Karakolda İfade Verirken Nelere Dikkat Edilmelidir? — CMK m.147

Karakolda ifade verirken öncelikle kişinin hangi sıfatla çağrıldığını öğrenmesi gerekir. Çünkü şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve tanık için uygulanacak haklar ve yükümlülükler aynı değildir.
Şüpheli sıfatıyla ifade veren kişi, kimlik bilgilerini doğru açıklamak zorundadır; ancak kendisine yöneltilen suçlamayla ilgili sorulara cevap vermeme, yani susma hakkına sahiptir. Ayrıca ifade başlamadan önce suçlama açıkça anlatılmalı ve avukat yardımından yararlanma hakkı bildirilmelidir.
İfade tutanağı okunmadan ve anlatılanlarla tamamen uyuştuğu kontrol edilmeden imzalanmamalıdır.
Karakolda İfade Vermek Ne Demektir?
Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından “ifade alma”, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu olay hakkında dinlenmesidir.
Hâkim veya mahkeme tarafından yapılan dinleme ise “sorgu” olarak adlandırılır.
Karakolda ifade alınması, kişi hakkında mutlaka dava açılacağı veya ceza verileceği anlamına gelmez. İfade, soruşturma kapsamında toplanan delillerden biridir. Cumhuriyet savcısı daha sonra bütün delilleri değerlendirerek dava açılmasına veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir.
İfade Vermeden Önce Hangi Sıfatla Çağrıldığınız Sorulmalıdır?
Karakola çağrılan kişi öncelikle şu sorunun cevabını öğrenmelidir:
- Şüpheli olarak mı çağrıldım?
- Şikâyetçi veya mağdur olarak mı çağrıldım?
- Tanık olarak mı çağrıldım?
- Bilgi sahibi olarak mı dinleneceğim?
Bu ayrım önemlidir. Şüphelinin susma hakkı bulunurken tanığın kural olarak bildiklerini doğru şekilde anlatma yükümlülüğü vardır. Bununla birlikte tanık, kendisini veya kanunda belirtilen yakınlarını ceza soruşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir.
Kişi başlangıçta tanık olarak çağrılmış olsa bile anlatımı sırasında suç şüphesi kendisine yönelirse işlem şüpheli sıfatına uygun hâle getirilmeli ve CMK m.147’deki hakları bildirilmelidir.
CMK m.147’ye Göre Şüphelinin Hakları Nelerdir?
Şüphelinin ifadesi alınırken şu kurallara uyulmalıdır:
- Kimliği tespit edilmelidir.
- Kendisine yüklenen suç anlatılmalıdır.
- Avukat seçme hakkı bulunduğu bildirilmelidir.
- Avukatın ifade sırasında hazır bulunabileceği açıklanmalıdır.
- Avukat tutabilecek durumda değilse ve talep ederse barodan müdafi görevlendirilmelidir.
- Yakalanmışsa istediği yakınına durum bildirilmelidir.
- Susma hakkı olduğu söylenmelidir.
- Lehine olan somut delillerin toplanmasını isteyebileceği anlatılmalıdır.
- Aleyhindeki şüpheleri ortadan kaldıracak açıklamaları yapmasına imkân verilmelidir.
- Kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınmalıdır.
- İfade işlemi tutanağa bağlanmalıdır.
Bu hakların bildirilmesi yalnızca bir kâğıdın imzalatılmasından ibaret değildir. Şüphelinin haklarını anlayabilecek durumda olması gerekir.
Şüpheli Kimlik Bilgilerini Vermek Zorunda mıdır?
CMK m.147’ye göre şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür.
Ad, soyadı, doğum tarihi ve kimliğin belirlenmesine yönelik bilgiler susma hakkı kapsamında değildir. Kimlik hakkında yanlış bilgi verilmesi ayrıca hukuki ve cezai sorunlara neden olabilir.
Ancak kimlik bilgilerinin açıklanması zorunluluğu, suçlamayla ilgili sorulara da cevap verme zorunluluğu bulunduğu anlamına gelmez.
Susma Hakkı Nedir?
Şüpheli, kendisine yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkına sahiptir. Hiçbir kişi kendisini suçlayıcı beyanda bulunmaya veya suçlu olduğunu kabul etmeye zorlanamaz.
Şüpheli:
- Bütün sorular karşısında susabilir.
- Bazı soruları cevaplandırıp bazılarına cevap vermeyebilir.
- Avukatıyla görüştükten sonra ifade vermek istediğini belirtebilir.
- Kollukta susup Cumhuriyet savcısı veya hâkim huzurunda açıklama yapmayı tercih edebilir.
Susma hakkının kullanılması suçun kabul edildiği anlamına gelmez. Bununla birlikte susma veya açıklama yapma tercihinin dosyanın durumuna göre sonuçları olabileceğinden bu kararın avukatla birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
“Susarsan Suçunu Kabul Etmiş Olursun” Denilebilir mi?
Susma hakkı kanuni bir haktır. Şüphelinin susması tek başına ikrar veya suç delili sayılamaz.
Kişiye “Konuşmazsan suçlu görünürsün”, “Şimdi kabul etmezsen daha ağır ceza alırsın” veya benzeri baskı içeren ifadeler kullanılması, özgür iradeye dayalı ifade ilkesine aykırılık oluşturabilir.
Şüpheli yalnızca ifade vermesi için korkutulamaz, tehdit edilemez veya hukuka aykırı bir menfaat vaadiyle yönlendirilemez.
Avukat Olmadan İfade Verilebilir mi?
Kural olarak yetişkin ve kendisini savunabilecek durumdaki şüpheli, zorunlu müdafilik bulunmayan bir dosyada avukat olmadan ifade verebilir. Ancak kişinin avukat talep etme hakkı vardır.
Kendi avukatını seçemeyecek durumda olduğunu belirten ve müdafi yardımından yararlanmak isteyen şüpheliye baro tarafından avukat görevlendirilir.
Şu kişiler bakımından müdafi görevlendirilmesi talebe bağlı değildir:
- Çocuklar
- Kendisini savunamayacak derecede engelli kişiler
- Sağır ve dilsiz kişiler
- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan şüpheli veya sanık olan kişiler
Kanunda belirtilen diğer zorunlu müdafilik durumları da saklıdır.
Barodan Görevlendirilen Avukat Ücretli midir?
Şüphelinin özel bir avukat seçememesi ve avukat talep etmesi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilebilir. Bu görevlendirme için ifade öncesinde şüpheliden doğrudan ücret talep edilmez.
Ancak yargılama sonucuna ve giderlerle ilgili hükümlere göre ödenen müdafi ücreti yargılama giderleri kapsamında değerlendirilebilir. Baro tarafından görevlendirilen müdafi de özel olarak seçilen müdafi gibi hukuki yardım sunmakla görevlidir.
Avukatla Baş Başa Görüşme Hakkı Var mıdır?
Şüpheli, ifade öncesinde avukatıyla başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Avukatın ifade sırasında şüphelinin yanında bulunma ve hukuki yardım sunma hakkı engellenemez.
Avukat:
- Suçlamayı ve mevcut hukuki durumu değerlendirir.
- Şüpheliye haklarını açıklar.
- Usule aykırı sorulara ve uygulamalara itiraz eder.
- Şüphelinin lehine olan hususların tutanağa geçirilmesini ister.
- İfade tutanağının doğru yazılıp yazılmadığını kontrol eder.
Avukat şüpheli yerine ifade vermez; ancak şüphelinin savunma hakkını etkili biçimde kullanmasına yardımcı olur.
Avukatsız Polis İfadesi Delil Olarak Kullanılabilir mi?
CMK m.148/4’e göre müdafi hazır bulunmadan kolluk tarafından alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından hâkim ya da mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Bu hüküm, avukatsız kolluk ifadesinin hiçbir hukuki önem taşımadığı anlamına gelmez. İfadede belirtilen bilgiler soruşturmanın yönünü etkileyebilir ve başka delillerin bulunmasına yol açabilir.
Bu nedenle “Avukat yoksa söylediğim hiçbir şey kullanılamaz” düşüncesiyle dikkatsiz açıklama yapılmamalıdır.
Avukat İfade Sırasında Konuşabilir mi?
Avukatın hukuki yardımda bulunma hakkı vardır. Ancak şüphelinin yerine olay anlatması veya soruların tamamını kendisinin cevaplaması mümkün değildir.
Avukat:
- Sorunun hukuka aykırı olduğunu belirtebilir.
- Müvekkilinin cevap vermeme hakkını hatırlatabilir.
- Sorunun yanlış veya yönlendirici biçimde kurulduğunu söyleyebilir.
- Açıklamaların doğru şekilde tutanağa geçirilmesini isteyebilir.
- İfadeye ek açıklama veya itiraz yazdırabilir.
Avukatın yalnızca sessizce oturması gereken bir kişi olduğu düşüncesi doğru değildir.
İfadeye Gitmeden Önce Dosya Hakkında Bilgi Alınabilir mi?
İfadeye çağrılan kişi, çağrılma sebebini ve hangi olayla ilgili dinleneceğini öğrenmelidir. Resmî davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesi gerekir.
Müdafi, soruşturma dosyasını inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir. Bununla birlikte soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek belirli durumlarda dosya inceleme yetkisi hâkim kararıyla sınırlandırılabilir.
Şüphelinin kendi ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve müdafiin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar bakımından kanundaki özel hükümler uygulanır.
Telefonla Karakola Çağrılan Kişi Ne Yapmalıdır?
Telefonla aranan kişi öncelikle arayan görevlinin adını, birimini, karakolun adını ve soruşturma bilgilerini öğrenmelidir. Dolandırıcılık ihtimaline karşı karakolun resmî iletişim kanallarından doğrulama yapılabilir.
Şu bilgiler sorulabilir:
- Hangi sıfatla çağrılıyorum?
- Hangi olay veya soruşturma için çağrılıyorum?
- İfade tarihi ve saati nedir?
- Dosya veya soruşturma numarası var mı?
- İfadeye avukatımla gelebilir miyim?
Usulüne uygun resmî çağrı görmezden gelinmemelidir. CMK m.145 uyarınca çağrılan şüpheli veya sanık, mazeretsiz olarak gelmezse hakkında zorla getirme kararı verilebilir.
Karakola Giden Kişi Gözaltına Alınır mı?
İfade vermek için karakola gitmek, kişinin otomatik olarak gözaltına alınacağı anlamına gelmez.
Gözaltı için kanundaki şartların ayrıca oluşması gerekir. İfade işlemi tamamlanan kişi serbest bırakılabilir, Cumhuriyet savcısına sevk edilebilir veya şartları varsa gözaltına alınabilir.
Kişi karakoldan ayrılmasına izin verilip verilmediğini sorabilir. Ayrılmasına izin verilmiyorsa hangi işlem ve karar kapsamında özgürlüğünün kısıtlandığını öğrenme hakkı vardır.
İfade Vermeden Önce Suçlama Açıklanmalı mıdır?
Şüpheliye yalnızca kanun maddesinin numarasının söylenmesi her durumda yeterli olmayabilir. Kişiye hangi eylemle suçlandığı anlaşılabilir şekilde anlatılmalıdır.
Şüpheli en azından:
- Hangi olayın araştırıldığını
- Olayın yaklaşık tarihini
- Kime karşı işlendiğinin iddia edildiğini
- Kendisinin hangi davranışla suçlandığını
anlayabilmelidir.
Suçlamayı anlamayan kişinin sağlıklı bir savunma yapması beklenemez. Bu durumda açıklama istenebilir ve avukatla görüşme talep edilebilir.
İfade Verirken Tahmin Yürütülmeli midir?
Hatırlanmayan bir konu hakkında tahminde bulunmak yerine “Hatırlamıyorum”, “Bilmiyorum” veya “Bu konuda kesin bilgi sahibi değilim” denilmelidir.
Şüphelinin olayları olduğundan farklı anlatması, boşlukları varsayımlarla doldurması veya başkasından duyduğu bilgiyi kendi görmüş gibi aktarması savunmasına zarar verebilir.
Kesin olarak bilinmeyen saat, tarih, miktar ve kişiler hakkında kesin ifadeler kullanılmamalıdır. Sonradan ortaya çıkan kamera, telefon veya banka kayıtlarıyla çelişen anlatımlar güvenilirlik sorunu yaratabilir.
Yalan Söylemek Yerine Susma Hakkı Kullanılabilir mi?
Şüphelinin susma hakkı vardır. Ancak bilerek gerçek dışı açıklamalar yapılması savunmanın güvenilirliğini zedeleyebilir ve olayın niteliğine göre başka hukuki sorunlara yol açabilir.
Özellikle başkasına suç isnat etmek, sahte delil oluşturmak, suç delillerini yok etmek veya başkasının kimlik bilgilerini kullanmak ayrı suçlar meydana getirebilir.
Kişi cevap vermek istemediği konuda gerçeğe aykırı açıklama yapmak yerine susma hakkını kullanabilir.
İfade Sırasında Belge ve Mesaj Gösterilmeli midir?
Şüpheli, kendisini suçlamadan kurtaracak somut delillerin toplanmasını isteyebilir. CMK m.147 uyarınca lehine olan hususları ileri sürmesine imkân tanınmalıdır.
Şu deliller bildirilebilir:
- Kamera görüntüleri
- Mesajlar ve e-postalar
- Konum kayıtları
- Banka hareketleri
- Faturalar ve sözleşmeler
- Tanıkların isimleri
- Sağlık raporları
- İş yeri kayıtları
- Seyahat ve ulaşım belgeleri
Ancak telefonun tamamını teslim etmek veya ilgisiz bütün özel yazışmaları açıklamak yerine, hangi delilin nasıl sunulacağının önceden değerlendirilmesi önemlidir.
Deliller silinmemeli, değiştirilmemeli veya sonradan oluşturulmuş izlenimi verecek işlemler yapılmamalıdır.
Telefon Şifresi Sorulursa Ne Yapılmalıdır?
Kişinin telefonuna el konulması, cihazın içeriğinin incelenmesi ve şifre talep edilmesi birbirinden farklı hukuki konulardır.
Dijital cihazlarda arama, kopyalama ve el koyma CMK m.134 kapsamında özel kurallara tabidir. Şüpheli, telefonun teslimi veya şifrenin açıklanması konusunda işlem yapılmadan önce kararın kapsamını öğrenebilir ve avukat yardımından yararlanabilir.
Telefonun rızayla teslim edildiğine veya içeriğinin incelenmesine izin verildiğine ilişkin bir belge imzalanacaksa bunun kapsamı dikkatle okunmalıdır.
İfade Sırasında Baskı veya Tehdit Yapılabilir mi?
CMK m.148’e göre şüphelinin beyanı özgür iradesine dayanmalıdır.
İfade almak amacıyla şu yöntemler kullanılamaz:
- Kötü davranma
- İşkence
- İlaç verme
- Aşırı yorma
- Aldatma
- Cebir kullanma
- Tehdit etme
- Bedensel veya ruhsal baskı oluşturma
- İradeyi etkileyen araçlar kullanma
- Kanuna aykırı yarar vaat etme
Bu yöntemlerle alınan ifade, kişi sonradan rıza gösterse bile delil olarak kullanılamaz.
“İtiraf Edersen Hemen Çıkarsın” Denilmesi Geçerli midir?
Kolluk görevlileri kanunda bulunmayan bir cezasızlık, serbest kalma veya indirim güvencesi veremez.
“Suçu kabul edersen dosya kapanır”, “Bu kâğıdı imzalarsan hemen çıkarsın” veya “İtiraf edersen ceza almazsın” gibi vaatlere dayanarak ifade verilmemelidir.
Etkin pişmanlık, ceza indirimi, uzlaşma veya başka bir hukuki kurum yalnızca kanuni şartları varsa uygulanabilir. Bunun değerlendirilmesi olayın suç niteliğine ve dosyadaki delillere bağlıdır.
Yorgun, Hasta veya Alkollüyken İfade Alınabilir mi?
İfadenin özgür iradeye dayanması gerekir. Kişi ağır şekilde yorgun, hasta, yaralı, ilaç etkisinde veya ne söylediğini anlayamayacak derecede alkollüyse sağlıklı ifade veremeyebilir.
Böyle bir durumda:
- Sağlık kontrolü talep edilebilir.
- Rahatsızlık tutanağa yazdırılabilir.
- İfadenin uygun zamana bırakılması istenebilir.
- Avukatla görüşme talep edilebilir.
- Gerekirse hastaneye sevk istenebilir.
Kişinin soruları anlayamayacak durumda olduğu hâlde ifade alınması hukuka aykırılık oluşturabilir.
Türkçe Bilmeyen Kişinin İfadesi Nasıl Alınır?
Türkçe bilmeyen veya kendisini yeterli şekilde ifade edemeyen kişi için tercüman görevlendirilmelidir.
Kişinin anlamadığı bir dilde hazırlanan tutanağı imzalaması istenmemelidir. Soruların ve verilen cevapların eksiksiz çevrildiğinden emin olunmalıdır.
İşitme veya konuşma engeli bulunan kişilerin iletişim ihtiyaçlarına uygun yöntemler kullanılmalı ve zorunlu müdafilik hükümleri dikkate alınmalıdır.
Resmî İfade Başlamadan Önce Söylenenler Kullanılabilir mi?
Karakol koridorunda, polis aracında veya ifade odasında “sohbet ediyoruz” denilerek yapılan konuşmaların tamamen kayıtsız ve sonuçsuz kalacağı düşünülmemelidir.
Kişinin söylediği sözler görevliler tarafından tutanağa geçirilebilir, araştırmaya konu edilebilir veya başka delillere ulaşılmasına neden olabilir.
Şüpheli, resmî ifade başlamadan önce de olay hakkında açıklama yapmak zorunda değildir. Avukatıyla görüşmek istediğini ve suçlamayla ilgili sorulara daha sonra cevap vereceğini söyleyebilir.
İfade Tutanakla Aynı Anda mı Yazılmalıdır?
İfade, kişinin söylediği sözleri doğru ve anlaşılır biçimde yansıtmalıdır. Özetleme yapılırken anlatımın anlamı değiştirilmemelidir.
Özellikle şu ifadelere dikkat edilmelidir:
- “Kabul ediyorum”
- “Pişmanım”
- “Ben yaptım”
- “Bilerek yaptım”
- “Haberdardım”
- “Rızası vardı”
- “Şikâyetçiyim”
- “Zararımı karşıladı”
- “Uzlaşmak istiyorum”
- “Avukat istemiyorum”
Bu ifadeler kişinin gerçek iradesini yansıtmıyorsa düzeltilmesi istenmelidir.
İfade Tutanağı Okunmadan İmzalanmalı mıdır?
Hayır. Tutanak baştan sona dikkatlice okunmadan imzalanmamalıdır. Kişi okuma güçlüğü yaşıyorsa tutanağın kendisine okunmasını isteyebilir.
İmza öncesinde şu hususlar kontrol edilmelidir:
- Söylenenler eksiksiz yazılmış mı?
- Cümlelerin anlamı değiştirilmiş mi?
- Söylenmeyen bir kabul veya ikrar eklenmiş mi?
- Sorular ve cevaplar doğru yazılmış mı?
- Avukatın itirazları tutanağa geçirilmiş mi?
- İfade tarihi ve saati doğru mu?
- Hazır bulunan kişilerin isimleri yazılmış mı?
- Boş bırakılan alanlar var mı?
- Tutanak kaç sayfadan oluşuyor?
- Her sayfa aynı dosyaya mı ait?
Yanlışlık varsa düzeltilmesi ve düzeltmenin imza altına alınması istenmelidir.
Tutanak Düzeltilmezse İmzalamamak Mümkün müdür?
İfade veren kişi, gerçeğe aykırı veya eksik tutanağı imzalamak zorunda değildir. İmzadan çekinilmesi hâlinde bunun nedeni tutanağa yazılmalıdır.
Ancak yalnızca imza atmamak, daha önce söylenenlerin veya yapılan işlemin hiç gerçekleşmemiş sayılmasını sağlamaz. En uygun yöntem, yanlış bölümlerin açıkça gösterilmesi, düzeltme talebinin ve itirazların tutanağa geçirilmesidir.
İmzalanan tutanağın bir örneği talep edilmelidir.
İfadeye Sonradan Ekleme Yapılabilir mi?
Kişi önemli bir hususu unuttuğunu fark ederse ek beyanda bulunmak istediğini söyleyebilir. Ancak şüphelinin aynı olayla ilgili yeniden ifadesinin alınması gerekiyorsa CMK m.148/5 uyarınca bu işlem yalnızca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
Polisin aynı olayla ilgili olarak tekrar tekrar şüpheli ifadesi alması mümkün değildir. Yeni bir ifade ihtiyacının Cumhuriyet savcısı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Savunma dilekçesi ve lehe deliller de soruşturma dosyasına daha sonra sunulabilir.
Önceki İfade Sonradan Değiştirilebilir mi?
Şüpheli, kollukta verdiği ifadeyi Cumhuriyet savcısı veya hâkim huzurunda değiştirebilir. Ancak ifadeler arasındaki çelişkinin nedeni kendisine sorulabilir.
İlk ifadenin baskı, korku, yanlış anlama, avukat bulunmaması veya tutanağın yanlış yazılması nedeniyle gerçeği yansıtmadığı ileri sürülüyorsa bunun somut şekilde açıklanması önemlidir.
“İfademi değiştirdim, önceki ifade artık yok sayılır” şeklinde otomatik bir sonuç bulunmaz. Bütün beyanlar ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Tanık Olarak İfade Verirken Susma Hakkı Var mıdır?
Tanık ile şüphelinin hakları aynı değildir. Tanık, kural olarak bildiklerini doğru anlatmak ve gerçeğe uygun beyanda bulunmak zorundadır. Gerçeğe aykırı tanıklık cezai sorumluluk doğurabilir.
Bununla birlikte tanık:
- Kendisini ceza soruşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir.
- Kanunda belirtilen yakınları hakkında tanıklıktan çekinebilir.
- Mesleki sır kapsamında kalan konularda şartları varsa çekinme hakkını kullanabilir.
Tanığın anlatımı sırasında kendisi hakkında suç şüphesi oluşursa şüpheli hakları bildirilmeden suçlayıcı şekilde sorgulanmaya devam edilmemelidir.
Şikâyetçi İfade Verirken Nelere Dikkat Etmelidir?
Şikâyetçi veya mağdur, olayı gördüğü ve yaşadığı şekliyle kronolojik olarak anlatmalıdır.
İfadede şu bilgiler açıkça belirtilmelidir:
- Olayın tarihi ve saati
- Olayın gerçekleştiği yer
- Şüphelinin yaptığı hareketler
- Söylenen sözler
- Varsa yaralanma veya maddi zarar
- Tanıkların kimliği
- Kamera veya mesaj kayıtları
- Olaydan sonra yapılan başvurular
- Şikâyetçi olunup olunmadığı
Kesin olarak bilinmeyen bilgiler tahmin edilmemeli, duyuma dayalı bilgiler “başkasından duydum” şeklinde açıklanmalıdır.
Karakolda İfade Verirken En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Hangi sıfatla çağrıldığını sormamak
- Suçlamayı anlamadan konuşmaya başlamak
- Avukat istemeye çekinmek
- “Bir an önce çıkayım” düşüncesiyle tutanağı okumadan imzalamak
- Hatırlanmayan ayrıntılar hakkında tahmin yürütmek
- Başkasından duyulan olayı görülmüş gibi anlatmak
- Mesaj veya kayıtları silmek
- Söylenmeyen cümlelerin tutanağa yazılmasına itiraz etmemek
- Baskı veya sağlık sorununu tutanağa yazdırmamak
- Gayriresmî konuşmaların kullanılamayacağını düşünmek
- Kanunda bulunmayan ceza indirimi vaatlerine inanmak
- Gerçeğe aykırı belge veya delil oluşturmaya çalışmak
Karakolda İfade Öncesi Kısa Kontrol Listesi
İfade başlamadan önce şu kontroller yapılabilir:
- Hangi sıfatla dinlendiğinizi öğrenin.
- Soruşturma konusu olayı ve suçlamayı sorun.
- Avukatla görüşme hakkınızı değerlendirin.
- Susma hakkınızın bulunduğunu unutmayın.
- Yalnızca bildiğiniz ve hatırladığınız konularda konuşun.
- Lehinize olan delillerin toplanmasını isteyin.
- Baskı, yorgunluk veya hastalık varsa bildirin.
- Tutanağın her sayfasını dikkatlice okuyun.
- Yanlış ve eksik bölümleri düzelttirin.
- Tutanak örneğini talep edin.
Karakolda şüpheli sıfatıyla ifade veren kişinin en önemli hakları; suçlamayı öğrenme, susma, avukat yardımından yararlanma, yakınına haber verilmesini isteme ve lehine olan delillerin toplanmasını talep etme haklarıdır.
Şüpheli kimlik bilgilerini doğru vermek zorundadır; ancak suçlama hakkında konuşmaya zorlanamaz. Kötü davranma, tehdit, yorma, aldatma veya kanuna aykırı menfaat vaadiyle alınan ifadeler delil olarak kullanılamaz.
Avukat olmadan kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Buna rağmen kollukta söylenen sözler soruşturmanın ilerleyişini etkileyebileceğinden ifade işlemi dikkatle yürütülmeli ve tutanak okunmadan imzalanmamalıdır.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İfade sırasında izlenecek yöntem; kişinin sıfatına, suçlamanın niteliğine, dosyadaki delillere ve soruşturmanın aşamasına göre değişebilir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum... +Devamını oku
-
Cinayet davaları delil durumu, sanık sayısı ve mahkeme süreci gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Ortalama olarak: İlk derece mahkemesinde 1-3 yıl sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte 5-10 yıl sürebilir.
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama[1] Madde 228- (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.[2](2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md... +Devamını oku
-
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satmak, satışa hazırlamak, ücretsiz olarak başkasına vermek, bir yerden başka yere taşımak, göndermek, depolamak veya ticari amaçla bulundurmak TCK m.188 kapsamında ağır ceza gerektiren bir suçtur.Ülke içindeki uyuşturucu ticareti bakımından temel ceza:On yıldan az olmamak üzere hapis,Bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.Uyuşturucunun mutlaka para... +Devamını oku
-
Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Bilişim Alanında SuçlarBilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Türk Ceza Hukuku Hangi Davalara kapsar? Detaylı RehberTürk Ceza Hukuku, toplum düzenini korumak, suç işlenmesini önlemek ve suç işleyen kişilere adil yargılama süreci sunmak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku avukatları, bu alanda uzmanlaşmış hukukçulardır ve bireylerin ceza hukuku kapsamındaki haklarını korumak için çalışırlar. Peki, Türk Ceza Hukuku avukatları hangi davalara... +Devamını oku
-
Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaCeza kanunu Madde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise... +Devamını oku
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
MALA ZARAR VERME SUÇU CEZASI VE HUKUKİ SONUÇLARITürk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişMülkiyet hakkı, bireylerin sahip olduğu en temel haklardan biri olup, gerek anayasal güvencelerle gerekse ceza hukuku kurallarıyla korunmaktadır. Bu bağlamda, başkasına ait bir mala kasten zarar verilmesi, Türk Ceza Kanunu’nda “mala zarar verme suçu” olarak düzenlenmiştir. Bu suç tipi,... +Devamını oku
-
Fotoğraf veya Mesajla Şantaj Yapmanın Cezası Nedir?Bir kişinin özel fotoğraflarını, videolarını veya mesajlarını yayımlamakla tehdit ederek ondan para, menfaat ya da belirli bir davranış talep etmek şantaj suçunu oluşturabilir. Şantaj suçunun oluşması için mağdurun istenen parayı ödemesi veya talep edilen davranışı gerçekleştirmesi şart değildir.Şantaj suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107.... +Devamını oku
-
Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
-
Komşunun yalnızca kendi kapısını ve güvenliğini gözetmek amacıyla kamera takması her durumda suç değildir. Ancak kameranın doğrudan sizin daire kapınızı, eve giriş çıkışlarınızı, misafirlerinizi veya kapı açıldığında evinizin içini sürekli izlemesi ve kaydetmesi hukuka aykırı olabilir.Olayın özelliklerine göre TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK m.135 kapsamında kişisel... +Devamını oku
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek ya da üzerinde bulundurmak suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir.TCK m.191/1 uyarınca temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak özellikle ilk soruşturmada kişi hakkında doğrudan ceza davası açılması yerine beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
-
Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılmasıMADDE 10(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir.(2) Birleştirilen davalarda, bu davaları gören mahkemenin tâbi olduğu yargılama usulü uygulanır.(3) İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur.Geniş bağlantı... +Devamını oku
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
İhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a) Hileli davranışlarla;1. İhaleye katılma... +Devamını oku
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
-
Hırsızlık Suçu (TCK 141-147)1. Hırsızlık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıHırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 141. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Başkasına ait olan taşınabilir bir malı, sahibinin rızası olmadan kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla alan kişi, hırsızlık suçunu işlemiş olur."2. Hırsızlık Suçunun UnsurlarıHırsızlık suçunun oluşabilmesi için... +Devamını oku
-
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkYağma TCK Madde (TCK 148)(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla... +Devamını oku
-
Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
-
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
-
Hükûmete karşı suçMadde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
Dolandırıcılık Suçu ve Avukatın Rolü: Türk Ceza Hukuku Kapsamında DeğerlendirmeDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. ve 158. maddelerinde düzenlenmiş olup, hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılarak malvarlığında zarar oluşturulması şeklinde tanımlanır.TCK m.157’ye göre, “hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine ya da bir başkasına yarar... +Devamını oku
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
-
Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
-
Hakaret Suçu: TCK m.125 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, kişilerin şeref, haysiyet ve saygınlıklarının korunması amacıyla düzenlenmiş olan hakaret suçunu kapsamaktadır. Bu maddeye göre, “bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle kişilik haklarına saldıran kişi” hakaret... +Devamını oku
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Türk Ceza Kanunu Madde 125 Kapsamında Hakaret Suçu: Hukuki Bir İncelemeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, bireyin onur, şeref ve saygınlığını koruma amacı güden “hakaret” suçunu düzenlemektedir. Hakaret suçu, kişilik haklarını ihlal eden fiiller arasında yer almakta ve hem bireyin toplum içindeki itibarını hem de öz saygısını güvence altına almaktadır. TCK m. 125/1 uyarınca, “bir kimseye onur,... +Devamını oku