Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir? — TCK m.86/3-e, 87

Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir?
Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile bir kişinin kasten yaralanması, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama sayılır. Bu durumda kasten yaralama için belirlenen ceza yarı oranında artırılır.
Yaralanma kemik kırığına, hayati tehlikeye, organ işlevinin zayıflamasına veya başka ağır sonuçlara neden olmuşsa TCK m.87 uyarınca ayrıca daha ağır ceza uygulanır.
Bıçak ve Sopa Kanunen Silah Sayılır mı?
Evet. Türk Ceza Kanunu’ndaki “silah” kavramı yalnızca tabanca ve tüfek gibi ateşli silahları kapsamaz.
TCK m.6/1-f kapsamında silah sayılabilecek araçlar şunlardır:
- Ateşli silahlar,
- Patlayıcı maddeler,
- Kesici, delici veya bereleyici aletler,
- Saldırı amacıyla üretilmemiş olsa bile saldırıda kullanılmaya elverişli eşyalar,
- Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu veya zehirleyici maddeler,
- Sürekli hastalığa neden olabilecek kimyasal, biyolojik, nükleer veya radyoaktif maddeler.
Bu nedenle bıçak doğrudan kesici veya delici alet olarak silah kapsamındadır. Sopa ise normal kullanım amacı saldırı olmasa bile bir kişiye vurmak için kullanıldığında TCK bakımından silah sayılabilir.
Taş, şişe, demir çubuk, tornavida, çekiç, sandalye, kemer tokası veya benzeri bir eşya da somut olayda saldırıda kullanılmaya elverişliyse silah olarak değerlendirilebilir.
Silahla Kasten Yaralamanın Cezası Nedir?
TCK m.86/1’e göre kasten yaralama suçunun temel cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Yaralamanın silahla işlenmesi hâlinde TCK m.86/3-e gereğince bu ceza yarı oranında artırılır.
Bu durumda basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikteki silahla yaralamanın cezası, yalnızca bu hükümler uygulandığında:
2 yıl 3 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıdır.
Kasten yaralama suçunun alt sınırı, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile bir yıldan bir yıl altı aya yükseltilmiştir. cdn.tbmm.gov.tr
Mahkeme önce TCK m.61’e göre temel cezayı belirler, ardından silah kullanılması nedeniyle bu cezayı yarı oranında artırır. Haksız tahrik, teşebbüs, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim gibi hükümler bulunuyorsa bunlar ayrıca değerlendirilir.
Hafif Yaralama Silahla Yapılırsa Ceza Ne Olur?
Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde TCK m.86/2 uygulanır. Bu suçun temel cezası:
6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Fiil bıçak, sopa veya başka bir silahla gerçekleştirilmişse TCK m.86/3-e uyarınca seçilen ceza yarı oranında artırılır. Hapis cezasının seçilmesi durumunda ceza 9 aydan 2 yıl 3 aya kadar olabilir.
Silah kullanıldığı için olay yalnızca “hafif darp” olarak değerlendirilip şikâyetten vazgeçmeyle kapatılamaz. TCK m.86/3 kapsamındaki silahla yaralama resen soruşturulur.
Silahla Yaralama Şikâyete Bağlı mı?
Hayır. TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama suçu şikâyete bağlı değildir.
Bu nedenle:
- Mağdur şikâyetçi olmasa,
- Sonradan şikâyetini geri alsa,
- Taraflar kendi aralarında anlaşsa
savcılık soruşturmaya ve kamu davasına devam edebilir. Şikâyetten vazgeçme davayı kendiliğinden düşürmez.
Olay Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna bildirilebilir. Savcılık suçu başka şekilde öğrendiğinde de CMK m.160 uyarınca soruşturma başlatabilir.
Silahla Yaralama Uzlaştırmaya Tabi mi?
Hayır. CMK m.253 kapsamında TCK m.86/3’teki nitelikli yaralama hâlleri uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.
Bu nedenle bıçak, sopa veya başka bir silahla yaralama suçunda dosya uzlaştırmacıya gönderilmez. Tarafların zarar konusunda anlaşması ceza davasını sona erdirmez.
Mağdurun zararının giderilmesi, kanunda öngörülen koşulların bulunması durumunda sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından değerlendirilebilir; ancak otomatik olarak cezasızlık sağlamaz.
Bıçakla Yaralamada Kemik Kırılırsa Ceza Ne Olur?
TCK m.87/3’e göre kasten yaralama sonucunda mağdurun kemiği kırılmış veya çıkmışsa, TCK m.86’ya göre belirlenen ceza kırığın ya da çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır.
Bıçak veya sopa kullanılmışsa ceza belirlenirken:
- Önce kasten yaralama için temel ceza belirlenir.
- TCK m.86/3-e gereğince silah nedeniyle yarı oranında artırım yapılır.
- TCK m.87/3 gereğince kemik kırığı veya çıkığı nedeniyle yarısına kadar ek artırım uygulanır.
Artırım oranı, kırığın kişinin hayat fonksiyonlarına etkisini belirleyen adli rapora göre tespit edilir. Her kemik kırığında aynı oranda artırım uygulanmaz.
Hayati Tehlikeye Neden Olan Silahla Yaralamanın Cezası
TCK m.87/1’e göre yaralama fiilinin mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması hâlinde belirlenen ceza bir kat artırılır.
Silahla yaralamada TCK m.86/3 uygulandığı için, yaralanmanın hayati tehlike doğurması durumunda verilecek ceza 6 yıldan az olamaz.
Aynı hüküm yaralamanın;
- Duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
- Konuşmada sürekli zorluğa,
- Yüzde sabit ize,
- Gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına
neden olması durumunda da uygulanır. Güncel alt sınırlar TCK m.87’de 7550 sayılı Kanun ile yükseltilmiştir. cdn.tbmm.gov.tr
Organ Kaybına Neden Olan Silahla Yaralamanın Cezası
TCK m.87/2 daha ağır ve kalıcı sonuçları düzenlemektedir. Yaralama sonucunda mağdurun;
- İyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi,
- Duyu ya da organlarından birinin işlevini kaybetmesi,
- Konuşma yeteneğini kaybetmesi,
- Çocuk yapma yeteneğini kaybetmesi,
- Yüzünün sürekli değişmesi,
- Gebe kadının çocuğunun düşmesi
hâlinde TCK m.86’ya göre belirlenen ceza iki kat artırılır.
Fiil silahla işlendiğinde TCK m.86/3 kapsamına girdiği için verilecek ceza 9 yıldan az olamaz.
Silahla Yaralama Sonucunda Ölüm Meydana Gelirse
Failin kastı yaralamaya yönelik olduğu hâlde mağdur yaralama sonucunda ölmüşse TCK m.87/4 uygulanabilir.
Silahla yaralama TCK m.86/3 kapsamında bulunduğundan, yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesi hâlinde ceza:
14 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıdır.
Bu hükmün uygulanabilmesi için failin kastının yaralamaya yönelik olması ve ölüm sonucu bakımından TCK m.23 gereğince en azından taksirinin bulunması gerekir.
Failin kastı başlangıçtan itibaren öldürmeye yönelikse fiil, TCK m.87/4 kapsamında yaralama sonucu ölüm değil; sonuca göre TCK m.81 kapsamında kasten öldürme veya TCK m.35 ile birlikte öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilir.
Her Bıçaklama Olayı Yaralama Suçu mudur?
Hayır. Kullanılan aracın bıçak olması tek başına suçun kesin olarak kasten yaralama sayılmasını sağlamaz. Failin kastı belirlenmelidir.
Fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmişse TCK m.86 ve meydana gelen sonuca göre m.87 uygulanabilir. Öldürme kastıyla hareket edilmiş fakat mağdur hayatta kalmışsa öldürmeye teşebbüs gündeme gelebilir.
Hiç kimse yaralanmamışsa olayın niteliğine göre:
- Kasten yaralamaya teşebbüs,
- Tehdit,
- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması,
- 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
gibi farklı suçlar değerlendirilebilir.
Ruhsatsız Tabancayla Yaralamanın Cezası
Ruhsatsız tabancayla bir kişinin yaralanması durumunda TCK m.86/3-e kapsamında silahla yaralama suçu oluşabilir. Bunun yanında ruhsatsız silahın satın alınması, taşınması veya bulundurulması nedeniyle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında ayrı bir suç da gündeme gelebilir.
Silahın ruhsatlı olması, yaralama fiilini hukuka uygun hâle getirmez. Ruhsat yalnızca silahın bulundurulması veya taşınmasıyla ilgilidir; silahın suçta kullanılması nedeniyle TCK m.86/3-e yine uygulanır.
Her bıçak veya kesici alet bakımından ayrıca 6136 sayılı Kanun’a aykırılık oluşmaz. Aletin türü, taşınma amacı ve kanunda yasaklanan niteliklere sahip olup olmadığı ayrıca incelenir.
Sopayla Bir Kez Vurmak Silahla Yaralama Sayılır mı?
Sopa saldırıda kullanılmaya elverişli şekilde kullanılmışsa tek bir darbe dahi TCK m.86/3-e kapsamında değerlendirilebilir. Suçun oluşması için mutlaka birden fazla kez vurulması gerekmez.
Bununla birlikte sopanın;
- Boyutu,
- Ağırlığı,
- Kullanılış biçimi,
- Vurulan vücut bölgesi,
- Yaralanma üzerindeki etkisi
somut olayda değerlendirilir. Herhangi bir eşyanın yalnızca olay yerinde bulunması silah sayılması için yeterli değildir; yaralama eyleminde kullanılmış olması gerekir.
Meşru Savunmada Bıçak veya Sopa Kullanılırsa Ceza Verilir mi?
TCK m.25/1’e göre kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin olan haksız saldırıyı o anda ve saldırıyla orantılı biçimde uzaklaştırması meşru savunma sayılabilir.
Meşru savunmanın bütün şartları oluşmuşsa kişiye ceza verilmez. Ancak saldırı sona erdikten sonra intikam amacıyla bıçak veya sopa kullanılması meşru savunma olarak kabul edilmez.
Savunma ile saldırı arasında orantı bulunup bulunmadığı; saldırının niteliği, kullanılan araçlar, tarafların durumu ve olayın gerçekleşme biçimi dikkate alınarak değerlendirilir. Meşru savunma sınırının mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaş nedeniyle aşılması hâlinde TCK m.27/2 gündeme gelebilir.
Haksız Tahrik İndirimi Uygulanabilir mi?
TCK m.29’a göre haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmişse cezada indirim yapılabilir.
Haksız tahrik, suçun oluşmasını ortadan kaldırmaz; yalnızca cezada indirim nedeni olabilir. Hakaret, saldırı veya başka bir haksız hareket bulunduğu iddiası, olayın bütün delilleriyle birlikte değerlendirilir.
Önceden hazırlanarak bıçak veya silahla olay yerine gitmek, saldırı sona erdikten sonra geri dönerek yaralamak veya intikam amacıyla hareket etmek gibi durumlarda tahrik koşullarının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.
Silahla Yaralama Suçunda Tutuklama Olur mu?
Silahla kasten yaralama, CMK m.100/3’te belirtilen katalog suçlar arasındadır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama da katalog suç kapsamında bulunmaktadır. alternatifcozumler.adalet.gov.tr
Ancak katalog suç kapsamında olmak otomatik olarak tutuklama kararı verileceği anlamına gelmez. Tutuklama için:
- Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller,
- Kaçma veya delilleri karartma gibi bir tutuklama nedeni,
- Tedbirin ölçülü olması
şartlarının değerlendirilmesi gerekir. Tutuklama bir ceza değil, ceza muhakemesi koruma tedbiridir.
Adli Rapor Cezayı Nasıl Etkiler?
Adli rapor yaralanmanın hukuki niteliğini belirleyen temel delillerden biridir. Raporda özellikle şu hususlar araştırılır:
- Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği,
- Kemik kırığı veya çıkığı bulunup bulunmadığı,
- Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi,
- Yaşamsal tehlike meydana gelip gelmediği,
- Organ işlevinde sürekli zayıflama veya kayıp bulunup bulunmadığı,
- Yüzde sabit iz ya da sürekli değişiklik oluşup oluşmadığı.
İlk hastane raporu geçici olabilir. Yaralanmanın kalıcı sonuçlarının belirlenebilmesi için kesin adli rapor veya ek rapor alınabilir.
Hangi Deliller İncelenir?
Silahla yaralama soruşturmalarında şu deliller kullanılabilir:
- Hastane ve adli muayene raporları,
- Kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Olay yeri inceleme tutanakları,
- Silah, bıçak veya sopa üzerindeki incelemeler,
- Parmak izi ve biyolojik deliller,
- Mesajlar ve arama kayıtları,
- Tarafların ifadeleri,
- Balistik incelemeler,
- Adli tıp raporları.
Darp raporu yaralanmanın varlığını ve niteliğini gösterir; saldırıyı kimin gerçekleştirdiği ise diğer delillerle birlikte belirlenir.
Silahla Yaralanan Kişi Tazminat İsteyebilir mi?
Silahla yaralanan kişi, ceza yargılamasından ayrı olarak Türk Borçlar Kanunu m.49, 54 ve 56 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Koşulların bulunması hâlinde:
- Tedavi giderleri,
- Çalışılamayan döneme ait kazanç kaybı,
- Çalışma gücünün azalmasından doğan zarar,
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarar,
- Manevi tazminat
istenebilir. Şikâyetten vazgeçilmesi ceza davasını sona erdirmese de düzenlenen anlaşma veya ibra belgesinin tazminat taleplerine etkisi ayrıca değerlendirilir.
Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile yaralama, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralamadır. Basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek yaralamada ceza, silah artırımı uygulandığında 2 yıl 3 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapistir.
Yaralanma hafif olsa bile silah kullanılması cezayı yarı oranında artırır; suç şikâyete ve uzlaştırmaya tabi değildir. Kemik kırığı, hayati tehlike, organ işlevinin kaybı veya ölüm meydana gelmişse TCK m.87 uyarınca daha ağır cezalar uygulanır. Silahla yaralama sonucu hayati tehlike veya TCK m.87/1’deki diğer sonuçlar oluşmuşsa ceza 6 yıldan; organ kaybı gibi m.87/2’deki sonuçlar oluşmuşsa 9 yıldan az olamaz. Yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse ceza 14 yıldan 18 yıla kadar hapistir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeMadde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından... +Devamını oku
-
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı SuçlarAnayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların... +Devamını oku
-
Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Restoranda tüketilen yemek nedeniyle zehirlenme meydana gelirse sorumluluk; gıdanın nerede bozulduğu, yemeği kimin hazırladığı, saklama ve hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı ve sorumlu kişilerin bozulmayı bilip bilmediğine göre belirlenir.Olayın özelliklerine göre restoran işletmecisi, işletme yetkilisi, aşçı, çalışan, gıda tedarikçisi veya üretici sorumlu olabilir. Ancak restoran sahibinin her... +Devamını oku
-
Meşru Müdafaa Nedir ve Türk Ceza Hukukundaki Cezai Sonuçları Nelerdir?1. Meşru Müdafaa Nedir?Meşru müdafaa, bir kişinin kendisini veya başkasını haksız bir súldırıya karşı savunmasını ifade eden hukuki bir kavramdır. Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre, meşru müdafaa halinde işlenmiş bir fiil cezalandırılmaz. Burada esas olan, súldırının haksız ve ani olmasıdır.2. Meşru Müdafaanın Hukuki DayanağıTCK'... +Devamını oku
-
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
-
Bir kişinin telefonunu, parasını veya başka bir eşyasını zor kullanarak ya da ciddi şekilde tehdit ederek almak, halk arasında “gasp”, Türk Ceza Kanunu’nda ise yağma suçu olarak adlandırılır.Basit yağma suçu TCK m.148’de, silahla veya birden fazla kişiyle işlenmesi gibi nitelikli hâller ise TCK m.149’da düzenlenmiştir.Telefonu Zorla Almak Gasp Suçu mudur?Bir kişinin telefonunu;Döverek veya iterek... +Devamını oku
-
Ceza ehliyeti nedir?Ceza ehliyeti, bir kişinin işlediği suçtan dolayı cezalandırılabilme ehliyetidir. Türk Ceza Kanunu'na göre, 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza ehliyeti yoktur. 12-15 yaş arası çocuklar ise kısmen ceza ehliyetine sahiptir.
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
-
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
-
TAKSİRLE YARALAMA SUÇU VE CEZASITürk Ceza Hukuku Açısından İncelemeGirişTaksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) sistematiğinde vücut dokunulmazlığına karşı suçlar arasında yer almaktadır. Bu suç tipi, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması şeklinde tezahür eder. Taksirle yaralama suçu, kasten yaralama suçundan farklı... +Devamını oku
-
Cinsel Taciz İftirası Karşısında Yapılması Gerekenler: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGirişCinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 105. maddesinde düzenlenmiş olup kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruma amacı güder. Ancak kimi durumlarda, bu suçla ilgili olarak asılsız iddialar ileri sürülebilmekte ve kişiler hakkında cinsel taciz iftirası yöneltilebilmektedir. Bu durum, yalnızca... +Devamını oku
-
Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
-
Düğün, asker uğurlaması, kutlama, maç sonrası veya eğlence amacıyla havaya ateş açmak; insanların hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike oluşturuyorsa TCK m.170 kapsamında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturur.Silah ruhsatlı olsa bile tehlikeli biçimde havaya ateş etmek suç olabilir. Silah ruhsatsızsa TCK m.170’in yanında 6136 sayılı Kanun kapsamında ayrıca ceza... +Devamını oku
-
Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
-
Antalya Avukat Uğur Azap Hukuk Bürosu, kişilerin ve kurumların karşılaştıkları hukuki meselelerin yürürlükteki mevzuat doğrultusunda incelenmesi, hukuki durumlarının açıklanması ve gerekli işlemlerin takip edilmesi amacıyla hizmet vermektedir. Büronun çalışma anlayışında hukukun üstünlüğü, mesleki bağımsızlık, gizlilik, dürüstlük ve özen ilkeleri esas alınmaktadır.Hukuki bir uyuşmazlığın sağlıklı... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Yukarıdaki... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırıMadde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
-
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Siyasal veya askerî casuslukMadde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil;a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse,b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
Yabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikayetine... +Devamını oku
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
Mala zarar vermeMadde 151(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.) Mala zarar vermenin nitelikli halleriMadde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;a) Kamu kurum ve... +Devamını oku
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
-
Halkı askerlikten soğutmaMadde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
-
Görevi kötüye kullanma Madde 257(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın CezasıBir kişinin telefon numarasını, ev adresini veya tanınmasını sağlayan fotoğrafını rızası dışında başkalarına vermek ya da internette yayımlamak, paylaşımın hukuka aykırı olması hâlinde suç oluşturabilir. Bu davranışlar özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 135 ve 136. maddeleri kapsamında değerlendirilir.TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı... +Devamını oku
-
Hakaret Suçu: TCK m.125 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, kişilerin şeref, haysiyet ve saygınlıklarının korunması amacıyla düzenlenmiş olan hakaret suçunu kapsamaktadır. Bu maddeye göre, “bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle kişilik haklarına saldıran kişi” hakaret... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın CezasıBir kişinin telefon numarasını, ev adresini veya tanınmasını sağlayan fotoğrafını rızası dışında başkalarına vermek ya da internette yayımlamak, paylaşımın hukuka aykırı olması hâlinde suç oluşturabilir. Bu davranışlar özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 135 ve 136. maddeleri kapsamında değerlendirilir.TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı... +Devamını oku
-
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
-
Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?Bir kişiyi istemediği hâlde sürekli aramak, telefonunu çaldırıp kapatmak, farklı numaralardan ulaşmaya çalışmak veya art arda rahatsız edici mesajlar göndermek belirli şartlarda suç sayılabilir. Bu davranışlar, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.Ancak her... +Devamını oku
-
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku
-
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku