Karakolda İfade Verirken Nelere Dikkat Edilmelidir? — CMK m.147

Karakolda ifade verirken öncelikle kişinin hangi sıfatla çağrıldığını öğrenmesi gerekir. Çünkü şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve tanık için uygulanacak haklar ve yükümlülükler aynı değildir.
Şüpheli sıfatıyla ifade veren kişi, kimlik bilgilerini doğru açıklamak zorundadır; ancak kendisine yöneltilen suçlamayla ilgili sorulara cevap vermeme, yani susma hakkına sahiptir. Ayrıca ifade başlamadan önce suçlama açıkça anlatılmalı ve avukat yardımından yararlanma hakkı bildirilmelidir.
İfade tutanağı okunmadan ve anlatılanlarla tamamen uyuştuğu kontrol edilmeden imzalanmamalıdır.
Karakolda İfade Vermek Ne Demektir?
Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından “ifade alma”, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu olay hakkında dinlenmesidir.
Hâkim veya mahkeme tarafından yapılan dinleme ise “sorgu” olarak adlandırılır.
Karakolda ifade alınması, kişi hakkında mutlaka dava açılacağı veya ceza verileceği anlamına gelmez. İfade, soruşturma kapsamında toplanan delillerden biridir. Cumhuriyet savcısı daha sonra bütün delilleri değerlendirerek dava açılmasına veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir.
İfade Vermeden Önce Hangi Sıfatla Çağrıldığınız Sorulmalıdır?
Karakola çağrılan kişi öncelikle şu sorunun cevabını öğrenmelidir:
- Şüpheli olarak mı çağrıldım?
- Şikâyetçi veya mağdur olarak mı çağrıldım?
- Tanık olarak mı çağrıldım?
- Bilgi sahibi olarak mı dinleneceğim?
Bu ayrım önemlidir. Şüphelinin susma hakkı bulunurken tanığın kural olarak bildiklerini doğru şekilde anlatma yükümlülüğü vardır. Bununla birlikte tanık, kendisini veya kanunda belirtilen yakınlarını ceza soruşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir.
Kişi başlangıçta tanık olarak çağrılmış olsa bile anlatımı sırasında suç şüphesi kendisine yönelirse işlem şüpheli sıfatına uygun hâle getirilmeli ve CMK m.147’deki hakları bildirilmelidir.
CMK m.147’ye Göre Şüphelinin Hakları Nelerdir?
Şüphelinin ifadesi alınırken şu kurallara uyulmalıdır:
- Kimliği tespit edilmelidir.
- Kendisine yüklenen suç anlatılmalıdır.
- Avukat seçme hakkı bulunduğu bildirilmelidir.
- Avukatın ifade sırasında hazır bulunabileceği açıklanmalıdır.
- Avukat tutabilecek durumda değilse ve talep ederse barodan müdafi görevlendirilmelidir.
- Yakalanmışsa istediği yakınına durum bildirilmelidir.
- Susma hakkı olduğu söylenmelidir.
- Lehine olan somut delillerin toplanmasını isteyebileceği anlatılmalıdır.
- Aleyhindeki şüpheleri ortadan kaldıracak açıklamaları yapmasına imkân verilmelidir.
- Kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınmalıdır.
- İfade işlemi tutanağa bağlanmalıdır.
Bu hakların bildirilmesi yalnızca bir kâğıdın imzalatılmasından ibaret değildir. Şüphelinin haklarını anlayabilecek durumda olması gerekir.
Şüpheli Kimlik Bilgilerini Vermek Zorunda mıdır?
CMK m.147’ye göre şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür.
Ad, soyadı, doğum tarihi ve kimliğin belirlenmesine yönelik bilgiler susma hakkı kapsamında değildir. Kimlik hakkında yanlış bilgi verilmesi ayrıca hukuki ve cezai sorunlara neden olabilir.
Ancak kimlik bilgilerinin açıklanması zorunluluğu, suçlamayla ilgili sorulara da cevap verme zorunluluğu bulunduğu anlamına gelmez.
Susma Hakkı Nedir?
Şüpheli, kendisine yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkına sahiptir. Hiçbir kişi kendisini suçlayıcı beyanda bulunmaya veya suçlu olduğunu kabul etmeye zorlanamaz.
Şüpheli:
- Bütün sorular karşısında susabilir.
- Bazı soruları cevaplandırıp bazılarına cevap vermeyebilir.
- Avukatıyla görüştükten sonra ifade vermek istediğini belirtebilir.
- Kollukta susup Cumhuriyet savcısı veya hâkim huzurunda açıklama yapmayı tercih edebilir.
Susma hakkının kullanılması suçun kabul edildiği anlamına gelmez. Bununla birlikte susma veya açıklama yapma tercihinin dosyanın durumuna göre sonuçları olabileceğinden bu kararın avukatla birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
“Susarsan Suçunu Kabul Etmiş Olursun” Denilebilir mi?
Susma hakkı kanuni bir haktır. Şüphelinin susması tek başına ikrar veya suç delili sayılamaz.
Kişiye “Konuşmazsan suçlu görünürsün”, “Şimdi kabul etmezsen daha ağır ceza alırsın” veya benzeri baskı içeren ifadeler kullanılması, özgür iradeye dayalı ifade ilkesine aykırılık oluşturabilir.
Şüpheli yalnızca ifade vermesi için korkutulamaz, tehdit edilemez veya hukuka aykırı bir menfaat vaadiyle yönlendirilemez.
Avukat Olmadan İfade Verilebilir mi?
Kural olarak yetişkin ve kendisini savunabilecek durumdaki şüpheli, zorunlu müdafilik bulunmayan bir dosyada avukat olmadan ifade verebilir. Ancak kişinin avukat talep etme hakkı vardır.
Kendi avukatını seçemeyecek durumda olduğunu belirten ve müdafi yardımından yararlanmak isteyen şüpheliye baro tarafından avukat görevlendirilir.
Şu kişiler bakımından müdafi görevlendirilmesi talebe bağlı değildir:
- Çocuklar
- Kendisini savunamayacak derecede engelli kişiler
- Sağır ve dilsiz kişiler
- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan şüpheli veya sanık olan kişiler
Kanunda belirtilen diğer zorunlu müdafilik durumları da saklıdır.
Barodan Görevlendirilen Avukat Ücretli midir?
Şüphelinin özel bir avukat seçememesi ve avukat talep etmesi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilebilir. Bu görevlendirme için ifade öncesinde şüpheliden doğrudan ücret talep edilmez.
Ancak yargılama sonucuna ve giderlerle ilgili hükümlere göre ödenen müdafi ücreti yargılama giderleri kapsamında değerlendirilebilir. Baro tarafından görevlendirilen müdafi de özel olarak seçilen müdafi gibi hukuki yardım sunmakla görevlidir.
Avukatla Baş Başa Görüşme Hakkı Var mıdır?
Şüpheli, ifade öncesinde avukatıyla başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Avukatın ifade sırasında şüphelinin yanında bulunma ve hukuki yardım sunma hakkı engellenemez.
Avukat:
- Suçlamayı ve mevcut hukuki durumu değerlendirir.
- Şüpheliye haklarını açıklar.
- Usule aykırı sorulara ve uygulamalara itiraz eder.
- Şüphelinin lehine olan hususların tutanağa geçirilmesini ister.
- İfade tutanağının doğru yazılıp yazılmadığını kontrol eder.
Avukat şüpheli yerine ifade vermez; ancak şüphelinin savunma hakkını etkili biçimde kullanmasına yardımcı olur.
Avukatsız Polis İfadesi Delil Olarak Kullanılabilir mi?
CMK m.148/4’e göre müdafi hazır bulunmadan kolluk tarafından alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından hâkim ya da mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Bu hüküm, avukatsız kolluk ifadesinin hiçbir hukuki önem taşımadığı anlamına gelmez. İfadede belirtilen bilgiler soruşturmanın yönünü etkileyebilir ve başka delillerin bulunmasına yol açabilir.
Bu nedenle “Avukat yoksa söylediğim hiçbir şey kullanılamaz” düşüncesiyle dikkatsiz açıklama yapılmamalıdır.
Avukat İfade Sırasında Konuşabilir mi?
Avukatın hukuki yardımda bulunma hakkı vardır. Ancak şüphelinin yerine olay anlatması veya soruların tamamını kendisinin cevaplaması mümkün değildir.
Avukat:
- Sorunun hukuka aykırı olduğunu belirtebilir.
- Müvekkilinin cevap vermeme hakkını hatırlatabilir.
- Sorunun yanlış veya yönlendirici biçimde kurulduğunu söyleyebilir.
- Açıklamaların doğru şekilde tutanağa geçirilmesini isteyebilir.
- İfadeye ek açıklama veya itiraz yazdırabilir.
Avukatın yalnızca sessizce oturması gereken bir kişi olduğu düşüncesi doğru değildir.
İfadeye Gitmeden Önce Dosya Hakkında Bilgi Alınabilir mi?
İfadeye çağrılan kişi, çağrılma sebebini ve hangi olayla ilgili dinleneceğini öğrenmelidir. Resmî davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesi gerekir.
Müdafi, soruşturma dosyasını inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir. Bununla birlikte soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek belirli durumlarda dosya inceleme yetkisi hâkim kararıyla sınırlandırılabilir.
Şüphelinin kendi ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve müdafiin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar bakımından kanundaki özel hükümler uygulanır.
Telefonla Karakola Çağrılan Kişi Ne Yapmalıdır?
Telefonla aranan kişi öncelikle arayan görevlinin adını, birimini, karakolun adını ve soruşturma bilgilerini öğrenmelidir. Dolandırıcılık ihtimaline karşı karakolun resmî iletişim kanallarından doğrulama yapılabilir.
Şu bilgiler sorulabilir:
- Hangi sıfatla çağrılıyorum?
- Hangi olay veya soruşturma için çağrılıyorum?
- İfade tarihi ve saati nedir?
- Dosya veya soruşturma numarası var mı?
- İfadeye avukatımla gelebilir miyim?
Usulüne uygun resmî çağrı görmezden gelinmemelidir. CMK m.145 uyarınca çağrılan şüpheli veya sanık, mazeretsiz olarak gelmezse hakkında zorla getirme kararı verilebilir.
Karakola Giden Kişi Gözaltına Alınır mı?
İfade vermek için karakola gitmek, kişinin otomatik olarak gözaltına alınacağı anlamına gelmez.
Gözaltı için kanundaki şartların ayrıca oluşması gerekir. İfade işlemi tamamlanan kişi serbest bırakılabilir, Cumhuriyet savcısına sevk edilebilir veya şartları varsa gözaltına alınabilir.
Kişi karakoldan ayrılmasına izin verilip verilmediğini sorabilir. Ayrılmasına izin verilmiyorsa hangi işlem ve karar kapsamında özgürlüğünün kısıtlandığını öğrenme hakkı vardır.
İfade Vermeden Önce Suçlama Açıklanmalı mıdır?
Şüpheliye yalnızca kanun maddesinin numarasının söylenmesi her durumda yeterli olmayabilir. Kişiye hangi eylemle suçlandığı anlaşılabilir şekilde anlatılmalıdır.
Şüpheli en azından:
- Hangi olayın araştırıldığını
- Olayın yaklaşık tarihini
- Kime karşı işlendiğinin iddia edildiğini
- Kendisinin hangi davranışla suçlandığını
anlayabilmelidir.
Suçlamayı anlamayan kişinin sağlıklı bir savunma yapması beklenemez. Bu durumda açıklama istenebilir ve avukatla görüşme talep edilebilir.
İfade Verirken Tahmin Yürütülmeli midir?
Hatırlanmayan bir konu hakkında tahminde bulunmak yerine “Hatırlamıyorum”, “Bilmiyorum” veya “Bu konuda kesin bilgi sahibi değilim” denilmelidir.
Şüphelinin olayları olduğundan farklı anlatması, boşlukları varsayımlarla doldurması veya başkasından duyduğu bilgiyi kendi görmüş gibi aktarması savunmasına zarar verebilir.
Kesin olarak bilinmeyen saat, tarih, miktar ve kişiler hakkında kesin ifadeler kullanılmamalıdır. Sonradan ortaya çıkan kamera, telefon veya banka kayıtlarıyla çelişen anlatımlar güvenilirlik sorunu yaratabilir.
Yalan Söylemek Yerine Susma Hakkı Kullanılabilir mi?
Şüphelinin susma hakkı vardır. Ancak bilerek gerçek dışı açıklamalar yapılması savunmanın güvenilirliğini zedeleyebilir ve olayın niteliğine göre başka hukuki sorunlara yol açabilir.
Özellikle başkasına suç isnat etmek, sahte delil oluşturmak, suç delillerini yok etmek veya başkasının kimlik bilgilerini kullanmak ayrı suçlar meydana getirebilir.
Kişi cevap vermek istemediği konuda gerçeğe aykırı açıklama yapmak yerine susma hakkını kullanabilir.
İfade Sırasında Belge ve Mesaj Gösterilmeli midir?
Şüpheli, kendisini suçlamadan kurtaracak somut delillerin toplanmasını isteyebilir. CMK m.147 uyarınca lehine olan hususları ileri sürmesine imkân tanınmalıdır.
Şu deliller bildirilebilir:
- Kamera görüntüleri
- Mesajlar ve e-postalar
- Konum kayıtları
- Banka hareketleri
- Faturalar ve sözleşmeler
- Tanıkların isimleri
- Sağlık raporları
- İş yeri kayıtları
- Seyahat ve ulaşım belgeleri
Ancak telefonun tamamını teslim etmek veya ilgisiz bütün özel yazışmaları açıklamak yerine, hangi delilin nasıl sunulacağının önceden değerlendirilmesi önemlidir.
Deliller silinmemeli, değiştirilmemeli veya sonradan oluşturulmuş izlenimi verecek işlemler yapılmamalıdır.
Telefon Şifresi Sorulursa Ne Yapılmalıdır?
Kişinin telefonuna el konulması, cihazın içeriğinin incelenmesi ve şifre talep edilmesi birbirinden farklı hukuki konulardır.
Dijital cihazlarda arama, kopyalama ve el koyma CMK m.134 kapsamında özel kurallara tabidir. Şüpheli, telefonun teslimi veya şifrenin açıklanması konusunda işlem yapılmadan önce kararın kapsamını öğrenebilir ve avukat yardımından yararlanabilir.
Telefonun rızayla teslim edildiğine veya içeriğinin incelenmesine izin verildiğine ilişkin bir belge imzalanacaksa bunun kapsamı dikkatle okunmalıdır.
İfade Sırasında Baskı veya Tehdit Yapılabilir mi?
CMK m.148’e göre şüphelinin beyanı özgür iradesine dayanmalıdır.
İfade almak amacıyla şu yöntemler kullanılamaz:
- Kötü davranma
- İşkence
- İlaç verme
- Aşırı yorma
- Aldatma
- Cebir kullanma
- Tehdit etme
- Bedensel veya ruhsal baskı oluşturma
- İradeyi etkileyen araçlar kullanma
- Kanuna aykırı yarar vaat etme
Bu yöntemlerle alınan ifade, kişi sonradan rıza gösterse bile delil olarak kullanılamaz.
“İtiraf Edersen Hemen Çıkarsın” Denilmesi Geçerli midir?
Kolluk görevlileri kanunda bulunmayan bir cezasızlık, serbest kalma veya indirim güvencesi veremez.
“Suçu kabul edersen dosya kapanır”, “Bu kâğıdı imzalarsan hemen çıkarsın” veya “İtiraf edersen ceza almazsın” gibi vaatlere dayanarak ifade verilmemelidir.
Etkin pişmanlık, ceza indirimi, uzlaşma veya başka bir hukuki kurum yalnızca kanuni şartları varsa uygulanabilir. Bunun değerlendirilmesi olayın suç niteliğine ve dosyadaki delillere bağlıdır.
Yorgun, Hasta veya Alkollüyken İfade Alınabilir mi?
İfadenin özgür iradeye dayanması gerekir. Kişi ağır şekilde yorgun, hasta, yaralı, ilaç etkisinde veya ne söylediğini anlayamayacak derecede alkollüyse sağlıklı ifade veremeyebilir.
Böyle bir durumda:
- Sağlık kontrolü talep edilebilir.
- Rahatsızlık tutanağa yazdırılabilir.
- İfadenin uygun zamana bırakılması istenebilir.
- Avukatla görüşme talep edilebilir.
- Gerekirse hastaneye sevk istenebilir.
Kişinin soruları anlayamayacak durumda olduğu hâlde ifade alınması hukuka aykırılık oluşturabilir.
Türkçe Bilmeyen Kişinin İfadesi Nasıl Alınır?
Türkçe bilmeyen veya kendisini yeterli şekilde ifade edemeyen kişi için tercüman görevlendirilmelidir.
Kişinin anlamadığı bir dilde hazırlanan tutanağı imzalaması istenmemelidir. Soruların ve verilen cevapların eksiksiz çevrildiğinden emin olunmalıdır.
İşitme veya konuşma engeli bulunan kişilerin iletişim ihtiyaçlarına uygun yöntemler kullanılmalı ve zorunlu müdafilik hükümleri dikkate alınmalıdır.
Resmî İfade Başlamadan Önce Söylenenler Kullanılabilir mi?
Karakol koridorunda, polis aracında veya ifade odasında “sohbet ediyoruz” denilerek yapılan konuşmaların tamamen kayıtsız ve sonuçsuz kalacağı düşünülmemelidir.
Kişinin söylediği sözler görevliler tarafından tutanağa geçirilebilir, araştırmaya konu edilebilir veya başka delillere ulaşılmasına neden olabilir.
Şüpheli, resmî ifade başlamadan önce de olay hakkında açıklama yapmak zorunda değildir. Avukatıyla görüşmek istediğini ve suçlamayla ilgili sorulara daha sonra cevap vereceğini söyleyebilir.
İfade Tutanakla Aynı Anda mı Yazılmalıdır?
İfade, kişinin söylediği sözleri doğru ve anlaşılır biçimde yansıtmalıdır. Özetleme yapılırken anlatımın anlamı değiştirilmemelidir.
Özellikle şu ifadelere dikkat edilmelidir:
- “Kabul ediyorum”
- “Pişmanım”
- “Ben yaptım”
- “Bilerek yaptım”
- “Haberdardım”
- “Rızası vardı”
- “Şikâyetçiyim”
- “Zararımı karşıladı”
- “Uzlaşmak istiyorum”
- “Avukat istemiyorum”
Bu ifadeler kişinin gerçek iradesini yansıtmıyorsa düzeltilmesi istenmelidir.
İfade Tutanağı Okunmadan İmzalanmalı mıdır?
Hayır. Tutanak baştan sona dikkatlice okunmadan imzalanmamalıdır. Kişi okuma güçlüğü yaşıyorsa tutanağın kendisine okunmasını isteyebilir.
İmza öncesinde şu hususlar kontrol edilmelidir:
- Söylenenler eksiksiz yazılmış mı?
- Cümlelerin anlamı değiştirilmiş mi?
- Söylenmeyen bir kabul veya ikrar eklenmiş mi?
- Sorular ve cevaplar doğru yazılmış mı?
- Avukatın itirazları tutanağa geçirilmiş mi?
- İfade tarihi ve saati doğru mu?
- Hazır bulunan kişilerin isimleri yazılmış mı?
- Boş bırakılan alanlar var mı?
- Tutanak kaç sayfadan oluşuyor?
- Her sayfa aynı dosyaya mı ait?
Yanlışlık varsa düzeltilmesi ve düzeltmenin imza altına alınması istenmelidir.
Tutanak Düzeltilmezse İmzalamamak Mümkün müdür?
İfade veren kişi, gerçeğe aykırı veya eksik tutanağı imzalamak zorunda değildir. İmzadan çekinilmesi hâlinde bunun nedeni tutanağa yazılmalıdır.
Ancak yalnızca imza atmamak, daha önce söylenenlerin veya yapılan işlemin hiç gerçekleşmemiş sayılmasını sağlamaz. En uygun yöntem, yanlış bölümlerin açıkça gösterilmesi, düzeltme talebinin ve itirazların tutanağa geçirilmesidir.
İmzalanan tutanağın bir örneği talep edilmelidir.
İfadeye Sonradan Ekleme Yapılabilir mi?
Kişi önemli bir hususu unuttuğunu fark ederse ek beyanda bulunmak istediğini söyleyebilir. Ancak şüphelinin aynı olayla ilgili yeniden ifadesinin alınması gerekiyorsa CMK m.148/5 uyarınca bu işlem yalnızca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
Polisin aynı olayla ilgili olarak tekrar tekrar şüpheli ifadesi alması mümkün değildir. Yeni bir ifade ihtiyacının Cumhuriyet savcısı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Savunma dilekçesi ve lehe deliller de soruşturma dosyasına daha sonra sunulabilir.
Önceki İfade Sonradan Değiştirilebilir mi?
Şüpheli, kollukta verdiği ifadeyi Cumhuriyet savcısı veya hâkim huzurunda değiştirebilir. Ancak ifadeler arasındaki çelişkinin nedeni kendisine sorulabilir.
İlk ifadenin baskı, korku, yanlış anlama, avukat bulunmaması veya tutanağın yanlış yazılması nedeniyle gerçeği yansıtmadığı ileri sürülüyorsa bunun somut şekilde açıklanması önemlidir.
