Alacaklı Kişinin Borçluyu Tehdit Etmesi Suç mu? — TCK m.106–107

Bir kişinin gerçekten alacaklı olması, borçluyu tehdit etme, dövme, korkutma veya özel bilgilerini açıklamakla baskı altına alma hakkı vermez. Alacak yalnızca icra takibi, dava ve diğer yasal yollarla tahsil edilebilir.
“Borcunu ödemezsen seni öldürürüm”, “evine gelirim”, “ailene zarar veririm” veya “özel görüntülerini yayımlarım” gibi ifadeler olayın özelliklerine göre TCK m.106 kapsamında tehdit ya da TCK m.107 kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir.
Borçluyu Tehdit Etmenin Cezası Nedir?
TCK m.106/1 uyarınca bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştirileceğinden söz edilerek tehdit edilmesi halinde:
- Altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Örneğin alacaklının borçluya şu sözleri söylemesi tehdit suçunu gündeme getirebilir:
- “Parayı ödemezsen seni öldürürüm.”
- “Seni sakat bırakırım.”
- “Çıkışta seni dövdüreceğim.”
- “Ailene zarar veririm.”
- “Evine gelip seni vuracağım.”
- “Çocuklarına zarar veririm.”
Tehdidin borcun tahsili amacıyla yapılması eylemi hukuka uygun hale getirmez.
Malvarlığına Zarar Verme Tehdidinin Cezası
Alacaklının “borcunu ödemezsen arabanı yakarım”, “dükkânını dağıtırım” veya “evinin camlarını kırarım” şeklinde malvarlığına yönelik tehditte bulunması da suç oluşturabilir.
TCK m.106/1 uyarınca kişinin malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından veya kendisine başka bir kötülük yapılacağından söz edilerek tehdit edilmesi halinde, mağdurun şikâyeti üzerine:
- İki aydan altı aya kadar hapis,
- Veya adli para cezası
verilebilir.
Malvarlığına veya diğer kötülüklere yönelik tehditlerde şikâyet şartı bulunduğundan, borçlunun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir.
“Borcunu Ödemezsen İcra Başlatırım” Demek Suç mu?
Gerçek bir alacak için “borcunu ödemezsen icra takibi başlatacağım” veya “mahkemeye başvuracağım” demek kural olarak tehdit suçu değildir.
Alacaklının kullanabileceği yasal yollar arasında şunlar bulunur:
- İcra takibi başlatmak,
- Alacak davası açmak,
- İhtiyati haciz talep etmek,
- Elindeki çek veya senedi yasal yollarla takibe koymak,
- Mahkeme kararının icrasını istemek.
Bu yollara başvurulacağının ölçülü ve gerçeğe uygun şekilde bildirilmesi hukuka aykırı tehdit sayılmaz. Ancak yasal hakkın sınırı aşılır ve borçlunun hayatına, vücut bütünlüğüne, ailesine veya özel hayatına yönelik baskı kurulursa suç oluşabilir.
“Evine Haciz Getiririm” Demek Tehdit mi?
Gerçek ve vadesi gelmiş bir alacak nedeniyle yasal icra takibi yapılacağının söylenmesi suç değildir. Haciz işlemleri yalnızca icra müdürlüğü aracılığıyla ve kanuni şartlara uygun biçimde gerçekleştirilebilir.
Buna karşılık alacaklının:
- “Adamlarımla gelip eşyalarını alırım.”
- “Kapını kırıp mallarını götürürüm.”
- “Polissiz, icrasız evine girerim.”
- “Arabanı zorla alırım.”
şeklindeki sözleri hukuka uygun alacak takibi değildir. Bu sözler tehdit; eylemin gerçekleştirilmesi ise konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, yağma veya mala zarar verme gibi başka suçları gündeme getirebilir.
Gerçek Bir Alacak İçin Tehdit Etmek Suç Sayılır mı?
Alacağın gerçekten mevcut olması, tehdidi suç olmaktan çıkarmaz. TCK m.150/1’e göre kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla cebir veya tehdit kullanması halinde olay yağma olarak değil, tehdit veya kasten yaralama hükümlerine göre değerlendirilir.
Örneğin alacaklının borçluyu döverek veya öldürmekle tehdit ederek parasını istemesi halinde “Ben yalnızca kendi paramı istedim” savunması ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Alacağın tahsil edilmesi için devletin icra ve mahkeme yollarının kullanılması gerekir.
Borç İçin Adam Göndermek Suç mu?
