Ağır Ceza Avukatı diye kavram var mıdır ?

“Ağır Ceza Avukatı” Kavramı Hukuken Var mıdır?
Türkiye’de halk arasında yaygın olarak kullanılan “Ağır Ceza Avukatı” kavramı, bir avukatın sadece ağır ceza mahkemelerinde görülen davalara baktığı izlenimini verse de hukuki anlamda bu şekilde uzmanlık alanına göre avukatlık unvanı bulunmamaktadır.
1. Avukatlık Kanunu’na Göre Avukatlık Mesleğinin Niteliği
Avukatlık mesleğinin temel çerçevesi 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda düzenlenmiştir. İlgili hükümler şu şekildedir:
Madde 1 – Avukatlığın Amacı ve Niteliği
-
Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.
-
Avukatlar, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eder.
-
Avukatlık, belirli bir mahkeme türüne veya dava konusuna indirgenemez.
Bu hükme göre, avukatların faaliyet alanları belirli mahkeme türleri ile sınırlandırılamaz; tüm hukuki alanlarda görev yapabilirler.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu Tam Metni için BURAYI tıklayabilirsiniz.
2. Ağır Ceza Mahkemeleri ve Görev Alanları
Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre ağır ceza mahkemeleri, daha ciddi ve ağır suçlara bakmakla görevlidir.
-
5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemeleri;
-
Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara,
-
Devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya karşı işlenen suçlara bakar.
-
Bu tür davalarda avukatlar, halk arasında “ağır ceza avukatı” olarak anılabilir. Ancak bu, hukuken özel bir unvan değildir.
3. Avukatlık Kanunu’nda Uzmanlık Konusu
Madde 35/A – Uzmanlık Alanlarının Belirlenmesi
2011 yılında yapılan değişiklikle, Türkiye Barolar Birliği tarafından avukatların belirli alanlarda uzmanlık belgesi alabilmesinin önü açılmıştır.
-
Ancak bugüne kadar bu sistem tam anlamıyla uygulanmamış, “ağır ceza avukatı” gibi resmi bir uzmanlık belgesi verilmemiştir.
-
Avukatlar kendilerini ceza hukuku alanında tecrübeli olarak tanıtabilir, ancak kanunen yalnızca “avukat” unvanı kullanılır.
4. Reklam Yasağı ve Yanıltıcı Unvan Kullanımı
Avukatlık Kanunu Madde 55
-
Avukatlar, reklam niteliğinde tanıtım yapamazlar.
-
“Ağır Ceza Avukatı”, “En İyi Avukat” gibi ifadeler kullanmak meslek kurallarına aykırıdır.
-
Ancak bir avukat, uzmanlık veya yoğunlaştığı alanı açıklayabilir: “Ceza Hukuku ile İlgili Davalarda Tecrübeli Avukat” gibi.
Reklam yasağı:
Madde 55 – Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.
(Ek fıkra: 2/5/2001 - 4667/35 md.) Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır.
(Ek fıkra: 2/5/2001 - 4667/35 md.) Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.
5. Akademik Değerlendirme
-
Hukuken “Ağır Ceza Avukatı” diye bir meslek dalı bulunmamaktadır.
-
Bu kavram tamamen pratikte halk arasında ceza davalarına giren avukatları tanımlamak için kullanılmaktadır.
-
Avukatlık Kanunu'na göre avukatların görev alanı tüm hukuki iş ve davaları kapsar.
-
Belirli bir mahkeme türüne göre unvan oluşturulması mesleki kurallara aykırıdır.
-
“Ağır Ceza Avukatı” kavramı hukuki değil, halk arasında kullanılan tanımlayıcı bir ifadedir.
-
Avukatlık Kanunu’na göre avukatlar tüm davalarda görev yapabilir; ancak belirli bir mahkemeye göre unvan alamazlar.
-
Meslek kurallarına uygun olarak “Ceza Hukuku alanında çalışan avukat” veya “Ceza davalarında tecrübeli avukat” gibi ifadeler kullanılabilir.
Ağır Ceza Avukatı Tanımıyla ilgili: Hukuki Çerçeve ve Akademik Değerlendirme
1. Giriş
Antalya ağır ceza avukatı kavramı, özellikle ceza davalarıyla ilgilenen avukatları ifade etmek için halk arasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu açısından bu kavram, resmi bir mesleki unvan değildir. Bu yazıda, hem hukuki dayanaklarıyla hukuki ve akademik bir dille “Ağır Ceza Avukatı” kavramı incelenecektir.
2. Avukatlık Kanunu Çerçevesinde Mesleğin Niteliği
Avukatlık Kanunu Madde 1 şu şekilde düzenlenmiştir:
“Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.
Avukatlar yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eder.”
Bu hüküm, avukatlık mesleğinin belirli bir dava türüne veya mahkeme alanına indirgenemeyeceğini ortaya koymaktadır. Yani hukuken “Ağır Ceza Avukatı” diye özel bir unvan bulunmamaktadır. Ancak ceza hukuku alanında yoğunlaşmış bir avukat, halk arasında bu şekilde anılabilir.
3. Ağır Ceza Mahkemelerinin Görev Alanı
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre ağır ceza mahkemeleri;
-
Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara,
-
Devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya karşı işlenen suçlara bakar.
Antalya’da bu tür davalarda görev alan avukatlar, tecrübe ve bilgi birikimleri sayesinde kamuoyunda “Antalya ağır ceza avukatı” olarak nitelendirilmektedir. Arama motorunda arama yaptığınızda isimlerinin yanında ünvan olarak Ağır Ceza Avukatı yazmış olan pek çok avukat görebilirsiniz. Avukatlık Meslek Hukukuna aykırı da olsa maalesef bu durum görülmektedir.
Bu makalemizde bu durumu doğru şekilde anlatmayı ve kamuoyunu hukuken bilgilendirmeyi amaçlamaktayız. Vatandaşlarımız bir avukatın kendisine Ağır Ceza Avukatı olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu bilmeliler düşüncesiyle makalemizi kaleme almış bulunmaktayız.
4. Uzmanlık Alanı ve Avukatlık Kanunu Madde 35/A
2011 yılında Avukatlık Kanunu’na eklenen 35/A maddesi, avukatların belirli alanlarda uzmanlık belgesi alabilmesini öngörmektedir. Ancak bu sistem henüz tam anlamıyla hayata geçirilmemiştir. Dolayısıyla bir avukatın kartvizitinde veya resmi belgelerde “Ağır Ceza Avukatı” yazması hukuken mümkün değildir.
5. Reklam Yasağı ve Meslek Kuralları
Avukatlık Kanunu Madde 55, avukatlara reklam yasağı getirir.
-
“En iyi ağır ceza avukatı”,
-
“Garantili dava kazanma” gibi ifadeler kullanmak yasaktır !
Ancak “Antalya’da ceza hukuku davalarında deneyimli avukat” gibi meslek kurallarına uygun tanımlamalar yapılabilir.
6. Akademik Değerlendirme
-
“Ağır Ceza Avukatı” hukuki bir unvan değil, halk arasında kullanılan tanımlayıcı bir ifadedir.
-
Avukatlık Kanunu, avukatların uzmanlık alanlarını belirli bir mahkemeye göre ayırmamaktadır.
-
Meslek kurallarına uygun bir tanımlama yapmak, hem reklam yasağına hem de etik kurallara uygundur.
7. Antalya’da Ağır Ceza Davalarına İstatistikel olarak Bakış ve Antalya'da Sık Görülen Ağır Ceza Davaları Türleri
Antalya’da ağır ceza davaları, genellikle şu suçları kapsamaktadır:
-
Kasten öldürme ve nitelikli yaralama,
-
Uyuşturucu ticareti,
-
Örgütlü suçlar,
-
Devletin güvenliğine karşı suçlar.
Bu tür davalar, hem yüksek cezalar hem de karmaşık delil değerlendirmeleri nedeniyle ciddi hukuki bilgi ve deneyim gerektirir. Bu noktada avukatın ceza hukuku alanındaki tecrübesi büyük önem taşır.
8. Sonuç
“Ağır Ceza Avukatı” kavramı hukuken bir unvan olmamakla birlikte, ceza davalarında uzmanlaşmış avukatları tanımlamak için halk arasında kullanılmaktadır. Antalya’da bu alanda hizmet veren avukatlar, Avukatlık Kanunu’nun meslek kuralları çerçevesinde hukuki destek sağlamaktadır.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarKıymetli damgada sahtecilikMadde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Sahteliğini... +Devamını oku
-
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
-
Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku
-
18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası, çocuğun 15 yaşını tamamlayıp tamamlamadığına, fiilin rızaya dayanıp dayanmadığına ve taraflar arasındaki ilişkiye göre değişir. Her olay doğrudan TCK m.104 kapsamında değerlendirilmez.Yaşa Göre Hangi Kanun Maddesi Uygulanır?DurumUygulanabilecek hükümTemel sonuçÇocuk 15 yaşını tamamlamamışsaTCK m.... +Devamını oku
-
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretCeza kanunu Madde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
-
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
-
Cinayet davaları delil durumu, sanık sayısı ve mahkeme süreci gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Ortalama olarak: İlk derece mahkemesinde 1-3 yıl sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte 5-10 yıl sürebilir.
-
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
-
İnternetten Ürün Satıp Göndermemek Dolandırıcılık mı?İnternetten ürün sattığını söyleyerek ödeme almak ve ürünü göndermemek, satıcının başlangıçtaki amacına göre dolandırıcılık suçu oluşturabilir. Satıcı gerçekte bulunmayan bir ürün için ilan vermiş, başkasına ait fotoğrafları kullanmış veya başından itibaren ürünü gönderme niyeti olmadan para almışsa Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddeleri... +Devamını oku
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
Göçmen Kaçakçılığı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGöçmen kaçakçılığı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” başlıklı dördüncü kısmının “Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti” başlıklı altıncı bölümünde, madde 79’da düzenlenmiştir.TCK m.79/1’e göre, “doğrudan veya dolaylı olarak, maddi bir menfaat elde etmek maksadıyla, yabancı bir kimsenin ülkeye yasa dışı... +Devamını oku
-
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
-
Suçun zaman aşımı nedir?Suçun zaman aşımı, suçun işlenmesinden belirli bir süre geçtikten sonra artık cezalandırılamamasıdır. Zaman aşımı süresi, suçun niteliğine göre değişir.
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaCeza kanunu Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırıMadde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza... +Devamını oku
-
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
-
Kamu Barışına Karşı SuçlarHalk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine... +Devamını oku
Seiten
- « erste Seite
- ‹ vorherige Seite
- …
- 7
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- 13
- 14
- 15