“İfademi değiştirdim, önceki ifade artık yok sayılır” şeklinde otomatik bir sonuç bulunmaz. Bütün beyanlar ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Tanık Olarak İfade Verirken Susma Hakkı Var mıdır?
Tanık ile şüphelinin hakları aynı değildir. Tanık, kural olarak bildiklerini doğru anlatmak ve gerçeğe uygun beyanda bulunmak zorundadır. Gerçeğe aykırı tanıklık cezai sorumluluk doğurabilir.
Bununla birlikte tanık:
- Kendisini ceza soruşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir.
- Kanunda belirtilen yakınları hakkında tanıklıktan çekinebilir.
- Mesleki sır kapsamında kalan konularda şartları varsa çekinme hakkını kullanabilir.
Tanığın anlatımı sırasında kendisi hakkında suç şüphesi oluşursa şüpheli hakları bildirilmeden suçlayıcı şekilde sorgulanmaya devam edilmemelidir.
Şikâyetçi İfade Verirken Nelere Dikkat Etmelidir?
Şikâyetçi veya mağdur, olayı gördüğü ve yaşadığı şekliyle kronolojik olarak anlatmalıdır.
İfadede şu bilgiler açıkça belirtilmelidir:
- Olayın tarihi ve saati
- Olayın gerçekleştiği yer
- Şüphelinin yaptığı hareketler
- Söylenen sözler
- Varsa yaralanma veya maddi zarar
- Tanıkların kimliği
- Kamera veya mesaj kayıtları
- Olaydan sonra yapılan başvurular
- Şikâyetçi olunup olunmadığı
Kesin olarak bilinmeyen bilgiler tahmin edilmemeli, duyuma dayalı bilgiler “başkasından duydum” şeklinde açıklanmalıdır.
Karakolda İfade Verirken En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Hangi sıfatla çağrıldığını sormamak
- Suçlamayı anlamadan konuşmaya başlamak
- Avukat istemeye çekinmek
- “Bir an önce çıkayım” düşüncesiyle tutanağı okumadan imzalamak
- Hatırlanmayan ayrıntılar hakkında tahmin yürütmek
- Başkasından duyulan olayı görülmüş gibi anlatmak
- Mesaj veya kayıtları silmek
- Söylenmeyen cümlelerin tutanağa yazılmasına itiraz etmemek
- Baskı veya sağlık sorununu tutanağa yazdırmamak
- Gayriresmî konuşmaların kullanılamayacağını düşünmek
- Kanunda bulunmayan ceza indirimi vaatlerine inanmak
- Gerçeğe aykırı belge veya delil oluşturmaya çalışmak
Karakolda İfade Öncesi Kısa Kontrol Listesi
İfade başlamadan önce şu kontroller yapılabilir:
- Hangi sıfatla dinlendiğinizi öğrenin.
- Soruşturma konusu olayı ve suçlamayı sorun.
- Avukatla görüşme hakkınızı değerlendirin.
- Susma hakkınızın bulunduğunu unutmayın.
- Yalnızca bildiğiniz ve hatırladığınız konularda konuşun.
- Lehinize olan delillerin toplanmasını isteyin.
- Baskı, yorgunluk veya hastalık varsa bildirin.
- Tutanağın her sayfasını dikkatlice okuyun.
- Yanlış ve eksik bölümleri düzelttirin.
- Tutanak örneğini talep edin.
Karakolda şüpheli sıfatıyla ifade veren kişinin en önemli hakları; suçlamayı öğrenme, susma, avukat yardımından yararlanma, yakınına haber verilmesini isteme ve lehine olan delillerin toplanmasını talep etme haklarıdır.
Şüpheli kimlik bilgilerini doğru vermek zorundadır; ancak suçlama hakkında konuşmaya zorlanamaz. Kötü davranma, tehdit, yorma, aldatma veya kanuna aykırı menfaat vaadiyle alınan ifadeler delil olarak kullanılamaz.
Avukat olmadan kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Buna rağmen kollukta söylenen sözler soruşturmanın ilerleyişini etkileyebileceğinden ifade işlemi dikkatle yürütülmeli ve tutanak okunmadan imzalanmamalıdır.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İfade sırasında izlenecek yöntem; kişinin sıfatına, suçlamanın niteliğine, dosyadaki delillere ve soruşturmanın aşamasına göre değişebilir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
-
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaCeza kanunu Madde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu... +Devamını oku
-
Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
-
Başkasının Yerine İmza Atmak Hangi Suça Girer?Başkasının yerine izinsiz şekilde imza atmak, imzanın bulunduğu belgenin hukuki niteliğine göre resmî belgede sahtecilik veya özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir.Belge bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen resmî belgeyse TCK m.204; kişiler arasında düzenlenen sözleşme, teslim tutanağı, makbuz veya benzeri bir özel belgeyse... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarNitelikli yağma Madde 149(1) Yağma suçunun;a) Silahla,b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,f) Var olan veya var... +Devamını oku
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarKarşılıklılık koşuluMadde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
-
Cumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
-
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
-
Park yeri tartışması nedeniyle başka bir kişiye ait aracı anahtar, taş, metal parçası veya başka bir cisimle çizmek suçtur. Bu davranış TCK m.151 kapsamında mala zarar verme suçunu oluşturabilir.TCK m.151/1 uyarınca başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen ya da tamamen bozan, tahrip eden, yok eden, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine dört aydan üç yıla... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
Göçmen Kaçakçılığı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGöçmen kaçakçılığı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” başlıklı dördüncü kısmının “Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti” başlıklı altıncı bölümünde, madde 79’da düzenlenmiştir.TCK m.79/1’e göre, “doğrudan veya dolaylı olarak, maddi bir menfaat elde etmek maksadıyla, yabancı bir kimsenin ülkeye yasa dışı... +Devamını oku
-
6136 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre ruhsatsız tabanca satın almak, taşımak veya bulundurmak suçtur. Suçun cezası; silahın nerede bulunduğuna, taşınıp taşınmadığına, silah ve mermi sayısına, silahın niteliğine ve olayın şartlarına göre değişir.Ruhsatsız Tabanca Taşımanın Cezası Nedir?6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesine göre, Kanun’a aykırı şekilde ateşli silah veya bu silaha ait mermileri... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarNitelikli yağma Madde 149(1) Yağma suçunun;a) Silahla,b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,f) Var olan veya var... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarZimmet Madde 247(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi... +Devamını oku
-
FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
-
MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Askerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet... +Devamını oku
-
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
-
Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarZimmet Madde 247(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi... +Devamını oku
-
Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum... +Devamını oku
-
Kasten Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı İncelemeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen ve bireylerin vücut bütünlüğüne karşı işlenen suçlar arasında yer alan önemli bir fiildir. Bu suç, mağdurun fiziksel olarak zarar görmesine neden olan eylemleri kapsar. Kasten yaralama suçları ve cezaları, suçu işleyenin niyetine, kullanılan yönteme ve... +Devamını oku
-
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarKıymetli damgada sahtecilikMadde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Sahteliğini... +Devamını oku
-
Gizli kalması gereken bilgileri açıklamaMadde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı... +Devamını oku
-
Uyuşturucu Madde Suçları (TCK 188-191)1. Uyuşturucu Madde Suçlarının Tanımı ve Hukuki DayanağıUyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, Türk Ceza Kanunu'nun 188 ila 191. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu maddeler, uyuşturucu madde imal ve ticareti, kullanma, bulundurma ve temin etme gibi fiilleri kapsamaktadır.2. Uyuşturucu Madde Suçunun UnsurlarıUyuşturucu madde suçlarının oluşabilmesi için şu... +Devamını oku
-
Ceza Hukuku Hangi Davaları kapsar?Asliye ceza mahkemelerinde görülen, TCK’da düzenlenmiş aşağıdaki suçlarla ilgili davalarla ilgilenirler:Bilgileri halka açık kaynaklardan ve yapay zeka kaynaklı bilgilerden derledik.Vergi kaçakçılığı suçları,İhaleye fesat karıştırma suçu,Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçu,Kasten adam yaralama suçu,Taksirle adam yaralama suçu,Cinsel taciz suçu,Cinsel... +Devamını oku
-
Hırsızlık Suçu (TCK 141-147)1. Hırsızlık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıHırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 141. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Başkasına ait olan taşınabilir bir malı, sahibinin rızası olmadan kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla alan kişi, hırsızlık suçunu işlemiş olur."2. Hırsızlık Suçunun UnsurlarıHırsızlık suçunun oluşabilmesi için... +Devamını oku
-
Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
-
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyanMadde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
-
Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,d) Bir... +Devamını oku
-
Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku
-
Milli Savunmaya Karşı SuçlarAskerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar... +Devamını oku
-
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku