Doktor Hatası Nedeniyle Yaralanma veya Ölümde Ceza Davası - TCK m.85, 89

Doktorun veya başka bir sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz ya da özensiz davranışı hastanın yaralanmasına veya ölümüne neden olursa ceza sorumluluğu doğabilir.

Hastanın yaralanması halinde TCK m.89’daki taksirle yaralama, ölmesi halinde ise TCK m.85’teki taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Ancak tedavinin beklenen sonucu vermemesi veya komplikasyon gelişmesi tek başına doktorun suçlu olduğu anlamına gelmez.

Ceza sorumluluğu için sağlık çalışanının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması ve meydana gelen yaralanma veya ölümle bu davranış arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.

Doktor Hatası Nedir?

Halk arasında “doktor hatası” olarak ifade edilen durumlar hukukta çoğunlukla tıbbi uygulama hatası veya malpraktis olarak adlandırılır.

Tıbbi uygulama hatası şu şekillerde ortaya çıkabilir:

  • Hastalığın belirtilerinin gereği gibi değerlendirilmemesi,
  • Gerekli tahlil ve görüntülemelerin yapılmaması,
  • Tanının makul olmayan şekilde geciktirilmesi,
  • Yanlış ilaç veya yanlış doz verilmesi,
  • Ameliyat sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi,
  • Ameliyat sonrası takibin yapılmaması,
  • Gerekli konsültasyonun istenmemesi,
  • Enfeksiyon önlemlerinin alınmaması,
  • Hastadaki kötüleşmeye zamanında müdahale edilmemesi,
  • Hastanın uygun sağlık kuruluşuna sevk edilmemesi,
  • Tıbbi cihazların yanlış kullanılması,
  • Hasta bilgilerinin veya tetkik sonuçlarının karıştırılması,
  • Gerekli kontroller yapılmadan hastanın taburcu edilmesi.

Her olay, işlemin gerçekleştirildiği tarihte geçerli tıbbi standartlara ve somut şartlara göre değerlendirilir.

Doktor Hatası Sonucu Yaralanmanın Cezası

Doktorun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı hastanın yaralanmasına neden olursa TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama suçu oluşabilir.

TCK m.89/1 uyarınca taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi hakkında:

  • Dört aydan iki yıla kadar hapis,
  • Veya adli para cezası

verilebilir.

Mahkeme, temel suç bakımından hapis veya adli para cezasından birine hükmeder. Doktorun ceza sorumluluğunun doğması için yalnızca hastanın zarar görmesi yeterli değildir; tıbbi uygulama hatasının ve nedensellik bağının kanıtlanması gerekir.

Ağır Yaralanma Halinde Ceza Artar mı?

Taksirle yaralama sonucunda hastada ağır bir sağlık sorunu oluşursa cezada artırım yapılabilir.

TCK m.89/2 uyarınca yaralanma:

  • Bir duyu veya organın işlevinin sürekli zayıflamasına,
  • Kemik kırılmasına,
  • Konuşmada sürekli zorluğa,
  • Yüzde sabit ize,
  • Hayati tehlikeye,
  • Gebe kadının çocuğunu vaktinden önce doğurmasına

neden olmuşsa temel ceza yarı oranında artırılır.

TCK m.89/3 uyarınca yaralanma:

  • İyileşmesi mümkün olmayan hastalığa veya bitkisel hayata,
  • Bir duyu veya organın işlevinin tamamen kaybolmasına,
  • Konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına,
  • Yüzün sürekli değişikliğine,
  • Gebe kadının çocuğunu düşürmesine

neden olmuşsa temel ceza bir kat artırılır.

Hastadaki sonucun hangi kapsamda olduğu adli tıp ve bilirkişi raporlarıyla belirlenir.

Birden Fazla Hastanın Yaralanması Halinde Ceza

Aynı tıbbi uygulama veya ortak hata nedeniyle birden fazla kişinin yaralanması halinde TCK m.89/4 uygulanabilir.

Bu durumda dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Örneğin yanlış hazırlanan bir ilacın birden fazla hastaya uygulanması veya ortak bir sistem hatasının birden fazla hastanın yaralanmasına neden olması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Her sağlık çalışanının olay üzerindeki görevi ve kusuru ayrıca araştırılır.

Doktor Hatası Sonucu Ölümün Cezası

Tıbbi uygulama hatasının hastanın ölümüne neden olduğu belirlenirse TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu oluşabilir.

TCK m.85/1 uyarınca taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi hakkında iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Fiil:

  • Birden fazla kişinin ölümüne,
  • Bir kişinin ölümüyle birlikte bir veya daha fazla kişinin yaralanmasına

neden olmuşsa TCK m.85/2 uyarınca iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilebilir.

Ölümle tıbbi hata arasında doğrudan ve hukuken kurulabilir bir nedensellik bağının bulunması gerekir.

Komplikasyon ile Doktor Hatası Arasındaki Fark Nedir?

Komplikasyon, tıbbi işlem doğru şekilde yapılmış olsa bile ortaya çıkabilen ve her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Malpraktis ise sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz veya özensiz davranışından kaynaklanan zarardır.

Bir sonucun komplikasyon olarak kabul edilebilmesi için genellikle:

  • İşlemin tıp kurallarına uygun yapılması,
  • Hastanın riskler konusunda yeterli şekilde bilgilendirilmesi,
  • Gerekli önlemlerin alınması,
  • Komplikasyon ortaya çıktığında zamanında fark edilmesi,
  • Uygun müdahalenin geciktirilmeden yapılması

gerekir.

Öngörülebilir bir komplikasyonun fark edilmemesi veya komplikasyon ortaya çıktıktan sonra gerekli müdahalenin yapılmaması ayrıca tıbbi uygulama hatası oluşturabilir.

Ameliyatta Ölüm Olması Doktorun Suçlu Olduğu Anlamına Gelir mi?

Ameliyat sırasında veya sonrasında ölüm meydana gelmesi, doktorun otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez. Cerrahi işlemler belirli riskler taşır ve gerekli bütün önlemler alınmasına rağmen ölüm meydana gelebilir.

Ceza soruşturmasında şu konular incelenir:

  • Ameliyatın tıbben gerekli olup olmadığı,
  • Ameliyat öncesi tetkiklerin yapılıp yapılmadığı,
  • Hastanın risklerinin değerlendirilip değerlendirilmediği,
  • Uygulanan yöntemin tıp kurallarına uygunluğu,
  • Anestezi uygulamasının doğru yapılıp yapılmadığı,
  • Ameliyat sırasında gelişen soruna zamanında müdahale edilip edilmediği,
  • Ameliyat sonrası takip ve yoğun bakım şartları,
  • Ölümün önlenebilir olup olmadığı,
  • Sağlık çalışanlarının görev dağılımı.

Bu konularda bilirkişi incelemesi yapılmadan yalnızca ölüm sonucuna bakılarak ceza sorumluluğu belirlenemez.

Aydınlatılmış Onam Formu Doktoru Sorumluluktan Kurtarır mı?

Hastanın imzaladığı onam formu, doktoru her türlü hatadan sorumsuz hale getirmez. Hasta, tıbbi işlemin normal ve açıklanan risklerini kabul etmiş olabilir; ancak doktorun dikkatsizliğini veya tıbbi standartlara aykırı davranışını kabul etmiş sayılmaz.

Onamın geçerli olabilmesi için hastaya:

  • Hastalığın niteliği,
  • Önerilen işlemin amacı,
  • Önemli riskler,
  • Alternatif tedavi yöntemleri,
  • Tedavinin reddedilmesinin muhtemel sonuçları

anlaşılabilir biçimde açıklanmalıdır.

Yalnızca standart ve genel ifadeler içeren imzalı bir belge, her olayda yeterli bilgilendirme yapıldığını kanıtlamayabilir.

Taksir ve Bilinçli Taksir Arasındaki Fark

Doktor hataları çoğunlukla taksir kapsamında değerlendirilir. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle öngörülmeyen bir sonucun meydana gelmesidir.

Bilinçli taksirde ise kişi meydana gelebilecek sonucu öngörmesine rağmen sonucun gerçekleşmeyeceğine güvenerek davranışını sürdürür.

Örneğin açık ve ciddi bir riskin bilinmesine rağmen gerekli önlemler alınmadan tıbbi işleme devam edilmesi, olayın özelliklerine göre bilinçli taksir olarak değerlendirilebilir.

TCK m.22/3 uyarınca suç bilinçli taksirle işlenirse taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Bilinçli taksir bulunup bulunmadığı; riskin bilinirliği, sağlık çalışanının uzmanlığı, uyarılar, tetkik sonuçları ve olayın gelişimi dikkate alınarak belirlenir.

Her Yanlış Teşhis Ceza Suçu Oluşturur mu?

Her yanlış veya gecikmiş teşhis ceza sorumluluğu doğurmaz. Bazı hastalıklar benzer belirtiler gösterebilir veya mevcut tıbbi imkânlarla erken dönemde belirlenemeyebilir.

Yanlış teşhisin suç oluşturabilmesi için doktorun makul ve gerekli incelemeleri yapmaması, açık belirtileri değerlendirmemesi veya tıbbi standartlara aykırı hareket etmesi gerekir.

Ayrıca doğru tanı zamanında konulsaydı yaralanma veya ölüm sonucunun önlenip önlenemeyeceği de araştırılır. Sonuç yine meydana gelecekse ceza sorumluluğu bakımından nedensellik bağı kurulamayabilir.

Yanlış İlaç Verilmesi Suç mu?

Hastaya yanlış ilaç, yanlış doz veya başka hastaya ait ilacın verilmesi sonucunda sağlık zararı oluşursa taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir. Hasta ölürse taksirle öldürme hükümleri değerlendirilebilir.

Sorumluluk yalnızca ilacı yazan doktora ait olmayabilir. Olayda:

  • İlacı reçete eden doktor,
  • İlacı hazırlayan sağlık çalışanı,
  • İlacı uygulayan personel,
  • Hastanın kimlik kontrolünü yapan kişiler,
  • Hastane yönetim ve kayıt sistemi

ayrı ayrı incelenir.

Ceza sorumluluğu şahsidir. Her sağlık çalışanı yalnızca kendi kusurlu davranışından sorumlu tutulabilir.

Doktorun Hastayı Geç Sevk Etmesi Suç Olabilir mi?

Hastanın mevcut sağlık kuruluşunda tedavi edilemeyeceği anlaşılmasına rağmen gerekli sevkin yapılmaması veya sevkin makul olmayan şekilde geciktirilmesi ceza sorumluluğuna neden olabilir.

Ancak sevkte yaşanan her gecikme doktora yüklenemez. Ambulans bulunmaması, yoğun bakım yetersizliği, hastanın sevki reddetmesi veya sağlık sisteminden kaynaklanan başka nedenler ayrıca araştırılır.

Doktorun sevk kararını zamanında verip vermediği ve gecikmeyle ortaya çıkan zarar arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Hastanın Tedaviyi Reddetmesi Sorumluluğu Etkiler mi?

Hastanın önerilen tedaviyi, ameliyatı, tetkiki veya sevki bilinçli şekilde reddetmesi ceza sorumluluğu değerlendirmesini etkileyebilir.

Ancak tedavinin reddedilmesinin geçerli kabul edilebilmesi için hastanın:

  • Sağlık durumu,
  • Önerilen tedavi,
  • Tedavinin yarar ve riskleri,
  • Tedaviyi reddetmenin muhtemel sonuçları

hakkında yeterince bilgilendirilmiş olması gerekir.

Hastanın kendi davranışı sonucun meydana gelmesinde etkili olmuşsa nedensellik ve kusur değerlendirmesinde dikkate alınır. Buna rağmen sağlık çalışanının bağımsız bir tıbbi hatası varsa sorumluluk tamamen ortadan kalkmayabilir.

Doktor Hatası Nasıl İspatlanır?

Doktor hatasının ispatında tıbbi kayıtlar büyük önem taşır. Soruşturma sırasında genellikle şu belgeler incelenir:

  • Hasta dosyası,
  • Epikriz raporu,
  • Ameliyat ve anestezi kayıtları,
  • Aydınlatılmış onam belgeleri,
  • Hemşire gözlem formları,
  • İlaç ve tedavi çizelgeleri,
  • Laboratuvar sonuçları,
  • Röntgen, tomografi ve MR görüntüleri,
  • Konsültasyon kayıtları,
  • Yoğun bakım takip belgeleri,
  • Sevk ve taburcu kayıtları,
  • Elektronik sağlık kayıtları,
  • Ölüm belgesi ve otopsi raporu,
  • Hastane kamera ve sistem kayıtları,
  • Tanık anlatımları.

Tıbbi belgelerin eksik, sonradan değiştirilmiş veya birbiriyle çelişkili olması soruşturma sırasında ayrıca incelenebilir.

Bilirkişi Raporu Neden Önemlidir?

Doktor hatası iddiaları teknik tıbbi bilgi gerektirdiği için bilirkişi incelemesi yapılır. Dosya, olayın özelliğine göre Adli Tıp Kurumuna, üniversitelerin ilgili uzmanlık bölümlerine veya uzman bilirkişi heyetlerine gönderilebilir.

Bilirkişiden genellikle şu soruların cevaplandırılması istenir:

  • Teşhis ve tedavi tıp kurallarına uygun mu?
  • Sağlık çalışanının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı var mı?
  • Meydana gelen sonuç komplikasyon mu?
  • Komplikasyon zamanında fark edilmiş mi?
  • Gerekli müdahale yapılmış mı?
  • Hata ile yaralanma veya ölüm arasında nedensellik bağı var mı?
  • Sonuç zamanında müdahaleyle önlenebilir miydi?
  • Sağlık çalışanlarının kusur dağılımı nedir?

Bilirkişi raporu önemli bir delildir ancak ceza sorumluluğuna ilişkin son kararı mahkeme verir.

Ölüm Halinde Otopsi Yapılması Gerekir mi?

Şüpheli bir ölüm halinde otopsi, ölüm nedeninin ve tıbbi işlemle ölüm arasındaki ilişkinin belirlenmesi bakımından önemli olabilir.

Otopsi yapılmadan defin gerçekleşmesi, sonradan nedensellik bağının belirlenmesini güçleştirebilir. Ölümün tıbbi uygulama hatasından kaynaklandığı düşünülüyorsa durumun gecikmeden Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi önem taşır.

Savcılık gerekli görürse otopsi, toksikolojik inceleme ve tıbbi belgelerin muhafaza altına alınması işlemlerini yaptırabilir.

Doktor Hatası Nedeniyle Ceza Davası Nasıl Açılır?

Hasta veya yakınları doğrudan ceza davası açmaz. Öncelikle kolluk birimlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet ya da suç duyurusunda bulunulur.

Süreç genel olarak şu şekilde ilerler:

  1. Şikâyet veya ihbar alınır.
  2. Hasta dosyası ve tıbbi belgeler toplanır.
  3. Sağlık çalışanlarının ve tanıkların ifadeleri alınır.
  4. Bilirkişi incelemesi yaptırılır.
  5. Kusur ve nedensellik bağı değerlendirilir.
  6. Yeterli şüphe bulunursa savcı iddianame düzenler.
  7. İddianame mahkeme tarafından kabul edilirse ceza davası başlar.
  8. Yeterli delil bulunmazsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.

Kamu görevlisi sağlık çalışanları bakımından soruşturma izni ve özel usul hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m.73 uyarınca şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır.

Ancak TCK m.89/2, m.89/3 veya m.89/4 kapsamındaki yaralamanın bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz. TCK m.89/1 kapsamındaki temel yaralama ise bilinçli taksir iddiası bulunsa bile şikâyete bağlı olmaya devam eder.

Taksirle öldürme suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık ölüm olayını öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yürütebilir. Ailenin şikâyetten vazgeçmesi taksirle öldürme soruşturmasını sona erdirmez.

Doktor Hatasında Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK m.89 kapsamındaki taksirle yaralama suçu uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilir. Dosyada uzlaştırma hükümlerinin uygulanması için yasal şartlar oluşmuşsa taraflara uzlaşma teklif edilir.

TCK m.85 kapsamındaki taksirle öldürme suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Ölüm halinde tarafların kendi aralarında anlaşması ceza soruşturmasını ortadan kaldırmaz.

Şikâyetten Vazgeçmenin Sonucu

Şikâyete bağlı taksirle yaralama suçunda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, kanuni şartların bulunması halinde soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir.

Ancak şikâyetten vazgeçme:

  • Şikâyete bağlı olmayan suçları sona erdirmez,
  • Tazminat haklarından otomatik olarak vazgeçildiği anlamına gelmez,
  • Vazgeçme belgesinde maddi ve manevi haklardan da vazgeçildiği yazıyorsa farklı sonuçlar doğurabilir.

Belgenin içeriği dikkatle değerlendirilmelidir.

Hastane mi Doktor mu Sorumlu Olur?

Ceza sorumluluğu şahsidir. Bu nedenle ceza davasında doktorun, hemşirenin, teknisyenin veya diğer sağlık çalışanlarının kişisel davranışları ayrı ayrı değerlendirilir.

Birden fazla kişinin kusuru varsa her bir kişinin:

  • Görevi,
  • Yetkisi,
  • Tıbbi sürece katkısı,
  • İhmali,
  • Sonuç üzerindeki etkisi

belirlenir.

