Uyuşturucu Kullanmak veya Üzerinde Bulundurmak Suç mu? - TCK m.191

Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek ya da üzerinde bulundurmak suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir.
TCK m.191/1 uyarınca temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak özellikle ilk soruşturmada kişi hakkında doğrudan ceza davası açılması yerine beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik uygulanması öngörülmüştür.
Uyuşturucu Kullanmanın Cezası Nedir?
TCK m.191’e göre aşağıdaki fiiller aynı suç kapsamında değerlendirilir:
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak,
- Kullanmak amacıyla uyuşturucu satın almak,
- Kullanmak amacıyla uyuşturucuyu kabul etmek,
- Kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmak.
Bu fiillerin temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Kanun maddesinde ayrıca adli para cezası öngörülmemiştir.
Bununla birlikte, ilk defa soruşturma başlatılması halinde kişi genellikle hemen mahkemeye gönderilmez. Öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik süreci uygulanır.
İlk Defa Uyuşturucuyla Yakalanınca Ne Olur?
TCK m.191/2 uyarınca bu suçtan başlatılan soruşturmada, şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Bu kararın anlamı, şüpheli hakkında hemen iddianame düzenlenmemesi ve ceza davası açılmamasıdır. Ancak soruşturma tamamen kapanmış olmaz. Kişinin beş yıllık erteleme süresinde yükümlülüklerine uygun davranması beklenir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresinde yükümlülüklere uyulmaması veya uyuşturucunun tekrar kullanılması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda şüpheliyi uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
Denetimli Serbestlik Ne Kadar Sürer?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinde şüpheli hakkında en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre:
- Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine,
- Veya Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden
altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Böylece denetimli serbestlik süresi somut olayda toplam üç yıla kadar çıkabilir.
Beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi ile denetimli serbestlik süresi aynı şey değildir. Denetimli serbestlik daha kısa sürebilse de beş yıllık erteleme süresi devam eder.
Denetimli Serbestlikte Hangi Yükümlülükler Verilebilir?
5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu uyarınca kişiye durumuna uygun yükümlülükler getirilebilir. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Tedaviye tabi tutulmak,
- Belirlenen eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılmak,
- Belirlenen yerlere gitmemek,
- Belirli bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak,
- Eğitim programına devam etmek,
- Belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak,
- Silah bulundurmamak veya taşımamak,
- Bazı taşıtları kullanmamak,
- Belirlenen tarihlerde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak.
Kişinin ihtiyaçlarına göre yükümlülükler değiştirilebilir veya yeni yükümlülükler eklenebilir.
Uyuşturucu Testi Yapılır mı?
Cumhuriyet savcısı, beş yıllık erteleme süresinde kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını belirlemek amacıyla yılda en az iki defa ilgili kuruma sevk edilmesine karar verir.
Denetimli serbestlik müdürlüğü veya ilgili sağlık kurumu da gerekli gördüğü durumlarda test yapılmasını isteyebilir. Test sonucunun pozitif çıkması, tekrar uyuşturucu kullanıldığının delili olarak değerlendirilerek kamu davasının açılmasına neden olabilir.
Testin alınma yöntemi, numunenin ilgili kişiye ait olup olmadığı, kullanılan ilaçlar ve laboratuvar raporunun içeriği somut olayda ayrıca incelenebilir.
Tedavi Zorunlu mu?
Denetimli serbestlik uygulanan kişi, gerekli görülmesi halinde tedaviye tabi tutulabilir. Tedavi ayakta veya yatarak gerçekleştirilebilir. Sağlık kurumu gerekli görürse kişinin rehabilitasyon programlarına katılmasına da karar verebilir.
Tedavi kararı verilmişse kişinin çağrılara ve belirlenen programa uygun davranması gerekir. Tedavinin gereklerine uymamakta ısrar edilmesi, kamu davasının açılması sonucunu doğurabilir.
Denetimli Serbestliğe Gitmemenin Sonucu Nedir?
Kişinin kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde kamu davası açılır.
Kanunda “ısrar” şartı arandığı için tek bir çağrıya katılmamak her durumda otomatik olarak dava açılması anlamına gelmez. Şu hususlar birlikte değerlendirilir:
- Çağrının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği,
- Kişinin geçerli bir mazeretinin bulunup bulunmadığı,
- İhlalin sonuçları hakkında uyarı yapılıp yapılmadığı,
- Uymama davranışının devam edip etmediği.
Ancak tekrar uyuşturucu kullanılması veya kullanmak amacıyla yeniden uyuşturucu bulundurulması bakımından ayrıca “ısrar” şartı aranmaz.
Erteleme Süresinde Tekrar Uyuşturucu Kullanılırsa Ne Olur?
TCK m.191/4’e göre erteleme süresinde kişinin:
- Yükümlülüklere veya tedavi gereklerine uymamakta ısrar etmesi,
- Tekrar kullanmak amacıyla uyuşturucu satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
- Tekrar uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanması
halinde hakkında kamu davası açılır.
Erteleme süresinde gerçekleşen tekrar kullanma veya bulundurma eylemi, ilk dosyanın ihlali kabul edilir. TCK m.191/5 gereğince bu eylem için ayrıca bağımsız bir soruşturma ve kovuşturma yapılmaz; ilk erteleme dosyası üzerinden işlem gerçekleştirilir.
Kamu davası açıldıktan sonra TCK m.191 kapsamındaki suçun tekrar işlenmesi halinde ise ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
Beş Yıl Sorunsuz Tamamlanırsa Ne Olur?
Şüpheli, beş yıllık erteleme süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranır, yasakları ihlal etmez ve tekrar uyuşturucu kullanmazsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Bu durumda ceza davası açılmaz ve kişi TCK m.191 kapsamında mahkûm edilmez. Ancak bu sonucun ortaya çıkabilmesi için yalnızca denetimli serbestlik döneminin değil, beş yıllık erteleme süresinin de ihlalsiz tamamlanması gerekir.
Uyuşturucunun Miktarı Önemli mi?
Kanunda “şu gramın altı kullanıcılık miktardır” şeklinde herkes için geçerli sabit bir miktar bulunmamaktadır. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı önemli olmakla birlikte, tek başına kullanma veya ticaret ayrımını belirlemez.
Değerlendirmede şu hususlar dikkate alınabilir:
- Uyuşturucunun miktarı ve çeşidi,
- Maddenin kaç paket halinde bulunduğu,
- Paketlerin eşit miktarlarda hazırlanıp hazırlanmadığı,
- Hassas terazi veya paketleme malzemesi bulunması,
- Telefon mesajları ve görüşmeler,
- Para hareketleri,
- Şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı,
- Maddenin bulunduğu yer,
- Başkasına satış veya verme yönünde delil bulunması.
Kişisel kullanım sınırını aşan miktar, çok sayıda paket, hassas terazi, satış mesajları veya başkasına uyuşturucu verme gibi deliller varsa olay TCK m.188’deki uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Uyuşturucuyu Arkadaşla Paylaşmak Kullanma Suçu mu?
Uyuşturucu maddeyi arkadaşına vermek, paylaşmak veya ikram etmek yalnızca kullanma suçu olarak değerlendirilmez. Karşılığında para alınmasa bile uyuşturucunun başkasına verilmesi TCK m.188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçunu gündeme getirebilir.
“Para almadım” veya “birlikte kullanacaktık” şeklindeki açıklamalar, başkasına uyuşturucu verme fiilini kendiliğinden TCK m.191 kapsamına sokmaz. Maddenin nasıl temin edildiği, kimin üzerinde bulunduğu ve diğer kişilere ne şekilde verildiği araştırılır.
Üzerinde Uyuşturucu Çıkması Otomatik Olarak Suçlu Olmak Anlamına Gelir mi?
Uyuşturucunun kişinin cebinde, çantasında, aracında veya evinde bulunması önemli bir delildir. Ancak kişinin uyuşturucunun varlığını bilmesi ve madde üzerinde fiilî hâkimiyetinin bulunması gerekir.
Ortak kullanılan ev veya araçta uyuşturucu bulunması, oradaki herkesin otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez. Maddenin kime ait olduğu ve kim tarafından bilerek bulundurulduğu; parmak izi, kamera kaydı, mesaj, tanık anlatımı ve diğer delillerle araştırılır.
Arabada Uyuşturucu Bulunursa Ne Olur?
Araçta bulunan uyuşturucu bakımından şu konular değerlendirilir:
- Aracın sahibi ve sürücüsü,
- Uyuşturucunun bulunduğu bölüm,
- Maddeye kimlerin ulaşabildiği,
- Araçta kaç kişinin bulunduğu,
- Şüphelilerin açıklamaları,
- Kamera kayıtları,
- Parmak izi ve biyolojik izler,
- Telefon mesajları ve diğer iletişim kayıtları.
Uyuşturucunun araçta bulunması tek başına her durumda sürücünün maddeyi bilerek bulundurduğunu kanıtlamaz. Bilgi, kullanım amacı ve fiilî hâkimiyet somut delillerle belirlenir.
Uyuşturucu Kullanıldığının İdrar veya Kan Testiyle Belirlenmesi Yeterli mi?
TCK m.191 yalnızca uyuşturucu bulundurmayı değil, uyuşturucu kullanmayı da suç olarak düzenler. Bu nedenle kişinin üzerinde uyuşturucu bulunmasa bile usulüne uygun alınmış kan veya idrar örneğinde uyuşturucu tespit edilmesi delil olarak kullanılabilir.
Bununla birlikte testin doğru kişiye ait olması, uygun yöntemle alınması, muhafaza sürecinin sağlıklı yürütülmesi ve sonucun güvenilir bir laboratuvar incelemesine dayanması gerekir.
Okul veya Hastane Yakınında Uyuşturucu Bulundurmanın Cezası
TCK m.191/10 uyarınca suçun belirli yerlere iki yüz metreden daha yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Bu yerler arasında özellikle şunlar bulunur:
- Okullar,
- Öğrenci yurtları,
- Hastaneler,
- Kışlalar,
- İbadethaneler,
- Eğitim, tedavi, askerî veya sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler.
İki yüz metrelik mesafe, bina veya tesisin belirlenmiş sınırları esas alınarak değerlendirilir. Nitelikli halin uygulanabilmesi için eylemin umumi veya umuma açık bir yerde gerçekleştirilmesi gerekir.
Uyuşturucu Kullanma Suçu Şikâyete Bağlı mı?
Uyuşturucu kullanma veya kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurma suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.
Herhangi bir kişinin şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez. Bu suç uzlaştırma kapsamında da değildir.
Uyuşturucu Kullanma Davasına Hangi Mahkeme Bakar?
Denetimli serbestliğin ihlal edilmesi nedeniyle kamu davası açılması halinde yargılama kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır.
Ancak eylemin kullanmak için bulundurma değil uyuşturucu ticareti olduğu iddia edilirse TCK m.188 gündeme gelir ve görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olur. Bu nedenle uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğu, uygulanacak kanun maddesi ve görevli mahkeme bakımından belirleyicidir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak için satın almak, kabul etmek ya da bulundurmak TCK m.191 kapsamında suçtur. Temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
Bununla birlikte ilk soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilir. Kişi süreci ihlalsiz tamamlarsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi, tekrar uyuşturucu kullanılması veya yeniden uyuşturucu bulundurulması halinde ise kamu davası açılır.
Uyuşturucunun miktarı, paketlenme biçimi, ele geçirildiği yer ve satışa ilişkin deliller olayın TCK m.191 kapsamındaki kullanma suçu mu yoksa TCK m.188 kapsamındaki uyuşturucu ticareti suçu mu olduğunu belirleyebilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın özellikleri, deliller ve uygulanacak kanun hükümleri ortaya çıkabilecek hukuki sonucu değiştirebilir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Cezaların türleri nelerdir?Cezalar, hapis cezası ve adli para cezası olarak ikiye ayrılır. Hapis cezaları, kısa süreli ve uzun süreli olabilir. Adli para cezası ise suçun niteliğine göre belirlenen miktarda para ödenmesidir.
-
Bir kişi kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı, o anda ve saldırıyla orantılı biçimde durdurmak için saldırganı yaralarsa meşru savunma hükümlerinden yararlanabilir. TCK m.25’teki bütün koşullar gerçekleşmişse yapılan yaralama hukuka uygun kabul edilir ve kişi hakkında ceza verilmez.Ancak saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurmak, intikam amacıyla hareket etmek veya... +Devamını oku
-
Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
-
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku
-
Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
-
Suça iştirak nedir?Suça iştirak, birden fazla kişinin birlikte suç işlemesidir. Failler, suçun işlenmesinde aldıkları rollere göre cezalandırılır.
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kişisel Mesajlaşmaların İzinsiz Paylaşılması ve İftira Suçu: Türk Hukuk Sisteminde Cezai ve Hukuki SorumlulukGirişDijital iletişim araçları üzerinden yapılan yazışmaların (WhatsApp, Telegram, Instagram DM, SMS vb.) izinsiz paylaşılması, tek başına dahi cezai ve hukuki sorumluluk doğururken; bu paylaşımın bir kişiye işlemediği bir suçu isnat etme amacı taşıması halinde durum daha ağır bir hukuki... +Devamını oku
-
Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeCinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
-
Başkasının adı, fotoğrafı veya kişisel bilgileri kullanılarak sahte sosyal medya hesabı açılması, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına “sahte hesap açma” adıyla düzenlenmiş bağımsız bir suç değildir. Ancak hesabın oluşturulma biçimine, kullanılan bilgilere ve yapılan paylaşımlara göre kişisel verileri hukuka aykırı yayma, özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, dolandırıcılık veya bilişim suçu... +Devamını oku
-
Marketten değeri düşük bir ürün almak da hırsızlık suçunu oluşturabilir. Çalınan ürünün ucuz olması, fiili kendiliğinden suç olmaktan çıkarmaz. Bununla birlikte malın değerinin çok düşük olması hâlinde TCK m.145 gereğince cezada indirim yapılabilir, hatta olayın özelliklerine göre ceza verilmesinden vazgeçilebilir.Hırsızlık Suçu Nasıl Oluşur?TCK m.141’e göre başkasına ait taşınır bir malı,... +Devamını oku
-
Kasten Yaralama Suçu (TCK 86-88)1. Kasten Yaralama Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 86. ve 88. maddeleri arasında düzenlenmiştir. TCK 86/1'e göre, "Başkasının vücudu üzerinde acı duymasına veya sağlık ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, kasten yaralama suçunu işlemiş olur."2. Kasten Yaralama Suçunun UnsurlarıFail: Suçu işleyen kişi... +Devamını oku
-
MALA ZARAR VERME SUÇU CEZASI VE HUKUKİ SONUÇLARITürk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişMülkiyet hakkı, bireylerin sahip olduğu en temel haklardan biri olup, gerek anayasal güvencelerle gerekse ceza hukuku kurallarıyla korunmaktadır. Bu bağlamda, başkasına ait bir mala kasten zarar verilmesi, Türk Ceza Kanunu’nda “mala zarar verme suçu” olarak düzenlenmiştir. Bu suç tipi,... +Devamını oku
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
-
Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
-
Meşru müdafaa, hukuka uygunluk sebeplerinden biri olup, bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı bertaraf etmek amacıyla orantılı bir savunmada bulunmasıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 25/1 uyarınca, hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilen meşru müdafaa, cezai sorumluluğu ortadan kaldırır.Meşru Müdafaanın ŞartlarıHaksız Bir Saldırının Mevcut Olması: Meşru müdafaanın... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarNitelikli yağma Madde 149(1) Yağma suçunun;a) Silahla,b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,f) Var olan veya var... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum... +Devamını oku
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
-
Yapı ruhsatı alınmadan veya mevcut ruhsata aykırı şekilde bina yapmak ya da yaptırmak, TCK m.184 kapsamında imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturabilir. Bu suçun temel şekli için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.Kaçak yapı nedeniyle ayrıca inşaatın mühürlenmesi, durdurulması, idari para cezası uygulanması ve yapının yıkılması da gündeme gelebilir. İdari yaptırımlar ile... +Devamını oku
-
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
-
Hırsızlık Suçu (TCK 141-147)1. Hırsızlık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıHırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 141. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Başkasına ait olan taşınabilir bir malı, sahibinin rızası olmadan kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla alan kişi, hırsızlık suçunu işlemiş olur."2. Hırsızlık Suçunun UnsurlarıHırsızlık suçunun oluşabilmesi için... +Devamını oku
-
Hakaret Suçu: TCK m.125 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, kişilerin şeref, haysiyet ve saygınlıklarının korunması amacıyla düzenlenmiş olan hakaret suçunu kapsamaktadır. Bu maddeye göre, “bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle kişilik haklarına saldıran kişi” hakaret... +Devamını oku
-
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Başkasına ait bir eşyayı sahibinin izni olmadan almak hırsızlık suçudur. Ancak eşyanın evden, iş yerinden veya kilitli bir otomobilden alınması çoğu durumda basit hırsızlık değil, nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilir. Bu ayrım uygulanacak hapis cezasını önemli ölçüde değiştirir.Basit Hırsızlık Suçunun CezasıTCK m.141’e göre zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
-
Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku
-
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Kötü muameleCeza kanunu Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan... +Devamını oku
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
-
Türk Ceza Hukukuna Göre Gasp Suçu Davası, Cezası ve Savunma StratejileriGasp suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 148. ve devamı maddelerinde düzenlenen, malvarlığına karşı işlenen ağır bir cebir suçudur. Suçun temel özelliği, mağdurun iradesini cebir veya tehdit yoluyla etkileyerek malın alınmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesine göre, "bir başkasının taşınır malını cebir veya tehdit kullanarak... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
-
Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
-
Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
-
Gizli kalması gereken bilgileri açıklamaMadde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı... +Devamını oku
-
İşverenin Çalışana Küfür Etmesi ve Küçük Düşürmesinin Cezasıİşverenin, işveren vekilinin veya yöneticinin çalışana küfür etmesi; çalışanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ağırlıktaysa TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.Bu davranışın yalnızca ceza hukuku bakımından değil, iş hukuku ve kişilik haklarının korunması bakımından da sonuçları bulunmaktadır. Çalışan belirli... +Devamını oku
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaTCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
-
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku