Uyuşturucu Kullanmak veya Üzerinde Bulundurmak Suç mu? - TCK m.191

Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek ya da üzerinde bulundurmak suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir.

TCK m.191/1 uyarınca temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak özellikle ilk soruşturmada kişi hakkında doğrudan ceza davası açılması yerine beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik uygulanması öngörülmüştür.

Uyuşturucu Kullanmanın Cezası Nedir?

TCK m.191’e göre aşağıdaki fiiller aynı suç kapsamında değerlendirilir:

  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak,
  • Kullanmak amacıyla uyuşturucu satın almak,
  • Kullanmak amacıyla uyuşturucuyu kabul etmek,
  • Kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmak.

Bu fiillerin temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Kanun maddesinde ayrıca adli para cezası öngörülmemiştir.

Bununla birlikte, ilk defa soruşturma başlatılması halinde kişi genellikle hemen mahkemeye gönderilmez. Öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik süreci uygulanır.

İlk Defa Uyuşturucuyla Yakalanınca Ne Olur?

TCK m.191/2 uyarınca bu suçtan başlatılan soruşturmada, şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Bu kararın anlamı, şüpheli hakkında hemen iddianame düzenlenmemesi ve ceza davası açılmamasıdır. Ancak soruşturma tamamen kapanmış olmaz. Kişinin beş yıllık erteleme süresinde yükümlülüklerine uygun davranması beklenir.

Cumhuriyet savcısı, erteleme süresinde yükümlülüklere uyulmaması veya uyuşturucunun tekrar kullanılması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda şüpheliyi uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.

Denetimli Serbestlik Ne Kadar Sürer?

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinde şüpheli hakkında en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

Bu süre:

  • Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine,
  • Veya Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden

altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Böylece denetimli serbestlik süresi somut olayda toplam üç yıla kadar çıkabilir.

Beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi ile denetimli serbestlik süresi aynı şey değildir. Denetimli serbestlik daha kısa sürebilse de beş yıllık erteleme süresi devam eder.

Denetimli Serbestlikte Hangi Yükümlülükler Verilebilir?

5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu uyarınca kişiye durumuna uygun yükümlülükler getirilebilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Tedaviye tabi tutulmak,
  • Belirlenen eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılmak,
  • Belirlenen yerlere gitmemek,
  • Belirli bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak,
  • Eğitim programına devam etmek,
  • Belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak,
  • Silah bulundurmamak veya taşımamak,
  • Bazı taşıtları kullanmamak,
  • Belirlenen tarihlerde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak.

Kişinin ihtiyaçlarına göre yükümlülükler değiştirilebilir veya yeni yükümlülükler eklenebilir.

Uyuşturucu Testi Yapılır mı?

Cumhuriyet savcısı, beş yıllık erteleme süresinde kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını belirlemek amacıyla yılda en az iki defa ilgili kuruma sevk edilmesine karar verir.

Denetimli serbestlik müdürlüğü veya ilgili sağlık kurumu da gerekli gördüğü durumlarda test yapılmasını isteyebilir. Test sonucunun pozitif çıkması, tekrar uyuşturucu kullanıldığının delili olarak değerlendirilerek kamu davasının açılmasına neden olabilir.

Testin alınma yöntemi, numunenin ilgili kişiye ait olup olmadığı, kullanılan ilaçlar ve laboratuvar raporunun içeriği somut olayda ayrıca incelenebilir.

Tedavi Zorunlu mu?

Denetimli serbestlik uygulanan kişi, gerekli görülmesi halinde tedaviye tabi tutulabilir. Tedavi ayakta veya yatarak gerçekleştirilebilir. Sağlık kurumu gerekli görürse kişinin rehabilitasyon programlarına katılmasına da karar verebilir.

Tedavi kararı verilmişse kişinin çağrılara ve belirlenen programa uygun davranması gerekir. Tedavinin gereklerine uymamakta ısrar edilmesi, kamu davasının açılması sonucunu doğurabilir.

Denetimli Serbestliğe Gitmemenin Sonucu Nedir?

Kişinin kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde kamu davası açılır.

Kanunda “ısrar” şartı arandığı için tek bir çağrıya katılmamak her durumda otomatik olarak dava açılması anlamına gelmez. Şu hususlar birlikte değerlendirilir:

  • Çağrının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği,
  • Kişinin geçerli bir mazeretinin bulunup bulunmadığı,
  • İhlalin sonuçları hakkında uyarı yapılıp yapılmadığı,
  • Uymama davranışının devam edip etmediği.

Ancak tekrar uyuşturucu kullanılması veya kullanmak amacıyla yeniden uyuşturucu bulundurulması bakımından ayrıca “ısrar” şartı aranmaz.

Erteleme Süresinde Tekrar Uyuşturucu Kullanılırsa Ne Olur?

TCK m.191/4’e göre erteleme süresinde kişinin:

  • Yükümlülüklere veya tedavi gereklerine uymamakta ısrar etmesi,
  • Tekrar kullanmak amacıyla uyuşturucu satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
  • Tekrar uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanması

halinde hakkında kamu davası açılır.

Erteleme süresinde gerçekleşen tekrar kullanma veya bulundurma eylemi, ilk dosyanın ihlali kabul edilir. TCK m.191/5 gereğince bu eylem için ayrıca bağımsız bir soruşturma ve kovuşturma yapılmaz; ilk erteleme dosyası üzerinden işlem gerçekleştirilir.

Kamu davası açıldıktan sonra TCK m.191 kapsamındaki suçun tekrar işlenmesi halinde ise ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

Beş Yıl Sorunsuz Tamamlanırsa Ne Olur?

Şüpheli, beş yıllık erteleme süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranır, yasakları ihlal etmez ve tekrar uyuşturucu kullanmazsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Bu durumda ceza davası açılmaz ve kişi TCK m.191 kapsamında mahkûm edilmez. Ancak bu sonucun ortaya çıkabilmesi için yalnızca denetimli serbestlik döneminin değil, beş yıllık erteleme süresinin de ihlalsiz tamamlanması gerekir.

Uyuşturucunun Miktarı Önemli mi?

Kanunda “şu gramın altı kullanıcılık miktardır” şeklinde herkes için geçerli sabit bir miktar bulunmamaktadır. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı önemli olmakla birlikte, tek başına kullanma veya ticaret ayrımını belirlemez.

Değerlendirmede şu hususlar dikkate alınabilir:

  • Uyuşturucunun miktarı ve çeşidi,
  • Maddenin kaç paket halinde bulunduğu,
  • Paketlerin eşit miktarlarda hazırlanıp hazırlanmadığı,
  • Hassas terazi veya paketleme malzemesi bulunması,
  • Telefon mesajları ve görüşmeler,
  • Para hareketleri,
  • Şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı,
  • Maddenin bulunduğu yer,
  • Başkasına satış veya verme yönünde delil bulunması.

Kişisel kullanım sınırını aşan miktar, çok sayıda paket, hassas terazi, satış mesajları veya başkasına uyuşturucu verme gibi deliller varsa olay TCK m.188’deki uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Uyuşturucuyu Arkadaşla Paylaşmak Kullanma Suçu mu?

Uyuşturucu maddeyi arkadaşına vermek, paylaşmak veya ikram etmek yalnızca kullanma suçu olarak değerlendirilmez. Karşılığında para alınmasa bile uyuşturucunun başkasına verilmesi TCK m.188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçunu gündeme getirebilir.

“Para almadım” veya “birlikte kullanacaktık” şeklindeki açıklamalar, başkasına uyuşturucu verme fiilini kendiliğinden TCK m.191 kapsamına sokmaz. Maddenin nasıl temin edildiği, kimin üzerinde bulunduğu ve diğer kişilere ne şekilde verildiği araştırılır.

Üzerinde Uyuşturucu Çıkması Otomatik Olarak Suçlu Olmak Anlamına Gelir mi?

Uyuşturucunun kişinin cebinde, çantasında, aracında veya evinde bulunması önemli bir delildir. Ancak kişinin uyuşturucunun varlığını bilmesi ve madde üzerinde fiilî hâkimiyetinin bulunması gerekir.

Ortak kullanılan ev veya araçta uyuşturucu bulunması, oradaki herkesin otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez. Maddenin kime ait olduğu ve kim tarafından bilerek bulundurulduğu; parmak izi, kamera kaydı, mesaj, tanık anlatımı ve diğer delillerle araştırılır.

Arabada Uyuşturucu Bulunursa Ne Olur?

Araçta bulunan uyuşturucu bakımından şu konular değerlendirilir:

  • Aracın sahibi ve sürücüsü,
  • Uyuşturucunun bulunduğu bölüm,
  • Maddeye kimlerin ulaşabildiği,
  • Araçta kaç kişinin bulunduğu,
  • Şüphelilerin açıklamaları,
  • Kamera kayıtları,
  • Parmak izi ve biyolojik izler,
  • Telefon mesajları ve diğer iletişim kayıtları.

Uyuşturucunun araçta bulunması tek başına her durumda sürücünün maddeyi bilerek bulundurduğunu kanıtlamaz. Bilgi, kullanım amacı ve fiilî hâkimiyet somut delillerle belirlenir.

Uyuşturucu Kullanıldığının İdrar veya Kan Testiyle Belirlenmesi Yeterli mi?

TCK m.191 yalnızca uyuşturucu bulundurmayı değil, uyuşturucu kullanmayı da suç olarak düzenler. Bu nedenle kişinin üzerinde uyuşturucu bulunmasa bile usulüne uygun alınmış kan veya idrar örneğinde uyuşturucu tespit edilmesi delil olarak kullanılabilir.

Bununla birlikte testin doğru kişiye ait olması, uygun yöntemle alınması, muhafaza sürecinin sağlıklı yürütülmesi ve sonucun güvenilir bir laboratuvar incelemesine dayanması gerekir.

Okul veya Hastane Yakınında Uyuşturucu Bulundurmanın Cezası

TCK m.191/10 uyarınca suçun belirli yerlere iki yüz metreden daha yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Bu yerler arasında özellikle şunlar bulunur:

  • Okullar,
  • Öğrenci yurtları,
  • Hastaneler,
  • Kışlalar,
  • İbadethaneler,
  • Eğitim, tedavi, askerî veya sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler.

İki yüz metrelik mesafe, bina veya tesisin belirlenmiş sınırları esas alınarak değerlendirilir. Nitelikli halin uygulanabilmesi için eylemin umumi veya umuma açık bir yerde gerçekleştirilmesi gerekir.

Uyuşturucu Kullanma Suçu Şikâyete Bağlı mı?

Uyuşturucu kullanma veya kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurma suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Herhangi bir kişinin şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez. Bu suç uzlaştırma kapsamında da değildir.

Uyuşturucu Kullanma Davasına Hangi Mahkeme Bakar?

Denetimli serbestliğin ihlal edilmesi nedeniyle kamu davası açılması halinde yargılama kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır.

Ancak eylemin kullanmak için bulundurma değil uyuşturucu ticareti olduğu iddia edilirse TCK m.188 gündeme gelir ve görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olur. Bu nedenle uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğu, uygulanacak kanun maddesi ve görevli mahkeme bakımından belirleyicidir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak için satın almak, kabul etmek ya da bulundurmak TCK m.191 kapsamında suçtur. Temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Bununla birlikte ilk soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilir. Kişi süreci ihlalsiz tamamlarsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi, tekrar uyuşturucu kullanılması veya yeniden uyuşturucu bulundurulması halinde ise kamu davası açılır.

Uyuşturucunun miktarı, paketlenme biçimi, ele geçirildiği yer ve satışa ilişkin deliller olayın TCK m.191 kapsamındaki kullanma suçu mu yoksa TCK m.188 kapsamındaki uyuşturucu ticareti suçu mu olduğunu belirleyebilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın özellikleri, deliller ve uygulanacak kanun hükümleri ortaya çıkabilecek hukuki sonucu değiştirebilir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 771 konu bulundu
  • Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
  • WhatsApp ve Dijital Mesajlaşmaların İzinsiz Paylaşılması: Yargıtay Kararları Işığında Türk Hukukunda Cezai ve Hukuki SorumlulukGirişGünümüzde bireyler arasındaki iletişimin büyük bölümü WhatsApp, Telegram, Instagram DM, SMS ve e-posta gibi dijital platformlar üzerinden yürütülmektedir. Bu yazışmaların taraflardan biri tarafından üçüncü kişilere gösterilmesi, sosyal medyada paylaşılması ya da... +Devamını oku
  • Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
  • Yapı ruhsatı alınmadan veya mevcut ruhsata aykırı şekilde bina yapmak ya da yaptırmak, TCK m.184 kapsamında imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturabilir. Bu suçun temel şekli için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.Kaçak yapı nedeniyle ayrıca inşaatın mühürlenmesi, durdurulması, idari para cezası uygulanması ve yapının yıkılması da gündeme gelebilir. İdari yaptırımlar ile... +Devamını oku
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 
  • Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaCeza kanunu Madde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu... +Devamını oku
  • Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
  • Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
  • Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
  • Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaMadde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Türk Ceza Kanunu’nda Cinsel Saldırı Suçu (TCK m. 102) Kapsamında Ceza Sorumluluğu: Normatif ve Uygulamalı Bir DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi, cinsel saldırı suçunu düzenleyerek bireylerin cinsel dokunulmazlıklarını koruma altına almayı amaçlamaktadır. Cinsel saldırı, failin mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal ederek onun cinsel özgürlüğüne karşı gerçekleştirdiği fiillerle oluşur... +Devamını oku
  • Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
  • Bir kişinin evinin kapısını tekmelemek, kapıyı kırmaya çalışmak veya zor kullanarak açmaya teşebbüs etmek olayın özelliklerine göre mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlale teşebbüs, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarını oluşturabilir.Kapının açılmaması veya kişinin eve girememesi, hiçbir suç oluşmadığı anlamına gelmez. Failin amacı, yaptığı hareketler, kapıda zarar... +Devamını oku
  • Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
  • Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
  • İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
  • Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamaMadde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kesimini... +Devamını oku
  • Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
  • Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
  • Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
  • Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeCinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren... +Devamını oku
  • Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmemeMadde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra... +Devamını oku
  • Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
  • Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
  • Deniz, hava ve demiryolu taşıtlarında veya bu taşıtlarla işlenen suçlarda yetkiMADDE 15(1) Suç, Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip olan bir gemide veya böyle bir taşıt Türkiye dışında iken işlenmişse, geminin ilk uğradığı Türk limanında veya bağlama limanında bulunan mahkeme yetkilidir.(2) Türk bayrağını taşıma hakkına sahip olan hava taşıtları ile demiryolu taşıtları hakkında da yukarıdaki... +Devamını oku
  • İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
  • Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
  • Ceza Hukuku Hangi Davaları kapsar?Asliye ceza mahkemelerinde görülen, TCK’da düzenlenmiş aşağıdaki suçlarla ilgili davalarla ilgilenirler:Bilgileri halka açık kaynaklardan ve yapay zeka kaynaklı bilgilerden derledik.Vergi kaçakçılığı suçları,İhaleye fesat karıştırma suçu,Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçu,Kasten adam yaralama suçu,Taksirle adam yaralama suçu,Cinsel taciz suçu,Cinsel... +Devamını oku
  • Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
  • Devletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Yukarıdaki... +Devamını oku
  • Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
  • Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçCeza kanunu Madde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul... +Devamını oku
  • Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir?Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile bir kişinin kasten yaralanması, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama sayılır. Bu durumda kasten yaralama için belirlenen ceza yarı oranında artırılır.Yaralanma kemik kırığına, hayati tehlikeye, organ işlevinin zayıflamasına veya başka ağır sonuçlara neden... +Devamını oku
  • Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
  • Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
  • Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 
  • Mal veya hizmet satımından kaçınmaMadde 240- (1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
  • Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
  • Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku

Страницы