Hastanenin tüzel kişiliğine hapis cezası verilemez. Ancak hastane yönetiminin organizasyon, personel, cihaz, ilaç veya denetim eksikliği varsa sorumlu gerçek kişiler hakkında ayrıca değerlendirme yapılabilir. Hastanenin özel hukuk veya idare hukuku kapsamındaki tazminat sorumluluğu ise ceza sorumluluğundan ayrıdır.

Doktorun Mesleğini Yapması Yasaklanabilir mi?

TCK m.53/6 uyarınca belirli bir meslek veya sanatın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle taksirli bir suçtan mahkûmiyet halinde mahkeme, üç aydan üç yıla kadar mesleğin icrasının yasaklanmasına karar verebilir.

Bu güvenlik tedbirinin uygulanması otomatik değildir. Mahkeme olayın özelliklerini, kusurun ağırlığını ve verilen cezayı değerlendirir.

Ceza davasından ayrı olarak sağlık mevzuatı kapsamında idari veya disiplin işlemleri de yürütülebilir.

Ceza Davası ile Tazminat Davası Aynı Şey mi?

Ceza davası sağlık çalışanının suç işleyip işlemediğini ve cezalandırılıp cezalandırılmayacağını belirler. Tazminat davası ise hastanın veya yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanmasını amaçlar.

Talep edilebilecek zararlar olayın özelliklerine göre şunlardır:

  • Tedavi ve bakım giderleri,
  • Çalışma gücü kaybı,
  • Sürekli sakatlık nedeniyle doğan zararlar,
  • Kazanç kaybı,
  • Destekten yoksun kalma tazminatı,
  • Cenaze giderleri,
  • Manevi tazminat.

Kamu hastanesinde gerçekleşen olaylar ile özel hastane veya bağımsız çalışan doktorlara ilişkin uyuşmazlıklarda başvuru yolu ve görevli mahkeme farklı olabilir.

Ceza şikâyeti yapılması, tazminat davasını otomatik olarak açmaz ve bütün tazminat sürelerini kendiliğinden durdurmayabilir.

Doktor hatası nedeniyle hastanın yaralanması halinde TCK m.89 kapsamında dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelebilir. Yaralanmanın ağır sonuçlar doğurması halinde ceza artırılır. Birden fazla kişinin yaralanması halinde dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

Hastanın ölmesi halinde TCK m.85 uyarınca iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir. Birden fazla kişinin ölmesi veya ölümle birlikte yaralanma meydana gelmesi halinde ceza iki yıldan on beş yıla kadar çıkabilir. Bilinçli taksir varsa ceza ayrıca üçte birden yarısına kadar artırılır.

Her olumsuz tıbbi sonuç doktor hatası değildir. Ceza sorumluluğu için tıbbi standarda aykırılık, kişisel kusur ve meydana gelen sonuçla hata arasındaki nedensellik bağının bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerekir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Tıbbi kayıtlar, uygulanan tedavi, hastanın sağlık durumu ve bilirkişi raporları her olayda farklı sonuç doğurabilir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
  • Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), ceza yargılaması sürecini düzenleyen kanundur. Ancak en çok işlenen suçlar, doğrudan Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değil, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alır.Türkiye’de en sık karşılaşılan suçlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir:En Çok İşlenen Suçlar Listesi (TCK’ya Göre)Hırsızlık (TCK 141-147)Dolandırıcılık (TCK 157-159)Yağma (Gasp) (TCK 148-150)Uyuşturucu veya... +Devamını oku
  • İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
  • Cinsel taciz; bir kişinin vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeden, cinsel amaçla rahatsız edilmesidir. Bu nedenle cinsel içerikli sözler söylemek, mesaj göndermek, ahlaka aykırı cinsel teklifte bulunmak veya istenmeyen cinsel görüntüler paylaşmak TCK m.105 kapsamında suç oluşturabilir. Fiziksel temas bulunması ise eylemin cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı olarak değerlendirilmesine neden... +Devamını oku
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
  • Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
  • Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya... +Devamını oku
  • Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
  • İşverenin Çalışana Küfür Etmesi ve Küçük Düşürmesinin Cezasıİşverenin, işveren vekilinin veya yöneticinin çalışana küfür etmesi; çalışanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ağırlıktaysa TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.Bu davranışın yalnızca ceza hukuku bakımından değil, iş hukuku ve kişilik haklarının korunması bakımından da sonuçları bulunmaktadır. Çalışan belirli... +Devamını oku
  • Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
  • Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
  • Hürriyete Karşı SuçlarTehditTCK Madde 106(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan 44 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş” şeklinde değiştirilmiştir. 45 18/6/2014 tarihli ve... +Devamını oku
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkYağma TCK Madde (TCK 148)(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla... +Devamını oku
  • Ceza indirimi nedir?Ceza indirimi, failin suçu itiraf etmesi, pişmanlık göstermesi veya mağdurla uzlaşması durumunda uygulanabilir. Bu durumda, mahkeme cezada indirim yapabilir.
  • Siyasal veya askerî casuslukMadde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil;a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse,b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
  • Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
  • Halkı askerlikten soğutmaMadde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
  • Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
  • “Seni Öldürürüm” Demek Suç mu? Tehdit Suçunun Cezası“Seni öldürürüm” sözü, kişinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi niteliğindeyse tehdit suçunu oluşturabilir. Tehdit suçunda korunan temel değer, kişinin özgürce ve güven içinde karar verebilmesidir.Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir.Tehdit suçu nasıl oluşur?TCK m.106’ya... +Devamını oku
  • Gizli kalması gereken bilgileri açıklamaMadde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı... +Devamını oku
  • Yasa dışı bahis oynamak ile yasa dışı bahis oynatmak aynı hukuki sonucu doğurmaz. Türkiye’de yetkili kurumlar tarafından izin verilmemiş spor bahislerini yalnızca oynayan kişiye idari para cezası uygulanır. Bahis oynatan, oynanmasına yer veya imkân sağlayan, para transferine aracılık eden ya da reklamla teşvik eden kişiler ise hapis ve adli para cezasıyla karşılaşabilir.7258 sayılı Kanun’un... +Devamını oku
  • Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
  • Telefon Numarasını İlan Sitesine İzinsiz Yazmak Suç mu?Bir kişiye ait telefon numarasının, bilgisi ve hukuka uygun bir neden bulunmadan ilan sitesinde paylaşılması TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunu oluşturabilir.Telefon numarası, belirli veya belirlenebilir gerçek kişiyle bağlantı kurulmasını sağlayan bir kişisel veridir. Numaranın satılık ürün, kiralık ev,... +Devamını oku
  • Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
  • Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
  • Genital muayeneMadde 287- (1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve yönetmeliklerde öngörülen hükümlere uygun olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
  • Oyuncak veya Kurusıkı Tabancayla Gasp Yapmanın Cezası Nedir?Halk arasında “gasp” olarak bilinen fiil, Türk Ceza Kanunu’nda yağma suçu olarak düzenlenmiştir. Bir kişinin oyuncak veya kurusıkı tabancayla korkutularak parasının, telefonunun, aracının ya da başka bir malının alınması yağma suçunu oluşturabilir.Kullanılan tabancanın gerçek olmaması, eylemi kendiliğinden hırsızlığa veya basit tehdide... +Devamını oku
  • 18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası, çocuğun 15 yaşını tamamlayıp tamamlamadığına, fiilin rızaya dayanıp dayanmadığına ve taraflar arasındaki ilişkiye göre değişir. Her olay doğrudan TCK m.104 kapsamında değerlendirilmez.Yaşa Göre Hangi Kanun Maddesi Uygulanır?DurumUygulanabilecek hükümTemel sonuçÇocuk 15 yaşını tamamlamamışsaTCK m.... +Devamını oku
  • Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
  • Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
  • Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiştir. On sekiz yaşını tamamlamamış kişilere yönelik cinsel davranışların hukuki değerlendirilmesinde çocuğun yaşı, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve çocuğun iradesini etkileyen diğer durumlar dikkate alınır.Çocuğa yönelik cinsel içerikli her olay aynı ceza kapsamında değerlendirilmez. Fiziksel... +Devamını oku
  • Bilişim Alanında SuçlarBilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu... +Devamını oku
  • Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
  • Suçun unsurları nelerdir?Suçun unsurları, kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsurdur. Kanuni unsur, suçun yasada tanımlanmış olmasıdır. Maddi unsur, suçun fiilen işlenmesidir. Manevi unsur ise failin kusurlu olmasıdır.Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen... +Devamını oku
  • Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
  • İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 
  • Meşru müdafaa nedir?Meşru müdafaa, kişinin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı önlemek için orantılı bir şekilde karşılık vermesidir. Bu durumda, fail cezalandırılmaz.
  • Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaMadde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki... +Devamını oku
  • İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku
  • Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
  • Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
  • Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
  • Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
  • Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Seiten