özel hayatın gizliliği

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 3 konu bulundu

Komşunun Kapınızı Görecek Şekilde Kamera Takması Suç mu? - TCK m.134, 136

Komşunun yalnızca kendi kapısını ve güvenliğini gözetmek amacıyla kamera takması her durumda suç değildir. Ancak kameranın doğrudan sizin daire kapınızı, eve giriş çıkışlarınızı, misafirlerinizi veya kapı açıldığında evinizin içini sürekli izlemesi ve kaydetmesi hukuka aykırı olabilir.

Olayın özelliklerine göre TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK m.135 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi ve görüntülerin başkalarıyla paylaşılması halinde TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma suçları gündeme gelebilir.

Komşunun Daire Kapısını Gösteren Kamera Takması Yasak mı?

Kameranın görüş alanında komşunun kapısının bulunması tek başına otomatik olarak suç oluştuğu anlamına gelmez. Kameranın kurulma amacı, açısı, kayıt yapıp yapmadığı ve komşunun özel hayatına ne ölçüde müdahale ettiği araştırılır.

Özellikle şu durumlarda hukuka aykırılık ihtimali artar:

  • Kameranın doğrudan komşunun kapısına çevrilmesi,
  • Eve giren ve çıkan herkesin sürekli kaydedilmesi,
  • Kapı açıldığında evin içinin görüntülenmesi,
  • Komşunun misafirlerinin kaydedilmesi,
  • Kameranın ses kaydı yapması,
  • Görüntülerin uzun süre saklanması,
  • Kayıtların başka kişilere gönderilmesi,
  • Kameranın güvenlik amacı dışında komşuyu takip etmek için kullanılması,
  • Komşunun günlük hayatının sürekli gözetim altında tutulması.

Kamera mümkün olduğunca yalnızca korunmak istenen alanı göstermeli ve komşuya ait gereksiz alanlar görüntüden çıkarılmalıdır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası

TCK m.134/1 uyarınca kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Özel hayatın gizliliği görüntü veya ses kaydı alınarak ihlal edilmişse verilecek ceza bir kat artırılır. Bu nedenle yalnızca anlık olarak görüntü izleyen bir sistem ile görüntüleri sürekli kaydeden bir sistem aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Kameranın komşunun kapısını sürekli kaydetmesi; eve hangi saatte geldiği, ne zaman çıktığı, kimlerle görüştüğü ve günlük alışkanlıkları gibi bilgilerin belirlenmesine imkân veriyorsa özel hayatın gizliliğinin ihlali gündeme gelebilir.

Kapı Açıldığında Evin İçinin Görülmesi Suç mu?

Kameranın konumu nedeniyle komşunun kapısı açıldığında evin içinin görüntülenmesi, özel hayatın gizliliğine daha ağır bir müdahale olarak değerlendirilebilir.

Evin içi, kişinin mahremiyet beklentisinin en yüksek olduğu alanlardan biridir. Güvenlik gerekçesi, komşunun evinin içinin görüntülenmesini ve kaydedilmesini kural olarak haklı hale getirmez.

Kameranın açısı değiştirilerek, görüntü maskeleme özelliği kullanılarak veya daha dar açılı bir cihaz takılarak komşunun kapısı ve evinin içi kayıt alanından çıkarılmalıdır.

Apartman Koridorunu Gösteren Kamera Suç mu?

Apartman koridorları, merdivenler, sahanlıklar, asansörler ve giriş bölümleri ortak alanlardır. Ortak alanlarda özel hayat beklentisi evin içi kadar yüksek olmasa da kişilerin sürekli ve sınırsız şekilde kaydedilebileceği anlamına gelmez.

Ortak alan kamerasının hukuka uygunluğu değerlendirilirken şu şartlara dikkat edilir:

  • Gerçek bir güvenlik ihtiyacının bulunması,
  • Kameranın yalnızca gerekli alanı görmesi,
  • Kayıt alanının ölçülü olması,
  • Ses kaydı yapılmaması,
  • Kayıtların gereğinden uzun saklanmaması,
  • Kayıtlara herkesin ulaşamaması,
  • Kamera kaydı yapıldığı konusunda bilgilendirme yapılması,
  • Görüntülerin güvenlik amacı dışında kullanılmaması,
  • Apartman yönetimi ve kat malikleriyle ilgili kurallara uyulması.

Kameranın bütün koridoru, komşuların daire kapılarını ve günlük hareketlerini ayrıntılı biçimde izlemesi ölçüsüz kabul edilebilir.

Güvenlik Amacıyla Kamera Takmak Suçu Ortadan Kaldırır mı?

Güvenlik amacı hukuken meşru bir amaç olabilir. Ancak “güvenlik için taktım” denilmesi her türlü kayıt işlemini otomatik olarak hukuka uygun hale getirmez.

Kamera kaydı belirli, açık ve meşru amaçla yapılmalı; bu amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmalıdır. Kişinin kendi kapısını veya özel mülkünü korumak için komşunun tüm giriş çıkışlarını kaydetmesi gerekli ve ölçülü görülmeyebilir.

Daha dar açılı bir kamera, görüntü maskeleme veya hareket alanının sınırlandırılmasıyla aynı güvenlik sağlanabiliyorsa komşunun kapısının tamamının kaydedilmesi hukuka aykırı bulunabilir.

Kameranın Ses Kaydetmesi Suç mu?

Güvenlik kameralarının ses kaydı yapması, görüntü kaydına göre daha ağır bir özel hayat müdahalesi oluşturabilir. Apartman koridorunda komşuların konuşmalarının kaydedilmesi olayın özelliklerine göre:

  • TCK m.133 kapsamında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması,
  • TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğinin ihlali

suçlarını gündeme getirebilir.

Güvenlik için görüntü alınmasının gerekli olduğu durumlarda bile ses kaydının ayrıca zorunlu ve ölçülü olması gerekir. Apartman güvenliği amacıyla ses kaydı yapılması çoğu durumda gerekli kabul edilmeyebilir.

Kamera Görüntüsü Kişisel Veri Sayılır mı?

Kimliği belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait görüntü, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel veri niteliğindedir.

Kamerayla şu bilgilerin belirlenebilmesi mümkündür:

  • Kişinin yüzü ve fiziksel görünümü,
  • Eve giriş ve çıkış saatleri,
  • Birlikte bulunduğu kişiler,
  • Ziyaretçileri,
  • Günlük alışkanlıkları,
  • Evde bulunup bulunmadığı,
  • Sağlık veya özel hayatına ilişkin bazı bilgiler.

Bu nedenle güvenlik kamerasıyla görüntü alınması bir kişisel veri işleme faaliyeti oluşturabilir.

Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Kaydedilmesi

Komşunun görüntülerinin hukuki bir sebep olmadan ve ölçüsüz şekilde kaydedilmesi TCK m.135 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi suçunu gündeme getirebilir.

TCK m.135/1 uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Kamera kaydının TCK m.134 kapsamındaki özel hayatın gizliliği suçu mu, TCK m.135 kapsamındaki kişisel veri kaydetme suçu mu oluşturacağı somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Aynı olay bakımından uygulanacak hüküm, kayıtların içeriği ve korunmak istenen hukuki değer dikkate alınarak mahkeme tarafından tespit edilir.

Görüntüleri Başkalarıyla Paylaşmanın Cezası

Komşunun kamera görüntülerini apartman grubunda, WhatsApp üzerinden, sosyal medyada veya başka kişilerle paylaşmak ayrı bir suç oluşturabilir.

TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak:

  • Başkasına veren,
  • Yayan,
  • Ele geçiren

kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kameranın güvenlik amacıyla kurulmuş olması, kayıtların apartman sakinleri arasında serbestçe paylaşılabileceği anlamına gelmez. Kayıtlara yalnızca yetkili kişiler ulaşmalı ve görüntüler yalnızca gerekli hukuki amaçla kullanılmalıdır.

Komşu Kamera Görüntüsünü Apartman Grubuna Atabilir mi?

Komşunun görüntüsünü “bakın eve kim gelmiş” veya “şu saatte eve girdi” gibi ifadelerle apartman WhatsApp grubunda paylaşmak hukuka aykırı veri paylaşımı olarak değerlendirilebilir.

Paylaşılan görüntünün ayrıca küçük düşürücü bir açıklamayla yayımlanması halinde olayın özelliklerine göre hakaret veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçları da gündeme gelebilir.

Bir hırsızlık, saldırı veya mala zarar verme olayı yaşanmışsa ilgili görüntünün kolluk birimlerine ya da savcılığa teslim edilmesi ile herkesin bulunduğu bir grupta paylaşılması aynı değildir.

Kameranın Kayıt Yapmadan Canlı Görüntü Vermesi Suç mu?

Kameranın kayıt yapmaması, hukuki değerlendirmede önemlidir ancak tek başına her türlü sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Sürekli canlı izleme yoluyla komşunun özel hayatının gözetlenmesi de özel hayatın gizliliğine müdahale oluşturabilir. Bununla birlikte görüntülerin kaydedilmesi, saklanması ve sonradan izlenebilmesi müdahalenin ağırlığını artırır.

Cihazın teknik özellikleri incelenerek kayıt yapıp yapmadığı, görüntülerin hafıza kartına veya internet üzerindeki bir sisteme gönderilip gönderilmediği belirlenebilir.

Kamera Olduğunu Belirten Uyarı Yazısı Yeterli mi?

“Kamera ile izlenmektedir” yazısı kullanılması bilgilendirme bakımından önemlidir. Ancak yalnızca uyarı levhası asılması hukuka aykırı ve ölçüsüz kaydı hukuka uygun hale getirmez.

Kamera:

  • Komşunun evinin içini gösteriyorsa,
  • Gereğinden geniş bir alanı kaydediyorsa,
  • Ses kaydı yapıyorsa,
  • Görüntüler süresiz saklanıyorsa,
  • Kayıtlar yetkisiz kişilerle paylaşılıyorsa

uyarı levhası bulunmasına rağmen hukuka aykırılık ortaya çıkabilir.

Apartman Yönetiminin Kararı Kamerayı Hukuka Uygun Hale Getirir mi?

Apartman yönetimi veya kat malikleri kurulu, ortak alanların güvenliği için kamera sistemi kurulmasına karar verebilir. Ancak alınan karar, komşuların özel hayatına sınırsız müdahale hakkı vermez.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre kat malikleri birbirlerinin haklarını ihlal etmemek, ortak alanları kullanırken doğruluk kurallarına uymak ve yönetim planına uygun davranmak zorundadır.

Ortak alana fiziksel tesis kurulması bakımından Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19. maddesindeki yazılı rıza hükümleri de gündeme gelebilir. Bunun yanında kamera sistemine ilişkin işlemler kat malikleri kurulu kararlarına, yönetim planına ve kişisel verilerin korunması kurallarına uygun olmalıdır.

Kat malikleri kurulunun karar vermesi, kapı açıldığında evin içinin görüntülenmesini veya ses kaydı yapılmasını tek başına hukuka uygun hale getirmez.

Komşunun Kendi Kapısına Taktığı Akıllı Zil Kamerası Suç mu?

Akıllı zil veya kapı kamerası kullanılması tek başına suç değildir. Değerlendirmede kameranın hangi alanı gördüğü önemlidir.

Kamera yalnızca kapının hemen önündeki sınırlı alanı gösteriyor ve güvenlik amacıyla ölçülü kayıt yapıyorsa hukuka uygun kabul edilebilir. Buna karşılık karşı komşunun kapısını, içeriğini, misafirlerini ve günlük hareketlerini sürekli kaydediyorsa hukuka aykırılık gündeme gelebilir.

Akıllı zil kamerasının hareket algılandığında kayıt yapması, bulut sistemine görüntü göndermesi veya ses kaydetmesi ayrıca değerlendirilmelidir.

Kiracı Kamera Takabilir mi?

Kiracı da kendi güvenliği için kamera kullanmak isteyebilir. Ancak kiracı olmak, apartmanın ortak alanına izinsiz tesis kurma veya komşuları sürekli kaydetme hakkı vermez.

Kameranın ortak duvara, koridora veya binanın ortak tesisatına yerleştirilmesi halinde Kat Mülkiyeti Kanunu, yönetim planı ve kat malikleri kurulu kararları önem taşır. Ayrıca ev sahibinin izin vermesi, komşuların özel hayatının ölçüsüz biçimde kaydedilmesini hukuka uygun hale getirmez.

Kamera Nedeniyle Nereye Şikâyet Edilir?

Komşunun kamerasının hukuka aykırı şekilde kayıt yaptığı düşünülüyorsa şu yollar değerlendirilebilir:

  • Kamera açısının düzeltilmesi için komşuya yazılı bildirim yapılması,
  • Apartman veya site yönetimine yazılı başvuruda bulunulması,
  • Kat malikleri kurulunda konunun görüşülmesinin istenmesi,
  • Kolluk birimlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulması,
  • Kişisel verilerin korunmasına ilişkin şartları varsa veri sorumlusuna başvuru yapılması,
  • Kişilik haklarının korunması ve müdahalenin durdurulması için hukuk mahkemesinde dava açılması,
  • Ortak alandaki hukuka aykırı tesis yönünden sulh hukuk mahkemesine başvurulması.

Başvurulacak yol, kameranın kim tarafından ve nereye takıldığına, kayıtların nasıl kullanıldığına ve apartman yönetiminin kararına göre değişebilir.

Kamera Nasıl İspatlanır?

Şikâyet sırasında şu deliller kullanılabilir:

  • Kameranın yerini ve yönünü gösteren fotoğraflar,
  • Kamera modelinin teknik özellikleri,
  • Görüş açısını gösteren görüntüler,
  • Komşunun kayıt yaptığını belirttiği mesajlar,
  • Apartman yönetimine verilen dilekçeler,
  • Kat malikleri kurulu kararları,
  • Paylaşılan kamera kayıtları,
  • WhatsApp yazışmaları,
  • Tanık anlatımları,
  • Gerektiğinde bilirkişi incelemesi.

Kameranın yalnızca dışarıdan görünen konumu, her zaman kayıt alanını kesin olarak göstermeyebilir. Teknik inceleme sonucunda cihazın kayıt yapıp yapmadığı, ses özelliğinin bulunup bulunmadığı ve görüntülerin nerede saklandığı belirlenebilir.

Komşunun Kamerası Zorla Sökülebilir mi?

Kameranın hukuka aykırı olduğu düşünülse bile cihaz zorla sökülmemeli, kırılmamalı veya kabloları kesilmemelidir. Böyle bir davranış mala zarar verme suçuna ve tazminat sorumluluğuna neden olabilir.

Kameranın kaldırılması veya açısının değiştirilmesi için yönetim, savcılık ve mahkeme yollarına başvurulmalıdır. Delil niteliğindeki kamera veya kayıt cihazı hakkında gerekli el koyma işlemleri yetkili makamlar tarafından yapılabilir.

Suçlar Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.

TCK m.135 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi ve TCK m.136 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi suçları ise şikâyete bağlı değildir. Savcılık bu suçlarla ilgili şartların bulunması halinde kendiliğinden soruşturma yapabilir.

Hangi suçun oluştuğu soruşturma sonucunda belirleneceğinden başvurunun geciktirilmemesi önemlidir.

Kamera Kayıtları Ne Kadar Süre Saklanabilir?

Kanunda her kamera sistemi için geçerli tek bir saklama süresi belirlenmemiştir. Kayıtlar yalnızca güvenlik amacı için gerekli olan makul süre boyunca saklanmalıdır.

Gereğinden uzun süre görüntü saklanması ölçülülük ilkesine aykırı olabilir. Herhangi bir olay meydana gelmişse yalnızca olayla ilgili kayıt, soruşturma veya dava süresince korunabilir. Diğer gereksiz kayıtların silinmesi gerekir.

Kayıtların saklandığı cihaz ve internet sistemleri yetkisiz erişime karşı korunmalıdır.

Komşunun kendi güvenliğini sağlamak için kamera takması tek başına suç değildir. Ancak kameranın doğrudan sizin kapınızı, eve giriş çıkışlarınızı, misafirlerinizi veya kapı açıldığında evinizin içini sürekli kaydetmesi hukuka aykırı olabilir.

Bu durumda TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK m.135 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi ve görüntülerin paylaşılması halinde TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı verme veya yayma suçları gündeme gelebilir.

Hukuki değerlendirmede kameranın açısı, güvenlik ihtiyacı, kayıt ve ses özelliği, saklama süresi, görüntülere kimlerin eriştiği ve kayıtların paylaşılıp paylaşılmadığı birlikte incelenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Her olay, kamera sisteminin teknik özellikleri, görüş alanı, kayıtların içeriği ve apartmanın yönetim kararları dikkate alınarak ayrı değerlendirilir.

Özel Mesajların Ekran Görüntüsünü Paylaşmak Suç mu? — TCK m.132, 134

WhatsApp, Instagram, Facebook, X veya başka bir uygulamadaki özel mesajların ekran görüntüsünü izinsiz paylaşmak, paylaşımın içeriğine ve yapıldığı ortama göre suç oluşturabilir. Ancak özel bir yazışmanın ekran görüntüsünü almak veya paylaşmak her durumda otomatik olarak suç değildir.

Değerlendirmede; paylaşımı kimin yaptığı, mesajın herkese açık hâle getirilip getirilmediği, paylaşım için rıza bulunup bulunmadığı ve yazışmanın özel hayata ilişkin görüntü veya ses içerip içermediği dikkate alınır.

Özel Mesajı Sosyal Medyada Paylaşmanın Cezası

TCK m.132/3 uyarınca kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini, diğer tarafın rızası olmadan hukuka aykırı şekilde alenen ifşa eden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Örneğin iki kişi arasındaki özel mesajların;

  • Herkese açık sosyal medya hesabında yayımlanması,
  • Çok sayıda kişinin bulunduğu açık bir grupta paylaşılması,
  • İnternet sitesinde yayımlanması,
  • Başkalarının görebileceği şekilde hikâye veya durum bölümüne eklenmesi,
  • Belirsiz sayıdaki kişilere gönderilmesi

şartları oluştuğunda haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.

Kanunda bu suç bakımından doğrudan adli para cezası seçeneği düzenlenmemiştir.

Mesajın Tarafı Ekran Görüntüsü Alabilir mi?

Kişinin tarafı olduğu bir yazışmanın ekran görüntüsünü alması tek başına her durumda TCK m.132 kapsamında suç sayılmaz. TCK m.132/3 bakımından cezalandırılan temel davranış, kişinin kendisiyle yapılan haberleşmeyi diğer tarafın rızası olmadan hukuka aykırı biçimde alenen ifşa etmesidir.

Bu nedenle özel konuşmanın tarafı olan kişinin yalnızca ekran görüntüsü almasıyla, bu görüntüyü sosyal medyada yayımlaması aynı şekilde değerlendirilmez.

Ancak ekran görüntüsünde özel hayata ilişkin mahrem fotoğraf veya ses kaydı bulunuyorsa, yalnızca kaydetme eylemi de olayın özelliklerine göre TCK m.134 kapsamında değerlendirilebilir.

Başkasının Mesajlarını Ele Geçirip Paylaşmanın Cezası

Yazışmanın tarafı olmayan bir kişinin başkaları arasındaki özel mesajları okuması veya ele geçirmesi TCK m.132/1 kapsamında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.

Bu suçun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

Gizlilik ihlali, haberleşme içeriğinin kaydedilmesi veya kopyalanması suretiyle gerçekleştirilirse verilecek ceza bir kat artırılır.

Başkasının haberleşme içeriğini hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi hakkında ise TCK m.132/2 gereğince iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Örneğin bir kişinin;

  • Başkasının açık kalan telefonundaki mesajları çekmesi,
  • Eşinin veya sevgilisinin hesabına izinsiz girmesi,
  • Başkasının yazışmalarını kendi telefonuna göndermesi,
  • Casus yazılım kullanarak mesajları ele geçirmesi,
  • Ele geçirdiği yazışmaları yayımlaması

birden fazla suçun oluşmasına neden olabilir.

Hesaba veya telefona izinsiz girilmesi hâlinde TCK m.243’te düzenlenen bilişim sistemine girme suçu da ayrıca gündeme gelebilir.

Mesajı Tek Kişiye Göndermek Suç mu?

TCK m.132/3’te, yazışmanın tarafının cezalandırılabilmesi için haberleşme içeriğinin “alenen” ifşa edilmesi aranır. Bu nedenle ekran görüntüsünün yalnızca belirli bir kişiye gönderilmesi her durumda TCK m.132/3 kapsamında suç oluşturmaz.

Aleniyet; paylaşımın belirsiz sayıdaki kişiler tarafından görülme, duyulma veya öğrenilme ihtimalinin bulunmasını ifade eder. Paylaşımın kaç kişiye yapıldığı, grubun kapalı olup olmadığı ve içeriğin kimlere ulaşabildiği birlikte değerlendirilir.

Bununla birlikte tek kişiye gönderilen ekran görüntüsü;

  • Mahrem fotoğraf veya video içeriyorsa,
  • Özel hayata ilişkin bir ses kaydı içeriyorsa,
  • Kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılmasına neden oluyorsa

TCK m.134 veya TCK m.136 kapsamında başka bir suç oluşturabilir.

Kapalı WhatsApp Grubunda Paylaşmak Suç mu?

Kapalı bir WhatsApp grubunda paylaşım yapılması her durumda aleni ifşa sayılmaz. Grubun üye sayısı, üyelerin belirli olup olmadığı, gruba katılımın sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı ve mesajın grup dışına yayılma biçimi değerlendirilir.

Sınırlı ve belirli kişilerden oluşan küçük bir grupta TCK m.132/3 bakımından aleniyet şartı oluşmayabilir. Ancak paylaşımda mahrem görüntüler, kişisel veriler veya özel hayata ilişkin ses kayıtları bulunuyorsa başka suç hükümleri uygulanabilir.

Grubun çok geniş olması veya paylaşılan içeriğin belirsiz sayıdaki kişilere ulaşabilecek biçimde yayımlanması durumunda aleniyet şartı gerçekleşebilir.

Mahrem Fotoğraf İçeren Mesajı Paylaşmanın Cezası

Mesaj ekran görüntüsünde kişinin özel hayatına ilişkin fotoğraf, video veya ses kaydı bulunuyorsa TCK m.134 uygulanabilir.

TCK m.134/2 uyarınca özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Görüntünün;

  • Eski sevgili tarafından gönderilmiş olması,
  • İlişki sırasında rızayla çekilmiş olması,
  • Kişinin görüntüyü kendi isteğiyle paylaşmış olması,
  • Görüntünün yalnızca gönderen kişinin telefonunda bulunması

üçüncü kişilere yayılmasına izin verildiği anlamına gelmez.

Mahrem görüntünün içerik sahibinin rızası olmadan başka bir kişiye gönderilmesi dahi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.

Yazışmada Telefon Numarası ve Adres Varsa Ne Olur?

Ekran görüntüsünde kişinin;

  • Telefon numarası,
  • Ev veya iş adresi,
  • Kimlik bilgileri,
  • Sağlık bilgileri,
  • Banka bilgileri,
  • Konum bilgisi,
  • Özel yaşamına ilişkin bilgiler

bulunuyorsa TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu gündeme gelebilir.

TCK m.136 uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Hangi suç maddesinin uygulanacağı, paylaşılan içeriğin haberleşme içeriği mi, özel hayat görüntüsü mü yoksa kişisel veri mi olduğuna göre belirlenir. Aynı davranışın birden fazla suç maddesiyle bağlantılı olması durumunda hukuki değerlendirme somut olay üzerinden yapılır.

İsim ve Fotoğraf Gizlenirse Suç Oluşur mu?

Paylaşım yapılan kişinin adı ve profil fotoğrafının kapatılması suçun hiçbir şekilde oluşmayacağı anlamına gelmez. Mesajın içeriği, konuşmanın bağlamı, kullanıcı adı, telefon numarası, olayın anlatılış biçimi veya tarafların ortak çevresi üzerinden kişinin kim olduğu anlaşılabilir.

Kişinin kimliğini belirlemeye yarayan bütün bilgiler tamamen çıkarılmış ve paylaşım herhangi bir kişiyle ilişkilendirilemez hâle getirilmişse değerlendirme değişebilir. Ancak yalnızca profil fotoğrafını kapatmak veya ismin bir bölümünü gizlemek her zaman yeterli değildir.

İfşa Hesabından Mesaj Paylaşmak Suç mu?

“İfşa”, “itiraf” veya “dedikodu” adıyla açılmış sosyal medya hesaplarında özel yazışmaların yayımlanması da hukuka uygun değildir.

Mesajı hesaba gönderen kişi ile içeriği yayımlayan hesap yöneticisi, kendi eylemleri bakımından ayrı ayrı sorumlu olabilir. Hesabın anonim olması sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Soruşturma sırasında hesabın telefon, e-posta, IP ve giriş bilgileri araştırılarak kullanıcı tespit edilmeye çalışılabilir.

Aldatmayı Kanıtlamak İçin Mesaj Paylaşılabilir mi?

Bir yazışmanın mahkemeye, Cumhuriyet savcılığına veya yetkili kuruma delil olarak sunulmasıyla sosyal medyada yayımlanması aynı değildir.

Hukuki bir hakkın kullanılması ve delilin yetkili makama sunulması kapsamında yapılan sınırlı açıklamalar, somut olayın özelliklerine göre hukuka uygun kabul edilebilir. Ancak “delil göstermek” gerekçesiyle özel mesajların herkese açık biçimde yayımlanması hukuka uygun hâle gelmez.

Örneğin boşanma davasına sunulabilecek bir yazışmanın ayrıca sosyal medyada yayımlanması, haberleşmenin veya özel hayatın gizliliğini ihlal edebilir.

Delilin nasıl elde edildiği de önemlidir. Başkasının telefonuna veya hesabına şifre kırarak girilmesi, delilin mahkemeye sunulacak olması nedeniyle otomatik olarak hukuka uygun kabul edilmez.

Tehdit veya Hakareti İspatlamak İçin Ekran Görüntüsü Alınabilir mi?

Kişiye mesaj yoluyla hakaret, tehdit, şantaj veya başka bir suç yöneltilmişse ekran görüntüsü alınarak yetkili makamlara sunulabilir.

Mesajın kaybolma ihtimali ve başka şekilde delil elde etme imkânının bulunmaması değerlendirmede önem taşır. Ancak suç delilinin korunmasıyla mesajların sosyal medyada yayımlanması birbirinden farklıdır.

Delil niteliğindeki mesajların;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis veya jandarma birimine,
  • Görevli mahkemeye

sunulması mümkündür. Mesajın yetkili makamlar yerine herkese açık şekilde paylaşılması ayrıca suç oluşturabilir.

İş Yerindeki Yazışmaları Paylaşmak Suç mu?

İş arkadaşları veya çalışan ile işveren arasındaki özel mesajların sosyal medyada yayımlanması da TCK m.132 kapsamında değerlendirilebilir.

Mesajların iş ilişkisiyle ilgili olması, yazışmaların otomatik olarak herkese açık olduğu anlamına gelmez. Yazışmanın tarafları, gönderildiği grup, mesajın gizlilik niteliği ve paylaşım amacı birlikte değerlendirilir.

Ticari sır, müşteri bilgileri veya kişisel verilerin paylaşılması durumunda başka suçlar ve hukuki sorumluluklar da gündeme gelebilir.

Silinen Mesajların Ekran Görüntüsü Delil Olur mu?

CMK m.217 uyarınca suç, hukuka uygun şekilde elde edilen her türlü delille ispatlanabilir. Bu nedenle ekran görüntüleri soruşturma ve yargılamada delil olarak değerlendirilebilir.

Ekran görüntüsü alınırken mümkünse şu bilgiler korunmalıdır:

  • Gönderen hesabın kullanıcı adı,
  • Mesajın tarih ve saati,
  • Konuşmanın tamamı,
  • Önceki ve sonraki mesajlar,
  • Hesabın profil bilgileri,
  • Mesajın gönderildiği uygulama.

Kırpılmış veya üzerinde değişiklik yapılmış görüntüler içeriğin doğruluğu konusunda tartışma doğurabilir. Mesajların orijinal cihazda korunması ve gerektiğinde cihaz incelemesi yapılabilmesi önemlidir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

TCK m.139 uyarınca haberleşmenin gizliliğini ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları şikâyete bağlıdır.

TCK m.73 gereğince şikâyet süresi, mağdurun hem paylaşımı hem de paylaşımı yapan kişiyi öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Şikâyet;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine veya
  • Jandarma birimine

yapılabilir.

Şüphelinin kimliği bilinmiyorsa faili meçhul kişi hakkında şikâyette bulunulabilir. Hesabın anonim olması şikâyete engel değildir.

Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.132 ve m.134 kapsamındaki suçlar, kanuni şartların bulunması hâlinde uzlaştırmaya tabidir. Soruşturma sırasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir.

Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma kaldığı yerden devam eder. Paylaşımın yanında kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması, bilişim sistemine girme veya başka bir suç bulunması hâlinde her suçun uzlaştırma kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.

Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Özel mesajların hukuka aykırı biçimde yayımlanması kişilik haklarını ihlal edebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri kapsamında saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.

Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi de mümkündür. Ceza soruşturması ve tazminat davası birbirinden ayrı hukuki süreçlerdir.

Her olay; yazışmanın içeriği, paylaşımın yapıldığı ortam, içeriğe ulaşan kişiler, tarafların rızası ve paylaşım amacı dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

Fotoğraf veya Mesajla Şantaj Yapmanın Cezası Nedir? — TCK m.107

Fotoğraf veya Mesajla Şantaj Yapmanın Cezası Nedir?

Bir kişinin özel fotoğraflarını, videolarını veya mesajlarını yayımlamakla tehdit ederek ondan para, menfaat ya da belirli bir davranış talep etmek şantaj suçunu oluşturabilir. Şantaj suçunun oluşması için mağdurun istenen parayı ödemesi veya talep edilen davranışı gerçekleştirmesi şart değildir.

Şantaj suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenmiştir.

Şantaj suçu nasıl oluşur?

TCK m.107’de şantaj suçunun iki farklı işleniş biçimi bulunmaktadır.

Birinci durumda kişi, yapmaya hakkı olan veya yapmakla yükümlü olduğu bir şeyden söz ederek karşısındaki kişiyi:

  • Kanuna aykırı bir davranışta bulunmaya,
  • Yapmakla yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya,
  • Bir davranışı yapmamaya,
  • Kendisine veya başkasına haksız çıkar sağlamaya

zorlamaktadır.

İkinci durumda ise fail, kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlamak amacıyla mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bazı konuları açıklamakla ya da mağdura bu tür konular isnat etmekle tehdit etmektedir.

Fotoğrafla şantaj yapmak suç mu?

Bir kişiye ait özel veya mahrem fotoğrafların;

  1. Ailesine gönderileceğinin,
  2. Arkadaşlarına gösterileceğinin,
  3. İş yerine ulaştırılacağının,
  4. Sosyal medyada yayımlanacağının,
  5. İnternet sitelerinde paylaşılacağının

söylenmesi ve bunun karşılığında para veya başka bir yarar istenmesi TCK m.107/2 kapsamında şantaj suçunu gündeme getirebilir.

Fotoğrafların gerçekten yayımlanması şart değildir. Fotoğrafları açıklama tehdidinin mağduru belirli bir davranışa zorlamak veya fail lehine yarar sağlamak amacıyla kullanılması suçun değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

Özel mesajları yayımlamakla tehdit etmek şantaj mıdır?

WhatsApp, Instagram, Facebook, X, SMS veya e-posta yoluyla yapılan özel yazışmaları yayımlamakla tehdit ederek kişiden para ya da başka bir menfaat istemek şantaj suçunu oluşturabilir.

Örneğin;

  • “Para göndermezsen mesajlarını ailene yollarım.”
  • “Benimle görüşmezsen yazışmalarımızı yayımlarım.”
  • “İstediğimi yapmazsan fotoğraflarını iş yerine gönderirim.”
  • “Şikâyetini geri çekmezsen özel konuşmaları açıklarım.”

gibi ifadeler, konuşmanın bütünü ve failin amacı dikkate alınarak TCK m.107 kapsamında değerlendirilebilir.

Şantaj suçunun cezası nedir?

TCK m.107’ye göre şantaj suçunun cezası:

Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Kanunda hapis cezası ile adli para cezası birlikte öngörülmüştür. Bu nedenle madde metnindeki adli para cezası, hapis cezasına alternatif değil, hapis cezasıyla birlikte uygulanabilecek bir yaptırımdır.

Adli para cezasının toplam miktarı, TCK m.52’de düzenlenen gün sayısı ve bir gün karşılığında belirlenecek miktar üzerinden hesaplanır.

Şantaj yapan kişinin istediğini elde etmesi gerekir mi?

Şantaj yapan kişinin istediği parayı veya menfaati elde etmesi suçun oluşması için zorunlu değildir. Failin fotoğraf, video veya mesajları açıklama tehdidini mağduru zorlamak ya da kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla kullanması yeterli olabilir.

Mağdurun korkmayarak talebi reddetmesi, para göndermemesi veya görüşmeye gitmemesi tek başına cezai değerlendirmeyi ortadan kaldırmaz.

Fotoğraf daha önce rızayla gönderilmişse şantaj oluşur mu?

Bir fotoğrafın veya videonun daha önce kişinin rızasıyla gönderilmiş olması, alıcının bu görüntüyü daha sonra şantaj amacıyla kullanabileceği ya da başkalarıyla paylaşabileceği anlamına gelmez.

Fotoğrafın belirli bir kişiye özel olarak gönderilmesine verilen rıza ile görüntünün aileye, arkadaşlara, iş yerine veya sosyal medyaya gönderilmesine verilen rıza aynı değildir.

Özel fotoğrafı elinde bulunduran kişinin bunu açıklamakla tehdit ederek yarar sağlamaya çalışması TCK m.107’yi; görüntüyü hukuka aykırı şekilde yayımlaması ise TCK m.134’ü gündeme getirebilir.

Şantaj amacıyla fotoğraf yayımlanırsa başka suç oluşur mu?

Şantaj yapan kişi tehdidini gerçekleştirerek özel fotoğraf veya videoları yayımlarsa, şantaj suçunun yanında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da oluşabilir.

TCK m.134/2’ye göre kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı şekilde ifşa eden kişi:

İki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması durumunda da aynı ceza uygulanır.

Özel WhatsApp mesajlarının veya diğer kişisel yazışmaların açıklanması durumunda TCK m.132’de düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu da ayrıca gündeme gelebilir.

Hesabı ele geçirerek fotoğraf veya mesajlara ulaşılması

Fail, mağdurun sosyal medya, e-posta veya bulut hesabına izinsiz girerek fotoğraf ve mesajları ele geçirmişse TCK m.243’te düzenlenen bilişim sistemine girme suçu değerlendirilebilir.

Hesaptaki verilerin silinmesi, değiştirilmesi, erişilemez hâle getirilmesi veya başka yere gönderilmesi durumunda TCK m.244 hükümleri de gündeme gelebilir.

Fotoğraf veya mesajların hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ile bunların şantaj amacıyla kullanılması, olayın özelliklerine göre farklı suçların birlikte değerlendirilmesine neden olabilir.

Şantaj ile tehdit arasındaki fark nedir?

Tehdit suçunda mağdura gelecekte bir kötülük yapılacağı bildirilir. Şantaj suçunda ise tehdit, mağduru belirli bir davranışa zorlamak veya fail lehine yarar sağlamak amacıyla kullanılır.

“Fotoğraflarını yayımlarım” şeklindeki bir sözün tek başına mı söylendiği, yoksa karşılığında para, ilişkiye devam etme, şikâyetten vazgeçme veya başka bir yarar mı istendiği önemlidir.

Yarar sağlama veya mağduru yükümlü olmadığı bir davranışa zorlama amacı bulunmadığında olayın TCK m.106 kapsamındaki tehdit ya da başka suçlar yönünden değerlendirilmesi gerekebilir.

Para vermeye zorlamak her zaman şantaj mıdır?

Talep edilen menfaatin türü ve kullanılan tehdidin içeriği suçun hukuki niteliğini değiştirebilir.

Bir kişiyi hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırıyla tehdit ederek mal vermeye veya para göndermeye zorlamak, TCK m.148’de düzenlenen yağma suçunu gündeme getirebilir.

Buna karşılık kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek özel fotoğraf, video ya da mesajları açıklama tehdidiyle yarar sağlanmaya çalışılması TCK m.107/2 kapsamında değerlendirilebilir.

İnternet ve sosyal medya üzerinden şantaj

Şantaj suçu;

  • WhatsApp mesajıyla,
  • Instagram veya Facebook üzerinden,
  • X özel mesajıyla,
  • E-posta yoluyla,
  • Görüntülü konuşmada,
  • Sahte veya anonim hesap kullanılarak

işlenebilir.

Şantaj yapan kişinin sahte hesap veya yabancı telefon numarası kullanması suçun oluşmasını engellemez. Cumhuriyet savcısı, CMK m.160 ve m.161 kapsamında maddi gerçeğin araştırılması amacıyla soruşturma işlemleri yapabilir.

Şantaj suçu şikâyete bağlı mıdır?

TCK m.107’de şantaj suçunun soruşturulması için şikâyet şartı öngörülmemiştir. Bu nedenle şantaj suçu, Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulabilir.

Mağdurun daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi de kamu adına yürütülen soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez. Bununla birlikte olayın ve delillerin gecikmeden bildirilmesi, dijital verilerin korunması bakımından önem taşır.

Şantaj suçu nereye bildirilir?

Şantaja maruz kalan kişi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesi uyarınca:

  • Cumhuriyet Başsavcılığına,
  • Polis veya jandarma birimlerine

ihbar veya şikâyette bulunabilir.

Başvuruda şantaj yapan hesabın kullanıcı adı, telefon numarası, talep edilen para veya menfaat, gönderilen mesajlar, fotoğraf ya da videoları açıklama tehdidi ve varsa ödeme bilgileri açıkça belirtilmelidir.

Şantaj suçunda hangi deliller kullanılabilir?

Şantaj soruşturmasında olayın özelliklerine göre şu bilgiler delil olarak değerlendirilebilir:

  • WhatsApp ve sosyal medya mesajları,
  • E-postalar,
  • Sesli mesajlar,
  • Gönderilen fotoğraf veya videolar,
  • Kullanıcı adı ve profil bilgileri,
  • Telefon numaraları,
  • Paylaşım bağlantıları,
  • Para talep edilen IBAN veya ödeme hesabı,
  • Banka hareketleri ve para transferleri,
  • Arama kayıtları,
  • Tanık anlatımları,
  • Hukuka uygun şekilde elde edilen dijital inceleme verileri.

Mesajların tamamının, tarih ve saat bilgilerinin, profil adının ve telefon numarasının görünür şekilde saklanması önemlidir. Deliller korunmadan yazışmaların veya hesabın silinmesi, olayın ispatını güçleştirebilir.

Bununla birlikte delil elde etmek amacıyla başkasının telefonuna veya hesabına izinsiz girmek de ayrı bir suç oluşturabilir. Delillerin hukuka uygun şekilde korunması gerekir.

Şantaj suçu uzlaştırmaya tabi midir?

Şantaj suçu, CMK m.253’te uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılmamıştır. Ayrıca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bir suç değildir. Bu nedenle TCK m.107 kapsamındaki şantaj suçu uzlaştırmaya tabi değildir.

Özel fotoğraf, video veya mesajları açıklamakla tehdit ederek para ya da başka bir yarar istemek TCK m.107 kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir. Görüntülerin yayımlanması, hesapların izinsiz ele geçirilmesi veya mağdurun başka biçimlerde tehdit edilmesi hâlinde olayda birden fazla suç hükmü birlikte uygulanabilir.

İçerik Yayınlanma Tarihi: