Etkin Pişmanlık

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Toplam 2 konu bulundu

Başkasının Arabasına veya Eşyasına Zarar Vermenin Cezası - TCK m.151–152

Başkasına ait otomobili çizmek, lastiklerini kesmek, camını kırmak, aynasını koparmak veya herhangi bir eşyayı bilerek bozmak mala zarar verme suçunu oluşturabilir. Fiilin basit hâli Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde, daha ağır biçimleri ise 152. maddesinde düzenlenmiştir.

Mala Zarar Verme Suçu Nasıl Oluşur?

TCK m.151’e göre başkasına ait taşınır veya taşınmaz bir malı;

  • Kısmen veya tamamen yıkmak,
  • Tahrip etmek veya yok etmek,
  • Bozmak,
  • Kullanılamaz hâle getirmek,
  • Kirletmek

mala zarar verme suçuna neden olabilir.

Bu nedenle otomobili anahtarla çizmek, aracın camını kırmak, lastiklerini kesmek, telefon veya bilgisayarı parçalamak, evin kapısına ya da duvarına zarar vermek bu suç kapsamında değerlendirilebilir.

Suçun oluşması için malın tamamen yok edilmesi gerekmez. Malın değerinin azalması, kullanımının zorlaşması veya onarım gerektirecek biçimde bozulması yeterli olabilir.

Başkasının Arabasına Zarar Vermenin Cezası

Sıradan bir özel otomobile kasten zarar verilmesi, özel bir nitelikli hâl bulunmadıkça TCK m.151/1 kapsamındadır. Bu durumda fail hakkında:

Dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası verilebilir. Hapis cezası ile adli para cezası birlikte değil, kanundaki düzenleme gereğince seçenekli olarak öngörülmüştür. mevzuat.adalet.gov.tr

Örneğin aşağıdaki davranışlar mala zarar verme suçunu oluşturabilir:

  • Arabanın kaportasını çizmek,
  • Aynasını veya farını kırmak,
  • Lastiklerini kesmek ya da havasını indirmek,
  • Camını kırmak,
  • Aracın üzerine boya dökmek,
  • Motor veya elektronik sistemlerine zarar vermek,
  • Aracı kullanılamayacak hâle getirmek.

Arabanın değerli olması, tek başına eylemi TCK m.152 kapsamındaki nitelikli suça dönüştürmez. Ancak meydana gelen zararın ağırlığı, temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Mala Zarar Vermenin Nitelikli Hâlleri

TCK m.152/1 uyarınca suçun aşağıdaki mallara karşı işlenmesi durumunda ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir:

  • Kamu kurumlarına ait veya kamu hizmetine ayrılmış eşya, bina ve tesisler,
  • Yangın, sel, taşkın, kaza ve diğer felaketlere karşı korunmaya ayrılmış eşya veya tesisler,
  • Devlet ormanı dışındaki dikili ağaç, fidan veya bağ çubukları,
  • Sulama, içme suyu veya afetlerden korunma tesisleri,
  • Grev veya lokavt sırasında ilgili işveren, işçi ya da sendikalara ait veya onların kullanımındaki bina, tesis ve eşyalar,
  • Siyasi partiler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait veya onların kullanımındaki bina, tesis ve eşyalar,
  • Kamu görevlisine, görevi nedeniyle öç almak amacıyla zarar verilen mallar. mevzuat.adalet.gov.tr

Belediye otobüsüne, kamu hizmetinde kullanılan araca, trafik işaretlerine veya kamu kurumuna ait eşyaya zarar verilmesi somut olayın özelliklerine göre bu kapsamda değerlendirilebilir.

Arabayı veya Eşyayı Yakmanın Cezası

Mala zarar verme suçunun;

  • Yakarak,
  • Yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,
  • Toprak kayması, çığ, sel veya taşkına neden olarak,
  • Radyasyona maruz bırakarak,
  • Nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak

işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir katına kadar artırılır.

Dolayısıyla bir otomobili kasten yakmak, basit mala zarar verme suçuna göre daha ağır cezalandırılır. Ayrıca yangının insanların hayatı veya diğer mallar açısından tehlike yaratması durumunda genel güvenliğe karşı başka suçların da oluşması mümkündür. mevzuat.adalet.gov.tr

Zarar sonucunda haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu ulaşımı alanındaki kamu hizmeti geçici olarak dahi aksarsa ceza ayrıca yarısından iki katına kadar artırılabilir.

Kazayla Bir Eşyaya Zarar Vermek Suç mudur?

Mala zarar verme suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Bir kişinin istemeden, dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu başkasının aracına ya da eşyasına zarar vermesi kural olarak TCK m.151 kapsamında suç oluşturmaz.

Örneğin park ederken başka bir otomobile istemeden çarpmak genellikle ceza hukuku anlamında mala zarar verme değil; trafik, sigorta ve tazminat sorumluluğu doğuran bir olaydır. Ancak olay yerinden ayrılma veya başka bir kişinin yaralanması gibi durumlar ayrıca değerlendirilir.

Mala Zarar Verme Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.151’deki basit mala zarar verme suçu mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet hakkı, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır.

Şikâyet polis, jandarma veya Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz; soruşturmayı Cumhuriyet savcısı yürütür ve yeterli şüphe bulunursa iddianame düzenler.

TCK m.152’deki nitelikli mala zarar verme hâlleri ise şikâyete bağlı değildir. Savcılık bu suçları öğrendiğinde kural olarak kendiliğinden soruşturma yapabilir.

Mala Zarar Verme Suçunda Uzlaştırma Var mı?

TCK m.151/1 kapsamındaki basit mala zarar verme suçu uzlaştırma kapsamındadır. Ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir. Adalet Bakanlığının güncel listesinde TCK m.151/1, uzlaştırmaya tabi suçlar arasında gösterilmektedir. alternatifcozumler.adalet.gov.tr

Uzlaşma sağlanır ve kararlaştırılan yükümlülük yerine getirilirse dosyanın bulunduğu aşamaya göre kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi sonucu ortaya çıkabilir. Nitelikli mala zarar verme suçu ise kural olarak uzlaştırma kapsamında değildir.

Zararın Ödenmesi Cezayı Ortadan Kaldırır mı?

Zararın ödenmesi suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak TCK m.168’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

Failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını tamamen gidermesi hâlinde:

  • Kovuşturma başlamadan önce cezada üçte ikisine kadar,
  • Kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce cezada yarısına kadar

indirim yapılabilir. Zarar yalnızca kısmen karşılanmışsa etkin pişmanlık indirimi için mağdurun rızası gerekir. mevzuat.adalet.gov.tr

Zararın karşılanması ile şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma aynı hukuki işlem değildir. Her biri farklı sonuç doğurabilir.

Tamir Masrafı ve Tazminat İstenebilir mi?

Ceza soruşturmasından bağımsız olarak zarar gören kişi;

  • Tamir bedelini,
  • Değer kaybını,
  • Kullanım mahrumiyeti zararını,
  • Şartları varsa diğer maddi zararlarını

talep edebilir. Zararın sigorta tarafından karşılanması da failin ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Servis faturaları, ekspertiz raporu, kamera görüntüsü, fotoğraf, tanık anlatımları, mesajlar ve olay yeri tutanakları zararın ve failin belirlenmesinde delil olarak kullanılabilir.

Başkasının arabasını çizmek, lastiklerini kesmek, camını kırmak veya eşyasını bilerek bozmak TCK m.151 kapsamında dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirebilir. Kamu malına zarar verme, aracı yakma ya da kamu hizmetini aksatma gibi durumlarda TCK m.152 uygulanarak daha ağır cezaya hükmedilebilir.

Suçun vasfı; malın niteliğine, kullanılan yönteme, failin kastına, zararın biçimine ve olayın diğer özelliklerine göre belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylarda uygulanacak hükümler, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre değişebilir.

Emanet Verilen Para veya Eşyayı Geri Vermemek Suç mu? — TCK m.155

Emanet Verilen Para veya Eşyayı Geri Vermemek Suç mu?

Emanet olarak verilen para veya eşyanın geri verilmemesi, olayın özelliklerine göre güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Ancak her para veya eşya uyuşmazlığı ceza suçu değildir. Özellikle borç verilen paranın ödenmemesi çoğu zaman hukuki alacak meselesidir.

Suçun oluşabilmesi için başkasına ait malın korunmak veya belirli bir amaçla kullanılmak üzere teslim edilmesi; teslim alan kişinin de bu malı kendi ya da başkasının yararına amacı dışında kullanması veya teslim aldığını inkâr etmesi gerekir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesine göre başkasına ait bir malın zilyetliği, muhafaza edilmek veya belirli şekilde kullanılmak üzere başka bir kişiye devredilmiş olabilir.

Malı teslim alan kişi;

  • Eşyayı satarsa,
  • Başkasına devrederse,
  • Rehin verirse,
  • Kendisi için kullanırsa,
  • Belirlenen amaç dışında harcarsa,
  • Eşyayı teslim aldığını inkâr ederse,
  • Mal sahibinin hakkını ortadan kaldıracak şekilde davranırsa

güveni kötüye kullanma suçu gündeme gelebilir.

Yalnızca malın geç teslim edilmesi veya taraflar arasında teslim tarihi konusunda anlaşmazlık bulunması suçun oluşması için yeterli değildir. Kişinin kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak kendi veya başkası yararına hareket etmesi gerekir.

Emanet Para veya Eşyayı Geri Vermemenin Cezası Nedir?

TCK m.155’te suçun temel ve nitelikli şekilleri ayrı düzenlenmiştir:

Suçun şekli Kanun maddesi Ceza
Emanet mal üzerinde amacı dışında tasarruf veya teslimin inkâr edilmesi TCK m.155/1 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası
Suçun meslek, sanat, ticaret, hizmet ilişkisi veya mal yönetme yetkisi nedeniyle teslim edilen eşya hakkında işlenmesi TCK m.155/2 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası
Suç konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması TCK m.155/3 Uygulanacak ceza bir kat artırılır

Kanunda hapis cezası ile adli para cezası arasında “veya” değil, “ve” bağlantısı bulunmaktadır. Bu nedenle suçun sabit görülmesi durumunda hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına da hükmedilir.

Borç Verilen Paranın Ödenmemesi Suç mudur?

Borç verilen paranın zamanında geri ödenmemesi tek başına güveni kötüye kullanma suçu oluşturmaz.

Türk Borçlar Kanunu m.386’ya göre tüketim ödüncü sözleşmesinde para veya tüketilebilen eşyanın mülkiyeti borç alana geçer. Borç alan kişi aynı banknotları değil, aynı miktar ve nitelikteki karşılığı geri vermekle yükümlüdür.

Bu nedenle:

  • “Arkadaşıma 100.000 TL borç verdim, ödemedi.”
  • “Bir kişiye banka yoluyla borç gönderdim, geri alamadım.”
  • “Verdiğim borcun ödeme tarihi geçti.”

şeklindeki durumlar kural olarak alacak, icra takibi veya hukuk davası konusu olabilir. Sadece borcun ödenmemesi kişiyi otomatik olarak suçlu yapmaz.

Ancak kişi parayı alırken baştan itibaren hileli davranışlarla geri ödeyecekmiş gibi davranarak mağduru kandırmışsa TCK m.157 veya koşulları varsa m.158 kapsamında dolandırıcılık suçu ayrıca değerlendirilebilir.

Emanet Para ile Borç Para Arasındaki Fark Nedir?

Paranın “emanet” veya “borç” olarak adlandırılması tek başına belirleyici değildir. Paranın hangi amaçla verildiği araştırılır.

Borç para örneği

Bir kişiye istediği gibi harcaması ve daha sonra aynı miktarı geri ödemesi için para verilmişse mülkiyet genellikle borç alana geçer. Geri ödenmemesi kural olarak hukuki borç ilişkisidir.

Emanet veya belirli amaçla verilen para örneği

Bir kişiye;

  • Fatura yatırması,
  • Başkasına teslim etmesi,
  • Mal satın alması,
  • Belirli bir borcu kapatması,
  • Şirket adına ödeme yapması,
  • Geçici olarak saklaması

için para verilmiş, ancak bu para kişinin kendi ihtiyaçları için kullanılmışsa TCK m.155 gündeme gelebilir.

Paranın banka hesabına gönderilmiş olması tek başına suçun niteliğini belirlemez. Havale açıklaması, tarafların mesajları, sözleşme ve paranın teslim amacı birlikte değerlendirilir.

Emanet Eşyayı Satmak veya Başkasına Vermek Suç mudur?

Muhafaza edilmesi veya belirli şekilde kullanılması için teslim edilen eşyanın sahibinden habersiz olarak satılması, rehin verilmesi, parçalanması ya da üçüncü kişiye devredilmesi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir.

Örneğin:

  • Saklaması için bırakılan ziynet eşyasının satılması,
  • Geçici kullanılması için verilen telefonun başkasına devredilmesi,
  • Emanet bırakılan makinenin rehin verilmesi,
  • Belirli işte kullanılması için teslim edilen malzemenin kişisel işlerde kullanılması,
  • Satış bedelini sahibine vermesi gereken kişinin parayı kendisine alması

TCK m.155 kapsamında incelenebilir.

Eşyanın kaybolması veya zarar görmesi ise her durumda güveni kötüye kullanma değildir. Kast, teslim amacı ve olayın gerçekleşme biçimi araştırılır.

Emanet Aracı Geri Vermemenin Cezası Artırıldı mı?

Evet. 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile TCK m.155’e üçüncü fıkra eklenmiştir. Buna göre güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. tbmm.gov.tr

Bu düzenleme özellikle;

  • Kiralanan otomobilin geri getirilmemesi,
  • Emanet aracın satılması,
  • Aracın parçalanarak parçalarının satılması,
  • Kullanması için verilen aracın üçüncü kişiye devredilmesi,
  • Teknenin veya hava taşıtının teslim amacına aykırı kullanılması

gibi olaylarda gündeme gelebilir.

TCK m.155/3 yalnızca 24 Aralık 2025 ve sonrasında işlenen fiillere uygulanabilir. TCK m.7’deki kanunların zaman bakımından uygulanması ilkesi gereğince, daha ağır ceza öngören sonraki kanun geçmişe yürütülemez.

Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Nedir?

TCK m.155/2, güveni kötüye kullanma suçunun daha ağır cezalandırılan şeklidir. Suçun;

  • Meslek veya sanat ilişkisi,
  • Ticari ilişki,
  • İşçi ve işveren arasındaki hizmet ilişkisi,
  • Şirket mallarını yönetme yetkisi,
  • Başkasının malvarlığını idare etme görevi

nedeniyle teslim edilen eşya veya para üzerinde işlenmesi hâlinde bu hüküm uygulanabilir.

Örneğin şirket adına tahsil ettiği parayı kendi hesabına geçiren çalışan, müşteriden belirli ödeme için aldığı parayı kullanan meslek sahibi veya yönetmesi için kendisine bırakılan malları kendi yararına satan kişi bakımından TCK m.155/2 değerlendirilebilir.

Nitelikli hâlin cezası 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Güveni Kötüye Kullanma ile Hırsızlık Arasındaki Fark Nedir?

Hırsızlık suçunda mal, sahibinin rızası olmadan bulunduğu yerden alınır. Güveni kötüye kullanma suçunda ise mal başlangıçta sahibinin rızasıyla teslim edilir.

  • Telefon gizlice alınmışsa: TCK m.141 kapsamında hırsızlık değerlendirilebilir.
  • Telefon kullanılması veya saklanması için rızayla verilmiş, daha sonra satılmışsa: TCK m.155 gündeme gelebilir.

Temel fark, malın failin eline ilk geçtiği anda sahibinin geçerli rızasının bulunup bulunmamasıdır.

Güveni Kötüye Kullanma ile Dolandırıcılık Arasındaki Fark Nedir?

Dolandırıcılıkta fail, hileli davranışlarla mağduru kandırarak malı veya parayı teslim alır. Güveni kötüye kullanmada ise teslim başlangıçta hukuka uygun ve gerçek bir güven ilişkisine dayanır; suça yönelik irade daha sonra malın amacı dışında kullanılmasıyla ortaya çıkar.

Örneğin:

  • Sahte belge ve yalan bilgilerle para alınması dolandırıcılık,
  • Gerçekten belirli bir ödeme için teslim alınan paranın daha sonra kişisel amaçla harcanması güveni kötüye kullanma

kapsamında değerlendirilebilir.

Kişinin parayı aldığı anda geri vermeme veya amacı dışında kullanma niyetinde olup olmadığı, suçun hukuki niteliğini etkileyebilir.

Bulunan Eşyayı Geri Vermemek TCK m.155 Kapsamında mıdır?

Yolda veya başka bir yerde bulunan eşya, sahibi tarafından kişiye emanet edilmiş değildir. Bu nedenle bulunan eşyanın alınarak sahibine veya yetkili makamlara teslim edilmemesi kural olarak TCK m.155 değil, koşulları varsa TCK m.160 kapsamında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturabilir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Şikâyete Bağlı mı?

TCK m.155/1’de düzenlenen temel suç mağdurun şikâyetine bağlıdır. TCK m.73’e göre şikâyet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Altı aylık süre içerisinde şikâyet edilmezse temel şekil bakımından soruşturma yapılamaz. Şikâyetten vazgeçilmesi de kanundaki koşullara göre soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir.

TCK m.155/2’deki meslek, ticaret veya hizmet ilişkisi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda kanun şikâyet şartı öngörmemiştir. Bu suç savcılık tarafından resen soruşturulur.

Taşıtlara ilişkin TCK m.155/3’te şikâyeti ayrıca kaldıran bir ifade bulunmadığından şikâyet konusu, fiilin m.155/1 mi yoksa m.155/2 mi temelinde gerçekleştiğine göre değerlendirilir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Uzlaştırma Olur mu?

TCK m.155/1 ve m.155/2 kapsamındaki güveni kötüye kullanma suçları, CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşma sağlanıp kararlaştırılan edim yerine getirilirse soruşturma veya dava kanunda belirtilen şekilde sona erebilir.

Ancak 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile CMK m.253 değiştirilmiş ve TCK m.155/3’teki motorlu taşıtlara ilişkin hâl uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır. tbmm.gov.tr

Bu nedenle emanet veya kiralık otomobil, motosiklet, tekne ya da hava taşıtı hakkında işlenen güveni kötüye kullanma suçunda uzlaştırma uygulanmaz.

Emanet Eşyanın Geri Verilmesi Cezayı Kaldırır mı?

Eşyanın veya paranın sonradan geri verilmesi suçun oluşmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak TCK m.168’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

Fail, azmettiren veya yardım eden kişi, suç tamamlandıktan sonra kişisel pişmanlık göstererek zararı tamamen giderirse:

  • Kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde ceza üçte ikisine kadar,
  • Kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde ceza yarısına kadar

indirilebilir.

Zararın yalnızca bir kısmının karşılanması durumunda etkin pişmanlık indirimi uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir. Malın geri verilmesi otomatik beraat veya davanın düşmesi anlamına gelmez.

Noterden İhtarname Göndermek Zorunlu mu?

Ceza şikâyetinde bulunmadan önce noter ihtarnamesi göndermek zorunlu değildir. Mağdur doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna başvurabilir.

Bununla birlikte yazılı iade talebi;

  • Malın emanet verildiğini,
  • İade zamanının geldiğini,
  • Karşı tarafın iadeyi reddettiğini,
  • Teslim ilişkisinin taraflarını

göstermek bakımından delil niteliği taşıyabilir. Noter ihtarnamesi bulunmaması tek başına suçun oluşmasını engellemez.

Hangi Deliller Kullanılabilir?

Güveni kötüye kullanma soruşturmalarında özellikle şu deliller değerlendirilebilir:

  • Emanet veya teslim tutanağı,
  • Yazılı sözleşmeler,
  • Banka dekontları ve havale açıklamaları,
  • Fatura ve makbuzlar,
  • WhatsApp ve SMS yazışmaları,
  • E-postalar,
  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Noter ihtarnamesi,
  • Araç teslim ve kiralama belgeleri,
  • Malın satıldığını veya devredildiğini gösteren kayıtlar.

Banka dekontunda yalnızca para transferinin görünmesi, paranın emanet mi yoksa borç mu olduğunu her zaman göstermez. Teslim amacı diğer delillerle birlikte incelenir.

Aile İçinde Emanet Verilen Mal Geri Verilmezse Ne Olur?

TCK m.167, malvarlığına karşı suçların belirli yakınlar arasında işlenmesi durumunda şahsi cezasızlık veya ceza indirimi öngörmektedir.

Eşler, üstsoy, altsoy, evlat edinen, evlatlık, kardeşler ve kanunda belirtilen diğer yakınlar bakımından;

  • Birlikte yaşama durumu,
  • Haklarında ayrılık kararı bulunup bulunmadığı,
  • Akrabalık derecesi

cezai sorumluluğu etkileyebilir. Bu düzenleme suçun hiç oluşmadığı anlamına gelmez; kanunda belirtilen aile ilişkileri nedeniyle ceza verilmemesi veya cezada indirim yapılması sonucunu doğurabilir.

Emanet Malı Geri Almak İçin Nereye Başvurulur?

Suç şüphesi bulunuyorsa Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 gereğince Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarmaya şikâyet ya da ihbarda bulunulabilir.

Ceza soruşturması, eşyanın veya alacağın mutlaka geri alınmasını sağlayan bir tahsil yöntemi değildir. Malın iadesi, alacağın tahsili veya uğranılan zararın karşılanması için olayın niteliğine göre hukuk davası ya da icra takibi de gündeme gelebilir.

Emanet verilen para veya eşyanın geri verilmemesi, malın belirli bir amaçla teslim edilmiş olması ve teslim alan kişinin bu malı kendi veya başkasının yararına amacı dışında kullanması ya da teslimi inkâr etmesi hâlinde TCK m.155 kapsamında güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir.

Suçun temel cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası, meslek, ticaret veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nitelikli hâlin cezası ise 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezasıdır. Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde uygulanacak ceza bir kat artırılır.

Borç verilen paranın ödenmemesi ise tek başına suç değildir. Paranın veya eşyanın emanet amacıyla mı, borç olarak mı ya da baştan itibaren hileli davranışlarla mı alındığı somut delillerle belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

İçerik Yayınlanma Tarihi: