Mahkemede Yalan Tanıklık Yapmanın Cezası Kaç Yıldır? — TCK m.272

Mahkeme huzurunda bilerek gerçeğe aykırı tanıklık yapmanın temel cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Ancak tanıklık, üç yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suça ilişkinse ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis olarak uygulanır.
Yalan tanıklık nedeniyle masum kişinin tutuklanması, mahkûm edilmesi veya hakkında başka bir yaptırım uygulanması durumunda çok daha ağır cezalar gündeme gelebilir.
Yalan Tanıklık Suçu Nedir?
Yalan tanıklık; bir soruşturma veya dava kapsamında tanık sıfatıyla dinlenen kişinin, bildiği gerçeği bilerek değiştirmesi, gerçeğe aykırı bilgi vermesi ya da bildiği önemli bir hususu kasten gizlemesidir.
TCK m.272 ile korunan temel değer, adli makamların maddi gerçeğe ulaşması ve adaletin doğru şekilde işlemesidir. Bu nedenle yalan tanıklık, yalnızca hakkında yalan söylenen kişiye karşı değil, aynı zamanda adliyeye karşı işlenmiş bir suçtur.
Suçun oluşabilmesi için tanığın yanılması veya olayı hatırlamaması yeterli değildir. Tanığın gerçeği bildiği hâlde bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunması gerekir.
TCK m.272’ye Göre Yalan Tanıklık Cezaları
| Yalan tanıklığın gerçekleştiği durum | Ceza |
|---|---|
| Soruşturma sırasında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde yalan tanıklık | 4 aydan 1 yıla kadar hapis |
| Mahkeme huzurunda yalan tanıklık | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| Yemin ettirerek tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde yalan tanıklık | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| Üç yıldan fazla hapis gerektiren suç hakkında yalan tanıklık | 2 yıldan 4 yıla kadar hapis |
| Yalan tanıklık nedeniyle masum kişi hakkında hapis dışında adli veya idari yaptırım uygulanması | 3 yıldan 7 yıla kadar hapis |
| Yalan tanıklık nedeniyle masum kişinin ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûm edilmesi | 20 yıldan 30 yıla kadar hapis |
Bu cezalar, 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlükte bulunan TCK m.272 hükümlerine dayanmaktadır. mevzuat.adalet.gov.tr
Mahkeme Huzurunda Yalan Söylemenin Cezası
TCK m.272/2’ye göre mahkeme huzurunda veya yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi ya da kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
Bu hüküm;
- Ceza mahkemelerinde,
- Hukuk mahkemelerinde,
- Aile mahkemelerinde,
- İş mahkemelerinde,
- Ticaret mahkemelerinde,
- İdari veya adli nitelikte tanık dinleme yetkisi bulunan kurullar önünde
tanık sıfatıyla verilen gerçeğe aykırı beyanları kapsayabilir.
Davanın hukuk veya ceza davası olması, yalan tanıklığın suç niteliğini ortadan kaldırmaz.
Ağır Bir Suç Hakkında Yalan Tanıklık Yapılması
TCK m.272/3’e göre yalan tanıklık, kanunda üç yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suçun soruşturması veya kovuşturması kapsamında yapılmışsa ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir.
Bu hükümde tanıklığın yalnızca mahkeme aşamasında yapılması şart değildir. Üç yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçla ilgili soruşturma veya kovuşturma kapsamında yapılan yalan tanıklık yeterlidir.
Örneğin;
- Kasten öldürme,
- Cinsel saldırı,
- Çocuğun cinsel istismarı,
- Yağma,
- Nitelikli dolandırıcılık,
- Nitelikli hırsızlık,
- Uyuşturucu madde ticareti,
- Ağır yaralama
gibi yüksek ceza gerektiren suçlarla ilgili gerçeğe aykırı tanıklıkta TCK m.272/3 uygulanabilir.
Yemin Etmeden Yalan Söylemek Suç mu?
Mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlenen kişinin yemin etmemiş olması, tek başına yalan tanıklık suçunu ortadan kaldırmaz. TCK m.272/2, “mahkeme huzurunda” gerçeğe aykırı tanıklık yapılmasını ayrıca cezalandırmaktadır.
Bu nedenle kanun gereği yeminsiz dinlenen bir kişinin de mahkeme önünde tanık sıfatıyla bilerek yalan söylemesi suç oluşturabilir.
Ceza yargılamasında CMK m.53 uyarınca tanığa:
- Gerçeği söylemesinin önemi,
- Gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı,
- Doğruyu söyleyeceği konusunda yemin edeceği
anlatılır. CMK m.54’e göre tanıklar kural olarak tanıklıktan önce ayrı ayrı yemin ederler. mevzuat.adalet.gov.tr
“Hatırlamıyorum” Demek Yalan Tanıklık Sayılır mı?
Bir kişinin gerçekten hatırlamadığı bir olay hakkında “hatırlamıyorum” demesi suç değildir. Zaman geçmesi, yaş, sağlık durumu, olayın karmaşıklığı veya algılama koşulları nedeniyle tanığın ayrıntıları karıştırması mümkündür.
Ancak tanık olayın ilgili bölümünü açıkça hatırladığı hâlde bir kişiyi korumak veya suçlamak amacıyla “görmedim”, “duymadım” ya da “hatırlamıyorum” diyorsa yalan tanıklık suçu oluşabilir.
Şu durumlar tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir:
- Tanığın önceki ifadesiyle mahkemedeki ifadesi arasında küçük farklılık bulunması,
- Tarih veya saat konusunda yanılması,
- Olayın önemsiz ayrıntılarını karıştırması,
- Uzun zaman önce meydana gelen olayı tam hatırlayamaması,
- Başka tanıklarla farklı anlatımda bulunması.
Gerçeğe aykırılığın kasten gerçekleştirildiği, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulmalıdır.
Susmak veya Gerçeğin Bir Kısmını Gizlemek Suç Olur mu?
Tanık, bildiklerini doğru şekilde anlatmakla yükümlüdür. Tanığın olayın sonucunu etkileyebilecek önemli bir bilgiyi kasten gizlemesi, eksik anlatması veya gerçeği değiştirecek şekilde susması da yalan tanıklık kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin tanığın;
- Olayı gördüğü hâlde görmediğini söylemesi,
- Faili tanıdığı hâlde tanımadığını ileri sürmesi,
- Silahı gördüğü hâlde silah bulunmadığını söylemesi,
- Olay yerinde bulunan kişiyi bilerek gizlemesi,
- Kendisinin duymadığı sözleri duyduğunu iddia etmesi,
- Hiç gerçekleşmeyen bir olayı gerçekleşmiş gibi anlatması
suç oluşturabilir.
Bununla birlikte tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kişinin bu hakkını kullanması yalan tanıklık değildir. Çekinme hakkı, gerçeğe aykırı beyanda bulunma değil, tanıklık yapmama hakkı verir.
Sanığın Mahkemede Yalan Söylemesi Yalan Tanıklık mıdır?
Şüpheli veya sanık, kendi dosyasında tanık değildir. Bu nedenle sanığın savunması sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunması, kural olarak TCK m.272’deki yalan tanıklık suçunu oluşturmaz.
Ancak sanığın savunma amacı dışında;
- Suçsuz olduğunu bildiği başka bir kişiye suç yüklemesi,
- Sahte delil hazırlaması,
- Başkasının kimlik bilgilerini kullanması,
- Suç delillerini gizlemesi veya değiştirmesi
hâlinde iftira, resmî veya özel belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ya da suç delillerini yok etme suçları gündeme gelebilir.
Bir kişinin aynı dosyada hem sanık hem tanık gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. Beyanın hangi sıfatla alındığı dikkatle belirlenmelidir.
Şikâyetçinin Gerçeğe Aykırı Beyanı Yalan Tanıklık mıdır?
Şikâyetçinin yalnızca şikâyet dilekçesinde gerçeğe aykırı iddiada bulunması doğrudan yalan tanıklık değildir. Belirli bir masum kişiye bilerek suç yüklenmişse TCK m.267’deki iftira suçu değerlendirilebilir.
Ancak şikâyetçi daha sonra mahkemede tanık sıfatıyla dinlenir ve bilerek gerçeğe aykırı tanıklık yaparsa TCK m.272 uygulanabilir.
Bu nedenle beyanın;
- Şikâyetçi,
- Mağdur,
- Şüpheli,
- Sanık,
- Davacı veya davalı,
- Tanık
sıfatlarından hangisiyle verildiği önemlidir.
Kollukta Verilen Her Yanlış İfade Yalan Tanıklık mıdır?
Hayır. Polis veya jandarma tarafından alınan her beyan otomatik olarak TCK m.272 kapsamında tanıklık sayılmaz.
TCK m.272/1’in uygulanabilmesi için beyanın, soruşturma kapsamında tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde, tanık sıfatıyla verilmiş olması gerekir. Kollukta “bilgi sahibi” sıfatıyla alınan beyanın hukuki niteliği; beyanı alan makamın yetkisi, tutanağın içeriği ve kişinin hangi sıfatla dinlendiği dikkate alınarak belirlenir.
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde usulüne uygun biçimde tanık sıfatıyla verilen beyanlar TCK m.272’nin temel uygulama alanını oluşturur.
Yalan Tanıklık Nedeniyle Koruma Tedbiri Uygulanırsa
TCK m.272/4’e göre, aleyhine yalan tanıklık yapılan kişi hakkında gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa temel ceza yarı oranında artırılır.
Bu artırımın uygulanabilmesi için kişinin isnat edilen fiili işlemediği gerekçesiyle:
- Beraat etmesi veya
- Hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi
gerekir.
Koruma tedbirlerine örnek olarak şunlar gösterilebilir:
- Adli kontrol,
- Konutu terk etmeme,
- Yurt dışına çıkış yasağı,
- Arama,
- El koyma,
- İletişimin denetlenmesi,
- Malvarlığına el koyma,
- Belirli yerlere başvurma yükümlülüğü.
Masum Kişi Gözaltına Alınır veya Tutuklanırsa
Yalan tanıklık nedeniyle masum kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması ve sonrasında işlemediği fiil nedeniyle beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde yalan tanıklık yapan kişi ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulabilir.
Burada yalnızca yalan tanıklık cezası değil, haksız gözaltı veya tutuklamanın meydana gelmesindeki nedensellik bağı da değerlendirilir.
Masum Kişi Mahkûm Edilirse Ceza Ne Olur?
Yalan tanıklık sonucunda masum kişinin ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesi hâlinde yalan tanıklık yapan kişi hakkında 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
Mahkûm olunan hapis cezasının infazına başlanması hâlinde TCK m.272/7 uyarınca belirlenen ceza ayrıca yarı oranında artırılır.
Yalan tanıklık nedeniyle masum kişi hakkında hapis cezası dışında adli veya idari bir yaptırım uygulanmışsa yalan tanıklık yapan kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu ağır hükümlerin uygulanabilmesi için yalan tanıklık ile yaptırım arasında hukuki ve fiilî nedensellik bağının bulunması gerekir.
Akrabasını Korumak İçin Yalan Tanıklık Yapılırsa
TCK m.273’e göre kişinin;
- Kendisinin,
- Üstsoyunun,
- Altsoyunun,
- Eşinin,
- Kardeşinin
soruşturma veya kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir konuda yalan tanıklık yapması hâlinde cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.
Aynı şekilde tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğu hâlde bu hak kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi hakkında da indirim yapılması veya ceza verilmemesi mümkündür.
Ancak bu bir otomatik cezasızlık değildir. Mahkeme somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapar.
Ayrıca TCK m.273/2 uyarınca bu özel hüküm, özel hukuk uyuşmazlıklarında yapılan yalan tanıklıklarda uygulanmaz. Örneğin alacak, boşanma, tazminat veya tapu davasında akrabayı korumak amacıyla yalan tanıklık yapılması hâlinde TCK m.273/1’deki cezasızlık veya indirim imkânından yararlanılamaz. mevzuat.adalet.gov.tr
Yalan Tanıklıktan Dönülürse Ceza Verilir mi?
TCK m.274, yalan tanıklık suçunda etkin pişmanlığı düzenlemektedir.
| Gerçeğin açıklandığı zaman | Hukuki sonuç |
|---|---|
| Kişi hakkında hak kısıtlaması doğuracak karar verilmeden veya hüküm kurulmadan önce | Ceza verilmez |
| Hak kısıtlaması doğuran karardan sonra fakat hükümden önce | Ceza üçte ikiden yarıya kadar indirilebilir |
| Mahkûmiyet kararından sonra fakat karar kesinleşmeden önce | Ceza yarıdan üçte bire kadar indirilebilir |
Tanığın yalnızca “önceki ifademden vazgeçiyorum” demesi yeterli değildir. Gerçeğe aykırı anlatımını düzeltmesi ve bildiği gerçeği açıkça anlatması gerekir.
Etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için gerçeğin kanunda belirtilen aşamalarda açıklanması ve bu açıklamanın yargılamanın maddi gerçeğe ulaşmasına elverişli olması gerekir.
Yalan Tanıklık Nasıl İspatlanır?
Yalan tanıklığın ispatında başlıca şu deliller incelenir:
- Duruşma tutanakları,
- Sesli ve görüntülü duruşma kayıtları,
- Tanığın soruşturma ve mahkeme ifadeleri,
- Kamera görüntüleri,
- Telefon ve konum kayıtları,
- Mesajlar ve dijital yazışmalar,
- Resmî kurum kayıtları,
- Sağlık raporları,
- Diğer tanıkların anlatımları,
- Bilirkişi incelemeleri,
- Olayın fiziksel koşullarına ilişkin keşif ve tespitler,
- Tanığa menfaat sağlandığını gösteren ödeme kayıtları.
Tanığın farklı aşamalarda çelişkili ifadeler vermesi önemli bir belirti olabilir; ancak her çelişki yalan tanıklık anlamına gelmez. Mahkûmiyet için hangi beyanın neden gerçeğe aykırı olduğu ve tanığın bunu bilerek söylediği somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Tanığa Para Vererek Yalan Söyletmenin Cezası
Bir kişiyi para, tehdit, baskı veya vaat yoluyla yalan tanıklık yapmaya yönlendiren kişi, fiilin özelliklerine göre TCK m.38 kapsamında yalan tanıklık suçuna azmettiren olarak sorumlu tutulabilir.
Baskı veya tehdit kullanılmışsa ayrıca tehdit, cebir ya da yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs hükümleri değerlendirilebilir. Yalan tanıklık yapan tanığın kendi ceza sorumluluğu da devam eder.
Yalan Tanıklık Şikâyete Bağlı mı?
Yalan tanıklık suçu şikâyete bağlı değildir. Mahkeme veya Cumhuriyet savcılığı gerçeğe aykırı tanıklık şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.
Bu nedenle:
- Şikâyetten vazgeçme soruşturmayı sona erdirmez.
- Tarafların anlaşması kamu davasını düşürmez.
- Suç uzlaştırma kapsamında değildir.
- Temel şekline ilişkin yargılama genel olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır.
Hukuk mahkemesinde hâkim, tanığın yalan söylediğine veya menfaat karşılığında tanıklık yaptığına ilişkin yeterli delil ya da belirti elde ederse HMK m.264 uyarınca tutanak düzenleyerek Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. mevzuat.adalet.gov.tr
Yalan Tanıklık Kesinleşmiş Davayı Etkiler mi?
Yalan tanıklığın verilen hükme esaslı biçimde etki ettiğinin sonradan ortaya çıkması, koşulları varsa ceza yargılamasında CMK m.311 veya hukuk yargılamasında HMK m.375 kapsamında yargılamanın yenilenmesi sebebi olabilir.
Ancak yalan tanıklık soruşturmasının başlaması, önceki kararın kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez. İlgili mahkemeden yargılamanın yenilenmesi istenmesi ve kanundaki koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Durum
Antalya’ya ait kamuya açık adli faaliyet raporlarında TCK m.272 kapsamındaki yalan tanıklık dosyalarının yıllık olay, soruşturma, dava veya mahkûmiyet sayıları düzenli ve ayrı bir istatistik serisi olarak yayımlanmamaktadır.
2016–2025 dönemindeki faaliyet raporlarının bir bölümünde TCK m.272, ceza dairelerinin görev kapsamındaki suçlar arasında gösterilmektedir. Ancak bu listeler, Antalya’da o yıl kaç yalan tanıklık olayı yaşandığını göstermemektedir.
| Dönem | Kamuya açık verinin niteliği |
|---|---|
| 2016–2019 | İl genelini kapsayan, yıllık ve karşılaştırılabilir TCK m.272 sayısı bulunmamaktadır |
| 2020 | Yalan tanıklık, ilgili ceza dairesinin görev alanında gösterilmiştir; dosya sayısı ayrı verilmemiştir |
| 2021–2022 | Yalan tanıklığa özgü düzenli olay ve mahkûmiyet serisi bulunmamaktadır |
| 2023–2024 | TCK m.272 görev kapsamındaki suçlar arasında yer almakta; ayrı yıllık sayı yayımlanmamaktadır |
| 2025 | Yalan tanıklık suçuna ilişkin görev kaydı bulunmakla birlikte karşılaştırılabilir ayrı olay sayısı gösterilmemiştir |
Bu nedenle genel ceza dosyası sayılarının yalan tanıklık verisi olarak sunulması veya Antalya’da suçun arttığı ya da azaldığı yönünde kesin bir sonuç çıkarılması mümkün değildir. Mevcut kamu raporları, suçun Antalya adli yargı ve istinaf görev alanında incelendiğini doğrulamakta; fakat son on yıllık sayısal eğilimi ölçmeye yeterli veri sunmamaktadır. rayp.adalet.gov.tr
Mahkemede bilerek yalan tanıklık yapmanın temel cezası TCK m.272/2 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Tanıklık, üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçla ilgiliyse ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis olur.
Yalan tanıklık sonucunda masum kişinin koruma tedbirine maruz kalması, tutuklanması, mahkûm edilmesi veya hakkında adli ya da idari yaptırım uygulanması durumunda ceza ağırlaşır. En ağır durumda ceza 20 yıldan 30 yıla kadar hapse ulaşabilir.
Unutma, yanlış hatırlama veya önemsiz anlatım farklılıkları tek başına yalan tanıklık oluşturmaz. Tanığın gerçeği bildiği hâlde kasten değiştirdiğinin kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerekir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. Somut olayın sonucu; tanığın sıfatı, beyanın verildiği makam, ilgili suçun cezası, yalanın yargılamaya etkisi ve mevcut delillere göre belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Başkasına ait otomobili çizmek, lastiklerini kesmek, camını kırmak, aynasını koparmak veya herhangi bir eşyayı bilerek bozmak mala zarar verme suçunu oluşturabilir. Fiilin basit hâli Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde, daha ağır biçimleri ise 152. maddesinde düzenlenmiştir.Mala Zarar Verme Suçu Nasıl Oluşur?TCK m.151’e göre başkasına ait taşınır veya taşınmaz bir malı;Kısmen veya tamamen yıkmak... +Devamını oku
-
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
-
Meşru müdafaa, hukuka uygunluk sebeplerinden biri olup, bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı bertaraf etmek amacıyla orantılı bir savunmada bulunmasıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 25/1 uyarınca, hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilen meşru müdafaa, cezai sorumluluğu ortadan kaldırır.Meşru Müdafaanın ŞartlarıHaksız Bir Saldırının Mevcut Olması: Meşru müdafaanın... +Devamını oku
-
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
-
İKİNCİ BÖLÜMGörevMADDE 3(1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlıkMADDE 4(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırıMadde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
Adli Suçlar: Türk Ceza Hukuku Açısından Genel Bir İncelemeAdli suçlar, kamu düzenini, adaletin işleyişini ve yargı sisteminin güvenilirliğini hedef alan suç tipleridir.Türk Ceza Kanunu’nda bu suçlar genellikle “Adliyeye Karşı Suçlar” başlığı altında, 204 ila 281. maddeler arasında düzenlenmiştir.Bu suçlar arasında en yaygın olanları; resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık, adli mercilere yalan... +Devamını oku
-
Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Tedbiri Nedir?GirişCeza muhakemesi hukukunda, şüpheli veya sanığın yargılama sürecinde adaleti engellememesi, delilleri karartmaması veya kaçmaması için uygulanan koruma tedbirleri arasında konutu terk etmeme tedbiri günümüzde sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Kamuoyunda "ev hapsi" olarak da bilinen bu tedbir, bireyin ceza infaz kurumu yerine kendi... +Devamını oku
-
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Güveni kötüye kullanmaMadde 155(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
-
Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
-
Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
-
Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın CezasıBir kişinin telefon numarasını, ev adresini veya tanınmasını sağlayan fotoğrafını rızası dışında başkalarına vermek ya da internette yayımlamak, paylaşımın hukuka aykırı olması hâlinde suç oluşturabilir. Bu davranışlar özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 135 ve 136. maddeleri kapsamında değerlendirilir.TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı... +Devamını oku
-
Türk Ceza Hukukunda Dolandırıcılık Suçu ve TCK 157. Madde Kapsamında Cezai SorumlulukTürk Ceza Hukukunda Dolandırıcılık Suçu Kavramına GirişDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nda malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında düzenlenmiştir.Bu suç, failin hileli davranışlarla mağduru aldatarak onun veya başkasının zararına menfaat sağlamasını içerir.TCK'nın 157. maddesi, basit dolandırıcılık... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
-
Evet. Bir tartışma, alacak görüşmesi veya husumet sırasında silahı göstermek, beldeki silahı görünür hâle getirmek ya da karşı tarafı korkutmak amacıyla masaya koymak, sözlü bir tehdit bulunmasa bile silahla tehdit suçunu oluşturabilir.Ancak silahın her gösterilmesi veya masaya bırakılması otomatik olarak suç değildir. Hareketin karşı tarafa zarar verileceği mesajını taşıması ve objektif olarak... +Devamını oku
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti... +Devamını oku
-
Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
-
Yabancı tarafından işlenen suçMadde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun... +Devamını oku
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
-
Ceza Muhakemesinde Deliller ve İspat AraçlarıGirişCeza muhakemesi hukuku, suç isnadı altındaki birey ile devleti karşı karşıya getiren ve bireyin temel haklarını etkileyebilecek nitelikte bir süreci düzenleyen özel bir yargı alanıdır. Bu süreçte en önemli unsurlardan biri delil sistemidir. Deliller ve ispat araçları, maddi gerçeğe ulaşılmasını ve adil bir yargılamanın gerçekleştirilmesini sağlar... +Devamını oku
-
Başkasının Banka veya Kredi Kartını Kullanmanın CezasıBaşkasına ait banka veya kredi kartını, kart sahibinin izni olmadan alışverişte kullanmak, ATM’den para çekmek ya da kart bilgileriyle internet üzerinden ödeme yapmak suç oluşturabilir. Bu eylemler Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu olarak düzenlenmiştir.Kartın çalınmış, bulunmuş veya... +Devamını oku
-
Instagram, Facebook, X, TikTok veya başka bir platformda sahte isim ve fotoğraf kullanılması, hesabın sahibinin hiçbir şekilde bulunamayacağı anlamına gelmez. Anonim hesaptan hakaret edilmesi durumunda Cumhuriyet savcılığı; hesap bilgileri, IP kayıtları, telefon numarası, e-posta bilgisi, bağlantı tarihleri ve internet abonelik kayıtları üzerinden hesabı kullanan kişiyi araştırabilir.Ancak... +Devamını oku
-
Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
-
Ödünç Alınan Arabayı Geri Vermemek Suç mu? — TCK m.155Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki DeğerlendirmeÖdünç alınan arabanın geri verilmemesi, olayın koşullarına göre güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Ancak teslim tarihinin geçirilmesi tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Aracın hangi amaçla teslim edildiği, kullanım izninin kapsamı, iade etmeme... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
-
FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Ceza ehliyeti nedir?Ceza ehliyeti, bir kişinin işlediği suçtan dolayı cezalandırılabilme ehliyetidir. Türk Ceza Kanunu'na göre, 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza ehliyeti yoktur. 12-15 yaş arası çocuklar ise kısmen ceza ehliyetine sahiptir.
-
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırıMadde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza... +Devamını oku
-
Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaMadde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki... +Devamını oku
-
Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Yabancı tarafından işlenen suçMadde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun... +Devamını oku
Страницы
- « первая
- ‹ предыдущая
- …
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- 13
- 14
- 15
- 16
- следующая ›
- последняя »