olarak mümkün olabilir.
Evde Arama Yapılmasının Temel Şartları Nelerdir?
CMK m.116’ya göre şüphelinin veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe varsa kişinin:
- Üstü
- Eşyası
- Konutu
- İş yeri
- Kendisine ait diğer yerleri
aranabilir.
Makul şüphe, yalnızca soyut bir tahmin veya gerekçesiz kuşku değildir. Somut olayın özelliklerine göre, arama sonucunda şüphelinin veya suç delilinin bulunabileceğini düşündüren makul olguların bulunması gerekir.
Polis Eve Hâkim Kararı Olmadan Girebilir mi?
Kural olarak konutta yapılacak arama için hâkim kararı gerekir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.
Konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz. Bu yerlerde arama için:
- Hâkim kararı veya
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri
bulunmalıdır.
Bu nedenle polis memurunun kendi kararıyla “Şüphelendik, evi arayacağız” demesi kural olarak yeterli değildir.
Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâl Ne Demektir?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâl; hâkimden karar alınmasının beklenmesi durumunda şüphelinin kaçması, delillerin yok edilmesi, saklanması veya başka bir yere götürülmesi tehlikesinin ortaya çıkmasıdır.
Örneğin uyuşturucu maddenin hemen yok edileceğine, silahın taşınacağına veya aranan kişinin kaçacağına ilişkin somut bir durum varsa Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.
Sadece işlemi hızlandırmak veya hâkimden karar almayı zahmetli görmek, gecikmesinde sakınca bulunan hâl sayılmaz. Aciliyetin somut olayla bağlantılı şekilde açıklanabilmesi gerekir.
Telefonla Verilen Arama Emri Yeterli midir?
CMK m.119, konut araması için Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aramaktadır. Yalnızca “Savcı telefonla izin verdi” şeklindeki bir açıklama, yazılı emir şartını kendiliğinden karşılamaz.
Acil iletişim yöntemleriyle iletilen bir emrin de yetkili kişi tarafından verildiğinin, içeriğinin, zamanının ve kapsamının denetlenebilir şekilde kayıt altına alınması gerekir.
Arama tutanağında karar veya emrin bilgileri ile işlemi gerçekleştiren görevlilerin kimlikleri yer almalıdır.
Arama Kararında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?
CMK m.119’a göre arama kararında veya yazılı emirde şu bilgiler açıkça gösterilmelidir:
- Aramanın nedenini oluşturan fiil
- Aranacak kişi
- Aranacak konutun veya diğer yerin adresi
- Aranacak eşyanın niteliği
- Karar veya emrin geçerli olduğu süre
Adresin belirsiz olması, arama süresinin geçmiş bulunması veya kararın aranan yerle ilgisinin bulunmaması hukuka uygunluk tartışması doğurabilir.
Arama, kararda belirtilen adres ve amaçla sınırlı yapılmalıdır. Bir daire için verilen karar, kural olarak aynı binadaki diğer bağımsız dairelerin de aranmasına izin vermez.
Polis Arama Kararını Göstermek Zorunda mı?
Evde bulunan kişi, arama kararının veya yazılı emrin dayanağını ve kapsamını öğrenmeyi talep edebilir. Aramanın hangi suç nedeniyle, hangi adreste ve ne kadar süreyle yapılabileceği kontrol edilmelidir.
Kararın aslının evde bırakılması her durumda zorunlu olmayabilir. Ancak arama sonunda talep edilmesi hâlinde yapılan işlemi, aramanın nedenini ve el konulan eşyaları gösteren belge veya tutanak örneği istenebilir.
Belge gösterilmediği düşünülüyorsa bu durum tutanağa yazdırılmalıdır. Fiziksel olarak direnmek yerine itirazın kayıt altına alınması ve hukuki yollara başvurulması daha uygun olur.
Ev Sahibi Kapıyı Açmazsa Polis Kapıyı Kırabilir mi?
Geçerli bir arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri varsa, evde bulunan kişinin kapıyı açmaması aramanın yapılmasını engellemez.
Kolluk, önce kapının açılmasını isteyebilir. Sonuç alınamazsa arama kararının uygulanması için gerekli ve ölçülü zor kullanılabilir. Çilingir yardımıyla kapının açılması veya zorunlu durumda kapıya müdahale edilmesi mümkündür.
Ancak kullanılan yöntemin gerekli ve ölçülü olması gerekir. Gereksiz şekilde kapıya, eşyalara veya evin diğer bölümlerine zarar verilmesi hukuka aykırılık ve tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Polis Gece Eve Girip Arama Yapabilir mi?
CMK m.118’e göre konutta, iş yerinde veya diğer kapalı yerlerde kural olarak gece vakti arama yapılamaz.
Ancak şu durumlarda gece araması yapılabilir:
- Suçüstü hâli
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâl
- Yakalanmış veya gözaltına alınmışken kaçan kişinin yeniden yakalanması
- Kaçan tutuklu veya hükümlünün yakalanması
Bu istisnaların bulunması, aramanın diğer kanuni şartlarını tamamen ortadan kaldırmaz. Konut aramasının yetkili karar veya yazılı emre dayanması kuralı ayrıca değerlendirilir.
Gündüz hukuka uygun şekilde başlatılmış bir aramanın işlemin niteliği gereği gece saatlerine uzaması ile aramaya doğrudan gece başlanması da aynı durum değildir.
Suçüstü Hâlinde Polis Eve Girebilir mi?
İşlenmekte olan bir suçun bulunması veya suç henüz işlenmişken failin kesintisiz biçimde takip edilmesi suçüstü hâli oluşturabilir.
Örneğin silahla saldırı gerçekleştiren kişinin polis tarafından kesintisiz takip edilirken bir eve kaçması, olağan bir ihbarla aynı değildir. Şüphelinin yakalanması ve devam eden tehlikenin önlenmesi için acil müdahale gündeme gelebilir.
Bununla birlikte her ihbar suçüstü sayılmaz. Saatler önce işlendiği bildirilen bir suç veya kimliği belirsiz kişinin soyut iddiası, tek başına suçüstü hükümlerinin uygulanması için yeterli olmayabilir.
Evden Yardım Sesi Gelirse Polis Karar Olmadan Girebilir mi?
Evden yardım çığlığı gelmesi, silah sesi duyulması, devam eden aile içi şiddet ihtimali, yangın, gaz kaçağı veya içeride bir kişinin hayatının ciddi tehlikede olduğuna ilişkin somut belirtiler bulunması hâlinde polis müdahale edebilir.
Burada amaç öncelikle suç delili aramak değil; kişinin hayatını, beden bütünlüğünü veya malvarlığını yakın tehlikeden korumaktır.
Aşağıdaki durumlarda acil giriş söz konusu olabilir:
- Evden açıkça yardım istenmesi
- Şiddet veya kavga seslerinin duyulması
- Silah sesi gelmesi
- İçeride baygın veya yaralı bir kişinin bulunduğunun bildirilmesi
- Yangın, patlama veya gaz kaçağı tehlikesi
- Çocuğun ya da yardıma muhtaç kişinin ciddi risk altında olması
Acil giriş yetkisi, ilgisiz odalarda ve eşyalarda sınırsız delil arama hakkı vermez. Acil tehlike giderildikten sonra delil araması yapılacaksa arama ve el koyma kurallarına uyulması gerekir.
İhbar Üzerine Polis Evi Arayabilir mi?
Uyuşturucu, kaçak silah veya başka bir suç bulunduğuna ilişkin ihbar, soruşturma başlatılmasına ve arama kararı talep edilmesine neden olabilir. Ancak her isimsiz veya soyut ihbar, doğrudan konut araması yapılması için yeterli kabul edilmeyebilir.
İhbarın:
- Ayrıntılı olup olmadığı
- Başka bilgilerle doğrulanıp doğrulanmadığı
- İhbarcının verdiği bilgilerin somutluğu
- Şüpheli hareketlerin bulunup bulunmadığı
- Delillerin yok edilme tehlikesi
değerlendirilir.
Polis ihbar üzerine araştırma yapabilir; fakat konuta girerek arama yapabilmesi için kural olarak CMK m.116 ve m.119’daki şartların oluşması gerekir.
Başkasına Ait Ev Aranabilir mi?
CMK m.117 kapsamında şüpheli veya sanığa ait olmayan bir konutta da arama yapılabilir. Ancak bunun için aranan kişinin veya suç delillerinin o evde bulunduğunu kabul etmeye imkân veren somut olayların bulunması gerekir.
Örneğin şüphelinin başka bir kişinin evinde saklandığının görülmesi veya suç eşyasının o adrese götürüldüğünün somut bilgilerle belirlenmesi durumunda arama kararı verilebilir.
Sadece şüphelinin akrabası, arkadaşı veya tanıdığı olmak, bir kişinin evinin aranması için tek başına yeterli değildir.
Şüphelinin bulunduğu yer veya kesintisiz takip sırasında girdiği yer bakımından durum ayrıca değerlendirilir.
Yakalama Kararı Bulunması Evi Aramak İçin Yeterli midir?
Bir kişi hakkında yakalama emri bulunması, her durumda ve her konutta sınırsız arama yapılabileceği anlamına gelmez.
Şüphelinin kendi konutunun veya saklandığı düşünülen üçüncü kişiye ait konutun aranması için arama hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. Özellikle üçüncü kişinin evinde şüphelinin bulunduğunu gösteren olayların varlığı aranır.
Şüphelinin suçüstü takibi sırasında eve girmesi veya kaçan tutuklu ya da hükümlünün yakalanması gibi acil durumlar farklı değerlendirilir.
Evde Önleme Araması Yapılabilir mi?
Önleme araması, henüz işlenmiş belirli bir suçun delillerini bulmak için değil, tehlikeyi veya suç işlenmesini önlemek amacıyla yapılan aramadır.
Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu m.9 uyarınca konutta, yerleşim yerinde, kamuya açık olmayan iş yerinde ve bunların eklentilerinde önleme araması yapılamaz.
Bu nedenle genel bir önleme araması kararı, polis tarafından evlerin aranmasının dayanağı olarak kullanılamaz. Konutta şartları varsa CMK hükümlerine göre adli arama yapılabilir.
Ev Sahibinin İzin Vermesi Arama Kararı Yerine Geçer mi?
Kişinin polisi kendi isteğiyle eve davet etmesi ile suç delili bulmak amacıyla gerçekleştirilen adli arama aynı işlem değildir.
Konut sahibinin rıza göstermesi, kanunun hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aradığı bir adli aramada bu şartları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özellikle rızanın baskı altında verilip verilmediği ve kişinin neye izin verdiği önemlidir.
Kişinin belirli bir eşyayı kendi isteğiyle teslim etmesi ile polisin dolapları, odaları ve kişisel eşyaları sistemli biçimde araştırması birbirinden ayrılmalıdır.
Savcı Aramaya Katılmazsa Kimler Hazır Bulunmalıdır?
CMK m.119/4’e göre Cumhuriyet savcısı hazır olmadan konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılacaksa o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin arama sırasında hazır bulundurulması gerekir.
Bu kişiler uygulamada “arama tanığı” veya “işlem tanığı” olarak adlandırılır.
Ev sahibinin, aile bireyinin veya avukatın bulunması, kanunda aranan iki komşu ya da ihtiyar heyeti üyesinin yerini kendiliğinden tutmaz. Bu kişilerin aramanın başından sonuna kadar hazır bulunması gerekir.
Savcı bizzat aramaya katılmışsa iki arama tanığı bulundurma zorunluluğu bulunmaz.
Evde Kimse Yoksa Arama Yapılabilir mi?
Geçerli bir arama kararı veya yazılı emir bulunması hâlinde ev sahibinin evde olmaması aramayı engellemez.
Aranacak yerin sahibi bulunmuyorsa mümkünse:
- Temsilcisi
- Ayırt etme gücüne sahip bir yakını
- Kendisiyle birlikte yaşayan kişi
- Komşusu
hazır bulundurulur.
Savcı aramada bulunmuyorsa CMK m.119/4 kapsamında iki arama tanığına ilişkin kurala ayrıca uyulmalıdır. Arama sonrasında yapılan işlemler ve el konulan eşyalar tutanağa geçirilmelidir.
Avukat Arama Sırasında Hazır Bulunabilir mi?
Kişinin avukatının arama sırasında hazır bulunmasına engel olunamaz. Ancak avukatın gelmesi için aramanın mutlaka bekletilmesi gerektiğine ilişkin genel bir kural bulunmamaktadır.
Evde bulunan kişi avukatına haber vermek istediğini belirtebilir. Bu talebin aramayı geciktirmek veya delillerin yok edilmesine imkân vermek amacıyla kullanılmaması gerekir.
Avukat, aramanın kapsamını gözlemleyebilir, usule aykırılıkları belirtebilir ve itirazların tutanağa geçirilmesini talep edebilir.
Polis Evde Her Yeri Arayabilir mi?
Arama, kararın amacı ve aranan kişinin ya da eşyanın niteliğiyle sınırlı olmalıdır.
Örneğin yetişkin bir kişinin yakalanması için yapılan aramada, kişinin sığması mümkün olmayan küçük kutuların içinin araştırılması arama amacıyla bağdaşmayabilir. Buna karşılık küçük bir uyuşturucu paketi, belge veya dijital veri taşıyıcısı aranıyorsa çekmece, dolap ve kutuların araştırılması mümkün olabilir.
Polis arama kararını ilgisiz kişisel alanları sınırsız biçimde inceleme yetkisi olarak kullanamaz. Arama sırasında gereksiz dağınıklık veya zarar meydana getirilmemesi gerekir.
Arama Kararı Telefonun İncelenmesini de Kapsar mı?
Evde yapılan arama sırasında telefon, bilgisayar, tablet veya dijital depolama cihazı bulunabilir. Ancak cihazın ele geçirilmesi ile cihazın içindeki mesajların, fotoğrafların ve dosyaların incelenmesi aynı işlem değildir.
Bilgisayar ve dijital veriler üzerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri CMK m.134’te özel olarak düzenlenmiştir. Konut arama kararının bulunması, telefon veya bilgisayarın bütün içeriğinin sınırsız şekilde incelenebileceği anlamına gelmez.
Dijital cihazlarla ilgili işlemlerin ayrıca kanuni dayanağa, yetkili karara ve usule uygun yapılması gerekir.
Aramada Bulunan Eşyalara Polis El Koyabilir mi?
Arama sırasında suçun delili olduğu veya müsadereye tabi bulunduğu değerlendirilen eşyalara el konulabilir. El koyma işlemi CMK m.127 hükümlerine göre gerçekleştirilir.
El konulan eşyalar:
- Ayrıntılı şekilde tutanağa yazılmalı
- Miktar ve özellikleri belirtilmeli
- Uygun biçimde paketlenmeli
- Gerekiyorsa mühürlenmeli
- İlgili kişiye tutanak veya liste örneği verilmelidir
Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, kanunda belirtilen süre içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim tarafından onaylanmayan el koyma işlemi devam ettirilemez.
Arama sırasında başka bir suçun işlendiğini düşündüren bir delil bulunursa bu delil muhafaza altına alınarak Cumhuriyet savcısına bildirilir.
Polis Aramada Para veya Ziynet Eşyası Alabilir mi?
Para, altın veya başka değerli eşyalara ancak suç delili, suçtan elde edilen gelir veya müsadereye tabi malvarlığı olduğu yönünde hukuki dayanak bulunması hâlinde el konulabilir.
Evde bulunan her para veya ziynet eşyası otomatik olarak suç eşyası sayılamaz. El konulan miktar, tür, seri numarası ve diğer ayırt edici özellikler mümkün olduğunca tutanağa ayrıntılı yazılmalıdır.
İlgili kişi, el koyma işlemine karşı hâkimden karar verilmesini isteyebilir.
Arama Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Arama yapılan kişi şu hususlara dikkat edebilir:
- Görevlilerin kimliklerini ve birimlerini öğrenmek
- Arama kararını veya yazılı emri görmek istemek
- Adres, süre ve suç bilgisini kontrol etmek
- Cumhuriyet savcısının aramada bulunup bulunmadığını sormak
- Savcı yoksa iki arama tanığının hazır bulunmasını istemek
- Mümkünse avukata haber vermek
- El konulan eşyaların eksiksiz yazılmasını istemek
- İtirazları arama tutanağına yazdırmak
- Tutanakları okumadan imzalamamak
- Tutanak ve eşya listesinin örneğini talep etmek
Tutanağın içeriği gerçeğe uygun değilse kişi bunu belirterek şerh düşebilir. Fiziksel direnme, görevi yaptırmamak için direnme gibi başka hukuki sorunlara yol açabileceğinden itirazların kanuni yollarla yapılması gerekir.
Arama Kararı Olmadan Bulunan Deliller Kullanılabilir mi?
Hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılması ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.
Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kanuna aykırı şekilde elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Mahkûmiyet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanmalıdır.
Özellikle şu aykırılıklar delilin hukuka uygunluğunu etkileyebilir:
- Makul şüphe bulunmaması
- Konut araması için gerekli karar veya yazılı emrin bulunmaması
- Kararın yanlış adres için düzenlenmiş olması
- Kararın geçerlilik süresinin dolmuş olması
- Aramanın kararın kapsamını aşması
- Savcı yokken iki arama tanığının bulundurulmaması
- Gece araması şartlarının oluşmaması
- El koyma işleminin usulüne uygun yapılmaması
Her usul hatasının sonucu somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir. Ancak kanunun açıkça zorunlu tuttuğu güvencelere uyulmaması, elde edilen delillerin hükme esas alınamamasına neden olabilir.
Hukuka Aykırı Arama Yapılırsa Nereye Başvurulur?
Aramanın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa:
- İtirazlar arama tutanağına yazdırılabilir
- Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir
- El koyma işlemine karşı hâkimden karar istenebilir
- Ceza davasında delilin hukuka aykırı olduğu ileri sürülebilir
- Şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edilebilir
- Kamu görevlileri hakkında idari başvuru yapılabilir
CMK m.141 kapsamında, hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilen kişi kanuni şartların bulunması hâlinde devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilir.
Polisin bir evde adli arama yapabilmesi için şüphelinin yakalanabileceği veya suç delillerinin bulunabileceği konusunda makul şüphe bulunmalıdır. Konut araması kural olarak hâkim kararına; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emrine dayanmalıdır.
Kolluk amirinin emri konut araması için yeterli değildir. Savcı aramada bulunmuyorsa iki komşu veya ihtiyar heyeti üyesinin arama boyunca hazır bulundurulması gerekir. Gece araması ise yalnızca kanunda belirtilen istisnai durumlarda yapılabilir.
Yardım çağrısı, devam eden şiddet, yangın veya yakın hayati tehlike nedeniyle eve girilmesi ile suç delili bulmak amacıyla yapılan adli arama birbirinden farklıdır. Acil müdahale, polise evin tamamında sınırsız delil arama yetkisi vermez.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aramanın hukuka uygunluğu; kararın içeriği, arama zamanı, somut şüphe, işlem tutanağı ve olayın bütün koşulları birlikte incelenerek belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Suçun zaman aşımı nedir?Suçun zaman aşımı, suçun işlenmesinden belirli bir süre geçtikten sonra artık cezalandırılamamasıdır. Zaman aşımı süresi, suçun niteliğine göre değişir.
-
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik Suçu Ceza Kanunu Maddesi ve CezasıDevlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
-
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti... +Devamını oku
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
-
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
-
Adli Suçlar: Türk Ceza Hukuku Açısından Genel Bir İncelemeAdli suçlar, kamu düzenini, adaletin işleyişini ve yargı sisteminin güvenilirliğini hedef alan suç tipleridir.Türk Ceza Kanunu’nda bu suçlar genellikle “Adliyeye Karşı Suçlar” başlığı altında, 204 ila 281. maddeler arasında düzenlenmiştir.Bu suçlar arasında en yaygın olanları; resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık, adli mercilere yalan... +Devamını oku
-
İhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a) Hileli davranışlarla;1. İhaleye katılma... +Devamını oku
-
Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Başkasının adı, fotoğrafı veya kişisel bilgileri kullanılarak sahte sosyal medya hesabı açılması, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına “sahte hesap açma” adıyla düzenlenmiş bağımsız bir suç değildir. Ancak hesabın oluşturulma biçimine, kullanılan bilgilere ve yapılan paylaşımlara göre kişisel verileri hukuka aykırı yayma, özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, dolandırıcılık veya bilişim suçu... +Devamını oku
-
Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
-
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Okulda gerçekleştirilen her kaba davranış veya arkadaş anlaşmazlığı ceza suçu oluşturmaz. Ancak vurma, itme, tehdit etme, hakaret etme, para isteme, eşyaya zarar verme veya sosyal medyada küçük düşürme gibi davranışlar Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılabilir.Akran zorbalığını yapan çocuğun ceza alıp almayacağı öncelikle fiili işlediği tarihteki yaşına göre belirlenir. TCK m.31 uyarınca 12... +Devamını oku
-
Haksız Tahrik Nedir? Haksız Tahrik Suçları ve Cezaları1. Haksız Tahrik Nedir?Haksız tahrik, bir kişinin, başka bir kişinin hukuka aykırı bir fiili sonucunda öfke veya şiddetli elem içinde suç işlemesi durumudur. Türk Ceza Hukuku'nda haksız tahrik, failin cezasında indirim sebebi olarak değerlendirilir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan hakkaniyet gereği, tahrik edilen kişinin daha az... +Devamını oku
-
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeMadde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından... +Devamını oku
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Bir kişinin evinin kapısını tekmelemek, kapıyı kırmaya çalışmak veya zor kullanarak açmaya teşebbüs etmek olayın özelliklerine göre mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlale teşebbüs, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarını oluşturabilir.Kapının açılmaması veya kişinin eve girememesi, hiçbir suç oluşmadığı anlamına gelmez. Failin amacı, yaptığı hareketler, kapıda zarar... +Devamını oku
-
Cinsel Taciz İftirası Karşısında Yapılması Gerekenler: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGirişCinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 105. maddesinde düzenlenmiş olup kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruma amacı güder. Ancak kimi durumlarda, bu suçla ilgili olarak asılsız iddialar ileri sürülebilmekte ve kişiler hakkında cinsel taciz iftirası yöneltilebilmektedir. Bu durum, yalnızca... +Devamını oku
-
Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
-
Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
-
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlarİhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a)... +Devamını oku
-
Cumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
-
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
-
Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
-
Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
-
“Seni Öldürürüm” Demek Suç mu? Tehdit Suçunun Cezası“Seni öldürürüm” sözü, kişinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi niteliğindeyse tehdit suçunu oluşturabilir. Tehdit suçunda korunan temel değer, kişinin özgürce ve güven içinde karar verebilmesidir.Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir.Tehdit suçu nasıl oluşur?TCK m.106’ya... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaCeza kanunu Madde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise... +Devamını oku
Seiten
- « erste Seite
- ‹ vorherige Seite
- …
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- 13
- 14
- 15
- 16