18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası — TCK m.104

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası

18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası, çocuğun 15 yaşını tamamlayıp tamamlamadığına, fiilin rızaya dayanıp dayanmadığına ve taraflar arasındaki ilişkiye göre değişir. Her olay doğrudan TCK m.104 kapsamında değerlendirilmez.

Yaşa Göre Hangi Kanun Maddesi Uygulanır?

Durum Uygulanabilecek hüküm Temel sonuç
Çocuk 15 yaşını tamamlamamışsa TCK m.103 Rıza bulunduğu iddiası fiili hukuka uygun hâle getirmez.
Çocuk 15 yaşını tamamlamış ancak fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse TCK m.103 Çocuğun açıkladığı rıza geçerli kabul edilmez.
Çocuk 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamışsa; cebir, tehdit veya hile yoksa TCK m.104 Şikâyet üzerine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gündeme gelir.
15–17 yaş grubundaki çocuğa karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden varsa TCK m.103 Çocuğun cinsel istismarı hükümleri uygulanır.
Kişi 18 yaşını doldurmuşsa TCK m.104 uygulanmaz Fiilin özelliklerine göre başka suçlar oluşabilir.

İlgili düzenlemeler 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 ve 104. maddelerinde bulunmaktadır.

TCK m.104 Kapsamında Suçun Cezası Nedir?

TCK m.104/1’e göre cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamış çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bu suçun oluşabilmesi için:

  • Mağdurun 15 yaşını tamamlamış ve 18 yaşını doldurmamış olması,
  • Kanundaki anlamıyla cinsel ilişkinin gerçekleşmesi,
  • Cebir, tehdit veya hile bulunmaması gerekir.

Sadece sevgili olmak, buluşmak, mesajlaşmak veya flört etmek tek başına TCK m.104’teki suçu oluşturmaz. Bununla birlikte cinsel içerikli mesajlar, görüntüler veya başka davranışlar olayın özelliklerine göre TCK m.103, 105, 134 ya da 226 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.

15 Yaşından Küçük Çocuğun Rızası Geçerli midir?

TCK m.103 bakımından 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, çocuğun cinsel istismarı kapsamında değerlendirilir. Çocuğun:

  • İlişkiye rıza gösterdiğini söylemesi,
  • Tarafların sevgili olması,
  • Ailenin ilişkiyi bilmesi veya onaylaması,
  • Tarafların daha sonra evlenmek istemesi

fiili hukuka uygun hâle getirmez.

TCK m.103’te cinsel istismarın temel cezası 8 yıldan 15 yıla kadar hapis, davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde ise 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıdır. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması durumunda cezanın alt sınırı ayrıca yükselmektedir.

Fiilin vücuda organ veya başka bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde ceza 16 yıldan az olamaz. Mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa ceza 18 yıldan az olamaz.

15–17 Yaş Arasındaki Çocuğun Rızası Cezayı Kaldırır mı?

Hayır. TCK m.104’ün temel şekli zaten cebir, tehdit ve hile bulunmayan cinsel ilişkiyi düzenlemektedir. Bu nedenle çocuğun ilişkiye rıza göstermiş olması, fiilin otomatik olarak cezasız kalmasını sağlamaz.

Ancak 15–17 yaş grubundaki çocuğun iradesi;

  • Cebir,
  • Tehdit,
  • Hile,
  • Alkol veya uyuşturucu etkisi,
  • Uyku veya bilinç kaybı,
  • Baskı, korku ya da bağımlılık ilişkisi,
  • İradeyi etkileyen başka bir nedenle

ortadan kaldırılmış veya etkilenmişse olay TCK m.104 yerine daha ağır cezalar öngören TCK m.103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı olarak değerlendirilebilir.

Ayrıca çocuk 15 yaşını tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse yine TCK m.103 uygulanır.

Evlenme Yasağı Bulunan Kişiyle İlişkinin Cezası

TCK m.104/2’ye göre suçun, mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Bu durumda mağdurun şikâyeti aranmaz.

Türk Medeni Kanunu m.129 kapsamında evlenme yasağı bulunan kişiler arasında özellikle şunlar yer alır:

  1. Üstsoy ile altsoy,
  2. Kardeşler,
  3. Amca, dayı, hala veya teyze ile yeğen,
  4. Evlat edinen ile evlatlık ve kanunda belirtilen yakınlar,
  5. Evlilik sona ermiş olsa bile eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu.

Bu kişiler bakımından “çocuk rıza gösterdi” savunması şikâyet şartını veya cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bakım ve Gözetim Yükümlülüğü Bulunan Kişinin Cezası

Suçun;

  • Evlat edinme öncesinde çocuğun bakımını üstlenen kişi veya
  • Koruyucu aile ilişkisi kapsamında çocuğu koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi

tarafından işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. TCK m.104/3 gereğince 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Fail de 18 Yaşından Küçükse Ne Olur?

TCK m.104’te failin mutlaka yetişkin olması gerektiğine ilişkin açık bir şart bulunmamaktadır. Bu nedenle tarafların ikisinin de 18 yaşından küçük olması, olayın kendiliğinden cezasız kalacağı anlamına gelmez.

Bununla birlikte çocukların ceza sorumluluğu TCK m.31’e göre ayrıca değerlendirilir:

  1. Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur.
  2. 12–15 yaş grubunda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılır.
  3. 15–18 yaş grubunda çocuklara özgü ceza indirimi uygulanır.

Her iki tarafın da çocuk olduğu olaylarda tarafların yaşları, fiilin niteliği, kimin hangi davranışı gerçekleştirdiği ve iradeyi etkileyen bir durum bulunup bulunmadığı birlikte incelenir.

“Yaşını 18 Söyledi” Savunması Cezayı Kaldırır mı?

Mağdurun yaşını büyük söylediği iddiası tek başına otomatik olarak cezasızlık sağlamaz. TCK m.30’daki hata hükümleri kapsamında failin yaş konusunda gerçekten hataya düşüp düşmediği ve bu hatanın kastı etkileyip etkilemediği somut delillerle değerlendirilir.

Mesaj kayıtları, tarafların tanışma şekli, okul bilgileri, sosyal medya paylaşımları ve failin mağdurun gerçek yaşını öğrenebileceği koşullar dikkate alınabilir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

TCK m.104/1 kapsamındaki temel suçun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. TCK m.73’e göre şikâyet süresi, şikâyet hakkı bulunan kişinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Mağdur çocuk olduğunda şikâyet hakkının kullanılması ve kanuni temsil konusu; çocuğun yaşı, temsil ilişkisi ve olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

TCK m.104/2 ve m.104/3 kapsamındaki nitelikli hâllerde ise şikâyet aranmaz. Savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir. TCK m.103 kapsamındaki çocukların cinsel istismarı suçu da kural olarak resen soruşturulur.

Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?

TCK m.104/1 kapsamında şikâyetten vazgeçme, TCK m.73’teki şartlar doğrultusunda soruşturma veya davanın sonucunu etkileyebilir. Ancak hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme cezanın infazını durdurmaz.

Şikâyet aranmayan TCK m.104/2, m.104/3 ve TCK m.103 kapsamındaki suçlarda şikâyetin geri alınması soruşturmayı veya davayı kendiliğinden sona erdirmez.

Bu Suçta Uzlaştırma Olur mu?

Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/3 uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma uygulanmaz.

Bu nedenle TCK m.104/1 şikâyete bağlı olmasına rağmen tarafların uzlaştırma bürosunda uzlaşması mümkün değildir.

Şikâyet Nereye Yapılır?

CMK m.158 gereğince şikâyet veya ihbar:

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma karakoluna

yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Cumhuriyet savcısı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür; yeterli şüpheye ulaşılması hâlinde CMK m.170 uyarınca iddianame düzenler.

Hangi Deliller İncelenebilir?

Bu tür soruşturmalarda özellikle şu deliller değerlendirilebilir:

  • Nüfus ve doğum kayıtları,
  • Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar,
  • Sosyal medya ve telefon kayıtları,
  • Hastane ve adli tıp raporları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Tarafların ifadeleri,
  • Gebelik ve DNA incelemeleri.

Çocuğa ait özel veya cinsel içerikli görüntülerin başkalarına gönderilmesi, yayımlanması ya da çoğaltılması ayrıca suç oluşturabilir. Bu tür içerikler sosyal medyada paylaşılmamalı; mevcut deliller doğrudan soruşturma makamlarına teslim edilmelidir.

18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası yalnızca “18 yaşından küçüktü” bilgisine bakılarak belirlenemez. Çocuk 15 yaşını tamamlamamışsa veya fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse TCK m.103; 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını doldurmamışsa ve cebir, tehdit ya da hile bulunmuyorsa TCK m.104 gündeme gelir.

TCK m.104’ün temel şeklinde ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis, evlenme yasağı bulunan veya kanunda belirtilen bakım ve gözetim yükümlülüğüne sahip kişiler bakımından ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Kesin hukuki nitelendirme; yaş kayıtları, rıza ve irade durumu, taraflar arasındaki ilişki ve olayın gerçekleşme biçimi incelenerek yapılır.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

İçerik Yayınlanma Tarihi: Cum, 09/18/2026 - 21:18

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 737 konu bulundu
  • Kamu Güvenine Karşı SuçlarKıymetli damgada sahtecilikMadde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Sahteliğini... +Devamını oku
  • Güvence Bedeli (Kefaletle Serbest Kalma) Nedir?Türk Ceza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde Akademik ve Açıklayıcı İncelemeGirişCeza muhakemesi hukukunda, şüpheli veya sanığın özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanması mümkündür. Bu amaçla uygulanan en yaygın koruma tedbiri tutuklamadır. Ancak, özgürlük hakkı temel bir insan hakkı olduğundan, tutuklamaya alternatif yollar da öngörülmüştür. İşte bu... +Devamını oku
  • Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
  • Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlarİhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a)... +Devamını oku
  • Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
  • Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
  • Yetkili mahkemeMADDE 12(1) Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.(2) Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.(3) Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir. Ancak, aynı eserin birden çok yerde... +Devamını oku
  • Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?Bir kişiyi istemediği hâlde sürekli aramak, telefonunu çaldırıp kapatmak, farklı numaralardan ulaşmaya çalışmak veya art arda rahatsız edici mesajlar göndermek belirli şartlarda suç sayılabilir. Bu davranışlar, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.Ancak her... +Devamını oku
  • Kötü muameleCeza kanunu Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan... +Devamını oku
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum... +Devamını oku
  • TCK Madde 243: Bilişim Sistemine Girme Suçu – Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeGünümüzde dijitalleşmenin artmasıyla birlikte bilişim sistemlerine yönelik suçlar da önem kazanmıştır.Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesi, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girilmesini ve orada kalmaya devam edilmesini suç olarak düzenlemiştir.Bu maddeyle korunan hukuki değer, bilişim sistemlerinin güvenliği... +Devamını oku
  • Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
  • Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaMadde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki... +Devamını oku
  • İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku
  • Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
  • Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
  • Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırıMadde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza... +Devamını oku
  • Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
  • İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
  • Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmeMadde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet... +Devamını oku
  • Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku

Sayfalar