Alacaklının borçluyu korkutmak amacıyla bir veya birden fazla kişiyi göndermesi halinde tehdit suçunun nitelikli hali oluşabilir.
TCK m.106/2 uyarınca tehdidin:
- Silahla,
- Kişinin kendisini tanınmayacak hale koymasıyla,
- İmzasız mektup veya özel işaretlerle,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- Suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak
işlenmesi halinde iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Borç tahsil etmek amacıyla birden fazla kişinin borçlunun evine veya iş yerine giderek korkutucu şekilde para istemesi, nitelikli tehdit suçunu gündeme getirebilir.
Tahsilat Firmasının Borçluyu Tehdit Etmesi
Bir alacağın tahsilat firması, şirket çalışanı veya başka bir kişiye bırakılması tehdit hakkı vermez. Alacaklı adına hareket eden kişi de yalnızca yasal sınırlar içinde borcun ödenmesini isteyebilir.
Tahsilat yapan kişinin:
- Hakaret etmesi,
- Borçluyu dövmekle tehdit etmesi,
- Ailesini arayarak baskı kurması,
- İş yerine sürekli telefon etmesi,
- Borcu çevreye açıklamakla korkutması,
- Eve gelerek fiziksel baskı uygulaması
ayrı suçların oluşmasına neden olabilir.
Alacaklı, tehdit talimatı vermiş veya diğer kişileri suça yönlendirmişse azmettiren ya da iştirak eden olarak sorumlu tutulabilir.
Borç İçin Aileyi Tehdit Etmek Suç mu?
Tehdit yalnızca doğrudan borçluya yönelik olmak zorunda değildir. Borçlunun yakınına zarar verileceğinin söylenmesi de tehdit suçunu oluşturabilir.
Örneğin:
- “Ödemezsen çocuğuna zarar veririm.”
- “Eşini işten çıkarttırırım.”
- “Ailenin evini yakarım.”
- “Kardeşini dövdürürüm.”
şeklindeki ifadeler olayın özelliklerine göre tehdit suçunu oluşturabilir.
Tehdidin borçlunun kendisine ulaştırılması için aile bireyine söylenmesi halinde de eylem değerlendirilebilir.
Borçlunun İş Yerini veya Ailesini Aramak Suç mu?
Borçlunun ailesine veya iş yerine bir kez ölçülü biçimde ulaşmaya çalışılması her durumda suç oluşturmaz. Ancak borç bilgisinin gereksiz yere üçüncü kişilerle paylaşılması kişisel verilerin korunması ve özel hayat bakımından hukuki sorumluluk doğurabilir.
Şu davranışlar suç oluşturabilir:
- Borçlunun iş yerini sürekli aramak,
- Patronuna veya çalışma arkadaşlarına borcunu açıklamak,
- Aile bireylerine hakaret veya tehdit etmek,
- Borçluyu küçük düşürmek amacıyla borç bilgisini yaymak,
- Çok sayıda farklı numaradan aramak,
- Gece saatlerinde sürekli mesaj göndermek.
Bu davranışlar olayın özelliklerine göre kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, hakaret, tehdit veya kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçlarını gündeme getirebilir.
Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç mu?
Alacaklının borçluyu makul zamanlarda ve ölçülü biçimde arayarak borcun ödenmesini istemesi tek başına suç değildir.
Ancak sırf huzurunu bozmak amacıyla ısrarla:
- Telefonla aramak,
- Mesaj göndermek,
- Farklı numaralardan ulaşmak,
- Eve veya iş yerine gelmek,
- Sosyal medya hesaplarından yazmak
TCK m.123 kapsamında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.
Davranışın kişide ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi oluşturması halinde olayın özelliklerine göre TCK m.123/A kapsamındaki ısrarlı takip suçu da değerlendirilebilir.
Borçluyu Hakaret Ederek Aramak Suç mu?
Alacaklının borçluyu arayarak küfür etmesi veya aşağılaması TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.
“Borçlusun” veya “borcunu ödemedin” şeklindeki gerçeğe uygun ifadeler her durumda hakaret değildir. Ancak aşağılayıcı ve onur kırıcı sözler kullanılması halinde hakaret suçu gündeme gelebilir.
Tehdit, hakaret ve sürekli arama eylemleri aynı olayda birlikte gerçekleşmişse her suç ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Borcu Sosyal Medyada Paylaşmak Suç mu?
Alacaklının borçlunun adını, telefonunu, adresini, kimlik bilgilerini veya borç miktarını sosyal medyada paylaşması hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
Paylaşımın içeriğine göre:
- TCK m.125 kapsamında hakaret,
- TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
- TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı yayma
suçları gündeme gelebilir.
Borçluyu küçük düşürmek amacıyla “dolandırıcı”, “sahtekâr” veya “hırsız” şeklinde kesin ifadeler kullanılması ayrıca hakaret ya da iftira değerlendirmesine neden olabilir. Bir alacak uyuşmazlığının bulunması, kişiye suç isnat etme hakkı vermez.
Borç İçin Özel Görüntülerle Şantaj Yapmak
Alacaklının borçlunun özel fotoğrafını, videosunu, mesajlarını veya mahrem bilgilerini yayımlamakla tehdit ederek ödeme istemesi TCK m.107 kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir.
TCK m.107 uyarınca şantaj suçunun cezası:
- Bir yıldan üç yıla kadar hapis,
- Beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Şantaj suçunda hapis ve adli para cezası birlikte uygulanır.
Borç gerçekten mevcut olsa bile “parayı ödemezsen özel görüntülerini ailene gönderirim” şeklindeki baskı hukuka uygun hale gelmez.
Borcu İş Yerine veya Aileye Açıklamakla Tehdit Etmek Şantaj mı?
Kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek bir bilgiyi açıklamakla tehdit ederek kendisi ya da başkası için yarar sağlamaya çalışması TCK m.107/2 kapsamında şantaj oluşturabilir.
Örneğin:
- “Borcu ödemezsen ailene özel hayatını anlatırım.”
- “Parayı vermezsen iş yerine mahrem görüntülerini gönderirim.”
- “Ödeme yapmazsan hakkındaki bilgileri sosyal medyada yayarım.”
- “İstediğim parayı vermezsen eşine mesajlarını gösteririm.”
şeklindeki sözler şantaj kapsamında değerlendirilebilir.
Açıklanacağı söylenen bilginin doğru olması, şantaj suçunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Önemli olan kişinin şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bir hususun açıklanacağı tehdidiyle yarar sağlanmaya çalışılmasıdır.
Şikâyet Ederim Demek Şantaj mı?
Bir kişinin gerçekten sahip olduğu şikâyet veya dava hakkını kullanacağını söylemesi kural olarak suç değildir. Örneğin dolandırıldığını düşünen kişinin “savcılığa başvuracağım” demesi tek başına şantaj sayılmaz.
Ancak şikâyet hakkı kullanılarak karşı taraf:
- Borçlu olmadığı parayı ödemeye,
- Gerçek borcun üzerinde ödeme yapmaya,
- Senet imzalamaya,
- Bir hakkından vazgeçmeye,
- Hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmaya
zorlanıyorsa TCK m.107/1 kapsamındaki şantaj suçu gündeme gelebilir.
Hakkı olan bir şeyi yapacağından söz ederek kişiyi kanuna aykırı veya yapmakla yükümlü olmadığı bir davranışa zorlamak suç oluşturabilir.
Senet İmzalatmak İçin Tehdit Etmek
Bir kişiyi tehdit ederek senet, çek, sözleşme veya borç kabul belgesi imzalamaya zorlamak olayın özelliklerine göre şantaj, tehdit veya yağma suçunu gündeme getirebilir.
Belgenin içeriği, gerçekten bir borç bulunup bulunmadığı, tehdidin niteliği ve failin sağlamak istediği yarar birlikte değerlendirilir.
Gerçek bir alacak bulunsa bile borçluyu zorla senet imzalamaya mecbur bırakmak hukuka uygun değildir.
Tehdit Suçunun Oluşması İçin Borçlunun Korkması Gerekir mi?
Tehdit suçunun oluşması için mağdurun mutlaka korkarak parayı ödemesi gerekmez. Söz veya davranışın objektif olarak ciddi, elverişli ve korkutucu olması yeterli olabilir.
Tehdidin değerlendirilmesinde şu hususlar dikkate alınır:
- Kullanılan sözler,
- Tarafların geçmiş ilişkisi,
- Failin sözünü gerçekleştirebilme imkânı,
- Olayın meydana geldiği yer ve zaman,
- Failin silah taşıyıp taşımadığı,
- Daha önce şiddet uygulanıp uygulanmadığı,
- Mesajların sayısı ve içeriği,
- Olaydan sonraki davranışlar.
Borçlunun “korkmadım” demesi, ciddi ve elverişli bir tehdidi otomatik olarak suç olmaktan çıkarmaz.
“Sen Görürsün” Demek Tehdit mi?
“Sen görürsün”, “başına gelecekleri düşün” veya “sonun kötü olacak” gibi belirsiz ifadelerin tehdit olup olmadığı olayın bağlamına göre belirlenir.
Bu sözler tek başına her durumda tehdit sayılmayabilir. Ancak daha önce yaşanan şiddet, silah gösterme, takip etme veya başka mesajlarla birlikte değerlendirildiğinde ciddi bir tehdit oluşturabilir.
Sözlerin tamamı ve olayın gerçekleşme biçimi birlikte incelenir.
WhatsApp Mesajıyla Tehdit Suç Olur mu?
Tehdit suçunun yüz yüze işlenmesi gerekmez. Şu yollarla yapılan tehditler de suç oluşturabilir:
- WhatsApp mesajı,
- SMS,
- Ses kaydı,
- Telefon görüşmesi,
- E-posta,
- Sosyal medya mesajı,
- Sahte hesap,
- Üçüncü kişi aracılığıyla iletilen sözler,
- İmzasız mektup.
Mesajın sonradan silinmesi suçu ortadan kaldırmaz. Ekran görüntüleri, mesaj yedekleri, tanıklar ve cihaz incelemesi delil olarak kullanılabilir.
Tehdit Altında Borç Ödenirse Ne Olur?
Borçlunun tehdit veya baskı altında ödeme yapması, tehdidi hukuka uygun hale getirmez. Ödeme yapılmış olsa bile tehdit veya şantaj suçu tamamlanmış olabilir.
Ödenen paranın gerçekten mevcut bir borca karşılık gelip gelmediği, fazla ödeme bulunup bulunmadığı ve ödemenin nasıl gerçekleştirildiği ayrıca incelenir.
Tehdit yoluyla haksız ödeme alınmışsa paranın iadesi ve maddi zararların karşılanması da talep edilebilir.
Alacaklının Eve Gelmesi Suç mu?
Alacaklının borcu konuşmak amacıyla bir kez eve gelmesi tek başına suç değildir. Ancak borçlunun rızası dışında eve girmesi, çıkmaması veya zor kullanması halinde TCK m.116 kapsamında konut dokunulmazlığının ihlali gündeme gelebilir.
Alacaklının:
- Kapıyı kırarak girmesi,
- Borçlunun istememesine rağmen evde kalması,
- Tehdit ederek içeri girmesi,
- Evdeki eşyaları zorla alması
ayrı suçlara neden olabilir.
Alacaklı, icra görevlisi değildir ve kendi kararıyla haciz yapamaz.
Tehdit Nasıl İspatlanır?
Tehdit ve şantaj suçlarında şu deliller kullanılabilir:
- WhatsApp ve SMS mesajları,
- Sesli mesajlar,
- E-posta kayıtları,
- Sosyal medya yazışmaları,
- Telefon arama kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Banka transfer açıklamaları,
- Şüphelinin ikrarı,
- Apartman veya iş yeri güvenlik kayıtları,
- Paylaşılan fotoğraf ve videolar,
- Sağlık raporları.
Mesajların yalnızca kırpılmış ekran görüntüleri değil, kullanıcı adı, telefon numarası, tarih ve saat bilgilerini gösteren halleri korunmalıdır.
Kişinin tarafı olduğu konuşmanın delil amacıyla kaydedilmesinin hukuka uygunluğu ise ani gelişen olay, başka türlü delil elde etme imkânı ve kaydın amacı gibi şartlara göre ayrıca değerlendirilir.
Borçlu Tehdit Edilirse Ne Yapmalı?
Tehdit edilen kişi öncelikle mevcut delilleri kaybetmemelidir. Mesajlar ve arama kayıtları silinmemeli, mümkünse yedeklenmelidir.
Şu işlemler yapılabilir:
- Kolluk birimlerine başvurmak,
- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak,
- Mesaj ve görüntüleri delil olarak sunmak,
- Tanıkların bilgilerini bildirmek,
- Acil ve ciddi tehlike varsa kolluktan yardım istemek,
- Tehdit sırasında yaralanma olmuşsa sağlık raporu almak,
- Tehdit amacıyla yapılan sosyal medya paylaşımlarını belgelemek.
Acil bir saldırı tehlikesi bulunuyorsa delil toplamak için riskli şekilde faille görüşmeye devam edilmemelidir.
Tehdit Suçu Şikâyete Bağlı mı?
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit TCK m.106/1’in ilk cümlesi kapsamında şikâyete bağlı değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapabilir.
Malvarlığı bakımından büyük zarara veya başka bir kötülüğe yönelik tehdit ise şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
Silahla, birden fazla kişiyle veya diğer nitelikli yöntemlerle işlenen TCK m.106/2 kapsamındaki tehdit suçu şikâyete bağlı değildir.
TCK m.107 kapsamındaki şantaj suçu da şikâyete bağlı değildir. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı otomatik olarak sona erdirmez.
Tehdit ve Şantajda Uzlaştırma Var mı?
TCK m.106/1 kapsamındaki tehdit suçu, kanuni şartlar çerçevesinde uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilir.
TCK m.106/2 kapsamındaki nitelikli tehdit ile TCK m.107 kapsamındaki şantaj suçu uzlaştırma kapsamında değildir.
Aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamındaki bir suçun uzlaştırma kapsamında olmayan başka bir suçla birlikte işlendiği iddia ediliyorsa uzlaştırma hükümlerinin uygulanması mümkün olmayabilir.
Alacaklı kişinin borçluyu tehdit etmesi suçtur. Alacağın gerçek ve belgeli olması, tehdit veya şiddet kullanma hakkı vermez. “Ödemezsen icra takibi başlatırım” demek kural olarak hukuka uygunken, “ödemezsen seni öldürürüm, döverim veya ailene zarar veririm” demek TCK m.106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir.
Özel görüntüleri, mesajları veya itibara zarar verecek bilgileri açıklamakla ödeme istemek TCK m.107 kapsamında şantaj sayılabilir. Şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Gerçek bir alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması halinde TCK m.150/1 uyarınca tehdit ya da kasten yaralama hükümleri uygulanır. Alacakların icra ve dava gibi yasal yollarla talep edilmesi gerekir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Kullanılan sözler, alacağın niteliği, mesaj içerikleri ve taraflar arasındaki olayların tamamı hukuki sonucu değiştirebilir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
-
Geniş bağlantı sebebiyle birleştirmeMADDE 11(1) Mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, bu bağlantı 8 inci maddede gösterilen türden olmasa bile, birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir.
-
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
-
Habersiz Telefon Konuşması Kaydetmenin Cezası Nedir?Bir telefon görüşmesini karşı tarafın bilgisi ve rızası olmadan kaydetmek, olayın özelliklerine göre suç oluşturabilir. Ancak telefon görüşmeleri teknik olarak bir haberleşme yöntemi olduğu için yalnızca TCK m.133 değil, TCK m.132’deki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu da değerlendirilmelidir.Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesi, aleni olmayan... +Devamını oku
-
Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
-
Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiştir. On sekiz yaşını tamamlamamış kişilere yönelik cinsel davranışların hukuki değerlendirilmesinde çocuğun yaşı, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve çocuğun iradesini etkileyen diğer durumlar dikkate alınır.Çocuğa yönelik cinsel içerikli her olay aynı ceza kapsamında değerlendirilmez. Fiziksel... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
-
Yabancı tarafından işlenen suçMadde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun... +Devamını oku
-
Kötü muameleCeza kanunu Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan... +Devamını oku
-
Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Para Hırsızlığı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Ayrıntılı Bir İncelemeHırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında en temel düzenlemelerden biridir.Para hırsızlığı da bu kapsamda, taşınabilir bir mal olan paranın zilyetliğinden rızaya aykırı şekilde alınmasıyla oluşan klasik bir hırsızlık türüdür.TCK m.141, hırsızlık suçunun temel halini düzenlemektedir.Bu... +Devamını oku
-
Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
-
Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
-
FUHUŞ SUÇU: TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRMEFuhuş suçu, kamu düzenini ve ahlakını korumaya yönelik suç tiplerinden biri olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenmiştir. Bu suç, esas olarak bireyin cinsel dokunulmazlığına değil, toplumun genel ahlakına ve sağlığına yönelen bir tehdit olarak kabul edilmektedir. TCK’nın 227. maddesi, fuhşa teşvik, aracılık etme, yer temin etme ve bu... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Bıçak taşımanın suç oluşturup oluşturmadığı; bıçağın türüne, teknik özelliklerine, taşınma amacına ve olayın gerçekleştiği koşullara göre belirlenir. Her bıçağı taşımak otomatik olarak suç değildir. Ancak muşta, sustalı çakı ve saldırı amacıyla özel olarak üretilmiş bazı bıçak ve aletlerin taşınması 6136 sayılı Kanun kapsamında suçtur.6136 sayılı Kanun’un 15. maddesi yalnızca taşımayı değil;... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
-
MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
-
Silâhlı örgütMadde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,... +Devamını oku
-
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
-
“Haraç istemek” Türk Ceza Hukuku’nda tek başına bir suç adı değildir; ancak yapılan fiilin niteliğine göre farklı suç tiplerine girer. Özellikle TCK’daki “Yağma (gasp)” suçu ile bağlantılıdır.1. Haraç isteme fiilinin hukuki niteliği“Haraç” demek:Bir kişiden zorla, tehditle veya şiddet kullanarak menfaat talep etmektir.Bu durumda Yağma (TCK m.148) suçunun kapsamına girer.2. İlgili Kanun Maddeleria... +Devamını oku
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Restoranda tüketilen yemek nedeniyle zehirlenme meydana gelirse sorumluluk; gıdanın nerede bozulduğu, yemeği kimin hazırladığı, saklama ve hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı ve sorumlu kişilerin bozulmayı bilip bilmediğine göre belirlenir.Olayın özelliklerine göre restoran işletmecisi, işletme yetkilisi, aşçı, çalışan, gıda tedarikçisi veya üretici sorumlu olabilir. Ancak restoran sahibinin her... +Devamını oku
-
Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
Hakkımızda | Antalya Avukat Uğur Azap Hukuk BürosuAvukat Uğur Azap Antalya Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların yürürlükteki mevzuat, güncel yargı kararları ve meslek kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi amacıyla avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Avukat Uğur Azap tarafından yürütülen çalışmalarda her dosya, kendine özgü olaylar ve deliller dikkate alınarak incelenir;... +Devamını oku
-
Türk Ceza Hukuku Hangi Davalara kapsar? Detaylı RehberTürk Ceza Hukuku, toplum düzenini korumak, suç işlenmesini önlemek ve suç işleyen kişilere adil yargılama süreci sunmak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku avukatları, bu alanda uzmanlaşmış hukukçulardır ve bireylerin ceza hukuku kapsamındaki haklarını korumak için çalışırlar. Peki, Türk Ceza Hukuku avukatları hangi davalara... +Devamını oku
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaCeza kanunu Madde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise... +Devamını oku
-
Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
-
Nitelikli Yağma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından İncelemeYağma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 148. ve 149. maddelerinde düzenlenmiş olup malvarlığına karşı işlenen en ağır suçlardan biridir.TCK m.148’e göre, bir kişi başkasının taşınır malını, cebir veya tehdit kullanarak teslim alır ya da alınmasına katlanmasını sağlarsa yağma suçunu işlemiş olur.Bu suç, hırsızlık ile kasten yaralama veya tehdit... +Devamını oku
-
Bilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu fiil nedeniyle sistemin... +Devamını oku
-
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarKıymetli damgada sahtecilikMadde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Sahteliğini... +Devamını oku
-
5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDAVATANDAŞLIK KAZANIM HALLERİTürk Hukuk Sisteminde Türk vatandaşlığının kazanılmasına ve kaybedilmesine yönelik hususlar 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve buna ilişkin Yönetmeliklerle düzenleme altına alınmıştır. Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybedilmesine yönelik işler yurtiçinde İçişleri Bakanlığı tarafından, yurt dışında dış... +Devamını oku
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
İki Kişi Arasındaki Özel Mesajın “Arkadaş Ortamında Gösterilmesi”: Dar Senaryo Üzerinden Ayrıntılı Hukuki AnalizI. Senaryonun ÇerçevesiA ile B arasında WhatsApp üzerinden özel nitelikli mesajlaşmalar yapılmaktadır. İlişkinin bozulması sonrası B, bu yazışmaların ekran görüntüsünü alarak 4–5 kişilik bir arkadaş ortamında (örneğin bir ev buluşmasında veya küçük bir WhatsApp grubunda) A’nın rızası... +Devamını oku
-
Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
-
Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
-
Hukuki uyuşmazlıklarda hakların korunması, sürecin doğru anlaşılması ve kanuni sürelerin kaçırılmaması önem taşır.Ceza Hukukunun Temel İlkeleriCeza hukuku; hangi fiillerin suç oluşturduğunu, cezai sorumluluğun şartlarını, uygulanabilecek yaptırımları ve ceza yargılamasının esaslarını düzenler. Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan “kanunilik ilkesi” uyarınca, kanunun açıkça suç saymadığı... +Devamını oku